22 Temmuz 2016 Cuma
Türkiye Futbol Fanzinleri Sergisi
Avrupa Futbol Taraftarlar Derneğinin geçtiğimiz günlerde İzmir'de düzenlediği bir dizi aktivite arasında bir de Futbol Fanzinleri Sergisi yer alıyordu. Futbola dair her türlü koleksiyonlarıyla tanınan Barış Karacasu'nun arşivinin konuk olduğu sergide bizim ultras/Movement Fanzini de görmek bizi mutlu etti. Blog yazmaya başlamadan çıkarmıştık u/M fanzini ve yazılarımızı ikinci sayıyla devam ettirmek amacındaydık ama bloga yazmak, okuyucularla interaktif iletişimde olmak daha cazip gelse gerek, bir türlü ikinci sayıyı çıkaramadık. Bu yaz blogda yer alan yazılardan bir derleme ile ikinci sayıyı çıkarma planım vardı ama yaz bitiyor, hala bu işe başlayamadık, o da "yalan" olacak gibi. Ama bir gün ikinci sayı çı-ka-cak...
Yazı: ultras/Movement Saat 00:22 0 Yorum Var / Bi' De Sen Yaz
Dosya: Futbol Kitapları, Futbolun Edebiyatı
15 Şubat 2015 Pazar
Kitap Okuyun, Okutun
Konya'nın Ereğli ilçesinde oynanacak olan Ereğlispor-Kadırhanıspor maçı öncesinde "futbol sahalarında hep görmek istediğimiz" bir eylem gerçekleşti: Bütün tribünler, sahaya çıkan takımlar ve hakemler hep birlikte aynı anda kitap okudu. İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından organize edilen etkinlik kitap sevgisini aşılamak ve okuma alışkanlığı kazandırmak amacıyla gerçekleştirilirken, diliyoruz ki bu sadece tek maçla kalmaz, Ereğli'deki tüm maçlarda uygulanır, sonrasında da memleket geneline yayılır ve Süper Lig karşılaşmaları öncesinde kitap okuma etkinliği gerçekleşir. Maça elinde kitapla giden taraftar görmek, kitapçı vitrinlerinde futbol edebiyatına dair onlarca kitap görmek ütopya olmaktan çıksa hiç fena olmaz hani...
Yazı: ultras/Movement Saat 07:19 0 Yorum Var / Bi' De Sen Yaz
Dosya: Amatör Lig, Futbol Kitapları, Haber
1 Eylül 2013 Pazar
Futbol Kütüphanesi
Türkiye'nin ilk ve tek futbol kütüphanesi 24 Ağustos günü Trabzon'da açıldı. Ayak topunu seven, onun üzerine fikir yürütmekten hoşlanan ve futbolla alakalı yayınları okumaktan haz duyan bir grup Trabzonlu gencin başlattığı proje ile bir dükkan kiralanmış ve içine elde avuçta kaç dergi, kitap, atkı varsa getirilerek futbol temalı kütüphanenin açılışı yapılmış. Sahaflarda, kitapçılarda futbola dair ne varsa toplamaktan hoşlanan biri olarak bu çalışmayı taktir ettim ve Trabzonlu arkadaşlara ultras/Movement ve elimde bulunan diğer fanzinler ile kitaplardan yollayarak destek olmak niyetindeyim. Siz de bu çabaya katkıda bulunmak isterseniz buyurun iribat adresleri:
Trabzon Fikir ve Futbol Kültürü Derneği (Joganita) Tel numarası : 0462 321 2529
Çarşı mahallesi Çınaraltı Sokak Yavuz Selim iş merkezi Kat 1 No 75
Facebook: https://www.facebook.com/Joganita
Yazı: ultras/Movement Saat 15:17 0 Yorum Var / Bi' De Sen Yaz
Dosya: Futbol Kitapları, Futbolun Edebiyatı
17 Temmuz 2013 Çarşamba
İmalat-ı Harbiye Fanzin
"Bu fanzin bir grup SOKAK çocuğu tarafından çıkartılmıştır. Her hakkı Ankaragücü tribünlerinde saklıdır. Periyodu yoktur, canı istediğinde çıkar." diye tanımlamışlar İmalat-ı Harbiye fanzini Ankaragücü sevdalıları... Blogların temelini atan "yazar çizer" taraftarın staj mekanıydı fanzinler, Tribün Derginin başını çektiği, "inadına" , "pankart", "semtimiz sevdamız", "halkın takımı", "kuva-yi kafsin kaf" , "turuncu", "deplase", "dahke" ilk akla gelenlerken, bizde ultras/Movement'in ilk sayısını çıkarıp, blog işine girince "sanala" bıraktık kendimizi. Ama başkentin sokak çocukları vazgeçmemişler fanzin sevdasından ve beşinci sayılarını çıkarmışlar. Bu gayretlerinden dolayı tebrik ediyoruz kendilerini, sokak fanzinin ilk sayısındaki çağrımızı da yineliyoruz: Bize de bir adet numune yollar mısınız?
10 Şubat 2012 Cuma
Aslan Yürekliler
Kütüphanemize bir kitabın daha ekleneceği ümidiyle Aslan Yürekliler'in raflarda yerini almasını dört gözle beklerken, fiyatının pahalı olması satış rakamları hakkında kafamda soru işaretleri uyandırdı. Başta belirttiğim gibi, zaten okumayan bir toplumuz, bir de 33 TL olunca fiyat, kitap raflarda tozlanacak gibime geliyor, zira futbol kitapları 8 ile 15 lira arasında satış fiyatlarıyla yer buluyor kendine kitapçılarda ama yüzlerine bakan bile olmuyor...
Yine de Orhan Ölçen'e yazmış olduğu kitabı için teşekkür ederken, tek dileğimiz kitabın Galatasaraylı, Fenerbahçeli, Beşiktaşlı, Trabzonsporlu demeden, hayatını tribünlere adamış bütün futbolseverler tarafından edinilip, okunmasıdır...
19 Aralık 2010 Pazar
Moskova'daki Penaltı Atışları
...Grant'lı Chelsea, Moskova'daki 2008 finaline çıkınca, profesör, Ignacio'nun araştırmasının Grant'a faydalı olabileceğini düşündü ve iki adamı bir araya getirdi. Igancio, Grant'a Manchester United ve penaltılarla ilgili dört maddelik bir rapor gönderdi:1-Van der Sar, bir çok kaleciye göre, atıcının "doğal" tarafına yatmaya çok daha fazla meyillidir. Bu da sağ ayağını kullanan bir atıcıyla karşılaştığında , Van der Sar'ın genellikle kendi sağına, solak bir atıcı karşısında ise kendi soluna yatacağı anlamına gelir. Yani eğer Chelsea'nin sağ ayağını kullanan atıcıları "doğal olmayan tarafa", Van der Sar'ın soluna doğru vuruş yaparlarsa, şansları daha yüksek olur.2-Van der Sar'ın kurtardığı penaltıların çoğu ortalama yüksekliğe(1-1.5 metre yüksekliğe) yapılan vuruşlardır. Yani Van der Sar'ın koruduğu kaleye ya yerden ya da çok yüksekten şut çekilmelidir.3-Cristiano Ronaldo da başka bir özel durum. Ronaldo genellikle topa doğru koşarken bir an durur. Eğer durursa muhtemelen (%85lik bir ihtimal) kalecinin sağına doğru atış yapacaktır. Ronaldo son anda bile topu nereye atacağı konusundaki fikrini değiştirebilir. Yani kalecinin erken davranmaması önemlidir. Kalecinin erken davranması durumunda Ronaldo tüm atışlarını gole çevirmiştir.4-Penaltı atışlarında atılan yazı turayı kazanan takım, atışlara hangi takımın başlayacağına karar verir. Ama bu çok da önemli bir ayrıntı değildir: Kazanan takım her zaman ilk atışı yapar.. İlk atışı yapan takım, maçların %60'ında atışalrı kazanır. Bunun nedeni tahminen, oyunu kazanmak için muhakkak gol atması gereken ikinci takımın üzerinde çok fazla baskı olmasıdır.......Chelsea'li oyuncuların hepsi Ignacio'nun raporundaki tavsiyelerine harfi harfine uymuştur-Nicholas Anelka hariç...
1 Ekim 2010 Cuma
Uğur Önver'den Messi
Bit lakaplı bir devin öyküsü: Messi!
Son zamanların başarılı spor spikeri Uğur Önver, yeni kitabı ile futbolseverlerin gönlüne taht kuracak. İlk kitabı özledim.com ile liseye giden dört gencin hayatını anlatan ve gençlerin büyük ilgisiyle karşılaşan Uğur Önver, bu kez bir dünya devinin hayatını kaleme aldı.
Alçakgönüllü ve yetenekli bir futbolcu olan Messi daha küçük yaşlarda futbola merak salar. Gerek tekniği gerekse becerisiyle diğerlerinden kolayca sıyrılır. Ancak boyu o kadar kısadır ki… Hatta arkadaşları ona Bit lakabını taktılar. Ama boyunun kısalığı aslında bir hastalığa dayanmaktadır. Büyüme hormonunda bir sorun vardır. Yaşıtlarına oranla daha yavaş büyümektedir. Gelişimi için her gün iğne olmak zorundadır. Ve iğneler hayli masraflıdır.
O sıralar River Plate, Messi’yi bünyesine almak istemiştir. Ama hastalığını duyunca ona yatırım yapmak istemezler. Messi ailesi için umutlar tükenmektedir. Ama bir gün bir futbolcu menajeri kapılarını çalar. Onları Barcelona ile tanıştırır ve Messi, Barcelona’da profesyonel hayatına başlar. Çalışırsa insanın zorlukları yeneceğini anlatan bir roman Messi…
9 Temmuz 2010 Cuma
Dünya Gözüyle Futbol/Cogito
İlker Aktükün’ün “Futbolun Siyasi Tarihine Kenar Notları” başlıklı ve futbolun üç temel döneminde siyasetle doğrudan ya da dolaylı ilişkisini ele alan makalesiyle açılan dosya, Kıvanç Koçak’ın futbol ve milliyetçilik ilişkisini ele aldığı ve milliyetçiliğin futbolu bir “av sahası” olarak kullanışını Türkiye’den çeşitli örneklerle gösterdiği yazısıyla devam ediyor. Tanıl Bora, “Yeşil Kırmızi, Şark’ın Yıldızi” başlıklı yazısında Diyarbakırspor’un kişiliğini ve Süper Lig’deki kimliğini, geçtiğimiz sezon çıkan olayları da yorumlayarak okuyor. Antonio Negri’nin 1998’de Rebibbia Cezaevi’nde kaleme aldığı yazıda, “herkesin gırtlağına kadar futbola batmış durumda olduğu” İtalya’da, değerler bunalımı sonucu safların nasıl değiştiğini Ulus Baker’in çevirisinden okuyoruz.
Hande Birkalan-Gedik’in futbolun cinsiyetini, feminizm ve futbol üzerine kapsamlı bir literatür araştırmasıyla sorguladığı yazısına Gülengül Altınsay’ın bir kadın futbol yazarı olarak deneyimlerini aktardığı yazısı eşlik ediyor. Selçuk Candansayar, “Futbol, Delinin Aşkı”nda futbolun öğelerini ele alıp psikanalitik bir okumaya tabi tutarken, Nelson Rodrigues, 1956 tarihli yazısında Brezilya futbolunun tek eksiğinin bir psikanalist olduğunu öne sürüyor.
David Inglis ve John Hughson’ın “Güzel Oyun ve Gündeliğin Proto-Estetiği” başlıklı çalışması, futbolun sanatsallaştırılması üzerinden, estetik süreçlerin pratiğin alanını şekillendirişini okurken, Allan C. Hutchinson’ın “Derrida Futbol Oynamış Olsaydı” başlıklı yazısı, felsefenin Maradona’sı Derrida’nın futbol sevdası üzerinden, “içkin bir tasarımı ya da doğal amacı olmayan büyük oyun alanı”nı okuyor.
Tunca Arslan’ın “Ofsaytta Yaşayanlar Paslaşıyor” başlıklı yazısı, Burcu Göknar’ın “Vefa” projesinden hareketle ve sanatçının sergisinden fotoğraflar eşliğinde kaleme alınmış, futbolun “parıltısız” ve vefalı yüzüne dair bir inceleme. Futbolun bir diğer yüzünü ele alan Doruk Yurdesin, mega futbol organizasyonlarının milyonlarca kişiyi evinden edip yersiz yurtsuz bıraktığına dikkat çekerek, ekranda futbolun keyfini çıkarırken, bunun milyonlarca insanın yaşamını nasıl etkilediğini bilmenin bir vicdan borcu olduğunu hatırlatıyor. Futbolu bir medeniyetler çatışması olarak ele alan Bartosz Weiss, rakip taraftar imgelerine odaklanıyor. Emre Sarıkuş da bugün “sanayi devrimini” yaşayan futbolun psikopatolojisine odaklanıyor. Ulaş Başar Gezgin’in “Gezgin Heyecan Kuramı”, yazarın anlatı kuramını futbola uyarlayarak, futbolun neden sanatsal etkinliklerden daha çok izleyici çektiğini açıklıyor.
Tan Morgül ve Turgut Yüksel’in futbol güzellemesiyle açtığımız dosyanın ikinci kısmı ise Dünya Kupası üzerine yazılardan oluşuyor. Vishanthie Sewpaul’un makalesi, Güney Afrika’nın 2010 Dünya Kupası’na evsahipliği yapmasının sosyoekonomik ve sosyopolitik sonuçlarına eğiliyor. Özgür Dirim Özkan, küreselleşen dünyada futbolun çekiciliğinin sırrını araştırırken, Barış Karacasu “Futbol Şarkılarının Dünü”nde Dünya Kupası’nın müzikli, resmi ve kısa bir tarihçesini çıkarıyor. Avrupa çapında 1997’den beri her yıl İtalya’da düzenlenen Mondiali Antirazzisti (Irkçılık Karşıtı Dünya Kupası) organizasyonuna 2009 yazında, Adana Demisporlularla birlikte katılan Yavuz Yıldırım Başka Bir Dünya Kupası izlenimlerini aktarıyor.
Futbol sayımız arzu ettiğimiz gibi Dünya Kupası’nın başına yetişmedi ama “ofsayta da düşmedik”...
Yazı: ultras/Movement Saat 10:56 1 Yorum Var / Bi' De Sen Yaz
Dosya: Futbol Kitapları, Futbolun Edebiyatı
1 Temmuz 2010 Perşembe
Semtimiz Sevdamız Fanzin
Yazı: ultras/Movement Saat 01:17 1 Yorum Var / Bi' De Sen Yaz
Dosya: Futbol Kitapları, Futbolun Edebiyatı
20 Mayıs 2010 Perşembe
u/M Blog Futbol Dergisi'nde
Yazı: ultras/Movement Saat 12:29 0 Yorum Var / Bi' De Sen Yaz
Dosya: Futbol Kitapları, Futbolun Edebiyatı
3 Ekim 2009 Cumartesi
Why England Lose: and Other Curious Phenomena Explained
6 Eylül 2009 Pazar
Cennette Bir Yıl
29 Ağustos 2009 Cumartesi
Yenilsen De Yensen De
12 Şubat 2009 Perşembe
Sokak Fanzin
1. http://www.sokaktayiz.net i tanıtan bir yazı
2. taraftar olmak üzerine bir deneme,
3. Ankaragücü tribün gruplarının tanıtımına dair bir yazı dizisinin ilk yazısında gecekondu tribünleri,
4. sokak müziği yazı dizisinin ilk yazısında rap,
5. başkent kulüpleri yazı dizisinde ilk sayıda hertha berlin,
6. bursaspor kardeşliği,
7. doğantepe semti,
8. cebeci stadı,
9. denizli deplasman yazısı,
10. sokak grubuna ve Ankaragücüne dair söylenenlerle ilgili bir derleme
11."sokak" yazıları
Özellikle Bursaspor kardeşliği ile ilgili yazı ilgi çekecektir, bir de başkent kulüpleri yazı dizisi umarım uzun soluklu olur... Fanzine ulaşmak için tribündergi forumlarından Anıl'a ulaşmak yeter... u/M olarak biz de bekliyoruz bir adet numune...
31 Ocak 2009 Cumartesi
Ultras Life Magazine 9-10-11

#10

#11
Ultras Life Magazine #5
Ultras Life Magazine #6, #7, #8
27 Ocak 2009 Salı
Başkalarının Sakatladığı Çocuklar
Başkalarının Sakatladığı Çocuklar, kilometrelerce yol, tesislerin önünde, otel lobilerinde saatler süren bekleyişler, kamplardaki manevralar sayesinde yazıldı… Oray Eğin, Türkiye’nin en ünlü futbolcularının hiç kimsenin girmesine izin vermedikleri dünyalarına girdi ve onları kendilerinin bile tahmin etmediği konularda konuşturdu…
Emre Bölezoğlu bir işçi çocuğu olarak slow şarkı dinleyince hüzünlendiğini, Ümit Karan Almanya’daki ırkçılarla yaptığı kavgaları, Serkan Balcı yetimhanede geçirdiği günleri, Kemalettin Şentürk aileden gelen solculuğunu, İlhan Mansız kendisini nasıl beğendiğini, Nihat Kahveci Bağcılar’da geçen çocukluğunu, Gökdeniz Karadeniz ilk kez soyunma odasına girdiğinde hissettiklerini, Ünal Karaman MHP’ye olan bağlılığını, Kompela nasıl Türk olduğunu, Selçuk Şahin Aleviliğini, Kemal Aslan da eczanede çalıştığı günleri anlattı. Başkalarının Sakatladığı Çocuklar, dünyanın en güzel çocukları için yazılmıştır.
23 Ocak 2009 Cuma
Örnek Kişi: Metin Oktay
Hilmi Özcan, futbola dair bir blog yapıyormuş ve bizim blogtan da bir kaç resim kullanacakmış, bu konuda bir mail atmış, "helal hoş olsun" dedik tabii ve kişisel web sayfasını incelerken gördüm fotoyu... Daha önce de görmüş ve başka bir kitapta da adı geçtiği için ikisini beraber koyarım bloga demiş, sonra kalmıştı. Bugune kısmetmiş... Metin Oktay sadece tribünlerde ve gazetelerin spor sayfalarında değil, aynı zamanda örnek kişiliği ile Milli eğitim Bakanlığının okul kitaplarında da yer alıyor... Üstteki resim ilköğretim kitabından alınma, altttaki de lise 2 İngilizce kitabından... Bu arada okul demişken, 15 gün tatil yapacak bütün öğrenci ve öğretmenlere iyi tatiller dileklerimizi iletelim...
6 Eylül 2008 Cumartesi
Halkın Takımı Fanzin#3
Beyinlerimize limonlar sıkıp ruhlarımızdan salatalar yapacağız
Ve reçine kokulu kanlarımızı sunacağız kafataslarımızda
Davranın ulan söğüş vücutlar
Kendimize yediremediğimiz ne varsa onlara yedireceğiz
O koca kıçlı doymak bilmez iştahları doyuracağız bugün
Dillerinizi kesin teker teker ve atın şu içimizde ağır ağır kaynayan kazana
Getirin gözünüzden sakındığınız ne varsa gözlerinizi de hatta getirin
Bir tek ayaklarımız kalana dek yedireceğiz ne varsa
Bir tek ayaklarımızı vermeyeceğiz, onlar kalacak tek varlığımız
Onlarla tabanlayacağız çünkü işgallemesine ezeceğimiz evreni
Tüm evrenin acıkmayan tek hayvanıyız, çünkü biz
Ayak Takımıyız...."
diyerek 3. sayının tanıtımına girişmiş Halkın Takımı fanzini hazırlayan arkadaşlar. Daha önce birinci ve ikinci sayıları çıkarıp, "okur-yazar" taraftarın beğenisini almanın coşkusuyla 3. sayıyı da bitirmişler ve beğeniye sunmuşlar. Tamin edip okuyacağız en erken zamanda. Merak edenler için fanzini bulabilecekleri adres:
Murat UNCU
Meşrutiyet caddesi 19
Galatasaray,Beyoğlu
*Mephisto Kitabevi
( İstiklal Caddesi No : 197 Beyoğlu)
10 Ağustos 2008 Pazar
Ultras Life Magazine 6-7-8
11 Mayıs 2008 Pazar
Turuncu Fanzin
Fanzinleri tanıtırken, unutmuşuz ya da yeni sayı çıkmadığı için dikkatimizden kaçmış Turuncu fanzin.. Diğer fanzinlerden farklı olarak dikey olarak basımı yapılmış, fanzine emeği geçenlerin dediği gibi "okunabilirlik açısından"... Tanıtımını yine Hakan kardeşime bırakıyorum, bize Adana'dan bildirsin bakalım:
"Şimdiye kadar 2 sayı çıkarabildik. 1. sayı 2007 Temmuzuna ait. 3ligden 2B' ye çıktığımızda yayımlamıştık. 2.sayıyı da 2008 şubatında çıkardık. a4 'ü dikey katlayıp da bir biçim verdik fanzine. Hem farklı hem de kullanışlı olmasını düşünmüştük. 16 sayfayı şimdilik yeterli gördük. İş,okul, siteler ve tribün yoğunluğu fazlasına imkan vermiyordu. Fotokopiyle çoğalttık, bunun için turuncu kağıtları kullandık. ikinci sayıdaki başlıklarımız: Turuncu, Beyaz, Adana ve Adanapor/ Futbol Ne Kadar Futbol/ Adanasporlu Olmak/ Turuncu Fanzin/ Bir Daha Doğsam/ Turbeyler/ Ömrümüzün En Güzel Hikayesi/ Gölgesi Ağır Adam (Gündüz Tekin Onay)/Adana'da Yağmur/ Futbol Nedir, Ne Değildir/ Unutulmazlar/ Slogan Araraken/ Asativata'nın Seslenişi/ Arjantin Köşe.."
Ben edinmek isterim kendi adıma, kargo filan yaparlar diye düşünüyorum, diğer edinmek isteyen arkadaşlar için mail adresi hakantabakan@yahoo.com ...



























.jpg)

.jpg)














