24 Nisan 2008 Perşembe
Yılın Derbisi#2
Başın Sağ Olsun Lampard
Barcelona:0 - 0:Manchester United
23 Nisan 2008 Çarşamba
Temiz Futbol
Hakemlere Kırmızı Kart
Yılın Derbisi#1
Alınan kararlar:
-Ali Sami Yen Stadı'nın 23 bin 257 kişilik kapasitenin %5'i olan 1162 kişilik koltuk, konuk takım taraftarlarına ayrıldı.
-Fenerbahçeli taraftarlara deniz yolunu kullanmamaları, karayoluyla gelmeleri önerildi.
-Bileti olmayan taraftarlar stat çevresine yaklaştırılmayacak.
-Bir kişide en fazla 2 bilet olmasına dikkat edilecek.
-Karaborsa bilet satışına izin verilmeyecek ve sert yaptırımlar uygulanacak, buna teşvik edenler için ceza da ağır olacak.
-Derbi için 4000 polis ve Galatasaray Spor Kulübü'ne ait 250 özel güvenlik elemanı görev yapacak.
-Maç günü saat 10.00'da eşgüdüm toplantısı statta yapılacak.
-Güvenlik önlemleri pazar günü 13.00'ten itibaren alınacak.
-Stat kapıları 14.00'te açılacak.
Ah Vah Dediklerimiz#3
"Own Goal"
Dün gece Riise'nin golünden sonra youtube şöyle bir bakayım dedim, kendi kalesine atılan gollerle ilgili nasıl videolar var diye, "own goal" yazdığımda ilk karşıma çıkan videoyu da burada paylaşayım, 1 numara seçilen tam bir takım marifeti olmuş, herkesin ufak da olsa bir katkısı var golde, ama benim favorim Arsenal'li Dixon'ın attığı...
Bizim topçuların kendi kalesine attığı golleri hatırlamaya çalıştım da, ilk aklıma gelen Recep'in Malmö maçındaki "uçar volesi"... Sonra, Edu'da oldukça sabıkalı bu konuda, Chelsea zaten Avrupa'da gol atmıyor, David Kadıköy'de, Riise Anfield'te atıverdi golleri... Bir de İnönü'deki Beşiktaş-Galatasaray maçında Halilagiç'in geri pasında Fevzi'nin ıskası var aklıma gelen... Videodaki gibi biz de "Türk Top On Kendi Kalesine Atılan Goller" yapabilir miyiz acaba...
Böyle Mi Olacaktı?
Liverpool: Reina, Arbeloa, Carragher, Skrtel, Aurelio (Riise 61'), Kuyt, Alonso, Mascherano, Babel (Benayoun 75'), Gerrard, Torres.
Chelsea: Cech, Ferreira, Carvalho, Terry, Ashley Cole, Lampard, Makelele, Ballack (Anelka 86'), Joe Cole (Kalou 63'), Drogba, Malouda.
Sarı Kart: Terry.
Goller: Kuyt 43', Riise 90'
Yazı: ultras/Movement Saat 12:27 0 Yorum Var / Bi' De Sen Yaz
Dosya: İngiltere, KaralamacA, Şampiyonlar Ligi
22 Nisan 2008 Salı
Nereye Yahu?
Hani mahalle maçında ya da halı sahada, topu ayğında çok tutup, süekli önüne gelene çalım atmaya çalışana takım arkadaşı der ya "al topu da evine götür" diye, Yunanistan liginde de kuralları alt üst eden bir gol atılmış... Bunu yardımcı hakem ve orta hakem nasıl "pas" geçmiş, bir anlam vermek zor, özellikle yan hakem pozisyona oldukça yakın... Maçla ilgili daha sonra ne karar verildi bilmem böyle bir gol yemek, oldukça "koyar" adama... Buyurun izleyin:
Kalkmak Üzerine
Ümit Aktan
İstanbul Büyükşehir Belediyespor-Galatasaray maçı
Lig Radyo
Şampiyonlar#5
Liga 2007/08, 25ª jornada
5 de Abril de 2008
Estádio do Dragão, no Porto
Assistência: 50.138 espectadoresÁrbitro: João Vilas Boas (Braga)
Assistentes: Alfredo Braga e Celso Pereira
4º Árbitro: Jorge FerreiraF.C. PORTO: Helton; Bosingwa, Pedro Emanuel «cap», Bruno Alves e Fucile; Raul Meireles, Paulo Assunção e Lucho; Tarik, Lisandro e Quaresma
Substituições: Tarik por Mariano (65m); Bosingwa por Bolatti (73m); Paulo Assunção por Farías (8om)
Não utilizados: Nuno, João Paulo, Kazmierczak e Adriano
Treinador: Jesualdo FerreiraE. AMADORA: Nelson; Moreno, Maurício «cap», Hugo Carreira e Hélder Cabral; Marcelo Goianira; Tiago Gomes, Celestino, Mateus e Mendonça; Anselmo
Substituições: Moreno por Wagnão (14m); Celestino por Nuno Viveiros (55m); Mateus por Marco Paulo (73m)
Não utilizados: Pedro Alves, Pedro Pereira, Adul e Giancarlo
Treinador: Daúto FaquiráAo intervalo: 2-0
Marcadores: Lucho (9m), Tarik (11m), Quaresma (65m), Maurício (a.g., 71m), Bruno Alves (77m) e Lisandro (81m)
Disciplina: cartão amarelo a Maurício (57m), Hugo Carreira (77m), Pedro Emanuel (83m), Raul Meireles (83m)
21 Nisan 2008 Pazartesi
Çerno More: 0-2: CSKA Sofia
Çerno More maçına çıkan kadro:
12.Ивайло Петров 30.Йордан Тодоров 3.Александър Тунчев 6.Кирил Котев 13.Никола Вуядинович 18.Флорентин Петре 5.Тодор Янчев 28.Маркиньос 11.Емил Гъргоров 8.Велизар Димитров 99.НеиVe puan durumu:
| № | Отбор | М | П | Р | З | ГР | Точки | ||
|---|---|---|---|---|---|---|---|---|---|
| 1 | ЦСКА | 25 | 20 | 5 | 0 | 40 | 8 | 32 | 65 т. |
| 2 | Левски | 25 | 17 | 4 | 4 | 48 | 14 | 34 | 55 т. |
| 3 | Локомотив (Сф) | 25 | 14 | 7 | 4 | 43 | 25 | 18 | 49 т. |
| 4 | Литекс | 25 | 12 | 8 | 5 | 39 | 21 | 18 | 44 т. |
| 5 | Славия | 25 | 12 | 7 | 6 | 34 | 23 | 11 | 43 т. |
| 6 | Черно море | 25 | 11 | 6 | 8 | 32 | 25 | 7 | 39 т. |
| 7 | Черноморец | 25 | 10 | 8 | 7 | 32 | 25 | 7 | 38 т. |
| 8 | Пирин (Бл) | 25 | 11 | 5 | 9 | 26 | 22 | 4 | 38 т. |
| 9 | Локомотив (Пд) | 25 | 10 | 6 | 9 | 27 | 21 | 6 | 36 т. |
| 10 | Ботев (Пд) | 25 | 8 | 6 | 11 | 32 | 41 | -9 | 30 т. |
| 11 | Вихрен | 25 | 7 | 5 | 13 | 19 | 25 | -6 | 26 т. |
| 12 | Берое | 25 | 6 | 6 | 13 | 19 | 28 | -9 | 24 т. |
| 13 | Спартак (Вн) | 25 | 5 | 5 | 15 | 15 | 32 | -17 | 20 т. |
| 14 | Марек | 25 | 5 | 3 | 17 | 16 | 50 | -34 | 18 т. |
| 15 | Беласица | 25 | 4 | 4 | 17 | 13 | 39 | -26 | 16 т. |
| 16 | Видима-Раковски | 25 | 3 | 5 | 17 | 13 | 49 | -36 | 14 т. |
Michel Preud'homme
Şampiyonlar#4
Şampiyonlar#3
Ολυμπιακός (Χοσέ Σεγκούρα): Νικοπολίδης, Πατσατζόγλου, Ζεβλάκοφ, Ραούλ Μπράβο, Λεονάρντο, Στολτίδης, Τοροσίδης (86' Πάντος), Γκαλέτι (72' Νούνιες), Τζόρτζεβιτς, Λούα Λούα (82' Μπελούτσι), Μήτρογλου.
Ηρακλής (Ανχελ Πεντράθα): Μπαντής, Περπερίδης (45' Μαλαγκουένιο), Γιαννούλης (54' Μαυρογενίδης), Κατσαμπής, Παπαζαχαρίας, Πουρσανίδης (80' Ασλανίδης), Μάρκες, Ααρον, Γιάντσης, Γκαρσία, Κομβολίδης.
Maçın golleri de burada...
Şampiyonlar#2
Hollanda'nın kralı olduk
Gerçekleri tarih yazar
Tarihi de PSV Eindhoven"
Heyecan Geldi-mi-?
20 Nisan 2008 Pazar
Bayern Kupa Beyi
19 Nisan 2008 Cumartesi
Amatörde Bi' Cumartesi
- Baharın kendini iyice belli etmeye başladığı bir Cumartesi günü Çatalca bölgesinde 2 maç vardı. Müsabakalrın zamanı da havanın iyice ısındığı 14-16 saatleri arasında konmuş, suni çim zaten herzaman hazır, tribünler de dolmuş güzel günün keyfini çıkarmak isteyenlerce, gerisi de sahadaki topçulara kalıyordu, bol gollü maçlar izletmek...
- İlk maç 6 puanlı İzzettin ile 13 puanlı Gazitepe arasında idi. Fenerköy ile İhsaniye'nin liderlik mücadelesi yaptığı grubun tatsız maçlarından biri olacak gibiydi ve ilk yarısı da öyle geçti. Zira, deplasman takımı bir kaç oyuncusunu getirmemiş, daha "sakalı terlememiş" gençler ile sahada yer alıyordu, ev sahibi de kahveden okeyden kaldırılmış ve "hadi be bi maç yapalım da dönelim" havasında dağılmıştı sahaya...Bir kaç karşı karşıya pozisyonun dışarıya atılması dışında çok da aklımızda kalacak pozisyonlar görmedik ilk 45 dakikalık bölümde.
- Havanın sıçaklığından iki takım da soyunma odalarına gitmeyince, yedek kulübelerinde istirahat etmeyi uygun buldular, tribündekiler de hocaların taktiklerine kulak misafiri olma şansına eriştiler. Ama, hocalardan çok izleyenler konuşuyordu topçularla: "Oğlum, sen ne biçim topçusun, nasıl vurdun o topa!" , "Lan Ali, senin araba hala tamirde mi? Yarın bana lazım be", "Lan, bu 10 numaradan bi' b.k olmaz, sen kendin vursaydın ya topa"...
- İkinci devrenin başlamasıyla ev sahibi biraz daha baskın oynamaya başladı. Uzaktan şutlarla kaleciyi avlamayı denediler ama bunu pek başaramayınca, bir kanat atağından, duvar paslarıyla ceza sahasına girdiler ve orada da 10 numaralı Can'ı topla buluşturdular, golcü oyuncu da kendisinden beklenileni yaptı ve İzzettinspor'u 1-0 öne geçirdi... Golden sonra nedense klasik Türk futbolun bir hastalığı olan "geriye çekilme" baş gösterdi ve deplasman takımı bu sefer ipleri eline aldı. Eksik kadro ile gelmelerine rağmen, genç oyuncuların azmi ve enerjisi ile maç sonuna kadar ayakta kalabildi Gazitepe ve bitime 5 dakika kala bulduğu penaltıyı 10 numaralı oyuncuları gole çevirince, eşitliği sağlamış oldular. Kalan sürede iki takım kendilerini pek zorlamadılar ve puanları paylaşarak, sahadan ayrıldılar...
- Sıcak cumartesinin ikinci maçı ise iki Çatalca takımının "derbi" denilebilecek kapışmasıydı. İlk yarıda 0-0 sonuçlanmıştı iki takımın kapışması ve bu maç öncesi Kestanelik lider iken Subaşı ise 1 maç eksikle 7 puandaydı. İlk maça oranla, çekişmeli geçmesi beklenilen Kestanelik-Subaşı maçında tribünler daha doluydu.
- Maça çok da etkili olmayan rüzgarı arkasına alarak Subaşıspor başlamıştı ama sarı formalı Kestanelikspor daha istekli ve hırslı başlamıştı. belli ki geçen hafta aldıkalrı Yeşilbayır mağlubiyetini unutturmak istiyorlardı. Ümit bağladıkları forvetleri Rıdvan'ın yokluğunda, sahanın her yerinde hatasız oynayabilen Gürkan ileri uca çekilmişti. Orta sahada mümkün olduğunca topu kendi ayaklarında tutup, ileri uca adam kaçırmayı düşünen Kestanelik takımı bir kaç pozisyon buldu ama bunları değerlendiremedi. Subaşıspor ise "yakalarsam çakarım" prensibi ile defansın arkasına uzun top atmaya çalışıyordu. Yaptıkları başka bir şey de hakemle bolca konuşmaktı ki müsabakanın hakemi konuşanı kartıyla cezalandırıyordu... Devre golsüz bitecek derken, ceza sahasında elle yapılan müdahaleye verilen penaltıyı, Kestanelik kaptanı son günlerde süper ligde gördüğümüz kaçırma modasına uyarcasına kalecinin üzerine nişanladı. Ne kaptanın üzülmesine, ne de kalecinin sevinmesine fazla zaman bırakmayan Gürkan, 2-3 dakika sonra öyle bir vole vurdu ki, golün olup olmadığını ancak ağlarda takılan topun yere düştüğü anda anladık... tabii golün sevinci de kaptan Hamit'in etrafında yapıldı...
- İkinci devre aynı hırsla çıkan sarı-yeşilliler özellikle kanatlardan gelmeye çalışıyorlardı, yeşil-beyazlı Subaşıspor ise oyunu biraz daha rakip sahaya yıkmayı hedeflemişti... Top bir orada bir orada oynanırken, Kestanelikspor, defasına arkasına sarkıttığı 6 numarası ile ikinci golünü bulmuştu... İkinci golden sonra çok uzun bir ara olmadan yine rakibin ofsayt diye duraklamasından yararlanan 11 numaralı Cihan skoru 3-0 yapan golü attı ve olanlar oldu. Golden sonra, ilk sarı kartını sözlü itirazdan gören Subaşı kaptanı yine "konuşunca" hakem kırmızı kartı gösterdi ve ortalık karıştı. Takımın çalıştırıcı olan abisi orta sahaya kadar depar atıp, hakeme tekme salladı ve maçın hakemi yardımcılarını yanına çağırdı tabii sahanın içi karıştı. Bir de hakem şikayetçi olduğunu belirtince önce kimse bir şey anlamadı, fakat ısrarla "gereğinin yapılmasını istiyorum" diye diretince polisler, Subaşılı antrenörü, kimliğini alarak karakola götürdüler. Emniyetin sahanın içini ve etrafını boşaltmasıyla maç tekrar başladı ama bundan sonraki dakikalar formalite niteliğindeydi. Oyuncularda oynama hırsı kalmamış, maçın bitmesini ister vaziyetteydiler. Genç oyuncularına şans vermeye başladı iki takım ve maç da 3-0 ile sonuçlandı...
- Grubun liderlik kovalayan diğer iki takımı Karaağaç ile Yeşilbayır maçında da büyük çaplı olayların olduğu haberi geldi tribünlere... İşler "kızıştıkça" sinirler de geriliyor demek, temennimiz müsabakaların kazasız belasız sona ermesi...
































































