22 Ocak 2012 Pazar

Eskişehirspor:0-0:Galatasaray


Her güzel şeyin bir sonu olduğu gibi, bu galibiyet serisinin de sonu olacaktı ve buz kaplı zeminde oynanan Eskişehirspor karşılaşmasıyla Galatasaray'ın 9 maçlık galibiyet serisi sona erdi, herkes rahatlamış oldu! Derin bir "ooooh" çekti memleket futbol alemi... Şike, teşvik, transfer gündemi arasında taraflı tarafsız herkes "Nereye gidiyor Galatasaray?" sorusunu soruyordu sesli yahut fısıldayarak, sevinçle yada kıskanarak... Durdu işte Galatasaray... Gözünüz aydın!...

Maçla ilgili olarak bizden ziyade saha kenarındaki, beresini beğendiğim, kimin ördüğünü merak ettiğim Fatih Terim söylemiş söylenecekleri:
"Pozisyon az. Eskişehirspor bizden daha iyi oynadı, bunu kabul etmek lazım. Bize hiç yakışmayan bir oyun oldu. Pozisyon değil, şutumuz bile yok. Bu bir puan sevindirdi açıkçası."

Buzdan betona dönmüş sahada top çevirmekte maharetli olan sarı formalı topçular, idmanlarda çalıştıklarını yapamayınca, hocanın dediği gibi oyunu rakip kaleye yıkamadılar, bir de Baros'un sakatlığında yalnız kalan Elmander ilerde Nadareviç ve Diego'nun arasında tost misali ezilince, Ivesa'nın forması bile kirlenmedi... Devre dönüşü hoca, bu durumu düzeltmek adına Sercan'ı oyuna sokup forveti ikilese de, KazımSabri'nin yerine beke alıp Yiğit'i oyuna sürse de, Ersun Yanal'ın kendi yarı alanında çok oyuncuyla "kalabalık" yaratıp, kötü zeminden de yararlanıp, Galatasaray'ın üretkenliğini ortadan kaldırma planı tutunca Galatasaray, vucudünun alt tarafını soğuktan hissetmeyen Abdürrahim Albayrak'ı "gooool" diye ayağa sıçratamadı...

Golsüz, pozisyonsuz, zevksiz maçın elle tutulacak tek yanı Galatasaray taraftarının uzun zamandır unuttuğu meşaleleri hatırlamalarıdır. Avrupa'da yakıldığında imrenilerek bakılan, videoları spor programlarının jeneriklerinde kullanılan meşaleler, bizim tribünlerde yakıldığında nedense "tukaka" oluyor. Oysa ki, sahaya atılmadığı sürece, sporcu sağlığını etkilemediği sürece pastanın kreması değil midir yakılan meşaleler?


Stat: Eskişehir Atatürk
Hakemler: Cüneyt Çakır, Bahattin Duran, Tarık Ongun 
Eskişehirspor: Ivesa, Koray, Nadareviç, Diego, Dede, Hürriyet, Alper, Volkan, Kamara, Tello, Batuhan (Dk. 88 Burhan)
Galatasaray: Muslera, Selçuk, Elmander, Melo, Ujfalusi, Hakan Balta, Semih, Engin (Dk. 46 Sercan), Emre, Sabri (Dk. 65 Yiğit), Kazım 
Sarı Kartlar: Dk. 57 Alper, Dk. 59 Nadareviç, Dk. 61 Kamara (Eskişehirspor), Dk. 63 Ujfalusi (Galatasaray)

2 yorum:

Anonim dedi ki...

arkadaş senin kafan iyi mi ? "Şike, teşvik, transfer gündemi arasında taraflı tarafsız herkes "Nereye gidiyor Galatasaray?" sorusunu soruyordu sesli yahut fısıldayarak, sevinçle yada kıskanarak... Durdu işte Galatasaray... Gözünüz aydın!..." gerçekten gs nin birşeyler yaptıgını ve insanların vay be dediğini mi sanıyorsun. hala 5. sınıf seviyesini geçememişsin.

Anonim dedi ki...

dalga mı geçiyon lan sen mal Galatasaray sizin şikeyle yapamadığınızı şuan alnının akıyla yapıyor 9 maçlık seri düzgün bi statta oynansaydı saon bulmazdı sen rahat ol hepimiz berabere kaldığımızda tüm fenerlilerin nasıl köpekler gibi sevindiğini biliyoruz ama merak etmeyin puan farkı dörttü beşe çıktı şuanda Galatasarayın as kadrosunu yencek takımın Türkiyede bulunmadığını hepimiz biliyoruz en büyük rakip olarak sizi görüyoduk sizde fos çıktınız

Blog Widget by LinkWithin