24 Haziran 2008 Salı
CSKA Satılık!
23 Haziran 2008 Pazartesi
İspanya:4-2:İtalya
Villa (İspanya): GOL! 1-0
Grosso (Italya): GOL! 1-1
Cazorla (İspanya): GOL! 2-1
De Rossi (Italya): Casillas kurtardı. 2-1
Senna (İspanya): GOL! 3-1
Camoranesi (Italya): GOL! 3-2
Güiza (İspanya): Buffon kurtardı! 3-2
Di Natale (Italya): Casillas kurtardı! 3-2
Fabregas (İspanya) GOAL! 4-2
Luis Aragonés, İspanya Teknik Direktörü: "Ne biz ne İtalya iyi oynadık, tempo oldukça düşüktü ve bu düşük tempoda oyunu hızlandırabilseydik, maçı penaltılara kalmadan kazanabilirdik. Penaltılar galibi belirledi ve ben ülkem ve oyuncularım adına da oldukça büyük bir mutluluk duyuyorum."
Roberto Donadoni, Italya Teknik Direktörü: "Oyuncularım ellerinden geleni yaptılar, terlerinin son damlasına kadar sahada mücadele ettiler. Daha ileriki turlara gidemediğimiz için üzgünüm."
22 Haziran 2008 Pazar
Mauro Boselli
2010'a Isınma Turları
Güney Afrika 2010 için kolları sıvamaya başladı. Afrika’nın telekom şirketi olan MTN’nin sponsorluğun “One Spirit, One Game” (Tek Ruh, Tek Oyun) sloganıyla yola çıktılar. Reklamdaki müzik de hoşuma gitti ismini bulan olursa memnun olurum.
Hollanda:1-3:Rusya
Guus Hiddink, Rusya Teknik Direktörü: "Takımdaki bütün oyuncularımla gurur duduyorum, İsveç maçı sonrası elimizdeki kısa zaman dili içinde oldukça iyi hazırlandılar. Sahanın her yerinde biz vardık ve maç bizim hakkımızdı. Hollanda'nın tek gol atma şansı olan serbet vuruşlardan golü buldular ama uzatmalardan harika bir mücadele sergileyen oyuncularım maçı kazanmayı bildiler. Şimdi Kızıl Meydan'ın halini düşünemiyorum, her taraf coşkulu Ruslarla doludur. Bu coşku benim oyuncularıma daha fazla sorumluluk veriyor, Rus halkını sevindirmek için ilerki maçlarda daha da iyi oynamalılar..."
Marco van Basten, Hollanda Teknik Direktörü: " Grup maçlarına göre oyuna daha kötü başladık, bu fiziksel bir şey değil, sinirsel bir durumdu. Ruslar Pavyuchenko ve Arshavin ile gelince, defansımız ileriye fazla yardım yapamadı ve Nistelrooy yalnız kaldı. Ruslar bize göre daha yorgundu ama daha çok koştular ve uzatmaların son dakikalarındaki efor ile maçı kazanmayı bildiler."
Çalım
Hasan Şaş
Neden bu kadar fazla topu ayağında tuttuğunu açıklarken
Arda, Hasan Şaş Olur Mu?
- Robert Pires'e benzetilen Arda Turan için Arsenal ve Newcastle'ın 16 milyon poundu bir kenarda hazır bekletiyormuş...
- İtalyan devleri Milan ile Juventus da Arda için Galatasaray'ın kapısını aşındırıyorlarmış. Üstelik Milan 20 milyon avro teklif ederken, Juventus da 10 milyon avro ve Monaco'da kiralık oynayan Almiron'u teklif etmiş Galatasaray'a...
- Rubin Kazan, Gökdeniz'in yanına Arda'yı transfer etmek için 20 milyon avroyu gözden çıkarmış...
Yukarıdaki haberler Arda'nın Avrupa şampiyonasında gösterdiği başarılı performanstan sonra Türk ve Dünya medyasından derlenmiştir, ne kadar doğru ne kadar yanlış yorum okuyucuların, ben rakamların "sallama" olduğuna inanıyorum, Arda gibi topçuya daha fazlası verilir tabii, kimler ne fiyatlara transfer yaptılar ama, şu aşamada yoktur böyle astronomik teklifler... Madalyonun öbür tarafını çevirip, değerlendirmelere başlayalım... Hasan Şaş, 2002 Dünya Kupası sonrası bir çok kulübün dikkatini çekmiş Barcelona, Juventus ve Monaco gibi "devlerin" transfer listesinde yer almıştır. Özhan Canaydın yönetimi Hasan'ı uygun bir fiyata satmayı becerememiş ve "Adanalı" Galatasaray'da kalarak 2002-2003 senesinde aklı hep "Avrupa'ya gitsem nasıl olurdu?" düşüncesiyle oldukça başarısız olmuştur. Söz konusu sezondan sonra Hasan da eski günlerine dönememiş, iki maç oynayıp, üç maç "yatmıştır"... Şimdi aynı tehlike Arda Turan'ın çevresinde dolaşıyor... Modric'in Nasri'nin 21-22li yaşlarında İngiltere'ye transferlerini yaptıkları yerde, Arda Turan yurt dışında oynayamaz mı? Rahatlıkla oynar... Galatasaray onu bırakır mı? Adnan Polat bırakmaz, taraftar gitmesini istemez... Peki, Arda, Hasan Şaş olur mu?
Noluyor Yav?

Fifa 2004'te buna benzer birşey vardı. Bir bilgisayar takımına karşı oynadığımda ne zaman bir gol atsam adamlar birden taktiği değiştirir, gaza gelir, garip algoritmalar devreye girer ve adamlar beni yenerdi. Buna çözüm olarak ben de bekler bekler 85-90 arası atardım golumu maçı çevirmelerine fırsat vermezdim. Hırvatlar da bu oyundan mı esinlendi bilmem bekledi bekledi sayılı saniyeler kala golu atarak bir nevi benim taktiğimi hem de müthiş bir zamanlamayla uyguladı ama bu bile bize geçmedi. Ağzım açık kaldı...
Ağlamak Güzeldir

Ağlamak güzeldir
Süzülürken yaşlar gözünden
Sakın utanma
Ağlamak öfke, delice nefret
Doruklarda aşk, doyumsuz sevinç
Kahreden keder
Kısaca hayat ve nefesin birde nefesindir

Ağlamak, şu gelip geçici dünyada
Herşeye rağmen varolmak demek
Ağlamak, yaşayan binlerce duygu
İnsanca ve coşkulu güzel birşeydir
Ağlamak güzeldir
Süzülürken yaşlar gözünden
Sakın utanma
Ağlamak senin, kara dünyada
Hala sevdiğin ve hissettiğin
Tüm güzelliğin ve çirkinliğinle varolduğundur varolduğundur

Ağlamak, şu gelip geçici dünyada
Herşeye rağmen varolmak demek
Ağlamak, yaşayan binlerce duygu
İnsanca ve coşkulu güzel birşeydir
Ağlamak güzeldir
Süzülürken yaşlar gözünden
Sakın utanma

21 Haziran 2008 Cumartesi
Hırvatistan:2-4:Türkiye

Goller: Klasniç 119' (Hırvatistan); Semih 120' (Türkiye)
Penaltılar:
Modric (Hırvatistan): Aut!: 0-0
Arda (Turkiye): GOL! 0-1
Srna (Hırvatistan): GOL! 1-1
Semih (Turkiye): GOL! 1-2
Rakitic (Hırvatistan): Aut! 1-2
Hamit (Turkiye): GOL! 1-3
Petric (Hırvatistan): Rüştü kurtardı! 1-3
Fatih Terim, Türkiye Teknik Direktörü: "İlk olarak Hırvat takımının oyuncularını ve teknik direktörünü kutlamak istiyorum, mükemmel bir oyun çıkardılar ama bizim oyuncular da çok iyi oynadılar. Maçı kaybetseydik, rakibimiz hak etti diyecektim fakat şans bizimleydi. İki senedir bu takım bir yerlere gelmek için uğraştı ve şimdi hak ettiğimizi alıyoruz. Golü yedikten sonra Arda'ya hemen maçı başlatmalarını söyledim çünkü son düdüğe kadar hiç bir şey bitmez. Hep geriden gelip kazandık, eğer Almanya maçında öne geçersek, onlara başka bir sürprizimiz olur. Turnuvanın en özel takımıyız..."
Slaven Bilić, Hırvatistan Teknik Direktörü: "Bu müthiş mücadelede yer alan herkesi kutluyorum, inanılmaz bir şekilde sona eren bir maç izlettil taraftarlara. Maçta üstün olan bizdik ve bir çok pozisyon bulup değrlendiremedik. Türkiye ise oldukça şanslıydı, eğer bu şansları ve sonuna kadar mücadele azimleri devam ederse finale kadar giderler ama Almanya bir gün daha fazla dinlendi ve Türkiye'nin cezalı ve sakat oyuncuları oldukça fazlalaştı."
20 Haziran 2008 Cuma
Nasri "Topçu" Oldu
Benitez'in Silva Israrı
Reiner Hollmann Mısır'a Döndü
1993'te Kallinin sağlık sorunları nedeniyle görevine devam edememe ekolünden gelen ilk antrenördü. Fena da gitmemişti Galatasaray'da işler onun zamanında. İlk kez bir Türk takımı Şampiyonlar Ligine katıldı. Şampiyon da oldu o senenin sonunda. Sonra Galatasaray'ı Fatih Terim zamanına kadar sürecek Fetret Devrine bırakıp gitti hala neden olduğunu bilmediğim sebepten. Kendini de garip bir sürece itti nedense. Bir süre 2.Bundesligada dolaştı, Mısıra oradan da Arap Emirliklerine gitti. Kahirenin iki ezeli takımı İsmaili ve Zamalek'in transfer etme yarışından sonra bu sene Zamalekle çalışmaya karar verdi. Ne yapmaya çalışıyor amacı nedir bilemiyorum ama başarılar diliyoruz...
Portekiz:2-3:Almanya

Goller: Nuno Gomes 40', Postiga 87' (Portekiz); Schweinsteiger 22', Kolse 26', Ballack 61' (Almanya)
Hans-Dieter Flick, Almanya Yardımcı Antrenörü:"Maçın başından sonuna kadar iyi bir mücadele sergiledik. Tam bir turnuva takımı olduğumuzu gösterdik. Defansımızı sağlam kurduk ki Portekiz pozisyon bulamadı ve duran toplardan gol atacağımıza emindim, attık da..."
Luiz Felipe Scolari, Portekiz Teknik Direktörü: "Almanya ile karşılaşacağımızı düşünmemiştik, onların da gruptan birinci çıkacaklarını zannediyorduk ama onlar ikinci çıktı. kaliteli bir takımla oynadık ki duran toplarda oldukça başarılılar. Ballack ve Klose gibi oyuncuları tutmakla görevlendirdiğim adamlar serbet vuruşlarda başka adamları tutunca, bunun pahalı ödedik.Takımın ilk dörde kalamamasında tek suçlu benim, çünkü kadroyu da oyuncuları da seçen benim."
O... Çocukları
İNŞALLAH ELENİRİZ!..
İnanın fena halde böyle diyesim geliyor.. Hatta çıkıp duaya çağırasım geliyor, mahalleyi..
Bu kahrolası Allah'ın belaları yüzünden, hem de ulusça en ihtiyaç duyduğumuz günlerde zafere lanet edip, yenilgi dilenesim geliyor..
Hep ayni hikâye.. Hep ayni trajedi..
Bir futbol maçı kazandık mı patlayan tabancalar ve durup dururken ölen masumlar..
Çek maçı biterken, Sevgili spiker kardeşim Melih sevinç çığlıkları atma yerine öğüt veriyordu başımıza gelecekleri bildiği için.. "Sakın silaha sarılmayın, sakın şarjör boşaltmayın.. Masumları öldürmeyin" diye..
Ama sarıldılar.. Cinsel iktidarsızlıklarını, eksik erkekliklerini saklamak için her fırsatta silaha sarılanlar, güya havaya saydırdıkları kurşunlarla gene, zaferi kana boyadılar.
Yığınla yaralı var.. 12 yaşındaki İzel şimdi yoğun bakımda yaşam savaşı veriyor. Çıkar mı belli değil.. Çıksa bir daha sağlıklı olur mu belli değil?..
Söyler misiniz, dünyada hangi maçı kazanmak buna değer?.
İnsan canından kıymetli bir şey var mı?. O canın bedeli var mı?..
Her zaferin ardından bu haberleri kanıksadık. En acısı da bu.. Kanıksamak.. Ateş düştüğü yeri yakıyor, ötesinin umurunda değil.
O.. ÇOCUĞUNU KİM DURDURACAK?
Bu ülkede medya medya olsa, gerçekten dördüncü güç olsa, bu yasa değişmez mi?.. Caydırıcı hale getirilmez mi?. Kutlamalarda silah gösteren ve sıkanların hayatını kaydırsak, bir daha sayabilir mi, hayvan oğlu hayvan?..
Medya medya olsa, bu Meclis'i yeni yasaya zorlamaz mı, insanlarımızın canı için..
Sıkanlar bu Meclis'te.. Milletvekili, hatta bakan var, sıkan, sıkanı teşvik eden.. O zaman İmam cemaat hikâyesi.. O film adına geçen O. Çocuğunu kim durduracak?..
Hırvat zaferi kaç cana mal olur, düşünebiliyor musunuz?..
Türkiye, yarı finale, finale çıkarsa, hele bir de Maazallah şampiyon olursa kaç masum ölür?..
Kızar mısınız bana "İnşallah eleniriz" dersem?..
19 Haziran 2008 Perşembe
Riise, Roma'lı Artık
Brezilya:0-0:Arjantin
Brezilya: Julio César, Juan, Maicon, Gilberto, Lucio (capt), Miniero, Gilberto Silva, Julio Cesar Baptista, Anderson (Diego, 34), Adriano (Luis Fabiano, 71), Robinho.
Yedekler: Doni, Josué, Daniel Alves, Thiago Silva, Alexandre Pato.
Teknik Direktör: Dunga.
Arjantin: Roberto Abbondanzieri, Javier Zanetti, Gabriel Heinze, Jonás Gutiérrez, Fabricio Coloccini, Nicolas Burdisso, Juan Riquelme (Sebastián Battaglia, 83), Julio Ricardo Cruz (Sergio Leonel Aguero. 68), Javier Mascherano, Fernando Gago, Lionel Messi.
Yedekler: Jonathan Bottinelli, Juan Carrizo, Rodrigo Palacio, Gonzalo Javier Rodriguez, Maxi Rodriguez.
Teknik Direktör: Alfio Basile.
Iska
Yunanistan:1-2:İspanya
Luis Aragonés, İspanya Teknik Direktörü:" İlk yarı rakibin temposuna ayak uydurduk ama ikinci yarı kendi oyunumuzu oynayarak galibiyeti yakaladık. Daha fazla da atabilirdik ama olmadı. Kısa bir zaman dilimine sıkıştırılan turnuvalarda takımlar oyuncularını dinlendiriyorlar ben de bugün bunu yaptım ki İtalya maçına zinde çıkalım. Çeyrek finalde rakibimizin İtalya olduğunu unutup, kendi oyunumuzu oynarsak, yarı finale çıkan takım biz oluruz."
Otto Rehhagel, Yunanistan Teknik Direktörü:" Burada keşke beraber kalabilseydik, sahada ellerinden geleni yapan oyuncularım en azından hak ettiklerini alırlardı. Ama İspanya takımı bizden daha iyi oynadı ve goller buldular. Hep dediğim gibi gol atmakta zorlanan bir takımız ve gol yediğimiz zaman çıkaramıyoruz. Olan oldu ve artık Dünya Kupası elemelerini düşünmeliyiz."

















































