2 Eylül 2014 Salı

Bursaspor:0-2:Galatasaray


Yeni sezon, yeni heyecandır da senenin ilk resmi maçı öncesi oynanan Fenerbahçe derbisindeki "silik" oyun moralleri bozmuşken, bir de pasolig uygulamasını protesto eden Galatasaray taraftarının deplasman yapmaması, Bursalıların da A2 takımlarının maçına gitmesi, yeni uygulama gereği iki tribünün kapalı olmasıyla maç heyecanı bitmiş, "alalade" bir maç havasına gşrmişti Bursaspor-Galatasaray karşılaşması. Eskiden deplasman otobüsünde, bilet kuyruğundan, tribünlerden paylaşılan fotoğraflar yerini televizyon karşısına kurulan rakı sofralarına, eş dostla çekilen selfilere bırakmıştı. Düşünün heyecanın nabzını...  İki takım da taze hocalarıyla yeni yeni oluşuyor, bu süreçte de kaybettikleriyle pek havalarında değildi, Galatasaray Süper kupayı kaybetmiş, Bursaspor adı sanı duyulmamış bir Gürcü takımına elenmişti Avrupa kupalarında. Prandelli, pazartesi gecesi ilk on birinden Yasin, Telles ve Olcan'ı kulübeye oturtmuş, Bruma, Hakan ve Yekta'yı onların yerine sahaya sürmüştü. Selçuk'un formsuzluğunda Yekta ile orta sahayı güçlendirmek mantıklı bir kararken, henüz takıma ısınamayan Yasin'in yerine Bruma da herkesin beklediği bir hamleydi. Olcan gibi topcunun kenarda oturması da kulübeye güç veren bir hamle olarak gözükebilir zira rakibin fiziksel olarak düştüğü anlarda, yahut gole ihtiyacın olduğu vakitlerde skora etki edebilecek bir taze kuvvettir, hani derler ya "kulüben kadar güçlüsündür", o hesap işte...


Oyuna rakip alanda presle başlayıp, ilk beş dakikada mücadeleyi Bursa yarı sahasına yıkmaya çalıştı Galatasaray ama zamanla Bursa da ev sahibi olmanın avantajıyla dengeyi kurdu, Volkan ve Fernandao ile Muslera'yı zorlamaya çalıştılar yeşil-beyazlı çubuklu formalılar. Sarı kırmızılılar ise Serdar-İbrahim ikilisinin arkasına ve arasına attıkları toplarla Burak'ı kaçırmaya çalıştılar, pozisyonlar da bulmaya başlamışlardı lakin Şenol Güneş teknik direktör olmanın hakkını verdi, o gediği çabuk kapatmayı bildi. Boşluklar kapanınca oyun da kilitlenir oldu, Bruma'nın çalımlarla adam eksiltmesi, Sneijder'in uzaktan füzesi dışında da kayda değer bir pozisyon izleyemedi Galatasaray sevdalıları.


İkinci yarıya daha farklı ve canlı başlayan Galatasaray, çok da vakit geçirmeden Burak-Bruma-Burak alışverişiyle de jeneriklik bir golle öne de geçti. Gol sonrası hamile eşine selam çakacak olan Burak'a top toplayıcı çocuğun topu vermemesi ilginçti, Bursalı taraftarların büyük sempatisini toplamış ufaklık. Yenik duruma düşen yeşil-beyazlılar ilk devreye göre daha fazla gol aradılar Muslera'nın kalesinde ama Uruguay'lı gol yememeye niyetliydi, Fernandao ve Volkan'ın gol olabilecek iki topunu çıkardı ki, skor Bursa'nın galibiyetine dönüşmesi an meselesiydi, kalesini gole kapatırken Muslera takıma da moral verdi. Brezilya'da Arjantin'de stoper arayan Galatasaray yönetimine Chedjou "Noluyor yahu, ben varım" dercesine çıkardığı karşılaşma sonrası transferin bittiği bu günlerde de Tarık, Dzemaili ve Pendev alınıp, defansımız sağlam mesajı verildi. Karşılaşmanın bitmeye yakın son çeyrek saatinde Bursa'nın gol için defans güvenliğini bırakıp, ileri çıkacağı hesabıyla yorulmuş Bruma, Sneijder ve Burak kenara alınırken, taze kuvvet Yasin, Umut ve Olcan oyuna dahil olup, ikinci golü atarak da hocalarını yaptığı işte haklı çıkardılar.


Bursa gibi bir deplasmanda alınan üç puan sezonun ilk maçı için büyük bir kazançtır ama Selçuk'un formsuzluğu da hala devam ediyor ve Prandelli'nin "Pirlo"sunun derdine bir an evvel çare bulmak gerekiyor. 8 numaranın "sahada yokları" oynayan bu hal tavrı devam ederse, İtalyan teknik adam Selçuk'u yanına alıp, Dzemaili, Melo, Yekta, gerekirse Umut Gündoğanlı bir kadro düşünmeli...


Stat: Atatürk
Hakemler: Halis Özkahya, Ekrem Kan, Kemal Yılmaz
Bursaspor: Harun Tekin, Şener Özbayraklı, Serdar Aziz, İbrahim Öztürk, Aziz Behiç, Volkan Şen, Ozan Tufan, Bekir Yılmaz (Dk. 84 Josue), Ferhat Kiraz (Dk. 25 Belluschi), Traore (Dk. 72 Holmen), Fernandao
Galatasaray: Muslera, Veysel Sarı, Chedjou, Semih Kaya, Hakan Balta, Selçuk İnan, Yekta Kurtuluş, Melo, Sneijder (Dk. 77 Yasin Öztekin), Bruma (Dk. 68 Olcan Adın), Burak Yılmaz (Dk. 88 Umut Bulut)
Goller: Dk. 52 Burak Yılmaz, Dk. 90+1 Olcan Adın (Galatasaray)
Sarı kartlar: Dk. 17 Bekir Yılmaz, Dk. 90+3 Volkan Şen (Bursaspor), Dk. 25 Melo, Dk. 49 Selçuk İnan, Dk. 51 Chedjou, Dk. 57 Yekta Kurtuluş (Galatasaray)

***Line ultras/Movement Canlı Maç Anlatımı***
17:59 ultrasMovement Bursaspor maçında sahaya çıkacak ilk onbirimiz belli oldu: Muslera-Veysel Sarı, Chedjou, Semih Kaya, Hakan Balta-Yekta, Felipe Melo, Selçuk İnan-Wesley Sneijder-Bruma, Burak Yılmaz
17:59 ultrasMovement Yedekler ise şu şekilde: Sinan Bolat, Alex Telles, Olcan Adın, Umut Bulut, Furkan Özçal, Yasin, Koray Günter
18:18 ultrasMovement Rakibimiz Bursaspor'un ilk onbiri: Harun, Şener, İbrahim, Serdar, Aziz Behich, Ozan Tufan, Bekir, Volkan, Ferhat, Traore, Fernandao
18:36 ultrasMovement Maçın başlamasına yarım saat kaldı, sizce skor ne olur, goller kimlerden gelir?
18:58 ultrasMovement Bursa'da yeni uygulama gereği Maraton ve Kale arkası (Teksas) tribünü cezalı. Taraftar sadece tek Açık Kale Arkasında ve Kapalı tribünde var.
19:03 ultrasMovement Karşılaşma Bursasporlu futbolcuların vuruşuyla başladı. Başarılar Galatasaray. Vurduğun gol olsun...
19:10 ultrasMovement İlk beş dakika geride kalırken iki takım da oyun anlayışlarını birbirlerine kabul ettirmeye çalışırken, Galatasaray rakip alanda baskı ile top kapmaya çalışıyor.
19:20 ultrasMovement Dakika 16> Galatasaray gole çok yaklaşmışken, hakem kart gösterme bahanesiyle oyunu durdurdu, oysa avantaja bıraksa oyuncumuz kaleciyle karşı karşıya kalmıştı...
19:22 ultrasMovement Dakika 17> Bursaspor'da Bekir sarı kart gördü
19:27 ultrasMovement Dakika 24> Galatasaray'da Melo sarı kart gördü. Bursaspor'da oyuncu değişikliği Ferhat çıkıyor, Belluschi oyunda.
19:35 ultrasMovement Dakika 31> Sneijder ceza sahası dısından oldukça sert ve kavisli vurdu, top az farkla auta çıktı.
19:46 ultrasMovement Dakika 42> Sneijder'in mukemmel pasıyla topla bulusan Bruma ceza sahası içindeki Burak'a verdi pasını ama kaleci son anda çıkıp topa hakim oldu.
19:50 ultrasMovement Karsılaşmada ilk yarı sona erdi: Bursaspor:0-0:Galatasaray
20:06 ultrasMovement İkinci yarı başladı... Gol bekliyoruz Galatasarayım...
20:08 ultrasMovement Dakika 46> Bruma çalımlarla ceza sahasına girdi, şutunda kaleci Harun topu kornere çeldi.
20:10 ultrasMovement Dakika 48> Selçuk sarı kart gördü. Oysa Selçuk'un rakibine herhangi bir müdahalesi yok. Hakem bugün oldukça formsuz...
20:12 ultrasMovement Dakika 50> Chedjou sarı kart gördü.
20:14 ultrasMovement Dakika 51> Goooooooooooooooooollllllll Buraaaaaaaakkkkk. Takımımızın kontra atağında Burak, boş pozisyondaki Bruma'ya verdi, Bruma da ceza sahası içine koşan Burak'a ortaladı ve golcü gelişine mükemmel vurdu. Bursaspor:0-1:Galatasaray
20:16 ultrasMovement Burak golden sonra topu formasının içine koyarak da hamile olan eşine selam yolladı...
20:17 ultrasMovement Dakika 55> Bursa'da Ozan Tufan ceza sahasına girdi ve sert vurdu ama top auta çıktı.
20:19 ultrasMovement Dakika 56> Yekta sarı kart gördü.
20:21 ultrasMovement Dakika 59> İbrahim'in hatasında topla buluşan Burak ceza sahasına girer girmez sert vurdu ama top auta çıktı...
20:24 ultrasMovement Dakika 61> İkinci yarıda oyun daha hareketlendi. Kornerden ceza saha içine düşen topa Traore gelişine vurdu lakin kaleyi tutturamadı...
20:29 ultrasMovement Dakika 67> Bruma çıkıyor Olcan Adın oyunda.
20:33 ultrasMovement Dakika 71> Bursaspor'da Holmen oyuna girerken Traore sahayı terk ediyor.
20:37 ultrasMovement Dakika 73> Bursaspor'un sağ kanadından yapılan ortaya Fernandao rövoşetayla kalemize yolladı Muslera mükemmel kurtardı.
20:37 ultrasMovement Dakika 75> Volkan'ın ceza sahası içinden vuruşunu yine Muslera yatarak kornere çeldi.
20:37 ultrasMovement Dakika 76> Sneijder çıkıyor Yasin oyunda.
20:39 ultrasMovement Dakika 77> Olcan'ın pasıyla ceza sahası içinde kaleciyle karşı karşıya kalan Burak'ın vuruşunu Harun son anda kornere çeldi.
20:44 ultrasMovement Dakika 83> Bursaspor'da Bekir çıkıyor Josue sahada
20:49 ultrasMovement Dakika 87> Takımımızda Burak çıkıyor yerine Umut Bulut oyunda.
20:50 ultrasMovement Dakika 89> Yasin'in ceza sahası dışından yerden vuruşunu Harun yatarak kontrol etti.
20:52 ultrasMovement Dakika 90> Gooooooooooolllllll Olcaaaaaaaaan! Orta alanda organize gelişen atağımızda Veysel topla defansın arkasında buluştu, ceza sahasına girer girmez kaleye paralel yaptığı ortada Olcan'a sadece dokunmak kaldı.
20:55 ultrasMovement Dakika 91> Volkan sarı kart gördü.
20:56 ultrasMovement Karşılaşma sona erdi: Bursaspor:0-2:Galatasaray. Gollerimiz Burak ve Olcan'dan geldi.  Sezonun ilk maçında Bursa deplasmanından 3 puanla ayrılmak şampiyonluk yolunda başarı... Tebrikler Aslanlar...

30 Ağustos 2014 Cumartesi

Yüreğini Koy!


Resmi sponsor temayı belirlemiş ve "12 Dev Adam"dan sonra yeni bir marş ile yola çıkmış. Bize de teması üzerinden yürümek düştü açıkçası. Çünkü hazırlık maçları, kadronun yapılanma süreci, oynanan oyun, evrilen yapı sonrası ortaya çıkan görüntü çerçevesinde varılacak yegane nokta burası. Avrupa şampiyonalarındaki kayıp yıllar, 2006 ve 2010 Dünya kupasındaki iyi dereceler ekseninde baktığımızda ise tablo net bir şekilde ortaya çıkıyor. 2006'da Japonya'da yerime oturamadan seyretmiştim bütün turnuvayı. O yıl elde edilen 6.'lık, 2010'daki "Maddi, manevi" 2.likten daha hayırlı idi her açıdan. Japonya'da -havasından mıdır suyundan mıdır bilinmez- bir birliktelik söz konusuydu. Ermal parmağı çıktıktan sonra maç sonunda "sol  el abi onla şut atmıyorum sıkıntı yaratmaz." derken o milli takımın düşüncesini ortaya koyuyordu. Bu güne kadar öyle bir birliktelik daha oluşmadı açıkçası. Tanjevic döneminde heba edilen turnuvaları saymaktan yorulduk, dinlemekten bıktınız. Hele hele aralardaki Avrupa şampiyonalarında Mirsad Türkcan Mehmet Okur Hidayet Türkoğlu üçgenindeki ego savaşı Mehmet Okur'un milli takıma veda etmesiyle sonuçlandığı günler dün gibi aklınızda. 2010 ise ev sahibi avantajı ve fikstürün de adeta arkadan itelemesiyle tarihimizin kağıt üstünde en başarılı turnuvası olarak tarihe geçmişti ancak Hidayet'in önünü çektiği "Maddi Manevi" muhabbetleri sonrası ortaya çıkan dedikodular, mide bulandırıcılığı ile kaldı. Başarı da gölgelenmiş oldu. Son yılların en yetenekli ve en üst düzey jenerasyonu 2006'daki yürekleri ile tarihteki yerini aldı.

Amacım öncelikle eleştiri değil ama eleştirinin de dibine vuracağım sanırım. İlk olarak biraz gerçekçi bakmak gerektiğini düşünüyorum. En yakınları hatırlatacak olursak, 2011'de Litvanya'da, 2013'te Slovenya'da dökülen milli takımı görmek isteyen varsa beri gelsin. 2011'in maç sonrası ekran yüzü olarak tescillenen Oğuz Savaş'ın günah keçisi olarak toplumun önüne atıldığı günleri unutmadık. Çocuk iyi niyetinden her yenilgiyi sonrası çıktı güzel güzel derdini anlatmaya çalıştı. Bugün o Oğuz Savaş yine milli takımda. Süresinin kısıtlı olacağını bile bile her turnuvaya katılıyor, emeğini mücadelesini ortaya koyuyor ve yine koyacağından şüphemiz yok. Ancak kimsenin küstürülmediği, emeğin önemsendiği, mücadelenin ortaya konduğu, birlik olunduğu, yenilsek de son ana kadar mücadele ettik diyebileceğimiz takım görmek istiyoruz sahada. Rüzgarın itelemesiyle, rakibin yediği veya atacağı sayıyla, herkesin ekrana çıkabileceği bir anlayışla, elini, ayağını, kolunu, bacağını düşünmeden bütün bedenini ortaya atan 1. dakikada dışarı çıkan top için tribünlere uçabilen bir takım görmek istiyoruz. "Ahmet olsaydı Mehmet çağırılsaydı" gibi muhabbetlerin bir kenara bırakıldığı bir turnuvaya yaşamak istiyoruz ve yaşamalıyız. Toplum olarak kahramanlara ihtiyaç duymak en önemli hastalığımızdır ve kaybedişimiz de hep bundandır. Takım sporlarının hüviyeti adında zaten yazar. Hoca geçenlerde yaptığı bir açıklamada "takımda bulunan oyuncuların tamamı kulüplerinde 1. opsiyon değil" derken fotoğrafı net bir şekilde çekti ve takım olma vurgusu yaptı. Hoca'yı seversiniz sevmezsiniz. Oyucuları da seversiniz sevmezsiniz. Ay yıldızlı forma birlik beraberlik yeridir. Kahramanını kendi içinden çıkarır. Öbür türlü 2011 ve 2013'te olduğu gibi fal atıp Hido'nun iyi oynayacağı günü bekler gibi azapla geçer bu turnuva da.



Bu güne kadar her turnuvada takım, oyuncu,oyun, sistem değerlendirmesi yaptık. Bugün birlik beraberlik mesajı yayınlayıp ulusa sesleneyim istedim. Çünkü doğru olan bu. Hoca'yı, tercihlerini, sistemi sonradan değerlendiririz. Mücadelesiyle, takım ruhuyla, taraftarıyla, bütünlüğüyle güzel bir turnuva olur umarım. Yüreğini ortaya koyacaklarına olan inancımız tamdır. İçi boşalan 12 Dev Adam dolaylamasını tekrar doldurmaları veya Çak bir üçlük potaya şarkısıyla devam etmeleri dileğiyle. Basketbolseverlerin bayramı, Türk milletinin de zafer bayramı kutlu olsun!

Gazamız Mübarek Olsun


Şampiyonlar Liginde kuralar çekildi gruplar belli oldu ve Galatasaray, Arsenal, Borussia Dortmund ve Anderlecht'in olduğu grupta yer aldı. Kağıt üzerinde zor grup olarak gözükse de Beşiktaş karşısında izlediğimiz Arsenal ile Almanya'da iç sahada oynarmışçasına oynayacağımız Dortmund maçlarından oldukça ümitliyim. Anderlecht de "çantada keklik" olur yeter ki Galatasaray gibi oynayalım... İşte maç fikstürü:

16 Eylül 2014 Salı Galatasaray - Anderlecht
1 Ekim 2014 Çarşamba Arsenal - Galatasaray
22 Ekim 2014 Çarşamba Galatasaray - Borussia Dortmund
4 Kasım 2014 Salı Borussia Dortmund - Galatasaray
26 Kasım 2014 Çarşamba Anderlecht - Galatasaray
9 Aralık 2014 Salı Galatasaray - Arsenal

28 Ağustos 2014 Perşembe

6 Küçüktür 1


"6 küçüktür 1'den çünkü önemli olan paradır, futbol değil."

6-1 Celtic'i elemeleri sonrası cezalı oyuncu oynattıkları için UEFA tarafından yenik ilan edilen Legia Varşova taraftarı

Bir Futbol Hikayesi


Aslında Şampiyonlar Ligi play off maçlarının belki de en kıyıda köşede kalan maçıydı Ludogorets Razgrad-Steaua Bükreş. Eski güçlerinden uzak Bulgar ve Rumen şampiyonlarının birbiriyle mücadelesini sadece Balkan futboluna meraklılar ilgiyle takip ederken, maç sonunda ise ortaya futbol filmlerine taş çıkartacak bir hikaye yazılıyordu. Bir hafta evvel Romanya'da oynanan maç Steaua'lı Chipciu'nun 88. dakikada attığı golle 1-0  sona erken, Ludogorets kalecisi Stoyanov, Chipchiu'nun penaltı atışını kurtarıyor ve takımının ikinci maç için bir nebze de olsa şans oranını arttırıyordu. Razgrad kentindeki stadlarının Şampiyonlar Ligi maçı yapılacak kriterleri karşılamadığı için Sofya'da maç yapmak zorunda kalan Ludogorets'in karşısındaki Steaua deplasmanda yalnızları oynamıyor, Romanya'dan gelen taraftarıyla birlikte kardeş kulüp CSKA Sofya'nın taraftarı da onların yanında yer alıyordu. İlk karşılaşmada olduğu gibi denk güçlerin mücadelesi şeklinde geçen oyun sona erdi erecekken "filmin" de heyecanlı anları başlıyordu aslında. Dakikalar 90'ı gösterirken Ludogorets'in kullandığı korner atışında Steaua ceza sahası dışına gelen topu Wanderson bekletmeden kaleye yolluyor ve maç uzatmalara gidiyordu. Uzatma dakikalarında gol çıkmayıp, iki takım da artık penaltıları beklerken, Ludogorets defansı arkasına atılan topta kaleci Stoyanov rakibini ceza sahası dışında düşürüyor ve 119. dakikada kırmızı kart görüyordu. Üç oyuncu değişikliğini kullanan Bulgar takımın hocası Georgi Dermendziev kaleci formasını Rumen stoper Cosmin Moti'ye veriyor ve takımın kaderi bir defans oyuncusunun "emanet" eldivenlerine kalıyordu. İşin daha da ilginç yanı, ilk penaltıyı Moti atıyor,Steaua kalecisi Ariauskis'i mağlup ederken, kaleye geçip penaltı kurtarma vazifesine girişiyordu. İlk penaltıda köşeye tutsa da topu çıkaramıyor stoperden devşirme kaleci ama ikinci penaltılarda Ludogorets'in son dakika golünü atan Wanderson başarısız olup, ev sahibi taraftar elenme endişesi yaşarken, Moti Pirvilescu'nun penaltısını kurtarıp, skorun değişmesine izin vermiyordu. Peşi sıra gelen penaltılarda gol kaçıran olmazken, 7 atışlarda Ludogorets gol yapıp, Cornel Rapa'nın penaltısını kurtaran Cosmin Moti takımını Şampiyonlar Liginde gruplara çıkarırken, Bulgaristan'da gecenin kahramanı oluyordu. Hikayenin daha da ilginç tarafı, Moti'nin Steaua Bükreş'in ezeli rakibi Dinamo Bükreş'in eski oyuncusu olması ve Bulgar Ludogorets'in galibiyeti CSKA'lıları üzerken, Rumen takımı olan Steaua Bükreş'in elenmesi başka bir Rumen takımı olan Dinamo Bükreş taraftarını sevindiriyordu... Futbol işte, hayata fena halde benzer ve içinde bir çok hikayeler barındırır...

Blog Widget by LinkWithin