20 Nisan 2015 Pazartesi

Çatalcaspor:0-1:Zonguldak Kömürspor

Çatalcaspor üçüncü lige çıkınca, deplasman hariç iç saha maçlarını blog sayfalarında yazma kararı almıştım, daha kolay olacaktı yazmak, takımlar ve oyuncular hakkında bilgi kaynakları daha "bolca"ydı ve Süper Lig tadında yazılar yazmayı umuyordum, ama  takımın sahası onarıma girip, Çatalcaspor ilçede maça çıkmayınca bizim planlar da suya düştü. 3. Ligin ilk devresi boyunca onarıma giren Çatalca Ziya Altınoğlu Stadı ligin ikinci yarısına yetişti ve sarı-kırmızılılar iç sahada oynamaya başladılar maçları, bizler de Çatalca'da ilk defa bilete para ödeyerek maç izlemeye başladık. İstanbulspor, Niğde Belediyespor, Şekerspor, Çorum Belediyespor derken Zonguldakspor maçını yazmak nasip oldu. Zonguldak'la başladık ve bu sezon yazma işini iki hafta sonra Kırıkhanspor maçıyla noktalayacağız. Bizim çocuklar da acemisi oldukları ligde "zayıf bir karne" aldılar sezonun sonu yaklaşırken, ben de izlediğim maçları blog satırlarına aktarmak konusunda sınıfta kaldım. Kusura bakmayın...
Gelelim maça... BAL liginde aynı grupta yer almak dışında daha önce tarihlerinde yan yana gelmemiş Çatalcaspor ile Zonguldakspor arasında nasıl bir husumet yaşanmış olmalı ki, bir hafta boyunca Çatalca sokakları maça davet posterleriyle doluydu. Hatta maça gelenlere bayrak dağıtılacağı müjdeleniyordu ki, maksat stadı doldurmaktı. Oysa Çatalcaspor, puan durumuna bakıldığında "ununu elemiş, eleğini duvara asmıştı",  Ne düşme, ne de çıkma derdi vardı. Bizim takımın tersine Zonguldak bir üst lige çıkmak için ölüm kalım maçlarına çıkıyor, Tuzla ve Darıca Gençlerbirliği puan kaybetsin diye bekliyordu. Taraftarı da deplasman tribününü tıka basa doldurmuş, pankartlar telleri kaplamıştı. Geçen sene Çatalca'daki maça gidemediğim için ne olup bittiğini bilemiyorum da, maç öncesi Çatalcalı yöneticiler ve bir taraftarın Zonguldak Kömürspor yöneticisinin önderliğinde Zonguldaklılarla atkı değişimine gitmesi, sert bir şekilde reddediliyordu deplasmancılar tarafından... Ayağına kadar gidip, reddedilmek tribün jargonunda "fena aşağılama" da, dedik ya yöneticisi de topçusu da "acemi" bu ligde, çok üstünde durulmadı bu "aşağılama" hareketinin.


Bu görüntülere bakar, Zonguldak taraftarının atkı gösterisini seyrederken, takımlar sahaya çıkıyor ve başlarındaki sarışın hakemi görünce, derin bir "Eyvah" çekiyorduk. Ümit Özat değilim, "Kadınlar futboldan ne anlar" demem, tersine erkeklere tur bindirecek seviyede futbol bilen bir sürü kız tanırım ama maçın altında ezilmeyen bir kadın orta hakem görmedim. Haklı da çıktık endişelerimizde, ilk on dakikada idare etti maçı da dakikalar ilerleyip, sertlikler kızışınca, kakarlar da sapmaya başladı. Hele ki, Zonguldakspor'un attığı golde serbest vuruşu tekrarlatması tepkileri üzerine çekerken, Çatalcalı Erhan'ı doğrudan kırmızıyla oyundan ihraç etmesine tribünde anlam veren olmadı. O andan sonra maç daha da kızıştı, üzerine oynamaya başladı Çatalcalı topçular da, kadın hakem tesir altında kalım "eyyam" yapmamak adına, ipleri iyice kaçırdı elinden, faulleri çalmadı, çaldıkları faul değildi, tereddüt etti, geç kaldı, kısaca olmadı, yakışmadı maça... Kulübeden pek çıkmayan, hakeme itiraz nedir bilmeyen Kadir Akbulut bile bir pozisyonda sahaya girecek hale geldiyse, varın durumun vahimiyetini düşünün...


Puan durumundaki sıralarından farklı başladı takımlar maça, Galibiyeti isteyen, daha arzulu gözüken Çatalca, belki de koca sezon boyunca bulamadığı kadar rahat iki net pozisyonu değerlendiremedi Muhammet Yılmaz'la. "Atamayan atarlar" diye futbolun yazılı olmayan kuralı yine baş gösteriyor ve "madenciler" Hüseyin Yılmaz'ın barajı delip geçen serbest vuruş gölüyle öne geçiyordu. İkinci devre artık alıştığımız tipik Çatalca "baskını" ile başlıyor, 10 kişi olmasına aldırmadan beraberlik için saldırırken "Çatalcalı Aslanlar", Zonguldaklılar kontralarla Sercan'ın kalesine geliyor, rahatça farkı açacak pozisyonları çömertçe harcarken, son dakikalarda ıkına sıkına maçı 3 puanla bitiriyorlardı.
Artık ligin son haftaları oynanırken, gelecek senenin takımını yapmaya odaklanmalı Kadir hoca ve devre arasında transfer ettiği 1.Amatör Ligin 40 küsür golle gol kralı olan Burhan Türk'e daha fazla şans vermeli, hatta Erhan'ın yokluğunda ilk onbir başlatmalı. Zira, 10 dakika kala oyuna giren Burhan, kısıtlı zamanda yaptıklarıyla, az kalsın beraberliği getirecek o kafa vuruşuyla formayı çoktan hak etmiştir.


Hiç yorum yok:

Blog Widget by LinkWithin