Şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Şubat 2015 Perşembe

Baba

Baba! 
her yılbaşında 
sana söyleyecek 
bir tek 
sözüm var: 
'Seni ne kadar çok seversem 
o kadar 
çok olsun ömründen geçen yıllar...' 

N.Hikmet

















24 Eylül 2013 Salı

Sen Gitmedin, Gidemezsin


Güneş her akşam batıp her gün doğuyorsa
Çiçekler solup solup tekrar açıyorsa
En derin yaralar kapanıyorsa
En büyük acılar unutuluyorsa
Neden korkulur hayatta söyleyin bana
Ben neden aynı kalayım söyleyin bana

Elbette bazen çiçek açıp bazen solacağım
Elbette daldan dala konup sonra uçacağım
Elbette bazen hızla dönüp bazen duracağım
Elbette bazen söyleyip bazen susacağım

İnanmadım asla inanamam
Her şeyin bir sonu olduğuna

Elbette bugün ağlıyorsam yarın güleceğim
Elbette önce çekip gidip sonra döneceğim

***
Bir gün elbet yine buluşacağız da, bize bu ayrılığı yaşatanlar bunun hesabını nasıl verecekler acaba?

10 Eylül 2013 Salı

Hakiki Taraftar

Hakiki Taraftar
Tribünde Hep Sen Ol

Tulumunu giyer gelir
Tırnaklarında makine yağı
Cebinde isli üstübü
Dizlerinde sanki bir sızı nasırlarında yılların izi

Maraton tribündesin elinde peynir ekmek gelirsin
Sen ki yüz yıldır gelirsin
Oralarda, sokakta, otobüste
Bak fabrikalarda
Ah, hiçbir yerde görünmezsin
Görmeyiz, bilmeyiz seni
Gelir, geçer, gidersin

Futbol evrilmesin lakin paraya, müşteri olmasın
Taraftar, işçi tulumuyla sen ol maratonda
Güney’de
Yeter ki bilete ayırdığın, son paran olmasın
Bir kalbin olsun, bir cismin
Bir sen ol, en çok sen ol…

Sen ki emeğin en eski şehrisin, bilirsin
Atölyelerden, fabrikalardan, yollardan aksın
Gelsin çıraklar, kalfalar, ustalar
Ayrı hayatlardan aynı sevdaya gelsin Turuncu bir
Şenliğe, bağbozumuna öğrenciler formalarıyla
Gelsin; marabalar gelsin, köylüler, inşaatlardan
Ameleler gelsin, ben geleyim kol kola, yan yana
Dionyzos Efendimiz gelsin, şu koca oyun tanrısı

Ölülerimiz karşılasın Eski Köşe’de
Sami, Faik, Rafet, Hakan
Kayhan, Nejat, Yahya gelsin
Kalbimize yakın tuttuğumuz Gündüz Hoca
Avni Usta, Necmi Abi
Tribün hatıralarıyla gelsin
Kassap Zihni hiç gitmesin gelsin varsın kızsın
Bana, ömrümüzden çekip gitmesin

Ama tribünde hep sen ol çatlamış eller, patlamış
Avuç, yaralı nasır dizlerinde belki bir sızı
Hatıralarında yılların izi

Portakal bahçelerinden, pamuk tarlalarından
gelsin kendini hep yeniden var eden şehir bir eski
şarkıyla gelsin

Sen İnce Memed’sin, Dadaloğlu
Fermanı padişaha bırakıp dağlarla bir olan gelsin

Elinde zeytin ekmek, tulumunla gel

Varsın saha çamur olsun
Hava yağmurlu, tribün boş
Varsın hep rakibe çalsın hakem, top bizi sevmesin
İsterse gol olsun kalemizde her atak
Biz galipken varsın tatil edilsin maç
Âlemin zulmüne inat yine barikatlar kurulsun…

Sen gel
Zira
Bir futbolun haysiyeti tribünde saklıdır
Mabediyken orası, hem ar damarıdır…

***
17.şiirin hikayesi:
Bir Adanaspor maçında tribünde tulumuyla ve elinde peynir ekmekle bir işçi vardı. İlhamı o sahne verdi. Ve devamında soru şöyleydi: Tribünün gerçek sahipleri kimlerdir ve futbolun? On yedinci şiir bu sorunun bir cevabı olsun. Bu, soruyu alıp memlekete uyarlamanın da bir cevabı olsun bre!
****

Adanaspor sevdalısı Hakan Tabakan'ın  18 Adanaspor şiirinden oluşan De ki Aşk'tır kitabın 17. şiiri taraftara ithaf olmuş... Kalemine sağlık diyelim...


17 Haziran 2012 Pazar

Babalar Günü

Babalar gününe dair bir çok söz, bir çok şiir, bir çok makale yazılmıştır ama acetoblog'da Bülent abinin yazdığının üzerine okumadım, şimdiye kadar. Kalemine sağlık Bülent abi:


Kalecin oluyorlar çocukken
Sen sevin diye gol oluyor bütün toplar
Bir zaman sonra libero
Arkanı topluyorlar
Top geçse, adam geçmiyor...
Yeni yetmeliğinde hepsi iki yönlü orta saha
Maddi-manevi pasların en güzelini atıyorlar.
Bazen de dokuz numaralar
Öğüt niyetine doksana takıyorlar, çıkartamıyorsun...
Sonra gidiyorlar...
"10 numaralar öldü" diyorlar ya şimdi
Belki de ondan işte...

13 Mart 2012 Salı

Tekel Rakısı

Tekel rakısı bu be!
Tam kırkbeş derece
İki tek attın mı
Doksan oldun demektir
Yani dik açı
Biz akşamları dostlarım
Böyle dönüyoruz işte köşeyi...

Orhan Veli

8 Mart 2012 Perşembe

8 Mart



Kimi der ki kadın
uzun kış gecelerinde 
yatmak içindir. 
Kimi der ki kadın yeşil bir harman yerinde dokuz zilli köçek gibi oynatmak içindir. 
Kimi der ki ayalimdir. Boynumda taşıdığım vebalimdir.
Kimi der ki hamur yoğuran. 
Ne o, ne bu, ne döşek, ne köçek, ne ayal, ne vebal. 

O benim kollarım, bacaklarım. Yavrum, annem, karım, kız kardeşim hayat arkadaşımdır.
 Nazım Hikmet

26 Kasım 2010 Cuma

Her Şeyin Suçlusu Sensin Ertuğrul Sağlam

Her şey senin suçun!
Tüm olanların sebebi sensin!
Sen değil de bir başkası olsaydı eğer...
Tüm bunları yaşamazdık Ertuğrul Sağlam!

Sen olmasan bilmezdik galibiyet serisi nedir.
Sen olmasan tatmazdık namağlup ünvanları.
Sen olmasaydın eğer girmezdik son haftaya kalp krizleriyle.
Sen girmeseydin hayatımıza yaşamazdık şampiyonluğu.
Sen olmasaydın rüyalarımızı süslerdi o güzel gece.
Hâlâ yaşamak için bir sebebimiz olurdu eğer sen olmasaydın!
Sen olmasaydın sahaya bakmazdık bile ses tellerimizi yırtarcasına haykırırken.
Sahadaki mücadeleyi izlemek yerine her zamanki şovumuza verirdik kendimizi seni görmeseydik kulübede.
Önce tribünlerimizi bitirdin saha kenarındaki müthiş duruşunla!
Bizi kendine ve takımına hayran gözlerle bakmaya hapsettin.
Sonra hayallerimizi yıktın, rüyalarımızı yarıda kestin.
Sen olmasaydın hayallerimiz vardı bizim.
Sen olmasaydın rüyalarımızı süsleyen bir kupa vardı.

Sen girmeseydin hayatımıza, gitmezdik Manchester’a, Valencia’ya, Glasgow’a.
Sen olmasaydın eğer üzülmezdik 10 hafta sonra gelen kayıba.
Sen olmasaydın hiçbir şey üzemezdi bizi.
Ne ManU’dan Old Trafford’da yediğimiz tek gol, Ne Valencia’dan Mestalla’da yediğimiz 6 gol.

Evet, sensin her şeyin sorumlusu!
Sen düşürdün bizi bu hale!
Sen yaptın bize tüm bu kötülükleri!
Şimdi çekip gitmek mi?
Hayır efendim!

Sensin her şeyin sorumlusu!
Ve tüm bu suçların faturası; 2015’e kadar bizimlesin.
Hiçbir yere gidemezsin!

Alper Kavuşturan

Bursasporum.com

19 Ağustos 2010 Perşembe

Sen Olmasan...

Sen olmasan... Seni bir lâhza görmesem yâhut,
Bilir misin ne olur?
Semâ, güneş ebediyyen kapansa, belki vücud
Bu leyl-i serd ile bir çâre-i teennüs arar,
Ve bulur;
Fakat o zulmete mümkün müdür alıştırmak
Bütün güneşle, semâlarla beslenen rûhu,
Bu rûh-ı mecrûhu?..

Sen olmasan... Seni bulmak hayâli olsa muhâl,
Yaşar mıyım dersin?
Söner ufûlüne bir lâhza kaail olsa hayâl;
Soğur, donar, kırılır senden ayrılınca nazar
Ne hazin
Gelir hâyât o zaman hem vücûda hem rûha,
Yaşar mıyız seni kaybetsek âh ben, kalbim,
Bu kalb-i muztaribim?

Sen olmasan... Bu samîmî bir îtirâf işte;
Sen olmasan yaşayamam:
Seninle rabıtamız hoş bir îtilâf işte;
Fakat bu râbıta hâlî mi rûhu ezmekten?...
Akşam
Gurûba karşı düşündüm sükûn içinde bunu:
Fenâ değil sevişip ağlamak, fakat heyhât,
Bükâya değse hayat!..

Tevfik Fikret
24 Aralık 1867-19 Ağustos 1915

30 Nisan 2010 Cuma

Ağlamak Güzeldir



Liverpool:2-1:Atletico Madrid
Atletico Madrid Finalde


Ağlamak güzeldir
Süzülürken yaşlar gözünden
Sakın utanma
Ağlamak öfke delice nefret
Doruklarda aşk doyumsuz sevinç
Kahreden keder kısaca hayat
Ve nefesindir ve nefesindir
Ağlamak şu geçici dünyada
Herşeye rağmen varolmak demek
Ağlamak yaşanan binlerce duygu
İnsanca coşkunun güzel bir şeyidir
Ağlamak senin kara dünyada
Hala sevdiğin ve hissettiğin
Tüm güzelligin ve çirkinliğinle
Var olduğundur var olduğundur




Barcelona:1-0:İnter
İnter finalde...

5 Şubat 2010 Cuma

Yaprak Dala, Hagi Bize Yaraşır

Yapraklara dallara, yeşillere, allara,
nice nice yıllara gülüm, nice nice yıllara.
Yaprak dala, al yeşile yaraşır
der Nazım Hikmet şiirinde,
son mısrasında biz tamamlayalım o zaman:
Hagi bize yaraşır...

14 Ocak 2010 Perşembe

Bang Bang




Liverpool:1-2:Reading

Bang bang, he shot me down
Bang bang, I hit the ground
Bang bang, that awful sound
Bang bang, my baby shot me down.




Sevilla:0-1:Barcelona

11 Ocak 2010 Pazartesi

Yapmakla Olup Bitseydi



Yapmakla olup bitseydi bu iş,
Hemen yapardım, olup biterdi.
Döktüğüm kanla akıp gitse her şey,
Bir vuruşta sonuna varılsa işin,
Bir anda bu dünyayı olsun kazanıversen,
Zaman denizinin bir kumsalı olan bu dünyayı
Öbür dünyayı gözden çıkarır insan.
Ama bu işlerin daha burada görülüyor hesabı.
Verdiğimiz kanlı dersi alan
Gelip bize veriyor aldığı dersi.
Doğruluğun şaşmaz eli bize sunuyor
İçine zehir döktüğümüz kupayı.
Adam burada, iki katlı güvenlikte:
Bir kere akrabası ve adamıyım:
Ona kötülük etmemem için iki zorlu sebep.
Sonra misafirim; Değil kendim bıçaklamak,
El bıçağına karşı korumam gerek onu.
Üstelik bu Duncan, ne iyi yürekli bir insan,
Ve ne bulunmaz bir kral.
Her değeri ayrı bir İsrafil borusu olur
Lanet okumak için onu öldürene!
Acımak yeni doğmuş bir çocuk olur, çırılçıplak,
Kasırganın yelesine sarılmış,
Ya da bir melek, görülmez atlarına binmiş göklerin,
Ve gider dört bir yana haber verir
Bu yürekler acısı cinayeti,
Göz yaşı savrulur esen yellerde.
Sebep yok onu öldürmem için,
Beni mahmuzlayan tek şey, kendi yükselme hırsım;
O da bir atlayış atlıyor ki atın üstüne
Öbür tarafa düşüyor, eğerde duracak yerde

Shakespeare

12 Ekim 2009 Pazartesi

Sayenizde!


Sayenizde!

Ne kebapçısı ne de formacısı
Hepsinden vaz geçtim
Bu meslek dillere düştü sayenizde
E buymuş “hayalperest” gazetecilik dedikleri

Ne haber yazmanı beklerim
Ne de mizanpaj bilmeni
Mesleğe inanmaz oldum sayenizde
Tükenmiş gazetecilik dedikleri

Ne kayınpederine kızarım
Ne de halimize ağlarım
Yüreğim mesleğe küstü sayenizde
E bıktım artık fahişe gönüllerden

Ne bir sütun kadar derin
Ne de emlak eki kadar sakin
Fikirler alt üst oldu sayenizde
Korktum artık çarkların dönüşünden

Haydi

Of Allah’ım of
Nedendir hep zorla sana gelişim
Of Allah’ım of
Ofları tekelledim sayenizde

Of Allah’ım of
Nedendir hep zorla sana gelişim
Of Allah’ım of
Mesleği tükettik sayenizde

Kendimizi kaybettik sayenizde
Kendimizi kaybettik sayenizde
Son kez
Nay niri niri niri nom
Sayenizde

Söz: Ercan Saatçi & Cem Kurel
Beste: Hayalperest

LigTV.com.tr Genel Yayın Yönetmeni Cem Kurel'den Ercan Saatçi'ye tepki...

9 Ekim 2009 Cuma

Karıncaezmez Şiiri



Çiçek seven öz Galatasaraylı
Karıncaezmez Şevki
Vurur, öldürmez,
Çarpar, dağıtmaz ve acıtmaz
Acele iş istemez
30 km'den fazla gitmez
Çiçek görmeden yapamaz
Esans sürmeden durmaz
Ölse de Galatasaray'dan vazgeçmez
Tabutu sarı-kırmızı olmazsa
Kabrinde rahat etmez.

14 Mayıs 2009 Perşembe

Zalim Hancı!


Aziz Yıldırım'ın büyük sükse ile getirdiği ve sonra da apar topar yolladığı hocaların bir listesini yapmış sporx.com sitesi. Gelen haberlere göre Aragones de Fenerbahçe ile yollarını ayıracak hocalar kervanına katılacakmış... Rıdvan Dilmen'in resmine bakarken şöyle bir şarkı geldi aklıma:

Bu öykü uzun yıllar önce başlar
Sevinç ve hüzün çökmüş vagonlara
Bir tren umuda doğru yol alır
Ve ben içinde bir gurbetlik yolcu

Uzun yıllardan sonra yeter oldu
Gezdim dolaştım en son sana döndüm
Yarı sakat gençliğim heder olmuş
Sen zalim hancısın ben yolda yolcu

Ne kucak açtın ne bağrına bastın
Yaralı ve yalnız darda bıraktın
Doğduğum illerde el gibi kaldım
Sen zalim hancısın ben yolda yolcu

Bir sıcak okşayış bir gülümseyiş
Bunu yıllardan sonra pek çok gördüm
Ne yüzüme baktın ne kulak astın
Sen zalim hancısın ben yolda yolcu...

11 Mayıs 2009 Pazartesi

Sakaryaspor Küme Düstü!



anlatamadık sizlere..
mevzu hiçbir zaman şampiyonluk değildi bizler için
gözümüzden düşmeyin yeter demiştik
ve sizler bizi anlamadınız!
yağmurlarında ıslandık kimi zaman bu şehrin
dondurucu kışında doldurduk mabedimizi hınca hınç..

alınlarımızda vazgeçmediğimiz sevdamızın yalınlığı vardı
kavgalardan kalma yaralarla koştuk peşinizden
her derde katlanarak
galibiyetine kanatlanarak
yılmadan koştuk peşinizden..

mevzu asla şampiyonluk değildi
bu iş yürek işiydi
kah yeşildi gülüşlerimiz
kah kararmıştı düşlerimiz
ve yeşilinin siyahınla buluştuğu her noktada
kaçınılmaz olurdu umut etmek
kaçınılmaz olurdu gülümsemek..

anlatamadık sizlere
mevzu kupalar kazanmak değildi
bayram yerlerinde sevinmek değildi amacımız
acısa da canımız
yansa da ciğerimiz
vaz geçmeden ilelebet seninleyiz
ölümüne peşinden geliriz!

ve bizler taraftarız
ey futbolun sanatından anlamayanlar!
ey sevdamızı paraya muhtaç kılanlar
bizler aşığız
bu şehre
bu renklere
bu inanca..
AŞIĞIZ!
SONUNA KADAR YOLUNDAYIZ, SAKARYAM !

Vefakar taraftarların; Tatangalar..

14 Mart 2009 Cumartesi

Hayat Futbola Benzer


Hayat futbola benzer,
Yetenek işidir yaşamak,
Canını dişine takar koşarsın.
Ne kadar kısa dersin,
Ömür denilen, doksan dakika,
Yoksa bir takımın kaybedersin.

Hayat futbola benzer,
Çalıştırıcısı sensindir.
Hocası sen, oyuncusu sen,
Hüzünle mutluluk seyircin,
İyi oynayamazsan eğer,
Golü on ikiden yersin.

Hayat futbola benzer,
Aşkı alırsan ayakucuna,
Meşin top sanırsan sevdayı,
Dakikaları boşa geçirirsin.
Rakiplerin hafife almaz hayatı,
Hafife alansan yenilirsin.

Hayat futbola benzer,
Durmazsan kalende sağlam,
Yüreğinin kaleleri düşer,
İşgal eder seni özlemlerin,
Sonucu son dakika belirler,
Atamazsan gölü küme düşersin.

BAKİ EVKARALI

7 Şubat 2009 Cumartesi

Tugay Kerimoğlu



"ben sana yanarken şimdi...sen kim bilir nerede
üşüyorsun"
Ceyhun Yılmaz

27 Ocak 2009 Salı

Hayata Futbola Benzedikçe




Kendi ülkesinin milli takımı
Dünya kupasına katılamayınca kimi tutacağını şaşıran üzgün taraftar...
Sevgili beni terkettiğinden beri uzaktan bakıyorum aşklara
Ne kadar da sana benziyorum bu aralar...

Bilal İlhami Köksal

10 Ocak 2009 Cumartesi

Geçmişe Özlem



Daha çocukluğunu yaşayamadan geçen yıllar

Kaybolurken sisli hatıralar arkasında
Modern adı verilen yeni bir dünyada
Yaşamaya çalışılır
Eski dünyanın güzelliklerinden uzakta

Blog Widget by LinkWithin