Konyaspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Konyaspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Şubat 2026 Cumartesi

Konyaspor:2-0:Galatasaray


Tarih tekerrürden ibaret midir? İbarettir derler... Sen yaşadıklarından ders almalı mısın? Almazsan mahvolmaya da mahkûmsun, kaçarı yok...

Şampiyonlar Ligi grup maçlarında deplasmanda Ajax'ı farklı yendikten sonra ligde deplasmanda Kocaelispor karşısına çıkan Galatasaray, hiç hesapta yokken Icardi ve Osimhen çift forveti ile çıkıp çok az pozisyon bularak, oyun hakimiyeti eline alamayarak ligde ilk mağlubiyetini alıyordu... Gerçi beraberlik golünü de attı ama VAR hakemi pasif ofsaytı aktife çevirttirdi hakeme...

Bu gece Konya'da olacaklar da daha Osimhen'in "hafif sakatlığı" nedeniyle kamp kadrosuna yazılmadığı dakikalarda belli oluyordu. Takımın golcüsü dinlendirilecekti de maçın kadrosunu görünce "rotasyonun" başa bela olacağını tahmin etmemek hiç de zor değildi. Kadro güçlüydü de takımların ilk onbirleri vardır, oyun alışkanlıkları vardır. Hal böyle olunca da Galatasaray da maçın ilk devresini Icardi'nin çaprazdan şutu dışında tek tehlikeli atağı olmadan bitirdi Galatasaray...


Peki, nasıldı maça başlayan takım? Uğurcan kalede değişmezdi ama Boey'in transferi sonrası sağ bek Fransız oyuncu olurken, Sallai kanattaydı. Kolombiyalı El Patron da dinlenmeye alınmış onun yerine Singo partnerlik yapıyordu Abdülkerim'e ve sol bekte de hafta içinin iyilerinden Jakobs yerine Eren vardı. Orta sahada Torreira yok, Lemina'nın yanında Sara varken, ilerde Barış yerine Sane, Lang yerine Sallai ve Osimhen yerine Icardi vardı... Kağıt üzerinde kadro fena olmasa da deplasmanda böyle bir rotasyon tehlikeliydi...


Bu kadar oyuncu değişikliğinin işe yaramadığını ikinci 45 dakikaya Barış, Lang ve Torreira'yı oyuna alarak gösterdi Okan Buruk. Lakin iki kanat oyuncusu alırken Icardi neden çıkıyordu? Bir anlam veremedik.

Oyuncu değişiklikleri Galatasaray'ı biraz da hızlandırırken, Lang'ın attığı harika ara pasında Boey kaleci ile karşı karşıya kaçırdı da dönen topu Sane ağlara yuvarlıyordu. Aranan gol gelmişti ama VARdaki Davut Dakul Çelik yerde yatan Boey'in ofsaytta olduğu gerekçesiyle hakemi ekrana çağırırken hakem de golü iptal ediyordu... Eğer Boey ofsayt ise onu yere düşüren kalecinin müdahalesine neden penaltı çalınmadı? Avrupa'da hiç bir maçta çalınmayacak ofsayt düdüğü, bizim ülkede çalınıyordu, aynen Kocaelispor maçında olduğu gibi...


Maç içinde özellikle Boey'in ve Sallai'nin düşürülmelerine düdük çalmayan hakemin 53te Eren'in topa müdahalesinde Konya'ya serbest vuruş verip, Deniz'e gol şansı yakalatmasına mı kızalım, Eren'e gösterdiği sarı karta mı? 

Dakikalar geçtikçe Galatasaray da galibiyet golü için çok adamla rakip sahaya gidip, telaşla hatalar yaptıkça ev sahibi de kontra ataklarla gelmeye başladı ki, Muleka'nın topuk pasında top direği yalayarak auta çıkıyordu. Sonrasında Sara'nın serbest atışında kaleci iki hamlede topu yakalayıp devamında bitime on beş dakika kala Uğurcan'ın alacağı topu kornere yumuruklaması sonrası kazanılan köşe atışında ev sahibi golü buldu. 

Kötü senaryonun tüm şartları yerine gelmişti, senin nizami golün sayılmamış, rakip de golü bulmuştu... Bir de son on dakika Bardi'nin şutunda Kramer ceza sahası içinde ayağı koyunca, fark ikiye çıkıp, maçın da fişini çekiverdi yeşil-beyazlılar...

İki harika Şampiyonlar Ligi gecesinin dönüşünde kaybedilen 6 puan Galatasaray için lig şampiyonluğunu zora sokmak demekti ki, burada kaybedilen puanları telafi etmek için Göztepe, Beşiktaş, Trabzon gibi deplasmanlardan galip çıkmak gerekecektir. Belki de Galatasaray bir yerde karar vermeli, Avrupa'da devam mı yoksa ligde şampiyonluk mu? Son iki yılda Avrupa'dan elendikten sonra haftada bir maç oynadığında Galatasaray galibiyet serileri yakalayıp, ligi şampiyonlukla bitiriyordu. Bu sene Avrupa yolu biraz daha açık olunca, bu maçların lige etkisi olumsuz yansıyacaktır...


Stat: Medaş Konya Büyükşehir Stadyumu

Tarih: 21/02/2026

Hakemler: Atilla Karaoğlan, Furkan Ürün, Samet Çavuş VAR: Davut Dakul Çelik

Konyaspor: Bahadır Güngördü, Andzouana, Uğurcan Yazğılı, Adil Demirbağ, Arif Boşluk (Yasir Subaşı dk. 86), Berkan Kutlu, Melih İbrahimoğlu, Olaigbe (Enis Bardhi dk. 72), Morten Bjorlo, Deniz Türüç (Jevtovic dk. 86), Muleka (Blaz Kramer dk. 66)

Yedekler: Deniz Ertaş, Tunahan Taşçı, Diogo Gonçalves, Bazoer, Jinho Jo, Nagalo

Teknik Direktör: İlhan Palut

Galatasaray: Uğurcan Çakır, Sacha Boey (Yaser Asprilla dk. 75), Wilfred Singo, Abdülkerim Bardakcı (Lucas Torreira dk. 46), Eren Elmalı, Mario Lemina, Gabriel Sara (İlkay Gündoğan dk. 84), Leroy Sane, Yunus Akgün (Noa Lang dk. 46), Roland Sallai, Mauro İcardi (Barış Alper Yılmaz dk. 46)

Yedekler: Günay Güvenç, İsmail Jakobs, Davinson Sanchez, Kaan Ayhan, Renato Nhaga

Teknik Direktör: Okan Buruk

Goller: Adil Demirbağ (dk. 75), Blaz Kramer (dk. 81) (Konyaspor)

Sarı kart: Arif Boşluk, Deniz Türüç, Blaz Kramer, Bahadır Güngördü (Konyaspor), Eren Elmalı, Mario Lemina (Galatasaray)

23 Eylül 2025 Salı

Galatasaray:3-1:Konyaspor

 


When you walk through a storm

Hold your head up high

And don't be afraid of the dark

At the end of the storm

There's a golden sky and the sweet silver song of the lark

diyor Liverpool'un o meşhur You'll Never Walk Alone şarkısında....

Dilimize çevirirsek 

Fırtınanın içinden geçerken

Başını dik tut,

Ve karanlıktan korkma.

Fırtınanın sonunda

Altın bir gökyüzü açılır

Ve bülbülün tatlı,

Gümüş gibi şarkısı duyulur.


Galatasaray Şampiyonlar Ligi ilk hafta maçında Eintracht Frankfurt'a farklı mağlup olunca, başta Okan Buruk ve takımı için günlük güneşlik yaz mevsimi fırtınalı bir kara kışa dönüşüverdi. Sanki bu takım ve teknik heyeti 3 sene peşi sıra ligin tozunu atmamış gibi, ne beceriksizlikleri kaldı, ne futbol cahillikleri, ne de fiziksel güçsüzlükleri...

Perşembeden pazartesiye kadar Galatasaray sosyal medyası "Frankfurt aşağı, Frankfurt yukarı, Okan Buruk istifa" hashtagleri ile çalkalandı. Böyle bir durum içinde lige iyi başlayan ekiplerden Konyaspor ile oynanacak maça hazırlanmak, pek de kolay olmasa gerekti. Galatasaray moralsiz, deplasman ekibi ise 9 günlük hazırlık sonrası istim üstündeydi.


Geniş kadrolar kurulurken, lig, Avrupa ve kupa hesaba katılıp rotasyon düşünülür, Okan Buruk da hafta içi oynayanlardan Sanchez, Eren ve Lemina'yı kenara çekip yerlerine Abdülkerim, Jakobs ve Icardi'yi görevlendirmişti. Uğurcan ve İlkay da ilk defa Sami Yen'de Galatasaray taraftarı karşısına çıkacaktı.

Galatasaray'ın oyuna istekli ve baskılı başlayacağını beklerken, esas hamle Recep Uçar'ın takımından geldi. Ön alanda baskı yapıp, ev sahibinin o bilindik baskılı oyununu engelleme gayret ettiler, bir çok defa da başarılı oldular. Durum böyle olunca, Galatasaray'ın atağa çıkış noktası Uğurcan'ın uzun topları oluyordu ki, 22de Barış'ın getirdiği ve Yunus'un tamamladığı, 45te de yine Barış'ın taşıdığı ve Yunus'un harika asistinde Icardi'nin fileleri sarstığı golün başlangıcı Ugurcan'dı. Futbol öyle bir oyun ki, "Arifeyi gösterip, bayramı göstermiyor" ya da "Atamayana atarlar" mı desek, Galatasaray'ın ilk golünden önce Muleka iki adımdan topu filelerle buluşturamayınca, daha saç baş yolmasına fırsat kalmadan santra vuruşunu yapmak zorunda kalıyordu yeşil-beyazlılar.


Okan Buruk'un da maç sonu dediği gibi Galatasaray'ın çok daha iyi oynadığı maçta perşembe gecesi 3-1 yenik girerken soyunma odasına, bu gece çok daha verimsiz oynayıp, iki farkla gidiyordu 15 dakikalık istirahat odasına.

İkinci yarıya daha arzulu başladı ev sahibi, Yunus ve Sallai ile genç kaleci Deniz'i zorladı, skoru değiştiremedi ama bitime yarım saat kala Torreira'nın uzaktan şutuna sadece bakıyordu Deniz. Uruguaylı golü atmış ve görevini yapmış bir şekilde sevinmeden orta sahaya yönelirken, tepkisi Frankfurt maçı sonrası takıma hakaret eden trollereydi.


Farkın üçe çıkması Okan Hoca ve kurmaylarını rahatlatmış olacak ki, birden 3 ve 2 şeklinde daha 73. dakikada oyuncu değişikliklerini bitiriverdiler. Bir sakatlık ya da kaleci kırmızı kartı olması durumunda takım 10 kişi kalacaktı. Kötü senaryo gerçekleşmedi ama Sanchez'in oyuna dahil olmasıyla Sanchez-Singo-Abdülkerim üçlü defans hattını bekleyenlere sürpriz Sallai'nin sol beke, Singo'nun sağ beke yollanması oldu. Anlaşılan o ki, Okan Buruk sahanın yer bölgesinde oynayabilen ikinci bir Barış Alper yaratmak istiyor Sallai'den...


Yapılan oyuncu değişiklikleri ile Galatasaray oyunu "rolantiye"alınca, Konyaspor daha "güçlü" geldi rakip ceza sahasına ve yaşanılan bir karambolde Umut Nayır takımını ümitlendiren golü atıverdi. Geriye uzatmalarla birlikte 15 dakika vardı ve yeşil-beyazlılar bir umudun peşine takılmıştı. Özellikle 83.dakika üst üste Uğurcan'ın kalesini "bombalasalar" da Galatasaray'ın taze kalecisi kalitesini gösterirken, kalan dakikalarda da ikinci bir gole geçit vermeyince maç 3-1 ile sona eriyordu...



İcardi için her şey denir de "vefasız" hiç denmez, Arjantinli golcü "sevgiden" formasının sırtına adını yazdırdığı Ali Koç'un Fenerbahçe başkanlığından gidişini de attığı golden sonra uyku işareti ve eliyle bitti yaparak uğurladı.

Türkiye Süper Liginde oynadığı altı maçta 18 puan kazanıp, kalesinde sadece 2 gol gören Galatasaray için Konyaspor galibiyeti "fırtınanın içinden geçerken başını dik tutmak" manasına geliyordu. Ve fırtınanın sonunda mayıs ayında gökyüzü tekrar havai fişeklerle aydınlanıp, Galatasaray'ın zaferi kutlanacak memleketin dört bir yanında.

Biz inanıyoruz, Okan hoca ve yardımcıları inanıyor, topçular inanıyor, o halde inanmayanlar için kapı orda...


Stat: Rams Park

Tarih:22/09/2025

Hakemler: Yasin Kol, Abdullah Bora Özkara, Bahtiyar Birinci VAR: Ali Şanşalan

Galatasaray: Uğurcan Çakır, Roland Sallai, Wilfried Singo, Abdülkerim Bardakcı, Ismail Jakobs (Davinson Sanchez dk. 69), Lucas Torreira (Mario Lemina dk. 68), İlkay Gündoğan (Berkan Kutlu dk. 75), Leroy Sane, Yunus Akgün (Gabriel Sara dk. 68), Barış Alper Yılmaz (Kaan Ayhan dk. 74), Mauro Icardi

Yedekler: Günay Güvenç, Metehan Baltacı, Ahmed Kutucu, Yusuf Demir, Arda Ünyay

Teknik Direktör: Okan Buruk

Konyaspor: Deniz Ertaş, Yhoan Andzouana, Uğurcan Yazğılı, Adil Demirbağ, Guilherme, Marko Jevtovic (Morten Bjorlo dk. 81), Alassane Ndao (Tunahan Taşçı dk. 46), Melih İbrahimoğlu (Jin-ho Jo dk. 68), Enis Bardhi (Marius tefanescu dk. 88), Jackson Muleka (Pedrinho dk. 81), Umut Nayir

Yedekler: Bahadır Güngördü, Yasir Subaşı, Josip Calusic, Melih Bostan, Riechedly Bazoer

Teknik Direktör: Recep Uçar

Goller: Yunus Akgün (dk. 23), Mauro Icardi (dk. 45+1), Lucas Torreira (dk. 64) (Galatasaray), Umut Nayir (dk. 80) (Konyaspor)

Sarı kart: Lucas Torreira (Galatasaray)

25 Nisan 2025 Cuma

Konyaspor:1-5:Galatasaray (Türkiye Kupası)


 Son senelerde Türkiye Kupasının ehemmiyeti iyice azaldı. Kulüpler bu kupayı zul adlediyor, zorunluluktan katılıyor, katılınca da yedek kadroları ile sahaya çıkıyor. Maalesef ülke federasyonu da "ateşe körükle gider" gibi bu düşünceleri desteklercesine her sene ayrı bir statü ile çıkıyor karşımıza. Bu sene de ilginç bir statü vardı, 6 takımlı gruplar ve sadece üç maç sonu ilk iki takım belirleniyordu...

Galatasaray da 5. yıldıza gittiği bu sezonda kupaya "olsa da olur olmasa da olur" felsefesiyle yaklaşmış, grubun son maçında Sami Yen'de mutlak galibiyetin gerektiği maça Konya karşısında "rotasyonlu" bir kadro ile çıkmış, golsüz biten maç Başakşehir-Eyipspor maçının da golsüz bitmesiyle Konyaspor'un ardından "sarı kart" farkıyla ikinci çıkmıştı...

Hiç olmadık yerde, zorlu fikstürün göz korkuttuğu bir anda kupada Kadıköy deplasmanı nereden çıktı derken, Aydilge'nin o şarkısı gibi gelişiverdi her şey birden:

Hayat şaşırtır hep zaten

"Ben bittim, ay" derken

Hiç umudun kalmamışken

Bi' güneş parlar bazen

Kadıköy'deki galibiyet ve "müthiş" oyun sonrası dudak bükülen kupa birden Galatasaray'ın lig serüveni için de bir kırılma noktası oluverdi... Okan Buruk ideal düzenini bulurken, topçular da psikolojik üstünlüğü ele geçirirken, ligde rakip Fenerbahçe ise "kırılmıştı"...


Bu hava ve motivasyonla deplasmandaki Konyaspor maçına çıkan Galatasaraylı oyuncular oldukça rahat bir oyunla kendi taraftarı önünde kupada finale çıkmak isteyen Konyaspor'u farklı bir skorla mağlup ediyordu. Mertens maestro gibi takımı yönetti, Osimhen gollerine bir gol daha ekledi, Lemina'nın kadroya adapte olmasıyla rakip ceza sahası çevresi ve içine daha çok giren Torreira üç gün evvel Bodrum'a attığı golden sonra bir kez daha gol sevincini Muslera ile paylaştı, Sallai iki golle yıldızlaşırken, Eyipspor maçında cezalı olan Barış'ı aratmayacağı mesajını verdi, Yusuf Demir gol sevinci yaşadı, kupa kalecisi Günay kalede güven tazeledi, ayaklarının da "kadife" olduğunu gösterdi, Apo ve "El Patron" yine kusursuzdu...


Abdülkerim demişken, Konyaspor taraftarı?!nın maç boyu kendi hemşehrilerini ıslıklaması, gittikçe de dozunu arttırıp "ana-bacı" küfürlere başlamalarının tribün kültüründe yeri nedir? Hiç bir demecinde geldiği yeri yadırgamayan, 42 numaralı forma ile 42 plakalı araba kullanan ve takımdan ayrılırken Konyaspor'a da iyi bir bonservis ücreti kazandıran bir topçuya neden küfredilir ki? Formasını giydiği Galatasaray'da Konya'ya attığı golden sevinmişmiş, ne yapsaydı? Taraftarın önünde yapmacıktan üzülecek miydi, bir çok topçunun yaptığı samimi olmayan jest ve mimikler gibi... Bu muydu Apo'nun tek suçu? Gerçi bu gibi tepkileri tüm şehre mal etmemek lazım da, bunun kaynağı maç öncesi el-yüz gizleyerek karanlık ortamda Galatasaray aleyhine küfürlü besteler söyleyenler olduğunu söyleyebiliriz. 


Futbol adına Galatasaray'ın ipleri elinde tuttuğu, istediği an istediği kadar gol atabilecek bir izlenimde geçen maçta, Konyaspor ligde Samsunspor ve Bodrumspor gibi "otobüsü çekmedi", çok adamla rakip sahada pres yaptı, nadir de olsa başarılı oldu ama sahanın "ağır abisi" Galatasaraylılardı, yorulmadan istediklerini almayı başardılar. 




Onun dışında maça dair izlenimlere geçersek sahalarda pek görülmeyen bir olay yaşandı Konya'da ve maçı yönetecek olan hakem Abdullah Buğra Taşkınsoy rahatsızlanırken, onun yerine Ali Yılmaz sahaya çıktı. Maç seramonisine de Gazzeli çocuklar topçularla birlikte çıktı.


Daha önce kupayı 23 finalde 18 defa kazanan Galatasaray, mayıs ayında 19. Türkiye Kupası için saha çıkacak...

Stat: Medaş Konya Büyükşehir

Hakemler: Ali Yılmaz, Bersan Duran, Bilal Gölen

Konyaspor: Deniz Ertaş, Boranijasevic (Prip dk. 46), Uğurcan Yazğılı, Adil Demirbağ, Guilherme, Jevtovic (Aleksic dk. 61), Ndao, Melih İbrahimoğlu, Oğulcan Ülgün (Pedrinho dk. 46), Yusuf Erdoğan (Melih Bostan dk. 81), Kramer (Umut Nayir dk. 72)

Yedekler: Slowik, Yasir Subaşı, Kaan Akyazı, Bazoer, Bjorlo

Teknik Direktör: Recep Uçar

Galatasaray: Günay Güvenç, Przemyslaw Frankowski, Davinson Sanchez (Metehan Baltacı dk. 83), Abdülkerim Bardakcı (Carlos Cuesta dk. 59), Ismail Jakobs, Lucas Torreira, Mario Lemina (Berkan Kutlu dk. 59), Roland Sallai, Dries Mertens, Yunus Akgün (Ahmed Kutucu dk. 59), Victor Osimhen (Yusuf Demir dk. 72)

Yedekler: Muslera, Eyüp Aydın, Eren Elmalı, Gabriel Sara, Efe Akman

Teknik Direktör: Okan Buruk

Goller: Victor Osimhen (dk. 25), Lucas Torreira (dk. 41), Roland Sallai (dk. 46 ve 55), Yusuf Demir (dk. 90+1) (Galatasaray), Pedrinho (dk. 53) (Konyaspor)

Sarı kartlar: Davinson Sanchez, Lucas Torreira (Galatasaray), Deniz Ertaş, Adil Demirbağ (Konyaspor)

27 Şubat 2025 Perşembe

Galatasaray:0-0:Konyaspor


"Türkiye Kupası grup aşamalarındaki sistemi anlamadım. Biz niye Fenerbahçe ile oynamadık? Fenerbahçe ile oynama şansı edinemediğimiz için grubu 2. sırada bitirdik. Bizim gibi takımlar için adil düzen değil bu." demişti Göztepe teknik direktörü Stoilov, gruptan 3 maçta 3 galibiyet alıp ikinci olarak çeyrek finale çıktıktan sonra...

 "Türk futbolu akıl almaz bir şekilde akıl tutulması yaşıyor. Altı takımlı grupta üç maç oynayıp, sadece iki takım üst tura nasıl çıkar? Biri bana bunu açıklayabilir mi?"

diye isyan ediyordu Başakşehir FK teknik direktörü Eyüpsporla golsüz berabere kaldığı ve kupadan elendiği maçın ardından. Üstelik üç maç yapmış, ikisini deplasmanda birini iç sahada ve iki beraberlik, bir galibiyet almıştı...

Daha da ilginci, Galatasaray da iç sahada Konyaspor'la golsüz berabere kalınca, Başakşehir ile Galatasaray'ın hem puanı, hem de averajı aynı olunca, Galatasaray kırmızı kart görmediği için "fair-play" puanı ile çeyrek finale çıkmıştı...

Böyle tuhaf bir statüyü Galatasaray kulübü de anlamamış(?) olacak ki, lider olarak çıkması gereken bir grubun son maçında Konya karşısına "rotasyonlu" bir kadro ile çıkınca, sadece ilk yarı değil, neredeyse 70 dakika boşa geçiyordu...

Sonrasında önce Osimhen oyuna dahil oluyor 62. dakikada, sonra bitime 15 dakika kala Eyüp, Barış Alper ve Frankowski sahaya sürülüyor, son 10 dakikada Eren giriyor ve 82 de Lemina kenardan geliyor...

Pozisyonlar birden artıyor, rakip savunma nefes alamaz hale geliyor da...

Bu baskı maçı kazanmaya yetiyor mu?

Yetmiyor tabii ki..

Konyaspor'un "Sami Yen'de kaybederiz, Galatasaray liderliği alıp, çeyrek finalde deplasmanda Fenerbahçe, Trabzon ya da Beşiktaşla eşleşmek istemez, topçularımızı yormayalım, lige saklayalım" diye yedeklerle çıktığı maçta, Okan hoca da pazar günü oynayacağı Kasımpaşa maçını düşününce, Galatasaray gereksiz bir şekilde kupada fikstürüne bir deplasman maçı ekliyor...

Sanki ligde az deplasmanı varmış da... 

Neyse, artık kurayı beklemekten başka çare yok...

Bakalım, rakip kim olacak?

Gecenin Z raporuna geçersek:

Günay ne zaman kaleye geçse soyadı gibi "güven" veriyor. Yine bir-iki tehlikeli atağı savuşturdu. Cuesca ve Metehan çok zorluk yaşamadı, Kerem Demirbay toparlanma sinyalleri verdi de Yusuf yine bekleneni gösteremedi. Okan Buruk, Yusuf'a az şans veriyor diye eleştiriliyor ama kendini ispatlayacağı böyle bir maçta sahada hiç yoktu Yusuf... Oysa Eyüp, çeyrek saatte kalitesini gösterebiliyor. Yunus da etkisizlerdendi, sakatlık sonrası acil şekilde toparlanması lazım Yunus'un... Ahmed de büyük ümitlerle geldi ama sorgulanmaya başladı. Berkan taraftarın "günah keçisi"... Jelert varlığı yokluğu fark etmiyor... Mertens "çocuk" maçında yetişkin gibiydi, "Benim burda ne işin var" havasında dolandı sahada da golü de attı da hakem göremeden-içgüdüsel- olarak iptal düdüğü çaldı...

Rotasyonlu maçlarda her zaman "asların" ilk devre sahada olup, skoru aldıktan sonra ikinci devre dinlenmesinden yanayım ama Okan Buruk öyle düşünmüyor. Takımın hocası o, bize de saygı duymak düşer...



Stat: Rams Park -Ali Sami Yen

Hakemler: Muhammet Ali Metoğlu, Hakan Yemişken, Mehmet Salih Mazlum

Galatasaray: Günay Güvenç, Elias Jelert (Eren Elmalı dk. 81), Metehan Baltacı, Carlos Cuesta, Berkan Kutlu (Przemyslaw Frankowski dk. 79), Kerem Demirbay (Eyüp Aydın dk. 79), Kaan Ayhan (Mario Lemina dk. 83), Yunus Akgün (Victor Osimhen dk. 63), Dries Mertens (Barış Alper Yılmaz dk. 79), Yusuf Demir, Ahmed Kutucu

Yedekler: Jankat Yılmaz, Davinson Sanchez, Abdülkerim Bardakcı, Efe Akman

Teknik Direktör: Okan Buruk

Konyaspor: Deniz Ertaş, Nikola Boranijasevic, Josip Calusic, Riechedly Bazoer, Yasir Subaşı, Morten Bjorlo (Uğurcan Yazğılı dk. 90), Emmanuel Boateng (Oğulcan Ülgün dk. 46), Danijel Aleksic (Blaz Kramer dk. 72), Tunahan Taşçı (Louka Prip dk. 58), Melih Bostan (Guilherme dk. 58), Umut Nayir (Marko Jevtovic dk. 71)

Yedekler: Ahmet Daş, Abdurrahman Üresin, Kaan Akyazı, Hamidou Keyta

Teknik Direktör: Recep Uçar

Sarı kartlar: Tunahan Taşçı, Deniz Ertaş, Blaz Kramer (Konyaspor), Yunus Akgün, Okan Buruk (Galatasaray)

25 Ocak 2025 Cumartesi

Galatasaray:1-0:Konyaspor


Bolu'da otelde çıkan yangın...

Konya'da binanın çökmesi...

Ülkede yaşanılan felaketlerin gölgesinde başladı Galatasaray-Konyaspor maçı. Üç dakika sessizdi ev sahibi tribünler, hayatını kaybedenlere saygı, bu kayıplara neden olan ihmalkarlara da sessiz protesto...


Oyuncular da bu "karamsar" havanın içindeymişçesine sanki "idare eder" gibi geçirdiler ilk 45 dakikayı... Galatasaray adına Mertens'in pasıyla Osimhen'in savunma arkasına koşu yapıp attığı ve ofsayt nedeniyle geçersiz sayılan gol ile devre biterken yine Mertens'in ortalayıp Osimhen'in kafa ile indirip Torreira'dan önce savunmanın uzaklaştırdığı anlar dışında taraftarı heyecanlandıracak pozisyon yokken, deplasman ekibi de 1-2 cılız atakla karşılık verdi bunlara. Buna rağmen ev sahibi aradığı golü de buldu, organıze miydi, orası soru işareti zira Muslera uzun vurdu, Yunus kafayla aşırttı ve Osimhen atletizmini konuşturup, Adil'den önce topa vurunca penaltıyı kazandı...


Tabii, maçın hakemi Halil Umut Meler olunca, her açıdan Konyalı oyuncunun tekmesi Osimhen'e vurduğu görülmesine rağmen penaltı kararı VAR'dan geldi. Sever Halil hoca maçlarda ön plana çıkmayı. Çaldığı düdükler, gösterdiği ve göstermediği kartlarla maç sonunda yine adından söz ettirdi. İlk devre Yunus'un Adil'e müdahalesinde deplasman ekibi kırmızı kart beklerken sarı kart doğru karardı ama ikinci devre Ahmed Kutucu'ya yanlış gösterdiği ilk sarı karttan dolayı Ahmed'in rakibinin ayağına basmasına sarı veremedi ve oyuncuyu atamadı... Derdimiz tek tek pozisyon bazında hakem eleştirmek değil ama Halil Umut Meler'in kötü performans gösterdiği maçlardan biriydi...


İkinci devre Galatasaray'lı oyuncular daha istekli sahaya çıkınca, bir çok pozisyon da buldular, taraftarı hop oturtup hop kaldırdılar ama farkı ikiye çıkaracak golü bulamadılar. Aslında 53. dakikada Yunus'un ortasında Barış'ın kafayla Osimhen'e asistinde Nijeryalı fileleri sarstı ama 4-5 dakika "arama" sonrası VAR Abdülkerim'in ofsayt olduğuna karar verdi... Şaka gibi karar ama söz konusu Galatasaray olunca bu sene bunlar tuhaf gelmiyor...

Maçın iyilerinden Yunus'tu, hem takım arkadaşlarını bir çok pozisyona soktu, hem de Konya'nın ikinci devre 2-3 atağından birinde savunmaya gelip golü önleyen hamleyi de yaptı ki devamında Osimhen'i kaleci ile karşı karşıya bırakan pası atıyordu... 

Dinamo Kiev maçından alınan "sürpriz" sonuç sonrası faturanın kesildiği Fernando Muslera maç öncesi taraftarın destek pankartları ile karşılanmış, maç içinde de rakibin geldiği nadir atakları savuşturmuş ve kulüp tarihinde en fazla maça çıkan oyuncu rekorunu kırdığı gece sahayı "clean sheet" ile kapamıştı... Tebrik edelim Nando'yu...



Stad: Ali Sami Yen

Hakemler: Halil Umut Meler, Kerem Ersoy, Samet Çiçek

Galatasaray: Muslera, Sallai, Sanchez, Abdülkerim Bardakcı, Jabobs (Berkan Kutlu dk. 70), Torreira (Nelsson dk. 90), Kaan Ayhan, Yunus Akgün (Gabriel Sara dk. 80), Mertens (Ahmed Kutucu dk. 71), Barış Alper Yılmaz (Jelert dk. 90), Osimhen

Yedekler: Günay Güvenç, Eyüp Aydın, Yusuf Demir, Batshuayi, Metehan Baltacı

Teknik Direktör: Okan Buruk

Konyaspor: Slowik, Boranijasevic (Umut Nayir dk. 75), Bazoer, Adil Demirbağ, Guilherme, Jevtovic, Ndao (Muhammet Taşçı dk. 69), Oğulcan Ülgün (Aleksic dk. 87), Melih İbrahimoğlu (Melih Bostan dk. 87), Yusuf Erdoğan (Uğurcan Yazğılı dk. 87), Kramer

Yedekler: Deniz Ertaş, Karahan Subaşı, Calusic, Ufuk Akyol, Keyta

Teknik Direktör: Recep Uçar

Gol: Osimhen (dk. 22 pen.) (Galatasaray)

Sarı kartlar: Yunus Akgün, Ahmed Kutucu (Galatasaray), Jevtovic (Konyaspor)

17 Ağustos 2024 Cumartesi

Konyaspor:1-2:Galatasaray

 


"Bizi siz şampiyon yapacaksınız" yazıyordu Barış Alper Yılmaz ile Kerem Aktürkoğlu'nun figürlerinin yer aldığı Galatasaray kafilesini Konya'da karşılayan Galatasaraylı taraftarların ellerindeki pankartta. Selçuk Üniversitesinde okuyan ultrAslan-UNİ'deki gençler "sosyal medya algılarına" kulaklarını tıkamış, trübüncülüğü "eski" abileri gibi yapıyorlardı: Formayı giyene sonuna kadar sahip çıkmak... Futbolun tanrıları da gönüllerine göre verdi üniversiteli gençlerin, Konya'da Galatasaray'a üç puanı getiren goller de Kerem Aktürkoğlu ve Barış Alper Yılmaz'dan geldi...  Uzun yıllar konuşulacak, örnek alınacak bir pankart, gerçekten takımın başarısını istiyorsan, ilk tökezlemede "tu kaka" yapmak yerine arkasında durursan takımının, başarı elbette gelecektir...


Geçen senenin son maçında Konya deplasmanında alınan galibiyetle şampiyonluğu kutlayan Galatasaray, bu sezon ilk dış saha maçı için Konya'ya geliyordu. Ev sahibi geçen yıl yaşadığı küme düşme kabusunu tekrar etmemek için kadrosunu yeni transferlerle güçlendirmiş, geçen hafta Kasımpaşa'yı deplasmanda geriden gelerek yenmiş ve oldukça moralliydi. Kağıt üstünde hiç de kolay geçmeyecek bir karşılaşmaydı ki öyle de oldu. İlk yarım saate kadar Barış'ın pasında Mertens'in plasesi dışında dişe dokunur pozisyon yokken, 39. dakikada "atamayana atarlar" deyimi canlanıverdi Konya'da. Ev sahibinde Yusuf Erdoğan Aleksiç'e "al da at" servisi yaptı, yeşil beyazlı topçu amatörce meşin yuvarlağı auta atarken, dönen topta Barış Icardi'yi savunma arkasına kaçırdı, onun "al da at" pasını Kerem Aktürkoğlu geri çevirmedi... 

Futbolu herkesin sevme nedeni farklıdır, kimi desteklediği takımın başarısıyla kendi hayatındaki eksikliklerini gerçekleştirir, kimi sosyal bir ortam yaratmak için trübünlere kaçar, kimi de nedenini kendisinin de açıklayamadığı bir şekilde iki renge gönül verir. Benim için ise futbol hikayeleri ile özeldir, orada 90 dakika içinde bir hayat yaşanır, iyisi ile kötüsü ile, acısı ile tatlısıyla. Beşiktaş ile oynan Süper Kupa maçından sonra çarmıha gerilen Kerem Aktürkoğlu sahadaki mücadelesi ve attığı golle taraftarın gönlüne tekrar girerken, Oscarlık senaryo misali Konyaspor'un attığı golde hatayı yapıp, tekrardan eleştiri oklarının hedefi oluyordu. Forvet oyuncularını savunmaya getirtmek bir hoca meziyetidir ama onlar ceza sahası içi ve çevresinde "serseri mayın" gibidirler, savunma oyuncusu refleksine sahip olmadıkları için yaptıkları hatalar ölümcül olabilir, Kerem'ın de basit bir şekilde taca atacağı topa dokunmayıp, sonrasında kontrol ve kontra atak hayali, Muslera'nın kalesinde golle sonuçlanıverdi.

Dengede giden maçın ilk yarısı beraberlikle sonuçlanırken, ikinci yarı yine ev sahibi kornerden yüzde yüz bir pozisyonda ağları sarsamıyor ama dakikalar sonrasında yeni transfer Gabriel Sara'nın ortasında Kerem kafayla Barış'ı buluyor, onun yerden şutu filelerde nihayetleniyordu... Bir gol bir asist Kerem Aktürkoğlu için kısa günün karı, hiç de fena değildi...


Galatasaray
oyunda ipleri eline almış, ev sahibinin beraberlik için geldiği anlarda ani ataklarla gol ararken, Türk futbolunun resminin çekildiği bir sekans meydana geldi. Galatasaray'da Okan Buruk'un iki yıldır üzerinde kafa yorduğu, futbolcularının ezberine kazıttığı ve Şampiyonlar Ligi maçlarında da sık sık uyguladığı rakip ceza sahası önünde şok presle top kapmayı Torreira çok başarılı bir şekilde yerine getirdi, Mertens'in pasında da Icardi farkı üçe çıkardı. O ana kadar genç yaşına rağmen ve maç öncesi sosyal medyada kendisi ile ilgili yapılan algılara karşın hatasız bir yönetim sergileyen Direnç Tonusluoğlu da düdük çalmadı, golü verdi. Ama... Ama ne olduysa sonrasında oldu... Futbolculuktan gelen, ki bu bir hakem için çok önemlidir, maçın VAR hakemi Volkan Bayarslan, genç hakemi ekrana davet edip, golü iptal ettirdi. VAR uygulamasının ortaya çıktığı günlerden bugüne kadar herkesin tartışmasız tek bildiği bir kural vardır: Sahadaki hakemi VAR'a çağırmak için herkesin kabul edeceği, tartışmasız kanıt sunmalısın... Oysa Torreira-Aleksiç pozisyonunda bırakın kanıtı, Aleksiç Galatasaraylı topçuya vuruyor. Peki 46 yaşındaki Volkan Bayarslan neden hakemi ekrana çağırdı? Kafasından neler geçiyordu? Galatasaray'ın golü iptal ettirildiğinde ne olacaktı? Bütün bu soruların cevabını ben biliyorum da Volkan Bayarslan'ın açıklamasını bekliyorum umutsuzca... Bakalım çiçeği burnunda yeni Federasyon Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu ilk sınavından nasıl geçecek, zira seçildikten sonra şöyle bir demeç vermişti: "Sahadaki arkadaşlarımızın insani hata yapma opsiyonu var ama VAR'daki arkadaşlarımızın çok daha dikkatli olması lazım. Çünkü sahada anlık karar veriyorsunuz, kaçırabilirsiniz, insanın doğasında olan şeyler. Ama VAR'da defalarca seyredip de insani hatanın olmaması lazım." Sahadaki hakem Direnç Tunusluoğlu hata yapmadı ama pozisyonu defalarca seyreden Volkan Bayarslan onu hataya teşvik etti.


Galatasaray
'ın başında çıktığı 100. maçında 77. galibiyetini alan Okan Buruk sezona 2de 2 ile başlarken, yeni transferlerden Sara 65 dakika sahada kaldı ve takıma alışma sinyalleri verdi. Öte yanda Jellert ise 15 dakikalık süre içinde "Bu çocukta iş var" dedirtti kendisini alıcı gözle seyredenlere. Galatasaray adına hayal kırıklığı "tecrübeli" Dubois yaşattı, zira ilk sezonunda ister sağ ister sol bekte olsun dikkatli ve görev adamı portresi çizen Fransız oyuncu, sezona çok kötü başladı lakin çaresizlikte Okan Buruk'un iki maçta da can simidi olmakta. Konyaspor taraftarlarının maç boyu ıslıkladığı Abdülkerim savunmada hata yapmadı ama pas tercihleri ile eksi not alanlar arasındaydı. Davinson'un sakatlığında formayı alan Viking Nelsson ise sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer misali Beşiktaş maçından sonra çok ama çok dikkatliydi...


Maçın adamı ile bitirelim, istatistiklerde Kerem Aktürkoğlu öne çıkarken, çıplak gözler ise atom karınca Torreira'yı işaret ediyordu... Topla pek buluşamasa ki, Adil'in de hakemin gözünden kaçan itişlerinden az nasibini almadı Icardi, fit ve arzulu görünüşü ile göze batan oyuncu oldu...


Stat: Konya Büyükşehir

Hakemler: Direnç Tonusluoğlu, Deniz Caner Özaral, Osman Gökhan Bilir

Konyaspor: Slowik, Uğurcan Yazğılı, Jevtovic, Adil Demirbağ, Guilherme, Oğulcan Ülgün (Dk. 88 Emrehan Gedikli), N'dao (Dk. 72 Prip), Aleksic (Dk. 77 Melih İbrahimoğlu), Pedrinho, Yusuf Erdoğan (Dk. 77 Cikhalleshi), Umut Nayir

Galatasaray: Muslera, Kaan Ayhan, Nelsson, Abdülkerim Bardakçı, Dubois (Dk. 89 Berkan Kutlu), Torreira, Sara (Dk. 65 Kerem Demirbay), Barış Alper Yılmaz (Dk. 89 Yunus Akgün), Mertens (Dk. 82 Batshuayi), Kerem Aktürkoğlu (Dk. 82 Jelert), Icardi

Goller: Dk. 41 Kerem Aktürkoğlu, Dk. 59 Barış Alper Yılmaz (Galatasaray), Dk. 45 Oğulcan Ülgün (Konyaspor)

Sarı kartlar: Dk. 69 Kerem Demirbay (Galatasaray), Dk. 79 Umut Nayir (Konyaspor)

7 Ocak 2021 Perşembe

Konyaspor:4-3:Galatasaray

 

Noel öncesi İngilizlerin Boxing Day'leri meşhurdur, cumartesi-pazarı geç, haftanın her günü maç vardır, bin bir türlü "cup"la zaten bitkin düşmüş topçular, bir de iki-üç gün arayla top oynamaya lanet ederler de koca bir senenin yorgunluğunu Noel tatili ile atmaya çalışan futbolseverler için elde bira televizyon karşısında "yayılma" cennetten bir an gibidir. Yaz ayında gecikmeli yapılacak olan "Euro 2020" nedeniyle bu sene liglerin Mayıs ayında bitecek olması, bir de küme düşmenin kaldırılmasıyla Süper Lig takım sayısının +3 olması, bizim diyarlarda da yerli bir "Boxing Day" ortamı yarattı Ocak ayında. Yeni senenin ilk maçını cumartesi gecesi kendi sahasında  Antalya karşısında oynayan Galatasaray, salı gecesi İç Anadolu'da Konya'ya rakipti. 

Takım Konya'ya gelmişti de, hocası ve kaptanı tribündeydi. Şöhretli golcüsü "müzmin"sakat; kadife ayağı İstanbul'da; sağ beki hastanede; çiçeği burnunda transferi kırmızı kart; savunmanın süpürücüsü sarı kart cezalısıydı... Virüsün dünyayı etkilediği ve peşi sıra maçların oynandığı bu süreçte "eksiklilere" sığınmak her takımın bahanesi olacaktır ama söz konusu kilit noktalardaki oyuncular olunca göz ardı da edilemiyor doğrusu...


Sanki günümüze kadar hiç bir teknik adam rakip analizi yapmıyormuşçasına, maçtan sonra Konyaspor'un yardımcı hocasının "Galatasaray'ın maçlarını izledik, Sarrachi'nin arkasında boşluk verdiğini çözdük ve oradan atakları yapmayı hesapladık" demeci ev sahibinin ilk golü ile örtüşünce "sosyal medyada" bol sayıda "like" aldı da Ömer'in orta sahada gereksiz bir faul yapacağını ve o esnada takımın düzenin bozulacağını hesap etmişler miydi? Bilinmez. Daha da ötesi, iki takımın karşılıklı olarak birbirini tarttığı ilk yarım saat biterken, Ömer'in ortasında Sehiç'in hatasını ve Diagne'nin kolayı başaramayıp, topu boş kale yerine auta atacağı karşılaşma öncesi senaryoda var mıydı? Galatasaray'ın deplasmanda öne geçtiği maçın gidişatının çok daha farklı olacağı, en yakın Trabzonspor karşılaşmasında görülebilir, çok uzağa gitmeye gerek yok...

Kalesinde golü gören ya da arkadaşları oyundan atılan Galatasaraylı topçularda ilginç bir şekilde "amatörleşme" saçmalığı baş gösteriyor bu sezon. Daci'nin "VAR marifeti" ile verilen, yardımcı hakem ofsayt kaldırmıştı, golü sonrası "başı kesik tavuk" misali sahada dolaşan sarı-kırmızılılara, ev sahibi ikinci golü de az kalsın yediriyordu da yine yan hakem kaldırdığı bayrakla penaltıdan döndürdü Arda Kardeşler'i.  "Nasıl döner bu maç ?" diye hesap ederken, rakip ceza sahası cıvarında Oğulcan'ın hava topu mahareti kullanarak şahsi gayreti ile kaptığı ve sonra da ortaladığı topta Diagne golcülüğünü hatırlayınca, iki takım da soyunma odasına eşitlikle gidiyordu.

İlginçtir, soyunma odasından hakemden önce çıkan Galatasaraylı oyuncular, kondisyoner eşliğinde yarı sahada ısınıyorlardı yeşil-beyazlı topçuların bakışları arasında. Kafalar "soyunma odasında" değildi, sahaya odaklanmıştı, bir kişi hariç: Luyindama... Arda Kardeşler'in düdüğü ile oyuna başlayan Konyalılar, kendi sol kanatlarından hareket ettiler ve yapılan ortada ceza sahası içinde boş pozisyondaki Daci tek dokunuşla tekrar takımını öne geçirdi. Soğuk havada soğuk duş... Karagümrük maçından sonra yine 46da golü kalesinde görüyordu Galatasaraylılar. 


İlk yarıda olduğu gibi yine çok geçmeden eşitliği yakalayayazdı İstanbullular da Ömer'in kornerden ortasında Oğulcan altı pas içinde kafa yerine omuzuyla dürtmeseydi topu. Kritik bölgelerde, "esas" işleri yapacak arkadaşları yoktu belki ama Galatasaraylılar ne zaman rakip kaleye gelseler, tehlike yaratıyorlardı da topu üç direk arasından geçiremiyorlardı. Belhanda ile denediler, Sarrachi ile "şut"ladılar olmadı da yapılan değişikliler ile üçlü savunmaya geçip daha da baskıyı kurunca rakip sahada,  oluşan karambolde Diagne'nin"can siperane" dürttüğü topta Linnes penaltıyı alıyordu. Beraberlik şansı vardı, Diagne topun başındaydı, son haftalar gol atıyor ama iyi penaltı atmıyordu, kaçar mıydı, kaçtı... Ama yardımcı hakem bayrak kaldırıyordu Sehiç'in sevincini kursağında bırakarak. Yan hakemin çizgide olduğu, VAR'in izlediği pozisyonda penaltı tekrar ediliyorsa Konya'lı İsmail Kartal'ın itirazları neden? Cevap basit, hakemi etkilemek, baskı altına almak...

Oyundan atıldı ev sahibi teknik adam ama istediğini de aldı: Maçı gerdi, hakemi baskıladı... Zira sadece beş dakika sonra başlangıcı ofsayt kokan bir pozisyonda Luyindama'nın savrukluğu Galatasaray'a kalesinde penaltı olarak dönüyordu. Bizim stoper rakibe değdi mi değmedi bilinmez de, "saha ve zemin şartları" penaltı için elverişliydi... Bir kez daha geriye düşülmüş, beraberlik için de sayılı dakikalar varken, "top tüfek" elde ne varsa gol için Sehiç'in kalesine yüklenen Galatasaray bir kontra atakta ligin "underrated" golcülerinden Kravets'in klas vuruşu ile dördüncü defa topu çıkarmak zorunda kalıyordu ağlarından. Gol elbette can yakmıştı da ilk golde ofsaytı bozan Emre Akbaba'nın, son golde de rakibinin arkasından koşmayıp, "aheste aheste" takip yapması bizi fena yaralamıştı. Kötü oynayabilirdiniz ama kötü koşamazdınız... Hele ki Galatasaray taraftarı size "cimbomun çocuğu" lakabını taktıysa... Emre'nin Galatasaray'a vefa borcu var, borcunu da ödeyecektir...


Artık herkes maçın bitmesi için dakikalar sayarken, Babel "şapkadan tavşan çıkarıyor", ceza sahası dışından füze yolluyor, kaleciden seken topta kafa ile Oğulcan fileleri havalandırıyor ve Galatasaraylılar için son 3-4 dakika için "ümit" aşılıyor ama kalan dakikalar beraberlik için yeterli olmuyordu...

Maçın bitiş düdüğü ile birlikte tribünde ve sahadaki Konyalılar sevinç yumağı oluştururken, Galatasaraylı futbolcular üzgün, sosyal medyada taraftarlar ise kızgındı... 2020 senesini lider kapatan takım, yeni yılda iki maçında da galibiyet sevinci yaşayamamıştı... Her şey mi kötüydü? Hayır tabii ki... Artık Fatih Terim sahaya dönecekti ve galibiyetler tekrar başlayacaktı... Başlamalı da..



Stat: MEDAŞ Konya Büyükşehir 

Hakemler: Arda Kardeşler, Ali Saygın Ögel, Özgür Ertem 

İttifak Holding Konyaspor: Sehic, Skubic, Ahmet Çalık, Abdülkerim Bardakçı, Guilherme, Shengelia, Oğuz Kağan Güçtekin, Jevtovic (Dk. 72 Uğur Demirok), Daci (Dk. 87 Musa Çağıran), Milosevic (Dk. 58 Hadziahmetovic), Chikalleshi (Dk. 58 Kravets) 

Galatasaray: Okan Kocuk, Linnes (Dk. 90 Şener Özbayraklı), Luyindama (Dk. 85 Babel), Donk (Dk. 90 Kerem Aktürkoğlu), Saracci (Dk. 68 Emre Taşdemir), Taylan Antalyalı, Ömer Bayram (Dk. 68 Emin Bayram), Oğulcan Çağlayan, Belhanda, Emre Akbaba, Diagne 

Goller: Dk. 41, Dk. 46 Daci, Dk. 82 Uğur Demirok (Penaltıdan), 90 2 Kravets (İttifak Holding Konyaspor), Dk. 45 2, Dk. 77 Diagne (Penaltıdan), 90 4 Oğulcan Çağlayan (Galatasaray) 

Kırmızı kart: Dk. 77 İsmail Kartal (Teknik direktör) (İttifak Holding Konyaspor) 

Sarı kartlar:Dk. 34 Jevtovic, Dk. 77 Abdülkerim Bardakçı (İttifak Holding Konyaspor), Dk. 39 Ömer Bayram, Dk. 45 Donk (Galatasaray)

Blog Widget by LinkWithin