Trabzonspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Trabzonspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Eylül 2026 Pazar

Trabzonspor:4-0:Galatasaray


"Kaosu anlamlandırmanın en hızlı yolu, onu bir kişinin üstüne yıkmaktır. Tek bir kişiyi suçlamak, karmaşık sistemleri kabul etmekten çok daha kolay gelir" der Burcu Kapu piyasaya yeni çıkan kitabı 'Futbol, İnsanın Kendiyle Maçı'nda. Dünkü Trabzonspor mağlubiyeti sonrası sosyal medyada Galatasaray severlerin büyük bir duygusal reaksiyonla yazmış oldukları #OkanBurukİstifa hashtaglerini okuyunca bu cümleler akla geldi.  Pek anlaşılır şekilde canları yanıyordu, öfkelerini yönlendirecekleri bir hedef arıyorlardı ki bu genelde sahada görünen teknik direktör olur, sonra topçular gelir ve en son da yönetimle biter "istenmeyenler listesi". Takım kazanırken "Okanball" ki dört yıl boyunca şampiyon olan bir teknik direktör ama kaybettiğinde de "beceriksiz, futbolu bilmez"... Futbolcularıyla bir araya gelip "Okan Buruk İstifa " tezahüratı yapan bir "mentali" bu hashtagler bozamaz da söz konusu nankörlük olunca bizlerin de bir kaç çift laf edesi geliyor.

Ligin Kasımpaşa ile birlikte yenilgisiz iki takımından biri olan Galatasaray, Trabzon deplasmanına Osimhen, Lemina, Singo ve Kaan'dan yoksun giderken, kalede Uğurcan; savunmada klasik dörtlü Sallai, Sanchez, Abdülkerim, Jakobs; ön liberoda Torreira ve Sara ile başlarken, gol yollarında Sane, Yunus, Leao ve en uçta Deniz vardı. Ev sahibi ise "şöhretli transferlerle" güçlendirdiği kadrosunun ligin ilk haftalarında aldığı mağlubiyetler sonrası Trabzon'un çocuğu Fatih Tekke ile yollarını ayırmış, geçici bir Hüseyin Şimşir dönemi sonrası Samsunspor eski hocası Thomas Reis ile anlaşmıştı. Yapılan bilimsel araştırmalar yeni hocaların ilk haftalarda takıma pozitif etki yaptığı kanıtlanmıştı ve cumartesi gecesi buna bir ispat daha eklendi 4-0 lık skorla...


Sporting deplasmanında Galatasaray'ın ilk devre oynadığı baskılı oyun çok beğenilmişti ki Okan Buruk da maça topu ev sahibinin sahasında tutarak başlamak istedi ki yine Portekiz'de attığı golün bir benzerini taç atışında Jakobs'un "elle ortasında" atmak hedeflerken "ava giden avlanır" misali Yunus'un hatalı pasında gelişen Trabzonspor kontraatağında Salah tecrübesi ile fileleri sarsıyordu. Slot ile ipleri kopardıktan sonra Liverpool'dan ayrılan Mo Salah Galatasaray ile özellikle Sami Yen'de oynadığı maçlardaki "hayranlığı" sonrası pek ala yeni adresini Kemerburgaz yapabilirdi ama Galatasaray'ın o bölgede Sane'si olduğu için Mısırlı forvet için bir girişim yapılmadı...

Yenik duruma düşen Galatasaray 5 dakika sonra Salah'tan bir gol daha yiyebilirdi de top direği yalayarak auta gidince derin bir oh çekiyordu sarı-kırmızılılar. Sonrasında ise oyun Galatasaray'ın hakimiyetindeydi, 16'da Leao'nun ara pasında ceza sahasını bir libero misali terk eden Onana Sane'den evvel topu uzaklaştırınca, kalesini bir golden koruyordu. Bir dakika sonra ise Sara'nın köşe atışında Abdülkerim'in kafa ile pasında Sanchez boş pozisyonda topu auta atıyordu. Beraberlik arayan Galatasaray'da Deniz'in baskı ile kaptı topu Sane ceza sahası önünden rahat pozisyonda auta atıyordu. İlk yarının otuzlu dakikalarına girildiğinde Leao'nun şutu kornere gidiyor, Sara'nın köşe atışında Deniz'in kafasını Dju çizgiden çıkarıyordu. Fena da oynamıyordu Galatasaray ama topu çizgiden bir türlü içeri atamıyordu, ki 36'da Leao ile paslaşarak ceza sahsına giren Jakobs'un şutunun Onana ve direk gol olmasına müsaade etmiyordu. 


Ve iki dakika sonra Galatasaray yarı sahası ortasında kazanılan bir serbest atışta ev sahibi hızlı başlattı, maçta bir çok defa yaptığı gibi Batuhan Kolak oyunu durdurdu, bir kez daha ev sahibi başlattı ve Galatasaray savunması o kadar dalgındı ki eksik yakalandılar ve Saviolo klas bir plase ile takımın ikinci golünü kaydetti. Golün faturası sağ bek Sallai'ye yazıldı da eli belinde pozisyonu seyreden Sane'yi görmek istemedi gözler o anda. Hiç beklemediği bu skor Galatasaraylı topçuların alamat-i farikası "kırılmayı" da getirdi ve Trabzonlular üçüncü gol için üç dakika içinde üç net pozisyon yakaladılar, önce Dju boş pozisyonda auta attı, sonra golü de buldular ama ofsayt kararı vardı ve bir dakika sonra Sanchez'in kaptırdığı topta Dju Salah'a "al da at" asisti yaptı...


Bir deplasman maçı için fena da oynamazken üç bireysel hata ile ilk yarıyı 3-0 yenik kapamak Galatasaray adına felaket gibi bir skordu. Ve ikinci yarıya başlarken Okan Buruk Deniz ile Barış'ı değiştirdi ki böyle zor deplasmanlarda Barış'ın oynamasında hep yanayımdır ve Sane'nin kulübeye gelmesini bekledim ama hocanın tercihi başkaydı. Teknik direktörlerin işine karışmak gibi bir yapım yoktur, lisans sahibi olup, futbolcularla idman yapan ve onlarla her an olan kendileridir ama Sane için tespitim "Bal yapmayan arı" zira Alma topçunun top ayağına çok yakılıyor, rakip de eksiltiyor lakin sonuç gol ya da asist ile neticelenmiyor, çoğunlukla rakibe geçen bir top oluyor. Öte taraftan rakip sahada baskı oyununu oynayan Galatasaray'da rakip takımlar Sane'nin göstermelik ve temiz baskısından pek çekinmiyor, oysa tatlı sert basan adamdan korkarlar, kimse onlarla "kapışmak istemez".

İkinci yarının 49. dakikasında Galatasaray yine gole çok yaklaştı, ceza sahası önünde bolca top çevirdi ve Sallai'nn şutunda yine Onana topu kornere yolluyordu. Ev sahibi hem skorun etkisiyle savunmaya çekiliyor, hem de baş başından beri ani atakla pozisyon kovalamak planından vaz geçmiyordu ama bir köşe atışında tüm takım Galatasaray kalesi önüne gelince Yunus'un başlattığı kontra atakta Leao topu sürdü sürdü ve ceza sahasına girerken savunmaya yakalanıp şutunu kornere gidiyordu. Salah'ın dördüncü dakika attığı golün benzerini Galatasaray atatamamıştı, üstelik Sane de boştaydı, pas verilse asiste dönüşme ihtimali vardı.

Dakikalar ilerleyip aranan gol gelmeyince Okan Buruk Jakobs, Sara ve Torreira'yı kenara alıp Eren, Batrkov ve Lesley'i oyuna sürdü ama çok da etkili olmadı ve tabela yine değişmedi.


Maç içinde çaldığı düdüklerle "bu maçın hakemi olamayacağını" ufak ufak sezdiren Batuhan Kolak dakikalar 70ye gelirken, önce Okan Buruk'a dördüncü hakemin uyarısıyla sarı kart gösterdi ve bir dakika sonra da "konuşuyor" işareti yaparak kırmızı kartla tribüne yolluyordu. Bu hareketi ile teknik direktörlerin "jest, mimik ve konuşmalarına" hassas olduğu anlaşılan Batuhan Kolak'ın iki hafta evvel oynanan Fenerbahçe-Beşiktaş derbisinde İsmail Kartal'ın kendisine parmak sallamasını Halil Meler'e kulaklıktan belirtmesine rağmen Halil Meler'in onu dikkate almaması sonrası maçın hakemini ısrarla yanına çağırmaması da tuhaf değil mi? Bu hassasiyet kişiye göre mi oluyor diye soralım biz de?


Okan Buruk'un atılmasından daha skandal olan ise Saviç'in Sane'nin ayağını kıracak şekilde tabanla müdahalesinde sadece sarı kart çıkartması ki çok başarılı olduğu söylenen İspanyol VAR hakeminin de onu ekrana çağırmamasıdır. Pozisyon o kadar kırmızı kart ki sonrasında Saviç'in Fabinho'ya "Beni nasıl atamadı ama" dercesine gülerek sohbeti televizyon kameralarına yansıyordu. Galatasaray iyi oynar kötü oynar da hakemlerin görevi maçı en adil şekilde yönetmektir. Hakemin kafasının maçta olmadığı o kadar belliydi ki maç biterken de Lesley'in Ozan'a tekmesini tüm stad gördü ama Batuhan Kolak görmedi, sarı kart verdi ve İspanyol hakem uyarınca kırmızıya döndü kart...

Dakikalar ilerleyip, iki takımın da maçın bitmesini beklediği anlarda Trabzonsporlular yine Sallah'ı Galatasaray savunması arkasına kaçırdılar ve tecrübeli oyuncunun plasesinde fark dörde çıkarken, Mısırlı da hatrick yapıyordu.


Maç Galatasaray adına kötü bitti de akılda kalan en güzel hareket  İlkay ve Sane'nin eski takım arkadaşları Salah ve Onana ile "gülerek?" sohbet ederken daha bir aylık Galatasaraylı Batrakov'un tek başına Galatasaray taraftarının olduğu tribüne gidip onları alkışlayarak sahadan çıkmasıydı.

"Herkes kazanmayı öğrenmek ister ama az çok insan kaybetmeyi öğrenebilir. Oysa bazen bir kulübün gerçek seviyesi, kuplarında değil mağlubiyet sonrası verdiği reflekslerde saklıdır" der Burcu Kapu, işte Galatasaray taraftarı için de kendini test etme vakti, kazanırken sevinmek ve sahip çıkmak kolay da ya kaybettiğinde? "Kafana göre Galatasaray" diyebilen kaç kişiyiz?


Stat: Papara Park

Tarih:19/09/2026

Hakemler: Batuhan Kolak, İbrahim Çağlar Uyarcan, Candaş Elbil VAR:Guillerme Cuadra Fernandez

Trabzonspor: Onana, Pina, Nwaiwu, Savic (Cenk Özkaçar dk. 87), Mustafa Eskihellaç, Melih Kabasakal, Fabinho, Muçi (Ozan Tufan dk. 59) Saviola (Cabral dk. 72), Muhammed Salah (Aral Şimşir dk. 87), Dju (Onuachu dk. 59)

Yedekler: Ahmet Doğan Yıldırım, Erol Can, Samet Akaydın, Umut Nayir, Onuachu, Metehan Mimaroğlu

Teknik Direktör: Thomas Reis

Galatasaray: Uğurcan Çakır, Roland Sallai (Kazımcan Karataş dk. 73), Davinson Sanchez, Abdülkerim Bardakcı, Ismail Jakobs (Eren Elmalı dk. 68), Lucas Torreira (Lesley Ugochukwu dk. 68), Gabriel Sara (Batrakov dk. 68), Leroy Sane, Yunus Akgün, Rafael Leao, Deniz Gül (Barış Alper Yılmaz dk. 46)

Yedekler: Jankat Yılmaz, El Chadaille Bitshiabu, İlkay Gündoğan, Renato Nhaga, Arda Ünyay

Goller: Muhammed Salah (dk. 4 , 44 ve 80), Saviolo (dk. 39) (Trabzonspor)

Kırmızı kartlar: Okan Buruk (dk. 71), Lesley Ugochukwu (dk. 86) (Galatasaray)

Sarı kartlar: Muçi, Savic, Muhammed Salah, Onana (Trabzonspor), Sane (Galatasaray)

6 Nisan 2026 Pazartesi

Trabzonspor:2-1:Galatasaray


Liverpool maçında yaşanılan sakatlıklar, sonra milli takımdan sakat dönen oyuncular derken Galatasaray uzun bir aradan sonra "eksik" bir kadro ile Trabzon deplasmanına gelirken, rakibin de üç temel oyuncusu yoktu sahada ama onların maça bir kaç gün kala "gaza" getirilen seyircileri vardı. "Galatasaray ile ilişkileri askıya aldık" diyen Trabzon başkanı, bir de söylentilere göre Galatasaray aleyhine yapılacak koreografinin de "sponsoru" olmuştu... Maç günü ortam fena gerilmişti, tüm tepki de Galatasaray'a transfer olurken kulübünden" izin" almış ve takımına 36 milyon euro kazandırmış olan Uğurcan'a karşıydı... O gün "para tatlı" gelirken, bugün Uğurcan "hain" ilan ediliyor, ısınmaya çıktığı dakikadan itibaren "annesine" küfür ediliyordu...

Bir zamanlar Galatasaray forması yakılan Trabzon stadında, dün gece de maçın başından tribünlerin boşaldığı anlara kadar Sezen Aksu'nun "Şinanay" şarkısını eşliğinde Galatasaray'a küfürler edilirken, yayıncı kuruluş da saha içinde canlı yayınla evlere taşıyordu bu küfürleri. Oysa daha bir kaç gün önce RTÜK'ün aldığı kararlar ortadayken.


Maça dönersek, Uğurcan eski takımına karşı kaleyi korurken, sağ bekte Trabzonspor'un uzun forveti Onuachu'yu durdurmaya yardım etmesi için Singo görev alırken, stoperler Sanchez ve Abdülkerim'ken, sol bekte Jakbos vardı. Orta sahada Torreira ve Lemina'nın önünde Sara'nın yerine Yunus takıma 10 numaralık yapacakken, bir kanatta Barış, diğerinde sargılı eliyle Lang ve ilerde Icardi gol arayan elemanlardı. Kağıt üzerinde çok da fena olmayan bir kadroydu ama onlar daha maça alışmadan Pina'nın şahsi beceriyle getirip ortaladığı topta Sanchez kafayla ıskaladı ve korkulan oldu: Onuachu kafayla fileleri havalandırdı...

Bu sezonun Galatasaray adına yenilen en erken golüydü ve rakip takımı cesaretlendirip, tribünleri de ateşlemesi de cabasıydı. Sonrasında Zubkov'un şutu auta giderken, 18'de Augusto'nun vuruşunu Uğurcan kurtarıyor ve dakikalar 25i gösterirken Nwakaeme'nin ceza sahası dışından vuruşu da herkesin bakışları arasında direği yalayarak auta gidiyordu.


Ev sahibi Galatasaray kalesinde pozisyonlar bulurken, sarı-kırmızılılar topu ayaklarında tutuyor, savunma arkasına Barış ve Lang'ı kaçırmaya çalışıyor, onların çabası kornerle neticeleniyor ama köşe vuruşlarından beklenilen sonuç gelmiyordu ki ilk yarım saat dolarken, Barış'ın köşe vuruşunda Lemina'nın kafasını Onana çıkarıyor, bu da Galatasaray'ın ilk 45 dakika en tehlikeli atağı oluyordu. Takımlar soyunma odasına gitmeden Trabzonspor Onuachu ile bir gol daha buldu ama yardımcı hakem ofsayt bayrağı kaldırıyordu...

İkinci yarıya Torreira ve Jakobs'u içerde bırakıp, İlkay ve Eren değişiklikleri ile başladı oyuna Okan Buruk ve eşitlik sayısını da iki dakika sonra Barış'ın arka direğe ortasında Singo ile buldu. İlkay tecrübesi ile topun daha çok Galatasaray'ın ayağında kalmasını sağlayıp, akıllı dağıtınca Galatasaray'ın da beklediği ataklar geliyordu ki, Erkan Engin sahneye çıktı.


Kim mi Erkan Engin? Geçen sezon Fenerbahçe kendi sahasında Kasımpaşa'ya puan kaybedecekken maçın hakemi Cihan Aydın'ı "el ve penaltı" için monitöre çağırıp, penaltı kararı verdiren ve sonrasında hakem eğitimlerinde kendisine bu karar sorulduğunda "hissiyatım" öyleydi diyen kişi. Dün gece Erkan Engin sahadaki hakem olan Cihan Aydın'ı bir kez daha "kurban" ediyordu ki kimsenin kırmız kart beklemediği bir anda VAR monitörüne çağırdı ama Cihan Aydın tecrübeliydi, aynı "tongaya" bir kez daha düşmedi. Bu arad Cihan Aydın demişken, Galatasaray-Trabzonspor maçlarını neden hep Cihan Aydın yönetiyor diye soracağım da "ben yaptım oldu"ya dönüşen futbol ikliminde mantıklı bir cevap gelmeyeceğini biliyorum... Hakem demişken maçın sonuna verilen 4 dakika uzatma da Cihan Aydın'ın Galatasaray burada bir gol filan atarsa başıma bela alırım çekincesi ile verilen bir karar olduğuna yemin edebilirim ama ispat edemem zira Barış'ın faul pozisyonunda düdüğü çaldığında saat 50.38, hakemin VAR'dan dönüşü 53.53 ve oyunun tekrar başlaması ise 54.16'ydı. Yani burada geçen süre 3 dakika 38 saniye ve uzatma 4 dakika...

Galatasaray eşitliği sağlamış, galibiyet golü beklenirken, Abdülkerim'in rakibiyle mücadelesine faul düdüğü çalındı ve yapılan ortada Nwaiwu kafayla takımını tekrar öne geçiriyordu. Geriye düşen Galatasaray eşitliği ararken, ev sahibi kontralarla geliyordu ki Zubkov'un bir şutunu da Sanchez kornere çeliyordu diziyle.

Kırılma anları vardır her maçta, Galatasaray adına da 69da kullanılan korner sonrası oluşan karambolde Icardi'nin şutu kaleye iki adımda bekleyen Lemina'nın önüne düştü de, "kötü" şutu az farkla auta gidiyordu. Oysa, orada kale yerine pası düşünde Sallai boş kaleye meşin yuvarlağı plaseleyecekti. Kalan dakikalar ev sahibin kalesini savunmak ve Galatasaray'ın eşitlik için çabaladığı dakikalar olarak geçti, Sallai'nin zayıf vuruşu Onana'da kalırken, dakikalar 90'ı gösterirken Asprilla'nın sert şutu direği yalayıp auta gidiyordu.

Maç sona ermiş, ev sahibi sevinip, misafir takım üzülürken ki saha içinde centilmence geçen bir maç sonrası stat hoparlörlerinden çalınan o şarkı ve taraftarın küfürlerine eşlik eden Onuralp Çakıroğlu adında Trabzonlu bir genç topçu, Abdülkerim'den gereken cevabı alırken, ortalık karışıyor ve Galatasaray stoperi ikinci sarı kartı alıp, kırmızı kartla hafta içi İzmir'de cezalı duruma düşüyordu. 


Galatasaray şampiyonluk yarışındaki rakibine kaybederek, aradaki puan farkını bire indirdi ve gözünü hafta içi oynayacağı Göztepe erteleme maçına çevirdi. Geçen sezon Beşiktaş mağlubiyeti sonrası Kadıköy'den galibiyetle çıkıp, lig ve kupayı kazanan Okan Buruk ve takımı, bu sezon da aynısını yapmaya çabalayacak... Yapabilir mi, neden olmasın? Biz onlara güveniyoruz ki zaten Trabzon'da yapılanlardan sonra, bu yazının yazıldığı bu dakikalarda Fenerbahçe-Beşiktaş maçında Fenerbahçe lehine çalınan penaltıyı gördükten sonra herkes Galatasaray'ın 26. şampiyonluğunu engellemeye çalışırken sarı-kırmızılıların taraftarından başka kimi var ki? Galatasaray taraftarı özellikle sosyal medyada değişik değişik hesaplardan Icardi'ye, Okan Buruk'a, Yunus'a, Sanchez'e ve son olarak Torreira gibi topçulara yapılan itibarsızlaştırmalara kulak asmayıp, takımın arkasında olup "en iyi yaptığı işi" yani takımı şampiyonluğa götürmeyi yapmalıdır... Bizim birbirimizden başka dostumuz olmadığını bir kez daha gördük Trabzon'da... Ve maçtan sonra Günay'ın dediği gibi "Galatasaray camiası unutmaz. Yapılanların cevabı da şampiyonluk kutlamasında verilecek..."



Stad:Papara Park

Tarih:/04/04/2026

Hakemler: Cihan Aydın, Bersan Duran, Süleyman Özan VAR: Erkan Engin

Trabzonspor: Onana, Pina, Saviç, Nwaiwu, Mustafa Eskihellaç (Salih Malkaçoğlu dk. 90), Ozan Tufan (Umut Nayir dk. 87), Folcarelli, Nwakaeme (Lovik dk. 79), Zubkov (Okay Yokuşlu dk. 87), Augusto (Bouchouari dk. 79), Paul Onuachu

Yedekler: Onuralp Çevikkan, Ahmet Doğan Yıldırım, Onuaralp Çakıroğlu, Taha Emre İnce

Teknik Direktör: Fatih Tekke

Galatasaray: Uğurcan Çakır, Wilfried Singo, Davinson Sanchez, Abdüllkerim Bardakcı, Ismail Jakobs (Eren Elmalı dk. 46), Lucas Torreira (İlkay Gündoğan dk. 46), Mario Lemina (Yaser Asprilla dk. 84), Barış Alper Yılmaz, Yunus Akgün (Ahmed Kutucu dk. 88), Noa Lang (Roland Sallai dk. 68), Mauro Icardi

Yedekler: Günay Güvenç, Kaan Ayhan, Renato Nhaga, Arda Ünyay, Sacha Boey

Teknik Direktör: Okan Buruk

Goller: Paul Onuachu (dk. 4), Chibuike Nwaiwu (dk. 62) (Trabzonspor), Wilfried Singo (dk. 48) (Galatasaray)

Sarı kartlar: Okan Buruk, Barış Alper Yılmaz, Davinson Sanchez, Abdülkerim Bardakcı (Galatasaray), Ozan Tufan, Fatih Tekke, Pina, Onana (Trabzonspor)

6 Ocak 2026 Salı

Galatasaray:4-1:Trabzonspor

 


Geçen yıl "para kazanmak" için Riyad'da yapılamayan "Süper Kupa" fiyaskosundan sonra yine "maddi" kaygılarla dört takıma yarı final ve final oynatacak bir statü ile ortaya çıkan bir Süper Kupa fikstüründe Galatasaray ile Trabzonspor Gaziantep'te karşı karşıya geldi. Süper Ligin diğer takımları devre arası kampı yaparken, geçen yılın en başarılı dört takımı "cezalandırılmışçasına" "ara tatil" yapmadan bir haftada iki maça çıkacaktı. İlk düğmeyi yanlış iliklersen gerisi de yanlış gelir ya, hiç hesap edilmeden ortaya atılan bu fikstür sonrası, Afrika Kupası nedeniyle takımlar eksik kadrolarla sahaya çıkarken, maçların oynanacağı şehirlerin hatalı seçilmesi ve biletlerin o şehrin taraftarına satılmaması sebebiyle tribünler bomboştu, kışın ortasındaki soğuk hava nedeniyle de zemin berbattı...

Bu koşullarda takımların "öteleme" talebini de reddedilince "mecburen" sahaya çıkacaktı Galatasaray ve Trabzonspor Süper Kupanın yarı finalinin ilk ayağını oynamak için. Okan Buruk, eski iki Trabzonludan sakatlığı geçen Uğurcan ile 45 günlük cezasını tamamlayan Eren'i maçın başlangıç onbirine monte ederken, Afrika Kupasından yeni gelen Lemina ile ülkesinden kısa bir süre öncesi dönen Torreira'yı kulübede bekletirken, Sallai, İlkay, Sara, Yunus, Sana, Barış, İcardi gibi hücum adamlarıyla başlıyordu maça...


Trabzonspor'un Galatasaray'a göre daha fazla eksiği olup, onların yerine ikame edecekleri oyuncuları olmayınca Fatih Tekke elindekilerle en ideal kadroyu çıkarıp, Galatasaray'la "kafa kafaya" çarpışmak yerine rakibini durdurup, Olaigbe ve Agusto gibi hızlı topçularla skor bulmayı arzulamıştı. Hedefi de tam on ikiden vurdu daha beşinci dakikada ama maçın açılış golünü atan Augusto bir metre ofsayttaydı topla buluştuğunda.

Galatasaray ise İlkay'ın bir maestro gibi Sanchez ve Abdülkerim'in arasına girerek aldığı toplarla başlattığı ataklarla çift hatlı Trabzonspor savunmasını yarmak için sağ ve sol kanatlarda topu dolaştırıp, savunmada bir yarık arıyordu. Önce Sane'nin ortasında kaleciden seken topta Sara'nın yumuşak kafası geldi, sonra da Sara'nın savunma arkasına koşu atan Barış'a "al da at" pasında genç topçu sakin kalamayınca, topu fileler yerine kale arkasındaki filelere yolluyordu. Topun hakimi Galatasaraydı da tehlikeli ataklar Trabzon'dan gelmişti, Olaigbe'nin şutunu Uğurcan kornere çelerken, Zubkov'un çaprazdan sert vuruşu da direği yalayarak auta gidiyordu.


Maça damga vuracağı her halinden belli olan ve rakip sol tarafı "yolgeçen hanına" çeviren Sane'nin karşısındaki topçuya bacak arası çalım atıp ceza sahasına girer girmez şutunun dağlara gitmesine sahanın berbat hali vesile olurken, yedi dakika sonra Alman topçunun zekice Sallai'ye yolladığı topla başlayan atakta Barış Alper Yılmaz Galatasaray adına 2026 yılının ilk golünü atıyordu.

Gittikçe ağırlaşan zeminde, Galatasaray'ın golünden sonra iki takım da bolca top kaybı yapıp rakip kalede kayda değer pozisyon olmazken, devrenin uzatma dakikalarında Sallai'nin Yunus'u savunma arkasına kaçırması sonrası, Yunus'un Icardi'yi görmesi ve "golcü"nün zekice asistinde Eren takımının ikinci golüne imza atıyordu. Eren'in golden sonra Okan Buruk'a koşup uzun uzun sarılması, sahada göz yaşı dökmesi bu genç topçunun 45 gün boyunca yaşadıklarının dışa vurumuydu...


Rahat geçen bir ilk devrenin devamında Uğurcan'ın uzun mesafeli pasında Onana'nın da hatalı çıkışında Barış'ın ceza sahası dışından kafasında top "tıngır mıngır" gidip çizgiyi geçmek yerine direğe çarpınca maçın ipi çekilmiyor, genç topçulara da şans gelmiyordu. Zira bir kaç dakika sonra Yunus'un pasında Icardi de plase ile skoru arttıramayınca, Trabzonspor'un en iyilerinden Olaigbe'nin sert pasında Agusto Abdülkerim'den "atik" çıkıp topa dokununca fark tek sayıya iniyor ve bordo-mavililer eşitlik için cesaretleniyordu.


Rakibin beraberlik için yüklenmesi sonrası İlkay-Torreira değişikliği ile Okan Buruk orta sahayı tekrar almayı planlarken, savunma arkasına atılan uzun bir topta Augusto'nun pasında Olaigbe boş kale yerine topu reklam panolarına nişanlayınca Fatih Tekke saç baş yoluyordu saha kenarında. Ve yine Trabzonspor'un gol için çok adamla yüklendiği bir pozisyonda Barış Alper Yılmaz Zunbkov'dan topu kapıyor, rakibinin itmesine kakmasına çekmesine aldırmadan topu taşıyıp, Sane'ye aktarıyor ve Alman topçunun beceri ve zeka kokan çalım-pasında Yunus kariyerinin en kolay gollerinden birini atıyordu.


Farkın açılmasıyla Okan hoca Yunus ve Eren'i kenara alırken, yerlerine Kaan ve Kazımcan'ı görevlendiriyor ve cumartesi günü oynanacak finalin hesaplarını yaparken, Trabzonspor'da Olaigbe ve Zubkov'un takımları adına ikinci gol çabaları sonuç vermiyordu.  Lemina ve Ahmed'in oyuna girmesi sonrası Başakşehir kupa maçında attığı golle morallenen Ahmed'in pasında "sol bekte ben de varım" diyen Kazımcan'ın ortasında Icardi "fox in the box" olduğunu bir kez daha ispatlıyordu... Bir gol ve asiste ulaşan Mauro Icardi, en çok gol atan yabancı oyuncu rekorunu Gaziantep'te kıracaktı da Onana ile karşı karşıya şutunda Trabzonspor'un file bekçisi başarılıydı...

Galatasaray, Trabzonspor'u 4-1 ile geçerken, sahadaki iki takımın oyuncularının olduğu Nijerya ise aynı dakikalarda Mozambik'i Osimhen'in iki gol attığı maçta 4-0 ile geçip adını çeyrek finale yazdırıyordu...



Stat: Gaziantep Büyükşehir

Tarih:05/01/2025

Hakemler: Cihan Aydın, Anıl Usta, Serkan Çimen VAR: Ömer Faruk Turtay

Galatasaray: Uğurcan Çakır, Roland Sallai, Davinson Sanchez (Mario Lemina dk. 78), Abdülkerim Bardakcı, Eren Elmalı (Kazımcan Karataş dk. 70), İlkay Gündoğan (Lucas Torreira dk. 60), Gabriel Sara, Yunus Akgün (Kaan Ayhan dk. 70), Leroy Sane, Barış Alper Yılmaz (Ahmed Kutucu dk. 78), Mauro Icardi

Yedekler: Günay Güvenç, Gökdeniz Gürpüz, Ada Yüzgeç, Yusuf Dağhan Kahraman, Arda Ünyay

Teknik Direktör: Okan Buruk

Trabzonspor: Andre Onana, Ozan Tufan, Serdar Saatçı, Arsenii Batagov, Wagner Pina (Cihan Çanak dk. 88), Tim Jabol Folcarelli, Benjamin Bouchouari, Oleksandr Zubkov (Salih Malkoçoğlu dk. 88), Ernest Muçi, Kazeem Olaigbe (Anthony Nwakaeme dk. 76), Felipe Augusto (Onuralp Çakıroğlu dk. 90)

Yedekler: Onuralp Çevikkan, Ahmet Doğan Yıldırım, Danylo Sikan, Yakuphan Sarıalioğlu, Taha Emre İnce

Teknik Direktör: Fatih Tekke

Goller: Barış Alper Yılmaz (dk. 38) Eren Elmalı (dk. 45+2) Yunus Akgün (dk. 63) Mauro Icardi (dk. 81) (Galatasaray), Felipe Augusto (dk. 55) (Trabzonspor)

Sarı kartlar: Gabriel Sara (Galatasaray), Arsenii Batagov, Serdar Saatçı (Trabzonspor)

2 Kasım 2025 Pazar

Galatasaray:0-0:Trabzonspor

 


“Sahadaki çimlere düşen her ter damlası, bir hikâyenin başlangıcıdır.” diye çok sevdiğim bir söz vardır. Hele ki giydiği formayı her maç ıslatırken, galibiyet ya da mağlubiyet fark etmeksizin maç sonları kulübün esas sahibi taraftarı alkışlayarak sahayı terk eden topçu da unutulmaz, yazdığı hikaye de... Cumartesi gecesi Galatasaray'ın iç sahada Trabzonspor'u konuk edeceği maçı beklerken, Dries Mertens ve oğlu Ciro'yu tekrar o çimlerin üzerinde görünce, son bir kaç sene gözümün önünden bir film şeridi gibi geçti. İz bırakanlar unutulmazdı, hikaye yazanlar asla unutulmayacaktı...


Sadece Mertens alkışlanmadı maçın başında, babasının rahatsızlığı için ülkesine giden Torreira'ya da geçmiş olsun denildi, eski takımına karşı kaleyi koruyacak Uğurcan'a da maç başı üçlüsü çektirildi. Doluydu tribünler, umutluydu herkes maçtan. Tabii, deplasman taraftarı da son yılların en iyi Trabzonspor'unun peşinden gelmiş, onlar da Ahmet Minguzzi'yi unutmamıştı...

Ev sahibinde Sanchez cezalıyken, İlkay'ın sakatlığı devam ederken, Singo, Kaan, Jakobs ve Icardi kenardayken, Okan Buruk eksiklerin yerini tamamlamak için Lemina'yı stopere çekmiş, Sara ile Torreira'yı yan yana eşleştirmişti. 


Son maçlarda takımına fena halde destek olan Galatasaray taraftarı yine müthiş derece destek tezahüratı ve top rakipteyken ıslıkla başladı maça, her maç desibel seviyesi artıyor bu ıslıkların ki bakalım zirve ne olacak, merak etmiyor da değilim. Taraftarının desteği ile sarı-kırmızılı topçular da rakibine şok baskı yaptılar da bordo-mavililer ayağa topu iyi yaparak baskıyı kırdılar, Oulai ile de topu yarı sahadan geçirdiler. Ev sahibi gibi Trabzonspor da Galatasaray'a ilerde çok adamla baskılı başladı, oyun kurdurmak istemedi ve rakiplerini uzun top yapmaya zorladı bir çok pozisyonda. İki takım da birbirine karşı pek de dikkatli davranırken, modern deyimle "geçiş hücumlarıyla" pozisyon buldular ilk dakikalarda. Tabii, esas pozisyonlar kornerlerden geldi. Önce deplasman takımı on birinci dakikada Batagov ile pozisyon buldu, sonra Sara'nın ortasında Osimhen'in rahat kafa vuruşu direkten auta çıkıyordu. 7 dakika sonra Sara yine köşe atışı kullandı, Lemina'nın kafayla sektirmesine Torreira golü attı da yan hakem ofsayt kaldırıyordu. Tabii ondan bir kaç dakika önce Abdülkerim'in uzaktan füzesi az farkla auta gidiyordu. Trabzonspor ise eski sol beki Eren'in hatalı geri pası ile Onuachu ile az kalsın gol atayazdı da Abdülkerim dikkatli ve güçlüydü, pozisyonu engelliyordu.

Savunmada Sanchez'i aratmayan Lemina ilk devrenin en iyi oyuncusu olarak göze çarparken, orta sahada ise partnerinin yokluğunda Torreira Oulai karşısında zorlanıyordu ki, Trabzonlu genç oyuncu sene sonu transferde adından konuşturacak oyuncular arasında olacaktır.

İkinci yarıya iki hoca oyuncu değiştirmeden başlarken, Zubkov'un kafasında Uğurcan dikkatli olmasa deplasman takımı öne geçecekti ki onların maç boyu Galatasaray'ı zorladıkları tek pozisyon da Zubkov'un ceza sahasından savurup direğe takılan şutuydu. Galatasaray ise gol için daha fazla geldi ikinci 45 dakikada. Önce Osimhen'in pasında Yunus harika bir çalım sonrası topu auta yolluyor, sonra Sane'nin uzaktan şutunu Onana kucaklıyordu. Üç dakika ardından ceza sahasında harika paslar sonrası Sallai'nin şutu savunmadan dönerken, Okan Buruk takımın gücünü arttırmak için Kaan, Icardi ve Jakobs'u sahaya dahil ediyordu. 


Maçta son yirmi dakikaya girilirken, Torreira'nın ortasında Sane Onana'nın da hatasıyla kafayla fileleri havalandırıyor ama skorbordun değişmesini yardımcı hakem kaldırdığı ofsayt bayrağı ile engelliyordu. Bir kaç dakika sonra Osimhen'in kafasını kurtaran Onana, devamında da Icardi'ye geçit vermiyordu. 

Maç bitti bitecek derken Trabzonlu genç oyuncu Bouchouari daha ısınmadan Sallai'ye sert girince kırmızı kartla oyun dışı kalırken, hakem Cihan Aydın'ın 4 dakika uzatma göstermesi tepki alıyordu.

Geçen sene Fenerbahçe yöneticisi Acun Ilıcalı tarafından Galatasaraylı ilan edilen Cihan Aydın, sarı-kırmızılıların her maçında tarafsız olduğunu göstermek için bilerek ya da bilmeyerek Galatasaray aleyhine hatalar yapmaktadır. Cumartesi gecesi de özellikle Galatasaraylıların topu kazandığı bir çok pozisyonda faul düdüğü çalarken, ilk devre Pina'nın topun kornere çıkmasını engellemeye çalışırken elle temasına VAR desteği almadı ve penaltıyı kaçırırken, ikinci yarı da Baniya'nın Osimhen'i düşürmesine penaltı düdüğü çalamadı...


Ligin zirvesindeki iki takımın mücadelesi golsüz biterken, Okan Buruk ilk defa Trabzonspor'u iç sahada yenemezken, deplasman takımı da dört maçlık galibiyet serisine son vermiş oldu. Galatasaray adına puan kaybı kadar can sıkan bir başka olay, bir kısım taraftarın maça Barış'ı ıslıklamak için geliyor oluşuydu. 67. dakikada Kaan Ayhan ile yer değiştiren Barış sahayı terk ederken, ıslıklar yükseldi de ultrAslan tribünü duruma el koyarak önce ıslıklar alkışa döndü sonrada yoğun bir şekilde Barış Alper Yılmaz tezahüratları yükseldi. 


Stat: RAMS Park

Tarih: 01/11/2025

Hakemler: Cihan Aydın, Deniz Caner Özaral, Mustafa Savranlar VAR: Alper Çetin

Galatasaray: Uğurcan Çakır, Roland Sallai, Mario Lemina, Abdülkerim Bardakcı, Eren Elmalı (Ahmed Kutucu dk. 85), Lucas Torreira, Gabriel Sara (Ismail Jakobs dk. 74), Leroy Sane, Yunus Akgün (Kaan Ayhan dk. 67), Barış Alper Yılmaz (Mauro Icardi dk. 74), Victor Osimhen

Yedekler: Günay Güvenç, Metehan Baltacı, Berkan Kutlu, Yusuf Demir, Wilfried Singo, Arda Ünyay

Teknik Direktör: Okan Buruk

Trabzonspor: Andre Onana, Wagner Pina, Stefan Savic (Rayyan Baniya dk. 51), Arseniy Batagov, Mustafa Eskihellaç, Christ Inao Oulai, Tim Jabol-Folcarelli, Oleksandr Zubkov (Benjamin Bouchouari dk. 83), Felipe Augusto (Okay Yokuşlu dk. 76), Ernest Muçi (Danylo Sikan dk. 83), Paul Onuachu

Yedekler: Onuralp Çevikkan, Edin Visca, Ozan Tufan, Serdar Saatçı, Kazeem Olaigbe, Arif Boşluk

Teknik Direktör: Fatih Tekke

Kırmızı kart: Benjamin Bouchouari (dk. 90) (Trabzonspor)

Sarı kartlar: Okan Buruk (Galatasaray), Christ Inao Oulai (Trabzonspor)

18 Mayıs 2025 Pazar

Trabzonspor:0-3:Galatasaray (Ziraat Türkiye Kupası)


Milyonlarca insanın adına futbol denen ayak topunun peşinden yıllarca koşmasının sebebi sorulacak olursa herkesin bir nedeni vardır da en çok verilecek yanıtlardan ikisi kendine has hikayeleri olması ve sonucunun önceden asla kestirilememesi olacaktır hiç şüphesiz. Öyle de ilginç bir kupa serüveni yaşadı Galatasaray futbol takımı Gaziantep'te 19. defa Türkiye Kupasını müzesine götürdüğü maça gelene kadar.

Takımlar için maddi ve manevi yük teşkil ettiği için katılmak istemedikleri, maçlara yedek ağırlıklı topçularla çıktıkları kupayı daha "heyecanlı" yapabilmek için her sene değişiklikler yapan TFF, bu sefer 6 takımın sadece 3 maç oynadığı "tuhaf"  bir statüyle başlattı maçları. Böyle "apar topar" hazırlanan bir uygulamada da son maçların "dramatik" olması kaçınılmazdı, Galatasaray da aynı grupta yer aldığı ve son dakika penaltı kaçırarak puanları bölüştüğü Başakşehir'i "centilmenlik puanıyla" geçip ikinci olup, kupa serüvenine devam etti.

Lig yarışı kızışmış, yeni transferler takıma alışamamış, deplasmanların olduğu zor bir lig fikstüründe, tek maç ve elemeli Kadıköy deplasmanı...

Ölüm kalım maçı...

Kaybedersen sadece kupadan elenmiyorsun, bir de üç gün önce Beşiktaş deplasmanında kaybettiğin için ikinci bir derbi mağlubiyeti "psikolojik" yıkım demek...

Kazanman ise bu sezon müzeye iki kupa koymak demek...

Galatasaray, aslında Kadıköy'de sadece Fenerbahçe'yi kupadan elemedi, o geceki oyun sistemi ve elde ettiği özgüvenle hem ligi hem de kupayı kazandı...

Sonrası çorap söküğü gibi geldi, ligde peşi sıra alınan galibiyetler, kupada deplasmanda yarı finalde farklı bir Konyaspor galibiyeti ve Trabzonspor'la 4 gün içinde iki kritik maç...

Ligde iki takım başka hesaplarda olduğu için, çok kıran kırana bir maç çıkmazken, Galatasaray istediği galibiyeti almıştı.


Gaziantep'te oynanacak final bordo-mavili takım için hem bu sezonun hem de önümüzdeki sezonun en kritik maçıydı, Fatih Tekke'nin takımı galip gelirse, kötü geçen bir yılda taraftara kendini affettirecek, önümüzdeki yıl da Avrupa Kupalarında mücadele edecekti. Elindeki tüm oyuncularıyla sahaya çıktı ama kaybetti, tepkiler başladı, Avrupa da olmayınca transferler de zor gelecek...

Galatasaray ise finalin favorisiydi, beşinci yıldız için çıkılan uzun ve zor yolda, kupa çok hesapta yokken, "bedavadan" bir kupaya kim hayır der ki...


Beklenildiği gibi Galatasaray ağırlığını koyarak başladı, daha ilk dakikada Yunus Osimhen'in sektirdiği topu boş pozisyonda auta yollarken, üç dakika sonra Barış'a asist yapıyordu genç oyuncu... Zaten özgüvenliydi Okan Buruk'un oyuncuları bir de erken gol bulunca, iyice rahatladılar, topu ayaklarında tuttular, kendi oyunlarını oynadılar. Öte yandan Fatih Tekke'nin finale hazırladığı Banza ve Zubkov Galatasaray savunması içinde kaybolurken, Nwakaeme takımda ışık parıltısı gösteren oyuncu oluyordu. İlk devrede ilk yarım saat biterken, Trabzon adına maçın en kritik pozisyonu gerçekleşiyor, Sanchez'in savunmada kaptırdığı topta Ozan karşı karşıya Günay'ı geçemiyordu, ya da başka bir deyişle kupa maçlarının file bekçisi Günay, Muslera'nın önümüzdeki sezon "tamam mı devam mı" kararının beklendiği günlerde "Ben de varım" mesajı veriyordu Okan Buruk'a...


Eski Trabzonlu Eren'in ortasında Osimhen'in auta giden kafası, Sanchez'in savunmadan çıkarak başlattığı akında Yunus'a kaleyi tutturamaması, Barış'ın ortasında Osimhen'in eskilerin tabiriyle "dömivolesi" skoru değiştirmezken, ilk 45 dakika akıllarda kalan pozisyonlardı.

Maçın hakemi Cihan Aydın'dan da bahsetmeden geçmeyelim. Çocuğu olmadığı halde, Acun Ilıcalı'nın "Galatasaraylı kızı var" diyerek futbol kamuoyuna Galatasaraylı diye lanse edilen Cihan Aydın finale atanınca, Trabzonspor yönetimi hemen bir basın bildirisi yayınlayıp, "akıllarınca" da hakemi etki altına almaya çalıştılar. Zaten "objektif" olduğunu göstermek için Galatasaray maçlarında Galatasaray aleyhine kararlar veren Cihan Aydın, finalde de bu seneki meslektaşlarının mottosunu uyguladı: Galatasaray lehine hata yapmaktansa Galatasaray aleyhine yaparım...


Maçta dakikalar 22'yi gösterirken Saviç'in Osimhen'e kırmızı kartlık tekmesinde sarı kart çıkarmış, Karadağlı oyuncunun kendisine "kafa atacak" kadar yakınlaşmasına seyirci kalmıştı. Oysa ki aynı hakem ligde Fenerbahçe-Samsunspor maçında Samsunlu oyuncu koluna temas ettiği için ikinci sarıdan kırmızı kart göstermişti.

Trabzonlu oyuncuyu atmamak bir yana Trabzonspor ceza sahası içinde o kadar penaltı çalınacak pozisyon vardı, hepsinde sorumluluktan kaçıp, düdük çalmadı, işi VAR'a bıraktı, onlar da hakem çalmadıysa biz de devreye girmeyelim dediler...

İlk yarıyı erken golle önde kapayan Galatasaray, ikinci devre başlarken Yunus'un savunma arkasına attığı pasta Osimhen'in Uğurcan'ın kapattığı köşeye "zımbalamasıyla" farkı ikiye çıkarıp, maçın ipini çekiverdi...

Bundan sonrası tribündekiler için "lay lay lom" besteleri, bizim için de çay çekirdek keyfiyle maç izleme... 

Okan Buruk da skor alınınca yarım saat kala Morata'yı Sara'nın yerine aldı ve İspanyol oyuncu ayağının tozuyla kendi yarı sahasından topu taşıyıp, Yunus'a akıl dolu bir pas atınca, genç oyuncu da "asist hattrick"i yapıyordu Osimhen'e "al da at "pasında...


Galatasaray taraftarı mutlu, Osimhen kariyer rekorları kırarken mutluydu. Hal böyle olunca da Antep tribünlerinden bir gök gürültüsü: "Taraftar çıldırdı, Osimhen'i istiyor."

Maç iki takım için de kafadan bitmiş, Galatasaray kupa için dakikalar sayarken, Okan Buruk da emek sarf edenleri alkışlatmak, az süre alanları onore etmek için oyuncu değişiklikleri yaparken, Trabzonspor "onur sayısı" için yükleniyor, Nwakaeme'nin bir golü ofsayt nedeniyle geçersiz ilan edilirken, bitime 5 dakika kala Draguş boş pozisyonda topu yan ağlara isabet ettiriyordu.

Galatasaray adına ise Morata'nı şutunu kale çizgisinden Trabzonlu oyuncu omuz-kolla çıkarıyor, Jakobs'un Uğurcan'la karşı karşıya kaldığı anda şutu auta giderken, Yunus'un akıl dolu pasını Morata gole çeviriyor ama VAR ofsayt kararı veriyordu...

Haftaya başlarken "5 günde 2 kupa" hedefi koyan Galatasaray, ilk kupayı alırken, gözler pazar günü Sami Yen'deki Kayserispor maçına çevriliyordu...

Kupa seremonisine çıkarken Federasyon Başkanının yanında Spor Bakanı olduğu halde ceketinin önünü iliklemeyip kendisini yuhlayan Galatasaray taraftarına bakışı, bu sene Galatasaray'ın ne kadar zorlu bir süreçte bu başarıları kazandığını gösterir mahiyetteydi. Federasyon başkanı Hacıosmanoğlu'na Bursa ve Kocaeli'den sonra Antep'te gösterilen tepki "kupa kazanmış taraftarın" kendisine verdiği karneydi. Kazanan ıslıklarsa, peki kaybeden ne düşünüyor, varın siz hesaplayın...

Finali kaybeden Trabzonspor takımının seremoniye çıkmaması da sebebi her ne olursa olsun, bizim spor kültüründe yürüyeceğimiz çok yol olduğunu gösteriyor...


Türkiye'de bir sezonda en fazla gol atarak Jardel'in 38 gollük rekorunu kıran maçın oyuncusu Osimhen'i de kutlayalım ve Nazan Öncel şarkısı armağan edelim kendisine:

Gitme, gitme

Gitme, kal bu şehirde

Gitme, gitme

Yazık olur bize








Stat: Gaziantep Büyükşehir Belediye Stadı

Hakemler: Cihan Aydın, Hakan Yemişken, Mustafa Savranlar

Trabzonspor: Uğurcan Çakır, Pedro Malheiro, Stefan Savic, Arseniy Batagov (John Lundstram dk. 45+2), Mustafa Eskihellaç, Batista Mendy (Serdar Saatçı dk. 80), Okay Yokuşlu (Denis Draguş dk. 59), Ozan Tufan (Muhammed Cham dk. 80), Oleksandr Zubkov, Anthony Nwakaeme, Simon Banza (Edin Visca dk. 59)

Yedekler: Taha Tepe, Danylo Sikan, Cihan Çanak, Arif Boşluk, Ali Şahin Yılmaz

Teknik Direktör: Fatih Tekke

Galatasaray: Günay Güvenç, Roland Sallai, Davinson Sanchez, Abdülkerim Bardakcı (Kaan Ayhan dk. 71), Eren Elmalı (İsmail Jakobs dk. 78), Mario Lemina (Kerem Demirbay dk.71), Lucas Toreira, Gabriel Sara (Alvaro Morata dk. 61), Yunus Akgün, Barış Alper Yılmaz, Victor Osimhen (Dries Mertens dk. 71)

Yedekler: Fernando Muslera, Berkan Kutlu, Ahmed Kutucu, Carlos Cuesta, Przemyslaw Frankowski

Teknik Direktör: Okan Buruk

Goller: Barış Alper Yılmaz (dk. 6), Osimhen (dk. 46 ve 63) (Galatasaray)

Sarı kartlar: Stefan Savic, Lundstram (Trabzonspor), Gabriel Sara, Mertens (Galatasaray)

11 Mayıs 2025 Pazar

Trabzonspor:0-2:Galatasaray


"Ne Beşiktaş, ne Fener, ne de Trabzon

Bu sene sensin şampiyon" 

diye bağırıyordu maçın ilk düdüğüyle birlikte Trabzon Papara Park'ın deplasman tribünü dolduran Galatasaray taraftarı... Geçen hafta Fenerbahçe'nin iç sahada Beşiktaş'a kaybetmesi ile fark 8e çıkmış, Trabzon'dan alınacak puan şampiyonluğu bir hafta sonraki Kayserispor maçında kutlamak demekti...


Taraftar böyle coşkulu olunca, Galatasaraylı topçular da Sami Yen'de oynar gibi başladılar oyuna. Topu daha fazla ayaklarında tutuyor, rakibin de savunmaya gömülmesiyle Trabzonspor yarı sahasında oynanıyordu oyun. İlk pozisyon Mustafa'nın sert şutunda Muslera'nın topu kornere yollamasıyla başlasa da Muslera'nın maç boyu çokça yapacağı gibi savunmanın arkasına uzun topunda Sallai harika bir göğüs kontrol ile topu alıp Barış'a "al da at" pası verdi ama Barış topu ıskaladı. Oysa ki maçın bitmesine 7 dakika kala Eren'in getirdiği topta, Yunus'un asistini Morata "ustaca" filelere yollayıp maçın "fişini çekiyordu"... İki benzer pozisyon, iki farklı vuruş... 

Bir hafta aradan sonra tekrar formasına kavuşan Sara, daha dakikalar 10ü gösterirken önce plase ile sonra da kafa ile iki defa skorbordu değiştirme şansı yakaladı da kaleci Uğurcan o anlarda başarılıydı. Bir dakika sonra Osimhen de kaleciyi geçemedi, dakikalar 24ü gösterirken gelişen kontra atakta Barış'ın Osimhen'e pasında savunma son anda araya giriyordu.


Kafasında çarşamba günü oynayacağı kupa maçı olan Fatih Tekke, Nwakaeme, Zubkov, Banza, Ozan gibi topçularını kulübede bekletirken, genç topçulara şans vermişti ki onlardan Enis Destan, Icardi'nin Tottenham maçında yaşadığı sakatlık gibi bir savunma "feyki" ile göz yaşları içinde kenara geliyordu. Umarım genç topçunun sakatlığı çok ciddi değildir.


Beraberliğin dahi şampiyonluk yolunda önemli olduğu deplasman maçında Galatasaraylılar "rölantide" oynarken, ev sahibi taraftarın da desteği ile "usul usul" Muslera'nın kalesine gelmeye başladı ki, belki de maçın kırılma anında Visca'nın boş şutunu Uruguaylı çevirdi, dönen topta daha da rahat pozisyonda Mendy'nin "golünü" yine Muslera çıkardı.

Bu pozisyon ev sahibi topçuları yüreklendirdi ki, savunma arkasına atılan uzun topta Muslera Visca'yı ceza sahası içinde düşürdü, hakem Atilla Karaoğlan "dışarda" diye Galatasaray file bekçisine sarı kart verdi, VAR'ın uyarısı ile de pozisyon ofsayttı da kart iptal olmadı...

Ve uzatma anlarında Visca'nın ortasında Okay'ın kafası direkten dönüyor, sonra da Arif'in uzaktan şutu Muslera'nın kucağında kalıyordu...


İlk devre baskılı başlayıp, sonra oyunu rakibine veren Galatasaray, ikinci 45 dakikaya neredeyse golle başlıyordu, Barış'ın harika pasında Yunus gelişine vurdu, aut... Ve Galatasaray'ın kornerleri gelmeye başladı, Sara ortaladı Apo kafa kaleci son anda çıkardı. On dakika sonra yine Sara kornerden ortaladı Lemina'nın kafası direkte patladı, Barış'ın şutu savunma kornere yolladı. Sara bu kez diğer köşeden ortaladı, Apo kafa ile takımını öne geçirip "Pode Sentar" dansını sergiliyordu.

Trabzonspor tüm hatlarıyla kapanıp, Galatasaray'ı kitleyince sarı-kırmızılılar duran top silahını kadife ayak Sara ile devreye sokuyor, 76'da Sara'nın yine kornerden ortasında Osimhen en yükseğe sıçrayıp, boş pozisyonda kaleyi tutturamıyordu. 


Bitime 15 dakika kala Morata ile yer değiştirirken Sara çok da mutlu değildi ama İspanyol Boğası da rakibin boşalttığı orta sahadan çıkışlarla takımı ileri taşırken, Trabzonspor'u "nakavt" eden yumruğu da vuruyordu.

Oyun içinde çaldığı basit faullerle Galatasaray'ın temposunu kesen hakem Atilla Karaoğlan, Morata'yı da sinirlendirip sarı kart almasına sebep olurken, +4 dakika verdiği uzatma bittiği halde ev sahibi atağını oynatırken, kapılan topta Morata kontraya çıkarken maçın son düdüğünü çalıyordu. 

Maç sonu yayıncı kuruluş, maçın yıldızı Muslera mı, Apo mu yoksa Morata mı diye anket açadursun, bu 90 dakikanın yıldızı bir dakika dahi susmayan Galatasaray tribünüdür... Deplasman yapanlara selam olsun...

Stat: Papara Park.

Hakemler: Atilla Karaoğlan, Ceyhun Sesigüzel, Osman Gökhan Bilir

Trabzonspor: Uğurcan Çakır, Malheiro, Okay Yokuşlu (Nwakaeme dk. 75), Batagov, Arif Boşluk, Mendy , Lundstram, Mustafa Eskihellaç (Zubkov dk. 58), Vısca (Banza dk. 75), Cham, Enis Destan (Sikan dk. 19)

Yedekler: Muhammet Taha Tepe, Ozan Tufan, Serdar Saatçı, Cihan Çanak, Salih Malkaçoğlu, Ali Şahin Yılmaz

Teknik Direktör: Fatih Tekke

Galatasaray: Fernando Muslera, Roland Sallai, Davinson Sanchez, Abdülkerim Bardakcı, Ismail Jakobs (Ahmed Kutucu dk. 90), Lucas Torreira, Mario Lemina (Przemyslaw Frankowski dk. 90), Yunus Akgün (Kaan Ayhan dk. 90), Gabriel Sara (Alvaro Morata dk. 77), Barış Alper Yılmaz (Eren Elmalı dk. 82), Victor Osimhen

Yedekler: Günay Güvenç, Kerem Demirbay, Dries Mertens, Berkan Kutlu, Carlos Cuesta

Teknik Direktör: Okan Buruk

Goller: Abdülkerim Bardakcı (dk. 67), Alvaro Morata (dk. 84) (Galatasaray)

Sarı kartlar: Dk. 44 Muslera, Dk. 90+5 Morata (Galatasaray) Dk. 58 Cham (Trabzonspor)

18 Aralık 2024 Çarşamba

Galatasaray:4-3:Trabzonspor

 


Hasan Kabze'nin 2006'da Beşiktaş'a...

Marek Heinz'in 2006'da Denizlispor'a...

Selçuk İnan'ın 2015'te Konyaspor'a...

Kostas Mitroglou'nun 2019'da Akhisar'a...

Fredrik Midtsjö'nün 2023'te Adana Demirspor'a...

Berkan Kutlu'nun ve Carlos Vinicius'un 2024'te Karagümrük ve Kasımpaşa'ya attığı goller Galatasaray'ın şampiyonluk hikayelerinde sayfa başında yer alırken, olası 25. şampiyonluğun kazanılacağı bu sezonda da Batshuayi'nin Trabzonspor maçında 90+8de attığı (Ali Şahin Yılmaz'a kendi kalesine attırdığı) gol de unutulmazlar arasında yer alacaktır...

Tabii ki eldeki avuçtaki puanlar uçup giderken 3 puan getiren goller çok daha unutulmazken, bu sezon sonu Abdülkerim'i de o şampiyonluk gecesi minnetle anacağız... Galatasaray galibiyet golü ateşiyle elde avuçta ne varsa rakip kaleye gittiği uzatma dakikalarında ani bir Trabzonspor atağında top Rumen Dragus'un önüne düşer, onun Muslera'yı aşan vuruşunda meşin yuvarlak ağlara giderken "Tanrının Ayağı" topa dokunur ve büyük bir şölen kâbus olmaktan kurtulur...


Oysa ki, çok güçlü ve istekli başlamıştı Galatasaray Trabzonspor maçına, hem de esas kadrodan bir çok eksikle oynamasına rağmen. Kaptan Muslera kaleyi koruyacak, önünde ilk defa birlikte oynayacak dörtlü vardı: Malmö maçının iyilerinden Jelert, sakatlığı geride bırakan Kaan ve Abdülkerim ile Okan Buruk'un sol beke devşirdiği Berkan... Önlerinde değişmez ikili Torreira ve Sara... Takımın futbol aklı Mertens'in sağ solu ve önünde de Yunus, Sallai ve Barış Alper Yılmaz... Icardi ve Osimhen'in yokluğunda forvet hattında Batshuayi beklenirken, Okan Buruk geçen yıllarda Fenerbahçe derbilerinde yaptığı gibi Barış'ı görevlendirmişti en uçta... Bats'ın da artık ihtiyaç anında ilk başvurulacak "süper yedek" olduğu tescilleniyordu...


Sezonun Galatasaray adına yıldız adaylarından Yunus, Messileşince attığı çalımları "efsanevi" bir bir pasla buluşturunca Mertens takımı öne geçiriyordu. Golün coşkusuyla ev sahibi rakip kaleye çok adamla gittiği bir anda, taç atışından kaptırılan topta eksik adamla yakalandı ve İngiltere'de futbol çok hızlı oynanıyor, nefeslenemiyoruz diyen Ozan Tufan'ın ceza sahasına soluksuz koşusu sonrası bomboş kafası sonrası tabelada beraberlik yazıyordu. Trabzonspor'un savunması "zayıftı" ama ileri hat adamları "yetenekliydi", Şenol Güneş de onlara güvenip bir çok Anadolu takımının yaptığının aksine savunmaya kapanmak yerine "meydan okumuştu" Galatasaray'a... Okan Buruk da rakip kim olursa olsun geri adım atmayan bir kafa yapısındaydı, o halde bu çarpışmada iki testiden biri kırılacaktı...



İlk 30 dakika sona ermeden Yunus yine sahneye çıktı, bu kez Messivari jeneriklik bir gol attı Uğurcan'ın bakışları arasında. Beş dakika sonra bir başka maç bitirecek an seyredildi, Sallai penaltı noktası üzerindeki Barış'la buluşturdu topu, onun vuruşunu kaleci kornere çeldi... Ardından devre biterken Galatasaray'ın Okan Buruk'la repertuvarının en başına yerleştirdiği rakip alanda baskı ile top kapma eylemini Torreira gerçekleştirdi, Mertens bomboş pozisyonda Barış'a aktaramadı topu, sadece tribünlerin değil, kendi saçını başı da yoldu Belçikalı oyuncu... 


Galatasaray taraftarı keyifliydi, topçular öz güvenliydi, "güle oynaya" maç kazanılacak havasındaydı ki ikinci 45 dakikanın başında Sallai'nin pasında Mertens iki adımdan dokunamadı topa. İşler iyi giderken, hiç olmayacak bir anda Abdülkerim topun auta çıkmasını beklerken, Banza yankesici misali uyanıkça çaldı topu, çaprazdan sert vurdu eşitlik geldi. Golün şaşkınlığı sürerken, Trabzonspor'un bir atağında top auta çıkmasına rağmen yan hakem bayrak kaldırmadı, hakem devam ettirdi ve şaşkın bakışlar arasında Galatasaray savunmacıları dururken, Ozan Tufan takımını öne geçiriyordu. "O kadar da olmaz, VAR'dan döner" diye bekledik, Kadir Sağlam orta noktayı gösteriyordu... Birden Galatasaray ile TFF arasındaki savaş hatırlatılıverdi bize...


Batshuayi'nin vakti gelmişti, o sahaya koşar adım girerken, Nwakaeme karşısında çaresiz kalan Jelert kenara geliyordu. Çok da geç olmadan, Barış'ın kafa ile pasında Mertens topla Malheiro'nun arasına girdi, Portekizli savunmacı top yerine Belçikalı meslektaşına çaktı voleyi. Kadir Sağlam "gör(e)medi" , VAR'da Onur Özütoprak çağırdı, pozisyonu izletti, penaltı kararı çıktı... Batshuayi 11 metre vuruşunda Uğurcan'ı terse yatırdı, eşitliği getirdi... Ardından Galatasaray, Okan Buruk'un maç sonu Mertens'i işaret edip "Mertens diğer bütün oyunculara örnek. Sürekli takım arkadaşlarını düşünüyor. Ben vurmayayım o vursun diyor. Bunu bütün takıma da yaymamız gerekiyor." diyerek Barış ve Yunus'a "aba altından sopa gösterdiği" 66 ile 68 arasındaki periyotta Barış'ın Uğurcan'la karşı karşıya iki pozisyonunda kaleyi düşünmesi ve Yunus'un da arkadaşı boştayken çaprazdan şut atması sonrası maçı koparamadı...


Gol gelmeyince, Osimhen ve Jakobs takıma taze kuvvet olarak sahaya sürüldü, Trabzonspor iyice kendi kalesine hapsedildi, pozisyonlar da gelmeye devam etti ama Uğurcan devleşti, aranan gol bir türlü gelmiyordu... Çok adamla rakip kaleye gidince savunma da eksik aklıyor ve Trabzonspor da üç puan alacak pozisyonlar buluyordu ki, yukarıda bahsettiğim Dragus-Apokerim pozisyonu maçın dönüm noktasıydı. Gol olması halinde yelkenler suya inecekken, bir nefes daha rakip kaleye gidildi, Batshuayi vurdu direkten döndü top, ahlar vahlar içinde Mertens soğukkanlıydı, oyun biterken ceza sahası önünde faul kazandırdı... Topun başında Sara vardı, Beşiktaş maçındaki bakışlarla baktı, bir kez daha Osimhen'in kafasına mı atacak derken, Batshuayi'ye yolladı topu ve herkesin "çıldırdığı" o an gerçekleşti...

Sonrası ise bayram, sevinç, çoşku, kutlama...


Bir de Abdülkerim'in Allah'a şükran duaları eşliğinde Muslera'ya uzun uzun sarılması... 

Tarihe geçecek bir fotoğraf daha...



Stat: RAMS Park

Hakemler: Kadir Sağlam, Candaş Elbil, Anıl Usta

Galatasaray: Muslera, Jelert (Dk. 59 Batshuayi), Kaan Ayhan, Abdülkerim Bardakcı, Berkan Kutlu (Dk. 75 Jakobs), Torreira (Dk. 89 Kerem Demirbay), Sara, Yunus Akgün (Dk. 75 Osimhen), Mertens, Sallai, Barış Alper Yılmaz (Dk. 89 Yusuf Demir)

Trabzonspor: Uğurcan Çakır, Malheiro, Serdar Saatçı (Dk. 90 Ali Şahin Yılmaz), Lundstram, Eren Elmalı (Dk. 90+10 Barisic), Ozan Tufan, Mendy, Visca (Dk. 46 Draguş), Cham (Dk 90+8 Umut Güneş), Nwakaeme, Banza

Goller: Dk. 8 Mertens, Dk. 29 Yunus Akgün, Dk. 63 (Penaltıdan) ve 90+8 Batshuayi (Galatasaray), Dk. 17 ve 55 Ozan Tufan, Dk. 51 Banza (Trabzonspor)

Sarı kartlar: Dk. 15 Serdar Saatçı, Dk. 22 Ozan Tufan, Dk. 90+4 Mendy (Trabzonspor), Dk. 55 Jelert, Dk. 65 Sallai, Dk. 76 Barış Alper Yılmaz (Galatasaray)

Blog Widget by LinkWithin