Kasımpaşa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kasımpaşa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Mayıs 2026 Cuma

Kasımpaşa:1-0:Galatasaray


Lig bitmiş, şampiyonluk kutlanmış, milli oyuncular tatile çıkmış... Lakin oynanacak son bir maç kalmıştı, belki Galatasaray için "formalite" manası taşıyordu Beyoğlu derbisi ama ev sahibi Kasımpaşa için "hayat memat" maçıydı. Geçen hafta Süper Ligde alınan sonuçlar sonuçlar sonrası Karagümrük ile Kayserispor küme düşerken, alt lige gidecek son takım bu hafta belli olacaktı: Kasımpaşa Galatasaray ile, Eyüpspor Fenerbahçe ile, Gençlerbirliği Trabzonspor ile ve Antalyaspor kendi evinde Kocaelispor ile oynayacaktı, kağıt üstünde Antalyaspor en şanslı gözüküyordu zira diğer üç takım ligin tepesindeki rakiplerle karşılaşacaktı ama "unu eleyip eleğini serince" zirvedeki takımlar, Akdeniz ekibi Süper Lige veda eden takım olacaktı...


Bir ay sonra başlayacak Dünya Kupası için ulusal topçulara izin veren Okan Buruk, Kasımpaşa karşısında kalede Günay, savunmada Boey, Singo, Arda, Eren, orta sahada Nhaga ve Kaan ile hücum hattında Sane, İlkay, Lang ve şampiyonluk gecesinin starı Icardi ile başlıyordu. Sahadaki sarı-kırmızılıların bazıları cuma gecesi kutlamalarının "promilini" üzerinden atamamışken, genç Nhaga kaptığı formayı bırakmamak, Lang son maçında tatlı bir veda busesi bırakmak, Sane hedefsiz maçın tadını çıkarmak ve Icardi de belki de on bir golle veda etmek istercesine sahada ön plana çıkarken, ilk pozisyon da Lang'ın ceza sahasına girerken yerden plasesi ile geldi. Devamındaki korner atışında da Sane gol için plaseledi ev sahibi kalecisi Ali Yanar son anda çeldi topu. Diğer köşeden ortalanan topu bu sefer Kaan kafayla auta yolluyordu. 


Beraberliğin kendisini ligde tutan Kasımpaşa tüm hatlarıyla kapanırken, Galatasaray ise Sane ve Lang'ın kanatlardan getirdiği toplarla öne geçecek golü ararken, Diabete'nin savunma arkasına attığı uzun bir topta Benedyczak çaprazdan Günay ile karşı karşıya kalıp, şık bir aşırtma ile takımını öne geçiriverdi. 

Ardından Galatasaray yine gol için yüklendi, Lang'ın ara pasında Sane'nin plasesi üst direği salladı, bir dakika sonra Sane'nin ortasında Becao'nun ters vuruşu direği yalayıp kornere çıkarken ilk devre de sona eriyordu.


İkini yarıya sakatlanan Günay'ın yerine Batuhan başladı oyuna ki ev sahibinin Benedyczak ile karşı karşıya kaldığı bir pozisyonda genç file bekçisi ikinci golü önlüyordu ama atağın başında Sane'nin ayağına basılmasına hakemin devam dediği pozisyon "net" fauldü. Gol olması halinde VAR devreye girer miydi, "şüpheli zira ilk devre Arda'nın ceza sahası içinde yaka paça düşürülmesine kayıtsız kalınmıştı. Yine 69. dakikada Kamil Ahmet'in ceza sahası içinde Sane'nin yüzüne vurması da "görülmemişti"...

Ligi mağlubiyetle bitirmemek için Okan Buruk, Arda ve Boey'in yerine Jakbos ve Sallai'yi alarak oyunu hareketlendirmiş, 79'da Singo'nun kafasını direk engellerken, diğer kale direği de Benedyczak'in ceza sahası dışından sert vuruşunu engelliyordu.


Maçın hakemi Adnan Deniz Kayatepe son düdüğü çalarken, ev sahibi oyuncular ligde kalmanın coşkusunu yaşarken, Galatasaraylılar da uzun bir sezonun yorgunluğunu atıp, 27. şampiyonluğun hazırlıklarına başlamak üzere tatile çıkıyordu.


Stat: Recep Tayyip Erdoğan

Tarih:17/05/2025

Hakemler: Adnan Deniz Kayatepe, Murat Tuğberk Curbay, Osman Gökhan Bilir VAR:Sarper Barış Saka

Kasımpaşa: Ali Yanar, Adem Arous, Rodrigo Becao, Nicholas Opoku, Kamil Ahmet Çörekçi, Andri Baldursson, Cafu, İrfan Can Kahveci, Kerem Demirbay, Fousseni Diabate (Mortadha Ben Ouanes dk. 80), Adrian Benedyczak (Habib Gueye dk. 90)

Yedekler: Ege Albayrak, Eyüp Aydın, Ali Yavuz Kol, Kubilay Kanatsızkuş, Jim Allevinah, Godfried Frimpong, Taylan Utku Aydın, Emre Taşdemir, Habib Gueye

Teknik Sorumlu: İlker Püren

Galatasaray: Günay Güvenç (Batuhan Şen dk. 46), Sacha Boey (Roland Sallai dk. 78), Wilfried Singo, Arda Ünyay (Ismail Jakobs dk. 78), Eren Elmalı, Kaan Ayhan, Renato Nhaga (Ahmed Kutucu dk. 61), Leroy Sane (Can Armando Güner dk. 90+3), İlkay Gündoğan (Ada Yüzgeç dk. 90), Noa Lang, Mauro Icardi

Yedekler: Davinson Sanchez, Eyüp Can Karasu, Furkan Koçak, Mario Lemina

Teknik Direktör: Okan Buruk

Gol: Adrian Benedyczak (dk. 27) (Kasımpaşa)

Sarı kart: Wilfried Singo (Galatasaray)

24 Aralık 2025 Çarşamba

Galatasaray:3-0:Kasımpaşa


En güzel aşk şiirlerini Murathan Mungan'ın yazdığını,

En duygusal besteleri Yıldız Tilbe'nin yaptığını düşünüyorsanız fena halde yanılıyorsunuz...

Zira en güzel besteleri Galatasaray tribünü yaparken, en güzel aşk şiirlerini de Mauro Icardi yazmaktadır...

Tıpkı pazar gecesi Ali Sami Yen'de hep yaptığı gibi, üç sene önce Galatasaray'da kaleme almaya başladığı şiirine bir satır daha ekledi, hem de en unutulmazı, hep hatırlanacak olan, bestesini ultrAslan'ın yapacağı en güzel satırı...

İz bırakanlar unutulmazdır, efsaneler hep hatırlanır da Hagi gibi bir "üstadın" rekorunu kırıyor ve adını Galatasaray tarihine yazdırıyordu Mauro Icardi...


Metin Oktay'ı seyredemeyen bizler için Hagi "Allahın bir lütfuydu", onun gibi bir efsaneyi seyretmenin gurunu yaşarken, bir de Icardi'yi parçalı forma içinde görmek ne kadar da büyük bir zevkti...

Dakikalar seksen sekize gelirken, Ahmed'in kazandığı topta Torreira Barış'ı görüyor, o da ceza sahası köşesinde bekleyen Icardi'ye yuvarlıyordu topu. Sonrası herkeste aynı dilek, aynı istek, aynı sinerji ve o plase yerden köşe direğini yalayarak filelerle sarmaş dolaş olurken, tribünler de televizyon başındakiler de sanki final maçını kazandıran golmüşçesine coşku içinde tarihe şahitlik ediyordu...

Dile kolay, Süper Ligde Galatasaray forması ile 60. golünü atıyordu Arjantinli topçu, hem de bir sezon sakatlık nedeniyle forma giymemesine rağmen... 


Sondan başladık yazıya da, daha on dakika olmadan ilk tehlikeli atağına Galatasaray öne geçiyordu maçta. "Atamayana atarlar" misali Günay'ın hatalı pasını kapan Kasımpaşalılar Galatasaray ceza sahası önünde topu kaptırınca, Barış kanattan fırtına misali yararak ilerliyor ve asistinde Yunus yarı vole bir şutla taraftarı ayağa kaldırıyordu.

Yenilen gol savunma yapmaya gelen Emre Belozoğlu'nun sistemini bozmuyor, misafirler yine tam takım kalelerini koruyordu. Galatasaray ise Sane ve Barış'la kanatlardan ikinci gol için rakibi yarmaya uğraş verirken, Yunus'un "dömivole"si ile Icardi'nin kafaları auta gidiyor ama Barış'ın ceza sahasının çaprazından plasesini kedi çevikliği ile Gianniotis çıkarıyordu. Beş dakika sonra da Sane'nin "sihir" gibi ara pasında Yunus kaleciyle karşı karşıya kalıyor, ikinci golü yine 33 yaşındaki Yunan kaleci engelliyordu. Devre biterken de Sane'nin köşe vuruşundan ortasını Sanchez kafayla kaleye yöneltiyor ama Kasımpaşa kalecisi iki hamlede de olsa topu yakalıyordu.


Devre dönüşü de Galatasaray kaldığı yerden devam ediyor, önce Sallai'nin ortasında Icardi'nin kafa vuruşu auta giderken, Yunus'un "al da at" pasında Mauro kaleciyi geçemiyordu. Kasımpaşa ceza sahası çevresinde kurulan baskı etkisini gösteriyor, Yunus'la, Ilkay'la pozisyonlar bulunuyor ama "Kasımpaşa duvarı" bir türlü geçilemiyordu. 

İlkay'ın Sara ile değişikliği orta sahaya biraz daha enerji katarken, ikinci golün sahibinin numarası da yazıyordu değişiklik tabelasında. Yunus'un Szalai'ye baskısında topu kapıp, ceza sahası önündeki Sara'ya paslamasıyla, Brezilyalı çalımını atıyor ve kalecinin bakışları arasında köşeye plaseliyordu.




Takım rahatlayınca, Okan Buruk da Yunus ile Kazımcan'ın yerine Ahmed ile Arda'yı oyuna dahil ediyor bir bakıma da Icardi'nin tarihi golünün atağını başlatan oyuncuyu sahaya sürüyordu...

Tarihi golü girişte anlattık da, Icardi'nin bitime dakikalar kala imkan varken, kaleyi denemeyip maçın iyilerinden Barış'a da gol sevinci yaşatmak için ceza sahası içindeki pası da gol kadar değerliydi ama Yunan kaleci günündeydi, "skills videolarına" koyacak bir kurtarışla maçın farkla bitmesini sağlıyordu...

Ligin ilk devresi sona ererken Galatasaray, Fenerbahçe ile beraber en fazla gol atıp (39), Göztepe'den sonra (12) en az gol yiyerek  42 puanla zirvede bulunurken, Osimhen, Jakobs ve Lemina'nın Afrika Kupasında olmaları nedeniyle yokluklarında yerlerini ikame eden topçuların yüksek performansı teknik ekibin yüzünü güldürüyordu...

Sezonun ikinci devresi başlamadan sırada alınacak bir Süper Kupa var...

Icardi ve arkadaşlarına başarılar...



Stat: RAMS Park

Tarih:21/12/2025

Hakemler: Alper Akarsu, Mehmet Salih Mazlum VAR: Sarper Barış Saka

Galatasaray: Günay Güvenç, Rolland Sallai, Davinson Sanchez, Abdülkerim Bardakcı, Kazımcan Karataş (Arda Ünyay dk. 86), Lucas Torreira (Kaan Ayhan dk. 90+2), İlkay Gündoğan (Gabriel Sara dk. 73), Leroy Sane (Gökdeniz Gürpüz dk. 90+2), Yunus Akgün (Ahmed Kutucu dk. 86), Barış Alper Yılmaz, Mauro Icardi

Yedekler: Batuhan Şen, Yusuf Demir, Yusuf Sağhan Kahraman, Ege Araç, Cihan Akgün

Teknik Direktör: Okan Buruk

Kasımpaşa: Andreas Gianniotis, Claudio Winck, Jhon Espinoza, Nicolas Opoku, Attila Szalai, Godfried Frimpong, Fousseni Diabate, Atakan Müjde (Yusuf Barası dk. 72), Cem Üstündağ, Mamadou Fall (Ali Yavuz Kol dk. 72), Pape Gueye (Kubilay Kanatsızkuş dk. 64)

Yedekler: Şant Kazancı, Oğuzhan Efe Yılmaz, Taylan Utku Aydın, Emre Taşdemir, Emirhan Yiğit, Berkay Muratoğlu, Yasin Eratilla

Teknik Direktör: Emre Belözoğlu

Goller: Yunus Akgün (dk. 10), Gabriel Sara (dk. 82), Mauro Icardi (dk. 88) (Galatasaray)

Sarı kartlar: Kazımcan Karataş, Lucas Torreira, Gabriel Sara (Galatasaray), Emre Belözoğlu, Jhon Espinoza (Kasımpaşa)

3 Mart 2025 Pazartesi

Kasımpaşa:3-3:Galatasaray


Ligin ilk devresi Sami Yen'de fırtına gibi başlayıp 2-0 öne geçilen maçtan 3-3 ile soyunma odasına gitmiş Galatasaray ve ilk puan kaybını yaşamıştı...

Soğuk dış etkisiydi... Nazar boncuğu demiştik...

Kaderin cilvesi mi desek, ikinci yarı da Kasımpaşa'nın evinde maç 3-3 sona eriyor, bu defa Galatasaray 2-1den geri gelip, bir puana razı oluyordu...

Yine soğuk duş etkisi... Ama bu sefer moraller bozuluyor, sinirler geriliyordu...

Kasımpaşa'ya kaybedilen 4 puan...

Bakalım lig sonunda arayacak mı Okan Buruk'un takımı bu "çöpe atılan" puanları...


Fenerbahçe maçının kadrosunu sahaya yolladı Okan hoca, kendisi tribüne çıkarken, İrfan hocaya emanet etmişti takımı... Daha önceki haftalardaki "git-gelli" maceracı oyunu bırakıp, "garanti"yi istemişti öğrencilerinden ama onlar ev sahibinin üzerine gidemeyince, Kasımpaşa "akın akın" geldi de "şampiyonluk modunu" açmış bir Muslera buldular karşılarında. Sağdan, soldan vuruyorlar da Uruguaylı file bekçisi gole izin vermiyordu.

Neydi lakabı? "Haksız rekabet"

Oysa Galatasaray maçı Muslera ile birlikte en fazla isteyen Osimhen'in "zeka ve çabukluğu" ile kazandığı penaltıyla öne geçmiş, son haftaların "en silik" oyuncusu Sara ile farkı açmayı, belki de maçta "fişi çekmeyi"  elinin tersiyle itmişti 28. dakikada...


İlk devre maçı seyrettiğini zannedenler, bunun sadece fragman olduğunu Kasımpaşa'nın kornerden kafalarla paslaşmalarla attığı golle anladılar. Ev sahibi eşitliği yakaladı, ardından Galatasaray Osimhen'le iki dakika arayla iki net pozisyonunda skorbordu değiştirmezken, bir kontra atak (yenilerin geçiş hücümü) ve Kasımpaşa öne geçiyordu...

Tüm memleketin beklediği puan kaybı gelecek mi derken, Sara eski günlerini hatırlatıyor, adrese teslim ortasında Sanchez eşitliği yakalayıp, bir dakika sonra da Muslera'nın asistinde Osimhen takımını tekrar öne geçiriyordu.

Geçen sene de "tansiyonun tavan yaptığı" maçı Galatasaray son dakikalarda attığı golle kazanmış, şampiyonluk yolunda özgüvenini artırırken, rakibini demoralize etmişti...

Acaba aynı senaryo mu yaşanacak derken, Lemina-Kaan ve Eren-Cuesta değişiklikleri geliyor, geldiği günden beri sürekli eleştirilen Cuesta'ya futbol tanrıları da sırt çeviriyor ve ilk pozisyonda zamanlama hatası ile rakibine penaltı kazandırıyordu Kolombiyalı futbolcu... Memleketinde olsa Andres Escobar'ın kaderini paylaşacaktı belki de, bizde de taraftarın gönlünde çoktan "ruhuna Fatiha" okundu... 

"Önce Can Keleş Cuesta'yı çekti, sonra Cuesta ona düşerken tutundu" filan demeyeceğim zira bu sene böyle kritik anlarda Galatasaray lehine karar verilmeyeceğini artık öğrendik... 


Kaybedilen puanlardan sonra elbette çok yazılır da, hepsi suya yazı yazmak gibidir, giden geri gelmez... Takım geriden gelip oyunun iplerini almış, ev sahibi gol için saldıracağı bu anlarda Okan hoca-kenarda İrfan hoca- ayağı çeken Lemina yerine Kaan'ı alsa, Eren'i hiç kıpırdatmasa yerinden belki Cuesta'nın penaltısı olmazdı da, kim bilir belki de Kaan bir hata yapar, o gol yine gelirdi... 

Skor yazarlığı yaparsak, Cuesta'ya ihaleyi keser, Frankowski-Barış uyumsuzluğunu, Sara'nın bir türlü yükselmeyen formunu, Lemina'nın kötü gününü, Salai'den bir Yunus olmayacağını ve Mertens'in Sara yerine ilk onbir başlaması gerektiğini görmezden geliriz ama bunlar acı da olsa gerçekler... Bir de Yusuf kardeşim sana bir söz: Bu topraklarda futbol kuvvetle oynanıyor ne kadar teknik olursan ol, bir "kazma" gelir bir omuzla seni yere yığar ve hakem de oyna der... O yüzden güçlen biraz kardeşim...

VAR'dan iki penaltının çıktığı maçta, hakem yazmak artık komik geliyor zira onların bu baskıyı kaldıramadığı o kadar net ki? Galatasaraylı diye yaygara koparılan Cihan Aydın, önce Hatay'da penaltıyı vermemiş, iki puan gitmişti, dün de daha 10 dakikada ikinci sarı karttan atılması gereken Yasin'i oyunda tutmuştu... "Bu hakem Galatasaraylı, Galatasaray'ı tutacak" algısı işe yaramıştı...

İlk yarı topladığı puanlarla Galatasaray kendisine avantaj yaratmış, derbiyi de kaybetmeyerek puan farkını koruyup, ikili averajı da almıştı... Bu uzun maratonda illaki kaybedeceği puanlar olacaktı ama bunlar Kasımpaşa'ya mı olmalıydı, orası tartışılır...

Üç gün önce Konya karşısında kupa maçında aldığı beraberlik ile ikinci olup, tek maçlı elemeli karşılaşmada şansını zora sokarken, şimdi de önündeki zorlu deplasmanlardan galibiyet çıkarma gibi bir zorunluluğun altına giriyordu...

Olur mu?

Zor olacak ama O-L-A-C-A-K...



Stat: Recep Tayyip Erdoğan

Hakemler: Cihan Aydın, Bersan Duman, Murat Ergin Gözütok

Kasımpaşa: Andreas Giannitos, Claudio Winck, Kamil Piatkowski, Nicholas Opoku, Yasin Özcan (Kevin Rodrigues dk. 46), Gökhan Gül, Mamadou Fall, Mortadha Ben Ouanes (Cafu dk. 90+1), Haris Hajradinovic, Josip Brekalo (Can Keleş dk. 77), Nuno Da Costa

Yedekler: Sinan Bolat, Sadık Çiftpınar, Yaman Suakar, Sinan Alkaş, Taylan Utku Aydın, Atakan Müjde, Antonin Barak

Teknik Direktör: Burak Yılmaz

Galatasaray: Fernando Muslera, Przemyslaw Frankovski, Davinson Sanchez, Abdülkerim Bardakcı (Yusuf Demir dk. 90), Eren Elmalı (Carlos Cuesta dk. 80), Lucas Torreira (Dries Mertens dk. 90), Mario Lemina (Kaan Ayhan dk. 80), Roland Sallai (Ahmed Kutucu dk. 65), Gabriel Sara, Barış Alper Yılmaz, Victor Osimhen

Yedekler: Günay Güvenç, Kerem Demirbay, Berkan Kutlu, Elias Jelert, Metehan Baltacı

Teknik Sorumlu: İrfan Saraloğlu

Goller: Mortadha Ben Ouanes (dk. 52), Josip Brekalo (dk. 61), Haris Hajradinovic (dk. 85 pen.) (Kasımpaşa), Victor Osimhen (dk. 12 pen. ve 71), Davinson Sanchez (dk. 69) (Galatasaray)

Sarı kartlar: Yasin Özcan, Mortadha Ben Ouanes, Josip Brekalo (Kasımpaşa), Mario Lemina, Carlos Cuesta (Galatasaray)

29 Eylül 2024 Pazar

Galatasaray:3-3:Kasımpaşa

 


"Ne yapacaksak yapalım, Galatasaray'a yakışır şekilde yapalım. Ayrılmayalım, bölünmeyelim. Futbolcularımıza gidip eski futbolcularımızı anlatalım. Onların ruhunu anlamalarına yardımcı olalım. Birlik olalım. Moralimizi bozmayalım. Eğer, bunu başarabilirsek şampiyon biziz" demiş Alpaslan Dikmen 2002 senesinde Fenerbahçe'ye kaybedilen ve herkesin kızgın, üzgün, öfkeli ve ümitsiz olduğu o sevimsiz gecede... 

Mahir Şanlı'nın Büyük Galatasaraylı Alpaslan'a Mektuplar kitabında Mehmet Şenol bu satırlarla anlatıyor Alpaslan Dikmen'i...

10 sene evvel yine blogda bu cümleleri dile getirmişim, Galatasaray'ın "kaos"ta olduğu günlerde...

27 Eylülde kaybetmiştik Alpaslan abiyi, dün de Ali Sami Yen'de vefa pankartları asılmıştı tribünlere Kasımpaşa maçında...


Fırtına gibi başlayıp, 3 gol atıp, sonrasında ise rüzgarın terse dönmesiyle kalemizde aynı sayıda golü görünce, üç gün evvel "yere göğe sığdırılmayan" topçu ve futbolcular yuhlanmaya başlanıp, sosyal medyada linçlenirken Alpaslan abinin sözünü hatırlatmak istedim...

"Birlik olalım... Moralimizi bozmayalım... Eğer bunu başarabilirsek şampiyon biziz."


Elinde Icardi ve Osimhen olunca, hele hele ikisi de formdaysa, bir de evinde nispetten kolay bir rakiple oynayacaksan sadece Okan Buruk değil, Klopp da, Pep de iki dünyaca ünlü forveti yan yana denerdi. Ama onlar bu ikilinin arkasına Sara ve Kerem'i koyar mı, şüpheliyim... 

Torreira olmadan olmazı dün gece yaşadık, bir de Sanchez'sizliğin acısını bir kez daha hissettik... Kolombiyalı yanında değilken Apo tel tel döküldü, ilk ve son goller, o meşhur lafla "Apo'ya yazar"

Yaz ve kış gibi, gece ve gündüz gibi birbirinden farklı iki devrenin birincisinde Galatasaray taraftarını mest ederken, topçular da okuldan kaçıp sokak arasında çift kale yapan çocuklar kadar şendi... Paslaşmalar, yardımlaşma, şakalaşma... Ne ararsan vardı...

Ama ikinci devre Osimhen ve Salai'nin çıkması ile işler birden değişti. Mertens yorgundu, Barış ise bitkindi... Hal böyle olunca rakip savunmaya baskı yapan olmadı, deplasman ekibi tüm hatlarıyla Galatasaray yarı alanında kamp kurdu. Top sürekli bir yarı alanda oynanınca, hakemin de tereddütlü kararlarıyla ikinci gol, Kasımpaşa'nın da şansıyla üçüncü gol geldi son dakikada...


3-0dan maç kazanamamak, can acıtıyor, insan öfkeleniyor ve böyle zamanda en yakınına, en sevdiğine "patlıyor"...

Ama Alpaslan abiyi hatırlayalım:

"Birlik olalım... Moralimizi bozmayalım... Eğer bunu başarabilirsek şampiyon biziz."

Ya da Metin Oktay selamı veren taze Galatasaraylı Osimhen'e kulak kabartalım:

"Sevgili Galatasaray taraftarları, desteğiniz bizim için dünyalar demek ve hepinizi gururlandırmak için savaşmayı bırakmayacağız. Tezahüratlarınız ve inanılmaz sevginiz için teşekkür ederiz. Daha yeni başlıyoruz!"

Yolumuz uzun... 

Daha yeni başlıyoruz...


Stat: RAMS Park.

Hakemler: Oğuzhan Çakır, Mehmet Akıncık, Ali Can Alp.

Galatasaray: Muslera, Jelert, Nelsson, Abdülkerim Bardakcı, Jakobs, Sallai (Dk. 46 Barış Alper Yılmaz), Sara (Dk. 63 Berkan Kutlu), Kerem Demirbay, Yunus Akgün (Dk. 63 Kaan Ayhan), Osimhen (Dk. 46 Mertens), Icardi (Dk. 74 Batshuayi).

Kasımpaşa: Gianniotis, Winck, Opoku, Yasin Özcan, Ben Ouanes (Dk. 30 Omeruo), Cafu (Dk. 46 Gökhan Gül), Fall, Barak (Dk. 74 Espinoza), Aytaç Kara, Hajradinovic, Da Costa (Dk. 90+8 Sadık Çiftpınar).

Goller: Dk. 20 ve 28 Osimhen, Dk. 34 Icardi (Galatasaray), Dk. 44 Fall, Dk. 83 Hajradinovic (Penaltıdan) Dk. 90+5 Da Costa (Kasımpaşa).

Sarı kartlar: Dk. 57 Hajradinovic, Dk. 79 Gökhan Gül, Dk. 87 Fall, (Kasımpaşa), Dk. 66 Abdülkerim Bardakcı, Dk. 69 Mertens (Galatasaray).

1 Eylül 2021 Çarşamba

Kasımpaşa:2-2:Galatasaray

 


Siyahla beyaz gibi birbirinden tamamen ayrı iki devrenin oynandığı bir gece yaşandı Kasımpaşa Stadında...

İlk devre sanki Randers maçının üçüncü yarısı oynanırmış gibi, perşembeden kalma Galatasaray rakibinin üzerine gitti ve yeni transferi Morutan'ın "attırdığı" iki golle öne geçip, bir o kadarını da kaçırırken, devre biterken yediği golün etkisinde kaldı ve ikinci 45 dakikada bir gol daha görüp kalesinde bu sezon ilk defa puan kaybı yaşamış oldu.

Maçın skoru ve oyun herkesin malumu da pazar gecesinden akılda kalan Morutan'ın performansı oldu. Takıma katılalı daha 2-3 gün geçmesine ve bir çok kişinin Rumen topçuyu kadroda beklememesine rağmen, Fatih Terim çiçeği burnunda oyuncusunu sahaya sürdü ve özellikle ilk yarıda beklenilenden de fazla katkı aldı. Cicaldau'nun gölünde kale sahası içinde yaptığı hareketler ve iğne deliğinden asisti Galatasaray taraftarını mest ederken, Kerem'in golünde de Diagne ile yapmış olduğu ver-kaçta Diagne'nin topu rakibe atmasına aldırış etmeden yaptığı pres ile topu kapıp, kaleye attığı şut alkışı hak ediyordu. Sürekli belirttiğim bir durum var, ilk maçlar asla ölçü olmaz ama Morutan ayağının tozu ile çıktığı bu karşılaşmada gelecxek adına olumlu sinyaller verdi.

Taylan'la devam edelim. St.Johnstone maçından beri takımın vazgeçilmezi olan genç oyuncuyu Kasımpaşa maçında Fatih Terim dinlendirmek isterken, Cicaldau'nun mide problemi sonrası apar topar tekrar sahaya sürüverdi. Taylan da her zamanki oyununu oynarken, kaptırdığı bir top sonrası beraberlik golünü kalesinde görmesine vesile olunca, "skorsever" taraftarın eleştiri oklarının hedefi oldu. Futbol bu kadar nankör işte. Daha 1 ay önce milli takımda Taylan'a görev verilmedi diye Şenol Güneş'e demediğini bırakmayanlar, şimdi Taylan'a "Erzurumspor'a geri dön" diye serzenişte bulunuyorlar. Sosyal medyanın güçlenmesi maalesef taraftarlık duygularını bitirirken, vefa kelimesi sadece bir semt adı olarak kalıyor...


Stat: Recep Tayyip Erdoğan 

Hakemler: Fırat Aydınus, Aleks Taşcıoğlu, Erdem Bayık

Kasımpaşa: Ertuğrul Taşkıran, Hadergjonaj, Bruma, Tarkan Serbest, Evren Eren Elmalı, Sadiku, Travnik, Yusuf Erdoğan (Dk. 82 Ahmet Emin Engin), Hajradinovic (Dk. 90 2 Doğucan Haspolat), Varga (Dk. 46 Umut Bozok), Jörgensen (Dk. 82 Eysseric) 

Galatasaray: Muslera, Boey, Luyindama, Nelsson, Van Aanholt (Dk. 74 Ömer Bayram), Berkan Kutlu, Cicaldau (Dk. 46 Taylan Antalyalı), Barış Alper Yılmaz (Dk. 65 Babel), Morutan (Dk. 72 Feghouli), Kerem Aktürkoğlu, Diagne (Dk. 46 Mustafa Muhammed)

Goller: Dk. 32 Cicaldau, Dk. 38 Kerem Aktürkoğlu (Galatasaray), Dk. 45 2 Jörgensen, Dk. 66 Umut Bozok (Kasımpaşa) 

Sarı kartlar: Dk. 71 Sadiku, Dk. 90 2 Eysseric (Kasımpaşa)

14 Şubat 2021 Pazar

Galatasaray:2-1:Kasımpaşa


Türkiye Süper Ligi 25. Hafta
14.02.2012/ 16.00

Dakikalar 88'i gösteriyordu ki Galatasaray, Kasımpaşa karşısında penaltı kazanmış, kritik vuruşu yapmak için Mısırlı golcü Mostafa Mohamed çamur içinde kaybolmuş olan beyazdan siyaha döndürülmüş noktaya turuncu topu dikmeye çalışıyordu. O anda herkesin bakışları arasında Marcao ve Onyekuru sahil kenarında kumda oynayan çocuklar gibi elleriyle balçık zemini düzeltip, çamur sularını temizlemekle meşgüldüler, evet koskoca adamlar yere çömelmiş, arkadaşları topa daha iyi vursun diye zemini "tamir ediyorlardı". Bir de aklıma düşüverdi Gündüz Kılıç'ın o meşhur sözü: "Galatasaray bir his takımıdır. Renklerine aşık birbirlerine seven futbolcuların takımıdır...Kısacası Galatasaray, bir halatı hep birlikte çekenlerin, hep birlikte üzülüp, hep beraber sevinmesini bilenlerin takımıdır."


Nasıl ki iki sezon evvel karlı bir İstanbul gününde, avuçtan giden maç beraberinde şampiyonluğu da götürecekken Mitroglou sahneye çıkıp, takıma üç puanla birlikte şampiyonluk ümitlerini de hediye etmiş ve sene sonunda hep hatırlanmıştı, bu sene mayıs ayında da kutlanacak olan şampiyonluk günlerinde Marcao ve Onyekuru'nun emekleri asla unutulmayacaktır. Üstelik Marcao, üç gün önce pek de fena oynamadığı bir maçtan sonra "Galatasaraylı!?" olduğunu iddia eden medya trolleri tarafından tehdit ve hakaretlere uğramışken...

Sondan başladık, başa dönelim "balçık tarlasındaki" maçı anlatmaya başlarken. Günler öncesinden İstanbul'da pazar günü şiddetli bir kar yağışının olacağı dillendirilmiş, Birinci ligde Ümraniyespor-Eskişehirspor maçı pazardan cumartesiye alınmış ama Galatasaray-Kasımpaşa karşılaşmasının günü ve saatini değiştirmek için kılını kıpırdatmayan Federasyon yetkilileri iki takımdan da gelen tepkiler sonrası sadece maçın saatini 19.00'dan 16:00'ya almışlardı. Oysa bir gün önce pırıl pırıl bir zeminde, futbol adına iki takımın da yeteneklerini sergileyebilecekleri "kora kor" bir karşılaşma izleyebilirdi televizyon başındaki futbolseverler. Ama niyet başka olunca, kim önemser ki güzel futbolu, sporcu sağlığını, saha zeminini...

Yukarıda yazdıklarımızı doğrularcasına da zeminin futbolu oynanmaz hale getirdiği yirmili dakikalara kadar Galatasaray, sahada rakibini adete boğmuştu. Daha skorbordda dakika dolmadan Mostafa Mohamed'in vuruşu ile başlayan şut bombardımanında, ilk kez ilk onbirde oynayan Kerem'in altı pastan şutunu Ertuğrul çeliyor, bir kaç dakika sonra yine genç oyuncunun gol denemesi Kasımpaşa kalecisinde kalıyordu. Bir dakika sonra Emre Kılınç'ın orta sahadan getirdiği ve ceza sahasına girer girmez yolladığı füzeyi yine Ertuğrul kornere yollarken, kullanılan köşe atışından dönen topa Etebo'nun Allaha sığınarak yolladığı şuttan rakip kaleci yine kale arkasındaki foto muhabirlerine poz veriyordu topu dışarı atarken. Böyle güneşe kar dayanmaz derler ya, böyle baskıya savunma da dayanamazdı ve 9. dakikada Ömer'in kullandığı köşe vuruşunda Mostafa Mohamed iyi yükseldi, vurduğu kafa vuruşunda kaleci topu çizgiden çeldi ama Kerem fırsatçıydı ve boştaki topu ağlara yollayıverdi.


Zemin ağırlaştıkça, top sürmek de, pas yapmak da zorlaşınca iki takım da savunmadan topu rakip yarı sahaya havadan şişirmelere başladı. Mısır'dan geldiği günden beri çıktığı her maçta fileleri havalandıran Mostafa Mohamed sadece gol atmadığını, Galatasaray'ın aradığı sırtı dönük top oynayan, takımını hücüma çıkaran forvet olduğunu da göstermiş oldu. Hava toplarının çoğunu kazanan Mısırlı oyuncu, arkadaşları için de duvar olup, atakların gelişmesinde de istasyon görevi görüyordu. Öte yandan Kasımpaşalı forvetler ise maç boyu hatasız ve temiz oynayan Marcao ve Luyindama'nın arasında etkisizdi.

 


Deplasmanda kaybedilen Konyaspor maçından sonra ilk onbirdeki yerini Donk'a kaptıran Luyindama bu ağır zeminde Fatih Terim'in tercihi olmuş ve hocasının güvenini boşa çıkartmamıştı. Onun gibi Taylan'ın yerine oynayan Etebo da maçın en çalışkan ve başarılı oyuncusuydu. Takım arkadaşlarının altına içlik giydiği ortamda kısa kollu forma ile sahaya çıkan Nijeryalı, orta saha ile savunma arasında mekik dokumakla kalmayıp, topu en "garanti" kullanan futbolcuydu.

Galatasaray'in tek farklı üstünlüğü ile biten ilk devrenin ardından Kasımpaşa ikinci kırkbeş dakikada beraberlik için kanatlardan gelmeyi denedi ama Marcao ve Luyindama oldukça dikkatliyken, yine Marcao'nun hava topuna çıktığı bir anda Muslera da pozisyona dahil olmak isteyince, Kasımpaşalı Thelin'in vuruşu boş kaleye gidiverdi. Sakatlık sonrası Fatih ve Okan'a emanet ettiği kaleyi geri alan Muslera yapmış olduğu kurtarışlarla Galatasaray'a puanlar kazandırırken, bu hafta kaybettirecek miydi? Arkadaşları Uruguaylı kaleciyi kurtaracak mıydı?


Kalesinden golü çıkardığı dakikadan sonra sarı-kırmızılı topçuların tüm gayesi topu bir kez daha Ertuğrul'un koruduğu kaleye sokmaktı ama bu iş bu ağır zeminde hiç de kolay olmadı. Zaten pas yapmak imkansıza yakınken, topu rakip ceza sahasına yollamak için şişirmek lazımdı ama orada da rakip stoperler duvar örmüş, geleni geri yolluyordu. Korner atışları, serbest vuruşlar kullanıldı Ömer'le çoğunlukla ama hepsi savunmanın kafasına gitti, oysa Mostafa gibi "Mısır hava kuvvetlerinden" bir transfer vardı. Fatih Terim oyunu çevirmek için Gedson, Emre Kılınç ve Babel'i çıkarıp, Emre Akbaba, Onyekuru ve Donk'u oyuna dahil etti. Bu üç oyuncunun girmesi karşılaşmaya biraz hareket getirse de, istenen gol gelmeyince Yedlin ve Belhanda da taze kuvvet olarak sahaya sürüldü ve sarı-kırmızılılar tüm hatlarıyla Kasımpaşa kalesine yüklendi. O anların birinde kazanılan serbest vuruşta topun başına geçen Etebo tüm gücüyle topu deplasman ekibinin kalesine yolladı, Marcao havaya yükseldi, rakibini bozdu ve seken topta Onyekuru, Ertuğrul tarafından düşürülünce hakem tereddütsüz penaltı noktasını gösterdi.

Sonrası zaten yazının başında yer alıyor, Mostafa penaltı atışından golünü attı ve bu zor zeminde Galatasaray'a üç puan kazandırırken, kaptanı Muslera'yı da sosyal medya trollerinin saldırısından kurtarmış oldu.


Stat: Türk Telekom 

Hakemler: Erkan Özdamar, Serkan Ok, Mustafa Sönmez 

Galatasaray: Muslera, Linnes (Dk. 82 Belhanda), Luyindama, Marcao, Ömer Bayram, Etebo, Gedson Fernandes (Dk. 71 Emre Akbaba), Emre Kılınç (Dk. 71 Onyekuru), Kerem Aktürkoğlu (Dk. 77 Yedlin), Babel (Dk. 72 Donk), Mustafa Muhammed 

Kasımpaşa: Ertuğrul Taşkıran, Hadergjonaj, Brecka, Dusko Tosic, Hadadi, Aytaç Kara, Bistrovic, Koomson (Dk. 46 Varga), Hajradinovic, Hodzic, Thelin

Goller: Dk. 9 Kerem Aktürkoğlu, Dk. 89 Mustafa Muhammed (Penaltı) (Galatasaray), Dk. 51 Thelin (Kasımpaşa) 

Sarı kartlar: Dk. 15 Thelin, Dk. 71 Hajradinovic, Dk. 82 Varga, Dk. 85 Tosic (Kasımpaşa)

15 Ekim 2020 Perşembe

Kasımpaşa:1-0:Galatasaray


 Türkiye Süper Lig 4.Hafta
04.10.2020/ 19:00

Glasgow'dan mağlubiyetle dönen ve tüm dikkatini Süper Lige çeviren Galatasaray, Kasımpaşa deplasmanına galibiyet için çıktı ama "dereyi görmeden paçaları sıvayıp" geçen transfer döneminde Galatasaray forması ile poz veren Yusuf Erdoğan'ın şık golü ile ligin dördüncü haftasında ilk mağlubiyetini almış oldu. Yedi gün önce Fenerbahçe karşısında beraberlik, İskoçya'da yenilgi ve üç gün sonra bir hüsran daha. Tablo tam da "karamsar" Galatasaraylılar ile "Fatih Terim bir tökezlesin de biz de yolumuzu bulalım"cılar için biçilmiş kaftan... Peki milli maç arasına neden mağlubiyetle girdi sarı-kırmızılılar?

Ligin ilk haftalarında üç günde bir maç oynamak, hele ki sürekli Şampiyonlar Ligi gruplarına kalmış Galatasaray için zor geldiği bir gerçekti. Fatih Terim her ne kadar eldeki kadroyu rotasyonlu bir şekilde ekonomik kullanmak istese de, düşündüğü olmadı, sakatlıklar, hastalıklar ve yorgunluklar Kasımpaşa karşısındaki mağlubiyeti getirdi. "Bir atımlık kurşunu olmak" diye bir söz vardır ya, pazar gecesi maçın ilk 12 dakikasında Galatasaray golü bulup, maçın iplerini eline almak için can havliyle saldırdı, Arda ile pozisyon buldu, Feghouli çok istekliydi ve Taylan'ın harika ara pasında kaleciyle karşı karşıya kalan Diagne topu Ramazan'a nişanlayınca, "tek kurşun da karavana oldu" ve Galatasaray'ın "motoru" bir anda stop edip, oyunda insiyatif ev sahibine geçti.

Kasımpaşa, rakibinin her geçen dakika durağanlaştığını gördükçe, cürretleşti, cesurca eski kalecileri Fatih'in koruduğu kaleye gitti ve pozisyonlar da buldu. Bir iki tanesini Emre Taşdemir ve Etebo "son anda engelledi" ama 20. dakikada Yusuf fileleri havalandırdı. Maçın hakemi Cüneyt Çakır golü verdi ama VAR'dan ofsayat bakılırken, daha geriye sarılıp Cüneyt Çakır'ın gözü önünde Diagne'ye yapılan faul yakalandı VAR hakemlerince, Cüneyt Çakır da 3-4 dakikalık inceleme sonrası "istemeye istemeye" golü iptal etti.

Dedik ya ev sahibi yüreklenmişti, gol istiyordu ve devre biterken iki dakika arayla Aytaç vurdu, Fatih çıkardı, Aytaç vurdu, Fatih çıkardı ama uzatmalarda Aytaç bu defa vurmadı, Yusuf'a asist yaptı ve Yusuf'un ceza sahası dışından sert ve bombeli vuruşunda Fatih çaresizdi...


Soyunma odasına yenik giren Galatasaray'da Fatih Terim ilk devrenin "yürüyenleri" Belhanda, Feghouli ve Arda'yı çıkarıp, Babel, Emre Kılınç ve Falcao'yu oyuna aldı ve Glasgow'dan sonra bir kez daha çift forvete döndü. Yeni formasyon ve daha canlı futbolcularla Galatasaray ev sahibi üzerinde istediği baskıyı kurdu kurmasına da, Ramazan'ı zorlayacak pozisyon bulmaktan uzaktı. Falcao bir kaç kez ceza sahasında topla buluştu ama şutları kaleyi tutmadı, Etebo uzaktan denedi, yine olmadı, Diagne kafayla gol aradı top kalecide kaldı... Olmayınca da olmuyor işte... Sarı-kırmızılılar gol ararken de savunmada boşluklar verdi ama Fatih ikinci golü yememeye yeminliydi, kalesinde oldukça başarılı bir görüntü sergiledi.


Stat: Recep Tayyip Erdoğan  

Hakemler: Cüneyt Çakır, Tarık Ongun, Orkun Aktaş 

Kasımpaşa: Ramazan Köse, Hadergjonaj, Jeanvier, Tarkan Serbest, Hadadi, Tirpan, Aytaç Kara, Alan (Dk. 62 Varga), Yusuf Erdoğan (Dk. 87 Pavelka), Hajradinovic (Dk. 67 Sadiku), Hodzic (Dk. 67 Koita) 

Galatasaray: Fatih Öztürk, Elabdellaoui, Luyindama, Marcao, Emre Taşdemir (Dk. 74 Linnes), Taylan Antalyalı (Dk. 89 Donk), Etebo, Belhanda (Dk. 46 Emre Kılınç), Feghouli (Dk. 46 Babel), Arda Turan (Dk. 46 Falcao), Diagne 

Gol: Dk. 45+2 Yusuf Erdoğan (Kasımpaşa)

 Sarı kartlar: Dk. 79 Ramazan Köse (Kasımpaşa), Dk. 85 Luyindama (Galatasaray)

16 Şubat 2020 Pazar

Kasımpaşa:0-3:Galatasaray


"Fatih Terim Abdullah Ercan'ı Trabzon'dan almak istiyordu. Gelemeyeceğinin belli olduğu gün Florya'da odasındaydım, ne yapalım biz de Hakan Ünsal'dan bir Abdullah yaratırız demişti.
Adem Büyük'ü izledikçe aklıma o cümlesi geliyor. Vedat'ı alamadıysak... dediğine adım gibi eminim" diye yazmış twitter'daki hesabında Ömer Kükner... Ömer abi Adem'in gelişimde Fatih Terim "effect"i böyle anlatırken, ben çok zamandır maçlardan önce "Falcao yoksa Adem var, sıkıntı olmaz" hissi ile oturuyorum televizyon başına... Aman sana nazar değmesin Adem Büyük...Eee sen de dönersen, hiç de fena olmaz be Falcao...

Ocak ayında hem kadro yönünden, hem de oyun anlayışı bakımından yenilenen Galatasaray'ın kazanma istatistiğini sürdürmesi için önemli bir virajdı Kasımpaşa deplasmanı. Taraftarın da sevdiği iki deplasmandan biridir Kasımpaşa, Taksim'den besteler eşliğinde salınıverirsin aşağıya, İnönü'ye Gümüşsuyu üzerinden inildiği gibi, tabii Kadıköy deplasmanı ayrı kategoriye giriyor, onu eklemedim... Ev sahibi de sancılı günler geçirmekte, Tayfur Havutçu "macerasından" sonra ligin "cefakar" hocalarından Fuat Çapa'yı takımın başına getirmişler, Galatasaray maçıyla çıkış aramaktaydılar...


Galatasaray'ın önceki maçlarda savunmadan çıkışlarında problem yaşadığını bilen Fuat Çapa, iç sahada da oynamanın moraliyle ileri uç elemanlarına yoğun pres talimatı vermiş, orta sahadakilere de onları destekleme vazifesiyle görevlendirmişti. Hocalarının istediğini de yapıyordu Kasımpaşalılar da karşılarında hiç beklemedikleri gibi oynayan bir Galatasaray vardı: Özellikle Lemina ve bazen de Seri iki stoper arasına giriyor oyun kuruluşunda, topu Muslera'dan alıyor, diğer arkadaşları da ligin ilk devre maçlarından farklı olarak sabit beklemek yerine hareketli olunca ev sahibinin baskısı kolayca atlatılıyordu. Orta sahada eksik yakalanan rakibin üzerine çok etkili giden Galatasaray, daha 10 dakika olmadan Mariano'nun Emre Akbaba'yı ceza sahasına "kaçırması" ve Emre'nin soğukkanlı bir şekilde top kontrolü ve iki rakibini egale edip Feghouli'ye verdiği pasta, Cezayirli oyuncunun ortasında Kasımpaşalı Meraih'ın kendi kalesine attığı golle skorbord tabelasını değiştiriyordu. Erken gol "deplasman takımına" moral verirken, bir çok yeni transferle yamanmış, daha birbirlerinin adlarını bilmeyen oyunculardan oluşan ev sahibi ekibi "bozmuştu". Rakibin "çözülmeye" başladığını koklayan Galatasaraylılar, özellikle sağ kanatta Mariano-Feghouli iş birliği ile yüklendikçe yükleniyordu mavi-beyazlıların kalesine. Bu arada takımda "parçalar" öyle harika işliyordu ki Sarrachi'nin karşılaşmanın daha dördüncü dakikasında yerini Linnes'e bıraktığını kimse umursamıyordu bile.


Ve 20. dakikada kazanılan korner atışında kafalardan seken topta Emre Akbaba'nın Hugo Sanches'i anımsatan rövaşetası Kasımpaşa'nın bir başka yeni topçusu Hadergjonaj'ın eline çarpınca, Mete Kalkavan VAR'ın da yardımıyla penaltı noktasını gösteriverdi. Maçın yıldızlarından Adem Büyük eski takımına karşı topu beyaz noktaya dikip, her zaman attığı gibi yine kalecinin sağına attı, belli ki Fatih maçtan evvel analiz etmişti rakip penaltıcıları, köşeyi tuttu Kasımpaşa kalecisi ama topu tutamadı ve skor 2-0 oluverdi.


Skoru elinde tutan, oyun anlayışını rakibine kabul ettirmiş Galatasaray oldukça rahat ve öz güvenli oynarken, ev sahibinin ise maçla ilgili hayalleri çoktan bitmişti. Önce Linnes çalımlarla cezasına girerek üçüncü golü aradı olmadı, sonra Mariano'nun ortasında Adem Büyük van Persie'ye "Uçan Hollandalı" lakabının yapıştırıldığı Dünya Kupasında İspanya'ya attığı golün benzerini denedi, top auta çıktı ama devrenin bitmesine beş dakika kala yine Mariano'nun "servisinde" Adem tam bir golcü golü attı ve farkı üçledi. Brezilyalı arkadaşının uzun mesafeden pasında ceza sahası içinde göğüsle topu kontrol eden Adem, iki rakibi geçip, kaleciyi de bir "fake" ile yatırınca, topu klas bir şekilde dürtüp filelere yolladı.


Üç sıfırla ilk devre soyunma odasına giren takımda her şey istenildiği gibiydi de savunmadaki paslaşmalar az da olsa yüreğimizi ağzımıza getirmiyor değildi. Özellikle 40. dakikada Queresma'nın kaptığı top, defans oyuncularımızı az zorlamamıştı da tehlike bir şekilde bertaraf edilmişti.


İkinci devre iki takım da aynı oyun anlayışlarıyla sahaya çıkınca, maç da ilk devrenin bir benzeri şeklinde cereyan etti, tek farkla Galatasaray bulduğu onca pozisyonu cömertçe harcadı ve skoru değiştiremedi. Özellikle Onyekuru'nun Emre Akbaba'nın yerine girmesiyle sarı-kırmızılı topçular sezonun en farklı galibiyetini alacak fırsatlar yakaladılar ama son vuruşlarda beceriksiz kalınca, ev sahibi takımın file bekçisi Fatih ikinci yarının yıldızı oldu. 67. dakika Onyekuru'nun kalecinin solundan yolladığı topu, Kasımpaşa savunması çizgiden çıkarınca Adem ve Feghouli "ben atacağım" hevesiyle birbirlerini bozmasıyla Galatasaray bir golden olurken, yine Onyekuru'nun ceza sahası içinde pasında Linnes'e gol sevinci yaşatmayan isim oluyordu Fatih.


Galatasaray takımı atak üstüne atak yapıp, Kasımpaşılar da fark olmadan maç bitsin havasında kalelerini savunurken, Kasımpaşa tribün bandosu ise Titanik filminde gemi batarken senfonisine devam eden bando elemanları gibi tribünleri renklendirmeye devam ediyordu. Müslüm Gürses'ten "Kaç Kadeh Kırıldı" mı istemezsin, Cengiz Kurtoğlu'ndan "Duvardaki Resim" mi, Sezen Aksu'dan Firuze mi? Keyfine keyif, kederine keder katıyordu iki tribünün de Kasımpaşa bandosu...

Maç üç farkla bitti bitecek derken, Selçuk Onyekuru'yu savunma arkasına kaçırıyor, Nijeryalı topçunun plasesini son anda yine Fatih kurtarıyordu. Bir dakika sonrasında Onyekuru yine savunmanın arkasına koşuyor, bu kez o Feghouli'ye gol pozisyonu hazırlıyor ama yine kaleci gole izin vermiyordu...

Kafalarda soru işaretleri ile gidilen deplasmandan alınan rahat üç puanla Galatasaray taraftarı Taksim'e doğru yol olurken, ağızlardan çıkan o meşhur beste karanlık sokaklarda yankılanıyordu:

Ooooo kafamız çok güzel
Asmalı Tünel Pera
Beyoğlu aşık sana
Cimbombom anlasana!




STAT: Recep Tayyip Erdoğan
HAKEMLER: Mete Kalkavan, Ceyhun Sesigüzel, Esat Sancaktar
KASIMPAŞA: Fatih, Mickael Tirpan, Hadergjonaj, Brecka, Haddadi, Meriah, Aytaç, Ndongala (Dk. 65 Anıl), Quaresma (Dk. 59 İlhan Depe), Tarkan (Dk. 81 Gohou), Thiam
GALATASARAY: Muslera, Mariano, Marcao, Donk, Saracchi (Dk. 4 Linnes), Seri (Dk. 80 Selçuk), Lemina, Feghouli, Ömer, Emre Akbaba (Dk. 65 Onyekuru), Adem Büyük
GOLLER: Dk. 7 Meriah (K.K.), Dk. 22 (Pen.) ve Dk. 41 Adem (Galatasaray)
SARI KARTLAR: Hadergjonaj, Brecka (Kasımpaşa)

Blog Widget by LinkWithin