Başakşehir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Başakşehir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Mart 2026 Cumartesi

Galatasaray:3-0:Başakşehir


Aslanın dişine kan değmişti dün gece Fenerbahçe'nin lig sonuncusu Karagümrük karşısında kaybetmesi ile... Mayıslar bizim demek için, dört sene üst üste şampiyonluk rekorunu egale etmek için sayılı maçlar kalmışken, Ali Sami Yen cehenneminde Başakşehir'i konuk edecekti...

Abdülkerim ve Sane cezalıydı, üstelik teknik direktörü de saha kenarında olmayacaktı ama dedik ya, üç puan alınmalıydı, alınacaktı da...


Okan Buruk saha kenarında yoktu ama "Liverpool karşısında topçularım yoruldu" diyerek rotasyon peşinde koşmayıp, "güvendiği ve hazır olan" kadrosunu sürmüştü sahaya. Kalede Uğurcan yer alırken, Sallai ve Eren bek, cezalı Abdülkerim'in yerine Sanchez'in partneri Singo olacaktı. Torreira ve Sara savunma önünde pozisyon alırken, gol arayacak isimler de Barış, Yunus, Lang ve Osimhen olacaktı... Kenarda da Icardi, Lemina, İlkay, Boey ve Jakobs gibi oyuncular da vardı.


Hafta içi Liverpool maçı başlamadan önce Osimhen'e yapılan dev pankart ile Nijeryalı golcü göz yaşlarına boğulurken, bu sefer de Torreira'nın kalbine dokunuyordu Galatasaray taraftarı. Sadece Uruguaylıyı da değil, tüm topçulara yönelik "Yediden yetmişe bütün aile gurur duyuyor sizlerle" yazan pankart vardı. Yaşlılar haftası nedeniyle çocuklar yerine abiler-ablalarla maça çıkan iki takım alkışı alırken, Liverpool maçında yapılan Osimhen pankartını diken teyzeler de Osimhen'le birlikteydi seramonide.


İlk tehlikeli atak konuk Başakşehir'den gelirken, sonrasında Eren'in pasında Sara'nın vuruşu auta gidiyordu. Nuri Şahin Galatasaray'ı iyi etüt etmiş, ev sahibinin baskısını kaleciden başlayan toplarla pas yaparak kırıyordu da Galatasaray'ın ataklarında da iyi kapanıp, kalesinde pozisyon vermiyordu. Öte yandan Sanchez ve Singo'nun arkasına attığı toplarla pozisyon arıyordu, bu ataklarda da Yusuf'la bir kaç tehlikeli pozisyon buldu da Uğurcan yine kalesini gole kapamıştı.

Uğurcan'ı uzun toplara zorlayan Başakşehir, ev sahibini belki durdurmuştu ama Juventus, Liverpool'un durduramadığı Barış'ı Ebosele mi durduracaktı? Galatasaray sağ kanattan zorlarken rakibini, en tehlikeli atak da 25 dakikada Eren'in sol kanattan getirip penaltı noktası üzerinde Yunus'a yolladığı topla geldi de kaptanlık bandını takma gururu yaşayan Yunus topu auta yolluyordu.

28'de Barış'ın kavalında krampon izleri bırakan Ebosele kırmızı görmezken, maçın ileri dakikalarında atılacağı sinyalleri verdi ki, bir 28 dakika daha oynadıktan sonra oyundan atılıyordu.

İlk yarım saat ortada geçen oyundan sonra Galatasaray'ın atakları gelmeye başladı, özellikle Sara'nın şutları kaleyi tutmazken, Lang'ın ortasında Singo'nun en tepeye çıkıp kafayı vurması direkle sonuçlanırken, Sanchez fileleri havalandırıyor ama yardımcı hakem ofsayt bayrağı kaldırıyordu. 4 dakika sonra Lang'ın bir başka köşe vuruşunda Osimhen boş pozisyonda olduğu halde kafayla auta atıyordu topu. Yine sonrasında Torreira'nın topu kapıp, Barış-Sara ortaklığında meşin yuvarlak yine üç direğin arasından geçmiyordu.


Golsüz biten ilk devre sonrası Galatasaray ikinci kırk beş dakikaya "fırtına" gibi başladı, Sallai'nin füzesini Muhammed harika çıkarırken, Yunus'un savunma arkasına topunda Barış kaleyi ıskalıyordu. Başakşehir'in ikinci devre ilk ve tek atağında kanattan yerden yapılan ortada Selke topa dokunamazken, sonrasında Ebosele'nin Sallai'nin ayağına basması sonrası oyundan atılıp kazanılan serbest vuruşta Singo Galatasaray forması ile ilk golünü atıyordu. 


Bir kişi eksik rakibini kalesine hapsetmiş olan Galatasaray ikinci gol için "haldır haldır" gelirken, Barış'ın sol ayağıyla ortasında Osimhen ceza sahası çaprazından öyle bir "dömivole" vurdu ki, üst direk fena halde sarsılırken, Puşkaş Yılın Golü ödülü de kaçıyordu. Ama Osimhen'in üzülmesi çok uzun sürmedi, iki dakika sonra Yunus'un ara pasında Osimhen iyi kontrol etti ve şutu farkı ikiye çıkarıyordu...



Fark ikiye çıkınca, rakip de çok gelemeyince Uğurcan'ın kalesine İrfan hoca değişikliklere başladı, Boey, İlkay, İcardi, Kaan ve Nhaga oyuna dahil oldu ve Galatasaray taraftarı yine başladı genç topçuyu her topla buluştuğunda alkışlamaya. Bu alkışlar da bitime beş dakika kala Lang'ın Yunus'u savunma arkasına kaçırması sonrası Yunus'un Nhaga'ya al da at pası ile alkışlar gol sevincine dönüşüyordu. "Biz bir aileyiz" sadece bir cümle değildi, Nhaga'nın VAR kararını bekleme süreci ve hakemin orta noktayı göstermesi sonrası ortaya çıkan coşku ile vucüt buluyordu...

Zorlu fikstürde oynanan Başakşehir maçında fark üçe çıkmış, tribünlerin dört tarafında "sarı-kırmızı-şampiyon-cimbom" tezahüratları yükselirken, Eren'in ortasında Icardi'nin kafasını Muhammed iki hamlede zorla tutarken, bu gece tribünlere "Aşkın Olayım"ı söyletmiyordu...


Galatasaray taraftarı için güzelliklerle geçen maçın en şık hareketi de ilk devre Yusuf'un şutunda Uğurcan topu kornere atmışken, yardımcı hakemin aut göstermesi sonrası sarı kırmızılı file bekçisi hakemi uyarıp, pozisyonun korner olduğunu belirtiyordu... Bravo Uğurcan... Sadece son üç maçta kaleni gole kapamakla kalmadı, aynı zamanda "adamlığın" da kitabını yazdı...



Stat: RAMS Park

Tarih: 14/03/2025

Hakemler: Batuhan Kolak, Çağlar Uyarcan, Kerem Ersoy VAR: Abdullah Buğra Taşkınsoy

Galatasaray: Uğurcan Çakır, Sallai (Nhaga dk. 82), Sanchez, Singo (Kaan Ayhan dk. 79), Eren Elmalı, Torreira (Boey dk. 74), Sara, Barış Alper Yılmaz (İlkay Gündoğan dk. 74), Yunus Akgün, Lang, Osimhen (Icardi dk. 75)

Yedekler: Günay Güvenç, Jakobs, Ahmed Kutucu, Asprilla, Lemina

Teknik Sorumlu: İrfan Saraloğlu

Başakşehir: Muhammed Şengezer, Ömer Ali Şahiner, Duarte, Opoku, Ebosele, Kemen, Umut Güneş (Onur Ergün dk. 79), Yusuf Sarı (Onur Bulut dk. 59), Shomurodov (Crespo dk. 70), Brnic (Ba dk. 58), Selke (Bertuğ Yıldırım dk. 70)

Yedekler: Doğan Alemdar, Berat Özdemir, Nuno da Costa, Kaluzinski, Harit

Teknik Direktör: Nuri Şahin

Goller: Singo (dk. 57), Osimhen (dk. 66), Nhaga (dk. 84) (Galatasaray)

Kırmızı kart: Ebosele (dk. 56) (Başakşehir)

18 Aralık 2025 Perşembe

Galatasaray:1-0:Başakşehir (Kupa)

 


Her sene düzenli olarak değişen Türkiye Kupası statüsünün 2025-2026 versiyonunda geçen sene olduğu gibi Galatasaray yine ilk maçta Başakşehir'le Ali Sami Yen'de karşılaştı. Maç günü Galatasaray cephesinde tartışmalara neden olsa da Türkiye Futbol Federasyonu hiç oralı olmadı ve pazar gecesi oynanacak Kasımpaşa lig maçından bir kaç gün evvel Galatasaray'ı sahaya çıkardı. Bunlara kızmıyoruz, alıştık artık...

Osimhen'in Afrika Kupası için ulusal takımda olacağı bir aya yakın süre zarfında yerini ikame edecek olan Mauro Icardi için "kendini bulma" maçı olarak düşünülecek olursa Türkiye Kupası maçı, Ahmed gibi, Yusuf gibi, belki de Arda gibi topçular için transfer sezonu öncesi Galatasaray'da "var mısın yok musun" maçı anlamına da geliyordu.


Rakibin "dişli" olması ve geçen sene olduğu gibi ülke sınırları içinde çifte kupa kazanma arzusu içindeki Okan Buruk "ideale" yakın bir kadro ile sahaya çıkarken, maçı ilk devre, ikinci devre ve son 15 dakika şeklinde üçe ayırıp, topçularına görev dağılımı yapmıştı. İlk bölümde Sanchez, Torreira, Barış, Yunus dinlenecekti, Ahmed ve genç Gökdeniz kendini gösterecekti.

Sallai ve Icardi'nin aynı dakika içinde şutlarıyla ilk atağını yaparken ev sahibi, Ahmed'in sert şutunu Berat kafa ile çıkarıyordu. Sane'nin sağ kanattan alıp getirdiği ataklarla Galatasaray pozisyon bulurken, Alman topçu kaleyi düşünmek yerine sürekli pası arzulayınca, aranan gol gelmiyordu. Ama Başakşehir'in savunmadan çıkmaya çalıştığı bir anda kapılan topta Sane yine Ahmed'i gördü, gurbetçi topçu iyi kontrol sonrası, rakibini geçti ve yeden şutunda takımını öne geçiriyordu.

Golün ardından Galatasaray ikinciyi de Ahmed'le attı da Halil Umut Meler Sara'nın topu kaparken faul yaptığını gösteriyordu. Bir dakika sonra ise Sara'nın ortasında Icardi kariyerinin en kötü kafa vuruşunu yapıyordu.


İlk yarı Galatasaray kalesini pek düşünmeyen deplasman ekibi, Arda'nın hatası ile Bertuğ'nun al da at pasında Shomurodov ile fileleri sarsamıyordu.

İkinci yarıya Sanchez, Torreira ve Barış ile başlayan Galatasaray Sara'nın ara pasında Icardi ile gole çok yakşatı, tabelayı değiştiremedi de, bitime yarım saat kala Torreira'nın Zidanvarı ara pasında topla hareketlenen Barış, Icardi'ye müthiş bir ikram yaptı ama Arjantinli bu gece şanssızdı, Muhammed'i geçemedi, maçın fişini de çekemedi.


Yunus ve Yusuf'un oyuna dahil olması beklenilen etkiyi yaratmayınca, Başakşehir eşitlik için oyunu Galatasaray yarı sahasına yığdı, bir kaç kez de golle burun buruna kaldı ama birinde Arda bir diğerinde Sanchez "hayati" müdahalelerle takımını galip tuttular. Ve maçta uzatma dakikaları oynanırken, Başakşehirli topçuların önce sağ üst köşeye sonra sol üst köşeye kafa vuruşlarında gole izin vermeyen isim Günay'dı...

Bir gol atan ve pozisyonlara giren, savunmaya da çokça destek olan Ahmed oyundan çıkarken taraftardan alkış alırken, Borussia Dortmund'un çok şey beklediği Gürpüz kardeşlerden Gökdeniz de hocasının verdiği görevi kusursuz yaparak beğeni toplayanlar arasında yer aldı ki Okan Buruk Fethiyespor deplasmanında kendisiyle başlayacaktır maça. 90 dakika sahada kalan Arda da iyi niyetli ve azimli çabasıyla geçer not alırken, bazı pozisyonlarda tecrübesizliği ve sakarlığı az kalsın başa bela açıyordu.

Stat: RAMS Park

Tarih: 18/12/2025

Hakemler: Halil Umut Meler, Mehmet Emin Tuğral, Esat Sancaktar VAR: Kadir Sağlam

Galatasaray: Günay Güvenç, Sallai, Arda Ünyay, Abdülkerim Bardakcı (Sanchez dk. 46), Kazımcan Karataş, İlkay Gündoğan (Torreira dk. 46), Sara, Sane (Barış Alper Yılmaz dk. 46), Gökdeniz Gürpüz (Yunus Akgün dk. 72), Ahmed Kutucu (Yusuf Demir dk. 84), Icardi

Yedekler: Batuhan Şen, Oğulcan Yançel, Yusuf Kahraman, Ege Araç, Cihan Akgün

Teknik Direktör: Okan Buruk

RAMS Başakşehir: Muhammed Şengezer, Onur Bulut, Opoku, Hamza Güreler, Ömer Ali Şahiner (Ebosele dk. 64), Berat Özdemir (Onur Ergün dk. 63), Kaluzinski, Brnic (Harit dk. 74), Shomurodov (Fayzullayev dk. 64), Da Costa (Selke dk. 74), Bertuğ Yıldırım

Yedekler: Doğan Alemdar, Duarte, Ömer Faruk Beyaz, Umut Güneş, Ba

Teknik Direktör: Nuri Şahin

Gol: Ahmed Kutucu (dk. 22) (Galatasaray)

Sarı kartlar: Sallai, Ahmed Kutucu, Arda Ünyay (Galatasaray)

21 Ekim 2025 Salı

Başakşehir:1-2:Galatasaray

 


Milli ara dönüşleri zordur, hele ki oyuncularının büyük bölümü ulusal takımlara giden hocalar için ilk lig maçına çıkaracakları kadro seçimleri gecelerin uykusuz geçmesi sebebidir. Sakat mı gelecek, yorgun mu dönecek, jet lag mı olacak düşünceleri arasında tek idmanla en ideal on bir seçmek pek de kolay değildir. Bir de oynanacak maç deplasmanda ise daha da zordur da ya maddi manevi çok şey ifade eden Şampiyonlar Ligi maçı varsa 3 gün sonra?


İşte Okan Buruk bu çıkmazlar içinde kazanması halinde "Adam haklı" denilecek, puan kaybında ise "istifa hashtagleri" açılacak rotasyonlu bir kadro ile adını efsanemiz Fatih Terim'den alan ve kendisi için de mutlu anıların olduğu Başakşehir stadına çıktı. Kalede Uğurcan vardı ama Singo'nun sakatlığında Sallai tekrar sağ beke gelirken, kart cezalısı Sanchez'in yerine taraftarın çok istediği "çaylak" Arda yerine "tecrübeli" Kaan oynuyordu. Onun partneri "Apokerim"di de sol bekte de rotasyon vardı: Jakobs yerine Eren. Torreira'nın bu maçlık partneri Sara olurken, onların önünde "futbolu bulan adam" İlkay görev alacaktı. Türkiye Ligini "zayıf" gören Nagelsmann tarafından ulusal takıma çağrılmayan Sane Yunus'tan formayı alırken, Nijerya forması ile hattrick yapan Osimhen yerine milli arayı Kemerburgaz'da antrenman yaparak geçiren İcardi vardı. Sol kanatta da Barış'ın enerjisinden yararlanmayı planlamıştı Okan Buruk.

Ev sahibi Nuri Şahin için de "beyaz sayfa" anlamında bir maçtı. Başakşehir iç sahada hiç kazanamamış, eski hoca ile yollar ayrılmış, yeni hoca için de milli arada iyi hazırlık yapıp, yepyeni bir başlangıç yapmak demekti lideri yenmek. Kadrosu hiç de fena değildi, hocası da genç neslin öne çıkan teknik adamlarından biriydi Başakşehir'in...


Hakem Atilla Karaoğlan ilk düdüğü çalar çalmaz İlkay'ın ara pasında Icardı biraz daha dikkatli olsa Galatasaray 1-0 başlayacaktı maça da tabela değişmese de oyun içinde deplasman ekibinin üstünlüğü göze çarpıyordu. Galatasaray belki dakika başı rakip kaleye gelip, ev sahibini bunaltmasa da oyun alanına yayılışı, topçuların konsantrasyonu ile Başakşehir takımına istatistik dili ile 0.0 xG verdi ilk devre kalesinde. Öte yandan Sara'nın eski günlerinden pasajlar sergilediği ki 20 dakikada Muhammed'in de harika çıkardığı şutu müthişti, İlkay'ın Mertens'i aratmayan performansı ile Galatasaray nakış gibi işleye işleye oyunu elinde tuttu. Kaan'ın savunma arkasına Sane'ye attığı pas maçın gelecek dakikaları için jenerik gibiydi; Sara'nın ortasında Barış'ın kafa pası ile Icardi az kalsın tabelayı değiştiriyordu ve bir dakika sonra Sane'nin "beklenilen çalımları" ile ceza sahasına girip İlkay'a "al da at" pasını rakip savunma iki adamla duvar örerek engellerken, savunmanın nefes almak için duracak dakikalar geçmeden İlkay'ın Barış'ın önüne yuvarladığı topta Barış'ın şutunda Muhammed'i "futbolun ilahları" korumuştu ama devrenin uzatma dakikaları oynanırken sarı-kırmızılılar aradığı golü "Bu Sane de Zaha gibi tutmayacak" denilmeye başlayan Alman yıldızı ile buldu. Hem de ne gol! Maçın iki iyisi Sara ve İlkay birlikte "pişirdikleri" pastanın çileğini Sane koyuyordu. 


İlk yarı yokları oynayan Başakşehir takımında soyunma odasında Nuri Şahin'in "fırçası" işe yaramış olmalı ki onlar da yeni devreye golle başladılar ama uzun bir bekleyişin ardından VAR'dan ofsayt kararı çıkıyordu. Shomurodov'un sevinci yarım kaldı ama çeyrek saat sonrasında savunma arkasına atılan bir topta Kemen'in asistinde Özbek golcü fileleri havalandırıyordu. Ev sahibi topçular beraberliğin sevincini tam yaşayamadan Torreira'nın hızlıca başlattığı bir atakta, Sara'nın kadife pasında gecenin yıldızı Sane Muhammed'i bir kez daha avlıyordu. Galatasaray tekrar öne geçmiş, oyunda ipleri eline almıştı, bir de 70ten sonra Osimhen, Jakobs, Lemina ve Yunus gibi diri aslar oyuna girince psikolojik üstünlükle birlikte fiziksel güç de arttı ve farkı açacak pozisyonlar da geldi, özellikle Osimhen'in rakibinin üzerinden topu aşırtıp, plase ile kaleye yolladığı ve direkten dönen top ile Barış'ın pasında Jakobs'un şutu dikkate değerdi. 


Bir kaç hafta evvel kafaların Liverpool maçında olduğu ve Uğurcan'la Alanyalı forvetler arasında geçen o malum maç akıllarda iken yine bir Şampiyonlar Ligi maçı öncesi Galatasaray'ın Başakşehir karşısında derli toplu oyunu beğeni toplarken, Sane'nin iki golle dönüşü de gelecek adına Galatasarayseverler için umut vaad ediyordu.


Saha kenarında futbol adına kafa yoran iki teknik adam vardı, yeşil alanda yeteneklerini gösteren topçular ter akıtırken, maçın hakemi Atilla Karaoğlan ise bir çok Galatasaray maçında olduğu gibi felaket bir yönetim sergiliyordu. İlk devre Eren'in Ömer Ali'ye topla karışık müdahalesine sarı kart çıkarken, Okan hoca da itirazdan kart görüyordu. Yine Deniz'in Abdülkerim'e diklenmesinde Apo sarı kart görürken, Kaan Ayhan ise neden sarı kart gördüğünü anlamamıştı bile. Yine devamında hak arayan Günay Güvenç kartla cezalandırılmıştı. İkinci devre Torreira'ya çıkan sarı kart bir o kadar komikken, Başakşehir'in ofsayt nedeniyle iptal edilen golünde VAR'ın çizgiyi yanlış oyuncudan çekilmesi başka bir faciaydı. Maçın bitimine yakın Deniz'in Barış'ın ayağına basması ile çıkmayan ikinci sarı kart Atilla Karaoğlan'ın karnesine fena bir eksi olarak yazılırken, belki de tek isabetli karar uzatma dakikalarında Barış'ın rakibini çekmesi ile gösterilen sarı karttı.


Stat: Fatih Terim

Tarih: 18/10/2025

Hakemler: Atilla Karaoğlan, Mehmet Emin Tuğral, Bersan Duran VAR: Sarper Barış Saka

Başakşehir: Muhammed Şengezer, Ömer Ali Şahiner (Festy Ebosele dk. 46), Leo Duarte, Jerome Opoku, Christopher Operi, Jakub Kaluzinski, Deniz Türüç, Olivier Kemen, Miguel Crespo (Bertuğ Yıldırım dk. 80), Amine Harit (Nuno Da Costa dk. 46), Eldor Shomurodov

Yedekler: Doğan Alemdar, Berat Özdemir, Onur Bulut, Ömer Faruk Beyaz, Umut Güneş, Ousseynou Ba, Ivan Brnic

Teknik Direktör: Nuri Şahin

Galatasaray: Uğurcan Çakır, Roland Sallai, Kaan Ayhan, Abdülkerim Bardakcı, Eren Elmalı (Ismail Jakobs dk. 74), Lucas Torreira, Gabriel Sara (Mario Lemina dk. 74), Leroy Sane (Berkan Kutlu dk. 86), İlkay Gündoğan (Yunus Akgün dk. 74), Barış Alper Yılmaz, Mauro Icardi (Victor Osimhen dk. 74)

Yedekler: Günay Güvenç, Metehan Baltacı, Ahmed Kutucu, Yusuf Demir, Arda Ünyay

Teknik Direktör: Okan Buruk

Goller: Eldor Shomurodov (dk. 59) (Başakşehir), Leroy Sane (dk. 45+3 ve 61) (Galatasaray)

Sarı kartlar: Amine Harit, Deniz Türüç, Nuri Şahin (Teknik Direktör) (RAMS Başakşehir), Eren Elmalı, Okan Buruk (Teknik Direktör), Abdülkerim Bardakcı, Kaan Ayhan, Günay Güvenç, Lucas Torreira, Barış Alper Yılmaz (Galatasaray)

17 Haziran 2025 Salı

Galatasaray:2-0:Başakşehir


Vedaların gecesi...

Muslera'ya veda...

Mertens'e veda... 

Ciro'ya veda...

Belki de Osimhen'e veda...

Vedalar can da yakar, göz de yaşartır... Hele ki "Erkekler ağlamaz" derler ya, en fazla da erkekler ağlar "efsanelerine" veda ederken...

Böyle de duygusal bir gecede Sami Yen'de oynandı Galatasaray-Başakşehir maçı... Lig çoktan bitmiş, kutlamalar yapılmış, tatil köyleri bile ayırtılmışken, son bir görev kalmıştı icra edilecek: Fernando Muslera'nın 2011 yılında Galatasaray forması ile ilk maçında zamanın İBB'si şimdinin Başakşehir'ine 2-0 ile kaybettiği maçın rövanşını almak ve son kez Galatasaray kalesini korurken "cleansheet" yapmak ve futbolu bırakacak olan Mertens'e son maçında gol attırmak... Tabii, Osimhen'e de golle veda etmek hiç de fena olmayacaktı...

Gerisi, sistemmiş, taktikmiş, boş beleş işler...







Önce tribünler yapmış oldukları koreografiler ile gösterinin ateşini yaktılar, sonra da Başakşehirli topçular Galatasaraylı meslektaşlarını alkışlarla karşıladılar... Ülke futbolunda pek görmediğimiz hareketlerdi, klas oldu...


Taraftarının da her zamanki desteği ile ev sahibi çok hızlı ve baskılı başladı ve Osimhen'in çabasıyla penaltı kazandı. Tabii, yine bir klasik, hakem beyaz noktayı gösteremedi, VAR çağırdı o karar için.

Topun başına geçen ismi tahmin etmek zor olmasa gerek...

Ciro'nun babası Dries fileleri havalandırırken, annesi Katrin golün anonsunu yapıyordu...

Sonraki dakikalar Yusuf'la, Ahmed'le ve Berkan'la gole çok yaklaştı Galatasaray ama skoru değiştirecek gol gelmezken, devre biterken Osimhen ile Ba'nın "kapışması" heyecanı arttırdı. Deplasman ekibinin savunmacısı maç içinde fena halde Osi'ye sert girince, bizim Nijeryalı hakem ilk devreyi bitiren düdüğü çalar çalmaz maskesini çıkarıp Ba'yı "Varsa bir hesabın, gel soyunma odasında görüşelim" dercesine çağırıyordu...

Nasıl ilk devre Mertens'in golüyle başladı, ikinci devre de Ömer Ali'nin bomboş pozisyonda kafasında spiker o unutulmaz vecizeyi söylüyordu: "Son anda Musleraaaaaa" Ah be Nando, nasıl da özleyeceğiz seni...


Geçen dakikalar ile birlikte gol gelmezken, iki takım da işi rolantiye aldı ve o tarihi an geldi: Dakika 79 Mertens çıkıyordu ve yerine Sallai giriyordu... Tabii bu veda kuru kuru değil, alkışlar altında, arkadaşlarının omuzlarında... Gurur, özlem, veda ve bolca göz yaşı...


Mertens daha kulübeye oturmadan, tribünleri selamlarken de Kaan'ın ortasında Osimhen kafa ile farkı ikiye çıkarıyordu...

Mertens'e golle veda edilmiş, Osimhen de golünü atıp rekoru geliştirmişken, şimdi tek hedef Muslera'nın gol yemeden veda etmesiydi. Başakşehir'in nadir gelişen ataklarında Nando ve savunma dikkatli iken, dakikalar 86yı gösterirken dördüncü hakemin değişiklik tabelasında kırmızı renkle 1 yazarken, yeşille 19 rakamı parlıyordu...


14 yılda 550 maç ve kazanılan 19 kupa, 5 Süper Lig şampiyonluğu... Yıllar gözümüzün önünden geçerken, kimi Kadıköy'deki kurtarışları, kimi Mersin'de kaleye set çekmesini, kimi 4 parmaklı eldivenle sahaya çıkmasını, kimi de Rize'de ayağı kırıldığındaki göz yaşını hatırlıyordu... 

25 numaralı forma ile başlayan macerayı, Fernando Muslera yine 25 numara ile sonlandırıyordu...

Bize yine geriye kalan bolca anı ve göz yaşı oluyordu...

Oyun biterken Figueiredo'nun golü ofsayt nedeniyle geçersiz sayılıyor, Ahmed'in auta giden topu ile hakem maçı bitiriyordu...

Sadece maç bitmiyor, Türk futbol tarihinin Galatasaray'a karşı herkesin birleştiği en "zor" ve "taraflı" sezon da nihayete eriyordu...

Galatasaray 5. yıldızı takıyor, kutlamalar bitmek bilmiyor, sevinç seli içinde seneye Muslera ve Mertens'in olmayacak olması boğazda yumru gibi duruyordu...


Stat: RAMS Park Ali Sami Yen

Hakemler: Abdullah Buğra Taşkınsoy, Ceyhun Sesigüzel, Caner Özaral

Galatasaray: Fernando Muslera (Günay Güvenç dk. 90), Przemyslaw Frankowski (Elias Jelert dk. 63), Davinson Sanchez (Metehan Baltacı dk. 78), Carlos Cuesta, Ismail Jakobs, Kaan Ayhan, Berkan Kutlu, Yusuf Demir, Dries Mertens (Roland Sallai dk. 79), Ahmed Kutucu, Victor Osimhen (Efe Akman dk. 88)

Yedekler: Eyüp Aydın, Kerem Demirbay, Eren Elmalı, Gabriel Sara, Gökdeniz Gürpüz

Teknik Direktör: Okan Buruk

Başakşehir: Muhammed Şengezer, Leo Duarte, Jerome Opoku, Ousseynou Ba (Deniz Türüç dk. 46), Christopher Operi, Berat Özdemir, Ömer Ali Şahiner (Olivier Kemen dk. 70), Joao Figueiredo, Umut Güneş (Ömer Faruk Beyaz dk. 86), Yusuf Sarı (Festy Ebosele dk. 86), Philippe Keny

Yedekler: Deniz Dilmen, Onur Ergün, Matchoi Djalo, Ivan Brnic

Teknik Sorumlu: Mustafa Keçeli

Goller: Dries Mertens (dk. 17 pen.), Victor Osimhen (dk. 81) (Galatasaray)

Sarı kartlar: Victor Osimhen, Przemyslaw Frankowski (Galatasaray), Ousseynou Ba, Jerome Opoku, Yusuf Sarı (Başakşehir)

15 Ocak 2025 Çarşamba

Başakşehir FK:1-2:Galatasaray

 


Ziraat Türkiye Kupasında Rams Parkta oynanan maçın yorumunu şöyle bitirmiştim:

"Beş günde iki maçın ilki berabere bitmişti...

İki takım kupada birer puan yazmıştı hanelerine de, esas randevu için Galatasaray rakibine göz dağı veriyordu...

Başakşehir ev sahibi olacak lakin onlar sakat ve cezalılar sebebiyle "rotasyona" girecek, Galatasaray "esas oğlanlarıyla" mücadele edecektir Süper Ligin ilk devresinin son maçında..."

Okan Buruk "esas oğlanlarıyla" çıktıda efsanesi olan Fatih Terim'in adının verildiği staddaki maça ama bir eksik vardı. "Böyle penaltı mı olur?" diye isyan edilen pozisyonda sakatlanan ve 2-3 hafta formasına hasret kalacak Sara yoktu kadroda, yerine "dayı" Kerem Demirbay vardı. Sosyal medya dönem dönem bazı oyuncuları "linçler", Berkan da, Kerem Aktürkoğlu da, Nelsson da bunlardan nasibini alırken, bu sene okların hedefinde Kerem Demirbay var. Ağzıyla kuş tutsa, yaranamayacak maalesef...

Ev sahibi ise oldukça eksikti, sarı kart cezalıları, sakatlar derken, genç topçulardan "yamalı" bir kadro çıkarmıştı Çağdaş Atan sahaya. Ama onların avantajına ise İstanbul'da yılın en soğuk ve yağmurlu günü vardı. Yerden oynasan zemin ıslak, havadan oynasan zaten vurduğun top sana bumerang gibi geri geliyordu.


İki takımın hocası da saha ve zemin şartları ile eldeki kadrolara göre oyun planlarını yapmış, takımlarını maça hazırlarken, onlar dışında da bu oyundan rol çalmak isteyenler vardı: Maçın hakemi Atilla Karaoğlan ve CV'sinde Galatasaray ile ilgili hiç de olumlu referanslar olmayan VAR hakemi Yaşar Kemal Uğurlu...

Önce 12. dakikada Osimhen yanında Barış Alper gole giderken son adam olan Opoku tarafından düşürüldü, kırmızı "unutuldu"... 3 dakika sonra Yunus bariz şekilde düşürüldü, faul verilmedi, Yunus ititraz edince sarı çıktı. Yetmedi, "suyun karşı tarafının" Torreira üzerine oluşturduğu algı Atilla Karaoğlan'da sonuç vermiş oldu ki Uruguaylı topçunun ilk müdahalesinde sarı kart çıktı... Okan Buruk'a sarı kart çıkarmadan da olamadı maçın hakemi, onu da listeye ekleyiverdi.


Ama esas felaket Mertens'in ortasında Hamza'nın elle müdahalaesinde hem sahadaki hem de VAR'daki hakemler "üç maymunu oynadı"... Pozisyonu herkes gördü, o kadar açıktı ki Hamza maçtan sonra itiraf etmekten çekinmedi :"Evet o pozisyonda tol elime çarptı diye hissettim..."

Hakemlerin "karışamayacağı" bir gol atmak lazımdı deplasmandaki bu maçı kazanmak için ve o golün sinyalini önce "ApoKerim" yaktı Kerem Demirbay'ın kornerden ortasına vurduğu kafayla.  Sonrasında ise Galatasaray, "şahsına münhasır" bir golle devre biterken öne geçiyordu. Rakip çıkarken yapılan baskı sonuç veriyor, Yunus ve Barış paslaşıyor, sonra Osimhen duvar oluyor Barış'a ve genç topçu yürümek için kullandığı ayağıyla filelerin yağmurunu silkeliyordu...


Ev sahibinin ise tek atağı devre biterken Galatasaray'ın kaptırdığı bir topta, oluşan karambolde genç Ömer'in şutunda Abdülkerim olması gereken yerdeydi...

İkinci devre Barış'ın ortasında Osimhen dokunabilse Galatasaray erken dakikada farkı ikiye çıkaracaktı ama olmazken, 5 dakika sonra ise Keny sarı kartı olduğu halde ceza sahasında penaltı almak için "kendini atıyor", hakemler yine "görmedim"i oynuyordu...

İşte aynı Keny, bir dakika sonra Piatek'e asist yaparken, Sanchez yine son haftalarda olduğu gibi golde hatasıyla ön plana çıkıyordu. Lakin ev sahibinin sevinci pek fazla sürmüyor, Osimhen'in ekmeğini taştan çıkardığı bir kapışmada Mertens Yunus'u görüyor, onun pasında bir kez daha Barış sol ayağı ile Muhammed'i mağlup ediyordu.


Galatasaray 3 dakika sonra Jakobs'un ortasında Mertens'le golu bulamazken, Torreira'nın ters kafasında da topun ağlara gitmesini futbolun tanrıları engelliyordu. 

Saha zemini ağırlaşıp, oyuncular da yorulmaya başlanınca kalan dakikalarda seyirciler bir doldur boşalt futbolu seyretmeye başlarken, Okan Buruk'un Nelsson değişikliği de faydalı oluyor, Danimarkalı stoper kritik müdahaleleri ile "Beni de bu kadar yabana atmayın" diyordu...

Süper Ligin uzun bir sezonun ilk devresi sona ererken, Okan Buruk'lu Galatasaray deplasmanda kaybetmeme rekorunu arttırırken, 18 maçta 16 galibiyet 2 beraberlikle kimsenin hayal edemeyeceği bir başarı yakalıyordu...

Darısı kalan maçlara diyelim...


Stat: Başakşehir Fatih Terim

Hakemler: Atilla Karaoğlan, İbrahim Bozbey, Ali Can Alp

RAMS Başakşehir: Muhammed Şengezer, Hamza Güreler, Opoku, Lima, Deniz Türüç (Dk. 86 Djalo), Onur Ergün, Kemen (Dk. 89 Pelkas), Ömer Faruk Beyaz (Dk. 67 Ömer Ali Şahiner), Davidson (Dk. 67 Figueiredo), Keny, Piatek

Galatasaray: Muslera, Kaan Ayhan, Davinson Sanchez, Abdülkerim Bardakcı, Jakobs, Kerem Demirbay (Dk. 75 Sallai), Torreira, Yunus Akgün, Mertens (Dk. 83 Berkan Kutlu), Barış Alper Yılmaz (Dk. 90+2 Batshuayi), Osimhen (Dk. 90+2 Nelsson)

Goller: Dk. 42 ve 59 Barış Alper Yılmaz (Galatasaray), Dk. 53 Piatek (RAMS Başakşehir)

Sarı kartlar: Dk. 13 Opoku, Dk. 37 Hamza Güreler, Dk. 45 Keny, Dk. 74 Piatek (RAMS Başakşehir), Dk. 16 Yunus Akgün, Dk. 21 Kaan Ayhan, Dk. 31 Torreira, Dk. 79 Sallai (Galatasaray)

9 Ocak 2025 Perşembe

Galatasaray:2-2:Başakşehir FK


Beş günde iki Başakşehir maçı...

Biri içerde, diğeri dışarda. İlkinin telafisi var da, ikincisi çok daha önemli...

Böyle düşünmüş olacak ki Okan Buruk, rakip takım hocasını da şaşırtacak derece rotasyonlu bir kadroyla sahaya sürdü takımını...

Günay, Metehan, Jelert, Efe, Berkan, Yusuf, Kerem ve Batshuayi seremoniye çıkan topçular arasındaydı, Başakşehir ise "full kadro"... Bir de tabii Galatasaray'a karşı ilginç bir şekilde bilenmiş bir hocası vardı. Hele ki maçtan 2-3 saat önce Fenerbahçe başkanının yaptığı basın toplantısında "Cağdaş" ismini duyunca, daha da hırslanmıştı Başakşehir'in çalıştırıcısı...


Maç da girizgahta belirttiğim gibi başladı aslında. Sarı-kırmızılılar sudan çıkmış balık gibi çırpınıp, hocalarının verdiği taktiği uygulamaya çalışırken, bir arada oynamama ve maç eksikliği göze fena halde çarpıyordu. Deplasman ekibi ise kulübesiyle taça dahi itiraz edecek şekilde motiveydi. 

Ortada geçen ilk 20 dakika sonrası "birbirine alışan" Galatasaraylılar, iki uzun boylu stoperin arasında tost olan Batshuayi'yi kenar ortalarıyla besleyemeyeceklerini görüp, ceza sahası dışında şutlar atmaya başladılar ki, tehlikeler de geldi ama Başakşehir de ilk atağında golü buluverdi Deniz'le... Bu çocuk da "acı vatan "Almanya'dan Anadolu'ya gelip oradan Fenerbahçe seçimi ile futbol kariyerini bitiren bir topçu. Galatasaray'ı seçmiş olsaydı, çok daha farklı kariyeri olacaktı...

Başakşehir az daha ikinci golü de bulacaktı ama Günay öyle iki kurtarış yaptı ki, tecrübeli kalecinin menajeri hemen sosyal medya ekibine talimat vermiştir bu videoları "Best Of Günay Güvenç"e eklemesi için.

Rakip maçı fazlaca ciddiye alıp, bir de saha kenarında "çirkefleşince", Okan Buruk da "had bildirmek" için önce Mertens ve Yunus'u, sonra da Barış, Sara ve Jakobs'u oyuna alınca Galatasaray bilinen makine düzenine dönüp, rakip kaleyi abluka altına alıyordu. Önce beraberlik golü Mertens'in ortasında Sanchez ile geliyor, Jelert'in hatasında Piatek tekrar takımını öne geçiriyor, Abdülkerim yine Mertens'in pasında eşitliği sağlıyordu. Ev sahibi taraftarının da desteği ile iç saha oyun ritmini yakalayıp, gol için dalga dalga Muhammed'in kalesine yükleniyor lakin aradığı golü bulamazken, uzatmalarda kazanılan penaltı atışında da Batshuayi, genç kaleciyi geçemiyordu...


Beş günde iki maçın ilki berabere bitmişti...

İki takım kupada birer puan yazmıştı hanelerine de, esas randevu için Galatasaray rakibine göz dağı veriyordu...

Başakşehir ev sahibi olacak lakin onlar sakat ve cezalılar sebebiyle "rotasyona" girecek, Galatasaray "esas oğlanlarıyla" mücadele edecektir Süper Ligin ilk devresinin son maçında...


Stat: RAMS Park.

Hakemler: Ali Şansalan, Mustafa Savranlar, Osman Gökhan Bilir.

Galatasaray: Günay Güvenç, Metehan Baltacı (Dk. 46 Mertens), Sanchez, Abdülkerim Bardakcı, Jelert (Dk. 57 Barış Alper Yılmaz), Efe Akman (Dk. 64 Sara), Berkan Kutlu (Dk. 86 Jakobs), Yusuf Demir (Dk. 46 Yunus Akgün), Kerem Demirbay, Sallai, Batshuayi.

Başakşehir FK: Muhammed Şengezer, Hamza Güreler, Ba, Opoku, Lima, Crespo (Dk. 75 Onur Ergün), Deniz Türüç (Dk. 89 Ömer Ali Şahiner), Kemen, Berat Özdemir, Figueiredo (Dk. 75 Davidson), Piatek (Dk. 81 Keny).

Goller: Dk. 35 Deniz Türüç, Dk. 53 Piatek (Başakşehir FK), Dk. 51 Sanchez, Dk. 74 Abdülkerim Bardakcı (Galatasaray).

Kırmızı kart: Dk. 85 Onur Ergün (Başakşehir FK).

Sarı kartlar: Dk. 45+2 Sanchez, Dk. 53 Batshuayi (Galatasaray), Dk. 50 Lima, Dk. 56 Deniz Türüç, Dk. 68 Çağdaş Atan (Teknik direktör), Dk. 77 Piatek, Dk. 85 Muhammed Şengezer (Başakşehir FK).

23 Eylül 2023 Cumartesi

Başakşehir:1-2:Galatasaray


Şampiyonlar Ligi dönüşü bir zamanların meşhur tabiriyle "annenin ligine" dönmek kolay değildir, Galatasaray da bu sene haftada bir maç oynamayacak, bunun farkında olarak da "rotasyonlu" bir kadro ile efsanesi Fatih Terim'in adının verildiği Başakşehir'in stadında sahaya çıktı...

Muslera kalenin değişmeziydi, Boey sağ kanadın tapusunu aldı da Nelsson'un kız arkadaşının doğum ihtimali için izinli olduğu günde Davinson Sanchez Abdülkerim'in partneriydi. Sol bekte ise Kazımcan Angelino'yu kulübeye yollamıştı.

Orta sahada Torreira geçen yılki arkadaşı Oliviera'yı yanında görmüş ama Mertens'in yerine Ziyech oynuyordu. Gol atmak ya da attırmak görevi de Barış Alper, Tete ve Icardi'deydi.

Karşı takımda ise eski dost Dubois antrenmanlarda karşı karşıya oynadığı sarı-kırmızılı topçulara karşı resmi maçta yer alırken, Çağdaş Atan da 4 hafta sonra ikinci defa Okan Buruk'un  rakip kulübesindeydi.

Karşılaşma beklendiği gibi başladı, Çağdaş Atan "savunmadan pasla çıkma" oyunundan vazgeçmezken, Galatasaray da rakip ceza sahasında baskı yapma alışkanlığını bırakmadı. Bu preslerle pozisyonlar da geldi, Kazımcan'ın taç atışında Davinson kafayı dokunabilse, erken gol gelecek, Tete'nin ceza sahası dışında plase şutu direği yalamasa ilk beş dakikada Galatasaray iki farklı öne geçecekti.

Yine rakip çıkarken, Volkan'ın pasında araya giren Torreira düşürülüyor ama geçen sene Ziraat Türkiye Kupasında Başakşehir-Galatasaray maçında sarı-kırmızılı takımı "doğrayan" Kadir Sağlam, VAR işbirliği ile penaltıyı "göremiyordu"... Penaltıyı görmeyen gözlerin, Berkay'ın Torreira'ya tekmesinde "kırmızı kart" çıkarmasını beklemeyenlere de elimde "birinci elden satılık köprüler" olduğunu söyleyebilirim.

Rakibin sertliğine izin veren Kadir Sağlam, hem Kazımcan'ın sakatlanmasına vesile oluyor, hem de Başakşehir takımının en tehlikeli atağına imkan sağlıyordu, bereket direkler topun filelerle buluşmasına izin vermedi.

Zorunlu üç Türk oyuncu garabeti Kazımcan'ın oyundan çıkmak zorunda kalmasıyla Okan Buruk ve ekibine "satranç" hamleleri yaptırdı ve Kaan Ayhan stopere geçerken, Abdülkerim sol beke gönderildi.


Futbol kaliteli oyuncularla oynanır derler ya, maç boyu saha içinde dolaşan, fiziksel olarak da zayif görülen Ziyech'in Tete'nin pasında attığı golü de izlemeye doyamadık... İp gibi, dümdüz giden bir top...

Acaba sol bekte "Apo" ne yapar derken, 45te rakibinin belini kırdı, değme sol beklere parmak ısırtacak bir orta yaptı da Oliviera'nın kafasında direkler Volkan Babacan'ı korudu.

İkinci devre iki Kerem oyuna dahil olurken, Barış Alper ve Sergio duşa yollandı ve bir çok kişinin aklında Barış Alper'in 8 ve 45+3 arkadaşları pas beklerken ceza sahası dışından denediği "saçma" plaseler kaldı.


Kopenhag maçında "gereksizlerce" ıslıklanan Kerem, oyuna girer girmez Tete ile "al-ver" yaptı ve penaltıyı kazandırdı, Icardi de ligde 12 maç arka arkaya gol atarak rekor kırıverdi. Sonrasında da pozisyonlar buldu Galatasaraylı oyuncular da topu ağlara yollayamazken, Ziyech-Zaha oyuncu değişikliği esnasında yaşanılan bir "dalgınlıkta" eski dost Dubois Muslera'nın da hatasından yararlanarak takımının tek golünü kaydediyordu. 

Gol bizi üzdü üzmesine de Kopenhag maçından sonra Muslera'nın bir kez daha çıkıp çıkmama tereddütünde kalesinde gol görmesi ve yine bir oyuncu değişikliği esnasında futbolcuların bant takma, saç yapma, yüzük çıkarma gibi "amatörce" hatalarından dolayı yaşanan başka bir gecikmeden ders alınmaması daha da acıttı içimizi.

Farkı bir gole indiren ev sahibi beraberlik için yaptığı oyuncu değişiklikleri ile Galatasaray kalesine gelirken, sarı kırmızılılar da Kerem Demirbay'ın serbest vuruşunda az kalsın üçüncü golü buluyor, sonrasında Davinson'un kafası Volkan'ın suratında patlıyor ve Zaha da Icardi'nin "al da at" jestini çok kötü bir vuruşla auta yolluyordu...


Maç sonu Fatih Terim Stadının köşesinde deplasman takımına ayrılan köşeye sıkışan taraftarlar topçuları tribüne çağırırken maçın adamı Davinson Sanchez'in üçlü çektirmesini bekledim ama takım sadece taraftarı alkışlayıp soyunma odasına gitti. 

Evet, ilk defa yeni takımıyla sahaya çıkan Davinson özellikle hava toplarındaki hakimiyeti ve kusursuz oyunuyla Nelsson ve Abdülkerim'e forma artık benim mesajı verdi.

Torreira ve Boey'i unuttuk mu? Onlar artık çıtayı öyle bir yere koydular ki, onlar zaten "fahri maçın adamı"...



Stat: Başakşehir Fatih Terim

Hakemler: Kadir Sağlam, Abdullah Bora Özkara, Hakan Yemişken

RAMS Başakşehir: Volkan Babacan, Dubois (Dk. 74 Cemali Sertel), Duarte, Ba, Lima, Karzev (Dk. 60 Abeid), Aleksic (Dk. 60 Figueiredo), Berkay Özcan (Dk. 74 Pelkas), Serdar Gürler, Dennis (Dk. 46 Deniz Türüç), Piatek

Galatasaray: Muslera, Boey, Sanchez, Abdülkerim Bardakcı, Kazımcan Karataş (Dk. 29 Kaan Ayhan), Torreira, Oliveira (Dk. 46 Kerem Demirbay), Tete (Dk. 80 Ndombele), Ziyech (Dk. 66 Zaha), Barış Alper Yılmaz (Dk. 46 Kerem Aktürkoğlu), Icardi

Goller: Dk. 43 Ziyech, Dk. 50 Icardi (Penaltıdan) (Galatasaray), Dk. 64 Dubois (RAMS Başakşehir)

Sarı kartlar: Dk. 12 Dennis, Dk. 19 Berkay Özcan, Dk. 31 Lima (RAMS Başakşehir), Dk. 33 Oliveira, Dk. 82 Kerem Demirbay (Galatasaray)

13 Kasım 2022 Pazar

Başakşehir:0-7:Galatasaray

 


"İntikam soğuk yenen bir yemektir" der ünlü bir İspanyol atasözü. 

Dün gece Başakşehir Fatih Terim Stadında Galatasaray, ev sahibini 7-0 gibi tarihi bir skorla geçerken, ultrAslan'ın yeni tabiriyle "Süper Sirke" evrilen Türkiye Futbol Liginde her türlü "engellemelere" karşın hem zirve inadını sürdürdü, hem de geçmişte yaşanılanların hesabını kesti...


Galatasaray
ligin en fazla şampiyonu olmasına karşı bazı yıllarda sarsıntılı dönemler geçirirken, çeşitli sponsorlar marifetiyle desteklenen eskinin İstanbul Büyükşehir Belediyespor'u, yeni adıyla Başakşehir Futbol Külübü, Galatasaray'ı yendiği maçlardan sonra "tahrik edici" paylaşımlar yapıp, sevincini sarı-kırmızılı camianın üzüntüsü üzerinden yaşamayı yeğlemekteydi. Bu hadsizlik öyle bir boyuta gelmişti ki, kendileriyle alakalı olmayan ve Galatasaray'ın Avrupa'dan elendiği Östersunds maçından sonra "Bu zor gecenin ardından Medipol Başakşehir'e transfer olmak isteyen tüm taraftarlara kapımız açık." şeklinde çok tepki çeken bir tweet atmıştı...

Galatasaray, Fatih Terim'le birlikte 8 puan geriden gelip, Sami Yen'de şampiyonluk maçında Başakşehir'i yenip "Yaz Dostum" şarkısı eşliğinde kendilerine bir ders verdi vermesine de, dün gece sosyal medyada yayımlanan paylaşımla bu rekabete de son nokta konuldu: Biz daha iyisini yapana kadar, en iyisi bu.



Maçın yıldızı Kerem için de derin ve "acıklı" bir hikayesi vardı dün geceki zaferin. 17 yaşında geleceğe dair büyük umutlar ve hayaller ile transfer olduğu Başakşehir takımıyla idmanlara çıkan Kerem Aktürkoğlu, takımdaki "abileri!" tarafından dışlanmış, had bildirilmiş, küfür yemiş ve bütün bunlar olurken hocası Abdullah Avcı'dan herhangi bir destek görememişti. Abileri! ve hocasından ummadığı davranışlarla karşılanan genç oyuncu takım yöneticileri tarafından da benzer muamele görünce futbolu bırakma noktasına gelmiş, ailesi ve genç takım hocasının desteği ile ayakta kalmış ve Galatasaray'a transfer olmuştu. 5-6 sene evvel "had bildirilen", "Allahım bugün idmanda bana top gelmesin ki küfür yemeyeyim, sakatlanmayayım" diye dua eden o çocuk, dün gece sergilediği performans, attığı 3 gol ile kendisine inanmayan hem saha içinde hem de rakip kulübedeki eski takım arkadaşlarına "had bildirdi."

Ne diyordu Ezel dizisinde Ramiz dayı? "Kim ne derse desin yeğen, intikam güzel şey..."


Karşılaşmaya gelecek olursak, bir hafta önce Beşiktaş derbisini kazanmanın moraliyle Dünya Kupası arasına girmeden son maçına çıkacak Galatasaray'a bir motive edici mesaj Kadıköy'den de geldi ve Fenerbahçe'nin Giresunspor'a yenilmesi sonrası aradaki puan farkını ikiye indirme maçına dönüşüverdi Başakşehir karşılaşması. Oyuncuların kalitesinden şüphe yoktu da uyum süreci sıkıntılıydı, haftalar ilerledikçe de hem oyun anlayışı oturup, hem de topçular birbirini tanıdıkça beklenen farklı skorların geleceğinden şüphe yoktu, pozisyon bulan bu takım o topu bir gün üç direğinin arasından da ikiden fazla sokacaktı... Bu patlama da kaderin cilvesi olarak ligin ilk 4-5 maçında kalesinde gol görmemekle övünen Başakşehir'e kısmet oldu...

Geçen hafta Hatayspor karşısında yediği 3 golde bireysel hatalar yapan kaleci Volkan Babacan ve Ömer Ali'yi ilk on bire yazmayan Emre Belözoğlu, yine savunmada top çevirip, rakibi üzerine çekip, Traore, Keny ve Chouiar'in hızlı ataklarıyla gol bulmayı hedefliyordu. Okan Buruk ise eski ev arkadaşını "mat etmek" için klasik oyununu bozmayıp, rakip alanda pres yapıp, kaptığı toplarla "baskın basanındır" demişti. Aslında daha 15 saniyede ev sahibi savunmacılar top dolaştırırken, Oliviera topu kapıp, ceza sahası dışından şut atmış, maç içinde olacakların fragmanı sergilenmişti.

Devamında hiç de farklı bir senaryo seyretmedik, önce Oliviere-Kerem paslaşmasında Kerem siftahı yaptı, arkasından ev sahibi topla çıkarken Toreira'nın idmanda çalışıldığı belli presiyle kaptığı topla ceza sahasına girip, düşürülmesiyle penaltı kazanıldı ve "dünya yıldızı" Icardı, bir star tecrübesiyle tutulamayacak yere vurdu meşin yuvarlağı. İlk devre hiç beklemediği şekilde yediği gollerle dağılan Başakşehir savunması, devre biterken bir hafta evvel Beşiktaş savunmasının yapamadığı gibi Rashica'yı durduramayınca üçüncü golü de kalelerinde görüverdiler.


Şok bir skorla soyunma odasına giden ev sahibinde teknik direktör Emre Belözoğlu orta sahadan oyuncu çıkarıp Aleksiç ve Deniz Türüç'le ikinci devreye başladı ama Galatasaray'ın akınları duracak gibi değildi.  Abdülkerim'in ilk devredeki direğinden sonra Rashica da direkleri dövdü ama 10 dakika sonrasında "aşk adamı" Icardi futbola aşkını da Kerem'e gol asisti yaptığı topuk pasıyla gösterdi. Müthiş organiziasyon, harika gol...


Tabelada Galatasaray'ın hanesinde dört yazıyordu da sahada Mustafa Kemal imzalı beyaz formalıların durmaya niyetleri yoktu. Bu defa Kerem'in asistinde başka bir yıldız Mertens şık bir plase ile farkı arttırıyor, sonrasında Icardi bir kez daha Kerem'e gol pası veriyordu...

Skor altı olmuş, lige bir buçuk ay ara verilecek ama "Galatasaray'a yatmaya geldi" diye itibarsızlaştırılan Icardı 86. dakikada kaleci Muhammed'e pres yapınca, yanındaki arkadaşları da arzularını arttırıyor ve bu kez de Konya günlerinde çok seyrettiğimiz kafa gollerinden biri ile maçın skorunu ilan ediyordu Abdülkerim...

Karalama Defteri podcastlerde sürekli tekrarladığımız bir cümle vardı "Bu takım çok yetenekli, bu hafta girmeyen o goller bir gün fazlasıyla girecek" diye, o gün 12 Kasım 2022 Cumartesiymiş, tarihi bir skorla Dünya Kupası heyecanına yolcu etti Galatasaray sevenlerini...

Şimdi artık Muslera ve Toreira'lı Uruguay'ı, Seferoviç'li İsviçre'yi, Nelson'lu Danimarka'yı ve Mertens'li Belçika'yı seyretme vakti...

"Bu zor gecenin ardından Medipol Başakşehir'e transfer olmak isteyen tüm taraftarlara kapımız açık." mı diyordu Başakşehir sosyal medya ekibi? Maçta fark yedi olunca deplasman tribünü ile birlikte bütün stadyum ayağa kalkıp "Şampiyon Cim Bom Bom" tezahüratlarına başlayınca, zaten az olan seyircilerini de kaybettiklerini yüzümüzde tebessüm, büyük bir keyifle seyrettik...

STAT: Başakşehir Fatih Terim

HAKEMLER: Atilla Karaoğlan, Ceyhun Sesigüzel, Serkan Ok

BAŞAKŞEHİR: Muhammed Şengezer- Caiçara, Ndayishimiye, Duarte, Hasan Ali Kaldırım, Mahmut Tekdemir, Biglia (Dk. 46 Aleksic), Traore (Dk. 63 Szysz), Berkay Özcan (Dk. 46 Deniz Türüç), Chouiar (Dk. 64 Serdar Gürler), Keny (Dk. 82 Okaka)

GALATASARAY: Muslera- Boey, Nelsson, Abdülkerim Bardakcı, Emre Taşdemir (Dk. 23 Kazımcan Karataş), Torreira (Dk 71 Berkan Kutlu), Oliveira (Dk. 80 Midtsjö), Rashica (Dk. 79 Barış Alper Yılmaz), Mertens (Dk. 71 Mata), Kerem Aktürkoğlu, Icardi

GOLLER: Dk. 14, Dk. 59 ve Dk. 85 Kerem Aktürkoğlu, Dk. 45 (P) Icardi, Dk. 45+4 Ndayishimiye (K.K), Dk. 65 Mertens, Dk. 88 Abdülkerim Bardakcı (Galatasaray)

SARI KARTLAR: Ndayishimiye, Aleksic (Başakşehir), Rashica, Muslera (Galatasaray)

Blog Widget by LinkWithin