"Bu ıslıklamanın sebebini anlamıyorum ama görünüşe göre bu yaygın bir durum. Islıklar ve yuhalamaların ona nasıl yardımcı olabileceği hakkında herhangi bir fikrim yok."
Gareth Southgate, 2016'da İngiltere milli takım hocası olarak kulübeye ilk çıktığı maçtan sonra böyle konuşmuştu. Yuhalanan oyuncu da sadece 12 ay önce İngiltere gol rekoru kırmış ve en fazla milli formayı giymiş Wayne Rooney'di.
Cuma günü Avusturya'yı 1-0la geçtikleri maçta 88. defa milli takımın başında sahaya çıkan Southgate, Jordan Henderson'a yapılan yuhalamalarla ilgi kendisine sorulan soruya benzer cevap verdi: "Anlamıyorum. Bu yapılan ona ve takıma nasıl yardımcı olacak?"
Aslında Henderson yine şanslı. Tartışmasız olarak İngiltere'nin gelmiş geçmiş en iyi sol beklerinden biri olan Ashley Cole da yuhalanan topçular kervanında yer almakta. İngiltere milli takım forması giyen en yetenekli oyunculardan biri olan John Barnes da. John Terry? Frank Lampard? Onlar da yuhalandı.
"Sanırım bu İngiltere için oynamanın bir parçası" dedi Lampard bu konuda, öyle midir, bu yüzden bunu büyütmemeli miyiz ? Bir gün muhtemelen Jude Bellingham da bunu tecrübe edecektir.
Fakat bu hiç de önemsenmeyecek bir mesele değil. Maçlarda hem futbolcuları hem de diğer taraftarları rahatsız edici ve utanç verici bir durum. Bir de tespit: İnsanlar size yüksek sesle, sizi sevmediklerini ve sizin kötü oynadığınızı söylüyorlar. Fena halde aşağılayıcı olmalı.
Henderson'ın forma numarası değişiklik tabelasında yandığında, "kaptan" buna belki de hazırlıklıydı zira maç başında ve esnasında topla buluştuğunda ufak tefek gruplardan homurtular yükselmişti.
İngiliz oyuncular geçmiş yıllarda bir çok sebeple yuhalanmıştı. Cole özel yaşamından dolayı bu sınava tabii tutulmuştu, Rooney performansının zirvesinden aşağılara düşüyordu ki orta sahada oynuyordu ve İngiltere, İzlanda'nın gerisine düşüyordu. Peter Crouch ise sadece insanlar onun iyi olmadığını düşündüğü için yuhalanmıştı.
Söz konusu Henderson olunca, onun yuhalanma nedeni çok daha karmaşık. Sadece Suudi Arabistan'da oynamayı tercih ettiği için değil. Ya da insanlar onun LGBTQ+ destekçisi olarak ahlaki prensiplerini terk ettiğini düşündükleri için de değil. Ya da bazılarına göre milli takıma uygun olmadığını düşündükleri için de değil. Bütün bu nedenlerin bir karışımı...
Oyuncunun Suudi Arabistan'a taşınma ve bu süreçte gelen tartışmaların oyuncuyu eleştirmek için kullanıldığı oldukça aşikar. Henderson'a yardımcı olmayan başka bir konu da onun takıma yapmış olduğu katkılar ve Southgate'in onu milli takıma seçme nedenlerinin açık ve anlaşılır olmaması. Öne çıkan bir oyuncu değil, ne de çok gol atan ya da asist yapan biri de değil. Daha çok istikrarlı ve tutarlı biri. Yaşı da ilerledikçe, sahada yapmak istediklerini de her geçen gün daha az yapıyor.
Henderson, soyunma odasında teknik direktöre yardımcı olan bir oyuncu. Southgate'in belirttiğine göre Bellingham'a destek olmakta. Takımını havasına olumlu katkı sağlıyor, arkadaşlarının en iyi performansı vermesini sağlıyor ve maçlar kazanılıyor ve kendisinden daha fazla katkı sağlayacak birinin yerini almıyorsa, peki sorun nedir? Conor Coady, son iki turnuva boyunca buna benzer bir rol üstlendi ama yedek kulübesine bile giremedi.
Aslında hikayenin en can alıcı noktası burada yer alıyor. İngiltere milli takımı için pek de fazla iyi orta saha oyuncu seçeneği yok gibi görünüyor. Henderson artık eski gücünde değil bu yüzden Jurgen Kloop, Liverpool'dan ayrılmasına izin verdi de City'de Kalvin Phillips topa dahi vurmamışken, ulusal takıma seçilince, bu eksikliğin farkına varıyorsunuz.
Manchester City'de oynayan Rico Lewis bu sezonun bir parçası olabilir ama 18 yaşındaki oyuncu için zaman henüz daha erken. West Ham United'daki James Ward-Prowse ismi de ortaya atılabilir ama bu pek çok kişiyi ikna etmez. Henderson belki şu an hala takıma katkı sağlayabilir ama 33 yaşına geldiğinde nerede top oynadığına ve performansına bakılarak ilk onbir günleri son bulabilir. Trend Alexander-Arnold'un Malta ve Kuzey Makedonya maçlarından sonra üçüncü harika performansı Southgate'i memnun etmiştir ama hocanın orta sahada ikinci sağlam bir oyuncu araması onun muhtemelen ocak transfer döneminde Phillips'in City'den başka bir takıma kiralanmasını düşleyecektir.
"O takımı bir arada tutuyor." diye Henderson'ı koruyan Southgate "Sahada fiziksel yönden güçlü oyuncularımız yoktu, insanları korumak, oyunculara fırsatlar vermek için oluşturduğumuz bir takımdı. Sahada çok fazla milli maç tecrübesi olmayan oyuncu olduğu için maç öncesi ve sonrasında bizim için önemli ve lider bir oyuncu olduğu için Henderson'a ihtiyacımız vardı. Maça kendilerini verip, iyi performans sergilemeleri için arkadaşlarına yardımcı oldu."
Henderson'ın Suudi Arabistan'in 2034 Dünya Kupasını desteklemesinin bu tepkiye sebep olup olmadığı sorulduğunda, Southgate alayıcı bir şekilde "Birinin İngiltere milli forması giyen bir oyuncuyu desteklemesi ile bu konunun ne alakası var? Gerçekten nereye gittiğimizi hiç anlamıyorum. Ülkede herkesin kusursuz değerlere sahip olması gerçeği beni oldukça etkiledi." şeklinde konuştu.
İnsanlar, "maça iyi para ödüyoruz ve düşüncelerimizi açıkça ifade edebiliriz" mantığı ile gök kuşağı renkli pazu bandı takan bir takımdan Suudi Arabistan'ın Dünya Kupası kampanyasına destek veren oyuncuya dönüşen Henderson'ı bu sebeplerle yuhlamadılar. Daha çok onunartık milli takıma seçilmesini istemedikleri için olabilir, en azından sahadaki yeteneklerini göz önüne alarak. Belki bu olabilir ama bu da karmaşık.
Daha az karışık olan Henderson'un İskoçya'nın St. Mirren ve Alman ikinci lig ekibi St. Pauli'den topçulardan oluşan rakip orta saha karşısında pek etkileyici olamaması, ayrıca bir ay önce Ukrayna'ya karşı da orta sahada çok dikkat çekici bir performans göstermemişti.
Rooney yuhalandıktan sonra Southgate onu kadroya almaktan vazgeçti. Aynısının Henderson için yapmasını bekleyenler çoğunlukta ama bu sesler İngiltere milli takımının hocasını pet etkilemeyecektir. Daha önce yuhalanan oyunculrdan biri olan Maguire'in adının da tribünlerden seslendiğini duymuş olmalı ama pek anlamam verememiştir.
Futbol kalabalıkları, tahmin edilmezlikleri ile ünlüdür.
ingiltere etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
ingiltere etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
14 Ekim 2023 Cumartesi
Jordan Henderson ve İngiltere'nin Yuhalama Kültürü
İngiltere tribünlerindeki yuhalama kültürü ile ilgili Tim Spiers, The Athletic'e yazmış, biz de tercüme ettik...
7 Eylül 2019 Cumartesi
Karısını Nasıl Takıma Almadı, Hayret Doğrusu
"Herkes Alex Ferguson'un takımda oyunculara davranma biçimini övüyor ama Bryan Robson ve Steve Bruce gibi Manchester'a harika hizmetleri olmuş oyuncular hiç de iyi şekilde ayrılmadılar takımdan. Ferguson'un oğlu Darren takımdaydı, kardeşi uzun yıllar şef scout olarak çalıştı, karısını nasıl takımda bir göreve getirmedi, hayret ediyorum doğrusu."
Roy Keane
Manchester United Eski Futbolcusu
Alex Ferguson'u eleştirirken
28 Ağustos 2019 Çarşamba
Çingenenin Laneti
Üç ay peşi sıra galibiyet kuraklığı yaşayan Birmingham City menajeri Barry Fry iç saha maçlarının oynandığı St. Andrew Stadının lanetlenmiş olduğunu düşünüp, bir maç öncesi "aleti" çıkarıp yeşil alanın dört bir tarafını sular. İşe de yarar bu çılgınca deneme. Birmingham oynadığı on maçtan yedisini kazanırken, tek mağlubiyet alır...
Avrupa kıtasında çok olmasa da Afrika ve Güney Amerika'da büyü ve futbol iki kardeş gibidir, sürekli el ele yürür de konumuz İngiltere'de Derby County'nin sahasının St. Andrew'de olduğu gibi bir çingene tarafından lanetlenmiş olduğu "efsanesidir". 1890 yılında Derby kasabasının beyzbol takımı için kurulan Baseball Ground, beş sene sonra futbol takımına da ev sahipliği yapmaya başlar. Şehrin genç topçuları komşularını mutlu eden maçlar çıkardıkça, futbola ilgi de artar ve Derby County futbol takımı artık tamamen stadı ele geçirir. Lakin herkes futboldaki bu gelişmelerden o kadar memnun değildir, stat etrafındaki çingeneler evlerini kaybetme korkusuyla yüz yüze kalır ve futbolcular beklenildiği gibi gelince oraya, çingeneler o bölgeden kovulur. "Başkasının göz yaşı üzerine mutluluk kurulmaz" derler ya, çadırlarını toplayan çingenelerden biri Derby County'nin FA Cup'ı kazanamaması için takımı lanetler.
"Hadi be ordan, olur mu öyle şeyler!" diyenler de olmuştur o senelerde ama takım 1898'de FA Cup finaline kadar çıkıp, maçı kaybedince o lanet söylentisi akıllara gelir. "Futbol bu, olur, kazanırsın da kaybedersin de" diyenler yine çoğunluktadır ama ertesi sene Derby bir kez daha finale çıkar ve sonuç yine hüsran... Kasaba halkı gittikçe çingenenin lanetine inanmaya başlar. 1903 senesindeki FA Cup finali Bury'e karşı 6-0la kaybedilince, artık lanete tamamen inanılmıştır ve bu belanın nasıl bozulacağı yolları aranmaya başlar. İşin kötüsü sonraki 40 sene boyunca final yüzü de göremez Derby County ama 1946 senesinde tekrar FA Cup'ta finale çıkınca kasabanın ileri gelenleri bir zamanlar Baseball Ground'tan kovulan çingenelerin torunlarını "Bu kadar ceza bize yetmez mi?" diye af dilemek için aramaya koyulurlar. Hatta takımın oyuncularından Jackie Stamps'in maçtan bir gün önce bu laneti bozması için bir çingeneye para verdiği de söylenir.
Peki, finalde ne olmuştur. Charlton ile karşılaşan Derby County, önce rakip takımdan Bert Turner'in kendi kalesine attığı golle öne geçer ama sevinç uzun sürmez, aynı Turner bu kez rakip kaleye de gol atarak eşitliği sağlar. Maçta başka gol olmazken, hakemin karşılaşmayı uzatma dakikalarına götüreceği son düdük çalınmadan saniyeler önce Jackie Stamps'in şutunda top bir anda patlar... Savaş yıllarında yokluktan dolayı futbol toplarının kalitesiz deriden yapılmış olması, topun bu iki takımın daha önceki maçlarında da patlamış olması kimsenin aklına gelmez, o anda herkesin kafasından geçen çingenenin lanetinin "patladığıydı". Bozulmuştu da lanet, Derby , Stamps'in iki ve Doherty'nin golüyle maçı 4-1 kazanır ve FA Cup'ı müzesine taşır...
Lanetin artık üzerlerinden kalktığını düşünen taraftarlar sevinç ve coşku içinde Wembley'den kasabalarına dönerken o günden bügüne bir daha bu kupayı kazanamayacaklarının da farkında değillerdi elbet... Acaba çingenenin laneti devam mi ediyordu?
23 Şubat 2018 Cuma
White Hart Lane Kahramanları
Tottenham tarihine adını yazdırmış onbir efsane kulübün eski futbolcularının ihtiyaçlarını karşılamak için kurulan yardım vakfına destek olmak maksadıyla yağlı boya tabloda resmedilmişler. Mavi-beyazlı kulübe gönül veren taraftarlar arasında yapılan oylamayla seçilen on bir futbolcunun imzaladığı tablo, e-bay sitesi üzerinde şu an hala açık arttırmada ve 43 adet teklif alarak fiyat 6.100 pounda çıkmış bile.
1. Steve Perryman (854 maç, 1969-86),
2. Ledley King (291 maç, 1999-2012),
3. Graham Roberts (374 maç, 1980-86),
4. Hugo Lloris (236 maç, 2012-Hala takımda),
5. Gary Mabbutt (581 maç, 1982-98),
6. Glenn Hoddle (490 maç, 1975-87),
7. Bill Nicholson (Manager, 1958-74),
8. Harry Kane (200 maç, 2011-Hala takımda),
9. David Ginola (127 maç, 1997-2000),
10. Jimmy Greaves (380 maç, 1961-70),
11. Paul Gascoigne (112 maç, 1988-91),
12. Gareth Bale (194 maç, 2007-13)
1. Steve Perryman (854 maç, 1969-86),
2. Ledley King (291 maç, 1999-2012),
3. Graham Roberts (374 maç, 1980-86),
4. Hugo Lloris (236 maç, 2012-Hala takımda),
5. Gary Mabbutt (581 maç, 1982-98),
6. Glenn Hoddle (490 maç, 1975-87),
7. Bill Nicholson (Manager, 1958-74),
8. Harry Kane (200 maç, 2011-Hala takımda),
9. David Ginola (127 maç, 1997-2000),
10. Jimmy Greaves (380 maç, 1961-70),
11. Paul Gascoigne (112 maç, 1988-91),
12. Gareth Bale (194 maç, 2007-13)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)














