15 Şubat 2015 Pazar

Galatasaray:4-1:Torku Konyaspor



Hiçbir şeyden çekmedi dünyada
Nasırdan çektiği kadar
Hatta çirkin yaratıldığından bile
O kadar müteessir değildi;
Kundurası vurmadığı zamanlarda
Anmazdı ama Allah'ın adını,
Günahkar da sayılmazdı.
Yazık oldu Süleyman Efendiye...


Aykut Kocaman'ın çaresiz bakışlarla saha kenarında takımının düştüğü durumu seyredişini gösterirken televizyon ekranı, Orhan Veli'nin yukarıdaki dizeleri aklıma düşüverdi. Evet, hiçbir şeyden çekmedi dünyada, Galatasaray'dan çektiği kadar, yazık oldu gene Aykut Kocaman efendiye...
Fenerbahçe'nin başındayken Galatasaray'a karşı sarı-lacivertlilerin derbi maçlarındaki "psikolojik üstünlüğünü" rakibine bırakan Kocaman, play-offlu sezonda "ölüm-kalım" maçında hem de Kadıköy'de Galatasaray'a şampiyonluğu verirken, büyük bir travma yaşıyordu şüphesiz. Sonraki sezon da Galatasaray'la karşılaştığı zamanlarda takımına oynattığı oyunla ve ortaya çıkan sonuçlarla Galatasaray taraftarının "Stay With Us Aykut Kocaman" (Bizimle Kal Aykut Kocaman) dediği teknik adam, Konyaspor'un başına geçer geçmez, iç sahada oynadığı Galatasaray maçında yine 5-0lık bir mağlubiyetle ayrılıyordu sahadan. Galatasaray kâbusu orada bitmeyecek, perşembe gecesi de birbirinden şık 4 golle çökecekti Aykut Kocaman'ın üzerine Sami Yen'de... Oysa Konya'ya çok büyük hedeflerle gelmişti, belki de içten içe bir Türkiye Kupası kazanma hedefi bile koymuştu kendisine ama dedik ya yazık oldu Aykut efendiye...

Lakin, maç sonu yaptığı açıklamalar, "yazık oldu" cümlesindeki acımayı da bizden alıp, "Ulan ligde bir maç daha var Konya ilse Sami Yen'de, umarım o maçta da 5 farklı galip geliriz de, bu adama bir ders daha veririz" dedirtiverdi öfkeyle.  "Aslında genel bakıldığı zaman hakem tarafından maça çok etki eden bir hata olmadı. Ama niyet gözüküyor, belli oluyor. Daha 2. dakikada oyuncumuza kart veriyor. Aynı tarzda başka bir pozisyonda kart vermiyor." diye Galatasaray'ın penaltısını görmezden gelen ve farkın daha da açılmasını önleyen hakeme serzenişte bulunuyordu. Maç farklı bitmese, Konya biraz Galatasaray'ın üzerine gidebilse, o zaman mağlubiyeti doğrudan hakeme yıkacaktı belli ki Konya'nın hocası... Böyle tertemiz, hakemin adının bile geçmediği bir maçtan sonra verilen beyanat Aykut Kocaman'ın karakterin, de yansıtıyor bir bakıma...


Neyse, Aykut'un bizden çekeceği bir maç daha var, o şimdiden o karşılaşmanın tedirginliği ile yaşayadursun, biz Sneijder'in verdiği resitalin tadını çıkaralım Balıkesir maçına kadar. Tek maçlı elemelerin başa bela açacağının farkında olan Hamza hoca, ideale yakın bir kadro ile çıkmıştı Konya karşısına. Kalede Sinan tercihi ki yediği golde haklı çıkardı maçtan önceki endişeleri taraftarda tedirginlik yaratırken, Burak'ın oynayacak olması bir yandan sevinç, bir taraftan da sakatlanma korkusu yaratıyordu. Acıkmış mı desek, susamış mı desek, özlemiş futbolu Burak ve daha maçın  başında attığı goldeki topa "abanışta" bunu gösteriyordu. Neye uğradığını şaşıran yeni kaleci Felgueiras, toparlanmaya fırsat bulamadan Volkan Demirel'in yaşadığı travmayı yaşıyordu. Önce kalenin sol tarafındaki örümcek ağlarını temizleyen Wesley, sonra da sağ köşedekileri zarifçe temizliyordu. İlk gol Burak'ın füesine nazireydi de ikinci goldeki çalım ve durduğu yerden ayak içiyle yaptığı plase Messi'ye bir gönderme midir acaba?



Gollere sevinilmez mi, sevinilir elbet, Burak'ın asistiyle Olcan'ın attığı dördüncü gol de koltuktan fırlattı beni ama sonrasında yerime otururken kapladı mı bir telaş. Ya Hamza hoca bu golden sonra Olcan'ı banko ilk onbir elemanı yaparsa! Açıkta yokları oynarken, bekte iyi işler yapıp, önce bir kaç gün evvel Eskişehir'de galibiyet golünün asisti, bu gece de gol atma becerisi Hamza Hamzaoğlu'nun kafasında bir "tilki" yaratır mı? Hazır yabancı sınırlaması varken, Telles'i kulübeye oturtup, Bruma'ya yer açmak adına Olcan'ın sol bek olduğu kadro ile çıkar mı Balıkesir maçına. Olmayacak hamle değil, başarılı da olur eğer öyle bir işe kalkarsa hoca ama forveti güçlü, savunma değil de hücum yapmayı düşünen rakiplere karşı da çuvallayabilir Olcan, zira hala savunma yapmayı bilmiyor, duracağı yeri seçemiyor...

İlk devre atılan dört gol, açılan fark, ikinci yarı "aman sakatlık olmasın" havasında oynanan hazırlık maçı kıvamında bir oyun ve alınan rahat bir galibiyet. Herşey toz pembeydi de acaba Diyarbakır Büyükşehir Belediyespor Eskişehir'i yenmeseydi ve Galatasaray grup ikincisi olarak Ankara'ya Gençlerbirliği maçına gitseydi, böyle güle oynaya çıkabilir miydik çeyrek finale...  Düşünmek lazım... Biz düşünüyoruz da, hem düşünüp, hem ders çıkarma işi topçuların... Umarım hedefe giderken her maçın ne kadar değerli olduğunu anlamışlardır...

Stat: Türk Telekom Arena
Hakemler: İlker Meral, Baki Tuncay Akkın, Hakan Yemişken
Galatasaray: Sinan Bolat, Tarık Çamdal, Chedjou, Koray Günter, Olcan Adın, Bruma, Selçuk İnan, Melo (Dk. 75 Dzemaili), Yasin Öztekin (Dk. 66 Hamit Altıntop), Sneijder, Burak Yılmaz (Dk. 55 Pandev)
Torku Konyaspor: Felgueiras, Ali Turan (Dk. 70 Hasan Kabze), Kokalovic, Selim Ay, Mehmet Uslu, Kenan Özer, Ali Çamdalı (Dk. 69 Ömer Ali Şahiner), Mehmet Güven, Djalma, Mahlangu (Dk. 69 Torje), Marica
Goller: Dk. 10 Burak Yılmaz, Dk. 16 ve 34 Sneijder, Dk. 45 Olcan Adın (Galatasaray), Dk. 20 Marica (Torku Konyaspor)
Sarı kart: Ali Turan (Torku Konyaspor)

Blog Widget by LinkWithin