21 Şubat 2009 Cumartesi

Uşakspor Amatör Ligte!



Uşakspor oyuncularının formalarını sahaya bırakıp şehri terketmesi, oyuncu bulamayıp maçlara 9 kişi cıkması gibi olaylar maalesef Uşak halkı ve ileri gelenlerini uyudukları derin uykudan kaldırmaya yetmemiş ki bu pazar oynanması gereken Uşakspor-İnegölspor maçı Uşak yönetiminin "Profesyonel ligten çekilmek istiyoruz" yazısı sonrası iptal edilmiş...Federasyon dikelçeyi kabul ederse Uşakspor amatör liglerde mücadele edecek ve sayıları parmakla da sayılsa canı gönülden memleketlerinin takımı için bugüne kadar birşeyler yapan taraftar ve futbolcuların emeğine yazık olacak... Solacık. net sitesinde Uşak takımının durumuyla ilgili vurucu bir yazıya rastladım, buraya da koymak gereği hissettim:

1990 doğumlu Halil Adıyaman-Besnili... Yine aynı yaştaki Bülent Burdurlu.. Bir yaş küçük arkadaşları Ahmet Ağrı-Diyadinli... Onun yaşıtı Mehmet Ali Afyon-Sandıklı'dan.. Emre, Hamza, Ümit, Uğur.. Dördünün ortak yanları hem 1993 doğumlu olmaları, hem de Uşaklı olmaları.. En yaşlıları ise 86 doğumlu Emrah... Kimler mi bunlar? Bu kardeşlerimiz TFF 3. lig 3. grup takımlarından Uşakspor'un futbolcuları...

Birkaç yıl öncesine kadar 2. lig A kategorisinde mücadele eden, altyapıdan yetiştirdiklerinin yanına süperligden futbolcu da transfer edebilen mazisi 40 yıl öncesine yaklaşan bir kent takımıdır Uşakspor... Detaylarına kentte yaşayanların da vakıf olduğunu sanmadığımız fakat memlekette onlarca çarpık kulüp yönetimi örneğiyle tanışık olduğumuzdan olsa gerek “bildiğimiz” nedenlerden dolayı tam anlamıyla paraşütsüz bir düşüş yaşamaya başlar Uşakspor... Önce 2 lig A kategorisinden düşer...

Kulüp başarılıyken bedava reklam yapma fırsatını kaçırmayan ağalar-beyler, 59 kişilik bir yönetim oluştururlar, servetlerinin toplamı memlekette birçok kulübü ihya edecek düzeydedir bu beylerin... İcraata başlarlar derhal, olmadık futbolculara olmadık transfer ücretleri öderler, Süperlig'de dönmeyen paralar döner Uşakspor'un transferlerinde, tesisler plazma TV'lerle donatılır... Kent halkı kentin sanayicilerin, işadamlarının, öndegelenlerinin Uşakspor'a yaptığı büyük yatırımı izlemektedir. İşler kötü gidip rüzgar terse dönünce bu sefer yelkenlerini kaçmak için açar efendiler. O zaman anlaşılır kimsenin cebinden para vermediği, tüm o “malzeme yardımları”nın, “size adam transfer ettim” şovlarının kulübün borç defterine yazıldığı... İsimlerini burada anıp reklamlarına alet olmak istemediğimiz eski yöneticiler alacaklarına karşılık kulübün gelirlerine temlik koydururlar... Kente onlarca futbolcu gelir transfer döneminde, hatta antrenmanlara başlarlar fakat eski başkanın “önce alacaklarımı verin” inadı yüzünden kulüp kimseyle sözleşme imzalayamaz. Elde kalan oyuncular, altyapıdan çıkarılan çocuklar tüm çabalarına rağmen başarılı olamazlar, takım yine düşer, artık bir 3. lig takımıdır Uşakspor...

Kapanmanın eşiğinden dönen kulüpte yönetim değişmiştir fakat kötü gidişe çare bulunanamıştır. Transfer yasağı sürmektedir. Toplam borç 1.700.000 YTL'dir... Hikayenin tam da bu noktasında yukarıda isimlerini andığımız kardeşlerimiz sahneye çıkar. Kendi ceplerinden lisans ve muayene masraflarını karşılarlar, 3. ligde oynamak için kendi kendilerini “profesyonelliğe” geçirirler ve kentlerinin takımları amatöre düşürülmesin diye en amatör ruhlarıyla maçlara çıkarlar. İlk maç kendi sahalarındadır ve amatörden yeni yükselmiş Düzcespor'a 4 dakikalık uzatmaların uzatmalarında yedikleri golle 1-0 yenilirler. İkinci hafta rakip Orhangazispor'dur ve bu yazıyı yazmamıza sebep olan skor çıkar ortaya: 10-0. Sonraki haftalardaki skorlar 6-0, 5-0, 3-0, 8-0 ve en son 1-0 olur... 7 haftada 34 gol yiyen Uşaksporlu çocuklar henüz gol atamamıştır. Yine de tüm amatörlükleriyle, iyiniyetleriyle, cesaretleriyle, inatlarıyla maçlara çıkmaya devam ediyorlar, futbol denen güzel oyun bitmesin, perde inip, sahne kapanıp gösteri sona ermesin diye çabalıyorlar. Hem de ekonomik sorunlar çözüldüğünde açıkta kalacaklarını bile bile...

Vazgeçmeyin çocuklar, asıl biz yemişiz o golleri, size bişey olmasın.. Biz, futbolu sevenler fakat yolsuz yönetimlere, çabasını sadece oya tahvil edebileceği dönemlerde ortaya çıkarak gösteren siyasetçilere, belediyecilere gücü yetmeyenler yedik o golleri.. Biz, kentinin takımının maçına gitmeye tenezzül etmeyip İstanbul'un hiç görmediği semtlerinin takımlarına taraftar olanlar yedik o golleri.. Biz, altyapıdan gelen gençlere birkaç maç bile tahammül edemeyip heveslerini kıranlar yedik o golleri, transfer edilen futbolcu sayısıyla başarıyı doğru orantılı sananlar yedik, futbolu baronların, mafyacıların, simsarların yönettiğini farketmeyen, farketse bile ses çıkarmayanlar yedik, spora değil de skora bakıp maç yorumlayanlar, tek yolu kazanmak sayanlar yedik... Biz daha çok gol yeriz... Biz yeriz o golleri, sizin bu güzel oyuna olan sevginize bişey olmasın...
Direnin çocuklar!!

* Bu yazı 15 ekim 2008 tarihinde yazılmıştı. Yazı yazıldıktan bir süre sonra Uşakspor başkanı ve bazı eski yöneticileri suç işlemek için teşekkül oluşturmak suçlamasıyla gözaltına alındıktan sonra tutuklandı. 29 Ekim tarihinde yapılan kongrede yeterli çoğunluk sağlanamadı, 5 Kasım'a ertelenen kongre yapılamadı ve kulüp defterleri Uşak Valisi'ne teslim edildi.
Uşakspor bugüne kadar oynadığı 18 maçı da kaybetti, 80 gol yedi ve sadece 6 gol atabildi. Başlarında idareci olmaksızın gittikleri deplasmanlarda rakip kulüpler tarafından misafir ediliyorlar ve tüm sorunlarına rağmen sahaya çıkıp mücadele ettikleri için rakip taraftarlar tarafından alkışlanıyorlar.

1 yorum:

Erdal Güngör dedi ki...

Uşaklı iş arkadaşım var,yaptıkları bu eylemin altında yatan mali borçlarıymış.Amatöre düşünce borçlar sıfırlanacak dedi,ne kadar doğru bilemem ama bence çok büyük ayıp !

Blog Widget by LinkWithin