4 Haziran 2010 Cuma

"Alırsın Ford Olursun Lord"



Basketbol maçlarını izleriz, hatta yeri gelir futbola tercih ederiz "parkeleri" ama pek basketbol yazmayız, nedeni çok, bir gün yazarız burada uzun uzun ama şimdi Gürkan arkadaşımızın u/M bloga yolladığı Lakers-Boston maçına ait yazıyı yayınlayalım, son günlerin gündeminden de uzak kalmayalım... Klavyene sağlık Gürkan, serinin devamını da bekleriz...


Çiçek Abbas filmini izleyenler için” diyeceğim ama izlemeyenler de birazdan değineceğim repliği iyi bilirler. Abbas (İlyas Salman) arabasını almıştır kahveye girer ve en büyük rakibi Şakir’i (Şener Şen) mat etme peşindedir. Kahvede bir süre atışırlar ve en son yarışmaya girerler laf yarışına. Orada bir söz geçer: “Alırsın Ford olursun Lord” diye… O dönemde en iyi ve en güvenilir araçtır Ford. Yolda bırakmazmış söylenene göre. Kamyon arkası yazılarının da en başta gelenlerindendir. Bu sabah NBA final serisinin ilk maçını izlerken, ben de Kobe için aynı düşünceyi yineledim. "Elinde Kobe gibi bir oyuncu varsa yolda kalmazsın" Gerçi Kobe ve Ford yan yana güzel durmadı ama Lakers severlerin, basketbol camiasının (ve benim) LORD’u bana göre KOBE BRYANT

NBA’ de final serisinin ilk maçında Los Angeles Lakers, Boston Celtics'i 102-89 yenerek seride 1-0 öne geçti. Kısaca maçın analizini yaparsak eğer karşılaşmaya iyi başlayan Lakers, Kobe Bryant, Ron Artest ve Pau Gasol'un sayıları ile ayakta dururken özellikle Pau Gasol'u pota altında iyi kullandı. Son 4 dakikaya 18-13 geride giren Boston Celtics, Paul Pierce ve Tony Allen'ın serbest atış sayıları ile rakibini yakaladı. Son bölümde Pau Gasol veLamar Odom ikilisinden gelen sayılarla skor üstünlüğü ele geçiren Lakers, ilk periyodu 26-21 önde tamamladı. İlk periyotta Lakers'da Kobe Bryant 8 sayı ile en skorer isimdi ancak aldığı 2 faul Lakers tarafında korkuları üzerlerine çekmişti. İlk periyottan en ilginç görüntü ise 27'nci saniyede bir pozisyon sonrasında hem Ron Artest hem de Paul Pierce yere düşünce hem gerilimin artması hem de iki oyuncu da teknik faul almasıydı. Zaten birbirlerini sevmeyen bu iki oyuncunun aralarındaki psikolojik savaşın maç başında böyle bir gerilim yaşatması Allahtan maça sirayet etmedi ve orada kaldı.

2.periyota Rasheed Wallace ve Kendrick Perkins'in sayıları ile giren Boston Celtics, 7.35 kala farkı 1 sayıya (32-31) indirdi. Kobe Bryant'ı tekrar oyuna alan Lakers, Andrew Bynum ve Gasol'un pota altı sayıları ile 39-35'lik skora ulaştı. Ron Artest'ın üstüste kaydettiği 5 sayı ile de Lakers farkı 9'a yükseltti. Özellikle Artest’in ve Pierce’ın kafalarının maçın başındaki olayda kalmaması ilgi çekiciydi. Her ne kadar Pierce sakinliğiyle bilinse de Ron Artest’in geçmişte yaptıkları bana seri boyunca sürer izlenimi vermişti ama o eski görüntüsünden uzak bir görüntü vermesi tabi ki bizi aldatmamalı. Periyodun son bölümünde Kobe Bryant, Derek Fisher ve Pau Gasol'un sayıları Rajon Rondo ile skor bulan Boston karşısında Lakers'ın devreyi 50-41 önde kapamasını sağladı. İlk yarıda Kobe Bryant 12 sayı, Pau Gasol ise 11 sayı, 7 ribaunt 3 blokla mücadele etti

3. periyota Kobe Bryant ve Andrew Bynum'ın sayıları ile başlayan Lakers, ilk bölümde farkı 13 sayıya kadar (65-52) çıkardı. Kevin Garnett, Kendrick Perkins ve Paul Pierce ile farkın açılmasını engel olmaya çalışan Boston, savunmada aynı direnci gösteremeyip Pau Gasol ve Kobe Bryant'ın sayılarına engel olamayınca fark 15 sayıya kadar çıktı.(77-62) Bu bölümde ben de farkın bu kadar açılması ve uykusuzluğun ağırlığı ile 3. periyodun son bölümünde şekerleme yapmış olsam da, Allahtan 4.periyodun başında uyandım ve baktım ki fark 20 sayı(84-64) Boston bu son bölümde sadece 2 serbest atıştan yaralanmış ve başka sayı bulamamış. (Kaan Kural’a teşekkürler)

4.periyota Rasheed Wallace, Paul Pierce, Glen Davis ve Kevin Garnett 'ın sayılarından oluşan 10-2'lik seriyle giren Boston Celtics, farkı 11 sayıya (85-74) indirdi. Özellikle bu bölümde Lakers’ın maçı kazanmış gibi oynaması koç Phil Jackson’ı çok kızdırdı. Mola sonrası oyuna giren Kobe yine sazı eline aldı ve farkın kapanmasına engel oldu. Kobe’ye maçın bir diğer yıldızı Pau Gasol ve çok eleştirilen Jordan Farmar’da katkı verince Boston'un kendilerini yakalamasına izin vermediler. Bu bölümde Garnett gibi bir yıldızın maçtan kopması ve bomboş bir hücum ribaundunu sayıya çevirememesi (topu aynı poızisyonda 2 defa elinden kaçırdı) ve 2 top kaybı dikkat çekiciydi. Son bölümde Lamar Odom'un da katkıları ve Ron Artest'ın üçlüğüyle fark 15 oldu (99-84) Garnett ve Pierce 'ın sayılarına rağmen Lakers maçı 102-89 kazanıp seride bir adım öne geçti.

NBA'in en çok şampiyon olan iki takımın mücadelesinde Kobe Bryant- Pau Gasol ikilisi maça damgasını vurdu. Kobe Bryant 30 sayı atarken(7ribaunt ve 6 asist) Pau Gasol 23 sayısına 14 ribaunt 3 blok ve 3 asist ekledi. Özellikle aldığı 8 hücum ribaundu ile savaşmaya hazır olduğunu gösterdi. 2008 finalllerinde mücadeleden kaçtığı yönündeki eleştirleri ve kötü oyunu yüzünden eleştirilen İspanyol pivot bu seride farklı bir Gasol göreceğimizi kanıtlar bir oyun sergiledi. Ayrıca savunmada hem Garnett’i hem de eşleştiği diğer oyuncuları muazzam savundu. Bryant- Gasol ikilisi birlikte toplam 53 sayı atarken, % 50 şut ortalaması tutturup(18-36), 9'u hücum 21 ribaunt topladılar ve 4 blok yaptılar. Buna karşılık Boston oyuncuları toplamda %45.3 şut ortalaması elde etti. Boyalı alanda da hakimiyetini gösteren Lakers 42-30 luk bir boyalı alan üstünlüğü sağlarken hücum ribaunlarında da(maçın anahtarlarından biri) çok etkili oldu. Lakers aldığı 12 hücum ribaundan 14 sayı üretmeyi başardı. Maç sonunda farkın 13 olduğunu düşünürsek iyi bir istatistik Lakers adına. Ayrıca Kobe-Gasol ikilisinin topladığı 21 ribaund Boston’lu oyuncuların toplam ribaund sayısı(31)ndan 10 eksik olması da Lakers’ın ve Süper yıldızlarının ne kadar aktif bir rol oynadığını gösterdi bize.

Celtics’in savunmasına ve hücumuna da değinecek olursak tabi ki bugün bildiğimiz o boğucu savunmayı gösteremediler. Kobe’nin tüm play-offlarda gösterdiği olağanüstü performansı sadece yavaşlatabileceklerini düşünüyordum. Ancak Kobe’nin olağanüstü gayreti, zekası ve basketbol bilgisi onun savunan oyuncuların erken faul problemine girmelerine neden oldu. Hatta savunma görevini üstlenen Ray Allen son derece kötü bir oyun çıkardı ve maç boyunca faul problemi ile boğuştu ve 27 dak. sahada kalabildi(3-8 isabet ile 12 sayı). Celtics’in savunma karakterine 3 periyotta 82 sayı yemek yakışmadı. Takım halinde çok kötü savunma yaptı yeşil-beyazlı oyuncular. Gerekliği sertliği-özellikle beklediğim pota altında- gösteremediler.
Olaya bir de Lakers kanadından bakacak olursak, Lakers adeta boğdu savunmada Celtics’li oyuncuları. Kobe’nin Rondo üzerindeki etkisi ve Fisher’ın Ray Allen’a yaptığı iyi savunma guard kanadını tedavülden kaldırdı. Ron Artest’in maçın başındaki olaydan sonra aklını savunmaya adaması ve son periyotta Glen Davis’den çaldığı top üzerine gösterdiği sevinç ne kadar hırslı ve konsantre olduğunu gösterdi bizlere. Bynum’un da sakatlığına rağmen beklenenin çok üstünde bir performans sergilediğinin altını çizelim.

Final serilerinde şampiyonluğun yolunu kenarda bekleyen oyunculardan geçtiği söylenir ve doğrudur da çünkü yardımcı roller her zaman seriyi belirlemiştir. İki takımın bench katkısını değerlendireyim biraz da. Lakers a göre kat kat güçlü bir kenar yönetimi var Celtics’in. Hatta ligdeki en iyi yedek oyuncular onlarda diyebiliriz. Lakers’ın ise tam tersi çok kötü durumda. Ancak bu maçta oyuncuların ruhları yer değiştirmişti sanki. Lakers da oyuna giren S.Brown, Luke Walton, Jordan Farmar ve özellikle Lamar Odom çok iyi katkı verdiler.(Odom zaten takımın 2 dak sonra oyuna giren 6. adamı) Oyunun en kritik dakikalarında(özellikle Celtics’in farkı kapattığı son periyot) Kobe’yi ve diğer oyuncuları iyi dinlendirdiler ve Koç Phil Jackson’a hazırız mesajı verdiler. Celtics’de ise sadece Rasheed Wallace ve Glen Davis hem savunmada hem hücumda iyi katkı sağladı. Diğer oyuncular Lakers’lı oyuncuların penetrelerine refakat edebildiler.

Final serisinin ilk maçı bu şekilde gelişti ve sonlandı. İlginç birkaç istatistik vereyim. Lakers ile Celtis’in tarihteki 12. Final karşılaşması bu ve Lakers 4 kez ilk maçı almasına rağmen 3’ünde Boston şampiyonlukla seriyi noktalamış. Bir ilginç istatistik ise Koç Phil Jackson’ın Final serilerinde başında bulunduğu tüm takımlarda ilk maçı kazandıktan sonra seriyi de kazanıp Şampiyon olması. Bakalım NBA tarihinin en çok şampiyon olan koçu 11. yüzüğü parmağına takabilecek mi?

1 yorum:

Bandit dedi ki...

Phil Jackson sadece final serilerinde degil tum kocluk kariyerinde ilk maci kazandigi zaman serilerde 47-0.

Blog Widget by LinkWithin