Erzurumspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Erzurumspor etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Ağustos 2026 Cumartesi

Erzurumspor:0-4:Galatasaray


"Her şey ters gittiğinde, işte o zaman elinizden gelenin en iyisini yapmalısınız. Bu oyuncu grubu asla savaşmaktan vazgeçmeyecek." diyordu Galatasaray adına ligin ikinci haftasında oynanan Erzurumspor maçının en iyi topçularından Lucas Torreira... 

Kuru kuru istatistikle işim olmaz, maça bakar gözümün gördüğünün yılların futbol seyretmişliğinin aklımla harmanlanmasına inanırım da "matematik"i sevenler için de "atom karinca"nın deniz seviyesinden 2000 metre yüksekteki Kazım Karabekir stadında yaptıklarına bakalım:

54 pasın 48ini (%89) isabetli atmış, 64 defa topla buluşmuş, 4 adet top çalmış, bir kere pas arası yapmış, 6 defa geri kazanmış meşin yuvarlağı, 8 ikili mücadelenin 6sından galip çıkmış, hem de bunları 80 dakikada yapmış...

Peki "deniz seviyesinden 2000 metre yüksekte oynarsan ne olur?" diye yapay zekaya sorduğumda şu cevap geldi:

"Deniz seviyesinden 2000 metre yüksekliğe çıkıldığında atmosfer basıncı ve havadaki oksijen yoğunluğu azalır. Bu durum hava sıcaklığının düşmesine, nefes ve kalp atışlarının hızlanmasına, çabuk yorulmaya ve hassas kişilerde hafif irtifa belirtilerinin görülmesine yol açar."

Sami Yen'de oynamakla, Kazım Karabekir'de oynamak aynı demek değilmiş demek? Evde televizyonu açıp, aynı koltukta İstanbul'daki maç ile Erzurum'daki maç aynı olabilir de, gerçekte işler çok ama çok farklı...

Böyle "sert" bir giriş yaptık da, sebebi sosyal medyadaki "transfersevicilerin" İcardi'den sonra Torreira'nın da Galatasaray'dan kopartılması için el birliği ile "kampanya" yapması. "Lucas Galatasaray'dan gitmek istemişmiş", "Zaten koşmuyormuş", "Şampiyonlar Ligindeki en az koşan orta sahaymış", "Galatasaray'a ne vermişmiş".... miş, muş gider de gider...

"Futbolda dün yoktur" diye de süslü bir zırh almışlar ellerine, her türlü itibar suikastliği ve nankörlüklerine karşı kendilerini koruyorlar. Dün yoksa futbolda, o halde Metin Oktay da yok, Prekazi de yok, Fatih Terim de yok, yok ki yok...


Torreira ve Lemina'nın yerine Erzurumspor deplasmanında 19luk Nhaga ile başlamalıymışız, Okan Buruk gençleri sevmiyormuş... Dadaşların Süper Lige çıktıktan sonra uzun bir aradan sonra "kutu" gibi yaptıkları ve tıka basa doldurdukları stada tecrübeli oyuncular yerine 19luk Nhaga, 23lük Lesley ile çık ak lazımmış... Yenilik, heyecan faturayı başkası ödeyince çok daha güzel de, hesap bizim önümüzü konulduğunda o kadar geniş rahat edemiyoruz, değil mi? 


Okan Buruk da "şanssız" Çorumspor beraberliği sonrası deplasmandan alınacak kötü bir skoru bekleyen "akbabalara" karşı fabrika ayarlarına" dönerek "garanti" topçularıyla maça başladı. Geçmişi unutmaya meğilliyiz de hani 31 Mart 2025'te Beşiktaş'a 2-1 kaybettikten sonra Türkiye Kupasında Kadıköy'de Fenerbahçe deplasmanına çıktığı düzenle: Savunmanın önüne Torreira-Lemina koymuş, onların önlerine de Barış- Sara-Yunus'tan bir üçlü yapıp en ileri uca da Osimhen'i yollamıştı... O takım derbiyi kazandıktan sonra yelkenleri arkasına alıp öyle bir fırtına estirmişti ki hem şampiyon hem de kupayı kazanmıştı düzeni bozmadan...

Dün gece de Erzurumspor karşısında Uğurcan kalede, savunmada Sallai, Sanchez, Abdülkerim ve Jakobs ile Galatasaray'a çifte kupayı getirenler vardı. 


İlk maçta kaybetmiş ev sahibi taraftarının da desteği ile baskılı başladı oyuna, zaten bu kutu gibi stadyumda rakiplerine çok zorluklar çıkaracaklar, bolca üç puan alacaklardır. Rakıma, zemine, tribün ortamına alışmaya çalışırken Galatasaraylılar on dakika geçti ve kazanılan ilk korner atışında da Sara'nın ortasında kaleci elinden kaçırdı, Sallai iyi kontrol ve şutla tabelayı değiştirdi: 0-1... Erken gol böyle maçlarda büyük avantajdır, taraftarı susturdu, mavi-beyazlı "Arjantin" forması görünümlüleri sersemletti. O anlarda Galatasaray klasiği bir gol daha geliverdi dakikalar yirmiye yaklaşırken, Sara pres yaptı, Yunus kaptı, onun tek pasında Osimhen topu sürdü ve arkadaşına asist yaptı: Yunus boş kaleye topu yuvarladı.



Galatasaray farkı ikiye çıkarınca tecrübeli oyuncuları ile tempoyu da kontrol etti, topu bolca ayağında tuttu, uzun paslarla Osimhen'i, Yunus'u buluşturmaya çalıştı ki Uğurcan bile az kalsın Yunus'a asist yapıyordu, kaptırdığı topları da Torreira ve Lemina ile aldı, savunmada da başta geçen haftanın "hatalısı" Sanchez ve Abdülkerim ile rakiplerine üstünlük sağladı. Temponun artmadığı, topçuların kendilerini pek yormadan devreyi bitirmeye hazırlanırken, Galatasaray Bodo-Glimt'e attığı golün benzerini yolladı Erzurum filelerine: Rakip savunma ayağında topu geveleyip, kaleciye geri pas yaptığında, Osimhen fuleli koştu, heyecanlan kaleci Orbaniç topu ayağından kaçırdı ve Nijeryalı forvet sezonun üçüncü golü attı kendi adına. Biraz da duygu katalım yazıya, golden sonra da gitti Orbaniç'i teselli etti...


Erzurumspor adına ilk devre ise tek pozisyon vardı, o da Galatasaray'ın en kötüsü Barış Alper'in kaptırdığı top sonrası hızlı gelişen kontrada Orhan Ovacıklı'nın düşürülmesi sonrası kazanılan serbest atışı Rodriguez'in auta atmasıydı. Galatasaray oyunu o kadar elinde tuttu ki, ev sahibi sadece Orhan Ovacıklı'nın Barış'tan kazanıp Galatasaray altyapısından çıkan Mustafa Fettahoğlu'na gönderdiği toplarla taraftarını heyecanlandırdı da sarı-kırmızılı savunma o dakikalarda başarılıydı.

İkinci yarıya da aynı düzende başladı takımlar ve Galatasaray önce Lemina'nın kaptığı ve Osimhen'i gol pozisyonuna sokacak pas yerine kaleciye verdiği topla, sonra da  Jakobs'un hızlı atağında Osimhen'in şutunu savunmanın engellemesiyle farkı açmaya çabaladı. Ev sahibinin kaleyi tutan ilk şutu sonradan oyuna giren Neriman Axundzade 'nin  57deki plasesi oldu. 

Dakikalar 65'i gösterirken Okan Buruk dört oyuncu birden değiştirdi: Sallai, Lemina, Yunus, Jakobs çıktı yerlerine Singo, Lessley, Sane ve Eren girdi. 

Serkan Özbalta da değişiklikler ile oyunu biraz daha değiştirmek istedi de "ipler "Galatasaray'ın elindeydi, rahatça maçı götürüp, dördüncü golü de arıyorlardı. 67de Osimhen ortaladı Barış'ın kafasının tersiyle kendine has vuruşu auta gitti, 73te de Barış'ın ceza sahasına pasında Eren şansını denedi, az farkla auta gitti meşin yuvarlak. Erzurum da Rodriguez ve Fernando ile geldi peşi sıra dakikalarda da Sanchez geçen hafta için "özür dilercesine" konsantreydi.

Ve Galatasaray'ın "ani atağında" Barış topu taşıyıp Sara'ya attı ceza sahası içinde, onun kale çizgisine paralel pasında da Osimhen sadece topa dokundu ve farkı dörde çıkardı.


Sonrası ise "bitse de gitsek" havasında geçen 10 dakika, Galatasaray taraftarının Erzurumspor diye tezahürat yapması ve karşılıklı jestler derken, Sane'nin şahsına münhasır çalımları ile Barış'ı kaleciyle karşı karşıya bırakıp, Barış'ın topu auta yollaması... Yine sosyal medyaya malzeme: Sane oluyor Messi, Barış ise "hain"...

Evet, hepimiz Sane topu ayağına aldığında heyecanlanıyoruz, ümitleniyoruz, sahadaki takım arkadaşları da aynı duygulara bürünüyor ama beş topun üçünü kaptırması yok mu? Biz ekran karşısında bakakalıyoruz da savunmacıların geriye koşması da onlar adına pek zevk verici olmuyor, hele ki Leroy'un topu kaptırdıktan sonra olacakları eli belinde seyrederken...

Youtube yorumcularının, sosyal medya kalemşörlerinin küçümsemediği bir galibiyet olmasına rağmen Okan Buruk ve oyuncuları "akbabalara" malzeme vermeden Erzurum'dan 3 puanla dönüp, bir hafta sonra Sami Yen'de oynayacakları Göztepe maçına çevirdiler dikkatlerini. Çiçeği burnunda transfer Batrakov ve gelebilecek bir iki takviye ile daha da güçlenecek olan Galatasaray, peşi sıra beşinci şampiyonluğun yine en büyük adayı... 

Ama, iki maç sonrası tek zayıf tarafımız tribünler. Nasıl olacak, kim el atacak konusunda çeşit çeşit fikirler var da, 2001 Ocak ayında olduğu gibi tribüne hayatını veren büyükler ile yöneticiler bir araya gelip bu sorunu çözmeli ve tekrar takıma maç kazandıran o devasa koro Sami Yen ve deplasmanlarda arz-ı endam etmeli...



Stat: Kazım Karabekir

Tarih:21/08/2026

Hakemler: Çağdaş Altay, Bersan Duran, Selim Şenöz VAR:Bülent Birincioğlu

Erzurumspor FK: Matija Orbanic, Orhan Ovacıklı (Festy Ebosele dk. 70), Yakup Kırtay, Amar Gerxhaliu, Nihad Mujakic, Brandon Baiye, Elisha Owusu, Gyrano Kerk (Neriman Axundzade dk. 55), Martin Rodriguez (Sefa Akgün dk. 76), Mustafa Fettahoğlu (Miguel Cardoso dk. 76) , Eren Tozlu (Fernando Andrade dk. 70)

Yedekler: Ertuğrul Taşkıran, Guram Giorbelidze, Mustafa Yumlu, Murat Cem Akpınar, İlkan Sever

Teknik Direktör: Serkan Özbalta

Galatasaray: Uğurcan Çakır, Roland Sallai (Wilfried Singo dk. 66), Davinson Sanchez, Ismail Jakobs (Eren Elmalı dk. 66), Mario Lemina (Lesley Ugochukwu dk. 66), Lucas Torreira (Renato Nhaga dk. 80), Yunus Akgün (Leroy Sane dk. 66), Gabriel Sara, Barış Alper Yılmaz, Victor Osimhen

Yedekler: Jankat Yılmaz, Kaan Ayhan, Kazımcan Karataş, Arda Ünyay, İlkay Gündoğan

Teknik Direktör: Okan Buruk

Goller: Roland Sallai (dk. 11), Yunus Akgün (dk. 20), Victor Osimhen (dk. 45 ve 80) (Galatasaray)

Sarı kart: Neriman Axundzade (Erzurumspor FK)

3 Mart 2021 Çarşamba

Galatasaray:2-0:Erzurumspor

 

Türkiye Süper Ligi 27. Hafta
27.02.2021 / 19.00

Uzun lig yarışının tehlikeli virajlardan biri olan Alanyaspor deplasmanı üç puanla atlatıldıktan sonra Galatasaray evinde Erzurumspor'u konuk edecekti ama herkesin aklını kurcalayan rakipten ziyade Türk Telekom Stadyumunun zeminiydi. 15 gün evvel Kasımpaşa maçında "balçık" tarlasına dönen saha "iki pas" yapılacak hale gelmiş miydi? Yoksa sarı-kırmızılı topçular rakipten çok "zorlu saha koşullarıyla" mı mücadele edecekti? Zemine atılan çim tohumları, onların korunması için serilen örtüler işe yarayacak mıydı? Topçular sahaya ısınmaya çıkıp, yayıncı kuruluş yayına geçtiğinde tüm bu soruların az da olsa cevabını bulabilmiştik: Seyrek seyrek kahveringilerin arasında yeşillikler gözümüzü alıyordu, fena değildi zemin...


Sahanın toparlanmasıyla birlikte, Muslera'ya verilen plaketle birlikte keyfimiz daha da yerine gelmişti. Galatasaray formasıyla Süper Ligde 300. maçına çıkan Fernando Muslera'ya Fatih Terim plaket vermişti. Dile kolay 300 maç... Nice futbolcunun  hayalini dahi kuramadığı bir rakam ve şimdi de tek dileğimiz Muslera ile yönetimin en yakın zamanda sözleşmeye imza atıp, bu rakamın 400e çıkması...

Fatih Terim, geçen hafta Alanya deplasmanında başlayan takımı, Erzurum karşısında da sahaya sürerken, güzel hisler içinde başlayan karşılaşma, beklendiği gibi Galatasaray'ın kontrolü altında gitti. Dadaşlar ise kalelerini savunup, yakalayabilirlerse, ani ataklarla Muslera'yı mağlup etmenin hesaplarını yapıyorlardı, bir bakıma oyunu kilitlemekti niyetleri ve nispetten de başarılı oldular, zira Galatasaray'ın ilk atağı ilk çeyrek saat dolarken Yedlin'in ortasında Onyekuru'nun savunmadan dönen şutu ile gerçekleşti. Erzurumspor da taktiğine uygun kontrayı yakaladı, sağ kanattan gelişen atakta ceza sahası çizgisi cıvarından Gomez'in şutu Muslera'da kaldı. 

Dakikalar geçtikçe düzeldiğini zannettiğimiz zemin ağırlaşmaya başlamış, Galatasaray'ın pas oyunu da sekteye uğramıştı. Kolay geçmesi beklenilen müsabaka, pozisyonsuz, tatsız, tuzsuz bir orta saha mücadelesine dönüşmüştü. Birinin "fitili ateşlemesi" gerekiyordu ki o isim de yeni transfer Yedlin oldu. İlk yarı Luyindama'nın sıkça yaptığı gibi atılan uzun bir topta rakibinin arkasında olmasına rağmen, pes etmeyip mücadele eden Amerikalı savunma oyuncusu takımına korner kazandırmış, Ömer'in kullandığı köşe vuruşunda seken topta Emre Kılınç topu ceza sahası içine bir kez daha ortalamış ve Onyekuru'nun kafa vuruşu kaleciden dönerken, "golcü" Mostafa Mohammed ağları sarsıyordu. Ayak içi plase, penaltı, kafa vuruşu derken bu hafta da repertuvarından "fırsatçılığı" ve "füzeleri" çıkarıvermişti. Belki de devreyi eşitlikle bitirmeyi kafalarına koyan Erzurumsporlular yedikleri gol ile yıkılmış ve peşi sıra kalelerinde pozisyonlar görür olmuşlardı. Önce Arda'nın jeneriklerde yer alabilecek sert şutu iki direğin birleştiği noktadan dönerken, devre biterken Arda'nın ofsaytta olduğunu bilip, hareketlenmediği Luyindama'nın pasında ceza sahasında topla buluşan Mostafa Mohammed Allah'a sığınıp Metin Oktay gibi fileleri yırtmak için abandı, bereket kale direkleri sağlamdı, yıkılmadı ama Galatasaray iki farklı öne geçiverdi.

Çok pozisyon bulmadan, yakaladıklarını gole çevirerek 2-0 öne geçen Galatasaray ikinci yarı vites küçültüp, savunmada da bireysel hatalar yapınca, Erzurumspor belki de maçtan evvel hayal kurmadığı kadar Muslera ile karşı karşıya kaldı ama Gomes'in, Aaatıf'ın, Rashani'nin ataklarında kalesini gole kapamayı aklına koymuş bir Muslera vardı, haliyle kendisi için özel bir günde gol yemek yoktu aklının ucunda. Ev sahibi beklemediğimiz bir şekilde taktik disiplinden kopmuş, rakibini kendi kalesine davet etmişti ama istediği anda da pozisyon bulabileceğini de gösteriyordu. O anların birinde Onyekuru'dan seken topu Arda önünde bulmuş, "akıllıca" pasında Emre Kılınç şık bir plase ile kaleciyi üçüncü kez avlamıştı ama Mete Kalkavan VAR'dan gelen uyarıyı dinleyip, pozisyonda topun Onyekuru'nun eline çarpması nedeniyle golü iptal ediyordu. Top Henry'nin eline çarpmıştı ama ona bunu yaptıran müdahalede bulunan Da Costa'nın tekmesi görmezden gelinmişti. Ne diyelim, Galatasaray'ın golü iptal olunca sıkıntı olmuyordu!


Skorbordda dakikalar 86yı gösterirken saha kenarında dünyaca ünlü golcü Falcao, Mostafa Mohammed ile yer değiştirmek için bekliyordu. Çocukluğunda televizyonda maçlarını izleyip, onun gibi goller atmayı düşlediğin forvet senin yerine oyuna giriyor. Ne büyük bir gurur, değil mi? Umarım önümüzdeki maçlarda yan yana da izleriz bu iki golcüyü...

Kağıt üstünde kolay ve rahat geçmesi beklenilen müsabaka, ilk devrenin son 20 dakikalık oyunu ile Galatasaray lehine sonuçlandı ama bir kez daha gördük ki bu uzun maratonda dikkatsizliğe ve gevşemeye yer yok, her maça final gözü ile bakıp, tam konsantrasyon ile hazırlanacak bir Galatasaray da mutlu sona ulaşacak takım olacaktır...



Stat: Türk Telekom

Hakemler: Mete Kalkavan, Ceyhun Sesigüzel, Kemal Yılmaz

Galatasaray: Muslera, Yedlin, Luyindama, Marcao, Ömer Bayram, Etebo (Dk. 72 Taylan Antalyalı), Gedson Fernandes, Emre Kılınç (Dk. 72 Belhanda), Arda Turan (Dk. 83 Babel), Onyekuru (Dk. 83 Kerem Aktürkoğlu), Mustafa Muhammed (Dk. 86 Falcao) 

Büyükşehir Belediye Erzurumspor: Mehmet Göktuğ Bakırbaş, Schwechlen, Da Costa, Teikeu, Butko, Cenk Ahmet Alkılıç (Dk. 76 Emrah Başsan), Omolo, Rahman Buğra Çağıran (Dk. 46 Rashani), Chahechouhe, Osman Çelik (Dk. 76 Mehmet Murat Uçar), Gomes (Dk. 67 El Kabir) 

Goller: Dk. 38 ve 45 Mustafa Muhammed (Galatasaray) 

Sarı kartlar: Dk. 23 Etebo, Dk. 79 Mustafa Muhammed, Dk. 81 Taylan Antalyalı (Galatasaray), Dk. 48 Teikeu, Dk. 63 Chahechouhe, Dk. 90 El Kabir (Büyükşehir Belediye Erzurumspor)

22 Kasım 2020 Pazar

Erzurumspor:1-2:Galatasaray


Türkiye Süper Lig 6.Hafta
24.10.2020/ 19:00

Rol çalmak nedir bilir misiniz? Konuşma sırası başka bir oyuncudayken, seyircinin ilgisini kendi üzerine çekmek diye tanımlar sözlükler bu deyimi. Argoda ise daha açık bir tanım vardır: Başkasını enayi yerine koyarak, ön plana çıkmaya çalışmak... Tam da bunu yaptı Erzurum'da karşılaşmayı yöneten Arda Kardeşler maçın 73. dakikasında Falcao'ya ikinci sarı kartı gösterip, oyundan atarken. "Milyon euroluk oyuncuyu atacak cesarette hakem" imajı mı yaratmak istedi, yoksa Erzurumspor başkanının maçtan sonra canlı yayına bağlandığı televizyon kanallarında belirttiği gibi "Ben Galatasaray'ın ilk golünde hata yaptım, gözüm önündeki penaltıyı çalmadım, Falcao'yu atarak hatamı affetireyim" mi demek istedi, bunun cevabını ancak Arda Kardeşler verebilecektir.

Önceki sezonlarda eksi derecelerde gecenin bir yarısı oynanan maçların aksine bu kez nispetten daha "ılık" bir havada karşılaştı iki ekip Kazım Karabekir stadında. Ev sahibi milli maç arasından sonra bir de rakibi Hatayspor'un Covid vakaları ile boğuşmasından dolayı uzun bir müddet maç yapmamışken, Galatasaray ise Ali Sami Yen'de Alanyaspor'a yenilmenin "moral bozukluğu" ile deplasmana gelmişti. Çıkış arıyordu Galatasaray, Belhanda kaptandı, Arda kulübedeydi. Falcao oyundaydı, Diagne kenardaydı. "Kaptan" Belhanda'nın pasıyla da Falcao şok bir golle takımını öne geçireyazdı da, direkler Farnolle'un tarafındaydı, tabelanın değişmesine müsaade etmediler. Üç dakika sonra yine Falcao sahnedeydi, bu kez sarı kart görüyordu. Dadaşlar belli ki "paslanmıştı" uzun arada da Galatasaraylılar da çok istekliydiler ve 20. dakikada Babel'in "düşe kalka, ite kaka" kazandığı bir top sonrası Taylan-Belhanda paslaşmasında,  Belhanda'nın asistinde Emre Kılınç takımını öne geçiriverdi. Gol öncesi Babel faul yapmış mıydı İbrahim'e diye sorarsanız evet deriz ama öncesinde de Erzurumlu oyuncu "turuncu kafaya" kural dışı bir müdahale yapmıştı. Arda Kardeşler bu hatalar zincirinden "düdük çalmadan" kendini sıyırıverdi...


Öne geçen sarı-kırmızılılar, Falcao ve Emre Kılınç'ın uzaktan şutlarıyla farkı da açmaya çabaladılar da becerikli olamayınca, Erzurumspor yavaş yavaş rakip kaleye gelmeye yeltendi. Önce Gomes'in köşeye giden topunu Okan parmaklarının ucuyla kornere çeldi ama devre biterken Marcao'nun yaptığı penaltıda Novikovas Okan'ı mağlup etmeyi başardı. Ayrıntılar hayatta önemli olduğu kadar, yeşil alanda da belirleyicidir. Erzurumspor'un çok adamla yüklendiği bir atakta yapılan ortayı tutan Okan topu hızlı kullanmak yerine yerde yatıp, tüm topçuların oyun alanına yerleşmesini beklemesinin tersine Farnolle kazandığı topu degajla başlatıp, Gomes'i Marcao ile baş başa bırakmış ve bir bakıma penaltının "asistini" yapmıştı. Farnolle'un becerisi kadar Marcao'nun da maçtaki "savurukluğu"nu penaltı pozisyonunda da devam ettirmesi beraberlik golünün sebeplerindendi.

Soyunma odasına giderken yenilen goller sıkıntı yaratır da, Fatih Terim'in takımı istim üstündeydi, rakibin kafa dağınıktı. Arzulu olan sarı-kırmızılılar öne geçmek için rakip yarı sahaya yerleşti, Sarrachi ortaladı Falcao kafayla dışarı attı, bir kaç dakika sonra Emre Kılınç aşırttı Mina çizgiden çıkarttı ama Babel'in ortasında Falcao'nun mükemmel bir göğüs kontrolü sonrası voleyle ağları havalandırmasına taraflı tarafsız herkes şapka çıkarıyordu. "El Tigre" kendisine has gollerden birini atmış, takımını öne geçirmişti...


Hiç bir başarı cezasız kalmaz diye bir söz vardır ya, maçın yıldızı Falcao, sadece Galatasaraylıların değil, ev sahibi oyuncularının da şaşkın bakışları arasında ikinci sarı kartı görüp, Arda Kardeşler tarafından oyundan atılıyordu. Rol çalmak demiştik değil mi yazıya başlarken, tam da öyle işte...

Tartışmalı kararlar vermek kolay değildir, verince de arkasında durmak zordur, maçın hakemi de çaldığı düdüklerin altında ezildi, oyunun geri kalanında tuhaf ve komik düdüklerle seyredenlere kendini güldürdü. Sissoko'nun Arda'ya attığı dirseği "yüze değil göğüse" diye ısrarla göstermesi, sırtı dönük olduğu halde Arda'nın kayarak Mina'ya yaptığı müdahalede Brezilyalı topçunun "çığlığına" göre düdük çalması akılda kalacak "melodramlardandı"...

Eksik kalan Galatasaray skoru korumaya çalışırken, ev sahibi de beraberlik için kalan dakikaları değerlendirmek istedi ama kayda değer bir pozisyon bulamayınca, sarı-kırmızılılar 3 puanla İstanbul yolunu tutmuş oldular bile...

Erzurum deplasmanları sonuçtan ziyade Fatih Terim'in demeçleri ile hatırlanır. 2019 Martında 1-1 berabere kalınan maçtan sonra Fatih Terim "8 de kapanır, 18 de kapanır, yeter ki biz kazanalım" demiş ve Başakşehir'le girilen şampiyonluk yarışı için hem takımını hem de camiayı motive etmiş, mayıs ayında da şampiyonluk kutlanmıştı. Bu sezon da kulüp ve camia içinde karışıklıklar su üstüne çıkmaya başlarken, şampiyonluk dışında her kafadan başka başka sesler çıkarken , Erzurum galibiyetinden sonra sarf ettiği sözlerle bir kez daha camiayı kenetlemeyi başarmıştı tecrübeli teknik adam.

"Kaybettiğinizde suçlu tek kişi ama kazandığınızda kazanan herkestir bizde de böyle oldu. Şimdi ben defalarca Galatasaray ve Galatasaray taraftarından kopartıldım. Hem de nasıl kopartıldığımız da çok açık. Sonrasında haklılığımız ortaya çıkmasına rağmen bir boşluk bir süreç yaşandı Galatasaray'da. Devamlılık çok daha başka başarılar getirebilirdi. O yüzden bu sefer gelirken Galatasaray taraftarına bir söz verdim. Normal olarak herkes benim karakterimin nasıl olduğunu bilir. Ben iki, üç senedir burada olan biri değilim 50 senedir bu camianın içindeyim ve her geldiğimde bir şekilde Galatasaray taraftarından kopartıldım. Bir şekilde bu sefer gelirken onlara bir söz verdim ve bu sözümü tutmaya çalışıyorum. Herkes benim neler yapabileceğimi bilmesine rağmen benim için as olan Galatasaray ve taraftarı olduğu için sabırla sessiz kalmaya çalışıyorum. Sanılmasın ki içeride ve dışarıdakilerin niyetlerini, hesaplarının arkamdan planlarını bilmiyorum. Her şeyin farkındayım, yine söylüyorum benim Galatasaray taraftarına sözüm var ama bilinsin ki kimsenin ne arkasında ne de yanındayım."

Stat: Erzurum Kazım Karabekir 

Hakemler: Arda Kardeşler, Aleks Taşcıoğlu, Volkan Ahmet Narinç 

Büyükşehir Belediye Erzurumspor: Farnolle, Murat Uçar, Mina, Hasan Hatipoğlu, Mücahit Albayrak (Dk. 85 Sadiku), İbrahim Akdağ, Petrus Boumal (Dk. 46 Sissoko), Emrah Başsan (Dk. 85 Rashad Muhammed), Obertan (Dk. 64 Donald), Novikovas (Dk. 77 Hamroun), Ricardo Gomes

Galatasaray: Okan Kocuk, Omar Elabdellaoui, Luyindama, Marcao, Saracchi, Taylan Antalyalı, Emre Kılınç (Dk. 89 Emre Akbaba), Belhanda (Dk. 90 Oğulcan Çağlayan), Ömer Bayram (Dk. 89 Donk), Babel (Dk. 65 Arda Turan), Falcao

Goller: Dk. 21 Emre Kılınç, Dk. 64 Falcao (Galatasaray), Dk. 45 Novikovas (penaltıdan) (Büyükşehir Belediye Erzurumspor)

Kırmızı kart: Dk. 73 Falcao (Galatasaray)

Sarı kartlar: Dk. 70 Ömer Bayram, Dk. 77 Arda Turan (Galatasaray), Rashad Muhammed (Maç bitiminde) (Büyükşehir Belediye Erzurumspor) 

Blog Widget by LinkWithin