18 Ocak 2026 Pazar

Galatasaray:1-1:Gaziantep FK

 


Hakem Oğuzhan Çakır maçın sonuna altı dakika eklemişken, deplasman ekibinin ani gelişen atağında Mohamed Bayo çaprazdan Uğurcan ile karşı karşıya kalıyor ve plase şutu ağlarla kucaklaşacakken son anda falso alıp direği sıyırıyordu... Zaten o anın sonrası da Sane'nin auta giden şutuyla maç sona eriyordu. İşte, mayıs ayında son maç bittiğinde bu pozisyon belki de bir çok kişinin aklına gelecek, acaba Galatasaray burada kaybettiği iki puanla şampiyonluğu mu kaybedecek yoksa Bayo'nun golü kaçırması Galatasaray'a şampiyonluk getiren "altın bir" puan mı olacak? Sorunun cevabını mayıs ayında alacağız da biz bu geceye dönelim.


Eksik oyuncuların, sakatların, yapılamayan transferlerin bir araya gelmesiyle yedek kulübesinde gencecik çocuklardan oluşan bir kadroyla maça çıkan Galatasaray, rakip hoca Burak Yılmaz'ın cezalı olduğu ve kendisi gibi eksiklerle dolu bir takımı konuk ediyordu Sami Yen'de. Hava şartları sert, ısıtıcılar çalışmıyor, maç biletleri pahalı, Süper Kupa mağlubiyetinin öfkelisi "seyirci" maça gelmeyince tribünlerin bir kısmı dolamamıştı da iki takımın da kafaları pek maçta değil gibiydi. Dakikalar ona gelirken Barış'ın kanattan çalımlarla ceza sahasına kadar gelip pasında  Yunus'un rahat pozisyonda plasesi auta giderken, 20. dakikada Sane'nin serbest vuruşunda Abdülkerim'in kafası az farkla auta gidiyordu. Ve ev sahibi adına en tehlikeli pozisyon iki dakika sonra Barış'ın köşe vuruşundan gelen topa Lemina'nın plasesi direği yalıyordu. Deplasman ekibi adına tek atak Maxim'in köşe vuruşuna Mujakiç'in kafasını Uğurcan'ın çıkartması oluyordu.


Galatasaray'ın saman alevi gibi bir alevlenip, bir durağanlaştığı ilk devre sonrası, ikinci yarı da benzer başladı da, Abdülkerim'in ortasında Icardi çok rahat attığı kafa gollerinden bir benzerini atamıyor, on dakika sonra da Lemina'nın ara pasında kaleci ile karşıya pozisyonda vuruşunu Arda önlüyordu. Galatasaray gol için bastırıyor, Barış'ın korner ortasında Lemina'nın kafasını Zafer çıkarırken, eskilerin kontra dediği, yeni terimle "geçiş hücumunda" Yusuf'un taşıdığı topta üç Galatasaraylıyı geçip, şutu Abdülkerim'in eline çarpıyor ve topu önünde bulan Bayo gol perdesini açıyordu.

Geriye düşen Galatasaray'da Eren yerine Kazımcan oyuna dahil olunca, onun uzun taç atışları Gaziantep kalesinde tehlike yaratmaya başlarken, genç topçunun uzun menzilli bir taç atışında seken topta Barış bitime 7 dakika kala skoru eşitliyordu.


Kalan dakikalarda Galatasaray galibiyeti aradı da bulduğu pozisyonlarda kale çizgisini ikinci defa geçemedi ve şampiyonluk yarışında iki puanı taraftarının ıslıkları arasında bıraktı.

Geçen sene Kasımpaşa maçının olaylı hakemi Oğuzhan Çakır ve yardımcıları, bu gece de taktıkları FIFA kokartına layik olmayan bir yönetim sergilediler. Hakem ayağa basmalara kart çıkarmazken, oyunun durmasına oldukça fazla müsaade edip, uzatmalara eklemedi de... Yardımcı hakem de 46. dakikada Yunus'un ittirilmesine devam kararı verip, 63'te Sane'nin rakibine teması olmamasına faul çalmasıyla rengini belli ediyordu.


Maçın devre arasına giderken ve bitimindeki protestolara gelirsek, Fatih Terim'in protesto edildiği, Muslera'nın ıslıklandığını gördükten sonra sosyal medyanın taraftarlığı bitirdiğini acı da olsa anladık da alışmak zor oluyor ama üç sene arka arkaya şampiyon olan takımın hocasına ve Icardi gibi efsane golcüsüne söylenilenler bir kez daha kalbe giren o hançeri vahşice derine saplıyor. Eskiden biz taraftarın sözü geçerdi, artık müşterilerin...


Stat: RAMS Park

Tarih:17/01/2026

Hakemler: Oğuzhan Çakır, Hakan Yemişken, Bilal Gölen VAR: Alper Çetin

Galatasaray: Uğurcan Çakır, Roland Sallai, Davinson Sanchez, Abdülkerim Bardakcı, Eren Elmalı (Kazımcan Karataş dk. 74), Mario Lemina, İlkay Gündoğan (Ahmed Kutucu dk. 79), Leroy Sane, Yunus Akgün, Barış Alper Yılmaz, Mauro Icardi

Yedekler: Batuhan Şen, Günay Güvenç, Kaan Ayhan, Yusuf Kahraman, Eyüp Can Karasu, Cihan Akgün, Yusuf Demir

Teknik Direktör: Okan Buruk

Gaziantep FK: Zafer Görgen, Luis Perez, Arda Kızıldağ, Nihad Mujakic, Nazım Sangare, Melih Kabasakal, Ogün Özçiçek, Denis Draguş (Karamba Gassama dk. 63), Alexandru Maxim (Victor Gidado dk. 90+1), Yusuf Kabadayı (Christopher Lungoyi dk. 90+1), Mohamed Bayo

Yedekler: Burak Bozan, Mervan Müjdeci, Deian Sorescu, Muhammet Akmelek, Ali Osman Kalın

Teknik Sorumlu: Anıl Demirci

Goller: Barış Alper Yılmaz (dk. 84) (Galatasaray), Mohamed Bayo (dk. 73) (Gaziantep FK)

Sarı kartlar: Barış Alper Yılmaz, Mauro Icardi, Mario Lemina (Galatasaray), Nazım Sangare, Luis Perez (Gaziantep FK)

13 Ocak 2026 Salı

Fethiyespor:1-2:Galatasaray

 


Süper Kupa mağlubiyeti sonrası Türkiye Kupasında Fethiye'ye giden Galatasaray, ilk devre gol atmakta zorlansa da ikinci yarı bitime 20 dakika kala attığı gol ile öne geçip, Icardi'nin asistinde Barış'ın son 10 dakikadaki kafa golü ile galip gelip, devre arası kamp süreci yaşamadan ligin ikinci yarısını beklemeye başladı...

İlginç kupa fikstüründe Başakşehir'i iç sahada yenip, ikinci maç için Uğurcan, Sane, İlkay, Torreira gibi yıldızlarını İstanbul'da bırakıp Fethiye'ye gelen sarı-kırmızılılar rahat geçmesi beklenilen maçta biraz "lakayitlik" biraz da zeminin kötü olmasının etkisiyle taraftarının beklediği "bol gollü galibiyeti" alamadı ama puanı altıya çıkarak "zorlu fikstüre" yelkenleri açtı. Tabii, bu maçla ilgili akıllarda kalacak en önemli olay Fethiyespor kalecisi Arda'nın peşi sıra arka arkaya Icardi'nin iki penaltısını da kurtamış olmasıydı. Kazımcan'ın şutunun Şahan'ın koluna çarpması sonrası kazanılan penaltıda Hagi'nin rekorunu egale etmek için topun başına geçen Mauro Icardi'nin şert vuruşunu çıkaran Trabzonun eski kalecisi Arda tam sevinirken, hakem tekrar kararı verirken topu bir kez daha eline alan Icardi'nin "panenka" yapmasını beklerken Arjantinli aynı köşeye bir daha vurdu, Arda yine benzer şekilde topu çıkardı ve gole izin vermedi. Pozisyonları seyrederken Icardi'nin Hagi'nin rekorunu penaltı ile egale etmek istemediğini düşündüm, Sami Yen'de kendi taraftarı önünde bu başarıyı kutlayacaktır.


Maçın bir başka unutulmaz anı da 16 yaşında Ada'nın 86. dakika Eren Elmalı'nın yerine oyuna girip, Galatasaray forması ile siftah yapmasıydı. Geçen oyuncu süre bulduğu dakikalarda gol fırsatı da buldu da plase vuruşu gecenin yıldızı Arda Akbulut'ta kaldı. Yıldız demişken, Fethiyespor'da göze batan bir başka oyuncu da Barış Alper gibi kıvırcık saçlı ve 53 numaralı formalı Fethiyespor alt yapısından yetişen Berat Satır oldu. Bu çocuğu buraya not edelim, gelişimini takip edeceğiz...

Yusuf Demir ile yolların ayrılacağını belirten Okan Buruk, genç oyuncuyu 90 dakika sahada tutarken, transfer öncesi topçusunu belki de parlatmak istiyordu ama Barcelona'da forma giymiş Yusuf yine kendini gösteremedi, yine maçın en "çelimsizlerinden" biriydi sahada. "Sen zayıf olursan seni ezerler" diye boşa dememişler, maçın hakemi de Yusuf'a yapılan bir çok faule "devam" kararı vermekten geri durmuyordu. O kadar zayıf ve güçsüz bir halde ki Yusuf, attığı paslar "zorla" takım arkadaşlarına giderken, ikili mücadelelerde sürekli rakip topun galibi olurken, Fethiye'nin attığı golde de rakibine sadece uzaktan eşlik ediyordu... "Her çiçek her bahçede açmaz" derler ya, bizim topraklar Yusuf'a iyi gelmedi demek...

Aradaki "siklet farkından" dolayı ev sahibi Fethiyespor Galatasaray'ı çok zorlayamasa da, devre biterken Berat'ın karşı karşıya şutunu Günay başarı ile çıkarırken, son beş dakikada Ali Mert'in uzun mesafeli "füzesi" direği sallıyordu, tabii Barış'ın kornerden ortasında Sallai'nin de vuruşu karşı kale direğini titretmişti...

Gecenin şansızı da daha on dakika olmadan baldırında çekme hissedip oyunu terk etmek zorunda kalan genç Arda oluyordu, umarım ciddi bir sakatlığı yoktur genç futbolcunun...


Stat:
Fethiye

Tarih:13/01/2026

Hakemler: Ayberk Demirbaş, Erkan Akbulut, Murat Temel Çimen VAR: Eren Özyemişçioğlu

Fethiyespor: Arda Akbulut, Berat Satır, Oğuz Yılmaz, Şahan Akyüz, Berkay Can Değirmencioğlu (Ulaş Zengin dk. 76), Ali Mert Aydın, Samet Asatekin (Muhammet Raşit Yöndem dk. 82), Cihan Kazan (Uğur Ayhan dk. 76), İrfan Akgün, Melih Okutan (Yusuf Türk dk. 60), Muhammet Enes Erdem (Ramazan Çevik dk. 60)

Yedekler: Hakan Canbazoğlu, Serdarcan Eralp, Arda Yakup Yılmaz, Yusuf Efe Çağlar, Serkan Yıldız

Teknik Direktör: Sait Karafırtınalar

Galatasaray: Günay Güvenç, Kaan Ayhan, Davinson Sanchez (Yunus Akgün dk. 70), Arda Ünyay (Abdülkerim Bardakcı dk. 9), Kazımcan Karataş, Gökdeniz Gürpüz (Roland Sallai dk. 46), Mario Lemina (Barış Alper Yılmaz dk. 46), Ahmed Kutucu, Yusuf Demir, Eren Elmalı (Ada Yüzgeç dk. 86), Mauro Icardi

Yedekler: Batuhan Ahmet Şen, Necati Oğulcan Yançel, Yusuf Dağhan Kahraman, Eyüp Can Karasu, Furkan Koçak

Teknik Direktör: Okan Buruk

Goller: Abdülkerim Bardakcı (dk. 73), Barış Alper Yılmaz (dk. 80) (Galatasaray), Uğur Ayhan (dk. 90) (Fethiyespor) 

12 Ocak 2026 Pazartesi

Galatasaray:0-2:Fenerbahçe

 


Adı dışında hiç bir iyi tarafı olmayan Atatürk Olimpiyat Stadında yoğun yağmur ve fırtına altında olumsuz hava koşullarında oynanan 2025 yılının Süper Kupa maçında Fenerbahçe, Galatasaray'ı 2-0 ile yenerek "uzun yıllar" sonra bir kupayı müzesine götürmeyi başarırken, iki sene önce de aynı stadyumda bir başka Süper Kupası maçında Beşiktaş'a kaybeden Galatasaray tekrardan Atatürk Olimpiyat Stadından "eli boş" dönüyordu Kemerburgaz'a...

Süper Kupa finali yıllardır lig şampiyonu ile kupa galibi arasında oynanırken, ki ikisini de Galatasaray kazanmıştı geçen yıl, bu sene hiç alakası yokken lig ikincisi Fenerbahçe ile lig üçüncüsü Samsunspor dahil olup, dörtlü play-off şekline sokulup, Galatasaray ile Fenerbahçe'nin finalde karşılaşması "beklenmişti". O kadar "beklenmişti" ki iki İstanbul takımının olduğu yarı finallerin biri Gaziantep'te, diğeri de Adana'da oynanırken, final İstanbul Atatürk Stadında oynanacaktı... Federasyon ve yayıncı kuruluşun da arzuladığı da olunca itirazlara kimse kulak asmadan iki takımı da , binlerce insanı da zatürre olması pahasına cumartesi İkitelli'ye yolculadılar...

Bu "berbat" hava ve zeminde futboldan söz etmek saflık olacaktı, rüzgarı arkasına alan bir devre daha çok saldıracak, atacağı bir gol tüm avantajı lehine çevirecekti ki öyle de oldu, Galatasaray Sane'nin ortasında Icardi'nin kafasında kaleciden seken topu Sanchez ile kaleye gönderemezken, Fenerbahçe'nin yeni transferi Guendouzi'nin şutu ve ikinci yarıda Osterwolde'nin kornerden topu iteklemesi gol olunca sarı-lacivertliler maçtan galip ayrılıyordu...

Fenerbahçe daha çok arzulamıştı bu kupayı, zira maç öncesi takım otobüsü maça daha erken gelmiş, Nene'yi maça yetiştirmek için özel uçakla Afrika Kupasından getirmişler, Guendouzi'ye derbide forma vermek için transferine 3-5 milyon fazladan harcamışlardı. Sadece saha içine yönelik değildi hazırlıklar, taraftar için de yöneticiler ceplerinden 15 milyon liraya yakın para harcayıp tanesi 150 liraya yağmurluk ve bayraklar ayarlamıştı. Öte yandan Galatasaray ise tam tersi 20 liralık ince yağmurlukları taraftara hediye ederken ( Galatasaray'da elini cebine atacak ve 15 milyon lira para saçacak yönetici maalesef yok), maça rakibinden geç geliyor, Okan hoca da yarı finalin iyilerinden kaleci Uğurcan'ı kulübede bırakıp, Günay ile sahaya çıkıyordu. Dahası da Fenerbahçeli futbolcular sahada en ufak bir pozisyonda hakem Halil Umut Meler'in etrafını sararken, Galatasaraylılar ise Osterwolde'nin Sallai'nin ayağına basıp ikinci satı karttan oyundan atılması gereken pozisyonda bile gereken itirazı yapmazken, Fenerbahçeli futbolcunun attığı golden sonra Galatasaray kulübesi önünde gol sevinci yapmasına da tepkisiz kalıyorlardı.

İki sene önce Beşiktaş'tan 5 gol yiyerek kupayı kaybettikten sonra Galatasaray "rakibi küçümsemesinin" bedelini ağır öderken, cumartesi gecesi de son yıllarda özellikle Kadıköy'de sürekli mağlup ettiği Fenerbahçe'yi "Anadolu takımı" zannedince müzesine bir kupa daha getirme şansını elinin tersiyle iterken, Fenerbahçe de toplam kupa sayısında Beşiktaş'a yaklaşıyordu. 

Ziya Paşa'nın "galiptir bu yolda mağlup" sözüyle bitirirsek, Okan Buruk ve topçularının bu mağlubiyetten gereken dersleri çıkarıp, mayıs ayında dördüncü şampiyonlukla beraber haneye bir Türkiye Kupası da kazandırıp, Türkiye Futbol Federasyonun "icat edeceği" yeni Süper Kupa statüsünü bekleyeceklerdir... 

Maç sonu kupa seremonisine çıkmayan Galatasaray belki de cumartesi gecesi en doğru hareketi yapıyor zira karşılaşma öncesi Galatasaray ve ulusal takımın önemli oyuncularından Gökmen Özdenak için yapılan saygı duruşunu ıslıklayan ve "ölecek ölecek öleceksiniz" tezahüratı yapan bir kitlenin saygı beklemesi de absle iştigal...





Stat: Atatürk Olimpiyat

Tarih:10/01/2025

Hakemler: Halil Umut Meler, İbrahim Çağlar Uyarcan, Abdullah Bora Özkara VAR: Ömer Faruk Turtay

Galatasaray: Günay Güvenç, Roland Sallai (Kaan Ayhan dk. 87), Davinson Sanchez (Gabriel Sara dk. 46), Abdülkerim Bardakcı, Eren Elmalı (Kazımcan Karataş dk. 87), Mario Lemina, Lucas Torreira (İlkay Gündoğan dk. 72), Leroy Sane (Ahmed Kutucu dk. 79), Yunus Akgün, Barış Alper Yılmaz, Mauro Icardi

Yedekler: Uğurcan Çakır, Yusuf Demir, Gökdeniz Gürpüz, Ada Yüzgeç, Arda Ünyay

Teknik Direktör: Okan Buruk

Fenerbahçe: Ederson, Mert Müldür (Yiğit Efe Demir dk. 90), Milan Skriniar, Jayden Oosterwolde (Çağlar Söyüncü dk. 82), Levent Mercan, Matteo Guendouzi, İsmail Yüksek, Anthony Musaba (Dorgeles Nene dk. 69), Marco Asensio, Kerem Aktürkoğlu (Oğuz Aydın dk. 90), Jhon Duran (Anderson Talisca dk. 69)

Yedekler: Tarık Çetin, Mert Günok, Bartuğ Elmaz, Sebastian Szymanski, Kamil Efe Üregen

Teknik Direktör: Domenico Tedesco

Goller: Matteo Guendouzi (dk. 28), Jayden Oosterwolde (dk. 48) (Fenerbahçe)

Sarı kartlar: Davinson Sanchez, Roland Sallai, Leroy Sane, Mauro Icardi (Galatasaray), Mert Müldür, Jayden Oosterwolde, Domenice Tedesco (Teknik direktör), Matteo Guendouzi (Fenerbahçe)

6 Ocak 2026 Salı

Galatasaray:4-1:Trabzonspor

 


Geçen yıl "para kazanmak" için Riyad'da yapılamayan "Süper Kupa" fiyaskosundan sonra yine "maddi" kaygılarla dört takıma yarı final ve final oynatacak bir statü ile ortaya çıkan bir Süper Kupa fikstüründe Galatasaray ile Trabzonspor Gaziantep'te karşı karşıya geldi. Süper Ligin diğer takımları devre arası kampı yaparken, geçen yılın en başarılı dört takımı "cezalandırılmışçasına" "ara tatil" yapmadan bir haftada iki maça çıkacaktı. İlk düğmeyi yanlış iliklersen gerisi de yanlış gelir ya, hiç hesap edilmeden ortaya atılan bu fikstür sonrası, Afrika Kupası nedeniyle takımlar eksik kadrolarla sahaya çıkarken, maçların oynanacağı şehirlerin hatalı seçilmesi ve biletlerin o şehrin taraftarına satılmaması sebebiyle tribünler bomboştu, kışın ortasındaki soğuk hava nedeniyle de zemin berbattı...

Bu koşullarda takımların "öteleme" talebini de reddedilince "mecburen" sahaya çıkacaktı Galatasaray ve Trabzonspor Süper Kupanın yarı finalinin ilk ayağını oynamak için. Okan Buruk, eski iki Trabzonludan sakatlığı geçen Uğurcan ile 45 günlük cezasını tamamlayan Eren'i maçın başlangıç onbirine monte ederken, Afrika Kupasından yeni gelen Lemina ile ülkesinden kısa bir süre öncesi dönen Torreira'yı kulübede bekletirken, Sallai, İlkay, Sara, Yunus, Sana, Barış, İcardi gibi hücum adamlarıyla başlıyordu maça...


Trabzonspor'un Galatasaray'a göre daha fazla eksiği olup, onların yerine ikame edecekleri oyuncuları olmayınca Fatih Tekke elindekilerle en ideal kadroyu çıkarıp, Galatasaray'la "kafa kafaya" çarpışmak yerine rakibini durdurup, Olaigbe ve Agusto gibi hızlı topçularla skor bulmayı arzulamıştı. Hedefi de tam on ikiden vurdu daha beşinci dakikada ama maçın açılış golünü atan Augusto bir metre ofsayttaydı topla buluştuğunda.

Galatasaray ise İlkay'ın bir maestro gibi Sanchez ve Abdülkerim'in arasına girerek aldığı toplarla başlattığı ataklarla çift hatlı Trabzonspor savunmasını yarmak için sağ ve sol kanatlarda topu dolaştırıp, savunmada bir yarık arıyordu. Önce Sane'nin ortasında kaleciden seken topta Sara'nın yumuşak kafası geldi, sonra da Sara'nın savunma arkasına koşu atan Barış'a "al da at" pasında genç topçu sakin kalamayınca, topu fileler yerine kale arkasındaki filelere yolluyordu. Topun hakimi Galatasaraydı da tehlikeli ataklar Trabzon'dan gelmişti, Olaigbe'nin şutunu Uğurcan kornere çelerken, Zubkov'un çaprazdan sert vuruşu da direği yalayarak auta gidiyordu.


Maça damga vuracağı her halinden belli olan ve rakip sol tarafı "yolgeçen hanına" çeviren Sane'nin karşısındaki topçuya bacak arası çalım atıp ceza sahasına girer girmez şutunun dağlara gitmesine sahanın berbat hali vesile olurken, yedi dakika sonra Alman topçunun zekice Sallai'ye yolladığı topla başlayan atakta Barış Alper Yılmaz Galatasaray adına 2026 yılının ilk golünü atıyordu.

Gittikçe ağırlaşan zeminde, Galatasaray'ın golünden sonra iki takım da bolca top kaybı yapıp rakip kalede kayda değer pozisyon olmazken, devrenin uzatma dakikalarında Sallai'nin Yunus'u savunma arkasına kaçırması sonrası, Yunus'un Icardi'yi görmesi ve "golcü"nün zekice asistinde Eren takımının ikinci golüne imza atıyordu. Eren'in golden sonra Okan Buruk'a koşup uzun uzun sarılması, sahada göz yaşı dökmesi bu genç topçunun 45 gün boyunca yaşadıklarının dışa vurumuydu...


Rahat geçen bir ilk devrenin devamında Uğurcan'ın uzun mesafeli pasında Onana'nın da hatalı çıkışında Barış'ın ceza sahası dışından kafasında top "tıngır mıngır" gidip çizgiyi geçmek yerine direğe çarpınca maçın ipi çekilmiyor, genç topçulara da şans gelmiyordu. Zira bir kaç dakika sonra Yunus'un pasında Icardi de plase ile skoru arttıramayınca, Trabzonspor'un en iyilerinden Olaigbe'nin sert pasında Agusto Abdülkerim'den "atik" çıkıp topa dokununca fark tek sayıya iniyor ve bordo-mavililer eşitlik için cesaretleniyordu.


Rakibin beraberlik için yüklenmesi sonrası İlkay-Torreira değişikliği ile Okan Buruk orta sahayı tekrar almayı planlarken, savunma arkasına atılan uzun bir topta Augusto'nun pasında Olaigbe boş kale yerine topu reklam panolarına nişanlayınca Fatih Tekke saç baş yoluyordu saha kenarında. Ve yine Trabzonspor'un gol için çok adamla yüklendiği bir pozisyonda Barış Alper Yılmaz Zunbkov'dan topu kapıyor, rakibinin itmesine kakmasına çekmesine aldırmadan topu taşıyıp, Sane'ye aktarıyor ve Alman topçunun beceri ve zeka kokan çalım-pasında Yunus kariyerinin en kolay gollerinden birini atıyordu.


Farkın açılmasıyla Okan hoca Yunus ve Eren'i kenara alırken, yerlerine Kaan ve Kazımcan'ı görevlendiriyor ve cumartesi günü oynanacak finalin hesaplarını yaparken, Trabzonspor'da Olaigbe ve Zubkov'un takımları adına ikinci gol çabaları sonuç vermiyordu.  Lemina ve Ahmed'in oyuna girmesi sonrası Başakşehir kupa maçında attığı golle morallenen Ahmed'in pasında "sol bekte ben de varım" diyen Kazımcan'ın ortasında Icardi "fox in the box" olduğunu bir kez daha ispatlıyordu... Bir gol ve asiste ulaşan Mauro Icardi, en çok gol atan yabancı oyuncu rekorunu Gaziantep'te kıracaktı da Onana ile karşı karşıya şutunda Trabzonspor'un file bekçisi başarılıydı...

Galatasaray, Trabzonspor'u 4-1 ile geçerken, sahadaki iki takımın oyuncularının olduğu Nijerya ise aynı dakikalarda Mozambik'i Osimhen'in iki gol attığı maçta 4-0 ile geçip adını çeyrek finale yazdırıyordu...



Stat: Gaziantep Büyükşehir

Tarih:05/01/2025

Hakemler: Cihan Aydın, Anıl Usta, Serkan Çimen VAR: Ömer Faruk Turtay

Galatasaray: Uğurcan Çakır, Roland Sallai, Davinson Sanchez (Mario Lemina dk. 78), Abdülkerim Bardakcı, Eren Elmalı (Kazımcan Karataş dk. 70), İlkay Gündoğan (Lucas Torreira dk. 60), Gabriel Sara, Yunus Akgün (Kaan Ayhan dk. 70), Leroy Sane, Barış Alper Yılmaz (Ahmed Kutucu dk. 78), Mauro Icardi

Yedekler: Günay Güvenç, Gökdeniz Gürpüz, Ada Yüzgeç, Yusuf Dağhan Kahraman, Arda Ünyay

Teknik Direktör: Okan Buruk

Trabzonspor: Andre Onana, Ozan Tufan, Serdar Saatçı, Arsenii Batagov, Wagner Pina (Cihan Çanak dk. 88), Tim Jabol Folcarelli, Benjamin Bouchouari, Oleksandr Zubkov (Salih Malkoçoğlu dk. 88), Ernest Muçi, Kazeem Olaigbe (Anthony Nwakaeme dk. 76), Felipe Augusto (Onuralp Çakıroğlu dk. 90)

Yedekler: Onuralp Çevikkan, Ahmet Doğan Yıldırım, Danylo Sikan, Yakuphan Sarıalioğlu, Taha Emre İnce

Teknik Direktör: Fatih Tekke

Goller: Barış Alper Yılmaz (dk. 38) Eren Elmalı (dk. 45+2) Yunus Akgün (dk. 63) Mauro Icardi (dk. 81) (Galatasaray), Felipe Augusto (dk. 55) (Trabzonspor)

Sarı kartlar: Gabriel Sara (Galatasaray), Arsenii Batagov, Serdar Saatçı (Trabzonspor)

2 Ocak 2026 Cuma

Icardi ve Hagi'den Karşılıklı Mektuplar

 


Mauro Icardi, Kasımpaşa maçında attığı golle Hagi'nin rekorunu kırdıktan sonra ona hitaben instagram hesabından bir mektup yayımladı. İşte o satırlar:


"Sevgili Maestro Gheorghe Hagi,


Size, dev adımların izinde yürüdüğünü bilen birinin alçakgönüllülüğüyle ve yüreğim dolu bir şekilde yazıyorum.


Bugün pek çok kişi bir rekordan, sayılardan ve istatistiklerden bahsediyor. Ben ise çok daha büyük bir şeyden bahsetmeyi tercih ediyorum: MİRAS'tan.


Sizin rekorunuzu geçmek, sizi geçmek anlamına gelmez. Çünkü siz geride sadece goller bırakmadınız; bir kimlik, bir karakter ve bir gurur bıraktınız. Galatasaray’ın kendisini büyük, korkulan ve saygı duyulan bir kulüp olarak görmesini sağladınız. Tüm bir ülkeye, bu kulübe duyulan sevginin sonsuza dek süreceğini öğrettiniz.


Hepimizden önce Metin Oktay vardı. Galatasaraylı olmanın ne demek olduğunu öğreten isim... Bu formayı onura, tutkuya ve bir kadere dönüştüren kişi.


Siz bu mirası aldınız ve onu başka bir boyuta taşıdınız. Sizin sayenizde bizden sonra gelenler, burada sadece futbol oynanmadığını, burada bir tarihin savunulduğunu anladık.


Bugün bana Türkiye'nin idolü olduğumu söylüyorlar. Beni oynarken izlemek için Galatasaraylı olan çocuklar olduğunu, bu formayla futbola yeniden aşık olan yetişkinler olduğunu anlatıyorlar.


Size çok basit ve çok içten bir şey söylerken bana inanın: Bu aşk benimle başlamadı. Metin Oktay ile başladı. Sizinle büyüdü. Bana ise bu aşkı devam ettirme onuru düştü.


Bu tutkuyu ben yaratmadım, ben onu miras aldım. Benim en büyük sorumluluğum ise bu tutkuyu korumak, onurlandırmak ve yeni nesillerde büyümesini sağlamaktı.


Eğer bugün koca bir nesil "Galatasaraylıyım" derken gurur duyuyorsa, bunun sebebi sizin gibi devlerin bu armanın sadece yetenekle değil, karakter ve ruhla savunulacağını öncelikle öğretmiş olmanızdır.


İdol olmak sadece önemli goller atmak değildir. İdol olmak, insanların hafızasında yer etmektir. Ve bu konuda Maestro, siz her zaman ölümsüz kalacaksınız.


Eğer bugün ismim sizinkinin yanında anılıyorsa, bunu büyük bir onur kabul ederim. Çünkü sizin gibi bir efsaneyle aynı sayfayı paylaşmak kutlanacak bir şey değil, şükredilecek bir durumdur.


Geçmişte olduğunuz her şey için teşekkürler. Hâlâ olduğunuz her şey için teşekkürler. Bugün yürüme ayrıcalığına sahip olduğum bu yolu inşa ettiğiniz için teşekkürler.


Sonsuz hayranlık, saygı ve minnetle  Mauro Icardi"


Gheorghe Hagi de bu mektuba yine kendi instagram hesabından şöyle bir cevap verdi:

"Sevgili Mauro,


Galatasaray formasıyla sergilediğin olağanüstü performans için seni tebrik etmek istiyorum. Bu; yeteneğini, kararlılığını, futbola ve sarı-kırmızı renklere olan tutkunu anlatan fevkalade bir başarı.


Galatasaray tarihine hoş geldin! Tıpkı benim kendi dönemimde yapmaya çalıştığım gibi, Galata için altın sayfalar yazmaya ve gelecek nesillere ilham vermeye devam et.


Haklısın; rakamların ötesinde, asıl önemli olan taraftarların kalbinde bıraktığın izdir. Sen bir golcüden çok daha fazlası olmayı başardın: Bir idole, bir Galatasaray efsanesine dönüştün.


Saygı ve hayranlıkla,


Gheorghe Hagi"



24 Aralık 2025 Çarşamba

Galatasaray:3-0:Kasımpaşa


En güzel aşk şiirlerini Murathan Mungan'ın yazdığını,

En duygusal besteleri Yıldız Tilbe'nin yaptığını düşünüyorsanız fena halde yanılıyorsunuz...

Zira en güzel besteleri Galatasaray tribünü yaparken, en güzel aşk şiirlerini de Mauro Icardi yazmaktadır...

Tıpkı pazar gecesi Ali Sami Yen'de hep yaptığı gibi, üç sene önce Galatasaray'da kaleme almaya başladığı şiirine bir satır daha ekledi, hem de en unutulmazı, hep hatırlanacak olan, bestesini ultrAslan'ın yapacağı en güzel satırı...

İz bırakanlar unutulmazdır, efsaneler hep hatırlanır da Hagi gibi bir "üstadın" rekorunu kırıyor ve adını Galatasaray tarihine yazdırıyordu Mauro Icardi...


Metin Oktay'ı seyredemeyen bizler için Hagi "Allahın bir lütfuydu", onun gibi bir efsaneyi seyretmenin gurunu yaşarken, bir de Icardi'yi parçalı forma içinde görmek ne kadar da büyük bir zevkti...

Dakikalar seksen sekize gelirken, Ahmed'in kazandığı topta Torreira Barış'ı görüyor, o da ceza sahası köşesinde bekleyen Icardi'ye yuvarlıyordu topu. Sonrası herkeste aynı dilek, aynı istek, aynı sinerji ve o plase yerden köşe direğini yalayarak filelerle sarmaş dolaş olurken, tribünler de televizyon başındakiler de sanki final maçını kazandıran golmüşçesine coşku içinde tarihe şahitlik ediyordu...

Dile kolay, Süper Ligde Galatasaray forması ile 60. golünü atıyordu Arjantinli topçu, hem de bir sezon sakatlık nedeniyle forma giymemesine rağmen... 


Sondan başladık yazıya da, daha on dakika olmadan ilk tehlikeli atağına Galatasaray öne geçiyordu maçta. "Atamayana atarlar" misali Günay'ın hatalı pasını kapan Kasımpaşalılar Galatasaray ceza sahası önünde topu kaptırınca, Barış kanattan fırtına misali yararak ilerliyor ve asistinde Yunus yarı vole bir şutla taraftarı ayağa kaldırıyordu.

Yenilen gol savunma yapmaya gelen Emre Belozoğlu'nun sistemini bozmuyor, misafirler yine tam takım kalelerini koruyordu. Galatasaray ise Sane ve Barış'la kanatlardan ikinci gol için rakibi yarmaya uğraş verirken, Yunus'un "dömivole"si ile Icardi'nin kafaları auta gidiyor ama Barış'ın ceza sahasının çaprazından plasesini kedi çevikliği ile Gianniotis çıkarıyordu. Beş dakika sonra da Sane'nin "sihir" gibi ara pasında Yunus kaleciyle karşı karşıya kalıyor, ikinci golü yine 33 yaşındaki Yunan kaleci engelliyordu. Devre biterken de Sane'nin köşe vuruşundan ortasını Sanchez kafayla kaleye yöneltiyor ama Kasımpaşa kalecisi iki hamlede de olsa topu yakalıyordu.


Devre dönüşü de Galatasaray kaldığı yerden devam ediyor, önce Sallai'nin ortasında Icardi'nin kafa vuruşu auta giderken, Yunus'un "al da at" pasında Mauro kaleciyi geçemiyordu. Kasımpaşa ceza sahası çevresinde kurulan baskı etkisini gösteriyor, Yunus'la, Ilkay'la pozisyonlar bulunuyor ama "Kasımpaşa duvarı" bir türlü geçilemiyordu. 

İlkay'ın Sara ile değişikliği orta sahaya biraz daha enerji katarken, ikinci golün sahibinin numarası da yazıyordu değişiklik tabelasında. Yunus'un Szalai'ye baskısında topu kapıp, ceza sahası önündeki Sara'ya paslamasıyla, Brezilyalı çalımını atıyor ve kalecinin bakışları arasında köşeye plaseliyordu.




Takım rahatlayınca, Okan Buruk da Yunus ile Kazımcan'ın yerine Ahmed ile Arda'yı oyuna dahil ediyor bir bakıma da Icardi'nin tarihi golünün atağını başlatan oyuncuyu sahaya sürüyordu...

Tarihi golü girişte anlattık da, Icardi'nin bitime dakikalar kala imkan varken, kaleyi denemeyip maçın iyilerinden Barış'a da gol sevinci yaşatmak için ceza sahası içindeki pası da gol kadar değerliydi ama Yunan kaleci günündeydi, "skills videolarına" koyacak bir kurtarışla maçın farkla bitmesini sağlıyordu...

Ligin ilk devresi sona ererken Galatasaray, Fenerbahçe ile beraber en fazla gol atıp (39), Göztepe'den sonra (12) en az gol yiyerek  42 puanla zirvede bulunurken, Osimhen, Jakobs ve Lemina'nın Afrika Kupasında olmaları nedeniyle yokluklarında yerlerini ikame eden topçuların yüksek performansı teknik ekibin yüzünü güldürüyordu...

Sezonun ikinci devresi başlamadan sırada alınacak bir Süper Kupa var...

Icardi ve arkadaşlarına başarılar...



Stat: RAMS Park

Tarih:21/12/2025

Hakemler: Alper Akarsu, Mehmet Salih Mazlum VAR: Sarper Barış Saka

Galatasaray: Günay Güvenç, Rolland Sallai, Davinson Sanchez, Abdülkerim Bardakcı, Kazımcan Karataş (Arda Ünyay dk. 86), Lucas Torreira (Kaan Ayhan dk. 90+2), İlkay Gündoğan (Gabriel Sara dk. 73), Leroy Sane (Gökdeniz Gürpüz dk. 90+2), Yunus Akgün (Ahmed Kutucu dk. 86), Barış Alper Yılmaz, Mauro Icardi

Yedekler: Batuhan Şen, Yusuf Demir, Yusuf Sağhan Kahraman, Ege Araç, Cihan Akgün

Teknik Direktör: Okan Buruk

Kasımpaşa: Andreas Gianniotis, Claudio Winck, Jhon Espinoza, Nicolas Opoku, Attila Szalai, Godfried Frimpong, Fousseni Diabate, Atakan Müjde (Yusuf Barası dk. 72), Cem Üstündağ, Mamadou Fall (Ali Yavuz Kol dk. 72), Pape Gueye (Kubilay Kanatsızkuş dk. 64)

Yedekler: Şant Kazancı, Oğuzhan Efe Yılmaz, Taylan Utku Aydın, Emre Taşdemir, Emirhan Yiğit, Berkay Muratoğlu, Yasin Eratilla

Teknik Direktör: Emre Belözoğlu

Goller: Yunus Akgün (dk. 10), Gabriel Sara (dk. 82), Mauro Icardi (dk. 88) (Galatasaray)

Sarı kartlar: Kazımcan Karataş, Lucas Torreira, Gabriel Sara (Galatasaray), Emre Belözoğlu, Jhon Espinoza (Kasımpaşa)

18 Aralık 2025 Perşembe

Galatasaray:1-0:Başakşehir (Kupa)

 


Her sene düzenli olarak değişen Türkiye Kupası statüsünün 2025-2026 versiyonunda geçen sene olduğu gibi Galatasaray yine ilk maçta Başakşehir'le Ali Sami Yen'de karşılaştı. Maç günü Galatasaray cephesinde tartışmalara neden olsa da Türkiye Futbol Federasyonu hiç oralı olmadı ve pazar gecesi oynanacak Kasımpaşa lig maçından bir kaç gün evvel Galatasaray'ı sahaya çıkardı. Bunlara kızmıyoruz, alıştık artık...

Osimhen'in Afrika Kupası için ulusal takımda olacağı bir aya yakın süre zarfında yerini ikame edecek olan Mauro Icardi için "kendini bulma" maçı olarak düşünülecek olursa Türkiye Kupası maçı, Ahmed gibi, Yusuf gibi, belki de Arda gibi topçular için transfer sezonu öncesi Galatasaray'da "var mısın yok musun" maçı anlamına da geliyordu.


Rakibin "dişli" olması ve geçen sene olduğu gibi ülke sınırları içinde çifte kupa kazanma arzusu içindeki Okan Buruk "ideale" yakın bir kadro ile sahaya çıkarken, maçı ilk devre, ikinci devre ve son 15 dakika şeklinde üçe ayırıp, topçularına görev dağılımı yapmıştı. İlk bölümde Sanchez, Torreira, Barış, Yunus dinlenecekti, Ahmed ve genç Gökdeniz kendini gösterecekti.

Sallai ve Icardi'nin aynı dakika içinde şutlarıyla ilk atağını yaparken ev sahibi, Ahmed'in sert şutunu Berat kafa ile çıkarıyordu. Sane'nin sağ kanattan alıp getirdiği ataklarla Galatasaray pozisyon bulurken, Alman topçu kaleyi düşünmek yerine sürekli pası arzulayınca, aranan gol gelmiyordu. Ama Başakşehir'in savunmadan çıkmaya çalıştığı bir anda kapılan topta Sane yine Ahmed'i gördü, gurbetçi topçu iyi kontrol sonrası, rakibini geçti ve yeden şutunda takımını öne geçiriyordu.

Golün ardından Galatasaray ikinciyi de Ahmed'le attı da Halil Umut Meler Sara'nın topu kaparken faul yaptığını gösteriyordu. Bir dakika sonra ise Sara'nın ortasında Icardi kariyerinin en kötü kafa vuruşunu yapıyordu.


İlk yarı Galatasaray kalesini pek düşünmeyen deplasman ekibi, Arda'nın hatası ile Bertuğ'nun al da at pasında Shomurodov ile fileleri sarsamıyordu.

İkinci yarıya Sanchez, Torreira ve Barış ile başlayan Galatasaray Sara'nın ara pasında Icardi ile gole çok yakşatı, tabelayı değiştiremedi de, bitime yarım saat kala Torreira'nın Zidanvarı ara pasında topla hareketlenen Barış, Icardi'ye müthiş bir ikram yaptı ama Arjantinli bu gece şanssızdı, Muhammed'i geçemedi, maçın fişini de çekemedi.


Yunus ve Yusuf'un oyuna dahil olması beklenilen etkiyi yaratmayınca, Başakşehir eşitlik için oyunu Galatasaray yarı sahasına yığdı, bir kaç kez de golle burun buruna kaldı ama birinde Arda bir diğerinde Sanchez "hayati" müdahalelerle takımını galip tuttular. Ve maçta uzatma dakikaları oynanırken, Başakşehirli topçuların önce sağ üst köşeye sonra sol üst köşeye kafa vuruşlarında gole izin vermeyen isim Günay'dı...

Bir gol atan ve pozisyonlara giren, savunmaya da çokça destek olan Ahmed oyundan çıkarken taraftardan alkış alırken, Borussia Dortmund'un çok şey beklediği Gürpüz kardeşlerden Gökdeniz de hocasının verdiği görevi kusursuz yaparak beğeni toplayanlar arasında yer aldı ki Okan Buruk Fethiyespor deplasmanında kendisiyle başlayacaktır maça. 90 dakika sahada kalan Arda da iyi niyetli ve azimli çabasıyla geçer not alırken, bazı pozisyonlarda tecrübesizliği ve sakarlığı az kalsın başa bela açıyordu.

Stat: RAMS Park

Tarih: 18/12/2025

Hakemler: Halil Umut Meler, Mehmet Emin Tuğral, Esat Sancaktar VAR: Kadir Sağlam

Galatasaray: Günay Güvenç, Sallai, Arda Ünyay, Abdülkerim Bardakcı (Sanchez dk. 46), Kazımcan Karataş, İlkay Gündoğan (Torreira dk. 46), Sara, Sane (Barış Alper Yılmaz dk. 46), Gökdeniz Gürpüz (Yunus Akgün dk. 72), Ahmed Kutucu (Yusuf Demir dk. 84), Icardi

Yedekler: Batuhan Şen, Oğulcan Yançel, Yusuf Kahraman, Ege Araç, Cihan Akgün

Teknik Direktör: Okan Buruk

RAMS Başakşehir: Muhammed Şengezer, Onur Bulut, Opoku, Hamza Güreler, Ömer Ali Şahiner (Ebosele dk. 64), Berat Özdemir (Onur Ergün dk. 63), Kaluzinski, Brnic (Harit dk. 74), Shomurodov (Fayzullayev dk. 64), Da Costa (Selke dk. 74), Bertuğ Yıldırım

Yedekler: Doğan Alemdar, Duarte, Ömer Faruk Beyaz, Umut Güneş, Ba

Teknik Direktör: Nuri Şahin

Gol: Ahmed Kutucu (dk. 22) (Galatasaray)

Sarı kartlar: Sallai, Ahmed Kutucu, Arda Ünyay (Galatasaray)

15 Aralık 2025 Pazartesi

25.Kattan Atlayacaktım


"Maçtan sonra hepimiz hotele geçtik ve ben 25. katta kalıyordum. Camdan aşağı bakıyor ve sürekli 'Neden? Neden?' diye geçiriyordum aklımdan. İmkanım olsa aşağıya atlayacaktım demek istemiyorum ama böyle zamanlarda bunun gibi şeyler insanın aklından geçmiyor değil. Sonra arkadaşlar geldi ve beni aşağıya çağırdılar. Hani bazı anlar vardır ya, 'Eğer çağırmasalardı...' diye... " 

John Terry

2008 Şampiyonlar Ligi finalinde Manchester United'a karşı penaltı atışlarında ayağı kayarak kaçırdığı penaltı sonrasını anlatırken

14 Aralık 2025 Pazar

Antalyaspor:1-4:Galatasaray


"İlkay ve Barış ilk 20 dakikada Monaco deplasmanında golleri atsaydı, Galatasaray maçı kazanacaktı."

-sa ve -se Türkçemizde dilek, şart kipidir. Çoğu zaman da geçmişte gerçekleşmemiş olayları anlatmak için kullanılır. Peki, gerçekleşmiş olaylarda ne olur?

"Sane ve Sallai attı, Galatasaray farka koştu..."

-dı, -di ve -du ekleri de gerçekleşmiş geçmiş zamanı anlatır...

Bu kadar Türkçe dersinden sonra derdimizi anlatmaya geçersek, 4 gün içinde kırmızı-beyazlı iki takıma karşı deplasmanda Galatasaray, attığı ve atamadığı goller haricinde oldukça benzer maçlar oynadı, birinde yenildi, diğerinde ise farklı galip geldi.


Uğurcan'ın sakatlığında kaleyi tekrar alan Günay ve Sara'nın yerine ameliyatını atlatan Yunus'u Monaco ilk onbirine monte ederek başladı Antalya deplasmanına Galatasaray. Başladı başlamasına da, ilk 5 dakika 2-0 öne geçmesi işten bile değildi. Torreira'nın şutunda kaleciden seken topta Yunus'a yapılan faule penaltı çalınmazken, 3 dakika sonra Sane'nin pasında Osimhen karşı karşıya kalecinin ayağına isabet ettirdi meşin yuvarlağı. "Yine mi top Galatasaray'ı sevmeyecek" demeye kalmadan İlkay'ın kaptığı topta Yunus Sane'yi gördü, Alman topçu harika bir kontrol ve yerden şutla kaleciyi mağlup ediyordu. Fenerbahçe ve Samsunspor maçlarının ardından Antalya'da da gol sevinci yaşayan Sane üçlemeye de imza atıyordu.  Ev sahibi golün şaşkınlığını atlatmadan Barış sol kanattan başlattığı atakta, Osimhen'i görmek istedi, savunma izin vermeyince önüne düşen topta bu sefer Barış ceza sahası dışındaki Sallai'yi gördü, Macar topçu da yerden sert vurdu ve fileleri takımı adına ikinci kez havalandırdı...



Galatasaray ilk on dakikada iki farklı öne geçince maçın fişini çekmek için Antalya kalesine daha iştahla geldi ki Sallai'nin Osimhen'e "al da at" pasında Nijeryalı topçu iki adımdan topu auta yolluyordu. Yine dakikalar sonra ev sahibi savunma çıkarken yapılan top kaybında Osimhen Abdullah ile karşı karşıya kaldı da bir kez daha topu filelerle buluşturamıyordu. Galatasaraylı takım arkadaşları Afrika Kupasına gidecek Osimhen'i golle uğurlamak istiyordu da "Osi" gününde değil gibiydi. Ve devre biterken, Barış-İlkay-Osimhen paslaşmalarında önüne düşen topu Barış sert bir plase ile "doksana" yolladı da top örümcek ağlarını temizlemek yerine kale arkasındaki ağlara takılıyordu...


Galatasaray kalesine tek atağını devre biterken uzatma dakikalarında yapılan ortaya ayağını koyarak topun yönünü Günay'ın kucağına değiştiren Ballet'le bulan Antalyaspor, ikinci yarı van de Streek'in girmesiyle biraz daha rakip sahaya oyunu yıkmaya çalıştı, belki de Samsunspor'un ve Monaco'nun yaptığını yapmaya çalıştılar da ufak ufak Günay'ın kalesinde tehlike yaratmaya çalışırken, kaptırılan bir top sonrası Yunus'un uzun mesafeli ters pasında Osimhen topu iyi kontrol edip, ceza sahasına girer girmez plase ile skorbordu değiştiriyordu. Geçen sene "efsane" bir röveşata golü atan Osimhen, Antalya'yı yine boş geçmiyordu. 

Farkın üçe çıkması, Osimhen'in gol atması ile Galatasaray oyunu rolantiye alınca, rakibin de çok fazla tehditkar olmayınca, Okan Buruk yorgun oyuncularına nefes aldırmak için Yunus, Torreira ve Sanchez'i kenara alıp Icardi, Sara ve Arda'yı sahaya sürüyordu. Üç değişiklik sahaya alışmaya çalışırken, Antalyaspor Galatasaray kalesine daha sık geldi ve Boli'nin ceza sahası içinde net pozisyonunda ayağını koyarak kornere yollayan Arda'nın talihsizliği atılan köşe atışının gol olmasıydı. Hiç hesapta yokken yenilen gol sarı-kırmızılıları tedirgin ederken, Antalyaspor ikinciyi bulmak için özellikle sol kanattan gelirken, Jakobs-Kazımcan değişikliği ile o bölgeyi kapatmayı denedi Okan Buruk ki, bitime 15 dakika kala Barış getirdiği kontra atakta Sane mi Osimhen mi seçeneklerinde Osimhen'i tercih etti de Nijeryalının şutunu savunma engelliyordu. Ve o pozisyonda Sara'nın kullandığı köşe vuruşunda Arda bomboş pozisyonda topu kafayla auta yollarken, atacağı golle son maçlardaki eleştirileri silme fırsatını kaçırıyordu.


Ve maçta sonlara yaklaşırken, Osimhen sarı kart görüp, Afrika kupasında olacağı günlerde cezalı duruma düşerken, Antalyaspor'un atağını savuşturan Abdülkerim topu Sara'ya aktardı, onun harika bir ara pasında Sane hızlı çıktı ve ceza sahası önünde Icardi'ye asistini yaparken golü sezen tribünler çoktandır "Aşkın olayımı" söylemeye başlamıştı bile. Mauro Icardi bu sezon ligde sekizinci golünü atarken, toplamda ise 59 gole ulaşıp Hagi ile birlikte en fazla gol atan yabancı topçu oluyordu.

Haftalardır Icardi'yi itibarsızlaştırma kampanyasına Arjantinli topçu hafta içi instagram gönderisi ile cevabını vermiş, Dursun Özbek dün de basın toplantısında kaptanına sahip çıkmıştı. Antalya'da maç başı ve sonu taraftarlar da Icardi'ye gereken sevgiyi gösterirken, futbolcu arkadaşları da maçın üçlüsü için golcüyü öne itiyordu...


Zorlu fikstürde atılan 4 golle alınan 3 puan Okan Buruk'a derin bir nefes aldırırken, sakat ve eksikliklerin olduğu bu dönemde 1 gol 1 asistle oynayan Sane ve iki asist yapan Yunus'un üst düzey performansı herkesin içini ferahlatırken, taç atışlarıyla takım arkadaşlarını pozisyonlara sokan Kazımcan'ın da Eren'in olmadığı günlerde sol kanat için Jakobs'a harika bir alternatif olması Galatasaray adına başka bir avantaj olarak göze çarpıyordu.

Saha dışından tribünlere dönersek, memleketin en berbat deplasman tribününe sahip Antalya stadında Galatasaray taraftarı için ev sahibi kulüp 3.900 lira bilet fiyatı biçince, ki bir kaç hafta evvel Beşiktaş'a 1300'e satmıştı biletleri,  ultrAslan buna tepki gösterirmiş, Antalyaspor tribünleri "taraftarlık felsefesini" unutup "pahalı bileti" savunup, Galatasaray'ı çeşitli ithamlarla suçlayan bildiri yayınlarken, "endüstriyel futbola karşı" dünya tribünlerinde renk ve arma fark etmeksizin ezeli rakipler bile birleşirken memleket tribünlerinde böyle bir açıklama görmüş olmak, memleket tribün kültürü adına oldukça kaygı verici... 



Stat: Corendon Airlines Park

Tarih:13/12/2025

Hakemler: Ali Yılmaz, Bersan Duran, Osman Gökhan Bilir VAR: Atilla Karaoğlan

Antalyaspor: Abdullah Yiğiter, Veysel Sarı, Lautaro Giannetti, Hüseyin Türkmen (Dario Saric dk. 30), Bünyamin Balcı, Jesper Ceesay, Ramzi Safuri, Kenneth Paal, Samuel Ballet, Nikola Storm (Sander van de Streek dk. 46), Yohan Boli

Yedekler: Kağan Arıcan, Samet Karakoç, Bahadır Öztürk, Soner Dikmen, Hasan Yakub İlçin, Ensar Buğra Tivsiz, Doğukan Sinik, Poyraz Efe Yıldırım

Teknik Direktör: Erol Bulut

Galatasaray: Günay Güvenç, Roland Sallai, Davinson Sanchez (Arda Ünyay dk. 67), Abdülkerim Bardakcı, Ismail Jakobs (Kazımcan Karataş dk. 74), Lucas Torreira (Gabriel Sara dk. 67), İlkay Gündoğan, Leroy Sane, Yunus Akgün (Mauro Icardi dk. 67), Barış Alper Yılmaz (Ahmed Kutucu dk. 82), Victor Osimhen

Yedekler: Batuhan Şen, Arda Yılmaz, Yusuf Demir, Gökdeniz Gürpüz

Teknik Direktör: Okan Buruk

Goller: Leroy Sane (dk. 7), Roland Sallai (dk. 10), Victor Osimhen (dk. 56), Icardi (dk. 90+3) (Galatasaray), Sander van de Streek (dk. 69) (Antalyaspor)

Sarı kartlar: Lautaro Giannetti (Antalyaspor), Victor Osimhen, Kazımcan Karataş (Galatasaray)

10 Aralık 2025 Çarşamba

Monaco:1-0:Galatasaray

 


"Her gün havyar yersen, sosis yemeğe dönmek zor olur" diyordu Arsene Wenger, Arsenal taraftarını "namağlup" olmaya alıştırdıktan sonra kaybettiği maçların ardından gelen eleştirileri yanıtlarken. Okan Buruk da 13. sıradan aldığı takımı üç sene içinde totalde 7-8 yenilgi alıp, üç sene peşi sıra şampiyon yapınca taraftar kazanmaya alışmıştı ki, en ufak puan kaybı göze batıyordu nedense... Sakat ve cezalıların bolca olduğu dönemde memleket içini "bir şekilde" idare ediyordu ama Avrupa çetin cevizdi, orada sadece on bir adam yetmiyordu.

Berbat başlanılan, ardından "peri masalı" gibi peşi sıra galibiyetlerin alındığı Şampiyonlar Ligi yolculuğunda iç sahada alınan Union Saint-Gilloise mağlubiyeti "havyarın" tadını kaçırdı da, Monaco'da cebe kadar gelen üç puanın birden uçup gitmesi "sosisin tadını hatırlayanların" fena halde tepkisini çekiyordu. 


Peki, nasıl olmuştu da kazanılacak maçtan mağlubiyetle ayrılmıştı Galatasaray. Lemina, Singo, Eren,Arda gibi oyuncularının yokluğunda genç topçulardan oluşan bir yedek kadroyla sahaya çıkan sarı-kırmızılılarda Okan Buruk, ilk devrede rakibi durdurup, atacağı erken gol ve gollerle maçın fişini çekmek arzusundaydı, Ortam da buna müsaitti, ev sahibinin son haftalar aldığı başarısız sonuçlar nedeniyle taraftarı ilk 20 dakika sessiz kalıp, protesto yaparken, II.Louis stadı sanki Sami Yen'mişçesine Galatasaray taraftarı tarafından tezahüratlarla inletiliyordu. Ve ilk on dakika biterken Barış-Jakobs paslaşmasında, bu zemine aşina Jakobs'un "al da at" pasında İlkay iki adımdan topu auta atarken, Galatasaraylılar tezahüratlarına "Gol" sesi ekleyemiyordu. Bir kaç dakika sonrasında İlkay'ın ortasında Osimhen'in kafası auta giderken, üç dakika sonra da Uğurcan'ın uzun mesafeli pasında rakipleriyle boğuşup topu kapan Barış'ın sert şutu direğe de çarpıp auta gidiyordu...


Galatasaraylı savunmacılar rakibi durduruyor, topu da Monaco yarı alanına yollayıp, oyunu Hradecky'nin ceza sahasının etrafına yığmaktaydı. Ev sahibi de Zakaria ve Akliouche'nin ataklarıyla Uğurcan'ı zorlarken, oyunda ipler Galatasaray'ın elindeydi de dakikalar geçip, yorgunluk başlarken beklenen gol gelmiyordu bir türlü. Dakikalar otuzları gösterirken Sara ve Sane'nin şutları kalecide kalırken, Osimhen'i de savunmacılar kornere çelerek topları engelliyordu. Ve devre biterken, fiziken zayıf gözükse de aklı ile takıma şeflik yapan İlkay'ın ara pasında Sane ceza sahasına girdi de topa dokunamadı, dokunsa rakibin "bodoslama" dalmasına hakem penaltı çalacaktı.


İkinci yarıya ilk kırk beş dakikadan siyahla beyaz gibi farklı başladı Galatasaray, başka bir deyişle Monaco ürkekliği atıp, ev sahibi olduğunu anladı ve Galatasaray'ı kendi yarı sahasına hapsetti. Hal böyle olunca bir kaç ciddi atak savuşturuldu da Sanchez'in Minamino'ya "tekmesi" hakemin gözünden kaçsa da VAR hakemi Driessche kaçırmıyordu ve ev sahibi penaltı kazanıyordu. Topun başına geçen Zakaria'nın şutunu Uğurcan çelince, Galatasaray için tekrardan maça tutunma şansı doğuyor ama topçuların "tutukluluğu" devam ediyordu ki Bologun beceriksiz davranınca maçta skorbord değişmiyordu.


Takımın gücünü arttırmak için İlkay'ın yerine Yunus'u alan Okan Buruk, beş dakika sonra da zorunlu olarak sakatlanan Uğurcan'ın yerine Günay'ı sahaya sürüyordu. İşte ne olduysa o an oluyor, Monaco'nun kullandığı korner atışında yaşanılan karambolde Bologun boş kaleye topu itekliyordu.

Geriye düşen Galatasaray eşitlik için rakip sahaya gitmeye çalışsa da ilk devreki performansından çok uzaktı, Yunus'un pasında Osimhen'in ayağına doladığı top ile Sara ve Sallai'nin uzak denemeleri dışında rakibi korkutan pozisyon bulamazken sarı kırmızılılar, Monaco 79'da Camara ile farkı ikiye çıkarmaya çok yaklaşmıştı... Jakobs'un yerine Icardi'nin girmesi de sonuç vermeyince, Galatasaray kazanıp, üst tura çıkmayı garantileyeceği maçtan mağlup ayrılıyor ve tüm hesapları Atletico Madrid'i yenmek üzerine yapıyordu...


Stat: II. Louis

Tarih:09/12/2025

Hakemler: Danny Makkelie, Hessel Steegstra, Jan de Vries VAR: Bram van Driessche

Monaco: Hradecky, Vanderson, Thilo Kehrer, Mohammed Salisu, Caio Henrique, Denis Zakaria, Lamine Camara, Akliouche, Minamino (Jordan Teze dk. 75), Aleksandr Golovin (Ouattara dk. 82), Balogun (Mika Biereth dk. 86)

Yedekler: Philipp Köhn, Yann Lienard, Paul Pogba, Idumbo Muzambo, Ilenikhena, Lucas Michal, Mamadou Coulibaly

Teknik Direktör: Sebastien Pocognoli

Galatasaray: Uğurcan Çakır (Günay Güvenç dk. 68), Roland Sallai, Davinson Sanchez, Abdülkerim Bardakcı, Ismail Jakobs (Mauro Icardi dk. 79), Lucas Torreira, Gabriel Sara, İlkay Gündoğan (Yunus Akgün dk. 63), Leroy Sane, Barış Alper Yılmaz, Victor Osimhen

Yedekler: Batuhan Şen, Berkan Kutlu, Furkan Koçak, Ahmed Kutucu, Yusuf Demir, Yusuf Kahraman, Ege Araç, Eyüp Can Karasu, Çağrı Hakan Balta

Teknik Direktör: Okan Buruk

Gol: Balogun (dk. 68) (Monaco)

Sarı kartlar: Davinson Sanchez, Barış Alper Yılmaz, Abdülkerim Bardakcı (Galatasaray), Mika Biereth (Monaco)

7 Aralık 2025 Pazar

Come To Galatasaray

 


“Kariyerimde ilk kez üçüncü kez yedek kulübesine oturuyorum. Çok ama çok hayal kırıklığına uğradım. Yıllar boyunca, özellikle de geçen sezon bu kulüp için çok şey yaptım. Şimdi yedekte oturuyorum ve nedenini bilmiyorum. Sanki kulüp beni otobüsün altına atmış gibi geliyor. Hissettiğim şey bu. Çok açık ki birileri tüm suçun bana kalmasını istedi. Yazın bana birçok söz verildi ama şu ana kadar üç maçtır yedekteyim, o yüzden sözlerini tuttuklarını söyleyemem. Daha önce birçok kez teknik direktörle iyi bir ilişkimiz olduğunu söylemiştim, ama bir anda artık hiçbir ilişki yok. Neden bilmiyorum, ama bana öyle geliyor ki biri kulüpte olmamı istemiyor. Bu kulübü her zaman destekledim. Çocuklarım da her zaman destekleyecek. Bu kulübü çok seviyorum, her zaman da seveceğim. Dün annemi aradım — siz benim oynayıp oynamayacağımı bilmiyordunuz ama ben biliyordum. Dün ‘Cumartesi günkü Brighton maçına gel’ dedim (13 Aralık). Oynayacak mıyım bilmiyorum ama keyfini çıkaracağım. Kafamda, o maçtan keyif alacağım çünkü ne olacağını bilmiyorum. Afrika Uluslar Kupası’na gitmeden önce Anfield’da taraftarlara veda etmek için orada olacağım.”

Mohamed Salah

Liverpool'lu oyuncu

Bu sözler sonrası Salah'ın Liverpool kariyeri sona ermiş gözükürken, geçen aylarda "Böyle bir atmosferde hayatım boyunca oynamadım" diyerek hayranlığını belirttiği  Sami Yen'de Galatasaray taraftarı önünde oynama fırsatı da eline geçmiş durumda. Olur mu, neden olmasın? Galatasaray taraftarının #ComeToGalatasaray hashtagına karşı durulur mu?

Galatasaray:3-2:Samsunspor


 Fransa'daki ünlü Louvre Müzesinde Leonardo Da Vinci'nin sadece Mona Lisa'sı sergilenmiyor, aynı zamanda ölümsüz üstadın son eseri olan Vaftizci Yahya da yer almaktadır. Bizim Nijeryalı "top üstadı" Osimhen geçen sene "Röveşata" adlı eserini müze duvarlarına çivilerken, cuma gecesi ikinci tablosunu kargoluyordu Fransa'ya: "Şampiyonluğun Müjdesi"...

Şampiyonluk hedefiyle yola çıkan takımların maçlarında puanların kayıplarına sayılı dakikalar varken, hele ki uzatma anlarında, atılan goller oldukça değerlidir ve mayıs ayında hesap gününde ayrı bir beğeniyle değerlendirilirken, geçen hafta uzatmalarda Fenerbahçe'ye iki puan bırakan Galatasaray, 4 gün sonra Samsunspor'a da iki puan kaybedecekken, Barış'ın ortasında, Icardi'nin sektirdiği topta Yunus'un kafa asistiyle Osimhen "Gooool" diye desibel rekorları kırdırıyordu Ali Sami Yen ahalisine...


Sakatlar, yorgunluklar, eksiklikler, 3-5gün sonra gelecek Şampiyonlar Ligi maçı demeden Kadıköy'deki hakem faciasına rağmen maçı domine edip,1 puanı çıkaran kadroyla başlamıştı maça Okan Buruk. Gereksiz pahalı biletleri ve hafta içi maçını umursamadan "Bu takım bu sene söke söke şampiyon" pankartının arkasında doldurmuştu mabedi Galatasaray taraftarı, çünkü "Galatasaray tek, onlar hepsiydi."


Konferans Liginin lideri, Atatürk'ün şehrinin takımı Samsunspor'un hocası da dengeli ve özgüvenli kadrosu ile kolay yem olmayacağını söylüyordu maçtan evvel. Kıran kırana bir maç için bütün koşullar hazırken, iki ekip de birbirini yoklarken, Galatasaray ilk on dakika dolmadan, bolca top çevirip rakibini uyuttuğu bir anda Torreira'nın Sane'ye asistinde Alman panzeri ile öne geçiyordu. Golden sonra deplasman ekibi kendine gelip, önde basmaya çalışsa da meşin yuvarlağı koşturan sarı-kırmızılılar olurken, Samsunspor'da Musaba bireysel yetenekleri ile pozisyonlar arıyordu. Galatasaray ise 20. dakikada "sağ bekleşen" Sanchez'in ortasında Sara ile savunmayı geçemiyor, bir dakika sonra ise "Apokerim"in ortasında Osimhen'in dokunuşunu Okan çıkarırken, devamında Sane'nin plasesi az farkla tribünlere gidiyordu. 

Ve yine Sane'nin "slalomvari" topla hareketlemesinde defansın arkasında topla buluşan Osimhen, "klas" bir golcü dokunuşuyla farkı ikiye çıkarıyordu dakikalar 29'u gösterirken.


Nijeryalı topçu sadece attığı gollerle taraftarı koltuklarından kaldırmıyor, devrenin bitimine 10 dakika kala rakibin en çabuk adamı Musaba'yı kovalayıp, kendi ceza sahası önünde durdurunca da gol atmışçasına alkışlanıyordu. 


Galatasaray oyunun iplerini elinde tutup, istediği gibi yönlendirirken, rakip ise çaresizce onları seyrediyor, kalesini başka gollere kapamaya gayret ediyordu. Tabii böyle durumda seyirciler de geçen hafta "yapılanları" hatırlıyor, yayıncı kuruluş ve Fenerbahçe'ye tepkilerini gösteriyorlardı.

Devre biterken son haftaların çıkış yapan genci Kazımcan'ın ortasında Sane ceza sahası önünde sert plase ile ikinci golünü aradı da top auta giderken, boş pozisyonda Barış takım arkadaşına "Küçük Emrah" bakışıyla bakakalıyordu. Bu şutu teselli olarak alkışlayan taraftarı seyrederken, rollerin değişmesi durumunda Barış'ın alkış yerine yuhalanacağını tahmin etmek zor olmasa gerek.


İkinci devre Galatasaray'da Lemina ile Arda yer değiştirirken, Samsunspor'da Eyip'ün yerine Ntcham'ın oyuna dahil olması maçın rüzgarını da deplasman ekibi lehine çeviriyordu. İlk yarının aksine Samsunspor daha çok topa sahip oluyor, Galatasaray'a ön alanda basıp kaptığı toplarla atak başlatıyordu. Ntcham'ın füzesini Uğurcan ve "kalbiyle aklı çelişmeyen" Emre'nin şutunu savunma duvar örerek çıkarırken, Emre'nin Kazımcan'ın "belini kırıp" yaptığı ortada Musaba kafayla farkı azaltıyordu. Golden sonra Arda'yı sağ beke, Sanchez'i de stopere çekip, yorgun İlkay'ın yerine Yunus'a alarak maça müdahale ederken Okan Buruk, Galatasaray Osimhen ile tehlike yaratırken, Samsunspor'da da Holse ve Tomasson'un tehlikeli atakları da deplasman tribünündeki Samsunlulara umut veriyordu.

Karşılaşmada dakikalar 90a yaklaşmışken, Samsunspor'un bir atağında meşin yuvarlak Galatasaray ceza sahasından uzaklaşmak istemedi, top Emre'nin önüne düştü ve onun şutunda top Osimhen'in ayağına çarpıp, Uğurcan'ı da yanıltınca Sami Yen'de derin bir sessizlik oluşuyordu... 


Maçın bitimine uzatmalarla birlikte çok az dakika kalmışken, Okan Buruk Barış'ı sağ beke çekiyor ve Arda'nın yerine Icardi'yi galibiyet golü için sahaya sürüyordu. Her fırsatta "Arda neden oynamıyor?" diye Okan Buruk'u sürekli "taciz edenler" ise genç topçuyu çıkarken ıslıklıyordu ki memleket futbolunun geldiği durumun acı bir portresiydi Sami Yen'de son dakikalarda yaşanılanlar.  Yapılan değişiklikler çok da geçmeden meyvesini veriyor,  yazının girişinde bahsettiğimiz sanat eseri Ali Sami Yen'i bayram yerine çeviriyordu...

Maç bitti bitecek derken Samsunspor'da Holse'nin ortası Kazımcan'ın eline çarpınca Mehmet Türkmen devam kararı veriyor, VAR'ın da uzun süreli seyretmesi sonrası penaltı uyarısı çıkmayınca, karşılaşma Galatasaray'ın üstünlüğü ile biterken, Türk futbol kamuoyuna da uzun haftalar konuşulacak bir malzeme ortaya çıkıyordu. Oysa ki Kazımcan'ın kapalı koluna çarpan topa, çok olmadan bir gün sonra benzer pozisyonda Konya'da penaltı verilmezken, Avrupa'da bir çok maçta aynı pozisyonlarda devam kararı çıkıyordu. Ama, hakem demişken, 66. dakikada Kazımcan'ın ceza sahası içinde ayağına basılmasına penaltı verilmezken, Ndiaye'nin Sanchez'e basmasına da kırmızı kart verilmedi. Sormak gerekir, 90da verilen penaltı sonrası atılan gol üç gol değerinde de 66da kazanılan penaltıda atılan gol 1 gol mü?




Stat: RAMS Park Ali Sami Yen

Tarih:05/12/2025

Hakemler: Mehmet Türkmen, Çağlar Uyarcan, Anıl Usta VAR: Onur Özütoprak

Galatasaray: Uğurcan Çakır, Davinson Sanchez, Mario Lemina (Arda Ünyay dk. 46, Mauro Icardi dk. 90+1), Abdülkerim Bardakcı, Kazımcan Karataş, Lucas Torreira, Gabriel Sara (Berkan Kutlu dk. 84), Leroy Sane, İlkay Gündoğan (Yunus Akgün dk. 68), Barış Alper Yılmaz, Victor Osimhen

Yedekler: Batuhan Şen, Günay Güvenç, Mauro Icardi, Ahmed Kutucu, Yusuf Demir, Gökdeniz Gürpüz, Çağrı Balta

Teknik Direktör: Okan Buruk

Samsunspor: Okan Kocuk, Zeki Yavru, Toni Borevkovic, Rick Van Drongelen, Logi Tomasson (Marius Mouandilmadji dk. 81), Antoine Makoumbou, Emre Kılınç, Carlo Holse, Eyüp Aydın (Olivier Ntcham dk. 46), Anthony Musaba, Cherif Ndiaye (Yunus Emre Çift dk. 90+1)

Yedekler: Albert Posiadala, Efe Berat Töruz, Soner Aydoğdu, Tahsin Bülbül, Polat Yaldır, Soner Gönül

Teknik Direktör: Thomas Reis

Goller: Leroy Sane (dk. 8), Victor Osimhen (dk. 29 ve 90+2) (Galatasaray), Anthony Musaba (dk. 56), Emre Kılınç (dk. 88) (Samsunspor)

Sarı kartlar: Berkan Kutlu (Galatasaray), Rick Van Drongelen, Emre Kılınç (Samsunspor)

Blog Widget by LinkWithin