27 Ağustos 2013 Salı

Bursaspor:1-1:Galatasaray

Ligin en zor deplasmanı öncesi kafaların Bursa'da olması gerekirken, birdenbire ortaya atılan ve haftayı meşgul eden Fatih Terim-Milli Takım hocalığı söylentisi, pazarlığı, sözleşmesi dikkatlerin Florya'dan İstinye'ye çevrilmesine vesile olunca, 5 seneyi aşkın Bursa'da kazanamama serisi yine devam etmiş oldu. Sene başında Avrupa hayalleri suya düşmüş, teknik direktörünü daha lig başlamadan yollamış, sezonun ilk maçında deplasmanda eski hocası Ertuğrul Sağlam'ın Eskişehirspor'una mağlup olmuş Bursaspor'un kendi evinde Teksas'ı arkasına alarak "Bizans'ın bir kolu" dedikleri Galatasaray maçına nasıl çıkış maçı gözüyle bakacaklarını futbolun kıyısından köşesinden geçmiş herkes biliyorken, Galatasaray'ın yöneticisinden hocasına temel taşlarının haftayı hazırlıksız geçirmesi puan kaybının temel sebebiydi. Konsantrasyon eksikliği o kadar belliydi ki, maç içindeki Drogba-Emre Çolak değişikliğini çözene kadar beraberlik golü geliverdi ev sahibinden. Sonrasında telafi maksadıyla Umut'un, Erman Kılıç'ın içeriye alınması göz boyamaktan öteye gitmezken, bereket Muslera vardı ki, puansız dönülmedi İstanbul'a...


Başkan Ünal Aysal, Galatasaray'ı bir fabrika yönetir gibi idare ederken, Drogba'nın, Sneijder'in, Muslera'nın, Melo'nun, Burak'ın, Selçuk'un olduğu kadroyu yönetmek için illaki Fatih Terim gibi "moral motivasyonu" zengin bir hocaya gerek yok, bu adamlar zaten kendileri oynar kafasında teknik adamını Milli Takıma yollarken, Fatih Hoca da "aslolan Galatasaray" söylemini unutarak "Olur ya, kalan şu dört maçı kazanırız,Romanya-Macaristan birbirini yer, ben de karizmaya bir yıldız daha eklerim" düşüncesindeyse, bir adım kalan dördüncü yıldız başka bahara ertelenmiş olur. Her şerde hayır vardır derler, Bursa beraberliği umarım akılların başa alınmasına vesile olur, Ünal Başkan da hocasız bu işin olmayacağını, İmparator da daha önce söylediği gibi bir günde 48 saat olmadığını pazar gecesi anlamıştır umarım.


Yukarıdakilerin kafası bulanıkken, yeşil sahada olanların da pek farklı olacağını beklemek "hayalcilik" olur, Burak çok rahat atacağı golleri kaçırıp, Hakan Şükür triplerine giriyor, Galatasaray formasıyla belki de en berbat oyununu oynayan Selçuk değişiklik sonrası manasızca küsüyor, Gökhan Zan stoper olduğunu unutup 10 numaraymışçasına "ince pas" derdine düşüp topları Bursalılara teslim ediyor, Hakan Balta geçen haftanın kredisini yercesine "göz markajı" yapıyor, Hamit ise yaptığı asist dışında hala "hayalet süvari" rollerinde sahada geziniyor. Bu kadar sıkıntının içinde puan nasıl mı geliyor? Muslera'nın kurtarışları, Chedjou'nun hatasız oyunu, Melo'nun savaşçılığı ve Hollandalının takımı oynatan performansı bir puanı kurtarmaya yetiyor...

Son olarak, eski dönemlerde Fatih Terim, takımın formalarına bile müdahale ederken, bu sene başımıza bu siyah formayı kim sardı, hoca buna neden ses çıkarmadı anlamış değilim. Bursaspor Puma'ya tarihi izler taşıyan ve bir o kadar da şık çubuklu yeşil beyala "fiyaka yaparkane, geri dönüşümü yapılmış bilmem kaç plastik şişeden imal edilmiş, Nike'ın bilmem hangi şehirdeki Ar-Ge biriminde dizaynı çizilmiş, "soğukta sıcak-sıcakta soğuk!" tutan gibi sayısız özelliği olan ama üzerindeki Türk bayrağı ve Galatasaray arması dışında bir halta yaramayan bu siyah ekipmanla Galatasaray  zaten maça kafadan yenik başlıyor...



Stat: Atatürk
Hakemler: Mustafa Kamil Abitoğlu, Adil Sinem, Mehmet Cem Hanoğlu
Bursaspor: Frey, Şener Özbayraklı, İbrahim Öztürk, Civelli, Taiwo, Belluschi, Şamil Çinaz (Dk. 71 Ferhat Kiraz), Murat Yıldırım, Batalla, Tuncay Şanlı (Dk. 71 Enes Ünal), Pinto (Dk. 84 Yasin Pehlivan)
Galatasaray: Muslera, Eboue, Chedjou, Gökhan Zan, Hakan Balta, Hamit Altıntop (Dk. 84 Erman Kılıç), Melo, Selçuk İnan (Dk. 81 Umut Bulut), Sneijder, Burak Yılmaz, Drogba (Dk. 66 Emre Çolak)
Goller: Dk. 74 Enes Ünal (Bursaspor), Dk. 44 Burak Yılmaz (Galatasaray)
Sarı kartlar: Dk. 21 Şamil Çinaz, Dk. 32 Civelli (Bursaspor)

1 yorum:

mümin dedi ki...

Güzel bir yazı olmuş ellerine sağlık...

Blog Widget by LinkWithin