Eyüpspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Eyüpspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Şubat 2026 Pazartesi

Galatasaray:5-1:Eyüpspor

 


"En güçlü savaşçı zaman ve sabırdır" der Rus yazar Lev Nikolayeviç Tolstoy... Sosyal medya ile beslenen "yeni yetme" Galatasaray taraftarının ne zamanı vardı ne de sabrı golcüleri Icardi'yi yaşadığı sakatlıktan dönmesini beklemeye de "kral" sabırla eleştirilere göğüs gerdi, "zamanı gelecek" dedi ve cuma gecesi Eyüpspor karşısında yaptığı üçleme ile "kariyerinin değil hayatının bir parçası" olan Galatasaray'da rekorları kırmaya devam etti. İstanbulspor kupa maçında Hagi'nin rekorunu ele geçirirken, bu kez de Burak Yılmaz'ın 44 golle Rams Park'ta en fazla gol atan Galatasaraylı oyuncu rekorunu 47 golle tarihe gömüyordu...


Rakip Eyüpspor, Arda Turan ile Süper Lige çıktığı sezonda başarılı bir grafik çizmiş ama Arda'nın ayrılması sonrası bir türlü toparlanamamış, başkanlarının da cezaevine girmesi sonrası TMSF'ye geçerken, ligden düşecek takımlar arasına girmişti. Buna rağmen son haftalarda çıkışa geçmiş, Konyaspor ve Beşiktaş'la berabere kalırken, Alanyaspor'u deplasmanda yenmişti. 


Sahaya sürecek yedek topçu bulamamaktan yapılan transferler sonrası "kimi oynatsam" gibi tatlı dertlere gark olan Okan Buruk, Şampiyonlar Ligindeki Juventus maçı öncesi rotasyonlu bir onbirle oyuncularını sahaya sürmüştü... Takımın bankoları Sallai, Torreira, Barış, Sara, Jakobs kenardayken, Boey'in ağızlarda bıraktığı tadı tekrar verip veremeyeceği merak ediliyordu sağ bekte. Öte yandan İtalyanlara karşı cezalı Lemina ile yanında başlayan İlkay'ın da Juventus maçında kenarda olacağı için sahada 90 dakika kalmaları kimseye sürpriz olmadı. Maç kadrosunun en güzel sürprizi de İcardi ve Osimhen'i yan yana seyretmek oluyordu...


Karşılaşma golle başladı, Yunus'un ortasında Osimhen atacaktı Okan Buruk'un planında ama tersi oldu, Victor ortaladı Yunus geçen haftadan sonra ikinci kez kafayla (sırtla da olabilir) fileleri havalandırıverdi. Ev sahibi erken öne geçti, taraftarında fark beklentisi oluştu da Yunus'un hatalı pasında Umut karşı karşıya kalınca yürekler ağıza geldi ama Uğurcan başarılıydı. Bir çok Anadolu takımının, hatta şampiyonluk adaylarının aksine Atilla Gerin Rams Park'ta takımına "otüsü çekin" emri vermedi, tam tersi savunmadan paslarla çıkıp, Galatasaray'a önde basmak istedi, kısmen de başarılı oldular, özellikle Lenny Pintor Boey'i çok zorladı, bir çok defa da geçti Fransız oyuncuyu...


Galatasaray'ın maçta ikinci tehlikesi 20 dakikada Icardi'nin ara pasında Osimhen'in kaleciyi geçip plaseledi topun savunmada tarafından kornere atılmasıyla geldi. Dört dakika sonra deplasman ekibi Onguene ile gole bir kez daha yaklaştı da Uğurcan yine başarılıydı. Bir onlar bir Galatasaray tehlike yaratıyor derken, Icardi'nin düşerken ceza sahası dışında yolladığı füzeyi Jankat kornere atıyor, Lang'ın köşe vuruşunda penaltı tartışmaları arasında seken topu bu kez Hollandalı topçu kaleye nişanlıyor, Jankat'tan seken topu "fox in the box" Icardi zımbalıyordu ağlara...


Fark iki olmuşken, bir de Yunus'un Bedirhan'ın hatasından yararlanıp gole giderken düşürülmesi ile kader Eyüpspor için ağlarını örmüştü: Deplasman ekibi 10 kişi kalıyordu... Sonrası ise Galatasaray'da farkı arttırma, özellikle Osimhen'e gol attırma çabaları ile mecbur kapanan Eyüp savunması arasında bir mücadeleye dönüşüyordu. 

İkinci yarıya Yunus ve Sanchez'in yerine Singo ve Asprilla ile başladı Okan Buruk ki sonraki dakikalarda Abdülkerim'i de oyundan alınca Juventus karşısına stoperlerini bir nebze dinlenmiş, sakatlıksız çıkarmak istiyordu. Galatasaray'ın üçüncü golü de çok olmadan geliverdi, rakibin hatalı pasından yararlanan Osimhen Jankat'ı geçti, kaleyi denemek yerine boşta bekleyen Icardi'yi gördü ve maçtaki ikinci asistini yaparken, Mauro da ikinci golünü atıyordu... Galatasaray taraftarı bir kez daha "Aşkın Olayım" diye bağırırken, bitiminde de Osimhen'e tezahüratlar yükseliyordu Rams Park tribünlerinde...

Lang'ın "kırk yıllık Galatasaraylı" gibi rahat oyunu taraftarın alkışını alırken, Asprilla'nın da her geçen maç üstüne koyması, özgüvenli rakibin üzerine gidip, uzaktan kaleyi denemesi Okan Buruk'un ligde çok faydalanacağı özellikleri olarak göze çarpıyordu. Lang ve Asprilla taraftardan geçer notu çoktan almışlardı da, 56. dakikada sahaya ayak basan Nhaga hayatında unutamayacağı anlar yaşıyordu. Genç topçu topu ne zaman ayağına alsa tüm stad bir anda matadorun arenada boğayı şişlemesi gibi alkış tufanı koparıyordu ki, bir değil iki değil maç sonuna kadar sürdü bu coşku. 18 yaşındaki Renato da sevgiyi karşılıksız bırakmadı, sahada ayak basmadık alan kalmadı, düştü kalktı, düşürüldü, kart aldırdı rakibe, kilit paslar attı... Kısaca "kumaşını gösterdi", bu çocuktan olacak dedirtti.


62de Asprilla parçalı formayla ilk golüne yaklaşıyor, Jankat kale arkasındaki foto muhabirlerine poz verircesine çıkarıyor, kornerden bomboş kafayı Osimhen auta atarken, dakikalar sonrası Lang'ın yerine giren Barış'a İlkay'ın attığı uzun pasta Barış Osimhen'e asist deniyor ama Osimhen'in ıskasıyla Icardi hattrick yapıyordu... Kime niyet, kime kısmet... 

Stat anonsçusu golün anonsunu yaparken, Eyüpspor maça başlıyor, Rotariu'nun ortasında yaşanan karambolde Metehan Uğurcan'ın iki maçlık gol yememe serisini üçe çıkarmaya izin vermiyor ve takımın "onur" golünü atıyordu...


Kalan dakikalar yine Eyüpspor yarı sahasında geçiyor, Asprilla kaleyi deniyor, Barış plaseliyor direği yalıyor da herkesin kalbinden Osimhen'in gol atması yatıyordu. Atıyor da golünü Nijeryalı topçu Asprilla'nın asistinde ama yan hakem bayrağı acımasızca kaldırıyordu... Bu gün futbol tanrıları Osi'nin yanında değildi, o da gol atamasam asist yaparım diyor, iki dakika sonra "asistin asistini" yaparak Singo'yu savunma arkasına kaçırıyor, onun ortasında da Icardi'den önce Onguene topu kendi ağlarına yolluyordu...

Yeni oyuncuların forma şansı bulduğu, değişik oyun sistemlerinin denendiği ve asların dinlendiği maçta Galatasaray 5 gol atıp, üç puanı hanesine yazdırırken, tüm dikkatini Juventus maçına çevirirken, Icardi'nin fit görünümü ile 3 gollük performansı Okan Buruk'a tekrar Icardi-Osimhen'li bir kadro denemesi fikrini de aşılıyordu... Ne diyordu şarkı "Varlığı dert, yokluğu yara", yedek kulübesini genç topçularla doldurmaktan, oynatacak futbolcu bolluğuna dönüşen bir kadroda Okan Buruk'a kolaylıklar dileyelim...



Stat: RAMS Park

Tarih:13/02/2026

Hakemler: Çağdaş Altay, Kerem Ersoy, Mücahid Adem Çelebi VAR: Abdullah Buğra Taşkınsoy

Galatasaray: Uğurcan Çakır, Sacha Boey (Kaan Ayhan dk. 74), Davinson Sanchez (Wilfried Singo dk. 46), Abdülkerim Bardakcı (Renato Nhaga dk. 58), Eren Elmalı, Mario Lemina, İlkay Gündoğan, Yunus Akgün (Yaser Asprilla dk. 46), Mauro Icardi, Noa Lang (Barış Alper Yılmaz dk. 65), Victor Osimhen

Yedekler: Günay Güvenç, Ismail Jakobs, Rolland Sallai, Gabriel Sara, Lucas Torreira

Teknik Direktör: Okan Buruk

Eyüpspor: Jankat Yılmaz, Talha Ülvan, Jerome Onguene, Bedirhan Özyurt, Umut Meraş, Baran Ali Gezek, Mateusz Legowski (Charles Raux Yao dk. 80), Emre Akbaba (Taşkın İlter dk. 60), Lenny Pintor (Metehan Altunbaş dk. 46), Angel Torres (Denis Radu dk. 46), Umut Bozok (Dorin Rotariu dk. 60)

Yedekler: Marcos Monteiro, Abdou Khadre, Ismaila Manga, Ömer Ahmet Ceyhan, Arda Yavuz

Teknik Direktör: Atilla Gerin

Goller: Yunus Akgün (dk. 2), Mauro Icardi (dk. 33, 48 ve 70), Jerome Onguene (dk. 87 k.k.) (Galatasaray) Metehan Altuntaş (dk. 71) (Eyüpspor)

Kırmızı kart: Bedirhan Özyurt (dk. 38) (Eyüpspor)

Sarı kartlar: Taşkın İlter, Mateusz Legowski (Eyüpspor)

14 Eylül 2025 Pazar

Eyüpspor:0-2:Galatasaray


 "Yazı tura atıldığında ben hep tura derdim. Varsın tura gelmesin. Benim tek derdim, Atatürk'ün yüzü yere gelmesin."

Dolmabahçede iki direk arasına sıkışan Galatasaray sevdalılarının koca ülkeye akın akın yayılmasını sağlayan Taçsız Kral Metin Oktay'ın ölüm yıldönümüydü 13 Eylül... Boğaziçi köprüsü çıkışı 55 yaşında hayatını kaybetmişti trafik kazasında 13 Eylül 1991de.

Maç öncesi topçuların ısınma t-shirtlerinde Metin Oktay yoktu, Türkiye Futbol Federasyonun yeni sloganı "Nefret Yok, Futbol Var" yazıyordu da Galatasaraylılar efsaneyi unutmamışlardı, attıkları gollerde eller kalbe gidip, Krala saygı duruşunda bulundular...

Tatsız geçmişti milli ara, ulusal takım İspanya karşısında hezimete uğramış, Osimhen de uzak diyarlarda sakatlanıp gelmişti İstanbul'a. Olimpiyat stadında oynamak gibi sevimsiz bir tarafı daha vardı cumartesi öğleden sonrasının. Ev sahibi Eyüpspor, memleketin en büyük stadının yarısını Galatasaray taraftarına ayırmış ve bilet başı 2 bin lira talep ediyordu... Bu sene Galatasaray taraftarı kime misafir gidiyorsa, ev sahipleri deplasmancıların kesesine göz koymuş durumda.   Yayıncı kuruluş da renk-ışık dengesini ayarlayamayınca maç esnasında top gölgeye gittiğine oyunu seyrettik, diğer yerlerde "körebe" oynadık sanki. 


Galatasaray'da Okan hoca sakat Osimhen'i Kemerburgaz'da bırakmış, yerine Icardi'yi görevlendirmiş, yine milli aradan yorgun gelen Lemina'yı da yanına oturtmuş, İlkay'a çocukluk aşkına kavuşma şansı vermişti. Ayrıca, Muslera sonrası kaleyi emanet alan Günay, bir başka yeni Uğurcan ile görev değişimi yapıyordu. 


Ev sahibi Eyüpspor'un "güçlü ekiplere" karşı bu seneki oyun tarzı belliydi, kaleciden başlayarak savunmada pas yapıp, ani ataklarla pozisyon yaratmak. Yine aynı başladılar Galatasaray'a karşı, tüö hatlarıyla savunma yapıyor, Ampem ve Draguş'u Sanchez ve Abdülkerim'in arkasına kaçırmayı deniyorlardı. Onlar kalelerini koruma işini ilk devre fazlasıyla iyi yaptılar da hücüm taraflarında Uğurcan'ı pek zorlayamadılar ama Galatasaray da 4. dakikada Sane'nin altı pastan auta attığı top ve devre biterken Torreira'nın uzaktan şutu dışında taraftarını pek de heyecanlandıramadı. Yunus'un bir slalomcu edasıyla tüm rakip savunmayı peşine takıp, son hamleyi yapamamasını da unutmayalım tabii. İlkay, Sane, Yunus ve Sara gibi ayağında topla başarılı topçular yan yana olunca, bir çok kez birbirlerinin alanlarını daralttılar, oyunu genişletemediler. Icardı de sakatlıktan sonra ilk defa maç başında oyuna dahil olup, sert savunmayla karşılaşınca, sakatlığın etkisinden dolayı çokça kez "sakınarak" topa müdahale ediyor, dolayısıyla top kayıpları artıyordu.

İkinci yarıya Galatasaray maçtaki en tehlikeli atağı ile başladı ve Icardi'nin pasında Yunus kaleciyi aşırttı ama top yan ağlarda kaldı. Bir kaç dakika sonra Sanchez'in ortasında Icardi'nin şutu dışarı giderken, ev sahibi kornerden fileleri sarstı da Robin Yalçın ofsayttaydı.


Ve maçın kırılma noktası... Sezona harika bir başlangıç yapmışken "transfer" serüvenine girip arkadaşlarından uzak kalan Barış Alper oyuna girince, "işin rengi" de değişiverdi. Önce Icardi'nin ortasında genç topçunun kafası Felipe'yi zorluyor, bir kaç dakika sonra da İlkay'ın pasında plase şutu direği sarsıyordu. Gol geldi gelecekti de kim atacaktı? Okan Buruk'un Ahmed ve Singo'yu da oyuna dahil etmesiyle Galatasaray iyice bastırıyor ve Ahmed Icardi'ye asisti yapıyordu...

Galatasaray zor da olsa öne geçince, ev sahibi psikolojik olarak oyundan düşüyordu ve maç Galatasaray adına rahatlarken, yine savunmanın pasla çıkmaya çalıştığı bir anda Barış hatalı pası kapıyor, Yunus'a "al da at" diye yuvarlıyor o da Metin Oktay gibi fileleri delmeye çalışırcasına abanarak farkı ikiye çıkarıyordu...


Asist yapan Barış, taraftarla barışıp, Metin Oktay selamı vermek için kalan dakikalarda çabaladıkça çabalıyor da şans yanında olmuyordu, özellikle maç biterken Ahmed'e asist yapma yerine golü düşününce, maç sonu Kaan'ın "Ahmed'e verip, çocuğu da sevindirseydin ya" serzenişine maruz kalıyordu...

Galatasaray, ligde 5 maç sonrası 15 gol atıp 1 gol kalesinde görürken artık Şampiyonlar Ligi macerası ile birlikte haftada iki maç oynayıp yoluna devam edecek...

Başarılar dileyelim şimdiden...

Stat: Atatürk Olimpiyat

Tarih: 13/09/2025

Hakemler: Batuhan Kolak, Anıl Usta, Hakan Yemişken VAR: Alper Çetin

Eyüpspor: Marcos Felipe, Robin Yalçın, Luccas Claro, Nihad Mujakic, Serdar Gürler (Umut Bozok dk. 79), Yalçın Kayan (Mateusz Legowski dk. 79), Kerem Demirbay, Umut Meraş (Halil Akbunar dk. 61), Svit Seşlar, Prince Ampem, Denis Draguş

Yedekler: Cengiz Alp Köseer, Gilbert Mendy, Emir Ortakaya, Talha Ülvan, Metehan Altunbaş, Taşkın İlter, Taras Stepanenko

Teknik Direktör: Selçuk Şahin

Galatasaray: Uğurcan Çakır, Roland Sallai, Davinson Sanchez (Wilfried Singo dk. 69), Abdülkerim Bardakcı, Eren Elmalı, Lucas Torreira (Berkan Kutlu dk. 86), Gabriel Sara (Barış Alper Yılmaz dk. 57), Yunus Akgün, İlkay Gündoğan, Leroy Sane (Ahmed Kutucu dk. 69), Mauro Icardi (Ismail Jakobs dk. 86)

Yedekler: Günay Güvenç, Metehan Baltacı, Kaan Ayhan, Arda Ünyay, Mario Lemina

Teknik Direktör: Okan Buruk

Goller: Mauro Icardi (dk. 73), Yunus Akgün (dk. 89) (Galatasaray)

Sarı kartlar: Nihad Mujakic, Denis Draguş (Eyüpspor), Davinson Sanchez (Galatasaray)

1 Mayıs 2025 Perşembe

Eyüpspor:1-5:Galatasaray


Okan Buruk'un takımı geri sayıma "emin" adımlarla devam ediyor.

Hafta içi oynanan Konya maçından sonra "kağıt üstünde" zorlu deplasmanlardan olan Eyüpspor da "bertaraf edilip" haneye bir üç puan daha yazıldı.

Sami Yen'de Galatasaray'dan puan almıştı instagram infosunda "Sadece Galatasaray" yazan Arda Turan, "aklı ile yüreği çelişecek" diyen bir çok kişinin de çenesini kapamıştı.

Bir daha aynı şeyi denedi Arda ama bu sefer karşısında her hattıyla "komple" bir Galatasaray vardı...



Daha maçın ilk dakikasında skorbordu değiştirmeye o kadar yakındı ki Osimhen penaltı noktası üzerinde kaleciyle karşı karşıya kalıp, topu boş kale yerine direğe nişanlayınca Yunus'un asisti pasa dönüşüyordu. Eyüpspor önceki haftalarda Samsunspor ve Bodrumspor'un yaptığı katı savunmadan ziyade hafta içi Konyaspor gibi önde basıp Galatasaray'ın rahat oyun kurmasını engellemek çabası nafileydi zira Muslera'dan tutun Apo ve Sanchez isabetli uzun toplarla Berke'nin kalesinde tehlike yaratıyordu. 


Barış'ın kupada kırmızı kart, ligde de sarı kart cezası sebebiyle forma şansı bulan Sallai, savunma arkasına koşular ile takımdaşını aratmazken, 18. dakikada Berke ile göz göze geldi, şutunda genç kaleci başarılıydı. "Yine mi Galatasaray'a problem çıkaracak bu Berke?" diye düşünmeye başlarken taraftarlar, bir yandan da deplasman takımı sağlı sollu gol için geliyordu Eyüp kalesine ki korner ile savuşturulan bu atakların birinde Sara ortaladı Osimhen kafayı vurdu Sallai boş kaleye dokundu ve takımını öne geçiriverdi.

İki dakika sonra gelişen ani atakta Macar topçu Yunus'un pasını iyi kontrol etse, fark ikiye çıkacaktı.

Galatasaray makine nizamında son iki yılda kendisini şampiyon yapan özgüvenli oyununu oynarken, topa baskıyı da üst seviye yapıyor ve rakibine bırakın top sürme, düşünme fırsatı dahi vermiyordu ki Okan Buruk'un maçtan sonra en güzel gol dediği 86. dakikada ev sahibi kendi alanından paslarla çıkarken çok adamla yapılan baskıda Lemina'nın topu kapıp Moratta'ya yaptığı asist Galatasaray adına maçın özeti gibiydi...Akvaryuma atılan et parçasına üşüşen piranhalar gibi saldırıyordu Galatasaraylı topçular topa...

Ev sahibi Eyüpspor belki de böyle bir Galatasaray beklemezken, onlar da özellikle sağ kanatta Prince Ampem ile tehlike yaratırken, karşılarında Muslera duvar oluyordu. Özellikle savunma arkasına atılan uzun bir topta Uruguaylı file bekçisinin bir stoper edasıyla topu uzaklaştırması "konsantresinin" de belirtisiydi. 

Maçın hakeminin taç atışları ve autlardaki hassasiyeti maalesef ki oyun içindeki kararlarında yoktu ama buna artık alıştık, hep dediğimiz gibi "Galatasaray lehine hata yapmaktan ziyade Galatasaray aleyhinde hata yapmak" onların tercihi.


Sarı kartla oynayan Frankowski'nin yerine Kaan Ayhan'la ikinci yarıya başlayan Galatasaray, önce Osimhen'in Caner üzerinden rövaşetası ile golü kokladı ama beş dakika sonra "son maçların golcüsü" Torreira'nın şık bir golü ile farkı açıyordu. Lemina'nın takıma adapte olması Torreira'ya ileri hatta daha fazla özgürlük tanıyınca, "atom karınca" da fileleri sarmaya devam ediyor. Lakin golde Sara'nın ortası, Osimhen'in kafasını unutmayalım.


Moratta'nın Sara'nın yerine oyuna dahil olmasıyla cift forvete dönen Okan Hoca, İspanyol golcüyü biraz da 10 numara gibi oynatıp, alternatif oyun arayışlarına da giriyordu bu maçta. Ki Sallai'nin getirdiği topta Moratta ceza sahası dışından pasında Osimhen Caner'in üzerinden "pergel" açarak öyle bir geçirdi meşin yuvarlağı, "yılların yaşlı kurdu" Caner paralize olmuş halde sadece Osimhen'in golünü izledi.


Bitime 20 dakika kala "zor olması beklenen maçta" Okan hoca Yunus ve Osimhen'i yanına alıp eski Eyiplü Ahmed ile Mertens'i sahaya sürdü. Maçta tempo düşmüşken sol bek Caner'in alamet-i farikası ortasında Claro kafa ile Muslera'ya cleansheet yapma imkanı tanımazken, Galatasaray'ın sağ beki Kaan Ayhan da Moratta'nın kafasına topu kondurarak Caner'e nazire yapıyordu...


Galatasaray bir maçı daha geride bırakırken, "en güzel deplasman yürüyerek gidilen" diyerek Taksim'den Kasımpaşa salınarak kendilerine ayrılan tribünleri dolduran Galatasaray taraftarı "Hedef 25. Şampiyonluk" bayrağını açıyordu...






Stat: Recep Tayyip Erdoğan

Hakemler: Çağdaş Altay, Süleyman Özay, Hüseyin Aylak

Eyüpspor: Berke Özer, Ruben Vezo (Hüseyin Maldar dk. 81), Robin Yalçın, Lucas Claro, Umut Meraş (Caner Erkin dk. 30), Yalçın Kayan, Melih Kabasakal (Tayfur Bingöl dk. 62), Emre Akbaba (Halil Akbunar dk. 62), Emre Mor (Umut Bozok dk. 62), Prince Ampem, Mame Thiam

Yedekler: Cengiz Alp Köseer, Birkan Tetik, Dorukhan Toköz, Recep Niyaz, Hamza Akman

Teknik Direktör: Arda Turan

Galatasaray: Fernando Muslera, Frankowski (Kaan Ayhan dk. 46), Davinson Sanchez, Abdülkerim Bardakcı, Eren Elmalı, Lucas Torreira (Kerem Demirbay dk. 83), Mario Lemina, Yunus Akgün (Dries Mertens dk. 76), Gabriel Sara (Alvaro Morata dk. 67), Roland Sallai, Victor Osimhen (Ahmed Kutucu dk. 76)

Yedekler: Günay Güvenç, Ismail Jabobs, Berkan Kutlu, Yusuf Demir, Metehan Baltacı

Teknik Direktör: Okan Buruk

Goller: Claro (dk. 79) (Eyüpspor), Sallai (dk. 29), Torreira (dk. 56), Osimhen (dk. 71), Morata (dk. 87 ve 89) (Galatasaray)

Sarı kartlar: Emre Mor 51', Ampem 70' (Eyüpspor), Frankowski 36', Sallai 59' (Galatasaray)

4 Aralık 2024 Çarşamba

Galatasaray:2-2:Eyüpspor

 


Üç İstanbullu aynı gün yurt dışında Avrupa Kupası maçı oynadıkları halde, diğer ikisi pazartesi gecesi oynarken Galatasaray'ın itirazına rağmen maçının pazar gününe konulması...

Hem de yayıncı kuruluşun dahli yokken, "yayıncı böyle istedi" diyerek "bahane!?" sunulması...

Okan Buruk'un Kasımpaşa maçı bitiminde "Sen burada bir daha maç yönetemezsin" söylemine karşı "Bak bakalım yönetemiyor mu?" diyen Federasyon başkanın Trabzonspor-Fenerbahçe maçında felaket bir yönetim sergileyen Oğuzhan Çakır'ı bu maça görevlendirmesi...

Gördükleri ile değil de "hissettikleri" ile VAR odasında karar veren, sahadaki hakeme "sufle" verdiği için UEFA'dan ceza alan Erkan Engin'in VAR hakemi olarak atanması...

Bir hafta boyunca sosyal medya trolleri tarafından Eyüpspor başkanı ve Arda Turan'ın Galatasaraylılığı konuşularak, maçın "satılacağının" ima edilmesi...

Fenerbahçe hocası Mourinho'nun geçen hafta kendi maçı biter bitmez basın mensuplarına Eyüpsporlu oyuncuların bilerek sarı kart cezalısı olduklarını ima etmesi...

Sanki ligin son maçıydı, sanki final maçıydı Galatasaray-Eyüpspor maçı...

Galatasaray'ın puan kaybetmesi için "bütün tuşlara" basılmıştı...


"Futbol ateşli silahla olmadan yapılan bir savaştır" demiş ya George Orwell, aralık ayının ilk günü Ali Sami Yen'de sanki bir futbol maçı değil de bir muharebe olacaktı...

Çiçekler ve alkışlarla karşılandı karşı tarafın "komutanı" Arda Turan yuvasına eflatun sarı formalıların başında geldiği o pazar günü...


Dubois, Caner, Sinan Gümüş, Emre Akbaba gibi eski Galatasaraylılar da vardı onun takımında...

Bir de yine bir zamanlar Fenerbahçe forması ile çömez olarak çıkıp "harikalar" yaratan Berke koruyacaktı rakip takımın kalesini...

İcardi-Osimhen ikili forveti ile Tottenham'a cehennemi yaşattıktan sonra 3lü savunma çift forvete "kafayı takmıştı" Okan Buruk da Arjantinli'nin ince bilekleri Bats'te yoktu, hucüm zayıf kalırken, savunmada da Yunus hala ileri geri oynamaya alışamadı, Barış-Sallai birbirini engelliyordu...

Yine de Galatasaray taraftarının desteği ile baskılı başladı, Osimhen ile de gol attı ama ofsayttı da Yunus'un boşalttığı kanattan "kontra" geldi deplasman takımı Halil'le, ortasında Emre Akbaba boş kaleye yuvarladı. Kaçırsa "maç satmakla" suçlanacak, attı, aferin diyen çıkmadı sosyal medya trollerinden...


Yenik duruma düşen Galatasaray, Barış'la, Mertens'le, Osi'nin direkten dönen topu derken eşitlik için rakip kaleyi abluka altına aldı da 21. dakikada Claro'nun Osimhen'e müdahalesi penaltıyken Oguzhan Çakır devam dedi, Barış düşürüldü yine düdük çalmadı, pozisyon devam etti, Sanchez Thiam mücadelesinde Kolonbiyalı düşerken rakibine "çifte" atar gibi krampon salladı da Oğuzhan Çakır uzaktan sadece düşürmeye sarı kart çıkardı...


Oğuzhan Çakır'ın "çekimserliğini" Trabzonspor-Fenerbahçe maçında bariz penaltıları VAR'a bıraktığını gördüğümüzde anlamıştık, Kasımpaşa maçında da Galatasaray aleyhine verdiği penaltıda VAR desteği almıştı, burada da "suçlanacaksa VAR suçlansın" diyerek çekimser kaldı ama ekran başında Erkan Engin vardı, o da "topu hakeme" iade ediverdi, "ben yokum" dedi, "etliye sütlüye karışmam" havasındaydı...

Bastırıyordu Galatasaray, bazen top istemiyor filelerle buluşmayı, bazen Berke çıkarıyor, bazen de Osimhen'in kafası çizgiden çıkarılıyor, Sanchez iki adımdan auta atıyordu. Gol gelecekti de, ne zaman?

Devre biterken yine maç içinde sıkça şahit olduğumuz Eyüpspor ceza sahası içindeki karambollerin birinde meşin yuvarlak Barış'ın önüne düştü, o vurdu eşitlik sağlandı...

Gol sonrası kaleci sakatlandı, 2 dakika tedavi gördü ama hakem 30 saniye uzattı maçı...

Her şeyi geçtim, sadece bu "korkaklık" bile Oğuzhan Çakır'ın neden iyi hakem olamayacağını gösteriyordu... Okan Buruk maçın sonlarına doğru "Sen ancak 1. ligde maç yönetirsin" derken yanılıyordu, amatörde bile zor maç yönetir bu kafayla bu genç çocuk...

Apo'nun şanssız sakatlığı "her şerde vardır bir hayır" sözünü hatırlatırcasına Berkan'ın oyuna girmesiyle Galatasaray dörtlü savunmaya geçti ve Eyüpspor atakları son buluverdi. Sağ bek sıkıntı, sol bek sakat derken Okan Buruk ve ekibi savunmayı değiştirmeye çalışıyor ama iki yıl nasıl şampiyon olunduysa, bu sene de Yunus'tan olsun, Berkan'da olsun, Barış'tan olsun "bek" devşirerek dörtlü savunma olmazsa olmazı olmalı Galatasaray'ın...


Golle de ikinci yarıya başladı ev sahibi takım... Sara'nın ortasında Osimhen'den seken topa Sallai Podolski misali sert ve düzgün vurdu, Berke sadece seyretti. Durmadı Galatasaray, Osimhen'in Barış'a "al da at" maçın ipini çek diye verdiği topu Barış kaleciye nişanladı. 15 dakika sonra Mertens'in ortasında bomboş kafayı Sallai yine kaleciye nişanladı. 

Galatasaray'ın oyunu rakip kaleye yığıp, Eyüpspor'un hiçbir şekilde çıkamadığını gören Arda Turan oyuna Saiz'ı aldı, forveti çiftledi, bir de Ampem girince daha da görünür oldular rakip tarafta ve genç Metehan'ın daldığı bir anda Taşkın'ın savunma arkasına topunda Ampem eşitliği sağlayıverdi...

20 dakika süre kalmıştı Galatasaray'a tekrar öne geçmek için, Osi, Barış, Torreira, Metehan ile pozisyonlar da buldu ama o top bir türlü çizgiyi geçmiyordu. Ve son 5 dakika kala Osimhen'in şapkadan tavşan çıkarırcasına topuk pasıyla Kerem Demirbay kaleciyle karşı karşıya kaldı, plasesi berkeden döndü, seken top Jellert kontrol etti, vuruşunu yine Berke omuzuyla çıkardı... Dayı atsa "gemisini kurtaran kaptan" olacak, Danimarkalı atsa "siftah" yapacak ama Berken maçın adamı oluyordu...

Hakemler kötüydü, top girmek istemedi, Galatasaraylılar beceriksizdi, Eyüpsporlular "onur savaşı" verdi ve maç kamuoyunun istediği gibi Galatasaray'ın puan kaybıyla sona erdi...

Lakin bu mücadele gösterdi ki topuyla tüfeğiyle gelseler de bu sene Galatasaray yine Mayıslar Bizimdir diyerek şampiyonluk kutlayacak...



Stat: RAMS Park

Hakemler: Oğuzhan Çakır, Serkan Olguncan, Murat Ergin Gözütok

Galatasaray: Muslera, Metehan Baltacı, Sanchez, Abdülkerim Bardakcı (Dk. 39 Berkan Kutlu), Barış Alper Yılmaz (Dk. 85 Jelert), Torreira, Sara (Dk. 85 Kerem Demirbay), Sallai, Yunus Akgün (Dk. 73 Batshuayi), Mertens (Dk. 85 Ziyech), Osimhen

Eyüpspor: Berke Özer, Dubois (Dk. 55 Saiz), Dorukhan Toköz, Claro, Caner Erkin, Taşkın İlter (Dk. 90+4 Sinan Gümüş), Halil Akbunar (Dk. 90+5 Hüseyin Maldar), Emre Akbaba, Tayfur Bingöl, Bruno (Dk. 64 Ampem), Thiam

Goller: Dk. 13 Emre Akbaba, Dk. 71 Ampem (Eyüpspor), Dk. 45+5 Barış Alper Yılmaz, Dk. 47 Sallai (Galatasaray)

Sarı kartlar: Dk. 22 Sanchez, Dk. 45+1 Osimhen, Dk. 50 Sallai (Galatasaray), Dk. 35 Claro, Dk. 45+4 Thiam, Dk. 84 Ampem, Dk. 90+2 Berke Özer (Eyüpspor)

Blog Widget by LinkWithin