17 Mayıs 2010 Pazartesi

Sen Ağlarken, Ben Gülerim


Aslında hiç huyum değildir kaybedilen maçlar sonrası kaybeden takım taraftarını arayıp, kendisini üzecek ya da sinirlendirecek söylemlerde bulunmak, zira o yaşadığı duyguları bilirim ve kendim için istemediğimi başkasına da yapmam... Son dakikada şampiyonluğum gitse, ne hale düşerdim hayalimde canlandırmadığım için, dünkü maç sonrası ne kimseyi aradım, ne de bugün bu konu hakkında Fenerbahçeli arkadaşlarla "imalı" bir biçimde konuşmadım...
Lakin, Baroni'nin Ankaragücü maçında attığı gol sonrası yaptığı sevinçte, kendi galibiyetini kutlamak dururken, rakibe sataşmasına hiç de anlama veremedim. Bir de maçın ertesi bu sevinç gösterisinin nedenini açıkladığı demecinde "Rakiplerimin ağlamalarına yardımcı oldum" diyerek yaptığının üzerine tuz biber ekmesine daha da içerledim... lafı gevelemeye gerek yok, ben de Ankaragücü-Fenerbahçe maçında başkentlilerin kazanmasını isteyen topluluktaydım ve Baroni'nin sözleri beni de hedef almıştı... Bir hafta evvel bu gün Brezilyalı sevinip, bizi de alay konusu yaparken, biz üzülmüştük ya, dün gece inanın Baroni yere yığılmış öylece ağlarken, hiç de üzülmedim...
Brezilya'da buna uygun bir atasözü var mıdır bilmem ama bize ilkokulda şöyle öğretilmedi mi:
"Gülme komşuna gelir başına"...

2 yorum:

Enis İnan dedi ki...

Akşam yediğin hurmalar, sabah götünü tırmalar da diyebiliriz pek tabiki

Büyük Beyaz dedi ki...

gerçekten çok masumane ve ilkokul günlerini aratan bir yorum olmuş.
en çok anlamadığım da arkadaş ortamlarında fenerin bu haliyle olabilidğince dalga geçen insanların internet ortamında olaya çok ılımlı yaklaşması.
kısaca şunu söylemek isterim ve böyle de bir atasözü var;
zavallı fener beter ol beter.

Blog Widget by LinkWithin