alkmaar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
alkmaar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Şubat 2025 Cuma

Galatasaray:2-2:Az Alkmaar


"Galatasaray'ın adının olduğu her yerde umut vardır."...

Rahmetli Jupp Dewrall'in sözü. Hagi'nin de söylemişliği vardır...

"Futbol hayata fena halde benzer" düsturunu şiar edinen biri olarak benim de günlük hayatımda kılavuz edindiğim bir cümle...

Galatasaray da Hollanda'da kaybettiği 4-1lik maçın rövanşına bu düşüncelerle çıktı:

"Galatasaray'ın adının olduğu her yerde umut vardır."

Karış karış her metresine aşina olduğu iç sahada oynayacak, ilk maçta cezalı olan Osimhen, Sanchez ve Torreira kadroda olacak ve en önemlisi dünyada saygı duyulan taraftarı arkasında olacaktı...

Bir de erken atılacak bir gol, gençlerden oluşan rakibi bozmaya yetecekti. Sonrası zaten gelirdi, çok defa başarmamış mıydı Galatasaray bunu?


Öyle de başladılar maça. Arzulu ve istekliydi sarı-kırmızılılar...

Ama bu aşırı motivasyon "acelecilikle" karışınca istediğini yapamıyordu sahadaki Galatasaraylılar.

Oysa rakip, ilk maçın avantajıyla daha rahat oynuyor, "kafası golde" olan ev sahibinin savunmada bıraktığı boşlukları değerlendiriyordu.

Hele ki bir Poku vardı ki? 21 yaşındaki "çocuk" iki maçın da yıldızıydı... Topu önüne vurup gidiyor, Abdülkerim'i, Jelert'i, Barış'ı peşinden sürüklüyordu...

Galatasaray'ın bulması gereken pozisyonları deplasman ekibi buluyor da kalede Günay "ahtapotlaşıyordu"... Sosyal medya taraftarının yok ettiği onlarca topçudan bir diğeri olan Muslera yedekteydi, Günay sahadaydı bu maçta. Maç boyu belki ondan fazla kurtarışla, ki 2-3 tanesi karşı karşıya ve gol şansı %99 olan pozisyonlarda kalesini kapayarak arkadaşlarını ayakta tuttu Günay da, ilk devre biterken Sara'nın uzaklaştırdığı top Maikuma'ya çarpıyor, gol oluyor, ikinci yarı da ceza sahası dışından Kasius'un vuruşu fileleri sarsıyordu...




Devre biterken takımı ıslıklayanlar, Berkan oyuna ayak bastığında yuhlayanlar kalede Muslera olsa bu iki golü de Nando'ya "yazacaklardı" değil mi? Göztepe maçında Romulo topla giderken Sanchez'in vuruşu Brezilyalıya çarpıp Muslera'yı yanıltıp gol olduğunda da, Az Alkmaar ilk maçında Mijnans'ın serbest atışı doksana gittiğinde de suçlu Muslera değil miydi?


İlk devre 1-0 sona erince tur ümidi de zora girince Okan Buruk, "yüzyılın derbisini" de düşünerek Sanchez ve Mertens'i yanına alıp, Metehan ve Kerem Demirbay'ı sahaya sürdü. 

Deplasman ekibi iki farklı öne geçip, bir dakika sonra da Torreira'nın asistinde maçı en fazla arzulayan Osimhen golü attı ama sahadaki oyun pek de ümit vermeyince, Torreira da pazartesiye korunmak için kulübeye geldi, tıpkı sonraki dakikalarda Sara ve Osimhen'in yaptığı gibi...

Sahaya adım atarken yuhlanan Berkan'ın "golün asistinin asistinde" Barış, Sallai'ye rahat bir pas verdi, "Alkmaarsever" Macar topçu da ilk maçtan sonra Sami Yen'de de Owusu-Oduro'yu mağlup etmesini bildi.


2-0dan beraberliği sağlamak kağıt üstünde Galatasaray adına başarı sayılabilir lakin Avrupa'dan bu genç takıma elenmesi üzerinde düşünülmesi gereken bir mesele. Ama "şimdi" bunun sırası ve yeri hiç değil... Sene sonu herkes şapkasını önüne alır, hesabını verir...

Şimdi iki sene olduğu gibi, haftada tek maç yaparak, o maça full konsantre olarak, yorulmadan sakatlanmadan üçüncü şampiyonluğu kazanma vakti...

İlk maç da karşı tarafın isteğini yerine getirmekte hiç tereddüt etmeyen Türkiye Futbol Federasyonun bir ilki yerine getirip, maçı yönetmesi için "yönetmeliklere aykırı" olarak göreve davet ettiği Slovenyalı hakemin düdük çalacağı Fenerbahçe derbisi...

Haydi bakalım, dünü unutup, önümüze bakma zamanı...

"Galatasaray bir halatı hep birlikte çekenlerin; hep birlikte üzülüp, hep beraber sevinmesini bilenlerin takımıdır." demiş Baba Gündüz, medyası, federasyonu, rakipleri herkes Galatasaray'a karşı pozisyon almışken, biz kendi içimdeki "küçük hesapları" bırakıp, kapalıdaki "Konsantrasyon" pankartı etrafında birleşip, "Mayıslar bizimdir" demek için kenetlenmeliyiz...

Dün gece maçın başından sonuna kadar tezahüratlarla, oyunculara destek sloganlarıyla ultrAslan bu meşalenin ateşini yaktı...

Gazamız mübarek olsun, sonu 5. yıldız olsun...

 




Stat: Rams Park "Ali Sami Yen"

Hakemler: Anthony Taylor, Gary Beswick, Ian Hussin

Galatasaray: Günay Güvenç, Carlos Cuesta, Davinson Sanchez (Metehan Baltacı dk. 46), Abdülkerim Bardakcı, Elias Jelert, Lucas Torreira (Berkan Kutlu dk. 61), Gabriel Sara (Yusuf Demir dk. 73), Barış Alper Yılmaz, Dries Mertens (Kerem Demirbay dk. 46), Rolland Sallai, Victor Osimhen (Berat Luş dk. 80)

Yedekler: Fernando Muslera, Jankat Yılmaz, İsa Halidi, Kadir Subaşı, Hasan Turan, Çağrı Balta, Efe Akman

Teknik Direktör: Okan Buruk

AZ Alkmaar: Rome-Jayden Owusu-Oduro, Seiya Maikuma, Wouter Goes, Alexandre Penetra, David Wolfe (Mees De Wit dk. 87), Peer Koopmeiners, Kristijan Belic (Kees Smit dk. 61), Ernest Poku, Sven Mijnans (Zico Buurmeester dk. 12), Mayckel Lahdo (Denso Kasius dk. 46), Troy Parrott (Ibrahim Sadiq dk. 87)

Yedekler: Hobie Verhulst, Jeroen Zoet, Bruno Martins İndi, Maxim Dekker, Ro-Zangelo Daal, Sem van Duijn

Teknik Direktör: Maarten Martens

Goller: Victor Osimhen (dk. 56), Rolland Sallai (dk. 70) (Galatasaray), Seiya Maikuma (dk. 43), Denso Kasius (dk. 55) (AZ Alkmaar)

Sarı kart: Elias Jelert (Galatasaray)

30 Kasım 2024 Cumartesi

Az Alkmaar:1-1:Galatasaray


Maça geride başlamak tabiri vardır ya, sanki dün gece Galatasaray'ın daha ilk dakikada yediği gol sonrası sarı-kırmızılılar için söylenmiş gibiydi. Üçlü savunma, ikili forvet düzeniyle deplasmana çıkan Okan Buruk'un öğrencileri Apo'nun hatalı orta sahaya çıkması, Yunus'un savunma özelliği eksikliği sebebiyle havadan gelen topu yere düşürmesi, Nelsson ve Muslera'nın ağır kalışları ile "zincirleme hatalı" bir gol yedi...


Genç ekipti rakip Az Alkmaar, kimine göre de "çoluk çocuktu" ama futbolun doğrularını öğrenmiş, ödevini yapmış ve sahada da çalıştığını gösteriyordu ev sahibi oyuncular. Topu ayaklarında tutmadan, tek paslarla geçiş hücumlarında pek maharetliydiler ki, biraz becerikli olsalar ya da Muslera kötü gününde olsa Galatasaray'lılar kendilerine gelene kadar maçı koparacak skoru da ele geçirebilirlerdi...


Ama bir de Galatasaray gerçeği vardı. Bu ligde hedefleri olan, kaliteli ve tecrübeli oyunculara sahip bir Galatasaray. Özellikle 20. dakikadan sonra oyunda hakimiyeti ele geçiren deplasman takımı Zoet'in kalesine gelmeye başladı, Mertens'in ortasında Sara'nın kafasından seken topta Osimhen golü bulamadı ama devre biterken yine Mertens'in ortasında Osi yine kafayla eşitliği sağlayan golü buldu...

Golü yazmak üç beş cümleyle kolay ama maçın Rumen hakemi Fesnic, ikinci devre biterken uzatmalarda Sanchez'in düşürülmesine nasıl "kör" kaldıysa, Osimhen'in kafasında kale çizgisini 2 metre geçen topta kayıtsız kaldı, şükür ki VAR vardı da gol geçerlilik kazandı. Kendi ligimizdeki hakemleri beğenmeyip, yabancı hakem isteyenler Türkiye Süper Ligine kimin geleceğini zannediyor böyle bir durumda? Fesniç gibi sertliğe müsaade etmekle faule izin vermeyi karıştıran hakemler gelecek bizim lige...

Icardi-Osimhen birlikteliğinin faydalı olduğunu gören Okan Buruk, çift forveti Batshuayi-Osimhen yapınca aynı faydayı sağlayamadı. Üç gün önce Bodrum'da sonradan oyuna girip galibiyet golünü attı atmasına Bats ama oyun yapısı olarak Icardi'den çok farklı ve bu düzenin "adamı" değil. Icardi bir çok pozisyonda orta sahaya kadar gelip, bir 10 numara maestro gibi ara paslar atarken, Batshuayi maalesef top kontrol edemiyor, "duvar pası"nda arkadaşlarına duvar olamıyor. Hal böyle olunca da takım atağa kalkarken birde kontra görebiliyor kendi kalesinde...

Yine de iki golcüsünde ısrar etti Okan Buruk ve ikinci yarıya genç Metehan'ı Nelsson'un yerine sürdü sahaya. Alkış alan işler de yaptı Metehan, özellikle rakibin iki net pozisyonunu keserek hocasının güvenini boşa çıkarmadı. Danimarkalı stoperin ise düşüşünün nedeni nedir, Okan hoca ve ekibinin çözeceği bir soru olarak karşılarında duruyor.


Nasıl ki ev sahibi maça golle başladı, Galatasaray da ikinci yarıya gol sevinci ile başlayacaktı ama Mertens'in ortasında Batshuayi'nin altı pasta kafasını kaleci Zoet iyi bir refleksle kornere yolladı. Çift forvetle aradığı golü bulamayınca Galatasaray, Okan Buruk  Bats'ı çıkarıp Dayı'yı sahaya yolladı ve Mertens'i Osimhen'in yanına görevlendirdi. Saha dizilişi değişti, rakip kendi ceza sahasına gömüldü ve Galatasaray onları yarmayı denedi ama 74.'te Sara'nın ortasında Abdülkerim'in kafasında direk golü engelledi... Bodrum'da Galatasaray'a 2 puan veren direkler, şimdi de borcu tahsil ediyordu... Futbol böyle işte...




Yine de 3 puan yazılıyordu Galatasaray'ın hanesine, sağ kanattan yapılan ortada Osimhen kafayla topu ağlarla kucaklaştırdı ama yardımcı hakem bayrağı kaldırıverdi. Ofsaytı gören hakem, keşke düdük çalmadan maç yöneteceğini zanneden orta hakemi Alkmaar'lı oyuncunun Sanchez'i yaka paça indirdiği için bayrak sallasaydı... O sallamadı, öbürü de görmedi, penaltı güme gitti...


Tottenham'a sahayı dar ettikten sonra Galatasaray'dan Az karşısında mutlak galibiyet bekleyenler bu skor karşısında hayal kırıklığı yaşamıştır da mini şampiyonlar ligi gibi olan bu yeni tarz Avrupa Ligi turnuvasında deplasmanda kazanılan her puan değerlidir. Önümüzdeki haftalarda bunun değerini çok daha iyi anlayacağız.

Son olarak maçın yıldızına gelelim...

Her Avrupa deplasmanında olduğu gibi ultrAslan-Avrupa ve buradan deplasmana giden "tribün çocukları" maç boyu AFAS Stadını Ali Sami Yen'e çevirdiler, topçulara deplasmanı ev yaptılar. Sağ olsunlar, var olsunlar...



Stat: AFAS.

Hakemler: Horatiu Fesnic, Valentin Avram, Alexandru Cerei (Romanya).

AZ Alkmaar: Zoet, Maikuma, Penetra, Koopmeiners, Wolfe, Clasie (Dk. 46 Kwakman), Mijnans, Buurmeester (Dk. 72 Smit), Lahdo (Dk. 72 Kasius), Ruben van Bommel (Dk. 46 Poku), Parrott (Dk. 81 Meerdink).

Galatasaray: Muslera, Abdülkerim Bardakcı, Nelsson (Dk. 46 Metehan Baltacı), Sanchez, Barış Alper Yılmaz (Dk. 86 Berkan Kutlu), Torreira, Sara (Dk. 87 Ziyech), Yunus Akgün (Dk. 86 Jelert), Mertens, Batshuayi (Dk. 65 Kerem Demirbay), Osimhen.

Goller: Dk. 2 Mijnans (AZ Alkmaar), Dk. 43 Koopmeiners (KK) (Galatasaray).

Sarı kartlar: Dk. 6 Ruben van Bommel, Dk. 73 Parrott (AZ Alkmaar), Dk. 84 Mertens, Dk. 88 Osimhen, Dk. 89 Sanchez (Galatasaray).

Kırmızı kart: Dk. 90+2 Smit (AZ Alkmaar).

Blog Widget by LinkWithin