15 Ağustos 2011 Pazartesi

Fabregas Barcelona İdmanında

Cecs Fabregas Barcelona ile sözleşme imzaladıktan sonra Guardiola ile ilk idmanda...

Bundan Sonra Ne Olacak?

"Birşeyi anlamakta güçlük çektim, şu anda tutuklu bulunanların disiplin kuruluna sevkedilmiş olmalarını anlayamadım. 2-TFF anladığımıza göre bu şike ve teşvik konusuyla ilgili kararları adli mecrilerin son çalışmalarından sonra verecek. O zaman şunu sormak istiyorum; acaba bundan böyle lig fikstürünü Spor Toto Teşkilatı, haftalık maç cezalarını Adalet Bakanlığı mı verecek yoksa TFF bu uygulamalarına devam edecek mi?"
Kemal Belgin
Spor Yazarı
TFF Başkanı Mehmet Ali Aydınlar'a soru sorarken

Güle Güle İmparator

Imparator imparator
Sensiz olmaz Bursaspor...

Mekanın cennet olsun Nejat hocam...

13 Ağustos 2011 Cumartesi

"Doktor! Kes Şu Ayağı!"

"Futbolu bıraktıktan sonra ayak bileğimde ağrılar meydana geldi. Bir keresinde doktora ayağımı kesmesini bile söyledim ama o 3 sene önce ayağımı ameliyat etti. Şimdi futbol oynayamıyorum ama tenis oynabiliyorum ve eskisi gibi ağrılar hissetmiyorum".
Gabriel Batistuta
aka Batigol
Eski Futbolcu
"Batistuta ne ayakta duruyor ne yürüyebiliyor" dedikodularına cevap verirken

Hodri Meydan,Tatangalar ve Usame

Nasıl bıraktın o mübarek sakalı
Nasıl vurdun Amerika'yı
Usame Baba bize kıyak yapsana
Sakarya'yı bombalasana

Kocaeli manyak mısın?
Kaç kez k...k anlamadın
Usame'ye çağrı yaptın
Bu kadar mı aciz kaldın?

Hafta Sonu Şifresiz Maçlar

13 Ağustos Cumartesi
16.30 Wolfsburg-Bayern Munih/ TRT3
19.30 Mönchengladbach-Stuttgart/ TRT3
14 Ağustos Pazar
00.50 Portekiz-Arjantin/ TRT3
03.55 Meksika-Kolombiya/TRT3
16.00 Revan baku-Neftchi/ Space TV
16.30 Kaiserslautern-Augsburg/ TRT3
18.30 Bayer Leverkusen-Werder Bremen/ TRT3
19.00 Baku-Simurg/ İdman TV
20.55/ TRT Ankara Kupası Finali/ TRT3
23.00 Real Madrid-Barcelona/ Kanal D
01.55 Brezilya-İspanya/ TRT3

"Dünya Fidel'in Heykelini Yapmalı"

Arjantin'in ilk gecekondu kültürü dergisi olan ve fotoğrafçısından sayfa tasarımcısına kadar bütün çalışanlarının gecekondularda yaşan halktan olan La Garganta La Poderosa'ya bir röportaj veren Diego Armando Maradona, dünyanın açlıkla boğuştuğu ve 14 milyon Afrikalının yiyecek bir dilim ekmeği olmadığı bir ortamda, Kübalılar rahatlıkla karınlarını doyurabiliyorsa, Fidel Castro'nun yaptıkları örnek alınmalı ve dünya onun büyük bir heykelini yapmalı diye konuşmuş. "Politikacı olarak tek saygı duyduğum lider Fidel Castro'dur, çünkü halkı için yaşadı ve hayatını halkı için riske attı. Bu sebeple bütün devrimlerin de babasıdır. Kübalıların belki renkli plazmaları yok ama yiyecek yemekleri var." diyen Maradona, hastalıkla mücadele eden Venezuela başkanı Hugo Chavez'e de geçmiş olsun dileklerini iletip, Castro'nun yolundan gitmesi için tanrının kendisine uzun yıllar sağlık vermesini dilerken, Amerika başkanı Obama'ya da "Neden bana Amerika vizesi vermiyorsunuz?" diye sormayı da ihmal etmemiş. 10 sayfalık röportajda Maradona, sadece politika hakkında konuşmayıp, geçmişinden de bahsederek "Ben gecekonduların olduğu fakir bir semtte dünyaya geldim ve ömrüm boyunca da bununla gurur duydum." diyerek röportajı sonlandırmış...

Hoşgeldin Cesc

Ve yıllarca süren pembe dizi en sonunda izleyenlerine veda ederken, Cesc Fabregas, Puyol ve Pique'nin arasına katılıyor. Barcelonalı topçular, twitter üzerinden yeni takım arkadaşlarına "hoş geldin" twittleri atarken, takip etmek isteyenlere de twitter adrselerini yazalım bu üçlünün:

12 Ağustos 2011 Cuma

Yıldırım Bosna Spor Logosu

İstanbul Amatör küme ekiplerinden Yıldırım Bosna Spor, yeni sezona yeni logo ile başlayacak. Eski logodan farklı olarak takımın kökenini simgelemek adına Mostar köprüsü yeni logoya eklenirken, sağ ve sol taraftaki aslanlar da dikkati çekmekte...


Premier Lig ve Kramponlar


İngilizlerin Daily Mail gazetesi ilginç bir araştırma yapmış ve bu yıl ligde mücadele edecek olan topçuların hangi marka krampon giyeceklerini listelemiş. Top oynayan gençler çok meraklıdır ayakkabı markalarına, bu yazı da onlara gelsin:



Umbro Geometra

Kim Giyer: Jordan Henderson (Liverpool), Joe Hart (Man City), Jonas Gutierrez (Newcastle), Nedum Onuoha (Man City) Phil Jagielka (Everton).

Fiyat: £120




Umbro GT

Kim Giyer: Connor Wickham (Sunderland), Kyle Walker (Tottenham), Gael Clichy (Man City).

Fiyat: £80


Umbro Speciali-R

Kim Giyer: John Terry (Chelsea), Darren Bent (Aston Villa), Michael Owen (Manchester United), Andy Carroll (Liverpool)

Fiyat: £80


Adidas Predator

Kim Giyer: Steven Gerrard (Liverpool), Nani (Manchester United), Robin van Persie (Arsenal).

Fiyat: £155


Adidas adiPure ve F50

Kim Giyer: adiPure - Frank Lampard (Chelsea), Tom Cleverley (Manchester United), Gareth Barry (Manchester City), Jack Rodwell (Everton); F50 - Ashley Young (Manchester United), Gareth Bale (Tottenham), Samir Nasri (Arsenal), Luis Suarez (Liverpool), David Silva (Manchester City), Jermaine Defoe (Tottenham).

Fiyat: £120 (adiPure); £210 (adizero F50)


Puma King

Kim Giyer: Mikel Arteta (Everton), Michael Carrick (Manchester United)

Fiyat: £130


Puma v1.11 ve PowerCat

Kim Giyer: Steven Pienaar (Tottenham), Peter Crouch, Emmanuel Eboue (Arsenal), (Tottenham), Michael Dawson (Tottenham).

Fiyat: £135 (v1.11); £135 (PowerCat)


Nike Tiempo Legend IV

Kim Giyer: Ashley Cole (Chelsea), Javier Hernandez (Manchester United), Joe Cole (Liverpool).

Fiyat: £275


Nike CTR 360 MAESTRI II

Kim Giyer: Jack Wilshere, Cesc Fabregas (Arsenal)

Fiyat: £235


Nike Vapor Superfly III

Kim Giyer: Luka Modric (Tottenham), Theo Walcott (Arsenal), Didider Drogba (Chelsea)

Fiyat: £280


Nike Total 90 Laser III

Kim Giyer: Wayne Rooney (Manchester United), Fernando Torres (Chelsea), Clint Dempsey (Fulham), Ben Foster (West Brom) Rio Ferdinand (Manchester United)

Fiyat: £255


Mutu ve Tamas'a Milli Yasak

Çarşamba günü San Marino ile Romanya'nın yapacağı hazırlık karşılaşması öncesi pazartesi gecesi kampı terk edip bir gece kulübünde eğlenen Adrian Mutu ile Gabriel Tamas'a ömrü boyu milli forma yasağı geldi. "Bu iki yetenekli oyuncu için yazık olacak ama ne yapalım, kurallar açık ve oldukça sert ve onlar da yaptıkları eylemin başların ne gibi felaket getireceğini bilmek durumundaydılar" şeklinde konuşurken Milli Takım hocası Victor Piturca, Rumen basını da bu iki oyuncunun daha önce de buna benzer "kaçamaklarının" bulunduğu ve Piturca'nın kararında haklı olduğunu belirtmişler. 2012 Avrupa şampiyonası elemelerinde D grubunda mücadele eden Romanya, 13 puanlı lider Fransa'nın 5 puan gerisinde yer alırken, önümüzdeki günlerde Lüksemburg ve Fransa ile önemli karşılaşmalara çıkacak...

11 Ağustos 2011 Perşembe

Açık ve Net!

“Pazartesi sezonu açıyoruz. Planımızı programımızı yaptık. Hiçbir sorun yok. Bu söylentiler nereden çıkıyor anlamıyorum. Şunu söyleyebilirim ki iddialar çok komik. Ben görevimin başındayım”
Oktay Mahmuti
Galatasaray Basketbol Takımı Antrenörü
(Basketdergisi.com )

Terbiyesizliğin Kaptanı


Dün Emre kendilerine "kol" yapınca Milli Takım kaptanına "saydıran"basın, bugün taraftara saydırıyor...
Dün dündür, bugün bugündür mü yoksa?

Buyurun Mehmet Demirkol'un yazısına...

Terbiyesizliğin kaptanı
O terbiyesiz adam 27 yaşında. 11 yıldır uluslararası arenada. 2 büyük ligde oynadı. 44 kez A Milli. İsviçre maçında rakip kovalayan, İngiltere'de hakkında ırkçılık soruşturması açılan, nihayet sahada milli formayla ve kaptanlık bandıyla hareket çeken adam benim milli takımımın kaptanı. Özür dilemiş. Tıpkı TSYD'nin açıklamasındaki gibi ben de kabul etmiyorum.
Eğer bu ahlak yoksunu adam, bir daha milli takım forması giyerse, onu çağıran da bu suça, bu terbiyesizliğe ortak olacak. Eğer bu adama bir ceza verilmez üstüne de prim alırsa bu ahlak yoksunluğunu federasyon da üstüne alacak. Ya maçı kaybetseydik ne olacaktı? Kime çekecekti o hareketi, koridorda Macar mı kovalayacaktı? Yoksa mixed zone'da muhabir mi dövecekti? Onu İngiltere'de buradakinden 5 kat fazla eleştiriyorlar. Yapabilecek mi oradaki basına aynı şeyi? Bekliyorum. Bir gün oynarsa görürüz herhalde.
Mehmet Demirkol
Spor yazarı
14.09.2007

Hayatta Sarı Kırmızı#3

Vapur@Yalova
Çiçek@Bursa
Plajda Bayraklar@Asos

Süper Ligden Kimse Küme Düşmeyecek#2


Futbol Federasyonu başkanı Mehmet Ali Aydınlar, bugün yaptığı açıklamada şike ve teşvik primi davalarıyla ilgili cezaların önümüzdeki hafta açıklanacağını belirtmesinden sonra, gözler 22 Ağustos tarihine çevrilirken, daha önce Tahkim Kurulunun vermiş olduğu bazı kararları değerlendirip "küme düşürme" cezasının olmayacağını tahmin etmiştik. Bugün de Yunanistan ve İtalya'dan gelen haberleri göz önüne aldığımızda başlıktaki iddiamızı daha kuvvetli dile getirme şansımız oluyor: Süper Ligden kimse küme düşmeyecek...

Bilindiği gibi Yunanistan Süper Liginde mücadele eden Kavala ve Olympiakos Volou takımları, şike yaptıklarından dolayı Yunanistan Süper Lig Disiplin Kurulu tarafından ikinci lige düşürülmüşlerdi. Bunun yanında iki takım da yüksek miktarda para cezasına çarptırılırken, başkanlar Ahilleas Beos ile Maki Psomiadi'ye 90 biner euro para cezası ve ömür boyu futboldan men cezaları verilmişti. Söz konusu takımların aldıkları cezalara yaptıkları itirazlar sonrası Yunanistan Futbol Federasyonu Tahkim Kurulu küme düşürme cezasını kaldırdı ve takımlara Süper Ligde eksi puanla başlama cezası verirken (Olympiakos -10, Kavala -8 puanla başlayacak lige), kulüp yöneticilerinin cezaları ise onandı.

Yunanistan'daki kararların bir benzeri de İtalyan Futbol Federasyonunca alındı ve ismi şikeye karışan Atalanta kulübüne yeni yükseldiği Seria A'da eksi 6 puanla başlama cezası verdi. Atalanta'nın dışında Seria B de mücadele eden Ascoli'ye de eksi puanla lige başlama cezası verilirken, Atalanta kaptanı Cristiano Doni 3 yıl 6 ay, eski Lazio'lu Guiseppe Signori'ye de 5 yıl futboldan men edildi.

Bizde şike ve teşvik soruşturmasının başlaması sonrası Türkiye Futbol Federasyonu "işin sonuyla" ilgili net cümleler kurmaktan sakınıp, "topu oyalamayı seçerken", Kulüpler Birliği "küme düşürme cezası" istemediklerini belirten bir açıklamada bulunmuştu. Şimdi karar verme süreci sona ererken, İtalya ve Yunanistan'daki kararlar bizim Federasyona "örnek" teşkil edecek ve tahminimize göre 2011-2012 sezonu herhangi bir takım küme düşürülmeden başlayacaktır. Zaten Mehmet Ali Aydınlar'ın NTV televizyonunda söylediği "Kurumlarla kisileri ayirmak lazim. Bu islere karisanlara en agir cezalar verilecek. Kimsenin suphesi olmasin. Kisilerin yaptiklari kurumlara mal edilemez." sözleri sonrası İtalya ve Yunanistan'daki cezaları da düşününce, 22 Ağustos günü için hemen bir senaryo yazdırıyor insana:
Fenerbahçe, Beşiktaş, Sivasspor, Eskişehirspor lige eksi puanla başlarken, başkanlar ve yöneticiler ömür boyu, teknik direktör ve futbolcular da 3-5 yıllık futboldan men cezaları ile çeşitli miktarlarda para cezalarına çarptırılacak...

9 Ağustos 2011 Salı

Kolombiya'da Öyle,Bizde Böyle

Cumartesi sabahı bar çıkışında kendisinin milli takımı iyi yönetemediğini söyleyen bir kadınla girdiği söz dalaşı sonrası, sinirlerine hakim olamayarak tartıştığı kadını tokatlayan Kolombiya Milli Takım çalıştırıcısı Hernan Dario Gomez, yaptığı davranıştan dolayı bütün kadınlardan özür diledikten sonra görevini bırakırken, aynı gün ise ne yazık ki bizim memlekette antrenman sonrası evine gitmek üzere bindiği otobüste şort giydiği için genç bir voleybolcu kızımız sille tokat dövülüyordu...

Seni Özleyeceğiz BuralARDA


Tuna Kiremitçi, bundan 2 sene evvel Arda'ya gitmesini öğütleyen bir mektup yazmıştı, sanki bugünleri görür gibi. Arda, o yıl kendisine gelen teklifleri bir kenara attı, Galatasaray'lılığı ağır bastı, kaptan oldu, sonra sakatlandı, işler iyi gitmedi, üzerine gelindi, yeşil sahalarda yaptıkları bırakıldı, kız arkadaşına takıldı, giydiği pantolonu eleştirildi, Arda'nın kaderi Hasan Şaş'a benzemeye başlamışken, bugün Arda Turan'ın İspanya'nın Atletico Madrid takımıyla anlaştığı haberi geldi...
Şimdi gidiyor kaptan, Galatasaray'a 12 milyon euro gibi bir para kazandırarak ve arkasında kendisini özlemle anacak büyük bir kitle bırakarak...

Arda Turan’a kahır mektubu

Güzel kardeşim Arda;

Şimdi sana söyleyeceklerimi ne olur nasihat olarak alma. Zaten haddime düşmez. Ne de olsa “star” olan sensin, ben değil.

Ama bu memlekette senden daha fazla yaşamış birinin tavsiyeleri olarak al. Çünkü tam şu anda, hayati bir yol ayrımındasın. Kendine sorman gereken çok önemli bir soru var.


***


Bir gün “yaş otuz beş, yolun yarısı-kariyerin tamamı eder” dediğinde...

Yani gençlik denen nazlı kuş avcundan uçup gittiğinde...

Yani şimdiki hızın ve çevikliğin azalıp da adın artık dünya kulüplerinin transfer listelerinde geçmediğinde...

“Jübile” denen o acıklı kelime ufukta belirdiğinde yani...

İşte o zaman Hasan Şaş ağabeyin gibi mi olacaksın, yoksa Tugay Kerimoğlu ağabeyin gibi mi...

İşte bütün mesele...

***


İkisi de kuşağımın efsane isimleri. İkisi de senin gibi büyük futbolcu. Aralarında tek fark var.

Tugay vaktiyle UEFA Kupası’nı almaya koşan bir takımı bıraktı ve tuttu adanın yolunu...

Hasan ise Brezilya’ya gol atıp adını Afrika kabilelerindeki bebelere bile ezberlettiği devirde aynı treni kaçırdı.

Sonuçta ne oldu görüyorsun: Tugay hâlâ saygı görüyor, neredeyse takımının teknik patronlarından biri olacak.

Ama Hasan buradaki sıradan bir sezonun sonundaki dandik bir maç kaybedildi diye linç edilmek üzere...

***


Arda, güzel kardeşim.

Güzel ülkemiz maalesef böyle. Biraz unutkan, biraz eğitimsiz, biraz da mutsuz bir toplumuz.

Burada her şeyi çabuk unuturuz. Kadir kıymet pek bilmeyiz.

Bu yüzden sen de vakti gelince git. Artık İngiltere mi olur İspanya mı, orasını ailenle siz bilirsiniz.

İlla Chelsea olsun, Bayern, Barça olsun diye de hiç kasma... Ne bileyim Shalke’ye git, Villareal’e git, Boro’ya git...

Ama git Allah’ını seversen. Bizim gibi sevgisiz ve vefasız insanların bugün Hasan’a yaptığımızı yarın sana da yapmamıza izin verme.Tuna KİREMİTÇİ

Galatasaray Olunca Hemen


Fatih Altaylı

Bayern Münih Taraftar Ürünleri

Adidas'ın Bayern Münih taraftarı için yaptığı spor ekipmanlarının tanıtımını takımın topçuları yapmış, "ben en kral modelim" diyen mankenlere taş çıkartmışlar lakin benim esas beğenimi toplayan futbolcuların tanıttığı ürünler.
Benim gibi maçlarda forma giymeyi sevmeyen taraftarlar için, hem maçlarda giyilebilecek hem de günlük yaşamda kullanabileceği giysiler tasarlamışlar.
Yıllarca adidas Galatasaray'ın giyim sponsoruydu ben şu resimlerdekine benzer bir şeyler çıkardığını görmedim...
Kıskandım şimdi Bayern Münih taraftarını...

Bunlarla Oynamayalım


"Yıllardır konuşulan bir şeydi. Birinin çıkıp, bu işi sonlandırması gerekiyordu, yaptılar.İyi de yaptılar. Bu iğrenç bir şey. Ha karını satmışsın, ha takımını. Benim gözümde farkı yok. Türkiye'de artık yeni bir dönem başladı. Eskiden savcılar, bazı insanları ifadeye çağırmaktan korkuyordu. Artık öyle değil. Bu insanlara ceza verilmeyecekse, taraftarı olduğum Galatasaray ikinci lige insin. Bunlarla oynamayalım."

Nihat Doğan

8 Ağustos 2011 Pazartesi

Dimitar Ivankov Serbest

Bursaspor'un şampiyonluğunda yaptığı kurtarışlar kadar attığı penaltı golleriyle de büyük pay sahibi olan Bulgar kaleci Dimitar Ivankov, bu sezon Bursa'dan ayrılıp, eski hocasının çalıştırdığı Anorthosis Famagusta takımına transfer olmuştu. Kıbrıs Rum Kesimi takımı UEFA Avrupa Ligi 3.Eleme Turu maçında Rabotnicki takımına elenip, Avrupa'dan uzak kalınca, Ivankov da sözleşmesini feshetti. "Buraya Stoilov için geldim ve 1 yıllık sözleşme yaptım. UEFA kupasından elenince Stoilov bana geldi ve takımın en pahalı oyuncusu olduğumu, UEFA'dan 3 milyon euro cıvarında bir gelir beklediklerini ama düşündükleri paraları alamayacaklarını ve transfer ödemelerimde sıkıntılar olacağını, en iyisi sözleşmemi karşılıklı feshetmek olduğunu söyledi." diyen Ivankov, Bulgar basınında yazdığı üzere Levski Sofya'ya gelmek istemediğini, yurt dışından bir teklif gelirse düşünebileceğini, yoksa futbolu bırakmayı düşündüğünü belirtmiş. Ivankov'u tanıtmaya gerek yok, "Ben hala kalecimi bulamadım" diyen memleket kulüplerine duyurulur...

Sarı-Kırmızı


Sarı-kırmızı
Şampiyon Cim Bom Bom...

CSKA Galibiyetle Başladı

Bulgaristan A grupanın ilk hafta maçında CSKA Sofya, başkent derbisinde Lokomotif Sofya'yı, Spas Delev ve yeni transfer Zicu'nun attığı gollerle 2-1 mağlup ederken, şampiyonluk parolasıyla başladığı lige de iyi bir giriş yapmış oldu. Maçın ilk düdüğünün hemen ardından rakibini baskı altına alan CSKA, Nelson'ın ara pasında artık marka olmaya başlayan "Delev koşusu"nu yapan Spas Delev, kaleci Galev'in altından topu yuvarlayınca kırmızı-beyazlıların 2011-2012 sezonun da ilk golünü atmış oluyordu. Geri kalan dakikalarda CSKA'lı topçular yine Galev'i zorlarken, "demiryolcular" CSKA'nın eski lakin yeni "transfer" kalecisi M'Bolhi'yi pek zorlayamazken, 29. dakikada Yordanov'un kafası üst direkten dönünce, maçın da Lokomotif adına tek pozisyonu oluyordu.
Devre dönüşü CSKA yine aynı tempoyu sürdürüp, Rumen golcüsü Zicu'nun attığı golle skoru 2-0a getiriyordu. Lokomotif takımı 2-0'dan sonra daha çok hucuma çıkmayı deneyince, 79. dakikada korner atışından gelen topu M'Bolhi ceza sahası dışına "asist" yaparcasına uzaklaştırınca, Romanov şık bir vuruşla skoru belirleyen golü atıyordu.


Локомотив София - ЦСКА 1:2
0:1 Делев - 3' 0:2 Зику - 59' 1:2 Романов - 73'
Локомотив София: Галев, Атанасов, Гаров, Лахчев, Добрев, Горанов (Караджинов - 68'), Янев, Писаров (Манолов - 74'), Романов, Дафчев (Мешич - 56'), Йорданов
ЦСКА: Мболи, Адемар, Бандаловски, Попов, К. Стоянов, Галчев, Янчев, Нелсън (Костов - 82'), Зику (Петър Стоянов - 87'), Платини (Живец - 64'), Делев

3 Ağustos 2011 Çarşamba

Mustafa Sarp


Yeteneklidir, yeteneksizdir, o takımı yöneten hocanın işi.
Ben taraftar olarak sahada yapılan mücadeleye bakarım, hırsa bakarım, formayı terletmesine bakarım topçunun...
Hatta kırmızı karta bakarım...
Yukardaki fotoğraf da Mustafa Sarp hakkındaki düşüncelerim için bana yeter de artar bile.
Gerisi "internet elitlerinin" işi...
Yazadursunlar...




Süper Ligden Kimse Küme Düşmeyecek


Türkiye Futbol Federasyonu "topu sağ sola" atıp, süreci uzatırken, bu gece Cem TV'de yayınlanan Açık Tribün programında Arif Kızılyalın, şike soruşturması ile ilgili en merak edilen sorunun cevabını verdi: Tahkim Kurulu hiç bir kulübü ligten düşürmeyecek...
Arif Kızılyalın iddasına dayanak olarak da Tahkim Kurulunun 29.07.2011 tarihli kararını dayanak olarak sunmakta. Peki ne var bu kararda:

Hatırlanılacağı üzere Avrupa'yı sarsan bahis skandalının ardından, Bochum savcılığı Türkiye'yi de kara listeye almış ve Türk emniyetinin soruşturmaları sonrası aralarında Fatih Akyel, Recep Öztürk, Durmuş Bayram gibi futbolcular ceza evine gitmişlerdi. Bu futbolcuların mahkeme süreci devam ederken, Federasyon da kendilerine cezalar vermiş ve futbolcuların avukatları Tahkim Kuruluna söz konusu cezalar ile ilgili olarak iptal dilekçesi vermişti. İşte Tahkim Kurulunun gündemdeki şike davasına da emsal teşkil edecek olan kararı:

8. E.2011/237

Recep Öztürk'ün, PFDK'nun 08.06.2011 tarihli ve 2010-2011/334-1432 sayılı kararına karşı yapmış olduğu itiraza ilişkin E.2011/237 numaraya kayıtlı dosyada Recep Öztürk vekili tarafından dosyaya sunulan 29.07.2011 tarihli dilekçe okundu. Dilekçemin konusunun yürütmeyi durdurma istemi olduğu, dilekçe ekinde de gerekli harcın yatırıldığı görüldü. Yapılan inceleme neticesinde şartlarının bulunduğu görülmekle yürütmenin durdurulmasına, Beyoğlu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin kararının beklenmesine; incelemenin devamına;

9. E.2011/251

Durmuş Bayram'ın, PFDK'nun 08.06.2011 tarihli ve 2010-2011/287-1477 sayılı kararına karşı yapmış olduğu itiraza ilişkin E.2011/251 numaraya kayıtlı dosyada yürütmenin durdurulması kararı verilmiş olup Beyoğlu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin kararının beklenmesine; incelemenin devamına;

10. E.2011/242

Umut Koçin'in, PFDK'nun 08.06.2011 tarihli ve 2010-2011/341-1476 sayılı kararına karşı yapmış olduğu itiraza ilişkin E.2011/242 numaraya kayıtlı dosyada yürütmenin durdurulması kararı verilmiş olup Beyoğlu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin kararının beklenmesine; incelemenin devamına;

11. E.2011/257

Muttalip Kandemir'in, PFDK'nun 08.06.2011 tarihli ve 2010-2011/284-1428 sayılı kararına karşı yapmış olduğu itiraza ilişkin E.2011/257 numaraya kayıtlı dosyada Beyoğlu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin kararının beklenmesine; incelemenin devamına;

Bu da demek olmakta ki Etik Kurulu kendisine has "kozmik odada" belgeleri inceleyip, Federasyon Yönetim kuruluna şike ve teşvik suçuna karışan takımlar hakkındaki görüşünü belirtecek, Mehmet Ali Aydınlar başkanlığındaki Futbol Federasyonu Yönetim kurulu bir karar verecek, farz edelim küme düşme kararı çıktı, takımlar bu karara itiraz edecek ve en son karar verme mercii olan Tahkim Kurulu da "Adli dava sonuçlanana kadar federasyonun verdiği kararı durduracak" ve herkes ait olduğu ligte oynamaya devam edecek.

Ultras Project


70li yıllarda İngiltere'de pub basmalar, tren istasyonu etrafındaki kovalamacalar gibi taraftarlar arasındaki sokak "mevzuları" hızla artarken, polis de maç öncesi ve çıkışında taraftarları birbirinden ayırmak için uğraşıyor, olaylara karışanları giydikleri forma ve atkılar sayesinde "ayıklamak" kolay oluyordu, özellikle Dr. Martens botlar giyen "skinhead"ler "arananlar listesinde" ön sıralardaydı, oysa kimse Adidas ayakkabı giyip, sırtına Lacoste t-shirt geçirenlerin Liverpool'un Urchins grubu elemanları olduğunu düşünmüyordu. Kırmızı-beyazlı hooliganlar Fransa deplasmanında "arakladıkları" Lacoste, Sergio Tacchini, Adidas marka ürünleri ülkede giymeye başlayınca, İngiltere'de de futbol taraftarları arasında "casual" giyim kültürü de başlamış oluyordu. Liverpool'luarı diğerlerinin takip etmesi pek zaman almıyor ve İngilizler formaları-atkıları atıp, Burberry, Fila, Stone İsland, Fred Perry, Lacoste, Adidas gibi pahalı markaları sırtlarına geçirip stadların etrafında boy göstermeye devam ediyordu.
Casual giyim İngiliz tribünlerinde ortaya çıkarken, zamanla diğer Avrupa kentlerinede yayılıyor ve deplasman seyahatlerinde taraftarın vazgeçilmez tercihi oluyordu. Özellikle de İtalya'da ortaya çıkan ultras felsefenin taraftarlar arasında benimsenmesiyle, her yıl değişen formalara para kaptırıp, endüstriyel futbolun pençesinden kurtulmak isteyenlerin tercihi de sırtına bir t-shirt geçirip, boyuna bağladıkları bir atkı ile takımın peşinden koşmak oluyordu, ne de olsa mabedde bulunmak ve gırtlak parçalamak en önemlisi değil midir?
Dışarda "futbol modası" böyle şekillenirken, bizde ise forma kültürü gün geçtikçe yerini sağlamlaştırmakta, Windows'un yeni sürümünü techno market kapılarında bekleyen Amerikalılar gibi neredeyse her yaz günü takımın çıkaracağı yeni formaları merak eden futbol sevdalıları doldurmakta tribünleri. Bu "sevda"ya da kulüpler "avuçlarını ovarak" kayıtsız! kalmamakta, web sitelerinde her maç öncesi takımın giyeceği formayı işaret ederek, "ey taraftar, koş git store ve kap bi' forma" mesajını yollamakta... Tabii, formasıyla taraftarlığını gösterenler yanında, orada bulunup, bağırarak, pankart hazırlayarak, rakibi ıslıklayarak sevdasına destek olanlar da var ki, pek azının sırtlarında "son model" forma vardır, ya bir lacoste t-shirt, ya da ait olduğu gruba ait bir atkı ve s-shirt maç günleri tercihleridir.

ultras/Movement blog yazarları olarak bizler de ikinci gruba giriyor, maç önceleri yaşadığımız tatlı telaşlardan biri de hangi t-shirt yahut atkıyı takacağımız olurken, iki gün önce rastladığımız bir site yüzümüzü güldüyordu: ultrasproject.com


Siteyi kuran arkadaşlar yaşadıkları ortamdan, içinde bulundukları tribün çevresinden ilham alarak, forma giymeyi sevmeyen taraftarlar için casual kültürü ve ultras felsefesini anlatan t-shirtler tasarlamışlar. Futbolseverleri "yolup", bu işten "köşeyi dönmek" de olmayınca niyetleri sınırlı sayıda bastırmışlar tasarladıkları ürünleri. Üstelik de her t-shirtün bir hikayesi olması uygulamaya koydukları projenin değerini daha da arttırmakta. Dükkan dükkan dolaşıp, üzerinde "futbol/football,/soccer" kelimeleri döşenmiş giyim-kuşam bulma çabasında olan benim gibi ayak topu sevdalıları bu işe "doksana takılan rövoşeta golü" misali sevineceklerdir ki, ben siparişlerimi verdim bile. Şimdilik sitede 7 adet ürün var, umarım yakında yeni hikayelerle, yeni t-shirtler de basılır ki biz de gardrobumuzu daha da genişletiriz.

Son olarak projenin ultras/Movement bloguyla ultras felsefeye gönül koymak dışında herhangi bir bağlantısı olmadığını belirtirken, ultras/Movement t-shirtü çıkaracakları günü de dört gözle bekliyoruz...

2 Ağustos 2011 Salı

CSKA'dan Delev İçin Hülle Yöntemi

Günden güne "altın misali" performans çizgisi sürekli zirveye çıkan CSKA Sofya'lı Spas Delev'in neden hala transfer yapamadığını araştırırken, CSKA'nın genç oyuncu için tasarladığı ilginç bir planla da karşılaşmış olduk bugünkü Bulgaristan haber turumuzda. CSKA, transfer sezonun son günlerinde Delev'i satmayı planlıyor ama öyle ismi geçen İtalyan, Rus ya da Türk kulüplerine değil, Bulgaristan İkinci ligi olan B grupada mücadele eden Akademik takımına. 2009-10 sezonunda CSKA'ya Pirin'den transfer olurken, Delev'in sözleşmesinde başka takıma transfer olması durumunda Pirin'in transfer ücretinin yarısını alacağı yazıyordu ama CSKA'lı yöneticiler Delev'den gelecek astronomik bonservis ücretini Pirin'le paylaşmak niyetinde değiller. Buna karşılık yapılan plan gereği Delev,CSKA'nın ikinci takımı olarak anılan Akademik takımına 10 bin euro karşılığında satılacak ve anlaşma gereği 5 bin euro Pirin kulübüne ödenecek. Bundan sonra da Delev, kendisini transfer etmek isteyen Avrupa kulübüne-ki son günlerde bu ismin PSV olduğu yazılıyor- kiralık verilecek ve Ocak transferinde de bonservisiyle satılacak. Bu hülle yöntemiyle de CSKA'nın Titanları, Delev'den gelecek milyon euroları cebe indirecek... Zamanında bu hülle Fenerbahçe, Beşiktaş ve Galatasaray tarafından pek gözde bir metod iken, Bulgar futbol dünyası yeni yeni tanışacak bu tür "ayak oyunlarıyla"...

Blog Widget by LinkWithin