"Lille iyi bir takım. Yarın kazanıp galibiyeti taraftarımıza ve doğum günü olan Okan hocamıza armağan etmek istiyoruz.” diyordu Yunus Akgün Galatasaray'ın Lille deplasmanında oynayacağı maçtan bir gün evvel yapılan basın toplantısında. Bazı laflar "öylesine" sadece ağızdan çıkmaz, tutulması gereken sözler olarak da tarihe yazılır ve Pierre Mauroy stadyumunda maç başlar başlamaz daha bir dakika dolmuşken Yunus Berke'nin koruduğu kalenin filelerini sarsarak perdeyi açıp, doğum günü pastasının ilk mumunu yerleştiriyordu.
Şampiyonlar Ligine Galatasaray gibi "kötü" bir başlangıç yapmış olsalar da Fransa Lig 1'de zirveyi paylaşan bir ekipti Lille ve kendi sahasında taraftarının desteği ile "devler liginde" puan siftahı peşindeydi. Galatasaray da Sporting ve Barcelona maçlarından sonra geçen yılki başarıyı tekrar etmek için puan hatta puanlar alması gereken bir maça çıkıyorken, Okan Buruk "macerayı" bırakıp kritik maçlarda hep yaptığı gibi "güvendiği" adamlarla yolla çıkmıştı: Kalede Uğurcan, savunmada Sallai, Sanchez, Abdülkerim,Jakobs; orta sahada Torreira ve Sara ( Rakibin topu Galatasaray'a bırakacağı hesaplanıp, Lemina'ya göre ayağı daha "temiz" olan Sara) ve ileri uçta Barış, Yunus, Batrakov ile Osimhen vardı. Geçen sene bir çok zor maçı kazanan kadrodan tek farklı isin Batrakov'du...
Fransa'da son haftalarda öğrencilerin okulların fiziksel şartları ile öğretmen eksikliklerini protesto etmek için çıktıkları sokaklarda, onların bu haklı isyanını provoke eden "vandalların" dükkanlara saldırıp önüne geleni yağmalaması ile belli saatler arasında sokağa çıkma yasağı gelince Pierre Mauroy stadı bu kritik maçta pek dolmazken, ev sahibi taraftardan boşalan koltukları Galatasaraylı taraftarlar dolduruyordu.
Girizgahta da belirttiğimiz gibi Barış Alper Yılmaz'ın genç rakibinden sıyrılıp ceza sahasına getirdiği topu penaltı noktası üzerinde Yunus sahiplendi ve Galatasaray tarihinin Şampiyonlar Ligindeki en erken golünü atmış oldu. Üç dakika sonra Barış bir daha getirdi, bu sefer Sara ceza sahası içinde topu kötü kontrol ediyordu. Osimhen'in başlatıp, Batrakov ve Yunus'la devam eden rakip sahadaki presle Galatasaray topu kapıp, erken dakikalarda ikinci golü ararken, savunma oyuncusu Alexsandro'nun kendi yarı sahasından Galatasaray sahasına girip bir maestro edasıyla defans arkasına atılan ara pasta Sallai "zayıf" kalıp yere düşünce Lille genç oyuncusu Soriba Diaoune ile eşitliği yakalıyordu. Tabelaya beraberliği yazdıran Lille'li oyuncuları bu gol yüreklendirirken, Galatasaray tekrar öne geçmek için pozisyonlar aradı: Jakobs'un uzun taç atışında Osimhen'in kafası auta giderken; Sallai'nin ara pasında Osimhen pas imkanı varken kaleyi denedi ve top yine dışarı çıktı. Dakikalar 27ye gelirken Yunus'un ara pasında Osimhen ceza sahasına girdi, Berke de yatarak topu aldı ama hakem penaltı noktasını gösteriyordu, oysa genç kalecinin rakibine teması yoktu ve pozisyon VAR'dan haklı olarak dönüyordu ki on dakika sonra Yunus'un yine savunma arkasına ara pasında Barış kaleyi çaprazdan görüp, sert şutu yan fileleri sarsıyordu.
Galatasaray bir kez daha öne geçmek istiyordu da Ancelotti'nin takımı da Galatasaray'ın boşluklarından faydalanıp bir gol daha kaydetmek arzusundaydı. Önce Diaoune kafasını Uğurcan kornere yollarken, on dakika sonrasında Alexsandro'nun başlattığı atakta Andre'nin ortasında yaşanılan karambol sonrası Haraldsson topu auta atarken 37'de Bakwa'nın ceza sahası dışından şutunda Uğurcan topu rahatlıkla kucaklıyordu da bir dakika sonra Galatasaray'ın orta sahada kaybettiği bir topta Bentaleb savunma arkasına Bakwa'yı kaçırıyor, onun ortasında oluşan karambolde Diaoune ikinci golü kaydediyordu. Golden sonra Lille'in Türk file bekçisi Berke'nin "abartılı" sevinci ekranlara yansırken, Galatasaray'a transfer süreci günlerinde "on yaşında çocuk cahilliği ile" yaptığını iddia ettiği Galatasaray'a küfürler akıllara geliyordu ister istemez.
Öne geçip, sonrasında kalesinde gördüğü gollerle Galatasaray'ın bu sezon çok kırıldığı maç vardı ve aynı senaryonun gerçekleşmesini bekleyenlere Sallai'nin bir sürprizi oldu: Macar topçu Noa Lang'ın deyişiyle "Ronaldinho" misali bir çalımla rakibini pazar yollayıp ceza sahası içine ortalıyor ve Lyoşa kafayla eşitliği sağlıyordu. Önce Barcelona maçı, şimdi de Lille... Aleksey (Koruyucu) Batrakov (tarım işçisi) adı gibi bu sezon bu takımı savunmaya gelmiş gibiydi. Gol sonrası eşine yolladığı "Kore kalbi" ise onun klasiğiydi.
"Devre arasında güzel bir ses yükseldi soyunma odasında. Bu çok tatlı. Oyuncular pozisyonları tartıştılar. Bu tepkiyi vermeleri de çok iyiydi. Bunu futbol olarak ikinci yarı çok iyi gösterdiler" diye açıklıyordu Okan Buruk maçtan sonra verdiği basın toplantısında ikinci kırk beş dakikada topçularının Lille kelimenin tam anlamıyla sahadan silmesini. İlk devre olduğu gibi ikinci yarıya da golle başladı Galatasaray, Sara'nın kullandığı köşe atışında Torreira ön direkte kafayla topa yön verdi ve savunmaya da çarpan top Berke'nin şaşkın bakışları arasında filelerde yolculuğunu sonlandırıyordu. Uruguaylı'nın gol sevinci ise Manchester'da uçan Icardi'yi hatırlatıyordu...
Tekrar geriye düşen Lille'li topçular şaşkınlık yaşarken, Galatasaray "şok presi" ile onların oyun kurmasına zorluk çıkartırken, savunmadan Davison ve Abdülkerim'in kaptığı toplarla ani ataklara çıkıyordu. 54'te gelişen ani atakta Batrakov'un pasında Barış'tan önce savunma araya girdi ama 60ta Abdülkerim'in kaptığı topu Aleksey getirdi, onun pasında Barış-Osimhen paslaşmasında Nijeryalı golcü yıllar evvel rakipleri üzdüğü sahada eski takımını üzerken, gol sevincinde ise sakin kalıp, kalp işareti ile vefayı gösteriyordu.
Farkı ikiye çıkaran Galatasaray'da Okan Buruk Sara'nın yerine Lemina'yı oyuna dahil ederken, hem orta sahaya daha fazla sertlik yüklüyor, hem de Gabonlu oyuncunun top kapma becerisi ile rakibini savunmasız yakalamak hedefindeydi ki üç dakika sonra Jakobs'un pasında Osimhen karşı karşıya kalıyor kaleci ile Barış'a pas vermek yerine şutu deneyince savunmadan top kornere çıkıyordu. Aynı ikili on dakika sonra tekrar sahneye çıkıyor, Jakobs'un "al da at" kavisli pasında Osimhen milimetre farkı ile meşin yuvarlağı kalenin içine itemiyordu.
İlk golün başlangıcı ile dördüncü golün asistini yapan ve takımın en fazla ikili mücadele kazananı Barış Alper ile Yunus'un "yorulmaz" baskısı ev sahibi takım için işleri iyice "içinden çıkılmaz" hale sokarken, son 15 dakikada "pilleri tükenen" bu topçuları Okan Buruk, Eren ve Sane ile değiştiriyordu. Maçın sonuna 7 dakika kala da maçın adamı ödülü alacak olan Osimhen yerini Deniz'e bırakırken, bütün stat onu ayakta alkışlıyordu. Ev sahibinin de yaptığı oyuncu değişiklikleri, ki 40 yaşındaki Olivier Giroud bunlardan biriydi, onlar adına pek fayda sağlamazken, maçta son dakikalara girilirken iki Kuzeyli olan Haraldsson'un ortasında Kjaergaard çok rahat pozisyonda topu yan ağlara nişanlıyordu.
Ve maç biterken Sanchez'in Lille'in ilk golünde Alexsandro'nun yaptığı gibi topla hareketlenip savunma arkasına arkadaşını kaçırma denemesinde Sane'den önce savunma topu uzaklaştırırken, Trabzon ve Gençlerbirliği maçlarından sonra Lille maçında da Alman oyuncu "bir adım" geç kalıyordu topla buluşmaya...
Şampiyonlar Liginde Türk takımlarının aldığı galibiyetlerin yarıdan fazlasını elde eden Galatasaray, Lille'e attığı dört golle de bu ligde bir Fransız takımına dört gol atan ilk Türk takımı oluyordu. Sahadaki oyuncular ve tribünlerdeki taraftarlar Batrakov'un galibiyet üçlüsü ile çoşkuyla kutlama yaparken, Okan Buruk ise pazartesi günü yapılacak derbiyi kafasında oynamaya başlıyordu bile.
Stat: Pierre Mauroy
Tarih:21/10/2026
Hakemler: Rade Obrenovic, Jure Praprotnik, Matej Zunic VAR:Matej Jug
Lille: Berke Özer, Maxima Goffi (Nianzou Kouassi dk. 63), Nathan Ngoy, Alexsandro Ribeiro, Calvin Verdonk, Ngalayel Mukau (Olivier Giroud dk. 63), Nabil Bentaleb (Başar Önal dk. 75), Benjamin Andre (Maurits Kjaergaard dk. 63), Dilane Bakwa, Soriba Diaoune (Gaetan Perrin dk. 75), Hakon Haraldsson
Yedekler: Orlando Gill, Thomas Sajous, Loun Srdanovic, Isaac Cossier, Romain Perraud
Teknik Direktör: Davide Ancelotti
Galatasaray: Uğurcan Çakır, Roland Sallai, Davinson Sanchez, Abdülkerim Bardakcı, Ismail Jakobs, Lucas Torreira, Gabriel Sara (Mario Lemina dk. 62), Yunus Akgün (Leroy Sane dk. 76), Aleksey Batrakov (İlkay Gündoğan dk. 85), Barış Alper Yılmaz (Eren Elmalı dk. 76), Victor Osimhen (Deniz Gül dk. 84)
Yedekler: Günay Güvenç, Jankat Yılmaz, Bitshiabu, Wilfried Singo, Lesley Ugochukwu, Renato Nhaga, Berat Luş
Teknik Direktör: Okan Buruk
Goller: Soriba Diaoune (dk. 7 ve 39) (Lille), Yunus Akgün (dk. 2), Batrakov (dk. 44), Bentaleb (dk. 52), Osimhen dk. 61) (Galatasaray)
Sarı kartlar: Nabil Bentaleb, Benjamin Andre, Gaetan Perrin (Lille), Ismail Jakobs (Galatasaray)
























Hiç yorum yok:
Yorum Gönder