Türkiye Süper Liginin 2025-2026 sezonunda 55 puanla lig 1.si Galatasaray'ın, 26 puana sahip lig 10.su Alanyaspor'u 28.02.2026 tarihinde 20.00de başlayıp saatlerin 22.00ye yaklaştığı gece 3-1 ile yendiğini yazacaktır tarihin "rakam"sever istatistikleri de acaba futbol sadece "kuru" rakamlardan mı oluşuyor diye merak eden olacak mı? Ya da başka bir deyişle "futbol sadece 90 dakikadan mı ibaret?"
Galatasaray iki gün evvel İtalya'da iki saatlik bir maç oynadıktan sonra "yorgun-argın" geldiği İstanbul'da ligin "teknik direktör" takımı Alanyaspor'u 3-1 ile geçebildiyse, o maçı dün gece değil bundan 1 hafta evvel Konya'daki maçın bitiminde tribünleri dolduran seyircinin yaktığı alevle başlayıp, İstanbul havalimanında binlerce sarı-kırmızı sevdalısının gecenin bir köründe mağlup olmuş topçuları karşılayıp "Bu takım bu sene s.ke s.ke şampiyon" tezahüratının ateş olmasıyla kazanmıştır. Ki bu ateş öyle yayılmıştı ki Juventus maçından sonra televizyon ve sosyal medyanın köşe başlarını kaplamışların "utanıyorum" söylemlerini tozla küle çevirmiş, takıma güveni ve bağlılığı arşa çıkarmış ve Alanyasporlular topu her ayaklarına aldıklarında ıslık ve protesto altında kalmışlardı. Rakip ligin orta sıralarındaki Alanyaspor muydu yoksa Real Madrid mi Liverpool mu hiç belli değildi, tribün "konsantre" olmuştu, "cehhenemi" yaşatıyordu...
Bir hafta evvel Konya'daki "rotasyondan" dili yanmış olan Brian Birch'un mavi eşofmanıyla sahaya çıkan Okan Buruk, yorgun olmalarına rağmen as kadrodan Uğurcan, Sanchez, Sara, Torreira, Lang, Barış ve Osimhen ile başlarken oyuna, onların yanına da Boey, Singo, Eren, Sane'yi eklemişti. Icardi, Jakobs, İlkay, Lemina, Abdülkerim, Asprilla, Nhaga, Kaan, Ahmet ve Günay kulübede yer alırken, Yunus ve Sallai ise tribünden destekliyordu arkadaşlarını.
Derbiler dışında lig maçlarında görmeye alışık olmadığımız bir tribün desteği altında sarı-kırmızılı topçular da yorgunluklarını bir nebze unutmuş olsalar gerek ki, ilk tehlike Galatasaray'dan geldi. Savunmadan atılan "başıboş" topu Usain Bolt misali bir koşuyla Barış yakaladı, pasında Torreira Osimhen'e verdi ve onun pergel gibi uzun bacaklarıyla topuk vuruşunda kaleci Victor başarılıydı. İlk atak ev sahibinden geldi gelmesine ama sonra Alanyasporlular peşi sıra zorladılar Uğurcan'ın kalesini. Uzaktan şut mu denemediler, ara pas mı yapmadılar, rövaşeta bile denediler gol atmak için ama Uğurcan başarılıydı. Hatta dakikalar 38i gösterirken Koreli Ui-Jo orta sahadan öyle bir "balistik füze" yolladı ki (bu arada savaşa hayır diyelim) Uğurcan parmak uçlarıyla ancak direk yardımıyla golü engelliyordu.
Galatasaray ise 4. dakikadaki atak dışında ikinci atağında uzun süreli paslaşmalar sonrası beşli savunmanın arkasına Torreira-Sane işbirliği ile geçip, Boey ile golü buluyordu lakin VAR'dan ofsayt kararı çıkıyordu.
İlk 30 dakika ev sahibi için pek de alışık olmadığı bir "suskunlukla" geçer yeşil zemindeki oyun, sonrası ufaktan hareketlenmeler başlıyor, Barış savunmatı peşine takıp getirdiği atakta kaleciyi geçip, direğe takılıyor; peşi sıra korner atışlarında tehlikeler golle sonuçlanmıyor; Sara'nın plasesi direğe santimetrelerle auta gidiyor; Osimhen'in hırsla çaprazdan abanması üst tribünlerde son buluyor; Lang'ın boş pozisyonda trivela denemesini rahatlıkla Victor kucaklıyor derken yine bir basket takımı gibi paslaşmalar sonrası Sane'nin Torreira'ya pasında Uruguaylı Boey'i ceza sahası içinde görüyor ve onun sol ayakla plasesi bilardo topu edasıyla süzülerek uzak köşe dibinden filelerle sarmaş dolaş oluyordu... Top ağlarla buluştuğunda +2 dakika uzatmanın olduğu maçta dakikalar 46.41 gösteriyordu ki hakem Ali Şansalan santradan sonra maçı bitirmek için neredeyse 1 dakika daha ekledi oyuna da Ali Şansalan ve VAR hakemi Halil Umut Meler için özel bir paragraf açacağım yazının sonlarında.
İkinci yarıya Alanyaspor'un gol sinyali ile başladık, önce Hadergjonaj'ın ortasında Makuta kafayı auta attı ama iki dakika sonra renktaşı Mounie ligin ilk devresinde değerlendiremediği bir ton pozisyonun aksine bu sefer kafayla skorda eşitliği sağlıyordu. Oyunda yeniden eşitlik sağlanmış, Galatasaray taraftarı tekrar devreye girip, galibiyet için topçularını yüreklendiriyordu ki Sara'nın ortasında meydana gelen karambolde top direkten dönerken, üç dakika sonra Boey'in savunma arkasına Sara'yı kaçırıp, onun kafayla pasında Osimhen rövaşeta deniyor ve başarısız deneme Torreira'ya asiste dönüşüp, kaptanlık bandının sahibi Uruguaylı fileleri sarsıyordu. Sonrası mı? Duygu boşalması, ya da Müslüm Babadan "Böyle bir aşk görülmemiş dünyada."
Geriye düşen Alanyaspor eşitlik için bir kez daha şansını deniyor, Mounie'nin uzaktan şutu alt direği yalayarak auta giderken, Galatasaray ise maçı koparacak üçüncü golün peşindeydi. 77'de Boey'in sara bir pasında daha Brezilyalı yine kale arkasındaki fileleri döverken, Sane'nin son 10 dakikaya girilirken "al da at" pasında Victor Osimhen adaşını geçemiyordu. Ama, kaleci Victor o kurtarışın hayali aleminden çıkamamış olacak ki iki dakika sonra ayağındaki topu Osimhen'e veriyor, golcü de gerekeni yapıyordu... Ligdeki 10. golüne imza atan Osimhen yine gol sonrası maskesini çıkararak sevinmiyor, bir kez daha maç sonrası tartışmalara zemin hazırlıyordu...
Oyunun kalan dakikalarında yapılan topçu değişiklikleri, Sane'nin özlettiği çaprazdan şutlarından bir tanesini göstermesi ve Güven'in auta giden ama hakemin ofsayt bayrağı kaldırdığı an dışında kayda değer bir olay olmazken, maçın hakemlerine değinmeden geçmek olmaz. Öncelikle Ali Şansalan'ın vakti evvelinde yönettiği ve hiç de başarısız olmadığı Trabzonspor-Fenerbahçe maçı sonrası Ali Koç'tan veto yiyip, uzun yıllar Fenerbahçe maçlarına çıkamaması sonrası ilk çıktığı Fenerbahçe maçıyla birlikte hakemliğinde de gerileme, kararlarında da korkaklık göze çarpıyordu. Dün gece maçın 52. dakikasında Osimhen'in Aliti'den önce davranıp ayağını öne koyup, Alanyalının ona vurmasında yaşadığı tereddüt gözlerden kaçmıyordu: penaltı verip verme arasında saniyeler düşünüp her hakemin yaptığı "Galatasaray lehine hata yapmaktan Galatasaray aleyhine hata yapmak" seçeneğiyle topu VAR'daki Halil Umut Meler'e paslamıştı. Peki VAR'daki hakem ne karar verecekti, bir zamanlar saha içinde Ankaragücü-Galatasaray maçında Mohammed Moustafa'ya dirsekten kırmızı kart çıkaran Halil Umut Meler, 25. dakikada Koreli Jo'nun Torreira'ya "aparkart"ını 5-6 kameradan göremiyordu... Aliti'nin Osimhen'e "açık seçik vuruşunda" penaltı vermeyen Ali Şansalan, iki dakika sonra aynı oyuncunun Osimhen'e ceza sahası dışında müdahalesinin olmamasına rağmen faul çalıyordu. İşte bu iki hareket zaten hakemlerin hangi kafayla maç yönettiklerini gösteriyordu. Karşılaşmada dakikalar 64ü gösterirken Mounie'nin Sanchez'in kaval kemiğine basıp, sıyırarak ayağına kadar inmesine ise kırmızı kart demeyecek hakem yokken, Ali Şansalan eline cebine götürmüyordu. Öte yandan Boey'in gol sevincinde bayrak direğini tekmeleyip, Torreira'nın seyircinin içine kadar gitmesine ise aşırı sevinçten kart verilebilirdi ama ben bu kuralın da değişmesinden yanayım zira forma çıkarma da seyirciye koşma da bence serbest olmalı: Gol sevincine özgürlük... Bir istatistikle bitirelim: Ali Şansalan bugün Alanyaspor aleyhine sadece 4 kez faul düdüğü çaldı. Galatasaray aleyhine ise 18!
Güzellikle bitirirsek, İlkay'ın oyuna girmesi sonrası Osimhen'in ona kaptanlık bandını takması attığı gol kadar değerliydi...
Stat: RAMS Park
Tarih:28/02/2026
Hakemler: Ali Şansalan, Bersan Duran, Murat Altan VAR:Halil Umut Meler
Galatasaray: Uğurcan Çakır, Sacha Boey, Singo, Sanchez, Eren Elmalı, Torreira (İlkay Gündoğan dk. 79), Sara (Asprilla dk. 87), Sane, Barış Alper Yılmaz (Lemina dk. 66), Lang (Jakobs dk. 79), Osimhen (Icardi dk. 86)
Yedekler: Günay Güvenç, Ahmed Kutucu, Kaan Ayhan, Abdülkerim Bardakcı, Nhaga
Teknik Direktör: Okan Buruk
Alanyaspor: Victor, Lima (Fatih Aksoy dk. 82), Aliti, Ümit Akdağ, Hadergjonaj, Makouta (Enes Keskin dk. 82), Janvier, Ruan, Meschack (Hagi dk. 62), Hwang Ui-jo (İbrahim Kaya dk. 73), Mounie (Güven Yalçın dk. 82)
Yedekler: Ertuğrul Taşkıran, İzzet Çelik, Efecan Karaca, Baran Moğultay, Viana
Teknik Direktör: Joao Pereira
Goller: Sacha Boey (dk. 45+2), Torreira (dk. 58), Osimhen (dk. 83) (Galatasaray), Mounie (dk. 49) (Alanyaspor)
Sarı kartlar: Lang, Singo (Galatasaray), Lima, Aliti, Makouta (Alanyaspor)



























Hiç yorum yok:
Yorum Gönder