Genel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Genel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Şubat 2021 Cuma

Karalama Defteri #59

 
Karalama Defteri'nin 59. bölümünü geçen cumartesi oynanan Fenerbahçe-Galatasaray derbisine ayırdık ve maçtan 2 gün sonra yaptık ki karşılaşmaya dair, öncesi, içi ve sonrası, her şeyi konuşmak istedik. Öyle de yaptığımızı düşünüyoruz zira 1 saat 13 dakika süren bir kayıt yaptık... Podcastte değindiğimiz başlıca konular aşağıda:

  • Seyircisiz Maç Nasıl Seyircili Oldu?
  • Fatih Terim'in Mont Uğuru
  • On Yıllık Bir Şilt Hikayesi
  • Cüneyt Çakır, Ali Palabıyık ve Yardımcıları
  • Albayrak'a Çirkin Saldırı
  • Golcü Mostafa Mohammed
  • Gizli Kahraman Taylan
  • Müthiş Transfer Muslera
  • Emre Kılınç Yerini Buldu
  • Özür Dileriz Arda
  • Fedakar Sarrachi
  • Erol Bulut'a Gelen Kağıt
  • ve daha fazlası..

Dinlemek için de Spotify linki burda...

Ama hazır bloga gelmişken yandaki uygulamadan da kaydı dinleyebilirsiniz...

Keyifli dinlemeler, yorumlarınızı bekliyoruz...

1 Ocak 2021 Cuma

Geçmiş Olsun Omar

 

O bir sağ bek...
O bir futbolcu...
Ama hepsinden öte o bir baba...
ve o bir insan...
Her baba gibi çocuklarını eğlendirmek için yılbaşı gecesi havai fişek patlamak isterken, meydana gelen kazada kötü şekilde yaralanmış.
O an çocukların yaşadığı korku  ve uzun yıllar unutamayacakları travma bir yandan, Omar'ın sağlık durumuna öte yandan...
Çok kötü, çok...
Allah'a şükür ki hayati tehlikesinin olmadığı haberi geldi.
Şimdi de dualarımız Omar'la...
Bir an evvel iyileş ve çocuklarına tekrar gülücükler içinde kucağına al...
Sen güçlüsün...
Hadi be Omar...

Mutlu Yıllar

 


Mutlu, sağlıklı, huzurlu ve de tribünlerde taraftarların olduğu bir sene olsun...
Hoş geldin 2021...

1 Ocak 2019 Salı

Mutlu Yıllar


Mutlu yıllar...
Yeni sene herkese sağlık, mutluluk ve huzur getirsin...
Bi' de bol bol maç getirsin...
Bol bol maç, bol bol görmek dileklerimizle...


10 Ocak 2018 Çarşamba

Futbolcuların Malikhaneleri


Milyon dolarlara top koşturan futbolcular nasıl evlerde yaşarlar? Pek tabii ki, adlarına ve şanlarına yakışır "malikhaneleri" tercih edecekler. İşte aşağıda bazı futbolcuların lüks mekanları:


Yukarıdan baktığımızda "10" rakamını andıran ev, Barcelona'nın 10 numarası Messi'nin ikametgahı. Luis Garrido tarafından dizayn edilen evi, geçen sene 6.2 milyon pounda satın almış Lionel Messi. Koskocaman bir havuzu ve etrafı da yeşilliklerle kaplı evin adı da "Bir Sıfır Ekolojik Ev" ve şimdiki değeri 10 milyon poundu buluyormuş yazılanlara göre...


Messi'nin evinden bahsedeceğiz de Ronaldo'yu unutur muyuz? Portekizli'nin evi Madrid'in elit bir semtinde ve Penelope Cruz'la yan yana... 8600 metre karelik evde yedi yatak odası, sekiz banyo ve "junior" Ronaldo'lar için minik de bir futbol sahası var. Evin içinde bir oda sadece Ronaldo'nun aldığı ödüllere ayrılmış. Yüzme havuzu mu? Olmaz olur mu, en klasından var. Ama Madrid'li yıldız 8 milyon poundluk evinde en çok nerede vakit geçiriyor derseniz, cevap mutfak olacaktır.


Yukarıdaki villa ise Wayne Rooney'in ve 20 milyon pound değerinde. İçinde ne mi var? Üç çalışma odası, beş yatak odası, yuzme havuzu, fitness salonu, jakuzi ve sinema...

Beckham 2013 yılında yukarıda içi gözüken ve yazının başlığında genel görüntüsü yer alan evi yaklaşık olarak 32 milyon dolara satın almış. Villa Londra'da bulunuyor ve sekiz yatak odası, iki kıyafet odası, bir oyun odası, fitness salonu, spa ve geniş bir salona sahip. Bugünkü değeri 40 milyon pounda yaklaşan evin camından baktığınızda Robbie Williams ve Elton John size el sallayabilir.




6 Ocak 2018 Cumartesi

Kara Cuma


Münir Özkul... Kiminin Yaşar ustası, kiminin Mahmut hocası... Kimimiz için onuru ve şerefi için gücün karşısında duran adam, kimisi için yaramaz öğrencilerinin tatlı sert hocası... Türk sinemasının en önde gelen oyuncularından Münir Özkul'u dün kaybettik. 
Münir Özkul'un acısını yaşarken, "Bülent Ersoy öyle yapıyor diye bir dikişte duble rakıyı içenlere" rakı içme adabını öğreten Beyoğlu'lunun en güzel abisi Aydın Boysan'ın vefat haberi de geldi. Amerikalıların mal satmak için kullandıkları "Black Friday" tabiri, dün bizim için tam da "kara Cuma" oldu... Başımız sağ olsun...
Güzel insanlar bir bir aramızdan ayrılıyor... Mekanları cennet olsun...


19 Kasım 2017 Pazar

Güle Güle Naim


Halterde iyidir Bulgarlar, özellikle komünizm dönemlerinde daha da başarılıydılar katıldıkları şampiyonalarda sürekli kürsüye çıkarlardı... Hangi turnuvaydı bilmem de, Bulgar sporcular her gün bir derece alırlar, sabah okulda derse girmeden Bulgar müdür gururla verirdi "müjdeyi?!"... Bir gün hiç bir şey söylememişti, nutku tutulmuştu, konuşmadan yollamıştı bizi sınıfımıza. O gün eve gidince duymuştum ilk defa Naim'in adını. Bizim gibi Bulgaristan'da doğmuş bir Türk'tu ve ana vatana kaçmış, Türkiye adına şampiyonaya katılmış ve Bulgarları geçerek ulusal marşı okutmuştu o gün...
İşte böyle tanıdım hayata dair ilk umutlarımın kahramanı Kircalili Süleyman'in oğlu Naim'i... Naim başarıyorsa biz de başarabilirdik, o Türkiye'ye gelmişse biz de Kapıkule'den geçip öpebilirdik vatan toprağını... Yaptık da...
Hiç bir çizgi filmde süper kahramanlar ölmez, Süperman, Batman, Spiderman hep kazanır, çünkü onlar çocukların kahramanıdır ve kahramanlar ölümsüzdür. 
Bugün benim süper kahramanım öldü... Demek ki, artık çocukluğumuz çok gerilerde kalmış, acılara katlanacak kadar büyümüşüz... 
Mekanın cennet olsun Naim...
Başımız sağ olsun...

1 Ocak 2017 Pazar

2017


Hiç de iyi başlamadın ama umarım devamını iyi getirirsin be 2017...
Goller, şampiyonluklar, kupaları artık geçtim...
Barış getir huzur getir...
Herkese sağlık getirir be 2017...


22 Temmuz 2016 Cuma

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal...

Korkma sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak,
sönmeden yurdunun üstünde tüten en son ocak...

29 Haziran 2016 Çarşamba

Pray For İstanbul


Umarım bu son olur...
Bi' daha böyle acılar yaşanmaz...
En büyük acımız  takımımızın maç kaybetmesi olsun...

#prayforistanbul

25 Mart 2016 Cuma

Güle Güle Johan Cruyff

Dün bugün futbol dünyası adına kötü haberler peş peşe geliyor. Hollanda futbolunun efsanelerinden Johan Cruyff da dün yaşama gözlerini yumdu ve aramızdan ayrıldı... Yaşımız kendisini canlı canlı izlemeye yetmese de "sarı fare"yi hep o unutulmaz Hollanda-Almanya finalindeki bant görüntüleriyle anacağız... "Futbol basit oyundur, zor olan ise basit futbol oynamaktır" sözünü zikrettiğimizde, gittiği yerde bir selam yollayacağız artık Johan Cruyff ustanın...

Güle Güle Zafer Koç


Biz ne kadar yazsak boş, hocamın bu zamansız gidişiyle ilgili duygularını eski öğrencilerinden Ferhad Rehber aşağıda belirtmiş. Mekanın cennet olsun hocam, bu kulübe verdiğin katkıları gerçek Galatasaraylılar asla unutmayacaklardır, seni Galatasaray'dan uzaklaştıranlar ve varsa bu zamansız gidişine sebep olanların günahları boyunlarına... Herkes hak ettiğini er ya da geç bulacaktır...

Olmadı bu baba..Bu kadar evladını geriye bırakıp bu şekilde veda yakışmadı sana.. Gerçi evlatların sana ne kadar sahip çıktı o da bir çelişki ama sen bu yanlış düzenin bozamadığı en DOĞRU en DÜZGÜN ADAMDIN.. Şaka yapıyorsun Hocam bize böyle öğretmedin hayatı. Hayata küsmemeyi senden öğrendim ben hocam elim ayağım birbirine dolandı. Bu veda yakışmadı sana..İlk defa evlatlarına iyi örnek olamadın

2 Şubat 2016 Salı

Yarına Umut Ol

2016 yılının ilk ayını geride bırakırken, iş yoğunluğu, özel yaşam, Galatasaray'ın içinden çıkılmaz durumu derken bloga hiç yazı yazmadığımı üzülerek fark ettim. Tabii, boynu bükük bırakmayacağız bu sayfaları, yıllarca bizi takip eden dostları yarı yolda bırakmayacağız, yine döneceğiz bloga, paylaşacağız düşüncelerimizi, fikirlerimizi dilimiz döndüğünce. Ve yılın ilk yazısını da "memlekete görmek istediğimiz güzel hareketlerden" biri olan Yarına Umut Ol sosyal sorumluluk projesine ayırmak istedik. Simay Salı ve Berin Yıldırım adlı iki arkadaş, modern Çalıkuşu olarak maddi imkansızlıklar nedeniyle eğitim, spor ve sanat yönünden geri kalan köy okullarına yardım ulaştırmayı kendilerine vazife edinmişler, yüzlerce çocuğun yüzünü güldürmüşler. Kendilerinin bana atmış olduğu maili sizinle paylaşıyorum ve blogumuzun takipçisi öğretmen ve öğrencilerimizi "kitap kumbarası" konusunda Simay ve Berin'e destek çıkmaya davet ediyorum. Detaylı bilgi Yarına Umut Ol facebook sayfasında...

"Merhaba,
Turkiyenin farkli bolgelerindeki koy okullarina gidiyoruz. Cocuklara spor, bilim, sanat, okuryazarlik dallarinda egitim atolyeleri duzenleyerek onlarin hayal guclerini gelistiyoruz. Buna ek olarak okullara ihtiyaclari dahilinde cesitli gonderimler yapiyoruz spor malzemesi,kirtasiye, kitap vb. Buyuk projelerimizde kendi alaninda uzman kisilerin de destegini almaya calisiyoruz. Basketbol, voleybol turnuvalari duzenlemeyi planliyoruz.  Donem donem buyuk projeler yapiyoruz. Sizinle ortak bir proje yapmayi cok isteriz! Ama ilk etapta sizin en buyuk yardiminiz okulunuza afisimizi asip kitap kumbarasi yerlestirmek ve takibini yapmak olabilir :) cok tesekkur ederiz"

1 Ocak 2016 Cuma

Hoşgeldin 2016


Futbol dolu günleriniz olsun...

10 Kasım 2015 Salı

10 Kasım


Işığınla aydınlanıyoruz, saygıyla anıyoruz Atam...

24 Mayıs 2015 Pazar

Bitmeyen Deplasman


İstanbul dışında yaşıyorsanız, Galatasaray'ınızın her maçı sizin için deplasmandır. Uzak ya da yakın, uzun ya da kısa, her maç yola çıkmaktır, sevdiğini görmek için günler öncesinden heyecanlanmaktır. Yok öyle dolmuşa, taksiye, belediye otobüsüne binip stada gitmek, hafta başından itibaren planlar yapıp, uçak, otobüs bileti alınır maç biletinin yanına... Dün akşam da İzmir'den yola koyuldu 5 arkadaş, üzerlerinde sarı-kırmızı formaları Galatasaray'larını Arena'da izlemek için, sabah erkenden mabedin önünde olunacak, derbi havası ciğerlere derinine solunacak, belki de İpekçi'ye Fenerbahçe karşısında Yenilmez Armada'yı desteklemk için gidilecekti önceden... Ama olmadı... Sayısızca gidilip yorgun argın İzmir'e dönülen o deplasmanlar, bu sefer bitmedi Uğur için. Köprüyü geçerken, arkalarından bir tır sonlandırmadı Galatasaraylıların yolculuğunu... Ağır yaralandı arkadaşları da Alpaslan abinin, Karıncaezmez'in, Özcimbomlu Sezgin'in yanına uçuverdi Uğur'un kalbi...
Bu gece Ali Sami Yen'de olacak her Galatasaray'lıya artık daha da büyük görevler düşüyor... Maç öncesi yapılacak kareografide bir karton da Uğur için kaldırmak lazım, hem de en güzelinden, en sarısından, en kırmızısından... Öyle güzel, öyle dillere destan olacağını ummamış mıydı Uğur yolda gelirken bu tribün şovunun...
Sahadaki topçular, biliyoruz zaten şampiyonluk için ellerinden geleni yapacaklar da, Uğur için kazanmaları lazım bu önemli derbiyi... Aklında zerre kadar mağlubiyet düşüncesi geçmemişti ki İzmir'den yola çıkarken... Yoruldukları anda akıllarında kendilerini görmek için hayatını kaybeden Uğur gelmeli sarı-kırmızılı oyuncuların...
Ve maç sonu hep birlikte bağırmalıyız, gırtlaklar yırtılırcasına, gözlerden yaşlar akarcasına:
"Korkma ölmez sendeki bu büyük taraftarlar
Kupalara layiksin sen şanlı Galatasaray"
Ruhun şad olsun, mekanın cennet olsun Uğur....

19 Mayıs 2015 Salı

19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı

19 Mayıs 
Atatürk'ü Anma, 
Gençlik ve Spor 
Bayramımız 
Kutlu Olsun...

8 Nisan 2015 Çarşamba

Geçmiş Olsun Fenerbahçe



Futbol güzel oyundur... 
Futbol tutkudur...
Futbol rekabettir...
Ama...
Futbol, insan yaşamına kast etmek değildir...
Rekabet yeşil sahada kalsın...
Rekabet tribünde olsun....
Ama...
Rekabet sokağa taşmasın...

Geçmiş olsun Ufuk Kıran...
Geçmiş olsun Fenerbahçe...

15 Şubat 2015 Pazar

Özgecan



"Her şeyi de Allah'a havale etmeyeceksin; akıllarının çalıştığı yerden sallandıracaksın. Eskiden en azından cezaevlerinde gereği yapılırdı, şimdi çok modern bir toplum olduk ya, Avrupalı olduk ya, ağa paşa yatsınlar, biz de adamız delikanlıyız diye gezelim."
Türkiye'nin isyanın, haykırışının sözcülüğünü yapıyor yukarıdaki satırlarıyla Beşiktaş kalecisi Tolga Zengin. Öyle naif kelimelerle, protokol konuşmalarıyla geçiştirilecek bir vahşet yaşanmadı Mersin'de bu hafta, yapılanları yazarken dahi tereddüt ettiğimiz eylemleri üç sapık göz kırpmadan gerçekleştirdi. Tecavüz ettiler, bıçakladılar, ellerini kollarını kestiler, yaktılar, gömdüler... Bunu gencecik, hayatının baharında, "anne sen bana bak, ben de okuyup iş bulunca sana bakacağım" diye hedefleri olan bir kıza yaptılar... Avukat da değilim, hukuk eğitimi de almadım, cezalar ve yasalar belirlenirken göz önüne alınan kriterleri pek bilmem lakin tecavüz ve hırsızlık gibi suçların asla mazereti olmaması kanaatindeyim. Cinayeti kazara işlersin, meşru müdafaa yaparsın da tecavüz ve hırsızlık planlayarak yapılan eylemlerdir, "yanlışlıkla oldu abi" deme şansın yok... Hakim olacaksın eline, beline... "Yoksasını" da bileceksin ve cezana razı olacaksın...
Tolga'nın dediği, hatta sosyal medyada olsun, memleketin sokaklarında protesto yürüyüşlerinde olsun binlerce insanın bu canileri "idam edilmesi" istekleri günümüz yasalarına göre mümkün olmayacaktır da Allah'ın kudretine inanarak onların Özgecan'ın yaşadığı acıların kat be katını yaşayacağını da biliyoruz ama inşallah sadece ahirette değil, bu dünyada da cezalarını bulurlar da böyle sapkınlıklara kalkışacaklara da gözdağı olur...
Bir de özelden genele gidecek olursak, toplu taşıma hizmeti veren taksi, dolmuş, minibüs, otobüs gibi araçların sürücüleri hangi kriterlere göre seçiliyor acaba? "Ben taksici olacağım" diyen her Türk vatandaşı taksiye atlayıp müşteri taşıyabiliyor mu? Bu işin bir denetimi var mıdır, en basit bir işe başvurulduğunda bile istenen üç fotoğraf, nüfus kağıt fotokopisi, adli sicil kaydı gibi evraklar toplanıyor mu? Hayatımızı emanet ettiğimiz bu şoförler belli aralıklarla  psikolojik testlere sokuluyor mu?  Bu soruları biz bir çırpıda soruverirken, umarım yetkililer daha fazla soru sorar, daha çok kafa yorar da başka Özgecanlar'ın canı yanmaz...
Huzur içinde yat Özgecan, toprağın bol olsun, bu memleketin insanları, biz sana sahip çıkamadık, üzgünüz...

2 Ocak 2015 Cuma

Mutlu Yıllar


Futbolu dolu dolu yaşayacağınız sağlıklı ve mutlu yıllar dilerim...

Blog Widget by LinkWithin