Manchester United etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Manchester United etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Aralık 2023 Cuma

Galatasaray:3-3:Manchester United

 


"Hep denedin, hep yenildin. Olsun. Gene dene, gene yenil. Daha iyi yenil." der Samuel Beckett. Bir çoğumuz bu sözü de Fatih Terim'den öğrenmiştir ya, orası da ayrı yazı hikayesi.

Doğarsın, yaşarsın, ölürsün. Hayatın akışı böyledir, başlangıç ve sonu vardır. Maçlar da başlar ve biter, yazdığım bu yazının da bir başlangıcı ve sonu vardır...

Bu sefer sondan başlayalım, en son söylenecek olan kelimeler en başından dökülsün ağzımızdan... Olmaz mı?

2000 yılının tatlı bir bir mayıs akşamından sonra ikinci defa Galatasaray Kopenhag'ta Parken'de bir finale çıkacak. Belki ucunda kupa olmayacak ama "kazanmanın" tek şart olan bir maç oynanacak 12 Aralık gecesi...

Futbol bu kazanırsın, kaybedersin, berabere kalırsın ama geriye baktığımızda Okan Buruk ve takımının "yazılı ve sözlü notları" ne olursa olsun "kanaat notunu" 100 olarak almayı hak etti. Varsa futbolun bir adaleti, Galatasaray mart ayında Şampiyonlar Liginde taraftarına heyecan yaşatmaya devam etmelidir... Futbol tanrılarının kulaklarına kar suyu kaçıralım... UEFA yönetimi son görevlendirdiği hakemlerle Galatasaray'ın ilerlemesini pek arzulamadığını gösterse de, en nihayetinde "Futbol tanrılarının" dediği olur, o top bazen çizgideki su birikintisine takılır, bazen direğe çarpıp "içeri mi dışarı gitsem kararsızlığında" filelerle sarmaş dolaş olur, dememiş mi Prekazı "futbol topunun canı vardır" diye, futbol tanrıları üfler o canı işte...


Her türlü kazanılması gereken final maçı öncesi son maça Galatasaray da İstanbul'dan sürekli eli boş gönderdiği Manchester United'ı bir kez daha yenip, Parken'e beraberliğin de avantaj olacağı bir skor elde etmek için çıktı. Tarihinde yerel ligde sayısız başarı, bir çok Şampiyonlar Ligi kupası olan İngiliz rakibi "çantada keklik" görmenin cezası az kalsın ilk 20 dakikada yenilen iki golle pahalı ödeniyordu. Önce Garnacho, sonra Bruno Fernandez "gafil avlamıştı" Muslera'yı, hele ki uzaktan gol yemeyen Uruguaylı kalecinin Portekizli meslektaşının şutuna şapka çıkarmaktan başka yapacak neyi vardı ki?

Skor tabelasında geriye düşmüş, daha paylaştığı instagram storylerine beklediği etkileşimi alamayan yeni nesil taraftarın "homurdanma" hastalığı başlamadan Hakim Ziyech farkı bire indirirken, Icardi de topa hiç temas etmeden nasıl gol atılacağını sergiliyordu, vücudunun her organı ile gol atan Arjantinli, bir de böyle gole katkı sağlıyordu... Sami Yen cehenemini maç öncesi yapılan koreografi ile hatırlatmıştı sarı-kırmızılı taraftarlar da şimdi "inferno"yu yaşatma vaktiydi. Tribünün coşkusu ile Galatasaray, Onana'nın kalesine geldikçe geldi, Ziyech auta attı, Zaha'yı Maguire durdurdu, Icardi'yi de hakem... Hatta Bayern Münih deplasmanında olduğu gibi VAR'daki hakemler... Devre biterken Kaan'ın neden savunmada tercih edildiğini gösteren uzun pasında topla buluşan Icardi, Onana'yı Manchester'dan sonra bir kez daha avladı ama gol geçersizdi. Yarı otomatik ofsayt teknolojisiymiş, adı güzel, fiyakalı da ben o pozisyonda ofsaytı göremedim, var mı anlayan?


Maçı oynatmaktan ziyade, ki Galatasaraylılara yapılan faullerde bunu başardı da, çaldı düdüklerle tempoyu düşüren İspanyol hakem Sanchez, 70li yıllardan kalma 2 dakika uzatma verdi ilk devre biterken, sadece 2 dakikacık...


15 dakikalık dinlenmenin ardından Galatasaray beraberlik için yine bastırdı, Mertens'in ortasında Kaan'ın dokunuşu filelere gitmedi ama İngilizler fena halde ürktüler de Galatasaray'ın eşitlik için "topla tüfekle" saldırdığı bir anda baskın yapıp farkı yine ikiye çıkardılar. Sahadaki topçuların kafası yere düşmedi ama tribünlerde yine o "homurtu" başladı, Ndombele çıkıp Sergio girerken yuhlamalar arşa erdi.  Bir de Mertens'in yerine Kerem oyuna dahil olmuştu. 


Değişiklikler meyvesini verdi, kazanılan serbest atışta Ziyech bir kez daha Onana'yı avladı, fark tekrar azaldı ve sonrasında bir kaç ısınma şutunun ardından "Harry Potter" yaptı sihrini, zımbaladı topu filelere... 


Galatasaray'a inanmayanlar otoparka giderken, metroya yol alırken Ali Sami Yen'den gelen gol seslerini duydukça iç geçirmişlerdir de artık o stadda biz bizeydik, "Bizim için Manchester'a koy" diye bağıranlar, cehennemin gerçek bekçileri. Uğraştı da Galatasaray bu epik geri dönüşü bir galibiyetle taçlandırmaya, "nefesleneyim" demeden golü de aradı da, rakip için de maç "var mısın yok musun" havasındaydı, onlar da geldi Muslera'nın kalesine, direkleri dövdü Fernandez, auta attı Pellistri, McTominay...


Ama ya Zaha'nın üç gün önce Alanya'ya attığı imza golünün benzerini Fil Dişili topçu 83te eski takımına atsaydı, ah neler yazılırdı İngiliz basınında ah, hayal ederken bile tebessüm ettiriyor...

Olmadı, üç puan gelmedi, beraberlik geldi, o da iyi derken, Münih'te başlayan maçta Almanlar komşuları Danimarkalılara sürpriz yaptı, beklemedikleri bir puan verdi, Kopenhag'taki final öncesi ev sahibine beraberlik avantajını hediye ederken, iki maçta da ölüp ölüp dirildikleri Galatasaray'ı da kendilerince cezalandırdılar...

Başa sararsak, 12 Aralık gecesi Galatasaray Kopenhag'ı yenecektir, kesinlikle yenecektir. Ama yenilirse de Beckett'in dediği gibi "çok daha iyi yenilecektir."




Stat: RAMS Park

Hakemler: Jose Maria Sanchez, Raul Cabanero, Inigo Prieto

Galatasaray: Muslera, Boey, Abdülkerim Bardakcı, Kaan Ayhan, Angelino (Dk. 82 Nelsson), Torreira, Ndombele (Dk. 60 Sergio Oliveira), Ziyech (Dk. 83 Barış Alper Yılmaz), Mertens (Dk. 60 Kerem Aktürkoğlu), Zaha (Dk. 88 Kerem Demirbay), Icardi

Manchester United: Onana, Wan-Bissaka (Dk. 78 Dalot), Maguire, Lindelöf, Shaw, McTominay, Amrabat (Dk. 58 Mainoo), Antony, Bruno Fernandes, Garnacho (Dk. 78 Pellistri), Hojlund (Dk. 58 Martial)

Goller: Dk. 11 Garnacho, Dk. 18 Bruno Fernandes, Dk. 55 McTominay (Manchester United), Dk. 29 ve 62 Ziyech, Dk. 71 Kerem Aktürkoğlu (Galatasaray)

Sarı kartlar: Dk. 27 Bruno Fernandes, Dk. 45+2 Amrabat, Dk. 59 Shaw, Dk. 64 Wan-Bissaka (Manchester United), Dk. 42 Boey, Dk. 54 Kaan Ayhan (Galatasaray)



6 Ekim 2023 Cuma

Manchester United:2-3:Galatasaray



Avrupa, Avrupa Duy Sesimizi

İşte Bu Cim Bomun Ayak Sesleri

Cim Bomla Kimse Başa Çıkamaz

Manchester İ*nesi Kolla Kendini


Liseye gidiyorduk Galatasaray, Manchester'ı deplasmanda şakına uğratmış, İstanbul'a turistik seyahate gelmeyi hesap ederken, Sami Yen "cehennemine" nasıl çıkacaklarını düşünmeye sevk etmişti. Havamız "on numaraydı", okula ertesi gün atkımızla gitmiş ve hep yukarıdaki besteyi mırıldanır olmuştuk:

"Cim Bomla Kimse Başa Çıkamaz

Manchester İ*nesi Kolla Kendini"


On beş gün sonra rövanşı da vermeyip, "ukala" İngilizlere fena bir ders vermişti Galatasaray, ilk Şampiyonlar Liginde İngiliz şampiyonu yoktu, yerine Türkiye şampiyonu Galatasaray vardı...

Neuchatel günlerinde çocuktuk, bazı şeyleri idrak edemiyorduk ama Galatasaray'ın Manchester'i elemesi Ali Sami Yen'in o vakit pek de az olan kitaplardan okuyup, anlayamadığımız "Maksadımız İngilizler gibi toplu bir halde oynamak, bir renge ve bir isme malik olmak ve Türk olmayan takımları yenmektir." sözünün içini doldurmuştu.

Biz Galatasaray'dık ve her takımı yenebilirdik...

Sonrası malum zaten Fatih Terim'le bir çok başarı, UEFA Şampiyonluğu, arkasında Luce ile Süper Kupa derken Galatasaray'ı Avrupa da tanımış oldu...

Tabii ki kulüpler hep zirvede kalmaz, çalkantılı yıllar olur, hele ki Türkiye gibi sistemli değil de ani reflekslerle yaşayan ülkelerde gelecek pek de kestirilemez, Galatasaray'ın da düşüşü oldu ama Galatasaray tarihini iyi idrak edenler bilirdi ki, "Galatasaray varsa umut vardır, Galatasaray her takıma karşı galibiyet için oynar..."

Eylül ayı başı kuralar çekildiğinde Galatasaray, Bayern Münih, Manchester United ve Kopenhag'la eşleştiğinde, sosyal medyanın ergenleri "üçüncülük" hesapları yaparken, biz dinazorlar "Bu gruptan çıkarız" demiştik...

İç sahada Kopenhag'ı beşlik yapacakken, 2-0 geriye düşüp, son dakikalarda attığımız 2 golle berabere kaldığımızda da bardağın boş tarafına değil, dolusuna bakıp "Bu gece girmeyen goller, İngiltere'de girecek, Manchester'i orada yeneriz, sağlık olsun" demeyi de bildik...

Neydi bu özgüvenin nedeni? Önce Galatasaray'a bize yaşattıklarından dolayı inanmak, sonrası da takımın kaliteli kadrosuna güvenmek...

"Futbol kaliteli topçularla oynanır" diyenler yanılmazlar, hele ki kalite ve tecrübe birleşirse başarı da gelir. Türk takımları geçmiş yıllarda taraftarıyla birlikte kendi sahalarında "kaplan" kesilirken, deplasmanda ise "süt dekmiş kedi" rolündeydi çoğu zaman. Yetenek vardı ama uluslararası tecrübe eksikti...


Oysa dünkü Galatasaray'in ilk onbirine baktığımızda "milli oyuncular" Abdülkerim ve Kerem dışında herkes Avrupa sahalarında boy göstermiş, çoğu da Premier Ligde top oynamıştı. Kaliteye tecrübe de eklenmişti... Takımın başındaki Okan Buruk da futbolculuk yıllarındaki tecrübesinin yanında hoca olarak da Başakşehir ile daha önce Şampiyonlar Ligi tecrübesi yaşamış, Manchester'i de devirmişti...

Hal böyle olunca, geriye bir tek İngiltere'ye giderken galibiyet hayali kurmak kalmıştı da onu da Erden Timur bastırtmış olduğu kitapçıklarla topçulara vermişti zaten...

Sanki 3 gün önce Sami Yen'de Ankaragücü maçı oynar gibi yine 4-5 oyuncu ile rakip ceza sahası ve çevresinde pres yaparak başladı sarı kırmızılılar maça. Okan Buruk'un kafasında bir plan vardı, onu da Florya'da "gizli" idmanda anlatmıştı topçularına. Plan vardır da uygulamak tecrübe isterdi, hele ki daha ilk çeyrekte geriye düşersen oradan kalkmak esas mesele olandı. 


Ev sahibi taraftarların ıslıkları arasında Zaha çok geçmeden ayağa kaldırdı takımı, hem de eski taraftarını susturarak. İkinci golü de Oliviera'nın hatalı pası, Sanchez'in ayağının kayması gibi zincirleme ve moral bozacak hatalarla yedi sarı-kırmızılılar ama bir dakika evvel bom boş kaleye topu yuvarlayamamış Kerem'le tekrar "Bu maçta ben de varım" dedi... Kopenhag maçında kaçırdığı goller ve yaptığı pas hatalarıyla iç sahada yuhalanan Kerem'in yine rahat bir pozisyonda topu filelerle buluşturamaması sonrası oyundan düşmeyip, Barış Alper'in pasında topu Onana'nın sağından köşeye yollaması hem klastı, hem de onun mental anlamda ne kadar güçlendiğini gösteriyordu.



İki yumurukla yıkılmayıp ayağa kalkan Galatasaray, artık vuruş sırası bende dedi ve takımın oyun aklı Mertens'in "akıl oyunuyla" Onana'yı kandırması, ardından da Casemiro'yu tuzağa düşürmesi sonrası hem penaltı kazanıp, hem de rakibi eksik bırakıverdi. Ne demiştik futbol kaliteli ve tecrübeli adamlarla oynanır.


Istanbulspor maçında penaltıda Kerem'le yaptıkları "paslaşmayı" eleştirenlere cevap mahiyetinde "bakın penaltı da kaçabilir" dercesine Icardi topu penaltıda auta yollarken, beş dakika sonra da "Ben klas bir golcüyüm" mesajı veriyordu Manchester kalecisini aşırtıp top ağlarla buluşurken...


Meşhur İngiltere yağmurunda Okan Buruk saha kenarında topçularıyla birlikte ıslanırken, ten Hag ise kulübeden seyrediyordu takımının bir mağlubiyetini daha. Teknik kadrodan topçusuna Galatasaray salı gecesi Avrupa'ya "inanmışlık" dersi vermişti. İnanmasa Okan Hoca saha kenarından yırtınmaz, Muslera panterleşmez, Boey Rashford'un Fernandez'e al da at pasında o imkansız koşuyu yapmaz, stoper Sanchez iki asist yapmaz, Abdülkerim sol beke geçip son saniyede gol olacak atağı kesmez, Angelino tecrübesini konuşturmaz, Torreira ciğersiz kalmaz, Kaan hatasız oynamaz, Tete ismini İngilizlere hatırlatmaz, Kerem o enerjiyi sahaya koymaz, Zaha kendini adamaz, Icardi savunmadan gol çıkarmaz, Barış Alper o vücut çalımını atmaz, Nelsson duvar olmaz, Mertens 20lik gibi koşmaz, Oliviera karakter koymaz, Ndombele orta sahayı parsellemez...


Uzun uzun yazdık da belki de en çok inananları sona bıraktık: Galatasaray taraftarı... Maç sabahı Manchester sokaklarını istila etmeyle başlayan Türk göçü, Old Trafford'da kendilerine ayrılan yeri doldurmakla kalmayıp, İngilizlerin de biletlerini alıp, ev sahibi koltukları da işgal edip, deplasmanı Sami Yen'e çevirdiler. Tribünler inandıkça sahadakiler inandı, sahadakiler çabaladıkça tribünler coştu ve Galatasaray tarihine geçecek bir galibiyet el birliği ile kazanıldı...


Dakikalar 86'yı gösterirken, o meşhur tezahüratı tekrar tüm dünya dinliyordu:

Avrupa, Avrupa Duy Sesimizi

İşte Bu Cim Bomun Ayak Sesleri

Cim Bomla Kimse Başa Çıkamaz

Manchester İ*nesi Kolla Kendini



Stat:
Old Trafford

Hakemler: Ivan Kruzliak, Branislav Hancko, Jan Pozor (Slovakya)

Manchester United: Onana, Dalot, Varane, Lindelof, Amrabat (Dk. 89 Martial), Casemiro, Mount (Dk. 85 Antony), Hannibal (Dk. 46 Eriksen), Bruno Fernandes, ​​​​​​​Rashford (Dk. 69 Garnacho), Hojlund

Galatasaray: Muslera, Boey, Sanchez, Abdülkerim Bardakcı, Angelino (Dk. 84 Ndombele), Kaan Ayhan (Dk. 84 Nelsson), Torreira (Dk. 61 Oliveira), Tete (Dk. 61 Barış Alper Yılmaz), Kerem Aktürkoğlu, Zaha (Dk. 72 Mertens), Icardi

Goller: Dk. 17 ve 67 Hojlund (Manchester United), Dk. 23 Zaha, Dk. 71 Kerem Aktürkoğlu, Dk. 81 Icardi (Galatasaray)

Kırmızı kart: Dk. 77 Casemiro (Manchester United)

Sarı kartlar: Dk. 31 Torreira, Dk. 61 Boey, Dk. 86 Oliveira (Galatasaray), Dk. 38 Dalot (Manchester United)

Blog Widget by LinkWithin