Alanyaspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Alanyaspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Mart 2026 Salı

Alanyaspor:1-2:Galatasaray (Türkiye Kupası)

Kupada üçte üç yapıp, çeyrek finale çıkmayı çok büyük oranda garantilemiş olan Galatasaray, ligde üç gün evvel mağlup ettiği Alanyaspor'a konuk olurken, Beşiktaş, Liverpool, Başakşehir, Liverpool serisine çıkmadan önce Osimhen, Icardi, Sanchez, Abdülkerim, Sara, Yunus, Uğurcan, Sallai gibi oyuncularını İstanbul'da bırakarak geldi Alanya'ya... İlk onbirin değişmezleri yokken, Asprilla ve Nhanga gibi gençlere maça başlama şansı doğmuştu ve Okan Buruk kalede kupa kalecisi Günay, savunmada Boey-Kaan-Jakobs-Eren ile önlerinde tecrübeli İlkay ve çömez Nhaga, hücum hattında da Sane-Ahmed-Asprilla-Barış vardı... Barış fizikli olunca Okan Buruk onu dinlendirmeyi düşünmemiş, oynadıkça form tutacağını biliyordu...


80-81 sezonundan ilham alınarak yapılan beş yıldızın yan yana olduğu sarı formayla ilk defa sahaya çıkıyordu Galatasaray ve İlkay da o senelerin Fatih Terim'i gibi Jakobs ve Kaan'ın arasına girerek sarkık libero gibi "abilik" yapıyordu takıma. İlkay "halı sahaların ağır abisi"ydi de 18 yaşındaki Nhaga enerjisi ve isteğiyle sahanın her tarafında yer alıyordu. Eyüpspor maçında sahaya ayak basmasıyla taraftarın yoğun ilgisine maruz kalan genç oyuncu, Alanya'da da tüm gözlerin üzerinde olduğu maçta formasını sırılsıklam etti, Galatasaray kariyerinin ilk golünü de attı. Az kalsın ikinci golü de atıp, maçın fişini çekecek ve kulübede şans bekleyen diğer gençlere de oyuna ayak basması için fırsat yaratacaktı da sol ayağı sağ ayağı kadar güçlü değildi...


Nhaga kadar gözlerin üzerinde olduğu bir diğer oyuncu da Asprilla'ydı. Bugüne kadar kanatlarda görev yapıp, biraz da fiziksel yönden bizim ligin sertliğine "yumuşak" kalan Kolombiyalı, bu gece Alanya'da on numara oynayınca, çok daha rahat etti, bol bol gezdi, arkadaşlarını oynattı da o da Barış Alper'in pasında Nhaga gibi siftah yapacaktı ama biraz acelecilik, biraz da kaleci Victor'un başarısıyla gol sevinci yaşayamadı.



Ve maçın yıldızı Barış Alper Yılmaz. Ianis Hagi'nin karşı karşıya Günay'ı geçemediği atak ve ev sahibinin "baskın basanındır" mantığıyla ilk dakikalarda Galatasaray'ın üzerine gelme coşkusunu kanattan topu alıp Fatih'e penaltı yaptırarak söndürdü. 11 metre atışını da çok şık kullanarak takımını öne geçirirken, 5 dakika sonra önce kafayla Victor'u çok zorladı, sonrasında kullanılan köşe atışında da direk ikinci gole müsaade etmedi. Topu bol bol ayağında tutup, İlkay ve Sane ile dantel gibi ince ince dokuyup, kalede rahat pozisyon arayan Galatasaray, ev sahibine uzaktan attırdığı şutlar dışında pozisyon vermezken, Sane'nin kamıkaze gibi rakip ceza sahasına çaprazlama dalıp, Eren'i kaçırması, onun pasında Barış'ın da boş Nhaga'ya bırakması ile Galatasaray iki farklı öne geçiverdi. Bu kadar net golün ofsayt için neden VAR'ı beklediğimizi kimse anlamadı...


İlk devre biterken önce Güven boş plaseyi auta attı, sonra Asprilla Barış'ın ikinci asistini pasa dönüştürken, Barış'ın sürekli arkadaşlarına gol attırma çabası gözlerden kaçmıyordu.


İkinci yarıya Barış-Lang değişikliği ile başlarken Galatasaray, oyuncular da oyunu rolantıye alıp, skoru korumak ve önündeki derbiyi düşünmeye başladılar. Bu dakikalarda Alanyaspor, Güven ve İbrahim ile bir kaç Günay'ı zorlasa da yine Galatasaray "bilmemkaç" pas yaptığı bir sekansta Sane savunma arkasına kaçtı, onun "al da at" pasında Ahmed kolayı değil, zoru başardı ve topu kale çizgisindeki savunmacıya isabet ettirdi. Peşinden Sane de "hep pas mı vereceğim" dercesine bir kaç kez kaleyi denedi ki, 64te Lang'ın pasında o da rahatken fileleri göremedi. 

Ev sahibi için Ianis'in orta sahaya yakın yerden kavisli ortası az kalsın gol olacakken, bitime 15 dakikadan az kala savunma arkasına atılan topta Singo hatalıydı, İzzet topu taşıdı ve Mounie'ye üç gün aradan sonra tekrar bir Galatasaray maçında gol attırıyordu. Farkın teke inmesi Alanyalıları yüreklendirince, Galatasaray savunmasının gol için ileri çıkarken kaptırdığı iki topta hem Mounie hem de İzzet meşin yuvarlakla fileleri buluşturamayınca maçın skoru değişmezken, Galatasaray üst tura çıkarken, taraftarın çok merak ettiği Can Armando Güner de siftah yapıyordu...



Stat: Alanya Oba

Tarih:03/03/2026

Hakemler: Çağdaş Altay, Candaş Elbil, Hüseyin Aylak VAR: Erkan Engin

Corendon Alanyaspor: Victor, Fatih Aksoy (Ümit Akdağ dk. 46), Viana, Aliti, İbrahim Kaya, Makouta (İzzet Çelik dk. 74), Janvier, Enes Keskin (Hadergjonaj dk. 46), Efecan Karaca (Hwang dk. 59), Hagi, Güven Yalçın (Mounie dk. 59)

Yedekler: Mahmut Can Kara, Batuhan Yavuz, Lima, Meschack, Buluthan Bulut

Teknik Direktör: Joao Pereira

Galatasaray: Günay Güvenç, Boey, Kaan Ayhan, Jakobs (Singo dk. 67), Eren Elmalı (Dağhan Kahraman dk. 90), İlkay Gündoğan, Nhaga, Sane (Can Güner dk. 77), Asprilla (Gökdeniz Gürpüz dk. 90), Ahmed Kutucu, Barış Alper Yılmaz (Lang dk. 46)

Yedekler: Arda Yılmaz, Sara, Torreira, Eyüp Can Karasu, Furkan Koçak

Teknik Direktör: Okan Buruk

Goller: Mounie (dk. 78) (Alanyaspor), Barış Alper Yılmaz (dk. 6 pen.), Nhaga (dk. 29) (Galatasaray)

1 Mart 2026 Pazar

Galatasaray:3-1:Alanyaspor


Türkiye Süper Liginin 2025-2026 sezonunda 55 puanla lig 1.si Galatasaray'ın, 26 puana sahip lig 10.su Alanyaspor'u 28.02.2026 tarihinde 20.00de başlayıp saatlerin 22.00ye yaklaştığı gece 3-1 ile yendiğini yazacaktır tarihin "rakam"sever istatistikleri de acaba futbol sadece "kuru" rakamlardan mı oluşuyor diye merak eden olacak mı? Ya da başka bir deyişle "futbol sadece 90 dakikadan mı ibaret?"

Galatasaray iki gün evvel İtalya'da iki saatlik bir maç oynadıktan sonra "yorgun-argın" geldiği İstanbul'da ligin "teknik direktör" takımı Alanyaspor'u 3-1 ile geçebildiyse, o maçı dün gece değil bundan 1 hafta evvel Konya'daki maçın bitiminde tribünleri dolduran seyircinin yaktığı alevle başlayıp, İstanbul havalimanında binlerce sarı-kırmızı sevdalısının gecenin bir köründe mağlup olmuş topçuları karşılayıp "Bu takım bu sene s.ke s.ke şampiyon" tezahüratının ateş olmasıyla kazanmıştır. Ki bu ateş öyle yayılmıştı ki Juventus maçından sonra televizyon ve sosyal medyanın köşe başlarını kaplamışların "utanıyorum" söylemlerini tozla küle çevirmiş, takıma güveni ve bağlılığı arşa çıkarmış ve Alanyasporlular topu her ayaklarına aldıklarında ıslık ve protesto altında kalmışlardı. Rakip ligin orta sıralarındaki Alanyaspor muydu yoksa Real Madrid mi Liverpool mu hiç belli değildi, tribün "konsantre" olmuştu, "cehhenemi" yaşatıyordu...


Bir hafta evvel Konya'daki "rotasyondan" dili yanmış olan Brian Birch'un mavi eşofmanıyla sahaya çıkan Okan Buruk, yorgun olmalarına rağmen as kadrodan Uğurcan, Sanchez, Sara, Torreira, Lang, Barış ve Osimhen ile başlarken oyuna, onların yanına da Boey, Singo, Eren, Sane'yi eklemişti. Icardi, Jakobs, İlkay, Lemina, Abdülkerim, Asprilla, Nhaga, Kaan, Ahmet ve Günay kulübede yer alırken, Yunus ve Sallai ise tribünden destekliyordu arkadaşlarını.

Derbiler dışında lig maçlarında görmeye alışık olmadığımız bir tribün desteği altında sarı-kırmızılı topçular da yorgunluklarını bir nebze unutmuş olsalar gerek ki, ilk tehlike Galatasaray'dan geldi. Savunmadan atılan "başıboş" topu Usain Bolt misali bir koşuyla Barış yakaladı, pasında Torreira Osimhen'e verdi ve onun pergel gibi uzun bacaklarıyla topuk vuruşunda kaleci Victor başarılıydı. İlk atak ev sahibinden geldi gelmesine ama sonra Alanyasporlular peşi sıra zorladılar Uğurcan'ın kalesini. Uzaktan şut mu denemediler, ara pas mı yapmadılar, rövaşeta bile denediler gol atmak için ama Uğurcan başarılıydı. Hatta dakikalar 38i gösterirken Koreli Ui-Jo orta sahadan öyle bir "balistik füze" yolladı ki (bu arada savaşa hayır diyelim) Uğurcan parmak uçlarıyla ancak direk yardımıyla golü engelliyordu.


Galatasaray ise 4. dakikadaki atak dışında ikinci atağında uzun süreli paslaşmalar sonrası beşli savunmanın arkasına Torreira-Sane işbirliği ile geçip, Boey ile golü buluyordu lakin VAR'dan ofsayt kararı çıkıyordu. 


İlk 30 dakika ev sahibi için pek de alışık olmadığı bir "suskunlukla" geçer yeşil zemindeki oyun, sonrası ufaktan hareketlenmeler başlıyor, Barış savunmatı peşine takıp getirdiği atakta kaleciyi geçip, direğe takılıyor; peşi sıra korner atışlarında tehlikeler golle sonuçlanmıyor; Sara'nın plasesi direğe santimetrelerle auta gidiyor; Osimhen'in hırsla çaprazdan abanması üst tribünlerde son buluyor; Lang'ın boş pozisyonda trivela denemesini rahatlıkla Victor kucaklıyor derken yine bir basket takımı gibi paslaşmalar sonrası Sane'nin Torreira'ya pasında Uruguaylı Boey'i ceza sahası içinde görüyor ve onun sol ayakla plasesi bilardo topu edasıyla süzülerek uzak köşe dibinden filelerle sarmaş dolaş oluyordu... Top ağlarla buluştuğunda +2 dakika uzatmanın olduğu maçta dakikalar 46.41 gösteriyordu ki hakem Ali Şansalan santradan sonra maçı bitirmek için neredeyse 1 dakika daha ekledi oyuna da Ali Şansalan ve VAR hakemi Halil Umut Meler için özel bir paragraf açacağım yazının sonlarında.

İkinci yarıya Alanyaspor'un gol sinyali ile başladık, önce Hadergjonaj'ın ortasında Makuta kafayı auta attı ama iki dakika sonra renktaşı Mounie ligin ilk devresinde değerlendiremediği bir ton pozisyonun aksine bu sefer kafayla skorda eşitliği sağlıyordu. Oyunda yeniden eşitlik sağlanmış, Galatasaray taraftarı tekrar devreye girip, galibiyet için topçularını yüreklendiriyordu ki Sara'nın ortasında meydana gelen karambolde top direkten dönerken, üç dakika sonra Boey'in savunma arkasına Sara'yı kaçırıp, onun kafayla pasında Osimhen rövaşeta deniyor ve başarısız deneme Torreira'ya asiste dönüşüp, kaptanlık bandının sahibi Uruguaylı fileleri sarsıyordu. Sonrası mı? Duygu boşalması, ya da Müslüm Babadan "Böyle bir aşk görülmemiş dünyada."







Geriye düşen Alanyaspor eşitlik için bir kez daha şansını deniyor, Mounie'nin uzaktan şutu alt direği yalayarak auta giderken, Galatasaray ise maçı koparacak üçüncü golün peşindeydi. 77'de Boey'in sara bir pasında daha Brezilyalı yine kale arkasındaki fileleri döverken, Sane'nin son 10 dakikaya girilirken "al da at" pasında Victor Osimhen adaşını geçemiyordu. Ama, kaleci Victor o kurtarışın hayali aleminden çıkamamış olacak ki iki dakika sonra ayağındaki topu Osimhen'e veriyor, golcü de gerekeni yapıyordu... Ligdeki 10. golüne imza atan Osimhen yine gol sonrası maskesini çıkararak sevinmiyor, bir kez daha maç sonrası tartışmalara zemin hazırlıyordu...


Oyunun kalan dakikalarında yapılan topçu değişiklikleri, Sane'nin özlettiği çaprazdan şutlarından bir tanesini göstermesi ve Güven'in auta giden ama hakemin ofsayt bayrağı kaldırdığı an dışında kayda değer bir olay olmazken, maçın hakemlerine değinmeden geçmek olmaz. Öncelikle Ali Şansalan'ın vakti evvelinde yönettiği ve hiç de başarısız olmadığı Trabzonspor-Fenerbahçe maçı sonrası Ali Koç'tan veto yiyip, uzun yıllar Fenerbahçe maçlarına çıkamaması sonrası ilk çıktığı Fenerbahçe maçıyla birlikte hakemliğinde de gerileme, kararlarında da korkaklık göze çarpıyordu. Dün gece maçın 52. dakikasında Osimhen'in Aliti'den önce davranıp ayağını öne koyup, Alanyalının ona vurmasında yaşadığı tereddüt gözlerden kaçmıyordu: penaltı verip verme arasında saniyeler düşünüp her hakemin yaptığı "Galatasaray lehine hata yapmaktan Galatasaray aleyhine hata yapmak" seçeneğiyle topu VAR'daki Halil Umut Meler'e paslamıştı. Peki VAR'daki hakem ne karar verecekti, bir zamanlar saha içinde Ankaragücü-Galatasaray maçında Mohammed Moustafa'ya dirsekten kırmızı kart çıkaran Halil Umut Meler, 25. dakikada Koreli Jo'nun Torreira'ya "aparkart"ını 5-6 kameradan göremiyordu... Aliti'nin Osimhen'e "açık seçik vuruşunda" penaltı vermeyen Ali Şansalan, iki dakika sonra aynı oyuncunun Osimhen'e ceza sahası dışında müdahalesinin olmamasına rağmen faul çalıyordu. İşte bu iki hareket zaten hakemlerin hangi kafayla maç yönettiklerini gösteriyordu. Karşılaşmada dakikalar 64ü gösterirken Mounie'nin Sanchez'in kaval kemiğine basıp, sıyırarak ayağına kadar inmesine ise kırmızı kart demeyecek hakem yokken, Ali Şansalan eline cebine götürmüyordu. Öte yandan Boey'in gol sevincinde bayrak direğini tekmeleyip, Torreira'nın seyircinin içine kadar gitmesine ise aşırı sevinçten kart verilebilirdi ama ben bu kuralın da değişmesinden yanayım zira forma çıkarma da seyirciye koşma da bence serbest olmalı: Gol sevincine özgürlük... Bir istatistikle bitirelim: Ali Şansalan bugün Alanyaspor aleyhine sadece 4 kez faul düdüğü çaldı. Galatasaray aleyhine ise 18!






Güzellikle bitirirsek, İlkay'ın oyuna girmesi sonrası Osimhen'in ona kaptanlık bandını takması attığı gol kadar değerliydi...


Stat: RAMS Park

Tarih:28/02/2026

Hakemler: Ali Şansalan, Bersan Duran, Murat Altan VAR:Halil Umut Meler

Galatasaray: Uğurcan Çakır, Sacha Boey, Singo, Sanchez, Eren Elmalı, Torreira (İlkay Gündoğan dk. 79), Sara (Asprilla dk. 87), Sane, Barış Alper Yılmaz (Lemina dk. 66), Lang (Jakobs dk. 79), Osimhen (Icardi dk. 86)

Yedekler: Günay Güvenç, Ahmed Kutucu, Kaan Ayhan, Abdülkerim Bardakcı, Nhaga

Teknik Direktör: Okan Buruk

Alanyaspor: Victor, Lima (Fatih Aksoy dk. 82), Aliti, Ümit Akdağ, Hadergjonaj, Makouta (Enes Keskin dk. 82), Janvier, Ruan, Meschack (Hagi dk. 62), Hwang Ui-jo (İbrahim Kaya dk. 73), Mounie (Güven Yalçın dk. 82)

Yedekler: Ertuğrul Taşkıran, İzzet Çelik, Efecan Karaca, Baran Moğultay, Viana

Teknik Direktör: Joao Pereira

Goller: Sacha Boey (dk. 45+2), Torreira (dk. 58), Osimhen (dk. 83) (Galatasaray), Mounie (dk. 49) (Alanyaspor)

Sarı kartlar: Lang, Singo (Galatasaray), Lima, Aliti, Makouta (Alanyaspor)

27 Eylül 2025 Cumartesi

Alanyaspor:0-1:Galatasaray

 


"Başka bir şey yok kardeşim, en büyük Galatasaray" diyordu bir zamanlar,  Alanya'da oğlunu efsanesi olduğu takıma karşı seyretmeyen gelen George Hagi. Bir yanda saha kenarında eski takım arkadaşı Okan Buruk, öte yandan 10 numaralı Galatasaray formasıyla Leroy Sane... Ianis'i seyretmeye gelmişti Hagi ama Pereira onu son 20 dakika oyuna alınca, "Karpatların Maradonası" da bizim gibi "ızdırap" çeken bir Galatasaray izlemek zorunda kaldı. İkinci yarı Sane'nin düşürülmesi ile kazanılan serbest atışta "Ah şimdi orada olsaydım" diye içinden geçirdiğine yemin edebilirim de ispat edemem... Ya Sane'yi seyrettikçe, "Bu forma kimlere kalmış" dememiş midir?


Saha dışından, oyun alanına dönersek, taraftarın kafasının 3 gün sonra oynanacak olan Liverpool maçında olması belki doğaldı da Okan Buruk ve topçular da salı gecesini düşünür gibiydiler. Osimhen denenmek için kadroya alınmış, Lemina, İlkay ve Yunus da kenarda dinleniyorlardı. Alanya'da Sara Torreira'ya eşlik edecek, Sane oyun kuracak, Sallai de orjinal bölgesi kanattan akacaktı rakip kaleye.


Ev sahibi ekip içerde Beşiktaş'ı yenmiş, deplasmandan Fenerbahçe'den puan almanın özgüveni ile lidere de ilk puan kaybını yaşatmayı amaçlıyordu. Taraftarlarının desteği ile baskılı da başladılar maça, Galatasaray'ın oyun kurmasını engelleyince, Okan Buruk'un takımının tek opsiyonu Uğurcan'ın vurduğu uzun topları Icardi ve Barış'ın indirip pozisyon bulmasıydı. Bir de Singo'nun cesurca topla rakip sahaya dikine girmesi.  Maçta ilk çeyrek biterken ilk atak da Singo'nun slalomu ile oldu Galatasaray adına. Sonra Eren'in ortasında arka direk dibinde Sane cılız bir kafayla skoru değiştiremedi de Galatasaray'ın Alanya sahasına yerleştiği o dakikalarda Singo "şapkadan tavşan çıkardı" rakibi Yusuf'u geçti ve pasında Icardi topukla şahane bir gol kaydetti. "Kilolu" filan dedikleri golcü her maç ağları sarsmaya devam ederken, bu maç takımın ayakta kalan topçularından biriydi.


Frankfurt deplasmanında da Galatasaray ilk yarım saatte öne geçmiş ama sonrası rakip attığı gollerle Şampiyonlar Ligi ilk haftasını Okan Buruk ve takımı için kabusa çevirmişti. Alanya'da da aynı filmi seyrettik, ilk yarım saatten sonra maç ev sahibi topçular ile Uğurcan arasında geçti. 26'da Ogundu'yu karşı karşıya engelleyen Uğurcan, on dakika sonra savunmanın hatasından yararlanan İbrahim'e de gol izni vermedi. 

İkinci devre Torreira'nın yerine oyuna Lemina'nın dahil olmasıyla Singo-Sanchez ve Abdülkerim'le üçlü savunma denemesi yapan Okan Buruk, özellikle sol tarafından açık verince, 15 dakika sonra Jakobs ile Apo ve Sara ile İlkay'ı değiştirdi ve takımına direnç kazandırmak istedi de maçta deplasman ekibi adına değişen bir şey olmadı. Alanyalılar şutladılar, Uğurcan çıkarmaya devam etti, takım arkadaşları da seyretmeye...


Perreira'nın Ianis ve Ruan değişiklikleri takıma güç katarken, Okan Buruk'un Konya maçında yaptığı "manasız" oyuncu değişiklikleri gibi Sane'nin yerine Metehan'ı almasını anlayan var mıydı? Sağ beke geçen genç topçu, bekten ziyade ceza sahasına yakın oynayınca Uğurcan'ın çıkardığı bütün topların başlangıcı Yusuf'la oluyordu.

Galatasaray'ın Trabzon'dan transfer ettiği Uğurcan kurtarışlarıyla kariyer rekoru kırarken, topun iki defa direkten dönmesi ve 90+3te Mounie'nin iki adımdan topu auta atması da futbol tanrılarının kendisine hediyesiydi.

"En kötü Galatasaray performansıydı" diye beylik sözler etmeyeceğim, bugüne kadar bir çok felaket maç da izledim de, Alanya karşısında Galatasaray bu senenin en zayıf oyununu oynadı. Futbol böyle bir şey işte, bazen tek kale oynarsın, toplar girmez, puan kaybedersin, bazen de rakipler seni boğar, sen savunma yaparsın, bir tane atar üç puan kazanırsın... 

Ligde 7 maçta kazandığı 21 puanla Galatasaray zirvede farkı açarken, bu süreçte kalesinde sadece iki gol görmesi ve deplasmanlarda gol yememesi de defterin kar kısmına yazılacaklar arasında. Peki, zarar kısmı, o da Okan Buruk ve ekibinin işi... Liverpool maçıyla birlikte önlerinde oldukça zor bir fikstür var ve bu engelleri aşarken de çok bilmişlik ve ukalalık yerine onlara destek olma zamanı... Tabii Galatasaray'ı seviyor, Hagi'nin dediği gibi  "Başka bir şey yok kardeşim, en büyük Galatasaray" diyebiliyorsak canı gönülden...



Stat: Alanya Oba

Tarih: 26/09/2025

Hakemler: Zorbay Küçük, İbrahim Çağlar Uyarcan, Mehmet Salih Mazlum VAR: Alper Çetin

Alanyaspor: Ertuğrul Taşkıran, Lima, Aliti, Ümit Akdağ, Hadergjonaj (Ruan dk. 70) Makouta (Janvier dk. 80) Maestro, Yusuf Özdemir, İbrahim Kaya (Hagi dk. 70) Hwang (Mounie dk. 58) Ogundu

Yedekler: Victor, Efecan Karaca, Enes Keskin, Güven Yalçın, Fatih Aksoy, Viana

Teknik Direktör: Joao Pereira

Galatasaray: Uğurcan Çakır, Singo, Sanchez, Abdülkerim Bardakcı (Jakobs dk. 63) Eren Elmalı, Torreira (Lemina dk. 46) Sara (İlkay Gündoğan dk. 63) Sallai, Sane (Metehan Baltacı dk. 77) Barış Alper Yılmaz (Osimhen dk. 84), Icardi

Yedekler: Günay Güvenç, Yunus Akgün, Berkan Kutlu, Ahmed Kutucu, Kaan Ayhan

Teknik Direktör: Okan Buruk

Gol: Icardi (dk. 23) Galatasaray

Sarı kartlar: Makouta, Aliti (Alanyaspor), Sanchez (Galatasaray)

11 Mart 2025 Salı

Alanyaspor:1-2:Galatasaray


2011-12 play-off sezonu da dahil Galatasaray'ın başta Fenerbahçe olmak üzere futbol federasyonu da dahil herkese karşı olduğu başka bir sezon yaşandığına şahitliğim olmadı...

Her hafta "bu da olmaz" denilen bir olayla Galatasaray karşı karşıya kalıp, ligi zirvede bitirme yarışı içinde...

Geçen hafta Kasımpaşa deplasmanında 2 puan kaybedince "karşı" taraf 4 puan geride olmasına rağmen ana akım medya ve sosyal medyadaki algılarla beraber "Galatasaray bitti" havası yaratarak Okan Buruk ve takımına bir darbe de saha dışında vurmaya çalıştı...

Buna karşı da yönetim ve Okan Buruk takımı Alanya'ya erken "kaçırıp", maça normalden daha fazla kamp yaparak hazırlama imkanı sundu...

Son haftaların aksine daha arzulu bir Galatasaray beklerken Alanya karşısında, yine ilk yarıyı "çöpe" atan bir takım vardı. Üstelik de soyunma odasına geride giriyordu. Ev sahibi ilk atakta golü bulmuştu Vilhena ile. Uzun zamandır takip ettiğim ve Galatasaray'da faydalı olacağını düşündüğüm Yusuf Özdemir ile de pozisyonları vardı Alanya ekibinin...


Okan Buruk ise Mertens'i unutup, Kasımpaşa maçının benzer kadrosuyla sahadaydı, sadece Sallai yerine Moratta sahadaydı. Osimhen'in partneri İspanyol golcü olacaktı, Okan hocanın aklında hala Tottenham maçında Icardi-Osimhen uyumu vardı... Ama maalesef o maçın havası yakalanamıyordu uzun zamandır zira en kritik eleman Sara'nın formsuzluğu devam ediyordu... Elde Lemina varken, ki o da son maçlarda beklenileni veremiyor, Sara yerine Mertens'le başlamak orta sahada Torreira-Lemina denenebilirdi...

Altıncı dakikada Moratta'nın pasında Frankowski'nin şutu gol olsa Galatasaray adına bambaşka bir ilk devre olabilirdi de, Ertuğrul bu sert şutta başarılıydı. 


Maçtan sonra pek beğenilen hakem Yasin Kol da memleket futbol havasından etkilenmiş olacak ki, Galatasaraylılara "patır patır" sarı kart verirken ev sahibi 2 sarı kartla bitiriyordu oyunu. Sadece kartlar değil, ilk yarı biterken Moratta'nın kapalı koluna çarpan topa düdük çalıp, gol pozisyonunu engellerken, bir kaç dakika sonra da ev sahibi savunma oyuncusunun topu elle "kepçelemesine" de VAR'la birlikte seyirici kalıyordu...


Bitiyor muydu hakemin "marifetleri", soyunma odasına giderken yedek kaleci Günay'a da kırmızı kart çıkartıyor, ev sahibi yöneticiler bile Günay'ın bir hatası yok diye isyan ediyordu... Kaptan Muslera'ya gösterdiği sarı kart, Yunus'un ayağına müdahaleye "devam" kararı gibi sadece Galatasaray aleyhine verilecek kararlar da Yasin Kol'un diğer yaptıklarıydı...

İkinci kırkbeş dakikaya Lemina yerine Yunus oyuna girince, Galatasaray biraz daha hareketlendi, ev sahibi ise tamamen savunmaya gömüldü. Ve geçen yıl yine burada iki gol atan Barış Alper o geceyi hatırlatıp, uzaktan vurduğu top kaleciden sekip savunmaya çarpınca maça eşitlik geliyordu. 

On dakika sonra da yine Barış ortalıyor, "özcimbomlu" Osimhen kafayla takımını öne geçiriyordu. Galatasaray biraz "silkelenince" bu ligin çok üstünde olduğunu gösteriyor, 67de Osimhen'in fişi çekecek topunu Ertuğrul yine başarılı bir refleksle çıkarıyordu. Ve bitime 5 dakika kala yine Osimhen kaleciyi de geçip boş kale yerine topu dışarı atınca fark ikiye çıkmıyordu...

Girizgahta da belirttiğim gibi "apacayip" bir sezonda Galatasaray'ın şampiyon olması için geriye 10 maçı kalıyor ve bu süreçte dün gece Fatih Terim'in TRT Spor'a verdiği röportajda belirttiği gibi "Şampiyonluk, Galatasaray'ın hakkı. Beşinci yıldız, Galatasaray'ın hakkı. Galatasaray'ın camia olarak, sezonun böyle bir anında buradan geri adım atmayacak tecrübesi var. Gönlüm, Galatasaray'ın şampiyonluğundan yana. Bunun için de bir arada olmaya ihtiyacımız var."

İyi oyun, kötü oyun demeden "herkese" karşı savaşan bu takımı sonuna kadar desteklemek için bir arada olmalıyız...




Stat: Gain Park

Hakemler: Yasin Kol, İbrahim Çağlar Uyarcan, Samet Çiçek

Alanyaspor: Ertuğrul Taşkıran, Lima, Fatih Aksoy (Janvier dk. 84), Aliti, Hadergjonaj, Richard, Makouta, Vilhena, Yusuf Özdemir, Cordova (Hwang dk. 70), Sporar (Arda Usluoğlu dk. 84)

Yedekler: Yusuf Karagöz, Furkan Bayram, Umut Mert Toy, Efecan Karaca, Balkovec, Batuhan Yavuz, Enes Keskin

Teknik Direktör: Sami Uğurlu

Galatasaray: Fernando Muslera, Przemyslaw Frankowski, Davinson Sanchez, Abdülkerim Bardakcı, Eren Elmalı (Roland Sallai dk. 70), Mario Lemina (Yunus Akgün dk. 46), Lucas Torreira, Gabriel Sara (Kerem Demirbay dk. 90), Barış Alper Yılmaz, Alvaro Morata (Kaan Ayhan dk. 79), Victor Osimhen (Ahmed Kutucu dk. 90)

Yedekler: Günay Güvenç, Dries Mertens, Berkan Kutlu, Elias Jelert, Carlos Cuesta

Teknik Direktör: Okan Buruk

Goller: Vilhena (dk. 23) (Alanyaspor), Aliti (dk. 51 k.k.), Victor Osimhen (dk. 62) (Galatasaray)

Kırmızı kart: Günay Güvenç (Devre arası) (Galatasaray)

Sarı kartlar: Aliti, Lima (Alanyaspor), Barış Alper Yılmaz, Mario Lemina, Eren Elmalı, Fernando Muslera, Alvaro Morata, Roland Sallai, Ahmed Kutucu (Galatasaray)

9 Ekim 2024 Çarşamba

Galatasaray:1-0:Alanyaspor

 


"Sahaya çıkın ve yediğiniz haltı temizleyin!"

Böyle demiştir Okan Buruk, Alanyaspor maçı kadrosunu taktik tahtasına yazarken...

Önce Kasımpaşa beraberliği ve sonrasında deplasmanda "köy takımı!" Rigas'a kaybedilen puanlardan sonra Letonya deplasmanına çıkan ilk onbiri sahaya sürüp, "Bu b.ku siz yediniz, temizlemek de size düşer" demiş gibi sanki... Bir farkla, Günay kenarda, kaptan Muslera sahada...


Bazı bölümlerde zorlansa da sarı-kırmızılı topçular, özellikle ilk yarı Fatih Tekke'nin takımını Muslera'nın kalesine yaklaştırmadan, bir atıp, üç puanı cebe indirdi ve milli araya kaostan uzak, yüzlerde gülücüklerle 5 günlük "tatile çıktılar"... Kimi eleştirse de, hakları, 23 günde 7 maç yapmak, kolay değil... "Milyonlar kazanıyorlar, ne tatili" diyenleri duyabiliyorum da, insan yahu bunlar, insan olduklarını unutmayalım...

Saha içine dönersek, Francesco Farioli ile Alanya'ya gelen, Pep'in Barcelonasının dünya futboluna mirası "geriden pasla çıkma" stratejisini Fatih Tekke de takımına oynatınca, Galatasaray'ın çok arzuladığı bir oyun oldu. Okan Buruk'un takımı ön alanda baskı kurdu, Sanchez ve Abdülkerim orta sahaya kadar geldiler ve maç tek kale oynandı, Muslera bir sandalye çekip matesini içse kimse farkında bile olmazdı.

Özellikle 14 ile golün geldiği 27. dakikalar arası Mertens, Sara, Yunus ve Barış kaleyi yokladılar da Fenerbahçe'den Boluspor'a zamanın parasıyla 1 milyon dolara transfer olup yedek beklemesiyle adını ülke futboluna duyuran Ertuğrul yıldızlaştı... Hatta ikinci devre de Sara'nın şutu ve Apo'nun Sara'nın kornerinde vurduğu kafayı çıkarması da farkın açılması adına önemliydi.


Galatasaray şutlarla golü bulamadı ama Sara'nın Yunus'a attığı savunma arkası pasında Yunus iyi kontrol ve aşırtma ile takımını öne geçirmesini biliyordu. Genç Yunus'un bu golü ve Riga'da Sanchez'in asistinde top kontrollerini görünce Kerem Aktürkoğlu'nun Galatasaray'da oynarken taraftardan en fazla tepki çeken eksikliği olan "first touch" gözümde canlandı, ne kadar önemli değil mi ilk kontrol...

İkinci devre, Alanyaspor biraz daha ileri çıktı, pozisyonlar da buldu ama Galatasaray taraftarının yüreklerini ağzına getirecek anlar değildi onlar. Lakin oyun biterken, uzatmalarda Alanyasporlu topçunun iki Galatasaraylı yıkarak ceza sahası içinde Serdar Dursun'a "al da at" pasını "Fenerbahçeli" Serdar auta atınca olanlar oldu... Muslera çileden çıktı, hakemin üzerine yürüdü, Okan Buruk kenarda çıldırdı... Mourinho'nun övdüğü Mehmet Türkmen az kalsın Galatasaray'ın iki puanını "eziyordu"...


"VAR'dan dönecekti o pozisyonlar" diyenleri duydum da, VAR'da kim vardı? Yaşar Kemal Uğurlu... Yaşar Kemal Uğurlu'nun Galatasaray sicilini burda dökmeye kalksam, blog satırları yetmez... Çok uzağa gitmeye de gerek yok, 88de Sallai'nin ceza sahasında düş(ürül)mesine inanmamış olabilir de, ya 83te Kerem Demirbay'ın ortasında Barış kafa vurmadan önce ayaklarına çelme takılmasına ne demeli. Mehmet Türkmen topa bakıyordu diyelim, VAR'daki hakem nereye bakıyor acaba? 

Maç sonu Okan hocanın "Eleştirileri kaale almıyorum" demeci sosyal medyayı "zıplattı"... Maçlar biter bitmez kameraları tripodlara kurup youtube'ta futbolcu, hoca, yönetim linçleyenler hocanın gözünde hiç olduklarını görünce sinirden zıp zıp zıpladılar... Onların anladığı dille yazalım "Beğenmediyseniz, ağlayarak günlüğünüze yazabilirsiniz."


Stat: RAMS Park.

Hakemler: Mehmet Türkmen, Deniz Caner Özaral, Samet Çavuş.

Galatasaray: Muslera, Kaan Ayhan (Dk. 90+5 Metehan Baltacı), Sanchez, Abdülkerim Bardakcı, Jakobs, Torreira, Sara, Yunus Akgün (Dk. 81 Kerem Demirbay), Mertens (Dk. 65 Sallai), Barış Alper Yılmaz (Dk. 90+5 Jelert), Icardi (Dk. 81 Batshuayi).

Alanyaspor: Ertuğrul Taşkıran, Hadergjonaj, Lima, Aliti, Balkovec, Makouta, Richard, Augusto (Dk. 90 Juan), Efecan Karaca (Dk. 57 Janvier), Yusuf Özdemir (Dk. 64 Lopes), Cordova (Dk. 64 Serdar Dursun).

Gol: Dk. 28 Yunus Akgün (Galatasaray).

Sarı kartlar: Dk. 6 Balkovec, Dk. 30 Richard, Dk. 66 Janvier (Alanyaspor), Dk. 69 Kaan Ayhan, Dk. 90+2 Muslera (Galatasaray).

26 Kasım 2023 Pazar

Galatasaray:4-0:Alanyaspor

 


Malum yılbaşı geliyor, Avrupa'da Noel Pazarları kurulmaya başlandı, yılın en soğuk ama aynı zamanda ruhu en fazla ısıtan günleri yaklaşıyor. Çocukluğumda 31 Aralık gecesi 12'ye kadar bekleyip, yeni seneye "yatakta değil masada" girmenin mutluluğu ile yorgun ve mayışmış gözlerle uykuya dalıp ertesi gün yeni seneye uyanıp televizyonu açtığımızda bizi klasik müzik konseri karşılardı. Sahnelenen eserden çok bir şey anlamasam da orkestra şefinin elinde batonla onlarca müzisyeni yönetmesini hayranlıkla seyrederdim...

Dün gece de Ali Sami Yen'de bir şef vardı: Tecrübeli, soğukkanlı, oyunu okuyan, arkadaşlarını yönlendiren bir şef, Dries Mertens. Geçen seneki şampiyonlukta Torreira ve Icardi pek doğal olarak ön plana çıktı ama Mertens'in katkısını inkar etmek, nankörlük olacaktı. Futbol her ne kadar güçle oynansa da, "kontrolsüz güç güç değildir" reklam sloganında olduğu gibi, futbola akıl koymazsanız "bal yapmayan arı "misali sadece koşar durursunuz... Mertens'i yaşından dolayı ilk onbire yazılmaması gerekenlere attığı iki gol yaptığı asist ile dün gece güzel bir selam çaktı Belçikalı yıldız. Rakibe presin en başında yer alıp, Alanya'nın zayıf tarafını keşfedip orayı maden gibi işleyen, Icardi'ye al da at pası kadar Zaha'nın golünde yaptığı boş koşu ile rakip savunmayı dağıtan Mertens, sakat da değilse her zaman ilk onbirde yer almalı, yoruldukça zaten çıkacağı zamanı da o bilir...


Ligin bu sene en zayıf takımlarından Alanya ile milli aranın ardından Sami Yen'de oynayacak olmak Galatasaray'ın bu sene nadir de görülen fikstür avantajlarından biriydi. Okan hoca da bu şansı sene başından beri her maçta oynamaktan nefes almaya fırsat bulamayan Abdülkadir ve Kerem'i dinlendirerek kullandı, ulusal takımdan geç dönen Ziyech de kulübedeydi. Takım arkadaşları milli takım kamplarındayken, Florya'da form tutan Ndombele ilk onbirde Torreira'nın yanında oynuyordu, hem fit hem de istekli görüntüsü taraftarın ve teknik ekibin yüzünü güldürüyordu. Torreira'nın partneri demişken, özellikle Türk oyuncu oynatma zorunluluğu nedeniyle orta sahaya Kaan ve Kerem Demirbay monte edilmeye çalışılmış, Ndombele 8 numaraya yazılmış ve Oliviera unutulmuştu. Oysa nasıl Mertens dün gece "kolay kolay kenara atılmaması" gerektiğini gösterdi, maç sonu instagram hesabında Mertens için "Senin sevincin benim sevincimdir" diyen Sergio Oliviera da takımın çimentosudur, arkadaşları arasında bağdır, saha içinde takımın aklıdır ve o da ilk on bir yaparken düşünülmelidir...


Son maçlarda iğne ile oynayan ve acı çektiği hissedilen Icardi, sakatlığını atlattığında yine golü atıyor, orta sahaya kadar gelip, takım arkadaşlarına hem duvar oluyor hem de yer açıyor, yine tribünlere meşhur şarkıyı söyletirken, Zaha da imza gollerinden birini atıyordu. O şutun karşısında duracak kaleci var mıdır acaba?


Manchester United maçını da düşünerek Okan Buruk son 15 dakikaya 4 oyuncu değişikliği yaparken, 5 dakika sonra Sanchez'in sakatlanarak çıkması maça dair Galatasaray taraftarının ağızında kekremsi bir tat bıraktı. Sakatlık demişken, sahalarda nadir görülen olaylardan biri de hakem Ali Şansalan'ın sakatlanıp 4. hakem Yiğit Arslan ile yer değiştirmesi oldu...


STAT: RAMS Park

HAKEMLER: Ali Şansalan (Dk. 57 Yiğit Arslan), Serkan Olguncan, Serkan Ok

GALATASARAY: Muslera - Boey, Sanchez (Dk. 79 Nelsson), Kaan Ayhan, Kazımcan Karataş, Torreira (Dk. 74 Kerem Demirbay), Ndombele, Barış Alper Yılmaz (Dk. 74 Kerem Aktürkoğlu), Mertens (Dk. 74 Ziyech), Zaha (Dk. 74 Tete), Icardi

ALANYASPOR: Ertuğrul Taşkıran - Fatih Aksoy, Furkan Bayır, Lima (Dk. 67 Hadergjonaj), Balkovec, Leroy Fer (Dk. 81 Aliti), Janvier, Sisto (Dk. 46 Novais), Efecan Karaca (Dk. 67 Augusto), Oğuz Aydın, Eduardo (Dk. 46 Cordova)

GOLLER: Dk. 37 Icardi, Dk. 45 ve 59 Mertens, Dk. 70 Zaha (Galatasaray)

SARI KARTLAR: Barış Alper Yılmaz (Galatasaray), Lima (Alanyaspor)

25 Ekim 2021 Pazartesi

Galatasaray:0-1:Alanyaspor

 


Maçtan dakikalar (İlk yarı)


4’ Sol kanatta Morutan kaleye paralel topla kat ederken, kısa paslaşmalar sonunda Patrick van Aanholt, kaleyi cepheden gören yerde topla buluştu. Onun sert şutu üstten auta çıktı. 


13’ Sağ kanattan akın eden Alanyaspor, Juanfran ile çizgiye indi. Ortasında Efecan Karaca kafa vuruşu yaptı. Etkisiz giden top yandan auta çıkıt. 


22’ Sol köşe gönderinden ceza sahasına gönderdiğimiz orta, Alanya savunmasından ceza alanı dışına sekti. Ceza alanı çizgisine yakın bir bölgede bulunan Berkan Kutlu, topu sağına çekerek şutunu gönderdi. Top direğin üzerinden auta çıktı.  


35’ Kısa paslarla rakip kaleye yüklendiğimiz bölümde Kerem Aktürkoğlu kaleyi merkezden gören yerde topla buluştu. Uzak köşeye ayağının içiyle etkili bir plase çıkaran Kerem’in vuruşu tam köşeye giderken kaleci Serkan son anda topu kornere çeldi. 


38’ Sol kanadımızdan Diedhiou ile etkili gelen Alanyaspor’un içeriye gönderdiği ortaya Fernando Muslera dokundu. Ters bir şekilde kaleye yönelen top üst direğe değerek kornere çıktı. 


40’ Yedlin’in uzun topunda Cicaldau, göğsüyle mükemmel kontrol ederek rakibi karşısına aldı ve içeriye kart ederek merkezdeki Kerem’e verdi. Kerem bekletmeden vuruşunu yapsa da top Alanya savunmasına takıldı.


41’ Alanyaspor’da Emre Akbaba sarı kart gördü.


43’ Sağ köşe gönderinden ceza sahasına gönderdiğimiz korner atışı savunmadan sekerek yay üzerindeki Aanholt ‘a geldi. Onun sert şutu direk üstünden auta çıktı.   


45’ İlk yarının sonuna en az bir dakika ekstra zaman eklendi.


45+1’ Alanya yarı sahasında baskı sonucu kaptığımız top sonrasında Berkan Kutlu topla birlikte kaleye yöneldi. Açıyı bularak vuruşunu yapan Berkan’ın şutu Serkan’ın üzerine geldi ve iki hamlede kontrolü sağladı.


İlk yarı 0-0 eşitlikle sona erdi. 


Maçtan dakikalar (İkinci yarı)


İkinci yarıda Morutan, Talyan ve Halil Dervişoğlu oyundan çıktı. Yerlerine Sofiane Feghouli, Emre Kılınç ve Mostafa Mohamed girdi.


46’ Maça hızlı başlayan taraf takımımız oldu. Mostafa Mohamed sol çaprazdan etkili bir şekilde kaleye yönelirken vuruşu üstten auta çıktı. 


47’ Diedhiou, Berkan Kutlu’ya yaptığı hareket sonrasında sarı kart gördü. 


49’ Alanyaspor Diedhiou ile kalemize etkili geldi. Ceza sahası çizgisi üzerinde çalımlarla kaleye yönelen oyuncu, solundaki Davidson’a verdi. Onun sert şutu yandan auta çıktı. 


56’ Berkan’ı koşarken formasından çeken Fatih Aksoy sarı kart gördü. 


57’ Serbest vuruşta topun başına geçen Cicaldau, sol çaprazda barajın üzerinden köşeye vurdu. Serkan Kırıntılı topu köşeden çıkardı.


59’ Van Aanholt, sağ köşe gönderinden ön direğe ortaladı. Yakın mesafede Mostafa Mohamed’in kafa vuruşu üstten auta çıktı. 


63’ Sağ kanattan tehlikeli gelen Alanyaspor’da Juanfran’ın ortasına Milunovic kafa vurdu. Top direğin bir karış üzerinden auta çıktı.  


71’ Alanyaspor’da Diedhiou yerine Babacar, Davidson yerine Candeias oyuna girdi.


72’ Kontraatakla kalemize sağ kanattan gelen Alanyaspor’da Juanfran ceza sahasına ortaladı. Emre Akbaba’nın etkili kafa vuruşunu Muslera mükemmel bir şekilde kornere tokatladı. 


77’ Sakatlanan Kerem Aktürkoğlu yerine Ryan Babel oyunda. 


83’ Oyunu soğutmaya çalışan kaleci Serkan Kırıntılı sarı kart gördü.


85’ Alanyaspor’da Emre Akbaba yerine Efkan oyuna girdi.


87’ Borja sol kanattan ortayı yaptı, arka direkt Candeias tek vuruş yaptı, kalci Muslera topu çıkardı. Dönen topa bir kez daha vuran Candeias topu ağlara gönderdi: 0-1.


88’ Emre Kılınç sağ çaprazdan içeriye çalımlarla girdi. Onun ayağından çıkan top tehlikeli bölgede Mostafa Mohamed’e geldi. Mısırlı oyuncunun sert şutu direğin üstünden az farkla auta çıktı.


90+3’ Alanyaspor’da Efecan Karaca yerine Wilson Eduardo girdi.


Alanyaspor maçı 1-0 kazandı.


STAT: Türk Telekom

HAKEMLER: Abdulkadir Bitigen, Esat Sancaktar, Mustafa Savranlar

GALATASARAY: Muslera - Yedlin (Dk. 73 Ömer Bayram), Nelsson, Luyindama, Van Aanholt, Taylan Antalyalı (Dk 46 Emre Kılınç), Berkan Kutlu, Cicaldau, Morutan (Dk. 46 Feghouli), Kerem Aktürkoğlu (Dk. 77 Babel), Halil Dervişoğlu (Dk. 46 Mustafa Muhammed)

AYTEMİZ ALANYASPOR: Serkan Kırıntılı - Juanfran, Awaziem, Milunovic, Borja, Fatih Aktoy, Umut Güneş, Efecan Karaca (Dk. 90+3 Eduardo), Emre Akbaba (Dk. 85 Efkan Bekiroğlu), Davidson (Dk. 71 Candeias), Diedhiou (Dk. 71 Babacar)

GOL: Dk. 87 Candeias (Aytemiz Alanyaspor)

SARI KARTLAR: Emre Akbaba, Diedhiou, Fatih Aksoy, Serkan Kırıntılı, Efecan Karaca (Aytemiz Alanyaspor) 

24 Şubat 2021 Çarşamba

Alanyaspor:0-1:Galatasaray


Türkiye Süper Ligi 26. Hafta
20.02.2021 / 19.00

" Bir tuzağı daha bertaraf etmenin mutluluğu içindeyim." diyordu maçın bitiminde sıcağı sıcağına Galatasaray teknik direktörü Fatih Terim. Normalde maçlar iki devre oynanırken, Alanya'da "üç devre" oynanan bir "oyun!" seyrederken futbolseverler, hoca da  maçın en çok konuşulan ikinci devresinden bahsediyordu. Peki neler olmuştu cumartesi gecesi Alanya Bahçeşehir Okulları Stadında?

Bu sezon, önce ligin ilk yarısında Ali Sami Yen'de, sonra da iki hafta evvel kupada yine İstanbul'da Galatasaray Çağdaş Atan'ın takımına mağlup olmuştu. İki karşılaşmada da deplasman ekibi birbirine benzer stratejiler ile saha çıkmış, özellikle ilk yarılar orta sahayı güçlü tutup, forvet oyuncuları ile de sarı-kırmızılı stoperlere hatta kalecilere baskı yaparak rakibini kilitlemesini bilmiş ve iki maçı da kazanmıştı. Aynı hatayı sürekli yapmak Fatih Terim gibi tecrübeli bir hocanın işi olmayacağı için, Galatasaray deplasmandaki maça çok daha farklı bir anlayışla çıkmıştı, Fatih Terim'in deyimiyle "oyun anlayışının dışına çıkan" bir Galatasaray vardı sahada. İstanbul'daki karlı havanın da idman yapmasını etkilemesi sebebiyle Antalya'da geçirilen kamp dönemi de topçuların maça konsantre olmaları konusunda oldukça büyük etken olmuştu. 


Alanyaspor'un hiç beklemediği şekilde Donk'un yerine fiziken güçlü Luyindama ile Babacar'ı marke eden Galatasaray'da, Yedlin de sağ beke görevlendirlmişti. Taylan ve Belhanda'nın yerine de Etebo ve Gedson ile orta sahaya fiziki dinamizm katılmış, cezası biten Arda da 96-2000 senesi Fatih Terim'inin saha içindeki Hagi'si olmuştu. Genç, dinamik ve güçlü oyuncularla oluşturulan kadro da ev sahibine beklemediği bir direnç göstermiş, onların rahatça top yapmalarını engellemiş ve Morafona'nın kalesinde tehlikeler yaratmıştı. Önce Mostafa Mohammed kendi gayreti ile kaptığı topla golü denemiş, meşin yuvarlak ev sahibi file bekçisinin bakışları arasında direğe çarpmış, çok geçmeden bu kez Mostafa Onyekuru'ya bir pas atmış, onun da ayak içi plasesi auta gitmişti. Bir başka atakta Fernades'in ortasında Onyekuru ofsaytta kalırken, ev sahibinin ilk tehlike atağında Salih'in vuruşu direkten dönüyordu. Salih ve arkadaşları "ahlar vahlar" içinde saç baş yolarken, Mostafa ve Onyekuru'nun savunmacılarını sağ kanada çekip, sol tarafı boşalttığı bir anda Yedlin "efsane" bir uzun pasla Emre Kılınç'ı kaleci ile karşı karşıya bırakıp, Galatasaray'ı öne geçiren golün asistini yapıyordu. Pozisyonların olduğu, zevkli bir mücadele seyretme hayali kurarken, haçın orta hakemi Zorbay Küçük ve VAR hakemi Emre Malok sahneye çıkıp, ilk devre bitti deyiverdi...


Evet, karşılaşmada kronometre 23. dakikayı gösterirken, Alanya ceza sahası içinde topu kontrol edip, dönmeye çalışan Onyekuru'ya Umut'un attığı tekmeyi herkes görürken, maçı yönetenler göremiyordu. Zorbay Küçük'ün gördüğünü düşünüyorum lakin VAR'dan uyarı gelmeyince o da pozisyonu devam ettiriverdi. "Aklımıza gelen, başımıza gelmez umarım" diye düşünürken, Babacar, Luyindama'nın kafasına tekme atıyor, sarı-kırmızılı stoper kanlar içinde yerde kalıyor ama maçı yöneten Zorbay Küçük "ağzını kapayıp, VAR ile bir şeyler konuştuktan" sonra Alanyalı futbolcuya sarı kart gösterip maçı devam ettiriyordu. Oysa ki Cüneyt Çakır'ın Beşiktaş-Galatasaray derbisinde Diagne'ye çıkardığı kırmızı kart hala akıllardaydı. Bunlarla bitecek miydi hakemlerin "şov"u? İlk devrenin bitmeye yaklaştığı dakikalarda Gedson Fernandes topu alıp, ani bir atağa kalkarken, Tzavellas'ın sağından atıp solundan geçme düşüncesindeydi ama nereden bilecekti rakibinin bir kaleci edasıyla topu elle keseceğini ve yan hakem ile dördüncü hakemin gözleri önündeki pozisyonda "üç maymunu" oynayacaklarını... Oysa bu iki arkadaş maçın ikinci 45 dakikasının başlarında Ömer'in eline çarpan topta Zorbay Küçük'ü büyük heyecanla uyarmışlardı.


Peki, Alanya-Galatasaray maçını yöneten hakemlerin böyle tereddütlü ve özellikle de Galatasaray aleyhine kararlar vermelerine ne sebep olmuştu? Hafta içi başta medya trolleri olmak üzere, Fenerbahçe sportif direktörü Emre Belezoğlu'nun Zorbay Küçük hakkında sarf ettiği sözler olabilir mi? Hatta aynı demeçler içinde Fenerbahçe-Göztepe maçını yönetecek Hüseyin Göçek ismi geçip, Hüseyin Göçek'in söz konusu maçta sergilediği "komik ötesi" yönetimi görünce neden olmasın diyebiliyoruz gönül rahatlığı ile.

İlk devrenin uzatma dakikaları biterken, Henry Onyekuru "iki adımdan" topu Morafona'nın koruduğu kalenin içine yollayabilse, Fatih Terim'in bahsettiği "tuzağı" çok daha erken bertaraf etmiş olacaktı Galatasaray ama maalesef olmadı...

Ve maçının "üçüncü bölümü" de Yedlin'in Davidson tarafından ceza sahasına girerken düşürülmesine hakemlerin tekrar sessiz kalması sonrası ev sahibinin kurduğu amansız baskı karşısında Galatasaray'lı oyuncuların yorgunlukla beraber skoru koruma iç güdüsü içinde savunma yapması ile başladı. "Topu rakibe vermek" diye bir deyim uyduruldu son yıllarda, zayıf takımların oyununu güzellemek için. Futbolda güçlü olan takım topu ayağında tutar, sağlı sollu paslarla rakibi ceza sahasına hapseder ve bir yolunu bulup, golü atar, Galatasaray'ın sürekli yaptığı gibi. Cumartesi gecesi Galatasaray karşısında çok konsantre ve hocalarının sezon boyunca oynattığı sistemi içelleştirmiş bir futbolcu topluluğu vardı ki, sarı-kırmızılılar ister istemez kapanıp, gol yememek için oynadılar.  Öncelikle ev sahibi takım halinde öyle istekli ve bilinçli oynarken, Galatasaraylılar da yine takım halinde hatasız savunma yapınca, iki teknik adam da kulübeye bakıp oyuncu değiştirme gereği duymadı. Fatih Terim son 10 dakikada Arda ve Emre Kılınç'ı yanına alıp, Taylan ve Kerem'i maça sokarken, Çağdaş Atan da gol ümidi olarak Kadzior ve Mustafa Pektemek'i sahaya sürdü. Fakat, kimi oyuna dahil ederse etsin Alanya kenar yönetimi "Galatasaray'ın Muslera'sı vardı", nam-ı diğer "haksız rekabet sahneye çıktı, bir çok pozisyonda soğukkanlılığı ile arkadaşlarına moral verirken, sadece elle değil, uzatma dakikalarında Pektemek'in kafa vuruşunu ayakla da çeliyordu ve oldukça kritik bir üç puanın kazanılırken "çorbada tuzu" da oluyordu.


Galatasaray
zorlu bir fikstür sürecini Alanya deplasmanında kazanılan üç puan ile sonlandırırken, önünde nispetten "zayıf" takımlarla yapacağı maçlara yelken açtı. Lakin, ligin ilk yarısında puan kaybettikleri maçlar da göz önüne alındığında rakibin adı ya da gücünden ziyade konsantrasyonun kaybedilmesi durumunda istenmeyen sonuçlarla noktalanabilir karşılaşmalar. Bunun yanında yine Alanya deplasmanında görüldü ki Galatasaray kalan haftalarda sadece saha içindeki rakiplerle değil, saha dışındakilerle de mücadele etmek zorunda kalacak ve bu mücadele Galatasaray'ın üç puan kazandığı her haftanın ardından daha da zorlaşacak... O halde, Fatih Terim'in bir sözüyle de bitirelim "Herkesin bir oyunu varsa, Allah'ın adaleti şaşmaz ve Allah her zaman iyilerin yanındadır."


Stat: Bahçeşehir Okulları 

Hakemler: Zorbay Küçük, Kerem Ersoy, İbrahim Çağlar Uyarcan 

Aytemiz Alanyaspor: Marafona, Tayfur Bingöl, Tzavellas, Caulker, Moubandja, Umut Güneş (Dk. 83 Kadzior), Berkan İsmail Kutlu, Salih Uçan (Dk. 90 Mustafa Pektemek), Efecan Karaca , Davidson, Babacar

Galatasaray: Muslera, Yedlin, Luyindama, Marcao, Ömer Bayram (Dk. 90 Donk), Etebo, Gedson Fernandes (Dk. 82 Linnes), Emre Kılınç (Dk. 79 Taylan Antalyalı), Arda Turan (Dk. 79 Kerem Aktürkoğlu), Onyekuru (Dk. 90 Babel), Mustafa Muhammed

Gol: Dk. 18 Emre Kılınç (Galatasaray)

Sarı kartlar: Dk. 33 Babacar, Dk. 59 Salih Uçan, Dk. 65 Tzavellas (Aytemiz Alanyaspor)

5 Şubat 2021 Cuma

Galatasaray:1-2:Aytemiz Alanyaspor


Türkiye Süper Lig 5.Hafta
19.10.2020/ 19:00

 Covid salgınının hayatımıza girmesinden sonra sessizleşen tribünlere bir nefes olması için "localara taraftar alma" uygulaması ile uzun aradan sonra Ali Sami Yen'de taraftarının karşısına çıktı Galatasaray. Rakip, ligin sürpriz takımlarından Alanyaspor idi ve Galatasaray bir hafta evvelki Kasımpaşa maçının  yarasını sarmak istemekteydi.

Deplasman takımı yeni hocası Çağdaş Atan ile benimsediği yeni oyun anlayışı gereği deplasmanda olmasına aldırmadan Galatasaray'ın üzerine gelerek başladı oyuna. İlk atağı da Akdeniz ekibi buldu, Bakasetas'ın şutu Taylan'a çarparak yön değiştirdi, Fatih kontrol etti.

Galatasaray ilk atağını 15. dakikada gelişen kontra atakla buldu. Linnes'le başlayan akında Babel, Emre Kılınç'a verdi, onun şutunda kaleci Marafona topu kornere uzaklaştırdı, yapılan köşe atışında da Falcao'nun şutu yine kalecide kalıyordu. Deplasman ekibi Babacar ile de bir pozisyon buldu ama orada da Fatih başarılıydı.


Maç ortada giderken bir Galatasaray akınında top Moubandje'nin eline çarptı ve hakem penaltı noltasını gösterdi. Topun başına gelen Falcao, Galatasaray'ı öne geçiren golü kaydetti. Atılan gol sonrası sarı-kırmızılı topçular daha çok istediler maçı, daha da geldiler rakip kaleye lakin ne olduysa devre biterken oldu. Önce Alanyaspor'un kazandığı bir serbest atışta Fatih barajı yanlış kurdurunca, Babacar jeneriklik bir gol atarak takımı adına eşitliği sağlarken, sarı kartı olan Etebo "dikkatsiz" davranınca ikinci sarıyı görerek takımını 10 kişi bırakıyordu...  Artık, oyunda ipler Alanyaspor'un eline geçmişti...


Fatih Terim, oyundaki sayısal eksikliği telafi etmek için ikinci yarıya Falcao ve Emre Akbaba'yı çıkarıp yerlerine Belhanda ve Ömer Bayram'ı alarak başladı da deplasman takımı kazanmaya istekliydi, Bareiro, Bakasetas ve Babacar ile Fatih'in koruduğu kaleyi zorladı da zorladı. Galatasaray ise daha ağırlıkta savunma yaparken, 70. dakikada Linnes'in ortasında Emre Kılınç kafayla Babel'e verdi, onun vuruşunda Marafona başarılıydı, seken topta Alanyasporlu oyuncuların uzaklaştırdığı topu kapan Belhanda'nın vuruşu gol oldu ama VAR devreye girdi ve Babel'in pozisyonunda topun ele çarpması nedeniyle gol iptal oldu. Oysa kural açık ne netti, top rakibe geçmiş, rakip oyuncu kontrol etmiş ve uzaklaştırmış, sonrasında Belhanda kapmıştı... Kısaca Galatasaray'ın golü, hakem ve VAR hatasıyla "güme" gitmişti...

Oyunun son dakikalarında Alanyaspor yine Galatasaray kalesine gelirken, Davidson'un şutu Fatih'in bakışları arasında auta giderken Galatasaray taraftarı derin bir "oh" çekmişti ama maçın uzatma dakikaları biterken Berkan'ın şutuna Davidson ayak koyunca, Alanyaspor'un galibiyet golü yazılıyordu skorborda, tıpkı geçen sezon Konyaspor maçının son dakikaları gibi...



Stat: Türk Telekom

Hakemler: Tugay Kaan Numanoğlu, Mustafa Emre Eyisoy, Mustafa Savranlar

Galatasaray: Fatih Öztürk, Linnes, Luyindama, Marcao, Saracchi, Taylan Antalyalı (Dk. 82 Diagne), Etebo, Emre Akbaba (Dk. 46 Ömer Bayram), Emre Kılınç (Dk. 83 Donk), Babel (Dk. 90 1 Arda Turan), Falcao (Dk. 46 Belhanda)

Aytemiz Alanyaspor: Marafona, Juanfran, Caulker, Tzavellas, Moubandje, Siopis (Dk. 90 1 Berkan İsmail Kutlu), Salih Uçan (Dk. 69 Efkan Bekiroğlu), Davidson, Bakasetas, Bareiro (Dk. 79 Tayfur Bingöl), Babacar (Dk. 69 Mustafa Pektemek)

Goller: Dk. 34 Falcao (Penaltıdan) (Galatasaray), Dk. 43 Babacar, Dk. 90 5 Davidson (Aytemiz Alanyaspor)

Kırmızı kart: Dk. 45 2 Etebo (Galatasaray)

Blog Widget by LinkWithin