2 Haziran 2010 Çarşamba

6+2+2=Güle Güle Altyapı


Futbolcuların tatilde ve herkesin aklının 10 gün sonra başlayacak olan Dünya Kupasında olduğu şu günlerde, resmi bir transfer olup olmadığını en gerçek kaynaktan öğrenmek üzere galatasaray.org'u açtığımda şöyle bir duyuruyla karşılaştım: "Galatasaray Futbol Akademisi 2010 Seçmeleri Başlıyor"... Tugay Kerimoğlu'nun başında olduğu Futbol Akademisine yetenekli gençleri kazandırmak adına Galatasaray haziran ayının ortalarında seçmelere başlayacakmış. Yaşım artık bu işleri kovalamaktan oldukça uzak olmasına rağmen, bu haber içimdeki çocuğa "acaba o takımda olabilir miyim?" sorusunu sordurtmaya yetti de arttı bile. Bugün okulda öğrencilerime bahsettiğimde seçmelerden aralarında yaşı tutan ve futbol topuna "bomba" yerine "Jabulani" diyenlerin gözleri parladı birden. Nice gencin resmi siteden ya da gazeteden bu haberi okuduğunda aklından geleceğin Arda'sı, Sabri'si, Tugay'ı, Bülent'i, Aydın'ı, Emre Çolak'ı olmak geçmiştir...

Ama...
Ama, onlar istedikleri kadar alt yapıdan çıkıp A takımda oynamayı düşlesinler, bu işi başaramayacaklar...
Neden mi?
Bugün federasyondan gelen 10 yabancı futbolcu ile sözleşme imzalanabilecek maddesiyle gençlerin önü iyice tıkanmış olacak. Her ne kadar sahada 6 yabancı, kulübede iki yabancı, iki de tribünde oturacak şartı koşulsa da, bundan sonra "cebi dolgun" kulüpler 24 kişilik kadrolarının neredeyse yarısını yabancılarla dolduracak. Ve işin de garip yanı, Avrupa'da maça çıkan bir kulübün ilk on birinde belki de sadece tek Türk futbolcu yer alacak... Ne kadar tuhaf geliyor değil mi kulağa...

Bu karar Türk futboluna ne katar, ne götürür, İstanbul'un zengin kulüpleri mi yararlanır, "Anadolu" mu batar bunlar zaten Dünya Kupası heyecanı başlamadan şu bir haftalık dönemde konuşulur ama benim tek emin olduğum olay takımların alt yapılarını baltalayacağı yönünde. Zira, dışardan büyük ümitlerle getirilen bu futbolcuların tribünden maçı seyretmelerine gönlü pek razı gelmeyecek olan memleket kamuoyu, bir şekilde "mahalle baskısı" yaratarak bu topçuları yeşil sahada görmek isteyecektir ve futbol takımı en fazla on bir topçudan oluştuğu için, aşağıdan yukarıya çıkmayı bekleyen gençler biraz daha bekleyecektir, bekleyecektir, bekleyecektir ve genç takım için yaşı da büyük olunca, bir takasta kullanılarak Anadolu'ya gönderilecektir ve unutulacaktır... "Yediği haltlardan" ve formasını terletmediği maçlardan sonra bile Jo kadroda olup Cem Sultan görmezden geliniyorsa, Emre Çolak bekletilip, Dos Santos "Meksika milli takımı için hazırlanıyorsa!", yabancı futbolcuların alternatiflerinin de tribünde "çekirdek çitleten" yabancılar olacağını anlamak için Cruyff olmak gerekmez...

Galatasaray'a bakıyorum, bu seneki Franco fiyaskosundan sonra kaleyi Aykut ve Ufuk'a emanet edip, yabancı hakkını sıkıntı duyduğu diğer bölgelerde kullanmayı planlarken teknik yönetim, şimdi gelen bu ekstra iki yabancı hakkının birini kaleciden yana kullanacaktır ve öyle ya da böyle "dışardan" gelen formayı kapacaktır... Oysa ki, şans verilmesi durumunda hem Galatasaray hem de Milli takım belki de geleceğin file bekçisine sahip olabilecekti. Fenerbahçe'de Volkan Demirel'in geçirdiği evre buna güzel örnektir aslında...

Son olarak bu 6+2+2 diye giden sistemin ne kadar böyle kalacağını düşünüyoruz, ben buna pek uzun bir ömür biçmiyorum zira bu çok yakında 8+2ye evrimleşecek, bir müdet sonra "düz hesap 10 olsun" denecek ve bugün Galatasaray kulübünün alt yapıya çağırdığı çocuklar 18li yaşlara geldiğinde yabancı sınırlaması diye bir şey kalmayacaktır. Blogu takip eden genç nesiller 3 yabancı sırınırlamasını hatırlıyorlar mı acaba?
"Avrupa'da başarı için yabancı şart" bahanesini de n'olur günü kurtarmaya çalışan kulüp başkanları gibi önüme sürmeyin, zira hem kulübümün değerleri benim için başarılardan önce gelir, hem de bu işi iyi seçilmiş az sayıda yabancı oyuncuyu memleketin öz kaynakları içine katarak başarabilen bir çok takım da sayabilirim... Bir tanesi de aşağıda:

1 yorum:

gurkan2321 dedi ki...

Mehmet Demirkol'un eşi bu haberi duyunca haliyle sorar eşine:
- yahu mehmet nedir bu 10 ybancı muhabbeti
-MD: "bildiğin 10 yabancı işte hanım. 6'sı oynayabilecek 2'si yedek kulübesinde oturacak, 2'si de tribünde bekleyecek. budur yani" der. eşi bunu üzerine şu cevabı verir
- 2 yabancıda söğütlüçeşme de bekletsinler de tam olsun bari :D


her ne kadar komik ve zeka dolu bir benzetme olsa da zaten blog yazarımız yeteri kadar açıklamış işin vahim durumunu.yazık gerçekten. Fransa avrupa şampiyonası elemeleri için yetiştirdiği zidan'ı götürürken biz de götürecek bir futbolcu bulamayız. sonumuz hayır olur inşallah... "gürkonas"

Blog Widget by LinkWithin