13 Eylül 2011 Salı

İstanbul BB:2-0:Galatasaray


Kulüp başkanı ve asbaşkanı şike yapmak ve teşvik primi vermek suçlamasıyla hapishanede yargılanmayı bekleyen ve bu nedenle UEFA tarafından Şampiyonlar Liginden men edilen Fenerbahçe hakkında kanunda belirtilen küme düşürülme cezasına 18 takımın yer aldığı Türkiye Süper Liginde Galatasaray dışındaki bütün takımın başkanlarının "ekonomik sıkıntıya girmemek" için "Fenerbahçe düşmesin" (Fenerbahçe özelinde Galatasaray ve Beşiktaş da aynı kategoride yer almakta) dediği bir ortamda "bazılarının ayrıcalıklı" başladığı ligin ilk maçında "uğursuz" Olimpiyat Stadında Belediyespor ile Galatasaray karşı karşıya geldi geçen pazar gecesi...

Bir önceki sezona Rijkaard ile başlayan, ardından Hagi'yi göreve getiren ve Bülent Hoca ile sezonu kapatan ve tarihinin en sevimsiz sezonlarından birini yaşayan Galatasaray, Fatih Terim'i tekrar vazifeye çağırıp, yaptığı transferlerle taraftarına umut dağıtırken, lige de galibiyetle başlamak istiyordu. Öte yandan Abdullah Avcı'nın mütevazi ve taraftarsız İstanbul Büyükşehir Belediyespor ile yıllardır başardıkları görmezlikten gelinip, "Galatasaray'a karşı oynatmıyor takımını" eleştirisini yapanlara hoca geçen sezonki galibiyetin tesadüf olmadığını göstermek için iyi hazırlamıştı takımını...
Sezon öncesi oynadığı Liverpool, İnter ve Real Madrid hazırlık maçlarında "geçer not" alan Galatasaray, Fatih Hoca'nın "başını yiyen" Olimpiyat Stadındaki mücadeleye aslında iyi de başlamış ve rakibini hapsetmişti kendi kalesine ama Selçuk ve Melo'nun başlangıcını yaptığı ataklarda Hasagic'in kalesine topu sokacak "eleman" yetersizliği kendini gösteriyordu. Fatih Terim, transfer döneminde sürekli golcü arayışlarında bulunmuş, bu isteğinde ne kadar haklı olduğunu da Baroş sergilediği isteksiz oyunla gösteriyordu. İleri uçta tek başına yer alan Baros, güçsüz bir görüntü sergilerken, sonradan "kurtarıcı" olarak oyuna giren Sercan'ın ise takıma daha "çaylak" olduğu gözden kaçmamıştı. Galibiyeti getirecek golü atacak oyuncuyu transfer edemeyen Galatasaray, golü kurtaracak olan Dünyaca ünlü Muslera'yı getirince pek de "havalanmıştı" Galatasaray taraftarı. Haklıydılar da zira, Dünya Kupası, Copa America ve İtalya liginde ortaya koyduğu performans ile ismini futbolseverlere tanıtan Uruguay'lı kaleci maçta yaptığı kurtarışlar sonrası, devre biterken "şaka" gibi bir gol yiyince,taraftarlar ellerini başlarına götürürken, Fatih Terim sadece "tebessüm" etmekle kalıyordu.
Ummadığı anda geriye düşen Galatasaray, ikinci yarının ilk dakikalarında beraberliği arzuluyor ama istediğini bulamayınca da oyun İstanbul BBspor'un arzuladığı şekli alıyordu. Geriye iyi kapanan Belediye takımı, yeni transferleri Webo, Doka ve Visca ile önce Servet ve Gökhan, sonrasında Servet-Ujfalusi ikilisini rahatsız ediyordu. Bulgaristan liginden bildiğimiz Doka, kendini pek gösteremese de Webo izleyenlerden olumlu puan alırken, Galatasaray defansının da ilerisi için "tehlike sinyalleri verdiğini" de açığa vurmuş oldu. Özellikle attığı ikinci gol, Galatasaray'da "sol" taraf sıkıntısını gösteriyordu: Geçen sezonun "sınıfta kalanı" Hakan Balta ve sakatlanana kadar oyunda olup olmadığı belli olmayan Çağlar, kendilerine bir çeki düzen vermezse,Taffarel, Muslera'yı sola planjon yapmaya daha fazla çalıştırmalı...

Pişti oynarken, daha ilk elde "pişti" yapan rakibinin sırıtmasına "ilk elin günahı yoktur" deyiminde olduğu gibi, yarının ne olacağı bilemediğimiz Türkiye Süper Ligindeki ilk maçında mağlup olsa da, gelecek maçlar için ümit verdi...

Ne Yaptılar:

Muslera: İlk maçta "nazar boncuğu" diyeceğimiz yediği hatalı gole rağmen, yaptığı kurtarışlar ile CV'sinden örnekler sergiledi. Galatasaray'ın önceki yıllarda yaşadığı kaleci sıkıntısı son bulacak gibi...
Ujfalusi: İlk transfer edildiğinde, İspanya liginden gelen "kasaplık" şöhreti nedeniyle kendisine pek ılımlı bakmamakla beraber, hazırlık maçları ve Belediyespor maçında sergilediği oyunla "aramızdakı buzları eritti". Defanstaki vazifesinin yanında, bu sene bol bol ileri uçta yaptığı asistlerle adından söz ettirecek Çek futbolcu.
Gökhan Zan: Hiç beklemediği anda formaya kavuştu Gökhan ve Fatih hoca bu sezon kendisine bolca şans verecek gibi, tabii sakatlıklardan başını kaldırabilirse...
Servet: Webo ile boğuştu ama yıldıramadı Kamerunlu oyuncuyu.
Çağlar Birinci: Geçen sezon boşa harcandı, bu sezon yeni hocayla gelen şansı kullanırsa, kalır takımda, yoksa düşüşü fena olur. İlk maçta varlığı hiç fark edilmedi, topa dokunup dokunmadığı bahis konusudur...
Melo: Hırsı, mücadeleci yapısı ve genlerinden gelen tola dikine gitme kabiliyeti ile Fatih Hocanın en büyük güvencesi olacaktır. Pazar gecesi sahanın ayakta kalan topçularındandı Galatasaray adına. Belediyespor'lu topçuya kafa atmaya yeltenmesi de sezon içinde göreceği kırmızı kartlara bir ön işaret...
Kazım: Geçen sezon iyi bitirmişti ama bu sezona pek iyi başlayamadı. Kenarda kayboldu gitti, pek ciddi gözükmedi, soyunma odasında Fatih hocadan ilk fırçayı yiyen topçulardan olmuştur...
Sabri: Kaptanlık baskı yapmış gibi Sabri'nin üzerinde. Basit oynamak yerine, fazladan işler yapmaya uğraşınca, gereksiz şut atıldı, isabetsiz orta yapıldı, hatalı pozisyon alındı... Ama Sabri, yine de Sabri'dir, zor vazgeçilir...
Selçuk: Büyük beklentiler ile transfer edildi, ilk maçta da kendisinden çok şey istenildi, elinden geldiğince oynamaya çalıştı ama daha çok insiyatif almalı, takımı oynatmalı, bunları da yapacaktır zamanla...
Eboue: Fatih hocanın jokeri olacağa benziyor, zaten bu özellikleri dolayısıyla hoca da transferinde ısrarlı oldu. İlk maçta da üç değişik mevkide oynayarak bitirdi 90 dakikayı.
Baros: Oldukça zayıf bir görüntü sergiledi, pozisyonlara girdi ama son vuruşlar cılızdı. Oyundan çıktıktan sonra soyunma odasına gitme "fiyakasını" Fatih hocaya nasıl açıkladığını merak etmekteyim...
Yekta:Pek bir varlık gösteremedi, daha iyi oyunlarını biliyoruz...
Sercan: Takıma ısındıkça başarılı olacaktır, yeter ki İstanbul gecelerine akmasın.
Engin: Bazen oynar, maç çevirir, bazen oynamaz, sahada gezer durur, pazar gecesi 10 dakikada "oynamadı"...



Stat: Atatürk Olimpiyat
Hakemler: Özgür Yankaya, İsmail Şencan, Mehmet Can Hanoğlu
İstanbul Büyükşehir Belediyespor: Hasagic, Cihan Haspolatlı, Can Arat, Zayatte, Ekrem Ekşioğlu, Visca (Dk. 65 Gökhan Süzen), Holmen, Efe İnanç (Dk. 77 Tevfik Köse), Mahmut Tekdemir, Doka (Dk. 89 Taner Yalçın), Webo
Galatasaray: Muslera, Ujfalusi, Gökhan Zan (Dk. 46 Yekta Kurtuluş), Servet Çetin, Çağlar Birinci (Dk. 63 Sercan Yıldırım), Melo, Kazım Kazım, Sabri Sarıoğlu, Selçuk İnan, Eboue, Baros (Dk. 79 Engin Baytar)
Goller: Dk. 42 Efe İnanç, Dk. 82 Webo (İstanbul Büyükşehir Belediyespor)
Sarı kartlar: Dk. 14 Zayatte, Dk. 66 Gökhan Süzen, Dk. 76 Efe İnanç (İstanbul Büyükşehir Belediyespor)

4 yorum:

aksilaz dedi ki...

Sabricim açıkcası olmayacak duaya amin demeye çalışıyoruz yine. İmparatorun istediği gibi bir takım asla olmayacak. Tıpkı Skibbe ve Rijkaard döneminde olduğu gibi. Bu hisse çabuk kapıldım ama ilk 20 dakikadaki futbolu 90 dakikaya yaymak zok zor. ya belli periyotlarda etkili olalım yada daha makul bir taktik ile lig şampiyonluğunu hedefleyelim.

benim kendi görüşüm bu ekibin çok iyi bir 4-4-2 oynayabileceğidir. Zira Melo ve Selçuk'tan en büyük verim alırsak zoru kolay ederiz.

Adsız dedi ki...

evet, fenerbahçe yüzünden yenildiniz, tebrikler...

Adsız dedi ki...

sabri'nin forvet arkası, eboue'nin sol açık başladığı bir maçta baros'a top gelmemişken ve adam neredeyse her topunu gidip geriden toplamışken ona yüklenmek nedir. orta saha top döndüremiyor, bunu görmek lazım önce. ikincisi orta sahayı geçtiğinizde kazım ve solda kim varsa, çok hareketsiz kalıyor. bu maçta baros yine en çok çırpınan adamdı.

2.golde sabri'nin ujfalusi'nin yönlendirmesine rağmen kademe hatasını, eboue'nin nasıl webo'yu kaçırdığını dikkatle izleyin lütfen.

şahsen yazınızı çok yetersiz buldum.

Adsız dedi ki...

yazı harika olmuş.yetersiz falan değil ikinci yorumda fenerbahçe yüzünden yenildiniz yazıyo fenerbahçe kim? öyle bi takım mı var?heee şimdi hatırladım hani şu şike yapan takım ama yanlış yazmışsınız o fenerbahçe değil BOŞBAHÇE. ayrıca hiç heveslenmeyin GALATASARAYIM bu yıl şampiyon olacak ve herkeste bunu görecek.

Blog Widget by LinkWithin