26 Ağustos 2012 Pazar
25 Ağustos 2012 Cumartesi
Devlet Kur Vatandaşın Olalım Batalla
Bursaspor'un "başaltı" topçularından biri olmuştur Pablo Batalla takıma katıldığı 2009-2010 senesinden beri. Aslında takıma katıldığı sezon attığı 8 golle elde edilen efsanevi şampiyonluğun en temel taşlarından biri olsa da, ön planda Sercan, Volkan Şen, Ozan İpek olmuş, Ivan Ergiç'e ithafen t-shirtler atkılar yapılmış, Kaptan Ömer Erdoğan kırk yıllık Bursa'lı ilan edilmişti. Medya tarafından ön plana çıkarılmasa da, taraftar için tribüne ilk çağırlan oyuncu olmasa da, Arjantin'li vatandaşı Messi gibi sadece işini yapmaya odaklanmış yapısı, sessiz sedasız, mütevazi kişiliği ile Bursaspor'u ayakta tutan oyunculardan biri olmaya devam devam ediyor. Twente maçında "göklere çıkarılan" Batalla, aslında geldiğinden beri üç aşağı beş yukarı aynı performansı sergiliyor ama "projektörler" onu pek işaret etmiyordu. Giden "paratılmış" oyuncular, yerlerine "sansasyonel" transferlerin yapılamaması sonrası geç de olsa da yeşil-beyazlı taraftarlar adamını bulmuş gözüküyor. İşte internet ortamlarında Batalla'ya düzülen methiyeler:
*Takım kuralım, yen bizi Batalla
* Parti kur, iktidar yapalım Batalla
* Forman olayım, giy beni Batalla
* Folklorcu ol, kılıç kalkanın olalım Batalla
*Ceza sahası olalım, orta yap üstümüze Batalla
*Korner bayrağı olalım, önümüzden asist yap Batalla,
* Pinto olalım, pas at bize Batalla,
*Kardeşin olayım bakkala gönder beni Batalla
* Belediye başkanlığına adaylığını koy, Bursa’da tulum çıkar Batalla
* Kredi çek bankaya biz ödeyelim Batalla
*Batalla'yı sevenin kırk yıl kölesi olurum
*Tarikat kur müridin olalım
*Devlet kur vatandaşın olalım Batalla
*Takım kuralım, yen bizi Batalla
* Parti kur, iktidar yapalım Batalla
* Forman olayım, giy beni Batalla
* Folklorcu ol, kılıç kalkanın olalım Batalla
*Ceza sahası olalım, orta yap üstümüze Batalla
*Korner bayrağı olalım, önümüzden asist yap Batalla,
* Pinto olalım, pas at bize Batalla,
*Kardeşin olayım bakkala gönder beni Batalla
* Belediye başkanlığına adaylığını koy, Bursa’da tulum çıkar Batalla
* Kredi çek bankaya biz ödeyelim Batalla
*Batalla'yı sevenin kırk yıl kölesi olurum
*Tarikat kur müridin olalım
*Devlet kur vatandaşın olalım Batalla
Deplasman Hakkımız Engellenemez
@ İnönü
@Kadıköy Şükrü Saraçoğlu
@Ali Sami Yen (TT Arena)
Galatasaray ve Fenerbahçe taraftarları yıllardır süren deplasman yasağına karşı dün gece eş zamanlı olarak Ali Sami Yen (TT Arena), Şükrü Saraçoğlu ve İnönü stadlarında "Deplasman Hakkımız Engellenemez" ve "Kolayına Kaçma Deplasmanıma Dokunma" pankartları açarak rakip sahaya gitme yasağına tepki gösterdiler.
@ Ali Sami Yen (TT Arena)
@İnönü
@Kadıköy Şükrü Saraçoğlu
24 Ağustos 2012 Cuma
Halka Yakın Olmak
"Halka en yakin yer neresi? Çizgi. Ben de cizgide beklerdim. Antrenör ve idarecilerin oldugu tarafta oynamayi sevmiyorum. Kapalının önünde oynamamak için bir devre sağ açık, bir devre sol açık oynardım."
Metin Kurt
Güle Güle Metin Kurt
"Sen mi güzeldin yoksa hayat mı güzel
Kula kulluk etmezdin
Çok yanlış biriydin
Sen mi güzeldin yoksa hayat mı güzel?
Yani iki şişe ucuz şarap
Bir tarih yazabilir
Verdiğim tüm sözler
Bir anda uçabilir
Sıcak bir bira
Aşk sendikasında
Metin Kurt gibi yalnızız
Ceza sahasında..."
Sol açıkta artık Metin Kurt yok...
Sevenlerinin başı sağ olsun, mekanı cennet olsun...
Kula kulluk etmezdin
Çok yanlış biriydin
Sen mi güzeldin yoksa hayat mı güzel?
Yani iki şişe ucuz şarap
Bir tarih yazabilir
Verdiğim tüm sözler
Bir anda uçabilir
Sıcak bir bira
Aşk sendikasında
Metin Kurt gibi yalnızız
Ceza sahasında..."
Sol açıkta artık Metin Kurt yok...
Sevenlerinin başı sağ olsun, mekanı cennet olsun...
The Observer
Geçen sene Mourinho-Vilanova dalaşından tanıdığımız Francesc Satorra, bu geceki El Clasico'da yine hatırlattı kendini. Pep gider, Xavi gider, Messi gider, demirbaş Satorra kalır...
Pankart Kampı
Bursaspor'un S.A.G.S. (Seni Annem Gibi Sevdim) grubunun "pankart kampında" yapmış olduğu yeni sezon pankartları... Tribün kültürüne emek sarf edenlerin ellerine sağlık, yeni pankartlar için de siteleri takipte...
23 Ağustos 2012 Perşembe
Anti Play Off
Bereket bu sene bizde Play-Off denen saçmalığı kaldırdılar...
Standart Liege taraftarı da memleketlerindeki ucube uygulamanın kaldırılması için elinden geleni yapmakta.
Evet, bu bizim futbolumuz değil, Belçik'da, Yunanistan'da, her nerede bu saçmalık yer alıyorsa, en yakın zamanda son bulması bizim de dileğimiz....
Doğuştan İnterli
"Uzun uğraşlar sonrası desteklediğim takıma geldim. Benim için oldukça önemli bir transfer bu, zira taraftarı olduğunuz takımda forma giymekten daha mutluluk verici bir his bilemiyorum. Gülmeyi tekrar hatırladım."
Antonio Cassano
İnter'li Futbolcu
Milan'dan Inter'e transferi sonrası duygularını açıklarken
21 Ağustos 2012 Salı
Hagi'nin Gençleri
Gheorghe Hagi'nin sahibi olduğu FC Viitorul Constanta, 5 haftası geride kalan Romanya Lig 1'de 3 beraberlik 2 yenilgi ile 18 takımlı ligde 14.sırada yer alırken, kadroda şans verdiği Hagi Futbol Akademisinde yetişen gençlerle dikkatleri üzerine çekiyor. Bu hafta sonu 13 ve 68. dakikalarda gördükleri kırmızı kartlarla 9 kişi tamamladıkları ve 87.dakikada yedikleri golle mağlup ayrıldıkları Gas Metan maçının ilk on birinde yer alan oyuncular ve doğum tarihleri şöyle:
Bălaşă (1995)- Iancu (1994)- Mladen (1991)- Bejan (1991)- Puţanu (1994)- Chiţu (1991)- Lazăr (1991)- Rusu (1990)- Onicaş (1990)- Albu (1991)- Toşca (1992)
Rumen basını bu gençleri milli takımı geleceği olarak "pürdikkat" takip ederken, biz de blog arşivine bu isimler yazdık, bakarız bir kaç sene içinde bizim memlekette seyrederiz Hagi'nin gençlerini...
Bălaşă (1995)- Iancu (1994)- Mladen (1991)- Bejan (1991)- Puţanu (1994)- Chiţu (1991)- Lazăr (1991)- Rusu (1990)- Onicaş (1990)- Albu (1991)- Toşca (1992)
Rumen basını bu gençleri milli takımı geleceği olarak "pürdikkat" takip ederken, biz de blog arşivine bu isimler yazdık, bakarız bir kaç sene içinde bizim memlekette seyrederiz Hagi'nin gençlerini...
Pele,Maradona ve Bitmeyen Atışma
"Ben konuştuğumda Arjantinliler sürekli üzülüyor. Maradona sadece sol ayağını kullanıyordu ve hava toplarında da çok iyi değildi. Messi mi? O da az çok Diego'nun kopyasi. Bu nedenle Neymar'ın ikisinden de iyi olduğunu söyleyebilirim."
Pele
Brezilya'lı Efsane
Maradona ile ilgili atışmalarını devam ettirirken
20 Ağustos 2012 Pazartesi
Galatasaray:2-1:Kasımpaşa
Yaptığı flaş transferlerle lige heyecan getirecek takımlardan olan Kasımpaşa ile Galatasaray'ın bayramın ikinci günü yapacağı karşılaşma için televizyon karşısına geçmiş ve daha ilk dakikadan karşılıklı atakların olduğu maça konsantre olmuşken, Gaziantep'ten gelen "kara" haberle tadımız tuzumuz kalmadı. Sıcak bölgeye odaklanalım dedik, haber kanalları canlı bağlantı vermeyince, aklımız Antep'te, gözler TT Arena'da izledik maçı...
Galatasaray'ın Melo'yu aradığını, Hamit'in orta sahada yapamadığını, Fatih Terim'in Emre-Hamit saha içi değişikliği sonrası maçın kontrolünü aldığını, Galatasaray'ın tempoyu zirveye taşıyıp rakibi boğuduğu anda gol atamama hastalığının sürdüğünü, Umut'un gollerine devam ettiğini, Dany'nin defansta artısı olan hızı yanında oyun zekası eksikliğini yazarız konuşuruz da Fatih Terim'in maç sonu hepimizin içindekilere ses olarak dediği gibi "Bu gece maç konuşulacak halde değilim"...
ultras/Movement blog okurları bizi bağışlasın, sezonun ilk maçında daha ayrıntılı ve detaylı yazmaya niyetliydim ama insanlar can cekişirken, maç analizi yapmak içimden gelmiyor...
Galatasaray'ın Melo'yu aradığını, Hamit'in orta sahada yapamadığını, Fatih Terim'in Emre-Hamit saha içi değişikliği sonrası maçın kontrolünü aldığını, Galatasaray'ın tempoyu zirveye taşıyıp rakibi boğuduğu anda gol atamama hastalığının sürdüğünü, Umut'un gollerine devam ettiğini, Dany'nin defansta artısı olan hızı yanında oyun zekası eksikliğini yazarız konuşuruz da Fatih Terim'in maç sonu hepimizin içindekilere ses olarak dediği gibi "Bu gece maç konuşulacak halde değilim"...
ultras/Movement blog okurları bizi bağışlasın, sezonun ilk maçında daha ayrıntılı ve detaylı yazmaya niyetliydim ama insanlar can cekişirken, maç analizi yapmak içimden gelmiyor...
Stat: Ali Sami Yen Spor Kompleksi Türk Telekom Arena
Hakemler: Fırat Aydınus, Serkan Ok, Aleks Taşçıoğlu
Galatasaray: Muslera, Eboue, Ujfalisi, Dany, Hakan Balta, Aydın Yılmaz (Dk. 67 Amrabat), Hamit Altıntop (Dk. 74 Melo), Selçuk İnan, Emre Çolak, Umut Bulut, Elmander (Dk. 74 Sercan Yıldırım)
Kasımpaşa: Isaksson, Abdurrahman Dereli, Yalçın Ayhan, İlhan Eker, Sancak Kaplan, Tabare Viudez (Dk. 86 Hüseyin Kala), Ernst (Dk. 62 Kerem Şeras), Sarmov, Djalma Campos, Hakan Özmert (Dk. 72 Ali Bilgin), Uche
Goller: Dk. 35 ve 87 Umut Bulut (Galatasaray), Dk. 68 İlhan Eker (Kasımpaşa)
Sarı kartlar: Dk. 32 Selçuk İnan, Dk. 53 Hakan Balta, Dk. 81 Umut Bulut (Galatasaray), Dk. 57 Hakan Özmert, Dk. 66 Abdurrahman Dereli, Dk. 76 İlhan Eker, Dk. 86 Ali Bilgin (Kasımpaşa)
15 Ağustos 2012 Çarşamba
Bir Tek Bıyığı Eksik
Bu gece Arda'yı izlerken o "bonus" saçlarıyla Paul Breitner'i anımsattı bana...
Bi' de sakal bıyık bıraksa...
Güle Güle Üstad
Güle güle üstad...
Orhan Veli'den, Nazım Hikmet'ten sonra Türk şiiri yetim kalmıştı, artık ne ana kaldı ne baba, öksüzlüğe sürüklendi bu zamansız gidişinle...
Şimdi,
Ağlasak sesimizi duyabilir misin bu mısralarımızda,
dokunabilir misin göz yaşlarımıza, ellerinle...
Hangisi döndürebilir seni bu sonsuz yolculuktan...
En iyisi gözlerimizi kapatalım ve seni bir kez daha dinleyelim.:
Teknolojiden Anlayan Kedi Pati
İnternete alıştın mı bırakması çok zor. Sadece evde ve işte olması yetmemeye, trafikte şurda burda beklerken de ihtiyacını duymaya başladım.
Ne alayım, nasıl edeyim diye kendi kendime bakınırken aklıma bir arkadaşımın tavsiyesi geldi. Cep telefonu ihtiyacı içindeyken telefonun modelini aratmış, karşısına türlü türlü videolar gelmiş. Bir grup teknoloji sever insan yeni çıkan telefonları deneyerek yorumlarını videoya kaydedip paylaşıyorlarmış.
Ben de durur muyum, hemen başladım aramaya. Karşıma çıkan ilk 1-2 videodan sonra öyle bir videoya denk geldim ki, bu telefonu Pati bile kullanabiliyorsa ben çok rahat ederim dedim. Pati kim mi? Pati bir kedi, evet evet bildiğiniz kedi. Türlü türlü numaraları, sevimlilikleri ile bir MaxiPLUS 5’i kutusundan çıkarıyor, oynuyor, sahibiyle beraber inceliyor. Hele film seyrederken karşısına çıkan köpekten korkması anlatılmaz yaşanır.
Kıssadan hisse, size tavsiyem, bu videoyu izleyin. Pati sizi çok şaşırtacak, emin olun.
MaxiPlus5 hakkında daha fazla bilgi almak istiyorsanız tıklayın.
Bir bumads advertorial içeriğidir.
Nejat Biyedic İsmi Bursa'da Yaşasın
Bursaspor taraftarının başlatmış olduğu "Nejat Biyedic İsmi Bursa'da Yaşasın" kampanyasına duyarsız kalamadık ve ultras/Movement blog olarak desteğimizi verdik. Kulüplere hayatlarını adayan, son nefeslerinde dahi aşık oldukları renkleri söyleyen efsanelere karşı vefa borcumuzu ödemek her taraftarın görevidir diye düşünüyoruz. taraftarların sorumluluğunu yerine getireceğinden şüphem yok, bakalım yöneticiler ve yetkililer üzerlerine düşeni yapacaklar mı?
BURSASPOR KULÜBÜ BAŞKANLIĞI'NA
BURSA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI'NA
Biz ekte imzası olan Bursasporlular;
Bursaspor'un yıllarca futbolculuğunu ve teknik direktörlüğünü yapmış İmparator Nejat Biyediç'in adının yaşaması için Bursa'da bir caddeye ya da Özlüce Tesisleri'ne verilmesini diliyoruz.
Bursa'nın gözbebeği Bursaspor'a yıllarca ve her şartta gönülden hizmet vermiş, kendini Bursalı saymış, ömrünün son günlerinde bile dilinden Bursaspor'u düşürmemiş Nejat Hocamıza ödememiz gereken bir vefa borcumuz olduğunu düşünüyor ve Bursaspor Kulübü Yönetim Kurulu ve Büyük Şehir Belediye Başkanımız Sayın Recep Altepe'nin de bu hassasiyeti göstereceğine inanıyoruz.
Nejat Biyediç ismi Bursa'da yaşasın!
Gerekli işlemlerin yapılmasını saygılarımızla arz ederiz.
Bursasporlular
Futbolsever.Com
Geçen gün memlekette ayak topunun kültürü konulu bir yazı hazırlarken karşıma çıktı Hüseyin'in futbolsever.com adlı futbol ve kültürü üzerine ürünler üretip satan online mağazası. Siteyi detaylıca incelediğimde henüz çok yeni olduğu ama başarılı bir fikirle yola çıkıldığı belli etti kendisini. Şimdilik son aylarda ev dekorasyonunda trend olan kanvasların futbolcu modelleriyle birlikte, Avrupa takımlarının iPhone coverları ve minik futbolcu heykelleri olan "tridoller" yer almakta "vitrinde" ama kendilerini tebrik etmek adına iletişime geçtiğimde çok kısa bir süre içinde t-shirt ve tekstil ürünleriyle "futbol dünyasını" canlandırmak istediklerini de öğrenmiş bulundum. Bir çok internet mağazasının aksine de satılan ürünleri kargo bedeli ödemeksizin "futbolsever"lerin adresine yollamak gibi bir "kıyak" da yapılmış takipçilerine. Kıyak derken, Javier Zanetti'nin doğum tarihi olan 10 Ağustos'tan 17 Ağustos'a kadar olan bir haftalık süreyi Zanetti haftası ilan etmiş ve bu sürede siparişlerinde "ZANETTİ" kodunu kullananlara %10 indirim de sağlamayı vaad etmiş genç girişimci arkadaşımız.
Biz futbolsever.com'u sık kullanılanlara ekledik, twitter'dan takibe aldık, yeni ürünlerini merakla bekler olduk. Siz de bir göz atıp, yeni ürünler ve son gelişmelerden haberdar olmak isterseniz, futbolsever.com'un sosyal medya bağlantıları aşağıda:
Facebook: http://www.facebook.com/futbolsevercom
Twitter: http://www.twitter.com/FutbolseverCom
Biz futbolsever.com'u sık kullanılanlara ekledik, twitter'dan takibe aldık, yeni ürünlerini merakla bekler olduk. Siz de bir göz atıp, yeni ürünler ve son gelişmelerden haberdar olmak isterseniz, futbolsever.com'un sosyal medya bağlantıları aşağıda:
Facebook: http://www.facebook.com/futbolsevercom
Twitter: http://www.twitter.com/FutbolseverCom
14 Ağustos 2012 Salı
Engin Baytar Olabilmek
Facebook'ta Ali Sami Yen Sokak'ın paylaştığı yazıyı noktasına virgülüne dokunmadan yayınlıyoruz...
Biliyor musunuz hiçbirimiz Engin Baytar kadar olamadık aslında. Türk tribüncüsü olarak, Galatasaray tribüncüsü olarak hiçbirimiz eskilere, tribün büyüklerine layık olamadık. Bırakılan mirası kullanamadık. Oysa Engin Baytar Hasan ŞAŞ ' ım dan kalan mirası devam ettiriyor. Sahada uğradığı haksızlıklara karşı boyun eğmiyor. Bulunduğu konuma zarar vermek korkusuyla hareket etmiyor. Bildiği doğrular ve gerçekler var. O amaçla elinden ne gelirse yapıyor. Sevgi eylem gerektirir lafının içini en güzel o dolduruyor. Çünkü maç sonunda yapılan açıklamalarla bir yere varılamıyor. Bazen saha içinde bir ateş gerekiyor takıma, taraftara. Futbolun en güzel yanı da bu. O anda teknik-taktik hiçbir şey kalmıyor. Konsantrasyon pankartı giriyor devreye.
Yarın TFF açıklama yapsa ve 3 kornerin 1 penaltı ettiğini futbol oyun kurallarına eklediklerini söylese, FIFA merkezine çıkarma yapılıp onlar da ikna edilse ben itiraz ederim diyen delikanlı medya mensubu-tribüncü bir adım öne çıksın. Ondan sonra konuşalım Engin Baytar hakkında.
Yok işte. Türk futbolu bu konumda. Play off gelir deplasmana gitmek kalkar. Yalnızca kadınlar ve çocuklar diye Titanikvari bir kural gelir, kalın cüzdanlılar içeride yatmasın diye yasalar kalkar. Yönetenler ne derse o. Padişahım çok yaşa. Var mı itiraz edebilen ?
Gala's
13 Ağustos 2012 Pazartesi
Kasımpaşa Logosu Değiştirilemez
Kasımpaşaspor'da yeni yönetim yememiş içmemiş ilk icraat olarak kulübün asırlık logosunu değiştirmeye karar vermiş, hem de bu değişikliğin sebebini açıklama gereği dahi duymamışlar. Parası olanın her şeyi rahatla yapacağını zannedenlerin karşısında ultras/Movement olarak Kasımpaşalı taraftar gruplarının yanındayız ve diyoruz ki, uğruna yaşamların feda edildiği kulüp armaları ve renkleri değiştirilemez...
Kasımpaşaspor taraftar platformundan yapılan açıklama aşağıda:
HAYIRDIR!
08 Ağu.
Türk futbolunun resmi temsilcisi Türkiye Futbol Federasyonu resmi internet sitesi üzerinden kulübümüzün armasını, şanlı armamızın dışında bir logo kullanarak yayınlamaktadır. Daha önce sanal ortamlarda hiçbir zaman kullanılmayan bu arma, belli ki yeni oluşturulmuş ve TFF yetkililerine iletilmiştir.
Bizler Kasımpaşa taraftarları olarak, yeni oluşturulan yönetim kuruluna daha ilk günlerden ve iyi yoldayken sırt çevirme gibi bir düşünce içinde bulunmamayı ilke edinmişizdir. Ama kim olursa olsun bu takımın yaklaşık bir asırlık şanlı armasını değiştirmeye hakkı yoktur.
Şanlı Türk Bayrağımız ve kulübümüzün ismi saçma bir şekil üstüne koyulmuş, enteresan bir çapa işareti tema olarak kullanılmıştır. Gazanfer Bilge’nin ve bu arma için terinin son damlasına kadar savaşan diğer sporcularımızın büyük emekleri sonucu oluşan armamıza Kasımpaşa taraftarları olarak sahip çıkmak en büyük hakkımızdır.
Bu bir SAÇMALIKTIR ve böyle bir yanlışa düşenler varsa bunu en kısa zamanda düzeltmek zorundadır. En kısa sürede kulüp yetkililerinden bir açıklama beklemekteyiz. Aksi halde Kasımpaşa taraftarları olarak, bu konu hakkında neler yapmamız gerektiğini masaya yatırırız. Bizim armamız bu ülkenin en önemli armalarından birisidir ve hiçbir güç bunu değiştiremez. Bu cesareti kendinde bulanlar varsa bu hatadan en kısa sürede dönerek, bu semtin insanlarının sabrını zorlayacak işlerden vazgeçsinler.
İşte kabul edilemez logo: http://bit.ly/ONdSsD
Galatasaray:3-2:Fenerbahçe
Galatasaray cephesinde de değişen pek bir şey yoktu, taktik tahtasına yazılan oyuncu isimleri farklı olsa da Fatih Terim'in futbol "aklı" değişmemişti: 4-4-2'nin ucundaki iki forvet rakip stoperlere ilerde basacak, arkalarındaki kanatlar ve orta saha da onların presine destekte bulunacak ve rakip kendi yarı alanında "kıstırılacaktı". Geçen yıl Elmander ve Necati bu işin üstesinden pek çok maçta başarıyla gelirken, Necati'nin yaşının ilerlemesi ve fizik performansının eksikliği baskıyı maçın geneline yaymada sıkıntı yaratıyordu. Transfer döneminde takıma katılan Umut ve Burak'la takımın enerjisinde ve gol vuruşlarında seviye arttırmayı planlayan Fatih Terim, bu gece Umut'un performansı sonrası hedefi tam ortasından vurmuş gözüküyor. Hakan Şükür'den sonra "ciğeri körük gibi" Elmander'i bulmuşken, Umut Bulut, Tanrının bir lütfü gibi parladı Süper Kupa maçında. Selçuk'un iki asistinde attığı goller, Bekir ve Egemen'i rahat bırakmayan inatçılığı bir yana ama Usain Boltvari sprintleri bu sezon bir çok takımın canını yakacak türden. Transferde Burak'ın gölgesinde kalan Umut, bu performansını sürdürürse, Trabzonspor'dan eski takım arkadaşını kulübeye yollayabilir...
Melo'nun transfer sürecinde ısrarla Brezilyalının takıma kazandırılması gerektiğini belirttik, "yıldız transfer yerine takımın ruhu ve enerjisi Melo'yu isteriz" demiştik. Sezon hazırlıkları kapsamındaki Lazio, Fiorentina ve bu geceki Fenerbahçe maçında Selçuk'un yanında arandı "pitbull". Fenerbahçe'nin etkisiz Baroni ve Mehmet Topal orta sahası karşısında bile Galatasaray ezici üstünlüğü kurmaktan uzak göründü. Her ne kadar Engin ve Emre hocalarının verdiği görevi istekli ve hırslı oyun yapılarıyla üstlenmeye çalışsalar da, beklenilen verim sahaya yansımıyor, Selçuk "kafası rahat" hucum yönünü sergileyemiyor. 8 numaralı topçu bu gece iki asist bir gol atsa da, daha iyisini yaptığı günler hala hafızalarda. Oyun içinde Engin'le, Emre'yle Hamit'le partner oldu ama Melo'yu aradı Selçuk İnan...
Yenilerden göz önünde olanlardan biri de Ujfalusi'nin yokluğunda Semih'le ikili oluşturan Dany'ydi. Teknik kapasitesi bir defans oyuncusu için avantaj olarak gözükürken, stoperin en büyük meziyetlerinden biri de "garanticiliktir" ve siyahi topçuya da bunu hatırlatacaktır Fatih hoca maçın videosunu izlerken bu hafta içi idman sonrasında. Ayağına topu aldığında içgüdüsel olarak topla ilerlemeyi bırakıp, Selçuk ve yakınındaki arkadaşına meşin yuvarlağı aktarmayı refleks haline dönüştürürse, bölgesinde de kalıcı olabilir.
Derbinin "kanlı canlı" olmasını sağlayan iki isim Cüneyt Çakır ve Engin Baytar. Sürekli değindiğimiz bir tespit vardır, "Cüneyt Çakır Avrupa'da ne kadar başarılıysa, içeride bir o kadar başarısız". Erzurum'da yönettiği bu Süper Kupa maçını da mümkünse hafızasından ve CV'sinden silmek isteyecektir Federasyonun gözbebeği. İki takım lehine ve aleyhine maç içinde yaptığı kritik hatalar yetmezmiş gibi, Fenerbahçe'nin ikinci golü öncesi Baroni'nin elle kontrolünü pas geçmesi, tabiri caizse hepsinin üstüne "tüy dikti". Ardından maçın kontrolü iyice kaçtı, çıkan anlamsız kartlar, gösterilmeyen sarı kartlar derken, maçın bitimindeki penaltı kararında düdük "tereddütle" çaldı, bereket yardımcı hakem vardı da kurtardı Cüneyt Çakır'ı... Memleketin gururu denilen hoca, "içerde ve dışarda" olan maç yönetme farklılığını ciddi ciddi düşünmeli, gerekirse psikolojik yardım dahi almalı. O desteği alması gereken kişi aslında Engin Baytar diyenler de olacaktır ama Maradona'nın, Stoichkov'un, Gascoigne'in, Hagi'nin bariz hata karşısındaki benzer tepkilerini hatırladıkça, Engin'i çok fazla da suçlayamıyor insan. Profesyonelliğe aykırı davrandığı doğru, cezasını milyon dolarlarla da kendisi ödeyecek, o halde bize pek yorum düşmez... Tribünden bakınca da deli dolu topçular hep gönlümüzü çalmamış mıdır?
Engin ve hakemin el birliği ile Galatasaray'ı sahada sayısal yönden eksik bıraktıkları anda Fatih Terim faktörü devreye girdi ve maçın galibi böylece belirlendi. Nasıl Kopenhang'ta Hagi'nin atılması sonrası takımı geriye çekmek yerine ileriyi işaret etmişti İmparator, bu gece de Engin'in kenara geldiği dakikalarda Aykut Kocaman'ın Krasiç hamlesine hücümcü Amrabat ile cevap verdi ve dedi ki: Korkmuyoruz, saldırıyoruz... Çok az teknik adam bu cesareti gösterebilirdi ve Terim bu ülkenin en başarılı hocası neden olduğunu bir kez daha ispatladı, cesaretinin ödülünü de kupayla aldı...
Yarı yarıya oynanan Erzurum'daki derbide saha dışında neler olup bittiğine en iyi cevap ise yukarıda fotoğrafta saklı... Sami Yen'deki meşaleli maçtan sonra bu kadar meşalenin yandığı başka Galatasaray-Fenerbahçe derbisi akla gelmezken, keşke sahaya atılmasaydı da "yasakçılara" koz verilmeseydi.
Stat: Yeni Erzurum
Hakemler: Cüneyt Çakır, Bahattin Duran, Tarık Ongun
Galatasaray: Muslera, Eboue, Semih Kaya, Dany, Hakan Balta, Hamit Altıntop, Engin Baytar, Selçuk İnan, Emre Çolak (Dk. 83 Aydın Yılmaz), Umut Bulut (Dk. 90+6 Necati), Elmander (Dk. 69 Amrabat)
Fenerbahçe: Volkan Demirel (Dk. 16 Mert Günok), Orhan Şam (Dk. 90+1 Sow), Bekir İrtegün, Egemen Korkmaz, Hasan Ali Kaldırım, Mehmet Topuz, Cristian, Mehmet Topal (Dk. 69 Krasic), Caner Erkin, Alex, Kuyt
Goller: Dk. 19 ve Dk. 58 Umut Bulut, Dk. 90 Selçuk İnan (Galatasaray), Dk. 45+2 Alex, Dk. 65 Kuyt (Fenerbahçe)
Kırmızı Kart: Dk. 66 Engin Baytar (Galatasaray)
Sarı Kartlar: Dk. 45+1 Alex, Dk. 70 Orhan Şam, Dk. 76 Bekir İrtegün, Dk. 80 Mehmet Topuz (Fenerbahçe), Dk. 90+5 Selçuk İnan
11 Ağustos 2012 Cumartesi
Ultras Project 2012 Yaz Koleksiyonu/2
Bu yaz başında çıkardıkları t-shirtler tabiri caizse "peynir ekmek" gibi kapışılan Ultras Project grubu, ultras felsefeyi benimseyen takipçilerinden gelen yoğun isteklerin karşısında daha fazla dayanamayıp, yeni ürünler ve hikayelerle dün gece bizlere "merhaba" dediler. Haziran ayının ilk günlerinde 1-2 saat içinde tükenen "Old Boys" o kadar çok talep görmüştü ki, sanal ortamlarda "karaborsa" satış yapıldığını dahi duydum ve durum böyle olunca ikinci partide bir "Old Boys" ürünü olması kaçınılmazdı, tabii "tükenen ürünü bir daha üretmeme" prensibi gereği başka bir versiyonu karşıladı bizi grubun web sitesinde. Sadece "Old Boys" muydu "ısrarla aranan", Eskişehirspor taraftarı da yağmalayınca "Problem?" t-shirtlerini, "Problem? v.02"nin siyah olanı da eklenmiş oldu grubun kreaksiyonuna... Öyküsü Es-Es tribünlerine dayanan ve meşale yasağını protesto eden "Problem?" t-shirtüne, renk fanatizminden dolayı dudak bükenlerin de "Legalize Pyro" t-shirtüyle karşısına çıkmış "tribünün modacısı" dostlar. Aslında hepimizin isteği değil midir maçın bir anında "meşaleyi patlatmak" ve avazımız açık tezahürat yaparken, ciğerlerimizi meşale dumanıyla doldurmak, dosta düşmana "tribün budur" dedirtmek...
"Forma sahada giyilir, tribünde işi ne?" diyen bizim gibilerin iştahını kabartan ürün ise "Born To Be Wild" adı verilen beyaz t-shirt. Kış kreaksiyonunda çıkarılan "Hide Yourself" ninja poların görselinin yer aldığı çalışmanın şimdiden small bedeni tükenmiş bile. İlk defa "göbeğim" bir işe yaradı zira sitenin satış bölümünde hala M ve L bedenler mevcut ve vakit kaybetmeden 1 adet siparişi verdim bile...
Ligler başlarken, deplasman sezonu açılırken Ultras Project'in yeni ürünleri "hızır" gibi yetişti ve her zamanki gibi biz vakit kaybetmeden siparişi verdik beğendimiz ürünler için. Ben merakla gelecek "giysilerimi" beklerken, Usain Bolt'a da acımadan edemiyorum, zira ne demiş projenin mimari dostlar: "Not For Runners"
"Forma sahada giyilir, tribünde işi ne?" diyen bizim gibilerin iştahını kabartan ürün ise "Born To Be Wild" adı verilen beyaz t-shirt. Kış kreaksiyonunda çıkarılan "Hide Yourself" ninja poların görselinin yer aldığı çalışmanın şimdiden small bedeni tükenmiş bile. İlk defa "göbeğim" bir işe yaradı zira sitenin satış bölümünde hala M ve L bedenler mevcut ve vakit kaybetmeden 1 adet siparişi verdim bile...
Ligler başlarken, deplasman sezonu açılırken Ultras Project'in yeni ürünleri "hızır" gibi yetişti ve her zamanki gibi biz vakit kaybetmeden siparişi verdik beğendimiz ürünler için. Ben merakla gelecek "giysilerimi" beklerken, Usain Bolt'a da acımadan edemiyorum, zira ne demiş projenin mimari dostlar: "Not For Runners"
9 Ağustos 2012 Perşembe
Futbol Aşkı
Lig TV'nin açık ara en başarılı yapımı Deplase Keyiflerden yapılan alıntılarla ortaya çıkan Futbol Aşkı temalı Digitürk reklamları... Görüntüler zaten sene içinde aklımıza kazınmıştı, sloganlar da oldukça başarılı olmuş... En etkileyici olan mı, Samsunlu ufaklığın duygusal sözleri:
ve diğerleri:
CSKA'nın Kurtarıcı Azizleri
Mital grubunun takımı elden çıkarması ve 2009 Martında Titan grubunun CSKA Sofya'nın hisselerini ele geçirmesi sonrası başlayan "zorunlu aşk" serüveni hiç de beklenildiği gibi gelişmedi kırmızı-beyazlı takım adına. Şirketin sahipleri Borisov ve İvanov'un kafasında futboldan ziyade para ve kâr olunca, yeşil sahadaki başarılar da sürekli ikinci plana itildi durdu. Takımda bir nebze olsun parlayan her oyuncu hiç vakit kaybedilmeden satıldı, yerine de "adı sanı duyulmamış" ya genç topçu alındı ya da "ununu elemiş eleğini asmış" futbolcu getirildi. Bu durum doğal olarak taraftarın tepkisini çekti, protestolar yapmaktan ezeli rakip Levski ile uğraşacak zaman bile bulamadı CSKA Sofya taraftar grupları...
Stoicho Mladenov'un antrenörlüğünde büyük hayallerle başlanan 2012-2013 sezonunda UEFA Avrupa Ligi eleme maçlarında CSKA, Mura'ya şok bir şekilde elenince, Bulgaristan başbakanının da itelemesiyle "cebi dolu" CSKA taraftarı Bulgar iş adamları kulübü parlak eski günlerine döndürmek için bir araya geldiler. Yapılan plana göre, kulübün hisseleri Titan grubundan alınacak ve bir komisyon tarafından yönetilecek. Şimdilik 9 firma ismi bilinse de, Bulgaristan'da söz sahibi 2 şirketin de ortaklığa katılacağa ama işler netleşinceye kadar isim vermekten sakındığı belirtiliyor. "Patronlar" kendi şirketlerini yönettiği gibi CSKA'nın da mali konularını elde tutarken, başkanlığa CSKA Sofya'nın yetiştirdiği ve dünya futbol piyasasında saygı duyulan Hristo Stoichkov getirilecek. Forma reklamı ve sponsorluk için de Rus doğalgaz devi Gasprom ile anlaşma yolu denenecek. Bugün yapılan toplantıda 9 şirketin yöneticileri (Bella Bulgaria, Interprom, Diamonds Trading, Pons Holding, Siamed, "Terra Tangra", Central Ltd. OOD, GP Group ve TLG. ) takımın hisselerini almak için hazır olduklarını beyan ettiler, şimdi top Titan grubunda, Borisov daha önce sözlü olarak CSKA'yı bırakacaklarını belirtmişti, bakalım sözünde duracak mı?
Stoicho Mladenov'un antrenörlüğünde büyük hayallerle başlanan 2012-2013 sezonunda UEFA Avrupa Ligi eleme maçlarında CSKA, Mura'ya şok bir şekilde elenince, Bulgaristan başbakanının da itelemesiyle "cebi dolu" CSKA taraftarı Bulgar iş adamları kulübü parlak eski günlerine döndürmek için bir araya geldiler. Yapılan plana göre, kulübün hisseleri Titan grubundan alınacak ve bir komisyon tarafından yönetilecek. Şimdilik 9 firma ismi bilinse de, Bulgaristan'da söz sahibi 2 şirketin de ortaklığa katılacağa ama işler netleşinceye kadar isim vermekten sakındığı belirtiliyor. "Patronlar" kendi şirketlerini yönettiği gibi CSKA'nın da mali konularını elde tutarken, başkanlığa CSKA Sofya'nın yetiştirdiği ve dünya futbol piyasasında saygı duyulan Hristo Stoichkov getirilecek. Forma reklamı ve sponsorluk için de Rus doğalgaz devi Gasprom ile anlaşma yolu denenecek. Bugün yapılan toplantıda 9 şirketin yöneticileri (Bella Bulgaria, Interprom, Diamonds Trading, Pons Holding, Siamed, "Terra Tangra", Central Ltd. OOD, GP Group ve TLG. ) takımın hisselerini almak için hazır olduklarını beyan ettiler, şimdi top Titan grubunda, Borisov daha önce sözlü olarak CSKA'yı bırakacaklarını belirtmişti, bakalım sözünde duracak mı?
8 Ağustos 2012 Çarşamba
Üç Eylem Kardeşi
Yazı oldukça eski ama gündemde olimpiyatlar olunca, Serdar Devrim'in bu muhteşem yazısına blogda yer vermeden edemedim...
Buyrun bakalım...Bir tek Star yakaladı bu muhteşem haberi
1968 OlimpiyatLarı, hafızamdaki ilk spor olayıdır. Televizyon yok, TRT'nin yayın yaptığını hatırlamıyorum. Yaşım küçük, üstelik Yeşilköy'den Levent'e taşındığımız yaz... Onun için 68 Olimpiyatları'ndan kafama kazınan iki hadise, iki siyah Amerikalı madalya kürsüsündeki yumruklu protestosu ve yine Amerikalı atlet Bob Beamon'ın eski rekoru 55 santim geçerek kırdığı inanılmaz 8,90 metrelik uzun atlama rekoru, 1968'den kalma mı yoksa sonra mı idrak ettim, emin değilim.
(1970 Meksiko Dünya Kupası'nı daha iyi hatırlıyorum. Hangisiydi unuttum, sonradan maçları sinemada seyrettiydik. 1972 Münih Olimpiyat Oyunları ise, en iyi ve en dikkatli izlediğimdir: rahmetli Kenanım'la birlikte, Basınköy'de, Nazmi Eniştemler'in bize tahsis ettiği siyah beyaz televizyonun önünde, günlerde sırt üstü yatarak...)
*
Gençlik ve serdeki hafif anarşistlik... 200 metrede altın ve bronz madalya kazanan Amerikalı iki siyah atletin, Tommie Smith ve John Carlos'un siyah deri eldivenli yumrukları havada, başları önde posteri yıllarca hayal dünyamızı ve asıl oda duvarlarımızı süslemişti.
İtiraf ediyorum ki, Aynur Çağlı'nın o muhteşem haberini okuyana kadar aynı karede önde duran, gümüş madalyalı Avustralyalı beyaz atlete hiç dikkat etmemişim. Adı Peter Norman imiş...
İşte bu atlet geçen hafta öldü. Haberin ve konunun tekrar gündeme gelmesinin sebebi budur.
*
Gelelim hikayeye...
Mexico City'de 200 metre finali koşulmuş. Amerikalı (siyah) atletler Tommie Smith ile John Carlos birinci ve üçüncü gelirken, ikinciliği Avustralyalı (beyaz) Peter Norman kazanmış.
Madalya töreni için bekledikleri sırada, Carlos, Peter Norman'ın yanına gelerek sormuş:
- İnsan haklarına inanıyor musun?
- Evet, inanıyorum.
- Peki ya Tanrı'ya?
- Bütün kalbimle...
Bunun üzerine, iki siyah atlet kafalarındaki eylem planını açıklamışlar, Norman tereddütsüz katılmış:
- Ben eyleminizi destekleyeceğim, bana ne yapmam gerektiğini söyleyin!
İlk defa, o günler için müthiş bir provokasyon hatta devrim sayılacak bir eylem planlıyor iki genç adam: Amerika'daki ırk ayrımcılığını ve siyahlara reva görülen fakirliği ve ikinci sınıf vatandaşlığı protesto edecekler... Ama nasıl?
Fikir Norman'dan geliyor: bir çift siyah deri eldiven buluyorlar, sağ tekini Tommie, sol tekini John eline geçiriyor; fakirliği sembolize etmek için çıplak ayakla kürsüye çıkıyorlar, başları kederle öne eğik, sıkılı yumruklarını havaya kaldırıyorlar. Önlerinde duran beyaz atlet Peter Norman da, dayanışmasını göstermek için kalbinin üstüne ‘İnsan Hakları İçin Olimpiyat Projesi Hareketi'nin kokartını iğneliyor.
Amerikan milli marşı çalarken plan icra ediliyor ve eylem koyuluyor.
Ve tabii (hatırlıyorum) dünya birbirine giriyor. Amerika ayağa kalkıyor. Olimpiyatlar bile gölgede kalıyor, dünya gazeteleri yumrukları havada siyah atletlerin fotoğrafını birinci sayfadan veriyor...
Amerikan Olimpiyat Komitesi iki siyahın spor kariyerini o saniye bitiriyor. Eylem amacına ulaşmış, Amerika'daki zenci azınlığın durumu dünya gündemine girmiştir. Smith ve Carlos spor hayatlarını (ve buna bağlı olarak geleceklerini) feda etmişler ama dünya tarihine geçmişlerdir. Dünyadaki yüz milyonlarca ezilmiş siyahın ilahı haline gelmişlerdir.
Peki ya Avustralyalı beyaz Peter Norman?
Meslektaşım Aynur'un anlattığına göre, Norman'ın da hayatı kararmış.
Tommie Smith diyor ki:
“Peter, bir beyazdı. O günlerde siyahların haklarını savunma cesareti gösteren, onurlu ve belkemiği sahibi beyaz çok azdı. Peter, Avustralya'ya döndüğünde kimse yüzüne bakmadığı gibi, herkes tarafından yargılandı. Onun da atletizm kariyeri bitti, spor çevrelerinden dışlandı. Tehditler, işsizlik ve tecrit nedeniyle öyle sıkıntılı günler yaşadık ki, üçümüzün de ilk evliliği sona erdi.”
Avustralya Devleti Norman'ı ölene kadar affetmemiş ama... Norman intikamını mezara götürmüş: 1968 Olimpiyatları finalinde ikinci olurken kırdığı 200 metre Avusturalya rekoru hâlâ, 38 yıl sonra kırılamamış.
Ölene kadar süren ‘eylem kardeşliği'
İki amerikalı ve bir Avustralyalı ‘lanetli' atletin o gün başlayan ‘eylem kardeşliği' ve dostlukları ömür boyu sürmüş. Aradan geçen 38 yıl boyunca, yazışmışlar, buluşmuşlar, görüşmüşler.
Ta, geçen hafta, Peter Norman evinin bahçesinde kalp krizi geçirip 64 yaşında ölene kadar.
Ve şimdi, aşağıdaki fotoğrafa iyi bakın:
Melbourne'de yapılan cenaze töreni. ‘Onurlu beyaz atlet' Peter Norman'ın tabutu, Tommie Smith (solda) ve John Carlos'un omuzlarında!
Üç ‘eylem kardeşi' son kez omuz omuza...
Nasıl, muhteşem bir haber değil miymiş?
Bu habere neredeyse tam sayfa ayıran Star'a bravo. Ve tabii meslektaşım Aynur Çağlı'ya da kocaman bir bravo. Final onun ağzından:
“Cenaze töreninde Carlos ile Smith'in yanına gidip ‘Siz Mexico City'de yumruklarınızı havaya kaldırdığınızda, biz Türkiye'deydik. Şeref kürsüsündeki fotoğrafınız o gün bize ve kuşağımıza çok şey öğretti' dediğimde, Carlos yüzünde içten ve gururlu bir gülümsemeyle eğilip,‘Bizim de bütün amacımız buydu zaten' dedi.” (Star, 16 ekim)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



























































