Afrika Uluslar Kupası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Afrika Uluslar Kupası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Ocak 2022 Salı

Sol Bekten Kaleci Mi


Futbol hikayeleriyle güzeldir. Hikayeler olmasa, Kamerun'un Komorlar'ı 2-1le geçip, Afrika Uluslar Kupasında çeyrek finale yükseldiği maçı bu satırlara hiç dökmezdik, belki böyle bir maçın olduğundan da haberimiz olmazdı. Peki bu karşılaşmayı özel kılan nedir?

Komorlar'ın Gana ile oynadığı ve son 16ya kaldığı maçta takımın kalecisi Salim Ben Boina sakatlanır. Öncelikle hangi yedek kaleciye şans vereceğini düşünen takımın hocası Younes Zerdouk'a esas şok maç öncesi yapılan PCR testlerinin sonuçları açıklanınca gelir: İki yedek kaleci de dahil olmak üzere 12 oyuncusunun sonucu pozitiftir. Her mevki bir şekilde dolacaktır da peki kaleye kim geçecektir? Eldeki kısıtlı kadro içinde hoca kararını verir: 1.70 boyu ile takımın en kısa oyuncularından olan 30 yaşındaki sol bek Chaker Alhadhur üç direk arasında oynayacaktır...

Alhadhur bir bant alır, yedek kalecinin 16 numarasının üzerine kendi forma numarası olan 3ü yazar, eldivenleri giyer ve kaleye geçer. Talihsizlikler orada da bitmez, maçın daha on dakikası dolmadan hakemin verdiği "acımasız" bir kırmızı kart sonrası Komorlar 10 kişi kalır. Eksik oyuncu, kalede devşirme kaleci herkes ev sahibinin farklı kazanacağını beklerken, Kamerunlular beceriksizleşir, Komorlar'lı topçular "canla dişle savaşır " ve Alhadhur da kalesinde devleşince maç ancak 2-1 sona erer...

Chaker Alhadhur için hikayenin sonu peri masalı gibi bitmez ama Ajjacio takımı hocasının "ihtiyaç anında imdat kolunu" çekecek bir oyuncusu vardır...



20 Kasım 2014 Perşembe

Fil Dişi-Kamerun Maçı Sonrası


Fil Dişi Sahilleri, Kamerun'la golsüz berabere kalıp Afrika Uluslar Kupasında mücadele hakkı kazanınca taraftarı da futbolcularla "bütünleşmek" için saha inmiş ve Felix Houphouet-Boigny stadında taraftar ile polis arasında ikinci bir "maç başlamış"...








14 Şubat 2012 Salı

Çöpçülükten Afrika Şampiyonluğuna


Futbol sadece bir oyun mudur, yoksa hayatı bize yansıtan bir ayna mıdır? Kimileri 22 kişinin bir meşin yuvarlak peşinden koştuğu ayak topunu bu kadar ciddiye almamamız gerektiğini söylerken, bizim blog için "futbol hayata fena halde benzer". Her maç kendi kahramanını yaratırken, her başarının ardından nice hikayeler okuruz. Bu öykülerden birini de dün gece Stade de Angondje'de 32 bin futbol sevdalısı canlı izlerken, milyonlarcası da televizyon başında şahitlik etti Herve Renard'ın başarısına. "Drogba maç içinde penaltıyı kaçırmasaydı" diye başlayan şartlı cümlelere rağbet de etmemek gerekir, zira o gecenin "seçilmiş kişisi" Renard'dı ve futbol melekleri bu genç teknik adamın beyaz gömleğinin omuzlarına konmuştu bir kere, oradan uçmaya da hiç ama hiç niyetleri yoktu. "2010 Afrika Uluslar Kupasında Tunus'a karşı oynadığımız maçta beyaz gömlek giymiştim. Dört gün sonra Kamerun'la karşılaşırken mavi gömlekle saha kenarındaydım ve mağlubiyet üzüntüsü yaşadım, İşte o gün bütün maçlara beyaz gömlekle çıkmaya karar verdim. Benim de uğurum budur"

Totemlerin, uğurların yeri yadsınamaz söz konusu futbolsa, ama özellikle Afrika'dan bahsedersek işin boyutu sihre, büyüye kadar da gider. Zambiya'nın bir çok futbol otoroitesine göre sürpriz sayılabilecek bu başarısının ardından önümüzdeki günlerde büyücülerin toprağa gömdüğü tavuk bacakları, dökülen hayvan kanları, kale direklerine sürülen kuş tüyleri, keçi bağırsaklarının meşin yuvarlakla beraber toprağa gömülmesi gibi wodoo büyülerine ait hikayeler okuyacağız ama bizim şimdiki niyetimiz Renard'ın hayat romanından pasajlar alıntılamak... Hollywood senaristleri de pek bayılırlar ya inişli çıkışlı hayat hikayelerine, bu beyaz gömlekli adamın yaşamı da hazır senaryo aslında, bul yönetmen, çektir filmi.


Didier Deschamps ve Marcel Desaily ile birlikte Cannes'da futbola başlayan Renard, Arsene Wenger, Luis Fernandes ve Claude leRoy gibi hocaların talebesi olduğu 15 yıllık futbolculuk yaşantısı sonrası, hayatın çok da beklediği gibi gitmediğini görecektir. Meşin yuvarlaktan kopan Herve Renard, bir çöp toplama şirketi kurar ve "ekmeğinin peşine" düşer.  "İşim şehrin çöplerini toplamaktır. Haftanın beş günü sabahın beşinde uyanıp, çöp bidonlarını boşaltıyorduk." O günlerde stat etrafından geçerken futbola sevdası depreşecek ve saha kenarında olmaya karar verdiğinde, en büyük desteği de eski hocası Claude leRoy'dan görecektir. Onun yardımcılığı ile başladığı antrenörlük serüveninde, kendi ayakları üzerinde yürümek üzere yol aldığı İngiltere macerası, belki de gelecek adına Fransız hocaya çok şey kazandıracaktır. "Cambridge United günleri benim için tam bir kabustu. İngilizce bilmiyordum ve tercümanım da yoktu. Yaşadığım sıkıntı ve zorluklar, beni hayata da hazırladı aslında" diyecektir o günleri hatırlarken genç çalıştırıcı. 8 maçlık mağlubiyet serisi sonrası soluğu memleketinde alan Renard'ın yolu bir kez daha leRoy'la kesişir. Gana Milli Takımında leRoy'un asistanlığını yaptığı günlerde de Afrika ile kez tanışan Herve Renard, Zambiya'nın "genç ve başarıya aç Avrupa'lı bir hoca" aradığı bir dönemde, biçilmiş kaftan olarak bu fakir ve yoksul ülkenin ulusal futbol takımının başına geçer.

 14 yıl aradan sonra Zambiya'yı Afrika Uluslar Kupasına taşıyan ve çeyrek finalde penaltı vuruşları sonrası elenme üzüntüsü yaşayan Fransız hoca, federasyondaki yönetici değişimlerinin ardından görevi bırakır. Daha topladığı bavullarını boşaltmadan da 2 gün sonra Angola Futbol Federasyonu yöneticileri kapısını çalar ve hocanın yeni adresi belli olur. "Evdeki hesap çarşıya uymaz", Angola'da aradığı huzurlu ortamı bulamayan Renard, görevi bırakırken de, futboldan da uzaklaşır bir dönem.


Zambia ve Herve Renard'ın romanını okurken, satır aralarında da tesadüflerin başarıdaki payına  şahit oluyoruz. Ülkenin yetiştirdiği en başarılı futbolculardan olan Kalusha Bwalya, Zambiya'nın yeni federasyon başkanı olunca ilk iş olarak eski hocaları Renard'ı bir kaç gün sonra başlayacak olan Afrika Uluslar Kupasında takımın başına getirir. Peki tesadüf bunun neresinde? Zambiya Ulusal Takımı, 1993te Senegal deplasmanına giderken uçağın düşmesi sonrası 18 futbolcu ve teknik heyet hayatını kaybeder. Bu felaketten kurtulanlardan biri o yıllarda top koşturduğu PSV Amsterdam'dan  doğrudan Senegal'e uçan Kalusha Bwalya olur... Ya PSV'de maçı olmasaydı?

Bu kadar hikayeden sonra, Drogba'nın penaltıyı kaçırmasını hor görmemek lazım, zira kaderin çizdiği yazgıda Zambiya'nın o maçı kazanması ve beyaz gömlekli Herve Renard'ın kariyerinde zirveye çıkması tükenmez kalemle kalın harflerle yazılmıştı...


11 Ocak 2010 Pazartesi

Angola:4-4:Mali




Afrika uluslar Kupası olaylarla başladı, olaylarla devam ediyor. İlk maçta Angola 4-0 öne geçip 4-4 ile beraberlikle ayrılmış sahadan. Son 20 dakikası izlenesi bir maç ama izleyemdik işte, şifresiz bir kanal yayınlamıyor maçları... Eurosport veriyor ama o da bizde yok...


24 Ekim 2008 Cuma

2010 Afrika Elemeleri Son Gruplar

Afrika'da kalan son 20 takım çekilen kura sonucunda 4erli 5 gruba ayrıldı. Bir kez daha hatırlatalım grup 1.leri 2010 Dünya Kupasına giderken, gruplarda ilk 3ler 2010 Afrika Şampiyonasına gidecek.

A Grubu: Kamerun, Fas, Togo, Gabon

Gruplar arasında en zorlusu bu görünüyor. Kamerun her ne kadar seribaşı olsa da Fas ve 2006 Dünya Kupasına katılabilen ve kadrosunda Emmanuel Adebayor (ki izleyeli çok zaman geçmedi) bulunan Togo Kamerun'un hesaplarını karıştırabilir. Kamerunsuz bir Dünya Kupasında birşeylerin eksik olduğunu 2006'da gördük. Gönül bir yandan Togo'ya da yazık olmasa keşke diyor ama Afrika'nın kontenjanı belli yapacak birşey yok.

B Grubu: Nijerya, Tunus, Kenya, Mozambik

İlk tur gruplarında 6da 6 yapan Nijerya bu gruptan da çok rahat çıkacaktır. Dünya Kupalarının Kamerun gibi eksik olmaması gereken takımı eski şaşalı günlerine dönüyor gibi. Diğer takımlar kendi aralarında 2.lik 3.lük yarışı yaparlar.

C Grubu: Mısır, Zambia, Cezayir, Ruanda

Son iki Afrika Şampiyonu Mısır bu sefer şeytanın bacağını kırıp 20 yıldır katılamadığı Dünya Kupasına katılacaktır. Ruanda bir iki puan toplarsa kardır. Gruplar arasında sonucu bence en belli olan grup bu.

D Grubu: Gana, Mali, Sudan, Benin

Bir yanda Fredi Kanoute, Mahamadou Diarra ve Seydou Keitası olan Mali diğer yanda Stephen Appiah, Michael Essien, Sulley Ali Muntari ve Samuel Kuffouru olan 2006 Dünya Kupasında Çek Cumhuriyetini yenip 2.tura çıkan Gana. Sonucunu merakla bekliyorum.

E Grubu: Fildişi Sahili, Gine, Malavi, Burkina Faso

Son Afrika Kupasında çeyrek finalde Fildişinden 5 yiyen Gine için intikam fırsatı ayağına gelmiş görünüyor. Ben hala Burkina Faso'nun bu grupta 1.olamasa bile ortalığı karıştıracağını düşünüyorum. Gine'de Yattara'ya Fildişi'nde de Drogba'ya bayağı iş düşecek gibi.

Maçlar 2009'un Mart-Kasım ayları arasında deplasmanlı olarak oynanacak.

25 Haziran 2008 Çarşamba

Afrika Elemelerinde Son Durum

Peki Avrupada euro2008 sürerken 2010u şimdiden düşünen Afrikada durumlar nasıl derseniz 1.turun bitimine 2 maç kala şöyle bir özet geçebiliriz.

Nijerya 2.tura katılmayı garantileyen ilk takım oldu. Sürpriz takım Burkina Fasonun gruptan çıkmak için sadece 1 puana ihtiyacı var. Aynı grupta bulunan Tunus en iyi 8 adet 2. olmaya çok yakın. Son dünya kupasında sempatimizi toplayan Fildişi Sahilleri son 2 kolay maçta alacağı 4 puanla bir üst tura çıkacak. Kamerun ve Yeşilburun Adaları da elele gruptan çıkacak gibi görünüyor. 2010 Dünya Kupası evsahibi Güney Afrika ise evinde oynayacağı Nijerya maçından 3 puan çıkarıp Ekvator Ginesinin grup sonuncusu olmamasını isteyecek. Üst üste 2 kez Afrika şampiyonu olan Mısır, Kongo ile hala mücadele içinde. 2010 Afrika Kupası evsahibi Angola ise Benin ve Uganda ile amansız bir üçlü çekişme içinde.

Hesabı Zor 2010 Afrika Elemeleri

Afrika'nın UEFAsı olan CAF bu sene hem 2010 Afrika Uluslar Kupası hem de 2010 Dünya Kupası (niye ikisi aynı senede?) için ilginç bir eleme yöntemine başvurmuş durumda.

İlk elemede 12 adet grubun 1.leri ve en iyi 8 adet 2.bir üst tura çıkacak deniyor. Yalnız 11.grupta (niye 11?) 3, diğer gruplarda 4 adet takım var. Dolayısıyla 4 takımlı gruplarda 2.olanların grubu 4.olarak bitiren takımlardan aldığı puanlar en iyi 2.lik hesabına katılmayacak. 2.ler arasında puan ve averaj eşitliği durumunda o takımlar arasında yapılacak maçta galip gelen üst tura çıkacak. Hadi bu tip bir uygulama 96 Avrupa Elemelerinde UEFA tarafından da uygulandı diyebiliriz.

Devamında kalan 20 takım 4erli 5 gruba ayrılacak. Her grubun 1.si 2010 Dünya Kupasına gidecek. 4 takımın 1.si olma zorunluluğu biraz sert geldi ilk bakışta bana. Şimdi eğer evsahibi Güney Afrika grup 1.si olursa ne olacak derseniz Güney Afrika yokmuşcasına bir puan cetveli oluşturulacak yeni puan durumunda 1.olan 2010a gidecek.
Yine o son 20 takımda gruplarında ilk 3e giren 15 takım Afrika Uluslar Kupasına katılacak. Eğer Afrika Uluslar Kupasının evsahibi Angola grubunuzda ise diğer 3 takım otomatikman Afrika Uluslar Kupasına katılmış olacak.

Yani turnuva boyunca teknik direktörler derin matematik hesaplarına dalacak gibi gözüküyor.

2 Mart 2008 Pazar

Yasaklı Formalar




Mali'deki Afrika Uluslar Kupasında Puma firması Kamerun Milli takımına orjinal bir forma dizayn eder: kolsuz formalar. Takım bu formaları Afrika Kupasında giyer ama FIFA tarafından yasak gelir...Sebep: Forma kolsuz olamaz...


Japonya-Güney Kore'deki 2002 Dünya kupasında ise Kamerun yine aynı kolsuz forma ile katılmakta ısrar eder, fakat FIFA daha baskın çıkar ve oyuncular içlerine kollu "body" giyerler...




Puma'nın Kamerun Milli Takımı için hazırladığı ve Afrika aslanlarının 2004 Afrika Uluslar Kupasında giydiği formalar... FIFA tarafından yine yasaklanır... Sebep, forma ile şort birbirinden ayrı olmalıdır, birbirine ekli olamazlar... FIFA sadece yasaklamakla kalmaz, Kamerun milli takımının 6 puanını siler 2006 Dünya Kupası Elemelerinde...

FIFA, Puma'nın formalarına neden bu kadar takar? Sebep, Adidas'ın FIFA ile olan sponsorluk anlaşması...


12 Şubat 2008 Salı

Afrika Kupası "The Best Of"


Turnuva bitti, "en"ler açıklandı tabii... İşte Afrika'nın en iyi onbiri ve yedekleri:

Essam Al-Hadari (Mısır)
Geremi (Kamerun)
Wael Gomaa (Mısır)
Michael Essien (Gana)
Sulley Muntari (Gana)
Yaya Toure (Fil Dişi)
Alexandre Song (Kamerun)
Hosni Abd Rabou (
Mısır)
Mohamed Aboutrika (
Mısır)
Amr Zaky (
Mısır)
Manucho (Angola)

Yedekler:

Richard Kingson (Gana)
Hani Said (
Mısır)
Ahmed Fathi (
Mısır)
Frej Saber (Tunus)
Stephane Mbia (Kamerun)
Didier Drogba (Fil Dişi)
Kader Keita (Fil Dişi)

Mısır'lı Hosni Abd Rabou turnuvanın en iyi oyuncusu seçilirken, Samuel Eto'o da attığı 5 golle turnuvanın gol kralı oldu. Final maçının adamı da turnuva boyunca favorilerimizden biri olan Mohamed Aboutrika seçildi. Kupa'nın en şansızı kim, diye bir anket olsaydı oyum tabii ki Rigo'ya olurdu... Baggio'nun tarikati bir mürid daha kazanmış oldu dün gece...


10 Şubat 2008 Pazar

Mısır Şampiyon: 1-0











Kamerun: Kameni, Tchato, Song, Atouba, Emana (Idrissou 56), Song Billong (Binya 16), Mbia, Epalle (M'Bami 65), Geremi, Nkong, Eto'o.
Yedekler: Hamidou, Mbarga, Angbwa, Essola, Makoun, N'Guemo, Tomou, Job.

Kart: Atouba, Idrissou.

Mısır: El Hadari, Mohamed, Hany Said, Gomaa, Moawad, Fathi, Hassan, Abd Rabou, Aboutriaka (Ibrahim Said 89), Moteab (Zidan 60), Zaki (Shawky 84).
Yedekler: Abdel Monssef, Sobhy, El Saeed, Fathallah, Gamal, Mostafa, Shaaban, El Mohamady, Fadl.

Kart: Hassan.

Gol: Aboutriaka 77.


Mısır, 77. dakikada Song'un hatası sonucu attığı gol ile Afrika Uluslar Kupasında arka arkaya 2. kez şampiyon oldu... Bu turnuvada da Kamerun'u ikinci kez yenmiş oldu. Turnuvanın belki de en fazla milli forma giyme tecrübesine sahip oyuncusu olan Song'un böyle bir hata yapması da futbolun bir cilvesi olarak hafızalarda kalacak... Uzatma dakikalarında Song'a "telafi" şansı geldi ama vurduğu kafa auta çıktı... Geçmiş olsun Rigo, bozma moralini... Bu satırlarda övdüğümüz Aboutrika ve Zaki de maça yine damgasını vuran topçulardı... Kupa da bir başka tanıdık Ahmed Hassan'ın ellerinde havaya kalktı... İşte maçın golü:



Gana:4 - 2:Fil Dişi Sahilleri









Gana: Kingson, Sarpei, Pantsil, Mensah, Addo (Barusso 90), Annan, Essien, Muntari, Draman (Afful 89), Agogo, Baffour (Quincy 20).
Yedekler: Adjei, Gyan, Kingston, Asamoah, Ayew, Kumordzi, Dauda, Asare, Alhassan.

Gol: Muntari 10, Quincy 70, Agogo 80, Draman 85.

Fil Dişi Sahilleri: Tiassa Kone, Boka, Zoro, Fae (Dindane 83), Romaric, Tiene, Zokora, Sanogo, Kalou (Gervinho 73), Drogba, Keita (Toure Yaya 64).
Yedekler: Barry, Toure, Gohouri, Arouna Kone, Meite, Bakari Kone, Loboue, Djakpa, Eboue.

Gol: Sanogo 24, 32.


Maçı canlı izleyemedik misafirlik durumu vardı ama özetlere baktığımda Fil Dişi'nin ciddiysetsiz oyunu sonucu 3.lüğü Gana'ya verdiği izlenimi doğurdu. Gerçi iki takım da finale çıkamamanın burukluğu var gibi oynuyorladı ama ev sahibi seyirci gazıyla aldı maçı... Turnuvada dikkatimi çeken başka bir olay da uzaktan atılan gollerin bolluğu... Sağlam vuruyor bu adamlar topa... Maçın golleri de burada:

8 Şubat 2008 Cuma

Fil Dişi Sahilleri:1 - 4:Mısır








Fil Dişi Sahilleri: Barry (Loboue 37), Boka, Toure, Eboue, Meite, Toure Yaya, Zokora, Kalou (Bakari Kone 60), Drogba, Dindane (Arouna Kone 79), Keita.
Yedekler: Tiassa Kone, Djakpa, Fae, Gervinho, Gohouri, Romaric, Sanogo, Tiene, Zoro.

Gol: Keita 63.

Mısır: El Hadari, Mohamed, Hany Said, Fathi, Hassan, Moawad (Fathallah 77), Gomaa, Abd Rabou, Aboutriaka, Moteab (Zidan 69), Zaki (Ibrahim Said 86).
Yedekler: Sobhy, Abdel Monssef, El Mohamady, El Saeed, Fadl, Gamal, Mostafa, Shaaban, Shawky.

Gol: Fathi 12, Zaki 62, 67, Aboutriaka 90.

Daha önce de demiştim, bu Zaki ve Aboutriaka sağlam topçular diye, turnuva başında Zidan bir sükse yapmıştı ama "mazot" yetmedi sona kadar, dümeni alan Zaki takımı finale götürüyor. Güzel bir final olacak, hem güzel hem de gollü olacak. İşte bu gecenin golleri:












7 Şubat 2008 Perşembe

Gana: 0 - 1 :Kamerun








Gana: R. Kingson, Sarpei, Pantsil, Annan, Andre 'Dede' Ayew (Ahmed Apimah Barusso 85'), Essien (capt), Agogo, Muntari, Addo, Owusu (Baffour Gyan 61'), Draman

Kamerun: Kameni, R. Song (capt), Atouba, Geremi, Eto'o, Emana, A. Song, Idrissou (Joel Epalle 46'), Mbia, Job (Alain Mosely Nkong 61'), Bikey

Kart: R.Song,

Kırmızı kart: Bikey 90'

Gol: Nkong 70'

Kamerun finalde, ev sahibi üzgün. Song'u beklerken o "en son ben gelirim" dedi, ama bir teselli Barusso'yu izledik 5 dakika olsa da. Gönlümüz Kamerun'la beraber tabii ki, ne de olsa lakapları "aslan"... Güzel de gol attılar, hani spor programlarında sık sık bahsedilir "okullarda ders niyetine gösterilecek gol" diye, işte o gollerden bir tanesini attılar. Buyrun izleyin...


6 Şubat 2008 Çarşamba

Tunus: 2 - 3 : Kamerun








Tunus: Kasraoui, Haggui (Ben Fredj 39), Jaidi, El Bekri, Felhi, Nafti (Jemaa 71), Mnari, Traoui, Ben Saada, Chikhaoui, Santos (Chermiti 86).
Yedekler: Mathlouthi, Nefzi, Abdi, Ghezal, Meriah, Mikari, Zaiem, Zouaghi, Ben Dhifallah.

Kart: Nafti, Jaidi.

Gol: Ben Saada 35, Chikhaoui 81.

Kamerun: Kameni, Song, Bikey, Atouba (Tchato 108), Geremi, Emana (Epalle 62), Makoun (Binya 65), Song Billong, Mbia, Eto'o, Idrissou.
Yedekler: Mbarga, Hamidou, Angbwa, Essola, M'Bami, N'Guemo, Nkong, Tomou, Job.

Kart: Atouba.

Gol: Mbia 19, Geremi 27, Mbia 92.

Kamerun'un çok hızlı başlayıp zor kazandığı bir maç oldu. 2-0 öne geçip, bir de çok rahat oynuyorlardı ki, mutfağa şarabımı tazelemeye gittiğimde Tunus'un golü gelmiş... Sonra Tunus, bir kaç zorlama yaptı ama pek bir sey olmadı. Song'u çok "sinirli" gördüm maçta, Türkiye'de pek öoyle itiş kakışlara girmezdi... Yarı finale çıkacaz derken 80'lerde gelen golle bir anda sarsıldılar ama yine tecrübe konuştu ve maçı almasını bildiler.

Otto Pfister (Kamerun T.D.): "Yarı final maçına sadece iki günümüz var. İyi uyuycaz, iyi dinlence ve gerekli besinlerle maça hazır olacağız. Tecrübeli olan takım kazandı maçı."

Roger Lemerre (Tunus T.D.): "Kamerun gibi fizik gücü yüksek takımlara karşı oynamak zor. Bu maçta aramızdaki tek fark fizik farkıydı ve Kamerun kazandı."

Mısır: 2 - 1 :Angola








Mısır: El Hadari, Mohamed, Hany Said, Fathi, Moawad (Fathallah 65), Gomaa, Aboutriaka (Ibrahim Said 90), Abd Rabou, Shawky, Moteab, Zaki (Hassan 71).
Yedekler: Abdel Monssef, Sobhy, El Saeed, Gamal, El Mohamady, Mostafa, Shaaban, Zidan, Fadl.


Kart: Moawad, Gomaa, Aboutriaka.

Gol Abd Rabou 23 pen, Zaki 38.

Angola: Lama, Airosa, Kali, Marques, Yamba Asha, Macanga, Gilberto, Ze Kalanga (Mateus 72), Manucho, Maurito (Mendonca 46), Flavio (Edson 84).
Yedekler: Mario, Nuno, Machado, Loco, Jamba, Delgado, Dede, Figueiredo, Love.

Kart: Macanga, Flavio.

Gol: Manucho 27.

Mısır rahat götürdüğü maçı son 10 dakikada zorlansa da kazanmasını bildi ve adını yarı finale yazdırdı. Aboutriaka ve Zaki takip edilmesi gereken topçular...

Moawad (Mısır):"İyi maçtı ve ayrı finale çıktık. Şimdi Fil Dişi son turnuvanın intikamını almak için uğraşacak ama biz de rövanşı vermeyip, kupayı bır kez daha kazanmak istiyoruz."

Luis Oliveira Goncalves (Angola T.D.) "Normalde futbolda iyi olan kazanır ama bugün tersi oldu. Benim topçuların Mısır karşısında çok üstündüler ama yenilgiden dolayı utanmalarına hiç neden yok, çünkü Mısır tecrübesiyle kazandı."

Blog Widget by LinkWithin