Hesapta olmayan Çorumspor beraberliği sonrası Erzurumspor ve Göztepe karşısında alınan üçer puanlarla lig sıralamasında tekrar "ait olduğu yere" yere yerleşen Galatasaray, üçüncü defa bir cuma gecesi İstanbul derbisinde Başakşehir'in konuğu oldu. Galatasaray belki misafirdi de Okan Buruk şampiyonluk yaşadığı yerde "ev sahibiydi." İroni de değil bu tamlama zira Okan hocanın çok iyi bildiği bir stadyumdu Fatih Terim stadı aynı zamanda da Galatasaray'ın başında yer aldığı dört sene boyunca 8 galibiyet de aldığı bir takımdı Başakşehir.
Bir hafta evvelki Göztepe maçının ikinci yarısındaki baskılı oyun hem göze zevk verip hem de tabelayı değiştirince, Başakşehir deplasmanında da o oyunun etkenlerinden Batrakov'u ilk onbire alarak sahaya çıkardı takımını başarılı hoca, yanına da Sara'yı yerleştirdi, arkalarına da "etrafı derleyip toparlayacak" Torreira vardı. Kalede sakatlığı geçen Uğurcan, bekler her zamanki gibi Sallai ve Jakobs'ken kaptan Abdülkerim dinlendirilip Sanchez'in partneri "joker" Lemina'ydı. İleri uçta Osimhen her zamanki hırsı ile sahaya ayak basarken, arkasında Yunus ve Sane onu destekleyecekti.
Sezonun en erken golü, daha kronometre dakikaya geçmeden az daha Osimhen'den gelecekti ki genç kaleci Deniz Nijeryalı topçunun kafasını iyi çıkardı. Bu pozisyon maçın gidişatının fragmanı gibiydi aslında: Başakşehir kendi sahasından topla çıkmaya çalışacak, Galatasaray baskı ile kapacak, pozisyon bulacak ve attığı kadar kaçıracak... İlk devre aynen öyle de oldu...
5 dakikada Yunus'un ceza sahası dışından şutunda Deniz başarılıydı; 12'de Yunus'un savunma arkasına attığı topta Osimhen karşı karşıya dönerek kaleye yolladığı topta yine Deniz sahneye çıktı; iki dakika sonra bir kez daha ceza sahasına giren Osimhen'in sert şutu savunmaya da çarpıp direği yalayarak kornere gidiyordu.
Ve dakikalar 16yı gösterirken Başakşehir savunmadan çıkarken top kaptırdı, Osimhen ceza sahası dışından plase ile doksanı nişanladı, top üst direğe çarpıp zeminde kale içine düştü ve geri geldi. Galatasaraylılar gol beklerken, maçı yönetenler devam diyordu. Afrika'daki Dünya Kupasında Lampard'ın Almanya'ya attığı ama çizgiyi geçmesine rağmen sayılmayan gol sonrası kale çizgisi ve çipli top teknolojisi gelmişti futbola, bizim memlekette bu işler hala VAR'ın görüntü analizi ile çözülünce, Galatasaray'ın skorbordu değiştirmesi 2-3 dakika almıştı.
Deplasmanda öne geçen Galatasaray, özellikle Lemina'nın savunmadan orta sahaya kadar gelip etkili presi ile kaptığı toplarla pozisyonlar buluyordu ki 26'da Osimhen'in kafayla pasını Batrakov sol voleyi ıskalayınca asiste dönüştüremiyordu.
Fayzullayev'in 19. dakika uzaktan şutu dışında pozisyonu olmayan Başakşehir karşısında Galatasaray güle oynaya maçı götürürken, "olanlar oldu"... Rakibin attığı bir pası "insansütü bir gayretle" ayağını pergelden hallice açıp kapmaya çalışan Osimhen kasığında bir ağrı hissetti, hemen çıkmadı, devam edip kendini denedi ama ilk yarım saat biterken kenara doğru elini kaldırıverdi... "Sensiz cennet bile sürgündür bana" şarkısındaki gibi Osimhensiz üç puanı neyleyim havasında girmeyen sarı-kırmızı sevdalısı var mıdır?
Osimhen'in yerine Barış oyuna dahil oldu da, sahadaki pozitif hava bir de kara bulutlu yağmur öncesi sıkıntıya döndü Galatasaraylılarda, tam tersi ev sahibi cesaretlendi, Uğurcan'ın kalesine gelmeye yeltendi ve devre biterken Kemen'in çaprazdan karşı karşıya şutunda Uğurcan gole geçit vermedi.
İkinci yarı takımlar sahaya çıkarken bir kayıp daha verdi Galatasaray, bir pozisyonda darbe alan Lemina da içerde kalmış, Abdülkerim onun yerine sahaya çıkıyordu. Kaptan Galatasaray'a geldiğinden beri ilk sezonundaki Giresunspor maçı dışında hep başarılı bir performans ortaya koyarken, belki de sakatlığının etkisiyle cuma gecesi 45 dakikada dört yıllık Galatasaray kariyerinde yapmadığı kadar hata yaptı. Başakşehir'in ani ataklarında kayarak yerde kalmak mı dersiniz, topa vuramayıp çalım yemek mi dersiniz derken, ev sahibinin kazandığı penaltı öncesi de topu uzaklaştırmak yerine plase ile ceza sahası önüne yumuşak vuruş yapınca, dönen top penaltı oluverdi.
Penaltı demişken, Kadir Sağlam'a bir paragraf açmadan geçmeyelim. 1986 Ankara doğumlu hakem ile tanışmamız yine Ziraat Türkiye Kupasında bir Başakşehir maçıyla olmuştu. O karşılaşmada gösterdiği yönetimle Galatasaray camiasının tepkisini çeken Kadir Sağlam, bir kaç hafta evvel Galatasaray'ın Sami Yen'de Villareal hazırlık maçına atanmış, orada da Okan Buruk'u daha maçın başında kırmızı kartla oyundan atmıştı. Söz konusu hakem maçın 63. dakikasında Sanchez'in düşürülmesine devam deyip, penaltı pozisyonunun başını hazırlayıp, Sallai'nin kendisinden kısa Fayzullayev'e dokunmasına tereddütsüz penaltı çalıverdi. Pek de sever kart vermeyi, Sallai, Sanchez ve Okan Buruk sarı kart gördü devamında. Sever dedik ya kart vermeyi, maç bitiminde derdini anlatan Nuri Şahin'e de kırmızı kart gösterdi Kadir Sağlam...
Shomurodov'un penaltı golü ile ev sahibi eşitliği sağlarken Okan Buruk da galibiyet için kulübeye baktı ve yeni transfer Leao'yu sürdü sahaya. Kim mi çıktı? Belki de Galatasaray adına "bize" göre sahanın en kötüsü Sane dururken maçın iyilerinden Batrakov kenara geldi. Sane için Okan hoca maçtan sonra şöyle demeç veriyordu: "Leroy Sane'yi bugün solda kullandık. Sol tarafta oynadığı çok maçı da var. Kaleye dikine gittiği, savunma arkası koşu yaptığı, bunu da zaman zaman denedi. Tersten girip kafa vuruşu vardı, sağ taraftayken bunu belki çok görmüyoruz ama solda oynarken ortaya kafa vurması beni sevindiren şeylerden biri. Hem savunma görevini iyi şekilde yaptı, hücum görevini en iyi şekilde yapmaya çalıştı. Sağ tarafta oynayan Yunus çok formda. Yunus'un çok formda olması, o yüzden özellikle sağ tarafı bozmama nedenim. Çok iyi gidiyor. Sane'nin de solda oynadığı çok fazla maç var. Forvet arkasında da onu kullanabiliriz, o da oynadığı yerlerden biri. Önemli olan çok mevkili oyuncularla hedeflere ulaşmamız. Sane'nin performansından memnunum." Demek ki bizlerin bakışı ile hocaların oyuna bakışı farklı oluyor.
Ve ev sahibinin golünden 5 dakika sonra Leao "sihirli" bir pas attı Barış'a ceza sahası içine, onun pasında Torreira Jakobs ile duvar pası yaptı ve topu filelere yolladı, halı saha golü gibi bir golle Galatasaray tekrar öne geçiyordu. "Transfersevicilerin" yeni maceralara yol açmak için yollamak istediği Lucas Torreira Osimhen'e yaptığı asistten sonra attığı golle de takımına skor katkısı yapıyordu.
Sonrasında zaten maç git gele geldi, orta sahalar hızla geçildi karşılıklı kalelerde pozisyonlar oldu, ev sahibi 74te çaprazdan denedi, Uğurcan kornere attı ve onun ortasında kafalardan seken top Sanchez'in kafasına çarparak tekrar eşitliği sağladı Başakşehir adına.
İlk yarısı Galatasaray'ın hakimiyetinde olan karşılaşma artık iki takımın da eline gelip gidiyordu, Galatasaray'da Sara 77de ceza sahası dışından Norwich City günlerini hatırlatan bir füze yolladı, Deniz'i geçen topun yolculuğu direkte son buldu, sonra Başakşehir geldi ve Galatasaray ceza sahası içinde Leao topu uzaklaştırırken, sonradan oyuna giren Umut Bozuk'un sert hareketi kırmızı karttı, hakem tereddüt etmedi.
Rakip eksik kalınca Okan Buruk galibiyet için Jakobs ile Sane'yi kenara alırken, Eren ve Deniz'i oyuna dahil ettı, forveti çiftledi ve Galatasaray da 82'de Sara'nın ortasında Sanchez ile golü de buldu ama...
Ama... Geçen yıldan kalan yarım gol sevinçleri yine devam etti, oyun başlamadı, VAR baktı, baktı ve ofsayt kararı verdi... Peki pozisyon ofsayt mıydı? Çizgiyi yanlış yerden çekersen, her gol ofsayt olur...
Rahat kazanılacak maçta puan kaybı mı olacaktı düşünceleri kafalara yer edinmeye koyulmuşken, ceza sahası önünde kazanılan serbest atışı bu kez Sara kullandı ( ilk devre aynı yerden Sane kullanmış ve çok farkla auta yollamıştı topu) ve kendisinden beklediğimiz golü kaydetti. En son Galatasaray serbest atıştan bir golü neredeyse bir sezon önce Kaan ile Göztepe deplasmanında atmıştı.
90 dakika bitmiş ama klasiktir Galatasaray önde olduğunda uzatmalarda cömert olur hakemler, 7 dakika daha oynanacak maç dendi, ve +3te Leao uzun topu aldı, sürükledi, ceza sahası içinde Deniz düşürüldü, "doğuştan Cim bomlu çocuk" penaltı kazandırdım diye sevinirken yan hakem ofsayt bayrağı sallıyordu. Şaşırdık nasıl gördü bunu, zira bir adım önünde Barış rakibini formasından çekerken görmemişti de. Penaltı iptal olunca VAR da bir çizgi çekti de o da yanlış kişiden çekilmişti...
Aksiyon biter mi? Ev sahibinin atağında sonradan oyuna giren Saba Kharebashvili'nin orta şut karışımı vuruşu direkten dönerken Galatasaray kalesi büyük bir tehlike atlatmış pozisyonun devamında Leao'nun plasesi de auta gitmişti...
Ve Kadir Sağlam son düdüğü çaldığında Okan Buruk'un pek de görmeye alışık olmadığımız gol sevinci maça dair çok şey anlatıyordu...
Stat: Başakşehir Fatih Terim
Tarih: 04/09/2026
Hakemler: Kadir Sağlam, Mehmet Kısal, Esat Sancaktar VAR:Manuel Schuttengruber
Başakşehir: Deniz Dilmen, Ömer Ali Şahiner (Michal Karbownik dk. 82), Emin Bayram, Jerome Opoku, Christopher Operi (Saba Kharebashvili dk. 63), Andreas Skov Olsen (Ousseynou Ba dk. 82), Jakub Kaluzinski (Umut Bozok dk. 74), Oliver Kemen, Umut Güneş, Abbosbek Fayzullayev (Ivan Brnic dk. 74), Eldor Shomurodov
Yedekler: Volkan Babacan, Yusuf Sarı, Davie Selke, Berkay Özcan, Bertuğ Yıldırım
Teknik Direktör: Nuri Şahin
Galatasaray: Uğurcan Çakır, Rolland Sallai, Davinson Sanchez, Mario Lemina (Abdülkerim Bardakcı dk. 46), Ismail Jakobs (Eren Elmalı dk. 83), Lucas Torreira, Gabriel Sara, Leroy Sane (Deniz Gül dk. 83), Aleksey Batrakov (Rafael Leao dk. 68), Yunus Akgün, Victor Osimhen (Barış Alper Yılmaz dk. 33)
Yedekler: Jankat Yılmaz, Lesley Ugochukwu, İlkay Gündoğan, Kaan Ayhan, Renato Nhaga
Teknik Direktör: Okan Buruk
Goller: Eldor Shomurodov (dk. 66 pen.), Davinson Sanchez (dk. 76 k.k) (Başakşehir), Victor Osimhen (dk. 16), Lucas Torreira (dk. 71), Gabriel Sara (dk. 90) (Galatasaray)
Kırmızı kartlar: Umut Bozok (dk. 79), Nuri Şahin (Teknik Direktör) (Başakşehir)
Sarı kartlar: Christopher Operi, Saba Kharebashvili (Başakşehir), Rolland Sallai, Davinson Sanchez, Okan Buruk (Teknik Direktör), Rafael Leao (Galatasaray)

























Hiç yorum yok:
Yorum Gönder