6 Ekim 2009 Salı

Pasaport Sorunu



"Türk ve müslüman olmasaydım, jübilemi Barcelona'da yapardım"
Rüştü Reçber

"Pasaportum farklı olsaydı her şey çok daha farklı olabilirdi. Çünkü aynı yaş grubunda defalarca milli takımda oynadığım oyuncuların hepsi Arsenal'de, Real Madrid'de veya Avrupa'nın en büyük kulüplerinde oynuyorlar"
Arda Turan

"Adım Ceyhunoviç olsaydı belki bugün çok farklı bir futbol kariyerim olurdu."
Ceyhun Eriş

En son Ceyhun'un demecini okuduktan sonra, yakın geçmişte Arda'nın, daha uzak geçmişte de Rüştü'nün bu tarz söylemleri aklıma geldi. Biraz kafa yoralım istedim, gerçekten bizim topçuların Avrupa'da oynayamamasının nedeni Türk ve müslüman olmalarından dolayı kendilerine ön yargılı davranılması mı, yoksa bizim çocukların futbolculuğu "profesyonelce" yaşamamaları mı? Belki de kendimizi abarttığımız kadar futbol yeteneklisi değiliz... Tugay, Nihat, Gökdeniz, Tuncay takımlarında başarılı olurken, Hakan Şükür, Arif, Fatih, Hakan Ünsal arkalarına bile bakmadan memlekete döndüler... Sebep nedir? Buyrun yorumlar bölümüne...

6 yorum:

turhanatakan dedi ki...

eski ankaragücü ve milli takım kalecisi adnan'ın da "ovic" li bir açıklaması vardı, onu hatırladım.

kısaca yorum yapmak gerekirse bence iki etken de önemli. yani bizim oyuncuların bu demeçlerinde belki farkında olmadıkları bir futbol gerçeği de var. ülke içinde göz önündeki oyuncuların nerdeyse tamamı üç büyüklerde ve mili takımda oynuyorlar, hataları çok göze batıyor ve dışarıda aynı kalibrede bir takıma aynı paralarla gitmeleri çok güç. goal dergisinin son sayısında yabancı oyuncularla ilgili bir araştırma vardı, türkiye, yunanistan, ispanya ve portekiz gibi liglerden dışarıya giden oyuncuların diğerlerine nazaran daha geç gittikleri yönünde. tugayın kariyerini başından sonuna izleyen bir galatasaraylı olarak muhtemelen genç yaşta gitse veya galatasarayda daha vazgeçilmezken gitse bu denli başarılı olamayacağını düşünüyorum. profesyonellik de önemli bir etken ama zaten türkiyedeki kulüplerin yaklaşımı profesyonel sayılmayacağından iki etken de birbirini az çok bağlıyor gibi.

bir de çok oyuncu ihraç eden ülkelerin rakamı yükselten isimleri arasında bolca görev adamı var, bizdeyse genelde yıldızlar. biraz daha orta halli oyuncular gidip forma şansı bulunca çok da afallamıyorlar aslında. yani tamamen oyuncularımızın profesyonel olmadıklarına bağlamamak gerekir diye düşünmekteyim.

Anonim dedi ki...

Başarılı olamayan futbolcuların "cemaat" ile olan bağlantılarını, yurt dışında yaşadıklarını anlatan çok güzel bir yazı okumuştum.. linki bulunca paylaşırım.

anotherday dedi ki...

Dün kanal 24 okay karacan Bilgin gökberk in prgramında da buna benzer bişey gündeme geldi oktay derelioğlunu örnek verdi gökberk
Laspalmas İspanyada İspanyolların en az olduğu 72 milleten insanın yasadığı yerdir oktay burda yabancılara kötü davramıyorlar Türkleri sevmiyorlar derdi yanıyor gibisinden bir şeyler söyledi.
Yurtdısında gitmedim ama Fransada yasan bir çok arkadasım var hepside aynı şeyleri söylüyorlar ne kadar demokrasinin beşiği görülsede yabancılardan nefret ederler hele moroccolular zencilere, arapalara 2.sınıf insan muamelesi yaptıklarını anlatıyorlar ama şu an Zidane,Benzama,Hennry gibilerinide başlarının üstüne koyuyorlar işini yaparsan hakkettiğin değeri bir şekilde görürsün.Hakeza almanlarında Türkleri cok sevdiği Türklere bir aşk beslediği söylenemez ama Mesut Özil gibi oyuncuları kapmak içinden ellerinden gelen gayreti gösteriyorlar

euphrates dedi ki...

Yahu basit oynamayı bilmeyen, Ortega'ya pas atmayıp kompleks yapan sonra adamı futboldan soğutan, üç maçtan birinde kova performansı sergileyen adamlar Vatikan'lı olsa ne olur?

Flying Dutchman dedi ki...

bir önce yorum yapan arkadaşa pek katılamıyorum. Burada karşılıklı bir kabahat var. Avrupa'ya gidip kariyerini orada bitiren çok az oyuncumuz var, bir çoğu zoru görünce gerisin geriye ülkeye dönüyor ki bunun da yabancı takımlarda Türk oyuncular için "rekabetçi yapıyı kaldıramama" ve "sadakat" gibi kavramları sorgulamasına yol açıyor. Örneğin Oktay Las Palmas'tan antrenmanda bir arkadaşı ile yumruklaştığı için ayrılmıştı...en azından onu bahane göstererek...

Ama Avrupalı'nın da hafiften negatif anlamda kayırması var. Ne olursa olsun bir Türk oyuncu bir Hollanda takımında tüm özellikleri aynı olduğu Hollandalı oyuncudan 1-0 geride başlar maça (tabi yabancı oyuncudan bahsetmiyorum, Hollanda pasaportu olanlar dahil)...Onun formasını kapması için ondan daha iyi olması gerekir. Aynı seviyede olursa Hollandalı her zaman tercih edilir

dolayısıyla o "işini yapan hakettiğin değeri görürsün" lafı biraz türk oyuncular söz konusu olduğunda "işini çok iyi yaparsan hakettiğin değeri bir şekilde görürsün" olarak değişmeli bana göre.

ama dediğim gibi burada iki tarafta da düzeltilmesi gereken şeyler var...

fd dedi ki...

Avrupa'ya futbolcu ihrac edemiyoruz - Pasaport ve Din ile cok alakali oldugunu düsünmüyorum. Mantalite meselesi daha cok. Kac tane futbolcumuz yurt disinda basarili olmus? Gelmis gecmis en büyügü dedigimiz Hakan Sükür tam manasiyla basarili oldu diyemeyiz, en yeteneklimiz dedigimiz Tuncay Stoke City'de, en formda döneminde Barcelona'ya giden Rüstü oynamadi. En uc isimler de durum böyleyken, Avrupali iki kere düsünür böyle bir oyuncuyu transfer etmeden. Manchester United, Partizan'dan Tosic ve Ljajic ikilisi Arda'dan daha mi yetenekli futbolcular örnegin? Degiller tabii ki, Arda kadar uluslararasi tecrübeleri bile yoktu ManUnited'a giderken ama sirplar Avrupa'da kendini ispat etmis kardesim, adamlar her ligde oynamis, bizim en iyilerimiz ise tosladi her yerde...

Blog Widget by LinkWithin