Konfederasyon Kupası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Konfederasyon Kupası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
1 Temmuz 2009 Çarşamba
Brezilya Şampiyon
Evdeki KPSS telaşı, akşamında da "yakın arkadaş" düğününe gitme mecburiyeti ve hazır gitmişken "hanımköy"de iki gün konaklama kibarlığının getirdiği İnternet'ten uzaklaşma sebebiyle blogu ihmal ettik bir süre. Sadece blogu mu bıraktık, vuvuzelaların eşliğinde yapılan Konfederasyon kupasının son iki maçını da kaş-göz kenarıyla izlemek durumunda kaldık. Pazar günü "amatör maç" saati olan 17'ye maç koyarsan üçüncülük maçı da söğüt açları altında "pöfür pöfür rüzgar" eşliğinde bira-ızgara ziyafetine kurban gider doğal olarak, ama nasıl olduysa bira tazeleme vesilesiyle Efes bayiine vardığımda Alonso'nun "balık" golüne denk gelebildim... Bu ne iş derken, Fener'in suskun okçusu Güiza'nın 88-89da ardı ardına golleri sıraladığına anlatıverdi pos bıyıklı "abi"... Bi' de Afrikalılar çakmış 90+'da, futbol ziyafeti çekilmiş televizyon başındakilere... "Bu maçı nasıl kaçırdık?" ahları vahları içinde mangalın yanına dönerken, finali izleriz düşüncesi vardı hayalimnde lakin muhabbet uzadı, futbol "aldatıldı", "artık geç oldu eve dönelim" ısrarlarına uyuldu ve dört duvar arasına dönüp televizyonu açtığımızda şaşırtıcı bir şekilde Amerika'nın 2-1 üstünlüğü vardı, fakat tarih yazmaya yakın olan "Coni"ler aşırı kapanınca gollerin bir şekilde geleceğini bizim hanımlar bile tahmin etti, çizgiyi geçen topu hakem görmese de Fabiano'nun golü beraberliği sağlarken, Lucio da "gemiyi" kurtaran kaptan oluverdi... Bu arada bir kaç gün internet ve medyadan uzak durup, inzivaya çekilirken, bir de totem yapayım dedim: İnternet'i açmayacağım ve açtığımda Galatasaray "sükseli" bir transfer yapacak... Internet'i açtım Leo Franco İstanbul'a geldi... Sükseli mi süksesiz mi zaman gösterecek...
26 Haziran 2009 Cuma
Brezilya:1-0:Güney Afrika
- Alvez'in maça girer girmez attığı yukardaki golü dışında ve Güney Afrikalıların "Booth" diye bağırışları söylenecek ne var ki dünkü maça dair?
25 Haziran 2009 Perşembe
İspanya:0-2:ABD
- Yukarıdaki başlıkla bir yazı yazacağım hiç aklıma gelmezdi, bu da oldu ve turnuvanın sürpriz takımı Amerika, favori İspanya'yı eleyerek finale kaldı. Aslında "sivrisinet gürültüsü" içinde oynanan gazozuna maçlar gibi düşünüyorum Konfederasyon Kupasını lakin İspanyollar için futbol tarihine geçmeleri açısından oldukça önemli bir maçtı, milli takım seviyesinde 36. maçından namağlup ayrılmayı başaramadılar ve rekor kırma şansını kaybettiler...
- Belli ki Del Bosque ve talebeleri, bütün planlarını İtalya üzerine yapmışlar ve B grubunun sürpriz takımı Amerika'yı pek sallamamışlardı maç öncesi. "Nasılsa alırız" havası içinde çıkılan maçta, karşılarında taş gibi ve İspanya'nın sistemini çalışmış bir Amerika çıkıverdi ve Dünyanın en iyi takımı dediğimiz İspanya'nın B planı olmadığı ortaya çıktı. Sürekli kanatlara topu yollayıp, oradan ortalarla delmeye çalıştılar rakibi ama Amerikalılar Torres ve Villa'yı öyle bir kitlemişlerdi ki, boğalara gol şansı vermediler. İstedikleri topları alamayan forvetler de, özellikle Villa "sinirlendi", oyun disiplini bozuldu, mahalle maçı havasında "geleni vurdu" Howard'ın kalesine...
- Amerika'daki Landon Donovan belki dün gece gol atamadı ama takım en başarılı oyuncusuydu bana göre. Tamam, bütün takım koştu, defans oyuncuları can siperane oynadı, Onyewu top sektirmedi filan ama Donovan tecrübesiyle maçı Amerika takımına kazandıran oyuncuydu. Xavi'ye ceza sahası içinde "profesyonelce" yaptığı şarj ile İspanyol oyuncunun gol şansını engellerken, takımının attığı ikinci goldeki "al da at" pası "first class" sınıfındandı... Avrupa deneyimi sonrası ülkesine dönen Donovan, Galatasaray'ın Hagi'den sonra aradığı "lider" tipli 10 numarası olabilir, tabii Amerika liginden topçu getirmek, hele bu maçlardan sonra ABD milli takımından futbolcu transfer etmek "pahalı" bir iş olsa gerek...
- Mısır maçının yıldızlarından hocanın oğlu Bredley'in "ucuz" bir kırmızı kart görmesi final adına üzücü oldu Amerika için ama turnuvanın "sürpriz" takımı, bir sürpriz daha yapıp kupayı alırsa, şaşırır mıyız, dün geceden sonra, asla...
22 Haziran 2009 Pazartesi
Mısır:0-3:ABD

- İtalya-Brezilya maçı tercih edildiğinden dolayı izleme şansım olmadı bu maçı ama asıl izlenmesi gereken bir maçmış. Gecenin bir yarısı TRT3te tekrarını yakaladım ama o da ikinic yarının başlarından itibaren. İtalyanları yenerek "havalalan" Mısırlılar, belki diğer maçlara göre eksik bir kadroyla çıkmışlardı ama pek bir varlık gösteremedikleri gibi Amerikalılar işgal ettikleri bölgeleri ablukaya aldıkları gibi El Hadary'nin koruduğu kaleyi sarmışlardı. Maça başlarken Bob Bradley ve futbolcuları maça başlarken böyle bir mucize olacağını düşünmüşler miydi bilemem ama ilk yarıda buldukları gol ve İtalya-Brezilya maçından gelen skor haberleri onlara "acaba" dedirtmeye yetti. Olur mu olmaz mı derken, kaptan Donavan'ın asistine hocanın oğlu Michael Bradley şık vurdu ve "Amerikan Dream"in gerçekleşmesine bir gol kaldı. Ve rüya 71' dakikada gerçek oluverdi...
İtalya:0-3:Brezilya

İtalya:0-3:Brezilya
Goller:Luis Fabiano 37' & 43', Dossena 45' (kk)
- Final gibi maç olacak düşüncesiyle bütün gün bekledik İtalya-Brezilya maçını, zaten bu sıcakta şehirde başka ne yapılır ki, liglerin olmadığı dönemde ne izlenir ki, o da ayrı bir yazı konusu tabii. Rakı sofrası kuruldu, mezeler hazır ama bir sorun vardı, şalgam buzlukta unutulmuş ve donmuştu, suya dönüş yaparak kurulduk ekran başına... Büyük takım gibi başladı İtalyanlar, kendilerinden emin ve "gerektiği zaman kazanabileceklerini" gösteren bir edayla oynuyorlardı. Brezilya ise daha çekingen başlamıştı oyuna ama dakikalar ilerledikçe o savunmasıyla ünlü İtalyanlar hatalar yapmaya başlamasınlar mı... Özellikle de dün "Üç Hollandalı" yazısını yazarken aklıma gelen ve Galatasaray'a bir gelse "kurban keserim" dediğim Dossena'nın tarafını yol geçen hanına çevirdiler "plaj çocukları" ve maç öyle bir hal aldı ki, arka arkaya darbe yiyen boksörün gong sesini beklemesi gibi hakemin ilk yarıyı sonlandıran düdüğünü beklemeye başlarken, arka arka gelen üç kroşe ile nakavt oluverdi Lippi'nin talebeleri...
- İkinci yarı artık herşey bitti derken, maçın 70 küsür dakikalarında bir şans daha geldi İtalyanların önüne. "Artist" Mısır'ın havasını alıvermiş Amerikalılar ve İtalyanlar'ın atacağı bir gol onları üst tura çıkaracaktı. Güçleri yettiğince uzaktan şutlarla bulmaya çalıştılar golü fakat Julio Cesar çıktı karşılarına. Bitime 6-7 dakika kala yan komşunun gelmesiyle maçın en kritik anları izleme şansım olmadı lakin gol de olmamış ve İtalyanlar boynu bükük evlerinin yolunu tumka zorunda kalmışlar...
21 Haziran 2009 Pazar
İspanya:2-0:Güney Afrika
İspanya:2-0:Güney Afrika
Goller:David Villa 52', Fernando Llorente 72'
Goller:David Villa 52', Fernando Llorente 72'
Rekora koşarken takılmak istemedikleri bir engeldi Güney Afrika takımı İspanyollar için, onlar da golsüz biten ilk yarıdan sonra penaltı kaçırmalarına rağmen buldukları iki golle futbol tarihine isimlerini yazdırmış oldular. Milli takımlar seviyesinde 15 ardı ardına galibiyet ile rekor kıran "Boğalar", yenilmezlik serilerini de 35 yaptılar ve Brezilya'nın rekorunu egale etmiş oldular... İspanyollar galibiyete sevinirken, Irak maçının beraber bittiğini duyan Afrikalılar ise mağlubiyete sevindiler, artık o borularla bütün gece kutlama yaparlar...
Irak:0-0:Yeni Zellanda
Irak, galip gelip üst tura çıkmak isterken, Yeni Zellanda da memlekete en azından 1 puanla dönmenin hesaplarını yapıyordu. Kaleci Moss'un devleştiği maçta komşu beraberliğe yenilgi almış gibi üzüldü, hele de İspanya'nın ev sahibini 2-0 yendiğini öğrendiğinde...
19 Haziran 2009 Cuma
Mısır:1-0:İtalya
Mısır:1-0:İtalya
Gol:Mohamed Homos 40'
Gol:Mohamed Homos 40'
- İtalya'nın favori olduğu maçta Mısır'ın galibiyeti turnuvanın da ilk sürprizini gerçekleştirmiş oldu dün gece. Aslında, Brezilya karşısında vermiş oldukları mücadele, ki maçı izleyemedim, bu maç için de İtalyanlara "biz tehlikeli takımız" mesajını vermesi gerekiyordu ama çizmenin çocukları maça pek de hırslı başlamadılar. Belki başlamak istediler ama güçleri bu kadardı demek de yerinde olabilir... Zaten kadroya bakınca, en azından bir Del Pierro burada iş yapardı demeden edemiyor insan... Mısırlılar ise güçlerini bilerek, kontralarla gelmeye çalıştılar rakip kaleye ve bu atakların birinde buldukları köşe atışından attıkları golle maçı kazanmasını bildiler... Aslında, İtalyanların yediği golü artık amatörde bile yemiyorlar, çünkü kornerlerde "ön direk-arka direk" paylaşımı her zaman yapılır ama savunmalarıyla meşhur "gök mavililer" bu işi unutunca, Mısır'lılar da kestiler cezayı. Buffon gibi bir kaleci için eksi puan...
- Normal şartlarda gönlümüz hep güçsüzden yanadır ve gole kadar da Mısır'dan yana davrandık ama golden sonra yaptıkları "zaman öldürme" çabaları o kadar komikti, o kadar çocukçaydı ki, "Şu İtalyanlar iki tane atsa, görseler...." diye az geçirmedim içimden. Özellikle kaleci Al Hadary ikide bir sakatlık numaralarıyla hem hakemi hem de İtalyanları çıldırttı, Gattuso'nun sahaya girmediğine dua etmek lazım. Dua demişken, golden sonra, maçtan sonra Tanrıya el açan bir takımın Brezilya maçındaki "bariz" penaltıya olan itirazları olsun, dün gece oyunu bozmak adına yaptıkları olsun "İlahi" gücün ne kadar hoşuna gidiyor acaba...
- İtalyanlar ilk kez katıldıkları turnuvada gruplardan çıkamama tehdidi ile baş başa kaldılar. Pazar günü Brezilya karşısında mutlak galibiyet almaları gerekir Güney Afrika'da kalabilmeleri için, Mısır'lılar ise onlara göre daha avantajlı şimdilik... Ama, İtalyanlar zorlu maçları severler, Brezilya'yı mağlup edecekler diye bir his var içimde nedense...
- Maçta bu Afrikalıların çaldığı borulara bir çözüm getirmek lazım yoksa seneye Dünya Kupasında bu işi daha da abartırlar, söylemdi demeyin...
18 Haziran 2009 Perşembe
Güney Afrika:2-0:Yeni Zellanda
Güney Afrika:2-0:Yeni Zellanda
Goller: Bernard Parker 21' & 52'
Goller: Bernard Parker 21' & 52'
- Basketbol maçı sonrası çıkan olaylar ve kupa töreninin yapılıp yapılmayacağı merakına kurban giden bir maç oldu Güney Afrika-Yeni Zellanda karşılaşması... Maç sonuna bakınca sevindiğim olay, futbolun ilahlarının sahne almış olup Irak maçında gole giden topun çizgide Parker'a çarpıp, girmemesi sonrası bu gece Parker'ın iki gol atıp galibiyeti getiren adam olması...
İspanya:1-0:Irak
İspanya:1-0:Irak
Gol: David Villa 55'
Gol: David Villa 55'
- Bu kadar sıkıcı maça son zamanlarda pek rastlamamıştım, aklımda Fenerbahçe-Efes maçı olmasaydı, koltukta uyuyabilirdim bile, ama uyanık kalmak için zorladım kendimi... Komşu Irak'a Güney Afrika karşısında sempati duymuştum ama bu kadar da kapanık oynayacaklarını hiç aklıma getirmemiştim doğrusu. Koca maç boyunca Casillas2a top kaç kere değdi derseniz, bir elin parmakları kadar... Bir ara, "Del Bosque, kalecinin yerine oyuncu alsa nasıl olur" fantezisi bile kurdum beynimde... Ispanyollar, rakip kaleyi bloke ettiler ama onlar da nedense çok ciddi pozisyon bulamadılar, sürekli kanatlardan ortalarla gol aradılar, bu işten vazgeçseler artık derken, Villa tıkadı lafı ağzımıza...
- Irak'ta sol bekte oynayan "Roberto Carlos" kılıklı oyuncu ile sonradan giren Jasim Karaar'ı beğendim, gerisi fasa fiso, bunlar galiba Asya şampiyonu olduktan sonra kapağı Arap şeylerinin takımlarına atmışlar ve yan gelip yatmışlar...
- İspanya için rekora doğru sadece bir basamak niteliğinde bir maçtı, onlar da golü buldular sonra da pek sıkmadılar kendilerini. Tek üzüntüm, El Nino'nun maçı golsüz kapamasıydı, ama o büyük maçları sever, grup maçlarından sonra sahne alacaktır...
- Güney Afrikalı seyircilerin toplu halde yaptıkları gösteri maçın da önüne geçti benim için. Sağ zıplama, sola zıplama, yandaki ile el çırpma ve değişik zıplama türü kordineli bir şekilde yapılınca oldukça mükemmel gözüküyor. Meksika dalgasından sonra, bir turnuvanın bizlere kazandıracağı ikinci tribün olayı olacaktır. Umarım final maçında bütün stad dolu olur ve bunu daha uzun yaparlar ki, dünya da izlemiş olur, belki kulüp takım tribünlerine de yayılır...
16 Haziran 2009 Salı
ABD:1-3:İtalya

ABD:1-3:İtalya
Goller:Landon Donovan 41' pen/ Giuseppe Rossi 58', 90+4', Daniele de Rossi 72'
Pazartesiyi boş geçtik, bize inat bol bol gol gelmiş B grubu maçlarında... İki favori de kazanınca, grubun en zor maçı bana göre Mısır-İtalya olacak gibi, Brezilya birinci çıkıp, İspanya'nın rekor kırmak için yenmesi gereken takım bu ikisinden biri olacak... Brezilya ikinci çıksa zaten daha önce de yazdım,İspanya-Brezilya maçı tadından yenmez bir kapışma olur...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)






























































