Kocaelispor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kocaelispor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Eylül 2026 Salı

Galatasaray:1-0:Kocaelispor

Kötü hakem... Berbat zemin... Harika gol...

Galatasaray'ın "Süper" adı verilen ligin altıncı haftasında konuk ettiği Kocaelispor'u tek golle geçerken oynadığı maçın özetini üç sıfat tamlaması ile özetleyebiliriz.

Okan Buruk'un Galatasaray kariyerinde mağlup edemediği Kocaelispor'u iç sahada konuk ederken Galatasaray, sahaya kaptan Abdülkerim'in sakatlığından iyileşmesi ile as savunma oyuncuları ile boy gösterdi. Uğurcan'ın önünde Sallai, Sanchez, Abdülkerim ve Eren yer alırken, ön libero Torreira ve yanında Sara yer alıyordu. Başakşehir maçında ilk onbirde başlayan Batrakov kulübede sırasını beklerken, onun yerine Yunus oynuyor, kanatlarda Leao ve Barış pozisyon almışken, Osimhen'in boşluğunu doldurma görevi de yeni transfer Deniz Gül'deydi.


"Taçsız Kral"'ın vefatının 35. yılında Metin Oktay önce kabri başında anıldı, maç öncesinde de dev ekranda sergilenen videolarla attığı goller genç nesillere gösterilirken, yeşil zeminde daha geniş çaplı bir anma beklerdik ama taraftarın astığı pankartlar dışında göze takılan bir şey yoktu.

Geçen sene Sami Yen'de beraberlikle biten maçta olduğu gibi başladı iki takım da oyuna, Galatasaray rakip sahada basıyor, deplasman ekibi ise çok adamla kalesini savunup, geçiş hücumlarıyla gol aramaktaydı. Başta kaleci Serhat olmak üzere yeşil-siyahlılar savunma işini iyi yaptılar, Galatasaray'a gol şansı vermediler de ileri uç elemanlarının koca doksan dakika içinde dört atağı vardı, en tehlikelisi de 37'de Agyei'nin kontra atağında direkten dönen topuydu. 90+1de ise Metehan'ın kafasında Uğurcan posterlik bir kurtarış yapıyordu.

Galatasaray ise Sara'nın dördüncü dakikada serbest vuruşta Serhat'ı rahatsız etmesiyle başladı rakip kaleye gelmeye, sonra Deniz'in uzaktan şutunda tekrar genç kaleciyi gösteriyordu televizyon kameraları ama aynı dakika içinde Yunus'un açıkça düşürülmesinin ardından hakem Atilla Karaoğlan'ın devam kararı verince, geçen aylarda haberlere de yansıyan sosyal medya hesapları üzerinden kendisine hakaret eden taraftarlara karşı binlerce dava açan hakemin, bu gece sonrası yeni davalara da gideceğini tahmin etmek zor olmasa gerekti. Yine 2 dakika sonrası Deniz'in çekilmesinde faulu Kocaelispor lehine veren Atilla Karaoğlan, 12. dakikada da VAR yardımıyla Galatasaray'ın Deniz Gül ile attığı golü de iptal ediyordu. 


Galatasaray gol için bastırıyor lakin zeminin bozukluğunda top sürmede sıkıntı çekerken, Leao ve Deniz'in birlikteliği göze hoş geliyor, Yunus'un presi rakibe oyun kurdurtmuyor da Atilla Karaoğlan sahneye çıkmadan edemiyordu. 24te Barış'ın Haidara'ya müdahalesine devam diyen hakem 3-5 saniye sonra oyuncu yerde yatıyor diye faul çalıyor ve iki dakika sonra Haidara'nın Torreira'ya dirsek atmasında bırakın sarı kartı, faul bile çalmaya tenezzül etmiyordu. Çok değil bir hafta evvel benzer pozisyonda Başakşehir Galatasaray karşısında penaltı kazanıyordu...


Icardi ile yolların ayrılması sonrası Osimhen'in yedeği kimin olacağı merak edilirken Deniz'in Kocaelispor karşısında sergilediği istekli oyun, özellikle sırtı dönük rakipleriyle "boğuşması" ve hiç de devrilmemesi "transfer açlığı" çeken Galatasaray taraftarını mest ederken, ilk yarım saat dolarken Deniz'in sırtı dönük aldığı topta rakibini geçip, çaprazdan yolladığı şut direkten patlamasa, haftanın en güzel gollerine adaydı. Öte yandan yeni transferlerden Leao'nun da topu her ayağına aldığında futbol resitali sergilemesi "parasının hakkını" veriyordu. Fiziksel olarak hazır olmadığı bazı anlarda eli belinde nefes nefes kaldığında anlaşılıyordu da, forma girdiğinde, bir de yanında Osimhen olduğunda yapacakları insana fena hayaller kurdurtuyor.


Galatasaray soyunma odasına gol atmadan gitmek istemiyordu, Sanchez'le başlayan atakta, Barış Yunus'la duvar pası yaptı, Barış'ın Leao'ya al da at pasında Portekizli kolay yerine zoru başardı, topu auta yolladı. Bir dakika sonra Leao'nun şutunda Serhat topu kornere yollarken, köşe vuruşunda kaptan Abdülkerim'in kafa vuruşunu yine Serhat dışarı atıyordu. Bir dakika sonra bu kez Sallai'nin ortasında bomboş pozisyonda Eren kafayla skoru değiştiremiyordu.

İkinci yarı Sara'nın serbest vuruşu auta giderken, üç dakika sonra onun kornerden ortasında Sanchez'in kafası dışarı giderken, Okan hoca oyunu değiştirmek için Sara ile Batrakov'u değiştiriyordu. Sara'nın köşe atışları ön direkte Kocaelililerde kalırken, Rus topçunun kornerlerinde Galatasaray tehlikeler yaratmaya başladı ki bir tanesinde deplasman ekibi topu çizgiden çeviriyordu.

Ve sağdan olmadan, soldan olmadı derken Galatasaray'ın tam takım rakip kale cıvarında kendini konuşlandırdığı dakikalarda kaptan Abdülkerim ceza sahası dışından "yaradana sığınarak" öyle bir top yolladı ki rakip kaleye, kalecinin bakışları arasında zeminin de yardımıyla top ancak ağalarda yolculuğuna son veriyordu. Maçı anlatan spikerin de dediği gibi "Kaptan gemisini kurtarmıştı"...

Maçtan evvel küçük kızı "Baba gol" diye babasını evden uğurladığı için de Abdülkerim gol sevincinde sarı kart görmek pahasına soluğu eşi ve kızının yanında tribünde alıyordu. 


Golden sonra Okan Buruk Yunus ve Deniz'in yerine Lesley ile Sane'yi alırken, bir dakika sonra kazanılan serbest atışta Sallai direkleri dövüyordu. Geriye düşen Kocaelispor eşitlik için Galatasaray kalesine gelirken, ev sahibi de boşluklar bulup ikinci golü arıyordu ki maçın iyilerinden Leao alkışlar eşlinde yerini Kazımcana'a bırakırken, Eren de Jakobs ile değişiyordu son beş dakikada...

Maçın sonuna hakem üç dakika uzatma eklerken, o sürenin bitmesine rağmen Kocaelispor'un atağının devam etmesini bekleyip, Galatasaray topu kapıp atağa kalkacağı anda düdüğü çalıyordu...

Ne demiştik başlarken, "Kötü hakem... Berbat zemin... Harika gol..."



Stat: RAMS Park

Tarih:13/09/2026

Hakemler: Atilla Karaoğlan, Gökhan Barcın, Bilal Gölen VAR: Matej Jug

Galatasaray: Uğurcan Çakır, Roland Sallai, Davinson Sanchez, Abdülkerim Bardakcı, Eren Elmalı (Ismail Jakobs dk. 86), Lucas Torreira, Gabriel Sara (Aleksey Batrakov dk. 59), Barış Alper Yılmaz, Yunus Akgün (Lesley Ugochukwu dk. 77), Rafael Leao (Kazımcan Karataş dk. 86), Deniz Gül (Leroy Sane dk. 77)

Yedekler: Jankat Yılmaz, El Chadaille Bitshiabu, İlkay Gündoğan, Kaan Ayhan, Renato Nhaga

Teknik Direktör: Okan Buruk

Kocaelispor: Serhat Öztaşdelen, Anfernee Dijksteel, Tanguy Zoukrou (Arda Özyar dk. 86), Matej Maglica, Massadio Haidara, Mahamadou Susoho (Uğur Kaan Yıldız dk. 86), Show, Berkan Kutlu (Tayfur Bingöl dk. 77), Gonçalo Sousa, Daniel Agyei (Makana Baku dk. 59), Florian Aye (Metehan Altunbaş dk. 78)

Yedekler: Onurcan Piri, Muharrem Cinan, Emir Ortakaya, Mustafa Ege Bilim, Onur Öztonga

Teknik Direktör: Selçuk İnan

Gol: Abdülkerim Bardakcı (dk. 71) (Galatasaray)

Sarı kartlar: Deniz Gül, Abdülkerim Bardakcı, Roland Sallai (Galatasaray), Selçuk İnan, Anfernee Dijksteel (Kocaelispor)

13 Nisan 2026 Pazartesi

Galatasaray:1-1:Kocaelispor


"Kızgın değilim, kırgınım. Koskoca Galatasaray gol yedikten sonra reaksiyon vermediği için. Umutsuz değilim, mutsuzum. İçeride kolay kolay maç vermeyen takımım puan kaybettiği için. Fakat bunların hiçbiri için -bizi bugüne getiren- ekibe sövmem. Sezon sonunda kupa bizim olacak." diye yazmıştı Gamze twitterda. Dün gece maçtan sonra bloga yazı yazmak için oturum, yaz sil, yaz sil, yarım saat oyalandıktan sonra bilgisayarı kapayıp, gözlerin yorgunluktan kapandığı sabahın dördüne kadar beyni uyuştursun diye Amazon'da dizi seyretmiştim... O doksan dakikayı hatırlamak, özellikle son 20 dakikayı aklımdan çıkarmak istiyordum...  Futbolla ilgilenmeyen insanlar ne kadar şanslı diye de düşünmedim değil, film eleştirmenin derdi nedir ki? Ya da müzikle ilgilenenin? Kitapseverler mesela, sevdiği yazar kötü kitap yazdı diye geceyi zehir eder mi kendine? Hiç sanmam... Ama futbol böyle bir tutku işte, daha kötüsü de taraftar olmak, hele ki "canım feda" diyenden, öfke geçsin diye topçusuna, hocasına sövmeyip, içine atan... Omurga sahibi olmak belki de, bugün "çöp" dediğin topçuyla fotoğraf çektirmek için yarışmamak, "istifa etsin hoca" dediğin teknik adam şampiyon olduğunda onu övüp övüp bitirememek gerekir ama "o eski çamlar bardak oldu" diyelim geçelim...

Ligde son haftalara yaklaşırken, şampiyonluk için her puan önemliyken, Galatasaray'ın Göztepe deplasmanında kazandığı üç puandan sonra kendi taraftarı önünde Kocaelispor'u "rahatlıkla" yenip yoluna emin adımlarla devam etmesi bekleniyorduk, ki 70. dakikaya kadar da öyle oldu, ilk devre Sane'nin kaptırdığı bir topta Agyei'nin şutunu Uğurcan'ın çıkarması dışında Kocaelispor'un tek atağı yokken, Jakobs'un Can'dan çalım yemesi sonrası siyah-yeşilli oyuncunun ortasında Abdülkerim'in ıskası ile oluşan karambolde Petkoviç eşitliği sağladı ve Galatasaray maçı çeviremedi, iki puan kaybetti. Sami Yen'de Gaziantep'e de iki puan vermişti, Konya deplasmanında da üç puan bırakmıştı... İç burkan kayıplar bunlardı, yoksa, Trabzon'a, Beşiktaş'a, Fenerbahçe'ye, Kocaelispor'a deplasmanda puan vermek çok da can yakmıyordu...


Deplasmandaki Kocaelispor maçında yapılanlar hatırlatılmıştı Okan Buruk tarafından maçtan önce, taraftar da motive olmuştu, stad dolmuştu tıklım tıklım da içerde ertesi maç Fenerbahçe derbisi olunca ceza almamak için biletler devredilmiş, gelenler de pek suskundu. Yine de Felipe Melo'nun ultrAslan tribününde sete çıkması hep de özlemle beklediğimiz bir andı, çok da yakıştı "capoluk" Melo'ya...


Kalede her zamanki gibi Uğurcan vardı, sağ bekte Boey, stoperde Sanchez ve Abdülkerim yer alırken, sol bek Jakobs olacaktı. Lemina dinlenirken Torreira ve İlkay savunma önünde yer alıyor, kanatlarda Sane ve Sallai varken, Sara ortada, ilerde de Barış olacaktı. Kadro fena değildi ama iç sahada kapanan bir takıma karşı Barış kanatta, Icardi ceza sahasında olmalıydı, lakin fena halde bitirildi Icardi Galatasaray'da. Sosyal medya ergenleri ve "teknisyen" youtuberlar Okan Buruk'u da etkilediler diye düşünüyorum ki hoca "kral"ı sildi defterden...


10. dakikada Uğurcan'ın uzun pasında Barış auta attı, sonrasında Sara'nın ara pasında Barış dokunamadı. Tüm takımla kapanan rakibini kanatlardan açmaya çalışırken Galatasaray, en göze batan topçu Sane oluyordu ki onun kanattan çaprazlama dalışları sonrası Boey boş kalıyor ama onun da ortaları sonuç vermiyordu. Jakobs'ın taç atışında Abdülkerim'in kafası kalecide kalırken, yedi dakika sonra Sara'nın şutunu yine genç kaleci çıkarıyordu. Tabii, pozisyonun dönüşünde de Jakobs'un itilmesine penaltı çalacak bir hakem kadrosu yoktu sahada...


Ve iki dakika sonra da Jakobs'un kanattan ortasında Kocaeli savunmasının ıskasında Sane uzun aradan sonra kafayla fileleri havalandırıp, takımını rahatlatıyordu.  Takım öyle "rahataladı" ki devre bitene kadar da başka kayda değer atak yapmadı, oyunu rolantiye aldı.

İkinci yarıya Sane'nin ceza sahası dışından sert şutunu yine kaleci Serhat çıkarırken, üç dakika sonra da ani gelişen atakta Sane penaltı noktası üzerinde Sara'ya verdi onun yavaş şutu kalecide kaldı, tıpkı Atletico Madrid maçının son dakikalarındaki pozisyon gibi, aynı topçu, aynı kale...


Topu ayağında tutuyordu Galatasaray da beklenilen net tehlikeleri yaratamıyordu ve oyuna çeşitlilik katmak için Sallai ve Boey çıkıp, Lang ve Singo dahil oluyor ama onlar ad pek faydalı olmuyordu ki, Kocaelispor Petkoviç ile eşitliği sağlayınca Torreira ve İlkay'ın yerine Yunus ve Lemina girdi, Sara çıktı Icardi girdi ama Lang'ın uzaktan auta giden şutu ve Yunus'un uzatmalarda direği ıskalayan şutu dışında Galatasaray üç puanı alacak pozisyonu bulamamıştı... Oysa deplasman takımı 83te Agyei ile ikinci gole de kavuşacaktı da direk müsaade etmedi.


Galatasaray'ın içerde Anadolu takımlarına puan verdiği maçların hakeminin de Oğuzhan Çakır olması  tesadüf mü? Kocaelisporluların bir çok sertliğine devam diyen hakem, Galatasaray'ın serbest vuruş kazandığı anda ilk devreyi bitirmiş, uzatmalarda sürekli ayaklarında "çekme" olduğu bahanesiyle zaman çalan yeşil-siyahlıları  ödüllendirircesine uzatmayı uzatmamıştı... Jakobs'un itilmesini bahsettik de Kocaelispor'un attığı golde Uğurcan'ın önündeki oyuncuya "pasif" ofsayt neden çalınmadı pek anlamadık? İlk devre Kocaeli'de Galatasaray'ın böyle bir golü iptal edilmiş, yetmedi Konya'da da geçersiz sayılmıştı...


Maç sonu herkeste büyük hayal kırıklığı vardı, topçuların yüzü asılmış, Okan hoca hakeme isyan ederken, ultrAslan yine ateşi yaktı, takımı tribüne çağırıp moral verdi. Bakmayın sosyal medyada yangın çıkaranlara, onları dikkate almıyorum artık... Bu takım, hu hoca, bu yönetim üç yıldır bizi şampiyon yaptı, bu sene de yapacak ve burda en büyük etken haftada bir maç oynayıp konsantre olacak topçular... Yeter ki Galatasaraylıyım diyenler yarın utanacakları sözleri bugün söylemesinler... Beş maçlık mini bir lig başladı ve Galatasaray alnın akıyla oradan çıkacaktır...


Stat: RAMS Park

Tarih:12/04/2026

Hakemler: Oğuzhan Çakır, Ceyhun Sesigüzel, Mehmet Kısal VAR: Adnan Deniz Kayatepe

Galatasaray: Uğurcan Çakır, Sacha Boey (Wilfried Singo dk. 67), Davinson Sanchez, Abdülkerim Bardakcı, Ismail Jakobs, Lucas Torreira (Mario Lemina dk. 75), İlkay Gündoğan (Yunus Akgün dk. 75), Leroy Sane, Gabriel Sara (Mauro Icardi dk. 80), Roland Sallai (Noa Lang dk. 66), Barış Alper Yılmaz

Yedekler: Batuhan Şen, Eren Elmalı, Ahmed Kutucu, Kaan Ayhan, Renato Nhaga

Teknik Direktör: Okan Buruk

Kocaelispor: Serhat Öztaşdelen, Ahmet Oğuz, Anfernee Dijksteel, Hrvoje Smolcic, Rigoberto Rivas (Can Keleş dk. 64), Mahamadou Sissoho (Tayfur Bingöl dk. 53), Manuel Show, Habib Keita, Daniel Agyei (Darko Churlinov dk. 87), Joseph Nonge (Massadio Haidara dk. 46), Serdar Dursun (Bruno Petkovic dk. 64)

Yedekler: Gökhan Değirmenci, Karol Linetty, Deniz Ceylan, Furkan Gedik, Samet Yalçın

Teknik Direktör: Selçuk İnan

Goller: Leroy Sane (dk. 30) (Galatasaray), Bruno Petkovic (dk. 72) (Kocaelispor)

Sarı kart: Joseph Boende (Kocaelispor)

10 Kasım 2025 Pazartesi

Kocaelispor:1-0:Galatasaray


“Hiçbir şeye ihtiyacımız yok, yalnız bir şeye ihtiyacımız vardır; çalışkan olmak!” diyordu bugün ebediyete intikalinin yıl dönümünde saygı, özlem ve minnetle andığımız Mustafa Kemal Atatürk... Dün de Kocaeli Stadında oynanan maçtan önce topçular sahaya çıktıklarında bütün tribünler tek bir ağızdan "Mustafa Kemal'in Askerleriyiz" diye bağırırken, Galatasaraylı taraftarlar da deplasman tribününde açtıkları devasa pankart ve kartonlarla yaptıkları gösteri ile Ulu Önder'i anıyordu. Tabii, ev sahibi taraftarların maç başı ve sonunda ettikleri küfürler  bu güne gölge düşürürken, bu maçın bir de Sami Yen'de rövanşı olacağı bir kenara yazıldı.


Transfer döneminde taraftarlar "transfer şampiyonası" yaparcasına herkesi takıma kazandırmak ister, takımın sistemi ya da uyumu düşünülmeden "batan geminin malları" misali ne bulunursa transfer edilsin isterler. Oysa ki bir çok hoca ise "az ve uz" oyuncu ekibiyle yarışta olmayı ister. Galatasaray'ın elinde Icardi, Osimhen, Sane gibi yıldızlar olunca, Okan Buruk da takım içindeki olumlu havayı korumak için tüm topçularına şans vermeyi isterken, uzun aradan sonra Kocaeli deplasmanında Icardi ve Osimhen gibi iki forvetle başlıyordu. Televizyon başındaki bizler için "gereksiz" bir fanteziydi ama bir gün önceki idmanın "mükemmel" geçtiğini belirtiyordu başarılı teknik adam. Öte yandan bu tercih Selçuk İnan'a sorulduğunda "Galatasaray'ın bütün oyun planlarını çalıştık ama en fazla çift forvetli oyun üzerine durduk" cevabı, oynanacak maç için içimizde bir endişe yaratmıyor değildi.


İki takımın da istekli ve arzulu başladığı oyunda, Galatasaraylılar alışık oldukları düzenden çıkınca, birbirlerinin yerlerini bulmaya çalışan acemiler gibi bolca pas hataları yaparken, Koacelispor ise önce ikinci dakikada Tayfur'un auta yolladığı kafa vuruşu ile taraftarını heyecanlandırıyor, ardından Uğurcan'la karşı karşıya kaldığı pozisyonda sarı-kırmızılı file bekçisi "ahtapot gibi devleşiyordu". Galatasaray daha kayda değer bir atak yapamazken, Serdar Dursun'un uzaktan şutu Uğurcan'da kalırken, savunma arkasına atılan bir pasta Sane topu mükemmel sürerken ceza sahası içine kadar, pası da bir o kadar kötü atıyordu. İstenilen oyun oynanmayınca, hakem de sert oyunla faulsüzlüğü karıştırınca Osimhen tepki veriyor, Çağdaş Altay da sarı kartı çıkarıyordu Nijeryalıya... İlk devre biterken İcardi'nin auta yolladığı kafa vuruşu dışında Osimhen'in karambolde önüne düşen topa vuruşunda kalecinin kornere yollaması dışında Galatasaray etkili olamazken, atılan bir aut atışında Serdar Dursun'un Jakobs'u bozarak kafayla Agyei'ye düşürmesi ve onun Galatasaray savunmasını geçip Uğurcan'ın tuttuğu köşeden fileleri havalandırması ile ev sahibi öne geçiyordu.

Jakobs'a yapılan müdahaleye düdük çalmamasına şaşmamak gerekir hakemin zira Sanchez ceza sahası içinde yaka paça indirilmişken, oralı bile olmamıştı hem kendisi hem de VAR'daki Ali Şansalan. Ama bu ikili maçın bitmesine 10 dakika kala Galatasaray'ın Osimhen ile bulduğu golde "kaza kaza" ofsayt kararı çıkarıyordu. Herkes çekilen çizgiye takılmış, rakip savunma oyuncusunun ayağı kaleye daha yakın derken, kalecinin kalesinde olmadığı pozisyonda çizginin 2 numaralı savunma oyuncusundan değil belki de kaleciden ya da yanındaki savunmacıdan çekilmesi gerekiyordu. Burada VAR o söz konusu çizgiyi yanlış çizerken, kalecinin arkasında "pasif" pozisyonda olan Sara'nın kaleci ve savunmacıyı nasıl etkilediğini hala anlamış değilim. Galatasaray'ın 8-10 puan önde götüreceği ligin "ekonomik" yandan bir getirisi olmayacağı gerçeği ile böyle ufak tefek müdahalelerle lig yarışını kızıştırmak istenildiği düşüncesi gelmiyor değil insanın aklına bu kararları gördükçe.


Maçın ikinci yarısına dönersek, Galatasaray biraz daha derli toplu gözüküp, Kocaelispor'un kalesini çok adamla koruduğu bir oyunda 48de Sallai'nin uzun pasında Osimhen kaleciyle karşı karşıya kalırken, şutu kornere çıkarken, 65'de ise Osimhen'in paralel pasında Barış'ın golünü önce kaleci sonra da Tarkan çizgiden çıkarıyordu. Ev sahibinin farkı arttıracak net pozisyonunda da Sanchez savunmanın üçe bir yakalandığı bir anda Can'a yerinde müdahale ederek, takımının maçın içinde kalmasını sağlıyordu.

Milli aradan önce Kocaeli'de alınan yenilgi zirve yarışında Fenerbahçe ile aranın bir puana inmesi anlamına gelirken, Okan Buruk ve ekibinin maçların olmadığı bu dönemde yapacakları analizler ile ulusal takımlara gitmeyen topçuların özel çalışmalarla daha güçlü dönecek olması, ki Sane'nin Başakşehir maçı hala akıllarda, ve sakatların iyileşecek olması gelecek maçlar için umudu korumamıza yetiyor...



Stat: Kocaeli

Tarih: 09/11/2025

Hakemler: Çağdaş Altay, Serkan Çimen, Bilal Gölen VAR: Ali Şansalan

Kocaelispor: Aleksandar Jovanovic, Ahmet Oğuz, Botond Balogh, Hrvoje Smolcic, Jamal Dijksteel, Habib Ali Keita (Luis Da Silva Cafumana Show dk. 72), Tarkan Serbest, Daniel Agyei (Oleksandr Syrota dk. 90), Karol Linetty (Darko Churlinov dk. 90+6), Tayfur Bingöl, Serdar Dursun (Can Keleş dk. 72)

Yedekler: Gökhan Değirmenci, Muharrem Cihan, Ahmet Sağat, Furkan Gedik, Samet Yalçın, Joseph Boende

Teknik Direktör: Selçuk İnan

Galatasaray: Uğurcan Çakır, Wilfried Singo (Roland Sallai dk. 46), Davinson Sanchez (Kaan Ayhan dk. 90), Abdülkerim Bardakcı, Ismail Jakobs (Eren Elmalı dk. 64), Lucas Torreira (Gabriel Sara dk. 64), Mario Lemina, Leroy Sane, Barış Alper Yılmaz, Victor Osimhen, Mauro Icardi

Yedekler: Günay Güvenç, Metehan Baltacı, Berkan Kutlu, Ahmed Kutucu, Yusuf Demir, Arda Ünyay

Teknik Direktör: Okan Buruk

Gol: Agyei (dk. 45) (Kocaelispor)

Sarı kartlar: Dijksteel, Smolcic (Kocaelispor), Victor Osimhen (Galatasaray)

Blog Widget by LinkWithin