5 Şubat 2015 Perşembe
Baba
24 Eylül 2013 Salı
Sen Gitmedin, Gidemezsin
10 Eylül 2013 Salı
Hakiki Taraftar

Tribünde Hep Sen Ol
Tulumunu giyer gelir
Tırnaklarında makine yağı
Cebinde isli üstübü
Dizlerinde sanki bir sızı nasırlarında yılların izi
Maraton tribündesin elinde peynir ekmek gelirsin
Sen ki yüz yıldır gelirsin
Oralarda, sokakta, otobüste
Bak fabrikalarda
Ah, hiçbir yerde görünmezsin
Görmeyiz, bilmeyiz seni
Gelir, geçer, gidersin
Futbol evrilmesin lakin paraya, müşteri olmasın
Taraftar, işçi tulumuyla sen ol maratonda
Güney’de
Yeter ki bilete ayırdığın, son paran olmasın
Bir kalbin olsun, bir cismin
Bir sen ol, en çok sen ol…
Sen ki emeğin en eski şehrisin, bilirsin
Atölyelerden, fabrikalardan, yollardan aksın
Gelsin çıraklar, kalfalar, ustalar
Ayrı hayatlardan aynı sevdaya gelsin Turuncu bir
Şenliğe, bağbozumuna öğrenciler formalarıyla
Gelsin; marabalar gelsin, köylüler, inşaatlardan
Ameleler gelsin, ben geleyim kol kola, yan yana
Dionyzos Efendimiz gelsin, şu koca oyun tanrısı
Ölülerimiz karşılasın Eski Köşe’de
Sami, Faik, Rafet, Hakan
Kayhan, Nejat, Yahya gelsin
Kalbimize yakın tuttuğumuz Gündüz Hoca
Avni Usta, Necmi Abi
Tribün hatıralarıyla gelsin
Kassap Zihni hiç gitmesin gelsin varsın kızsın
Bana, ömrümüzden çekip gitmesin
Ama tribünde hep sen ol çatlamış eller, patlamış
Avuç, yaralı nasır dizlerinde belki bir sızı
Hatıralarında yılların izi
Portakal bahçelerinden, pamuk tarlalarından
gelsin kendini hep yeniden var eden şehir bir eski
şarkıyla gelsin
Sen İnce Memed’sin, Dadaloğlu
Fermanı padişaha bırakıp dağlarla bir olan gelsin
Elinde zeytin ekmek, tulumunla gel
Varsın saha çamur olsun
Hava yağmurlu, tribün boş
Varsın hep rakibe çalsın hakem, top bizi sevmesin
İsterse gol olsun kalemizde her atak
Biz galipken varsın tatil edilsin maç
Âlemin zulmüne inat yine barikatlar kurulsun…
Sen gel
Zira
Bir futbolun haysiyeti tribünde saklıdır
Mabediyken orası, hem ar damarıdır…
***
17.şiirin hikayesi:
Bir Adanaspor maçında tribünde tulumuyla ve elinde peynir ekmekle bir işçi vardı. İlhamı o sahne verdi. Ve devamında soru şöyleydi: Tribünün gerçek sahipleri kimlerdir ve futbolun? On yedinci şiir bu sorunun bir cevabı olsun. Bu, soruyu alıp memlekete uyarlamanın da bir cevabı olsun bre!
****
Adanaspor sevdalısı Hakan Tabakan'ın 18 Adanaspor şiirinden oluşan De ki Aşk'tır kitabın 17. şiiri taraftara ithaf olmuş... Kalemine sağlık diyelim...
17 Haziran 2012 Pazar
Babalar Günü
Kalecin oluyorlar çocukken
Sen sevin diye gol oluyor bütün toplar
Bir zaman sonra libero
Arkanı topluyorlar
Top geçse, adam geçmiyor...
Yeni yetmeliğinde hepsi iki yönlü orta saha
Maddi-manevi pasların en güzelini atıyorlar.
Bazen de dokuz numaralar
Öğüt niyetine doksana takıyorlar, çıkartamıyorsun...
Sonra gidiyorlar...
"10 numaralar öldü" diyorlar ya şimdi
Belki de ondan işte...
Yazı: ultras/Movement Saat 15:43 1 Yorum Var / Bi' De Sen Yaz
Dosya: Futbolun Edebiyatı, Genel, Şiir
13 Mart 2012 Salı
Tekel Rakısı
8 Mart 2012 Perşembe
8 Mart
26 Kasım 2010 Cuma
Her Şeyin Suçlusu Sensin Ertuğrul Sağlam
19 Ağustos 2010 Perşembe
Sen Olmasan...
30 Nisan 2010 Cuma
Ağlamak Güzeldir
Yazı: ultras/Movement Saat 07:30 0 Yorum Var / Bi' De Sen Yaz
Dosya: O An, Şampiyonlar Ligi, Şiir, UEFA Cup
5 Şubat 2010 Cuma
Yaprak Dala, Hagi Bize Yaraşır
14 Ocak 2010 Perşembe
Bang Bang
Bang bang, I hit the ground
Bang bang, that awful sound
Bang bang, my baby shot me down.
11 Ocak 2010 Pazartesi
Yapmakla Olup Bitseydi
Hemen yapardım, olup biterdi.
Döktüğüm kanla akıp gitse her şey,
Bir vuruşta sonuna varılsa işin,
Bir anda bu dünyayı olsun kazanıversen,
Zaman denizinin bir kumsalı olan bu dünyayı
Öbür dünyayı gözden çıkarır insan.
Ama bu işlerin daha burada görülüyor hesabı.
Verdiğimiz kanlı dersi alan
Gelip bize veriyor aldığı dersi.
Doğruluğun şaşmaz eli bize sunuyor
İçine zehir döktüğümüz kupayı.
Adam burada, iki katlı güvenlikte:
Bir kere akrabası ve adamıyım:
Ona kötülük etmemem için iki zorlu sebep.
Sonra misafirim; Değil kendim bıçaklamak,
El bıçağına karşı korumam gerek onu.
Üstelik bu Duncan, ne iyi yürekli bir insan,
Ve ne bulunmaz bir kral.
Her değeri ayrı bir İsrafil borusu olur
Lanet okumak için onu öldürene!
Acımak yeni doğmuş bir çocuk olur, çırılçıplak,
Kasırganın yelesine sarılmış,
Ya da bir melek, görülmez atlarına binmiş göklerin,
Ve gider dört bir yana haber verir
Bu yürekler acısı cinayeti,
Göz yaşı savrulur esen yellerde.
Sebep yok onu öldürmem için,
Beni mahmuzlayan tek şey, kendi yükselme hırsım;
O da bir atlayış atlıyor ki atın üstüne
Öbür tarafa düşüyor, eğerde duracak yerde
Shakespeare
12 Ekim 2009 Pazartesi
Sayenizde!
Sayenizde!
Ne kebapçısı ne de formacısı
Hepsinden vaz geçtim
Bu meslek dillere düştü sayenizde
E buymuş “hayalperest” gazetecilik dedikleri
Ne haber yazmanı beklerim
Ne de mizanpaj bilmeni
Mesleğe inanmaz oldum sayenizde
Tükenmiş gazetecilik dedikleri
Ne kayınpederine kızarım
Ne de halimize ağlarım
Yüreğim mesleğe küstü sayenizde
E bıktım artık fahişe gönüllerden
Ne bir sütun kadar derin
Ne de emlak eki kadar sakin
Fikirler alt üst oldu sayenizde
Korktum artık çarkların dönüşünden
Haydi
Of Allah’ım of
Nedendir hep zorla sana gelişim
Of Allah’ım of
Ofları tekelledim sayenizde
Of Allah’ım of
Nedendir hep zorla sana gelişim
Of Allah’ım of
Mesleği tükettik sayenizde
Kendimizi kaybettik sayenizde
Kendimizi kaybettik sayenizde
Son kez
Nay niri niri niri nom
Sayenizde
Söz: Ercan Saatçi & Cem Kurel
Beste: Hayalperest
LigTV.com.tr Genel Yayın Yönetmeni Cem Kurel'den Ercan Saatçi'ye tepki...
9 Ekim 2009 Cuma
Karıncaezmez Şiiri
Karıncaezmez Şevki
Vurur, öldürmez,
Çarpar, dağıtmaz ve acıtmaz
Acele iş istemez
30 km'den fazla gitmez
Çiçek görmeden yapamaz
Esans sürmeden durmaz
Ölse de Galatasaray'dan vazgeçmez
Tabutu sarı-kırmızı olmazsa
Kabrinde rahat etmez.
14 Mayıs 2009 Perşembe
Zalim Hancı!
Bu öykü uzun yıllar önce başlar
Sevinç ve hüzün çökmüş vagonlara
Bir tren umuda doğru yol alır
Ve ben içinde bir gurbetlik yolcu
Uzun yıllardan sonra yeter oldu
Gezdim dolaştım en son sana döndüm
Yarı sakat gençliğim heder olmuş
Sen zalim hancısın ben yolda yolcu
Ne kucak açtın ne bağrına bastın
Yaralı ve yalnız darda bıraktın
Doğduğum illerde el gibi kaldım
Sen zalim hancısın ben yolda yolcu
Bir sıcak okşayış bir gülümseyiş
Bunu yıllardan sonra pek çok gördüm
Ne yüzüme baktın ne kulak astın
Sen zalim hancısın ben yolda yolcu...
11 Mayıs 2009 Pazartesi
Sakaryaspor Küme Düstü!
anlatamadık sizlere..
mevzu hiçbir zaman şampiyonluk değildi bizler için
gözümüzden düşmeyin yeter demiştik
ve sizler bizi anlamadınız!
yağmurlarında ıslandık kimi zaman bu şehrin
dondurucu kışında doldurduk mabedimizi hınca hınç..
alınlarımızda vazgeçmediğimiz sevdamızın yalınlığı vardı
kavgalardan kalma yaralarla koştuk peşinizden
her derde katlanarak
galibiyetine kanatlanarak
yılmadan koştuk peşinizden..
mevzu asla şampiyonluk değildi
bu iş yürek işiydi
kah yeşildi gülüşlerimiz
kah kararmıştı düşlerimiz
ve yeşilinin siyahınla buluştuğu her noktada
kaçınılmaz olurdu umut etmek
kaçınılmaz olurdu gülümsemek..
anlatamadık sizlere
mevzu kupalar kazanmak değildi
bayram yerlerinde sevinmek değildi amacımız
acısa da canımız
yansa da ciğerimiz
vaz geçmeden ilelebet seninleyiz
ölümüne peşinden geliriz!
ve bizler taraftarız
ey futbolun sanatından anlamayanlar!
ey sevdamızı paraya muhtaç kılanlar
bizler aşığız
bu şehre
bu renklere
bu inanca..
AŞIĞIZ!
SONUNA KADAR YOLUNDAYIZ, SAKARYAM !
Vefakar taraftarların; Tatangalar..
14 Mart 2009 Cumartesi
Hayat Futbola Benzer
Yetenek işidir yaşamak,
Canını dişine takar koşarsın.
Ne kadar kısa dersin,
Ömür denilen, doksan dakika,
Yoksa bir takımın kaybedersin.
Çalıştırıcısı sensindir.
Hocası sen, oyuncusu sen,
Hüzünle mutluluk seyircin,
İyi oynayamazsan eğer,
Golü on ikiden yersin.
Hayat futbola benzer,
Aşkı alırsan ayakucuna,
Meşin top sanırsan sevdayı,
Dakikaları boşa geçirirsin.
Rakiplerin hafife almaz hayatı,
Hafife alansan yenilirsin.
Durmazsan kalende sağlam,
Yüreğinin kaleleri düşer,
İşgal eder seni özlemlerin,
Sonucu son dakika belirler,
Atamazsan gölü küme düşersin.
7 Şubat 2009 Cumartesi
27 Ocak 2009 Salı
Hayata Futbola Benzedikçe
| Kendi ülkesinin milli takımı Dünya kupasına katılamayınca kimi tutacağını şaşıran üzgün taraftar... Sevgili beni terkettiğinden beri uzaktan bakıyorum aşklara Ne kadar da sana benziyorum bu aralar... |
Bilal İlhami Köksal |
10 Ocak 2009 Cumartesi
Geçmişe Özlem
Daha çocukluğunu yaşayamadan geçen yıllar
Kaybolurken sisli hatıralar arkasında
Modern adı verilen yeni bir dünyada
Yaşamaya çalışılır
Eski dünyanın güzelliklerinden uzakta













































