9 Şubat 2026 Pazartesi

Çaykur Rizespor:0-3:Galatasaray

 


Nihayet bitti... Ne bitti? Galatasaray'a pek iyi gelmeyen sezon ortası transfer sezonu bitti... Bir yandan takımı maça hazırlamak, öte yandan topçu izlemek gibi uykusuz geceler de Okan Buruk için bitti... Üst düzey onlarca topçunun adı geçerken, Lemina'yı yedekleyecek bir orta saha almadan Lang, Asprilla, Nhaga, Can Armando ve Boey'i kadroya takviye ederek bitti de, Kazımcan'ın son dakika ayrılması kalbimizi kırdı...


Kabus gibi geçen "yedeksiz" bir dönemden sonra "hangi oyuncuyu oyuna alsam acaba" düşünceleri içinde geçecek bir maç kadrosuyla Rize'ye geldi Okan Buruk. Geçen hafta Kayseri karşısında ilk on birde başlayan Lang yine sahaya çıkan dizilişte yer alırken, Lemina'nın yerine Sara görev alıyordu orta sahada...  Uğurcan kaleyi koruyacaktı, Sanchez-Abdülkerim ikilisi stabildi, sağ bekte belki devşirildiği bölgede son maçlarını oynayan Sallai ile ters tarafta Jakobs savunacaktı alanını. Takım yönlendirme görevi Yunus'ta olurken, bu toprakların çocuğu Barış misapirverliğini gösterip sol kanadı Lang'a bırakıp, sağ kanattan akacaktı... Tabii, gol atacak kişi de Osimhen oluyordu... Kulübeyi ısıtanlara göz atarsak, süper ligide bir çok takımın as kadrosunda bu kalite yoktu: 

Günay Güvenç, Sacha Boey, Eren Elmalı, Wilfried Singo, Kaan Ayhan, Renato Nhaga, Can Armando Güner, Mauro Icardi, İlkay Gündoğan, Yaser Asprilla...


Rizespor son haftalarda galibiyete hasret olsa da, büyük takımlara karşı iç sahada diş göstermeyi sever, özellikle Galatasaray'a karşı taraftarının bakışı farklıdır, yöneticileri de topçuları maddi-manevi motive ederler. Okan hoca da işi sıkıya almış olacak ki Galatasaray topa hakim olup, oyunu rakip yarı sahaya yığarak başladı maça. İlk dakikalarda Barış bölgesini yadırgasa da Lang ise çok rahattı, Jakobs ile rizeyi kanattan zorlarken ilk tehlikeli atak Sara'nın köşe atışında ortasında Sanchez'in kafası kalecide kalırken, bir dakika sonra Sara'nın füzesi üst direği sallıyordu. İki dakika sonra bu defa Lang da kaleciyi geçemezken, dakikalar on sekizi gösterirken Lang'ın ortasında Rize doğumlu Barış kafasının tersiyle maçın gol perdesini açarken akıllara Oscar Wilde'ın o meşhur dizeleri geliyordu: Herkes ölüdür sevdiğini, kimi göz yaşı dökerken öldürürken, kimi de kıpırdamadan...

Yenilen gol ev sahibini derin uykudan uyandırmış olacak ki aynı dakika içinde Sowe'la iki net pozisyonu harcadılar, önce yapılan ortada bomboş kafayı Sowe auta atarken, sonrasında Uğurcan'ın hatalı pasında karşı karşıya Galatasaray kalecisini geçemedi Rizeli forvet. Bu iki pozisyon dışında ev sahibi bir kez de Mithat'ın uzaktan auta topu yollamasıyla Galatasaray kalesinde  göründü ilk devre. Sonrası yine topu ayağında tutan Galatasaraylı oyunculardı da onlar da biraz ciddiyetten uzak davranınca skoru koparacak ikinci gol bir türlü gelmedi. Osimhen'in kafa pasında Sallai'nin rövaşetası fotojenikti, Osimhen'in yan ağları bulan şutu da dikkate değerdi...

Hakemler çoğunlukla verdikleri penaltılar ya da gösterdikleri kartlar ile değerlendirilir de benim için bunlardan ziyade ikili mücadelelerdeki kararları çok önemlidir, Ozan Ergun da 38. dakikada Yunus'un omuz mudahalesi ile rakibinden topu çalıp kontraya kalktığı pozisyonda düdük çalmasıyla "kalitesini" belli ediyordu... Tabii karalarında standart da önemlidir, maçın ilk dakikasında Olawoyin'e gösterdiği sarı kartın benzerini 48te Barış formasından çekilip düşürülünce ver(e)medi...


Soyunma odasında Okan Buruk "kulakları çekmiş" olacak ki Galatasaraylılar daha arzulu ve ciddi başladılar oyuna. 47de Yunus'un pasını ceza sahası çaprazında alan Lang'ın plasesi ikinci defa Galatasaray adına direkten dönerken, bir kaç dakika sonra Sara'nın ceza sahası yayından plasesi direği yalayarak auta gidiyordu. Yunus'un ara pasında Osimhen karşı karşıya Fofana'yı aşırtıp filelerle topu buluşturamıyordu ama "atamayana atarlar" dercesine ani gelişen Rize atağında Sanchez'ın dokunamadığı topa Sowe kontrol edip, Uğurcan'ı mağlup ediyor ama yardımcı hakem bayrak kaldırıyordu...

Bir kaç dakika sonra ise Galatasaray'ın repertuvarında olan gollerden biri geldi, Osimhen ve Yunus rakibe baskı yapıp, savunma hata yapınca 53 forma numaralı Barış'ın ortasında Yunus takımını rahatlatan golü kaydederken, Oscar Wilde satırlarına devam ediyordu: "Oysa herkes öldürür sevdiğini, kimi yeterince sevmez, kimi fazla sever..."


Hayatın play station oyununa benzemediğini, futbolcuların geldikleri takımın sistemi ve takım arkadaşlarına uyum sürecinin önemli olduğunu Lang'ın bom boş pozisyonda Osimhen'e atamadığı pasta görürken, kalitenin de bu gibi sorunları çözdüğünü de Hollandalı topçunun Osimhen'e yaptığı asistte görüyorduk, tabi Osi'nin de kaleciyi geçip, top auta çıkmadan kale çizgisinden içeri yollaması da çabukluk ve golcülük yeteneğiydi... Üst üste beş maç ve hepsinde de gol atan bir Osimhen...


Fark üçe çıkınca Okan Buruk önce Lang ve Yunus'a yanına alıp Boey ile İlkay'ı sahaya sürdü. Sonra da sahada ayak basmadık yer bırakmayan ve maçın iyilerinden Torreira'yı nefeslendirip yerine Icardi'yi alırken, Abdülkerim ile Singo'yu da değiştiriyordu. Ve oyuna girer girmez Icardi golle de buluşuyordu ama Didi Stadının direkleri bir kez daha ev sahibini korumaktaydı... Üç gol, üç direk... Fena sayılmaz... Bitime 7 dakika kala Barış da yerini Asprilla'ya bırakınca, gözler Boey ve Asprilla'da oluyordu... Eski sağ bek kendisine pek görev düşmese de yine o rakibe "kene" gibi yapışan inatçı karakterini sergiliyor, rakip kovalıyordu. Kolombiyalı genç Yaser'in ise Kayserispor ve İstanbulspor maçında sergilediği fiziksel güçsüz yapısı yine göze batarken, cesurca rakibinin üzerine gidiyor, çalım deniyor, kaptırdığı topun peşinden koşuyordu...


Uzatma dakikalarında ev sahibi önce Mebude ile "şeref golünü" aradı Uğurcan başarılydı, sonrasında da Mihalia'nın serbest vuruşu örümcek ağlarını temizleyecekken Uğurcan Muslera'ya selam çakan bir kurtarışla geçen haftadan sonra bu gece de kalesini gole kapatıyordu...



Stad: Çaykur Didi Stadı

Tarih: 08/02/2026

Hakemler: Ozan Ergün, Bersan Duran, Suat Güz VAR: Sarper Barış Saka

Çaykur Rizespor: Fofana, Taha Şahin, Mocsi, Samet Akaydin, Hojer (Altin Zeqiri dk. 76), Laçi (Muhamed Buljubasic dk. 84), Taylan Antalyalı (Giannis Papanikolaou dk. 76), Olawoyin (Awokoya Mebude dk. 64), Mihalia, Mithat Pala, Sowe (Frantzdy Pierrot dk. 76)

Yedekler: Erdem Canpolat, Modibo Sagnan, Emir Ortakaya, Halil Dervişoğlu, Emrecan Bulut

Teknik Direktör: Recep Uçar

Galatasaray: Uğurcan Çakır, Roland Sallai, Davinson Sanchez, Abdülkerim Bardakcı (Wilfried Singo dk. 80), Ismail Jakobs, Lucas Torreira (Mauro Icardi dk. 80), Gabriel Sara, Yunus Akgün (İlkay Gündoğan 75), Barış Alper Yılmaz (Yaser Asprilla dk. 84), Noa Lang (Sacha Boey dk. 75), Victor Osimhen

Yedekler: Günay Güvenç, Eren Elmalı, Kaan Ayhan, Renato Nhaga, Can Armando Güner

Teknik Direktör: Okan Buruk

Goller: Barış Alper Yılmaz (dk. 19) Yunus Akgün (dk. 63), Victor Osimhen (dk. 74) (Galatasaray)

Sarı kartlar: Olawoyin (Çaykur Rizespor), Victor Osimhen (Galatasaray)

Hiç yorum yok:

Blog Widget by LinkWithin