Tüm maçlar hakemin ilk düdüğü çalmasıyla mı başlar? Hiç mi hakemin bitiş düdüğü ile başlayan karşılaşma yoktur? Bence var, ve en yakını da dün gece İzmir'de oynanan Göztepe-Galatasaray maçı...
Nasıl mı?
Cihan Aydın, üç gün önce Trabzon'da Galatasaray'ın kaybettiği maçın son düdüğünü çaldığında stat hoparlörlerinden Galatasaray'a küfürlü şarkılar başlarken, 17 yaşındaki topçu Abdülkerim'e sinkaflı laflar ederken, Okan Buruk ve Günay'ın "Galatasaray kendisine yapılanlara şampiyonluk kutlamasında cevap verecek" cümlesiyle başlamıştı aslında Göztepe maçı sarı-kırmızılılar için. "Acaba Galatasaray'dan şampiyonluğu alabilir miyiz" diyen Trabzonlular, kendi elleriyle hazırlamışlardı Galatasaray'ı çarşamba gecesi İzmir'de oynayacağı deplasmana...
Avrupa'dan elenmiş ve haftada tek maç oynayacak Galatasaray'ın neler başarabildiğini son üç yıl memleket dahilinde herkesin malumuydu ve Göztepe'yi etüt eden Okan Buruk ve ekibinden Galatasaraylıların şüphesi yoktu lakin sahaya çıkan kadroyu görünce şaşırmadık desek, yalan söylemiş oluruz... Zira Okan hoca hiç de alışık olmayan bir takımla çıkıyordu deplasmana: Kalede Uğurcan, sağ bek Boey, sol bek Eren ve stoperde Abdülkerim'in yokluğunda Singo ve Sanchez tamamdı da, Torreira'nın yerine İlkay, Sara'nın yerine Asprilla hiç de beklenmiyordu. Icardi de yedekteydi de Barış en uçta görev alacaktı, kanatlarda da Sane ve Sallai olacaktı... Riskli bir seçimdi, kazanırsa deha, kaybederse hain olacaktı Okan Buruk...
Kazandı ve de rahatladı Okan Buruk... En yakın rakibiyle puan farkını dörde çıkardı ve daha teri kurumamışken bir sonraki Kocaelispor maçının da ateşini yaktı verdiği demeçle...
Peki, ne yaptı, nasıl kazandı Galatasaray?
Ev sahibinin savunmada boylu poslu ama ağır adamlarla kendisini karşılayacağını etüt eden Okan Buruk, kapalı savunmayı açmak için de en uca hareketli ve güçlü Barış'ı koyup, etrafına da "pırpır" denen Asprilla, Sane, Sallai gibi topçuları serpiştirmişti. Daha da ötesi, Lemina ve İlkay ile topu çevirip, Göztepelileri üzerine çekip, boşluklarla savunmayı yarmak da planın içinde vardı. İlk devre bu senaryo fena halde de işledi. Ne zaman ev sahibi çokça kullandığı taç atışlarıyla Galatasaray kalesine gol için gelse, dönen topu kendi kalesinde tehlike olarak gördü. Sallai'nin hatasında Arda'nın karşı karşıya kaçırdığı pozisyonun dönüşünde Sallai-İlkay işbirliğinde Galatasaray ikinci golü bulması Göztepe için acı bir deneyimdi. Golü kaydeden İlkay'ın arkadaşlarının tebriklerini aldıktan sonra teniste sıkça gördüğümüz "pardon" sayısı gibi Lis'ten özür dilemesi de sahalarda az karşılaştığımız örneklerdendi. Gol sevinci demişken, daha dakikalar beşi göstermeden Sane'nin serbest atış ortasında Barış'ın kafayla maçın gol perdesini açması sonrası Trabzon'da Galatasaray'ın kullandığı 7-8 köşe atışını neden Barış'ın kullandığı sorusu bir çok taraftarın aklına gelmiştir. Abdülkerim ve Icardi'nin yokluğunda koluna kaptanlık bandını takan Barış'ın gol sonrası pazubandına bakış atması, sezonun akılda kalacak fotoğraflarından olacaktır.
Erken öne geçen Galatasaray'da maç önü planı öyle işledi ki, ev sahibi sahada donakaldı, reaksiyon veremedi ve Sallai biraz becerikli olsa ya da cömert davransa soyunma odasına giderken skorbord belki de 4 farklı bir skoru gösterecekti.
İlk yarı Arda'nın kaçırdığı ve Cherni'nin auta giden cılız vuruşu dışında taraftarını heyecanlandıran pozisyonu olmayan Göztepe, ikinci devreye Juan'ın Barış'ın golünün benzeri ile başladı. Futbolu bilen taraftarının desteği ile eşitlik sayısı için de 15 dakika kadar dalga dalga geldiler Uğurcan'ın kalesine. Göztepeliler arzuluydu, baskı yapıyorlardı da Galatasaraylılar da başta Singo olmak üzere, Sane'si, Sara'sı ile ayaklarındaki topu rakiplerine "armağan" ediyorlardı. Cherni'nin kafası ve Efekan'ın uzaktan şutunda Uğurcan "şampiyonluk modunu" açmışken, Juan'ın aşırttığı ve kaleye süzülen topa yarım metreden Janderson'un auta atması ise 2023 senesinde Sami Yen'de oynanan Galatasaray-Karagümrük maçının uzatma dakikalarında ofsaytta olduğu halde kaleye giden topa dokunup takımını golden eden Serdar Dursun'u hatırlatıyordu.
"Atamayana atarlar" derler ya, ev sahibi peşi sıra pozisyonları harcarken, Galatasaray ise ikinci devre ilk defa Göztepe kalesine geldi, kazanılan köşe vuruşunu Sara kullandı ve Lemina üç gün önce Trabzon'da yapamadığını İzmir'de yaptı ve attığı kafa golü ile takımını rahatlattı, Göztepe'nin eşitlik umutlarını söndürdü. Sonrasında da zaten Torreira, Icardi ve İlkay'ın oyuna girmesiyle Galatasaray tekrar soğukkanlı bir şekilde sahaya yayıldı, topu çevirdi ve maçın son düdüğünü bekledi...
Maçı yöneten Alper Akarsu oyun genelinde pek ön plana çıkmadı lakin onuncu dakikada Sallai'nin kaleciden seken topuna kafa vurmak için havaya sıçrayan Asprilla'ya yapılan müdahaleyi görmemesi, Dennis'in İlkay'a müdahalesine sarı kartı çıkarmaması, 60. dakikada Asprilla'nın formasından çekilip düşürülmesine devam ettirip ev sahibinin atağına izin vermesi, Icardi'nin yüzüne atılan dirseğe devam demesi ve en kötüsü de Barış sakatlanıp yerde yatarken oyunu başlatması kendisi adına maçta eksi puan olacak kararlardı...
Lucescu ile de bitirelim... Galatasaray ve Beşiktaş'da şampiyonluk yaşamış, ulusal takımı çalıştırmış Rumen teknik adamın vefatı sonrası Galatasaray ısınmaya üzerinde Lucescu t-shirtleri ile çıkıp, sahaya da "Seni Unutmayacağız" pankartı ile ayak basmışken, İstiklal Marşı öncesi yapışan saygı duruşunu ıslıklamak Göztepe taraftarı gibi futbolu bilenlere yakışmadı. Son nefesini yeşil sahada verecek kadar futbolu seven bir futbol emekçisini tribün kültürünü 14 Haziran 1925ten beri yaşatanlar tarafından ayakta alkışlamasını beklerdik. Olmadı, hayal kırıklığı yaşadık...
Stat: Gürsel Aksel
Tarih:08/04/2026
Hakemler: Alper Akarsu, Gökhan Barcın, Esat Sancaktar VAR: Sarper Barış Saka
Göztepe: Mateusz Lis, Taha Altıkardeş, Heliton, Allan, Arda Okan Kurtulan, Novatus Miroshi, Anthony Dennis (Filip Krastev dk. 79), Cherni, Efkan Bekiroğlu (Alexis Antunes dk. 73), Juan, Janderson (Jeferson dk. 79)
Yedekler: Ekrem Kılıçarslan, Mehmet Şamil Öztürk, Uğur Kaan Yıldız, Ogün Bayrak, Musah Mohammed, Guilherme Luiz
Teknik Direktör: Stanimir Stoilov
Galatasaray: Uğurcan Çakır, Sacha Boey, Davinson Sanchez, Wilfried Singo, Eren Elmalı (Ismail Jakobs dk. 62), İlkay Gündoğan (Lucas Torreira dk. 79), Mario Lemina, Leroy Sane (Mauro Icardi dk. 85), Yaser Asprilla (Gabriel Sara dk. 63), Roland Sallai (Kaan Ayhan dk. 85), Barış Alper Yılmaz
Yedekler: Günay Güvenç, Renato Nhaga, Noa Lang, Yunus Akgün, Ahmed Kutucu
Teknik Direktör: Okan Buruk
Goller: Juan (dk. 50) (Göztepe), Barış Alper Yılmaz (dk. 5), Allan (dk. 19 k.k.), Mario Lemina (dk. 75) (Galatasaray)
Sarı kart: Barış Alper Yılmaz (Galatasaray)















.png)

















































