22 Ekim 2008 Çarşamba

İhanet Mi?


Dün geceki maçta ortaya konul-may-an futbol ve ortaya konul-may-an-mücadele gösterdi ki oyuncular Aragones'in gitmesini istiyorlar. Eskiden vardı takımlarda, "çıban başı" ve "abi" topçular yeni gelen hocayla "papaz olunca" başlarlar takım içinde gruplaşmalara, hocaya alttan alta istediklerini kabul ettirmeye çalışırlar, hele hele yeni gelen çalıştırıcı disiplinli ve sert çıkarsa da "ihanet oyununu sahnelerler"... Maçta koşmazlar, formayı terletmezler ve alınan başarısız sonuçlar sonrası yönetim de "kılıcı çeker" ve hocanın "kellesini" alır. Tabii istediklerini yaptırmanın mutluluğu ve onuru ile, ilk maçta da "iki kişilik koşarak" galip getirirler takımı... Dün gece maçı izlerken hep bunlar aklıma geldi... Fenerbahçe takımı defansta tel tel dökülürken, orta sahada da "iki topu isabetli" atamıyordu... Bu kadar mı yeteneksizdi bu milyon dolarlık futbolcular? Yoksa kendi liginde toparlanma çalışmaları yapan Arsenal mi çok güçlüydü? Cevap bunlardan hiçbiri... Fenerbahçeli oyuncular maçı kazanmak için oynamadılar... Belli ki onlar da "Bu hocayla olmaz. Yok yakınken 'yol verilmeli' Aragones' " fikrini bilinç altlarına yerleştirmişler. Bu düşüncelerimi de kanıtlayan olay yine maçta gözler önüne sergilendi. Arsenal maçının yıldızı kim diye sorarsak, herkes Güzia diyecektir. Güiza maçın adamı olmak için ne yaptı? Koştu...Evet, koştu... Ligte kaybedilen maçlarda da taraftar "Güizaaaa, Güizaaa" diye bağırdı, neden? Çünkü İspanyol, kendisini Fenerbahçe'ye getiren milli takımdan da bildiği hocasına ihanet etmemek için koşuyordu, çabalıyordu, mücadele ediyordu... Ve de koşmak için formda olmaya gerek yok... İsteyen her topçu sahada koşabilir, yeter ki "istesin"... Fenerbahçeli oyuncular da istemediler.... İstemiyorlar...

Hiç yorum yok:

Blog Widget by LinkWithin