30 Aralık 2009 Çarşamba

Kimi Protesto Ediyorsun Hakan?



"Sayın Adnan Polat ve yönetiminin harcadığı Hakan Şükür, Hasan Şaş ve Ümit Davala’ya destek olduk. Beraber savaştığımız insanları yüz üstü bırakamazdık." diyerek girişini yapmış aşağıda okuyacağınız yazısına Hakan Ünsal. Belki de çok önce okumuşsunuzdur ama bloga bir kaç gündür bakamıyorum, malum yıl sonu, sona erdirilmesi gereken işler var, yoğunluk uzaklaştırdı bizi bilgisayar başından, bu yazıyı bloga koymak bu geceye kaldı. Burada Galatasaray'lı eski topçuları kulübe üyeliklerinin yapıldığı törene katılmadıklarından dolayı eleştirmiştik, bir çok Galatasaraylı da bizimle aynı düşünüyordu, tepkilerini dile getiriyordu çeşitli ortamlarda. Bu tepkilere cevap vermek üzere Hakan Ünsal, Galatasaraylıların pek sevmediği Hürriyet gazetesinde bir yazı yayınlamış ve yönetimi protesto ettiklerini belirtmiş. Bu yazı 27 aralık gunu yazılmış... Biraz uzun, buyurun okuyun, sonra 29 Aralıktaki yazıya geçeceğiz... Biraz iç dünyasını irdeleyeceğiz Hakan'ın...

KAPTAN Bülent Korkmaz, Hakan Şükür, Vedat İnceefe, Ümit Davala, Ergün Penbe, Hasan Şaş, Arif ve ben... Bu isimler hepimizin bildiği gibi Galatasaray’ın ve Türk futbolunun tarihi yolunu çizen oyunculardan bazıları. Bu futbolcuların çoğu yakın tarihte futbolu bıraktı. Neden bu isimleri yazdım? Çünkü bu isimler nihayet kulüplerine üye olabildi. Nihayet, çünkü yıllardır süren anlamsız süreç sona erdi.

Çok önce olmalıydı
Burada Galatasaray Kulübü Sicil Kurulu Başkanı Celal Açar ağabeye herkes adına çok teşekkür ederim. Üyeliğimizle ilgili süreçte başından sonuna hep o vardı. Ve bu işi çok kısa sürede çözdü. Aslında çok önceden olması gereken Galatasaray Kulübü üyeliği garip istekler ve sebepler yüzünden uzadı. Artık resmi olarak kulübümüze üyeyiz. Dün yeni üyelere kartları dağıtıldı. Hiçbirimiz orada değildik. Neden değildik? İşte konu bu... Kaptan Bülent ve Ümit Davala o gün Türkiye’de değildi. Olsalar da gelirler miydi? Bence hayır. Hasan Şaş ve Hakan Şükür’ün neden orada olmadığını anlamak için kendimizi çok zorlamaya gerek yok... Diğer oyuncuların olmayışının sebebi ise Sayın Başkan Adnan Polat ve Yönetimi’nin harcadığı Hakan Şükür, Hasan Şaş ve Ümit Davala arkadaşlarımıza bir anlamda destek olmak içindi.

Başarının sırrı

Tabiri caizse beraber savaştığımız, her zaman kardeş gibi görüp davrandığımız bu arkadaşlarımızı yüz üstü bırakamazdık. Bu belki bazılarına garip gelebilir ve, “Hadi canım sende” diyebilir...
Bizim o dönemdeki kadronun sırrının ne olduğunu hep sordular. İşte o sırlardan bir tanesi... Biz birbirimizi çok severdik. Bu sevgi sadece oynadığımız dönem için geçerli değil. Futboldan sonra da birbirimize destek olup, takım gibi davranıyoruz. O törene gitmek sahada mücadele eden arkadaşını yalnız bırakmak ya da cepheden kaçmak gibi bir şey olurdu.

Bağlılık ve sevgi
Bu durumu herkes farklı algılayabilir. Ama sebebi sadece birbirimize olan bağlılığımız ve sevgimiz. Yoksa kulübümüze karşı alınmış bir tavır değildir ve olamaz da zaten.


Ve dün aynı konuyla alakalı yazdığı diğer bir yazı... O da aşağıda... Ve bol bol çelişki dolu ifadeler yer alıyor içinde.... Aslında bu Hakan Ünsal'ın iç dünyasının da bir yansıması gibi. Bir yandan yanlış yaptığını biliyor ama göz göre göre de o yanlışı savunmaya çalışıyor... Bizim tepkimiz yönetime demiş Hakan ve Galatasaray kulübünde kimsenin kalıcı olmadığını,camianın önemli olduğunu belirtmiş. Buraya kadar iyi hoş demiş ama tepki gösterdikleri ve gitmedikleri yer Adnan Polat'ın Sapanca'dki yazlığı değil ve insanların toplanma sebepleri Polat ailesinin doğum günü partisinde bulunmak hiç değil. Hani "biz yolcu Galatasaray hancı" dedikleri Galatasaray var ya, o kulübün üyelik töreni... Ve ortada bir protesto varsa, bu Hakan Ünsal'ın uğruna bir çok fedakarlık yaptığını!? belirttiği Galatasaray kulübüne yapılmış olmaktadır bu sebepten...
Devam edelim Hakan'ın iç dünyasını analiz etmeye... Koyu koyu harflerle yazmış, belki de editör yazmıştır "Kulübe üyeliği biz istemedik" diye. Bu ifadeden anlaşılan, Galatasaray onları zorla kulüp üyesi yapmıştır, ama çok uzağa gitmeden, hemen iki satır aşağıda da "Kulübe üye olun dediler de biz istemedik mi?" diyerek de kendilerinin seve seve teklif beklediğini ama bu teklifin yapılmadığını belirtmiş... Bu ne yaman çelişki Hakan diyoruz, devam ediyoruz...
Yazısının sonlarına doğru da çok yerinde bir tespitte bulunmuş: " Galatasaray’ı temsil edenler, bu ister futbolcu, ister yönetici olsun davranışlarını Galatasaray’a göre ayarlamak ve ona göre yaşamak zorundadır. " Bildiğimiz beylik bir laf bu, katılırız, Hakan da yazısında yazdığına göre o da inanıyor bu söze ama uygulama nerede? "O resimden bizi silemezler" dediğine göre, üye olmadan da Galatasaray'lıydı, üye olduktan sonra da resmi olarak Galatasaray'ı temsil eden bir şahsiyet kendisi ve diğer takım arkadaşları, bütün kulüp üyelerinin olduğu gibi... Peki, her fırstta Galatasaray başkanını eleştiren, Galatasaray teknik direktörünü kurtlar sofrasına atanlar Galatasaray'a göre mi yaşıyorlar, kulübe yarar mı sağlıyorlar yoksa zarar mı?


Eskilere yapılanlardan dolayı kulübümüzün vefasız olarak adlandırılması bizleri üzüyor. Camiamıza tavrımız olamaz. Beklentimiz, G.Saray’a yakışanın zamanında yapılması.

KULÜBÜMÜZ Galatasaray’a üye olduktan sonra üye tanıtım törenine gitmememiz bir kısım taraftar arasında hoş karşılanmamış olabilir. Aslında taraftar gözüyle bakınca gitmemek “Yanlış” diye düşünülebilir. Fakat bir de herkesin kendini bizim yerimize koymasını tavsiye ediyorum.

Üyeliği biz istemedik
Bizim endişemiz bu davranışı Galatasaray Kulübü’ne karşı yaptığımızın düşünülmesi. Galatasaray çatısı altında herkes ama herkes gelip geçicidir. Yönetiminden futbolcusuna, taraftarından basınına kadar kimse kalıcı olamaz. 20 yıl önce Ali Sami Yen’in tribününde ve çim zemininde kimler vardı, şimdi kimler var. 20 yıl sonra kimler olacak. Ama Galatasaray daima yaşayacak.
Kulübümüze karşı düşünce içinde olduğumuzu savunanlara şunu söylerim; Bizlere, “Kulübe üye olun” dediler de biz istemedik mi? Ya da “Fedakarlık yapın” dediler de yapmadık mı? Galatasaray’ın bize çok şeyler kazandırdığı aşikar. Bundan gurur da duyuyoruz. Ne kadar en büyük sıkıntıları yaşasak da maddi anlamda ve manevi olarak kazandıklarımız inkar edilemez. Bu bakış açısı taraftarın bir bölümünün düşüncesiyle paraleldir. İyi de biz bir şey vermedik mi? Oynadığımız sürece neler yaşadık, nelerden feragat ettik, sıralamaya kalkıp, yazsam bütün sezon bitmez.

Açar olmasaydı?

Farklı düşünen taraftarlar şunu unutmasın. Bu törene gitmeyenler ve diğer isimler Galatasaray taraftarının o dönemde ve hala göğsünü gere gere dolaşmasını sağlayan oyunculardı. Birçok kupa ve en önemlisi UEFA Kupası’nı havaya kaldırmış futbolculardı. Bizim için en büyük mutluluk inanın taraftarın mutluluğudur. Futbol niye oynanır? Yöneticiler ve futbolcular kendi zevklerini tatmin etsin diye değil. Amaç sana inanan, arkandan gelen kitleleri, camiaları tatmin etmek ve beklentilere cevap vermektir. Biz oynadığımız sürece bizden beklenenlere hem de daha üstüne çıkarak cevap verdik. Galatasaray seyircisinin hala o takımı konuşması ve özlemesinin tek bir sebebi var. 5 yıl boyunca yaşadığı ve belki de bir daha yaşayamayacağı o muhteşem günleri arıyorlar.

Herşey bir yana Sicil Kurulu Başkanı Celal Açar ağabeyimiz olmasa kimsenin bizi üye yapacağı da yoktu. Celal ağabey G.Saray’ın ruhuna, duruşuna ve geleneklerine uygun davranarak bizim üyeliğimizde başrolü oynamıştır. Aslında çok kolay olabilecek bir işi uzatmak ve tartışmaya açmak; bu yüzden kulübün hak etmediği tabirlerle ismini yan yana zikrettirmek yönetimin G.Saray’ı ne kadar düşündüğünün göstergesi. Bence Celal ağabeyden birşeyler öğrensinler.


Vefasızlığın faturası futbolculara kesilemez
İstenen ne anlamış değilim. Ortada yapılan bir yanlış varsa bunu konuşmak daha mı yanlış? Peki şunu da düşünün. Yöneticilerin yaptıkları yanlışlar yüzünden “Galatasaray vefasız” damgası yerken bunun suçlusu futbolcular mı olmalı? Asıl zararı bu davranışlar vermiyor mu? Bu durumun ortaya çıkmasına sebep olan yönetimler haklı, futbolcular haksız. Bizim, “Haklı olalım” diye bir beklentimiz de yok. Yöneticileri, bu isimlerin hiçbirinin kulübün içinde veya çevresinde olmaması memnun eder. Zaten kimse de yok. Galatasaray camiasının anlamasını istediğim konu şudur. Ne benim, ne de arkadaşlarımın kulübümüze kırılma, gönül koyma, darılma gibi lüksümüz yoktur. Bizler artık fotoğraflarda ve anılarda kaldık. Oralardan da kimseler silemez.

Galatasaray bir yana yöneticiler bir yana

Ben Galatasaray ile yönetimleri ayrı değerlendiririm. O yüzden Galatasaray’ı temsil edenler, bu ister futbolcu, ister yönetici olsun davranışlarını Galatasaray’a göre ayarlamak ve ona göre yaşamak zorundadır.

Bireysel algılanmaz
Bu kulüpte oynayan veya yöneten kim olursa olsun içinde olduğu sürece yapacaklarının direkt Galatasaray’a yarar veya zarar vereceğini bilmesi lazım. Yapılanlar bireysel bir düşünce olarak algılanmayacaktır. Galatasaray’ın bize yapılanlardan dolayı vefasız olarak adlandırılması en çok bizi üzüyor. Neden, kulübün tarihine geçmiş oyuncular ile kulüp karşı karşıya getirilsin. Kaldı ki bizim ne o dönemde ne de şimdi bir beklentimiz yok.

Tek yanlışımız...

Biz sadece Galatasaray’a yakışanın zamanında yapılması gerektiğini düşünüyoruz. Bizim tek yanlışımız ise Galatasaray’a yakışmayanlardan bunu beklememiz...


Bitirirken, diğer topçuların (Hakan Şükür'ün Adnan Polat düşmanlığını bilmeyen yok, onu ayrı tutuyorum) Hakan Ünsal gibi düşünmediklerine inanmakla beraber, eğer aynı fikirdeyseler başkanı ve yönetimi protesto ederken biraz daha düşünmeleri gerektiğine inanıyorum, zira onlar bu kişileri protesto ederken Galatasaray kulübüne zarar verdiklerinin farkında değiller, oysa Galatasaray taraftarı bir çok kez futbolcusuna kızmıştır ama onları asla ve asla bir maçta yuhlamadı, protesto etmedi çünkü biliyordu ki yapacakları bir tepki, kulübe zarar verecekti, o çok sevdikleri camiaya... Sevmek dedik de, ağır bir laftır sevmek... Uğruna bir çok fedakarlığın "karşılıksız" yapılacağı bir kavramdır sevmek... Biz Galatasaray'ı sevdik, seviyoruz, seveceğiz... Peki siz neyi sevdiniz ve seveceksiniz?

2 yorum:

Gala's dedi ki...

Küçük insan..

Anonim dedi ki...

hakan ünsal'ın Gs'ın uefa kupası ve süper kupa resimlerinden çıkarılması gerekiyor..

Blog Widget by LinkWithin