23 Aralık 2009 Çarşamba

Manisaspor:2-1:Beşiktaş


Aslında Galatasaray dışındaki takımların maçlarını pek yazmam, yazmaya niyetlendiğimde rengimiz belli olduğu için ön yargılı tepkiler gelebiliyor, bazen de biz kalbimizin sesini dinleyip, kantarın topuzunu dengeleyemiyoruz, ama esas neden bütün lig maçları için de kahveye gitmek zor geliyor, neticede bir kurulu düzenimiz var. Eski yıllarda olduğu gibi olsa bu maç için de gitmezdi Lig TV olan bir mekana ama TRT şifresiz yayınlayınca Ziraat Bankasının desteğindeki Türkiye Kupası maçını, koydum bir kadeh rakımı, ev yapımı tuşudan da meze ayarladım yanına seyre daldım Manisa'daki mücadeleyi. İyi ki de izlemişim, kendi adıma müthiş zevk aldığım bir karşılaşma oldu... Mesut Bakkal'ın takımının bu üçüncü izleyişim, Kadıköy'deki fenerbahçe maçına bakmıştım 90 dakkasına, bir de Galatasaray ile oynadıkları maça ve bu gece. Fenerbahçe'ye karşı kazanacakları maçı gençliğin tecrübesizliği nedeniyle vermişlerdi, aradan geçen sürede, belki de içerde oynamanın verdiği güvenle maçı kazanmasını bildiler. Yarın gazetelere Manisalı topçulardan bahsedecek ama bu oyunun aynısını Fenerbahçe'ye karşı da oynamışlardı. peki, bu iki maç arasındakı sürede ne yaptılar, nasıl oynadılar da düşme hattındalar, ben bilmem, bilenler anlatsın...
Galatasaray maçında gözüme çaprmıştı, bu gece özel izledim Yiğit İncedemir'i. Mesut Hoca onu ön liberoda oynatıyor ama iyi bir stoper olur kanatımca. Bu performansla devam etsin, sene sonunda İstanbulluar gene çalacaklar Manisa'nın kapısını... Adana Demirspor'dan gelmiş, büyük kayıp olmuş "lokomotifçiler" için, umarım "maddi" yönden tatmin olmuştur Adana kulübü... Gecenin diğer göze çarpanı da kaptan Güven'di. Futbolun talihsiz oyuncusu, topsuz geçen günlerine inat mücadele ediyordu sahada ama o çırpınışların yanında onu özel kılan o taç atışları. Kornere atmak yerine taça atmayı yeğler futbolcular topu, daha az tehlikeli diye ama rakipte Güven varsa, bunun tersini yapmak daha sağlıklı olacaktır, zira eliye mesafe tanımadan takım arkadaşının kafasına konduruyor topu Güven...
Benim gözüme bu iki topçu batarken, esas piyasa yapan Ergin Keleş'ti, Trabzon çocuğu tekrar yuvaya döneceğe benziyor, bütün çabası da bu yönde hissettiğim kadarıyla. İleri uçta sıkıntı yaşayan Şenol hoca, "toprağını" takıma alabilir diye düşünüyorum, pek de sıkıntı çıkarmaz ergin ama 2011'e kadar sözleşmesi var, Manisa'yı ikna etmek lazım...
Beşiktaş'lı futbolcular ise tatile çıkmış gibiydiler, ne ilerde ne de defansta formalarına layik bir mücadele gösterebildiler, onların bu "vurdumduymazlıklarına" genç kaleci Korcan'ın da "acemiliği" eklenince, mağlubiyet kaçınılmaz oldu... Beşiktaş'tan ziyade Korcan adına üzüldüm, Mustafa Denizli'nin takımı bu 3 puanı telafi edebilir, fikstür avantajı da var, grupta hep İstanbul takımları var ama Korcan yarınki gazetelerde yerden yere vurulacak, moral motivasyonu "dibe" vuracak. Hisli çocuk Korcan, hata yapan "abilerine" bağıramıyor, çekiniyor, seyircinin tepkilerine kulak tıkayamıyor. Beşiktaş'ın yediği ikinci gol öncesi Korcan bir aut atışı sırasında topa vurduktan sonra ayağı kayıp yere düşmüş ve kale arkasındaki Manisalılar "Oooooo Gerizekalı" diye bağırmışlardı, muhtemel o aşağılanmanın etkisinde kaldı ki 3 adım ilerisindeki arkadaşına nişan ettirdi topu yediği golde...

Son olarak bizim evimizde maç izlememiz sağlayan TRT ile bilet fiyatlarını uygun tutarak Manisalı futbolseverlerin stadda maç izlemelerine olanak sağlayan Manisaspor yönetimine bir selam çakarak bitirelim yazımızı...

Stat: 19 Mayıs
Hakemler
: Hüseyin Göçek, İsmail Şencan, Kemal Yılmaz
Manisaspor
: İlker, Güven, Kalabane, Burak, Eren, Mehmet Nas, Yiğit İncedemir (Dk. 89 Güven), Nizamettin (Dk. 87 Mehmet Güven), Simpson, Ergin Keleş, İsaac
Beşiktaş
: Korcan, Ekrem, Sivok, İbrahim Toraman, İbrahim Üzülmez, Tello (Dk. 77 Serdar), Fink, Ernst, Tabata (Dk. 46 Nobre), İsmail (Dk. 46 Yusuf), Bobo
Goller
: Dk. 38 Simpson, Dk. 61 Ergin Keleş (Manisaspor), Dk. 48 Bobo (Beşiktaş)
Sarı Kartlar
: Dk. 51 Eren, Dk. 72 Yiğit İncedemir (Manisaspor), Dk. 71 Sivok, Dk. 90+1 İbrahim Toraman (Beşiktaş

2 yorum:

Anonim dedi ki...

yiğit çikefliğiyle tam galatasaray'a uygun adam.

Schumy dedi ki...

O gol pozisyonunda Korcan'ın hatası olduğunu düşünmüyorum.

O topu 35 metreden sektirerek geri atan gerzek Korcan'ın yaşadığı kadar top oynamıştır. O anda ne düşündü acaba. Korcan'a topu bari taca atsaydı diyenler o topu ona atanın taca atma ihtimalini de hiç düşündüler mi acaba...

Blog Widget by LinkWithin