16 Şubat 2010 Salı
Sevinmek mi Sevinmemek mi?
15 Şubat 2010 Pazartesi
Hafta İçi Şifresiz Maçlar
19.45 Everton-Sporting Lisbon/ İctimai TV
21.45 Milan-Manchester United/ Lider TV ( Şifre Koyabilir)
14 Şubat 2010 Pazar
Aşk Tribünde Güzeldir
13 Şubat 2010 Cumartesi
Şifresiz Maçlara Bahis
12 Şubat 2010 Cuma
Anti Bizans Söylemi
Hafta Sonu Şifresiz Maçlar
Kupa, Bir Elemeli Turnuvadır
Bu haftaki çeyrek final maçları kupanın eleme müsabakalarıyla zevk verdiğini açıkça ortaya koydu. Manisaspor-Denizlispor eşleşmesini bir kenara bırakırsak, diğer 3 karşılaşmada da uzun süredir tatmadığım heyecanı ve coşkuyu yaşadım. Grup statüsü ile ilgili ben de ilk önce acaba bir farklılık yaratıp kupayı ilginç bir hale getirebilir miyiz diye düşünmüştüm ama özellikle bu sene futbolcuların bile bitsin bir an önce diyerek oynadığı grup karşılaşmalarını gördükten sonra artık grup işinin kaldırılmasını düşünüyorum. Hatta çeyrek finalin 2.maçlarının ilkine göre daha heyecanlı geçtiğini göz önüne alırsak, her ne kadar deplasmana gidene dezavantaj getirse de acaba İngiltere'deki gibi tek maçlı eleme turları da oynanabilir mi diye de düşünüyorum. Penaltılara giden 4-4'lük bir Fenerbahçe-Galatasaray kupa eşleşmesinin tadı hala damağımda. Eğer tek maç olursa daha çok tur oynayabilir ve kupaya katılan takım sayısı artırılarak, turnuvayı tüm Türkiye'ye yayabiliriz.ALS İçin Futbol Kitabı
11 Şubat 2010 Perşembe
Laureus Ödülleri
Mourinho ve Makedon Mafyası
10 Şubat 2010 Çarşamba
Galatasaray:3-2:Antalyaspor
Stat: Ali Sami YenHakemler: Bünyamin Gezer, Baki Tuncay Akkın, Asım Yusuf ÖzGalatasaray: Aykut, Uğur (Dk. 86 Servet), Emre Güngör, Neill, Caner, Mustafa, Mehmet (Dk. 74 Hakan), Keita, Elano, Giovani (Dk. 46 Emre Çolak), ArdaAntalyaspor: Ömer, Erhan, Yalçın, Batak, Orhan (Dk. 86 Musa), Sedat, Korhan, Ertuğrul, Gürhan (Dk. 60 Volkan), Necati, Veysel (Dk. 85 Balili)Goller: Dk. 32 Elano (Penaltıdan), Dk. 48 Emre Çolak, Dk. 86 Caner (Galatasaray), Dk. 35 ve 65 Necati (Antalyaspor)Sarı kartlar: Dk. 26 Elano (Galatasaray), Dk. 64 Volkan, Dk. 81 Korhan, Dk. 90 Ömer (Antalyaspor)
Seyrantepe Projesi mi Problemi mi?
Bugün çeşitli medya organlarında Seyrantepe Projesi’nin iptal edildiği yönündeki haberler 08.12.2009 tarihli 2 ay öncesine ait bir Danıştay kararına dayandırılmaktadır. TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi tarafından, Seyrantepe Stadı ile ilgili İmar Planı değişikliğinin iptali istemiyle açılan davaya ilişkin olarak İstanbul 9. İdare Mahkemesi’nce verilen 26.12.2008 tarihli red kararı Mimarlar Odası tarafından temyiz edilmiştir. Danıştay tarafından verilen 08.12.2009 tarih ve 2009/11645 no.lu Kararla, söz konusu davanın bir üst ölçekli imar planlarının incelenerek yeniden görüşülmesi için dosya İstanbul 9. İdare Mahkemesi’ne geri gönderilmiştir.
Bu Karar’dan açıkca görüleceği üzere, Seyrantepe Projesinin iptali veya yürütmenin durdurulması söz konusu olmayıp, 2 ay önceki Karar’a dayandırılarak haber yapılması manidardır.
Türk Telekom Arena inşaatı herhangi bir duraksama olmadan iş programına uygun olarak devam etmektedir.
Kamuoyuna duyurulur.
Galatasaray Spor Kulübü
İngiltere Milli Takımı 2010 Forması
Turnuva yaklaştıkça takımlar da Afrika'da giyecekleri formaları gün yüzüne çıkarıyorlar, son örnek de İngiltere'den geldi: Milli üretici Umbro, İngilizlere kıpkırımızı bir forma yapmış, bu da belki de kendi ülkelerinde kazandıkları kupaya bir atıfta bulunmak içindir... Bir çok ülke forma tanıtımını mili topçularla yaparken, İngilizler Kasabian grubu solisti ile yapmışlar, iyi de etmişler...
9 Şubat 2010 Salı
Yılmaz Hocam N'aptın Sen?
Galatasaray'ı Tercih Ettim
GSBilyoner'den Antalya Maçı Bileti
Yedek talihliler ise:
Hafta İçi Şifresiz Yayınlar
Özgür Dirim Özkan Röportajı
8 Şubat 2010 Pazartesi
Lütfen Bizi Amatöre Düşürün!
7 Şubat 2010 Pazar
EURO2012 Elemeleri ve Rakiplerimiz
Polonya'da kuralar çekildi ve milli takım A grubuna düşerek Almanya, Belçika, Avusturya, Kazakistan ve Azerbaycan ile eşleşti... Bir çok yönden ele alındığında oldukça ilgi çekici bir grupta yer alıyoruz, işi boşladığımızda hiçte kolay bir grup değil ama şimdi başlanır yazılmaya "lokum gibi kura" diye... Biz meydanı şu an TVlerde "ağız tatlandıranlara" bırakalım, onlar söylesinler söyleceklerini, akşama doğru eve döndüğümüzde yazarız uzun bir analiz A grubu ve rakiplerimiz hakkında...
12
Kayserispor:0-0:Galatasaray
Rakip 10 kişi kalmış ve beraber giden bir maçta "sükse" transfer Dos Santos çıkıp, Emre Çolak giriyorsa oyuna maçı kazanmak için, aslında pek de uzun uzadıya yazı yazılacak maç değil Kayserispor-Galatasaray karşılaşması. Deplasman takımının forvet eksikliğinden de dem vurmaya gerek yok, zira Rijkaard maç sonrası "Nonda'yı göndermek benim kararım" diyerek bu bölgede eksik olmadığını da belirtti ama Galatasaray son iki maçtır rakip kalede pozisyon bulamıyor, bu da bir gerçek...
Devre arası transferindeki Ali Turan restleşmesi ile Adnan Polat'ın rakip oyuncular için" kasap" yakıştırmasına Kayserispor yönetiminin vermiş olduğu tepki dolayısıyla oldukça gergin ve soğuk bir hava vardı Kadir Has stadının tribünlerinde maç başlarken. Bilet fiyatlarını Bursaspor maçında olduğu gibi 1 liradan mı satmıştı, pasta-börek mi ikram etmişti sarı-kırmızılı yönetim hemşehrilerine maça gelmeleri için bilinmez ama doluydu ve "öfkeliydi" tribünler. Sadece tribünlerde yoktu "sert hava", İç Anadolu bölgesine özgü sert iklim de bozmuştu sahayı, zorlaştırmıştı oyuncuların mücadelesini... Antalyaspor maçından ders almıştı Rijkaard ve sol ayağını sadece yürümek için kullanan Uğur'u alışık olduğu bölgeye yollarken, Emre Güngör'ü dinlenen Servet'in yerine almıştı. Bu iki oyuncu sevdikleri mevkilerde oynarken, Caner yine "dizginlenmiş", orta sahanın geriye bakan bölgeyi korumak görevi verilmişti. Bu cocuk, bir ileriye bir geriye oynatılarak gün ve gün kendisini kaybediyor. caner'den sol bek yaratmak yerine, hızı ve tekniğinden istifa edilerek sol kanada monte edilmeli. Rijkaard belki Cruyff'un mantığı ile her oyuncu her bölgede oynamalı anlayışını yerleştirmeye çalışıyor ama Caner'in düşen grafiğini de hesaba katması gerekir, dün sarışın sol bekin yaptığı ortalara "kargalar bile güldü"... Servet'i dinlendiren Hollandalı hoca, Makukula ile mücadele etmek görevini de Lucas Neill'e vermişti, Avustralyalı stoper de tatlı-sert oyunu ile rakip forveti yıldırdı ve durdurdu. Ariza Makukula, aslında "arıza" çıkarmaya pek de uğraştı, çok gergin ve hırslıydı, Saidou ve Aydın başta diğer pek çok Kayserisporlu gibi. Medyanın bütün ilgisinin olduğu maçta, kendini gösterme istekleri belki de bu agresifliğin nedeniydi...
Orta sahayı ileri-geri-sağlı-solu parsellemek görevi yani ağır işçilik 2M'nindi yine ( Mustafa ve Mehmet) ve yanlarında da sahanın en çok üşüyeni Elano yer alıyordu. Brezilya futbolcu ağır zeminde pek de samba yapamadı, serbest vuruş ustası belledik, o tarafı da hüzünlendiriyor bizi, taraftar da gittikçe soğuyor kendisinden...
İleri uçta ise milli takımdan geç döndüğü için disiplin cezası aldı alacak olan Keita'ya sarılmışken Rijkaard can simidi misali, diğer tarafa da Dos santos'u yollamıştı, gole en yakın isim ise arda olacaktı. Keita, dün engebeli zemine rağmen sahanın göze batan oyuncusuydu, top aldı, bacak arası yaptı, topuk pası yaptı, Süleymanou'nun kalesine yaklaştı ama orada pas atacak ne Baros vardı, ne Nonda, ne de Kewell... Brezilya orjinli Meksikalı Dos Santos ise yokları oynadı dün sahada kaldığı 80 küsür dakika içinde. u/M'nin diğer yazarı Göksel, "Bu eleman daha çocuk, fos çıkacak bu transfer" dediğinde, "Beklemek lazım" demiştim, bekledim, bekliyorum, bekleyeceğim ama nereye kadar, umarım bekleyen derviş murada ermiş deriz ileriki yazılarda...
Dün gece Galatasaray, Kayserispor karşısında oldukça tutuk bir oyun oynayıp, 10 kişi kalan rakibi karşısında 2-3 pozisyonla maç bitirdi ve 2 puan kaybetti şampiyonluk yolunda ama bu mücadeleyi Rijkaard, Neskeens ve topçular iyi etüt ederlerse, Atletico Madrid maçının şifrelerine ulaşabilirler. Deplasmanda oynanacak olan mücadelede Kayseri'deki gibi bir seyirci baskısıyla karşılaşacak Galatasaray, hatta daha da ağır olacak tribünlerin etkisi, rakip takım da Tolunay'ın oyuncuları gibi dirençli ve istekli olacak, forveti biraz daha zorlayacak Servet-Neill ikilisini... Rijkaard buna karşılık dünkü en önemli eksikliği olan topu rakip kaleye sokacak adamı bulmaya adamalı kendini. Bu isim Arda değil kesinlikle, Emre Çolak da değil, Nonda'yı kendisi yollayan Hollandalı, gol vuruşunu yapacak ismi de biliyordur belki ama bizim tavsiyemiz Dos Santos olması... Keita'yı oldukça sevdiği sağ kanattan alıp ileri uca yollamak, sol beke Uğur'u koyup, sağ beke de Emre Güngör'ü yerleştirmek kadar büyük bir fantezi olacaktır...
Stat: Kayseri Büyükşehir Belediyesi Kadir Has
Hakemler: Tolga Özkahya, Adil Sinem, Gökhan Memişoğlu
Kayserispor: Souleymanou, Serdar, Bayram, Aydın, Hakan Aslantaş, Gökhan Emreciksin (Dk. 65 Hasan Ali Kaldırım), Saidou, Abdullah, Mehmet Eren (Dk.82 Savaş), Cangele, Makukula (Dk.78 Ömer Şişmanoğlu)
Galatasaray: Leonardo Franco, Emre Güngör, Uğur, Elano Blumer, Arda,Abdel Kader Keyta, Neill, Mehmet Topal (Dk.78 Barış), Mustafa Sarp, Dos Santos (Dk. 85 Emre Çolak), Caner
Sarı kart: Dk. 14 Hakan Aslantaş, Dk. 32 Aydın Toscalı (Kayserispor), Dk. 32 Emre Güngör, Dk. 62 Caner (Galatasaray)
Kırmızı kart: Dk. 64 Hakan Aslantaş ( Kayserispor)
6 Şubat 2010 Cumartesi
Galatasaray'daki Fenerliler!
İlk Yalan!
Bulgaristan'dan Transfer Haberleri
- Bulgaristan'da daha ligin başlamasına varken, takımlar da transferlere devam ediyorlar. Başkentin mavili takımı Levski Sofya, Kıbrıs'ta oyuncu ararken, kanat oyuncusunu da İstanbul Büyükşehir Belediyespor'a kaptırmak üzere. Abdullah Avcı, ara transferde kadrosuna katamadığı Nikolay Dimitrov'u, yaz döneminde transfer etmek için oldukça kararlıymış Bulgaristan gazetelerinde çıkan haberlere göre. Sol kanatta oynayan Dimitrov, gerektiğinde oyun kurucu pozisyonda da görev alabiliyor. 2004 senesinden beri Levski forması giyen Nikolay Dimitrov'u Bulgarlar da ellerinden kaçırmak istemeyeceklerdir...
- CSKA, ara transferde kadrosuna bir çok topçu katarken, bazılarını da yollamaya başladı bile. İlk giden oyuncu "Plovdiv'in Prensi" lakabıyla başkent ekibine geçen sene katılan Todor Timonov oldu. Genç orta saha oyuncusu Antalya'da yapılan transfer görüşmeleri sonrası Rusya ligi takımlarından Anzhi Makhachkala'ya transfer olacak.
- CSKA Moskova ve FC Moskova takımlarının kadrolarına katmak için uğraş verdiği İvan Stoyanov için son kararı amcası Letchkov verecek. Sliven'den gelen Stoyanov, CSKA Sofya formasıyla oynadığı 13 maçta 8 gol atmış, bu gollerin bir çoğunun da Levski derbisi ya da Avrupa kupasında olması, oyuncunun kırmızı-beyazlı taraftarların gözünde popülaritesini arttırmıştı. Rumen teknik direktörün gelmesi sonrası gözden düşen Stoyanov, Antalya kampında Rus ekiplerin dikkatini çekmiş ve transfer görüşmeleri başlamıştı. Eski kulübü başkanı Letchkov'un da transferden Sliven'in alacağı komisyonu görüşmek üzere Antalya'ya gelmesi sonrası kanat oyuncusunun seneye hangi formayi giyeceği netleşecek...
- Japonya ligi takımlarından Sanfrecce (Hiroshima), Slavya'nın Nijeryalı forveti Deniran Ortega ile çok yakından ilgileniyormuş, Bulgaristan medyasının bildirdiğine göre. "Çok yakından" tabirini özellikle kullandık cümlede zira Japonlar transfer edeceği oyuncunun idmanlarını 2-3 kameramana ve fotoğrafçı ile takip etmekteymişler. Daha önce Çin'de de top oynamış olan Ortega, bu sezonun ilk devresinde Levski Sofya'da kiralık olarak oynamış ve şu anda takımı Slavya ile idmanlarına devam etmekte. Sanfrecce takımı 2007 senesinde tranfer ettikleri Stoyanov'dan oldukça memnun olmalılar ki, tekrar Bulgaristan pazarına el atmışlar...
- Fas'ın Beckenbauer'ı lakaplı Youssef Rabah'ın Çin'e transferi son anda hüsrana uğradı. Alkollü araç kullanması nedeniyle ceza alan ve bir çok kez disiplinsiz hareketler sebebiyle kadro dışı kalan oyuncudan kurtulmak isteyen Levski takımı, Çinlilerin de "sarhoş adamla işimiz olmaz" reddi karşısında Rabah'la yollarını şimdilik ayıramadılar...
- Son olarak da Letchkov ile bitirelim. "Eski dost düşman olmaz derler" bizim buralarda, Sliven başkanı Letchkov da takımının ilerisi için umut vaat eden genç oyuncusu Filip Filipov'u Hamburg takımına transfer etmek için önümüzdeki günlerde Almanya uçağına binecek. Filipov'u aynı zamanda Stuttgart takımı da beğenmekte ama başkanın gönlü Hamburg'tan yana...
Galatasaray'da Kongre Yaklaşırken
5 Şubat 2010 Cuma
Ara Transferin Son Bombası!
Yaprak Dala, Hagi Bize Yaraşır
"Kızım Sana Söylüyorum..."
Capello da Terry'i Sildi
Hafta Sonu Şifresiz Maçlar
Feyenoord İdmanı
4 Şubat 2010 Perşembe
Ribery ve Messi
Yaşadığı Ülkenin Dili
Andre Moritz
Kasımpaşa'lı Futbolcu
Bir çok futbolcu uzun yıllar Türkiye'de kalmasına rağmen Türkçe bilmezken, sen neden bu kadar çabuk öğrendin Türkçe'yi sorusunu cevaplarken
Antalyaspor:2-1:Galatasaray
"Yönetim uyuma taraftarın dışarda" diye bağırıyordu Antalya tribünündeki taraftarlar televizyonu ilk açtığımda, daha başlama vuruşu yapılmadan. Pek doğaldır tabii, bir hafta içinde 75+75=150 lira maç biletine vermeye pek çok kişinin gücü yetmemiştir Antalya'da. Hadi hafta sonu Beşiktaşlılar, bu gece de Galatasaraylılar bir kereye mahsus bir yerden bulup verdiler 75 lirayı ama ya kale arkalarındaki kombinesiz Antalyalılar ne yaptılar, çok zor çok. Bu bilet fiyatlarıyla ilgili yazıyı yazdığımda tribün dergi forumlarından bir Antalyalı, "biz bir yolunu bulur gireriz" demişti, demek ki bulamamışlar ki maç boyu aynı tezahürat devam etti, hatta gollerden sonra tepki "Yönetim istifa" şekline de dönüştü... Maç yazısına böyle başlamak tuhaf olmuştur belki ama futbol seyircisiz oynanmaz, taraftarın belini büken bu fahiş bilet uygulamalarına bir kez daha dikkat çekmek istedik...
Son haftaların eleştirilen kalecisi Franco yoktu Antalya'da, yerine Ufuk koruyacaktı kaleyi. Önündeki dörtlü ise 3 gün evvel Denizli'de ikinci yarı skoru koruyan oyunculardı: Emre Güngör, Servet, Neill ve Uğur... Rijkaard, Caner'i defansta harcamak yerine ileriye sürmüş, sol kanadı ise sağ ayaklı Uğur'a emanet etmişti. O bölgede oynayamayacağını Ankara'daki kupa maçında göstermişti Uğur ama hocası vermişti vazifeyi bir kez, profesyonel futbolcu her bölgede oynamalıydı. sağ bek sola geçince, stoper Emre de sağ tarafa kaymış, o da alışık olmadığı yerde oynuyordu, kısaca Hakan Balta'nın eksikliği iki oyuncuyu da alışık olmadığı bölgelere mahküm ediyordu. Oysa iki oyuncu kaybedeceğine bir oyuncu kaybetmek daha mantıklıydı, Uğur sağ bek kalsın, sola Emre geçsin, ne fark edecekti ki? Yerini yadırgayan bu iki oyuncuyu da iyi tespit eden Antalyaspor, o bölgelerden geldikçe geldi Galatasaray'ın üstüne, özellikle Emre'nin bölgesini Necati çokça zorladı, durum böyle olunca da bekler yerlerini korumak pahasına ileriye çıkamadılar, orta saha da güçsüz kalıverdi, bizler de Sabri'yi aradık durduk...
Stat: Antalya Atatürk
Hakemler: Bülent Yıldırım, Cem Satman, Volkan Narinç
Antalyaspor: Ömer, Erhan Güven, Yalçın, Batak, Şenol, Sedat, Jedinak, Korhan, Tita (Dk. 73 Ertuğrul), Djiehoua (Dk. 82 Veysel), Necati (Dk. 88 Gürhan)
Galatasaray: Ufuk Ceylan, Uğur, Neill, Servet, Caner, Barış (Dk. 63 Elano), Mustafa Sarp, Emre Güngör, Ayhan, Arda, Jo (Dk. 36 Dos Santos)
Goller: Dk. 10 Arda (Galatasaray), Dk. 26 Djiehoua, Dk. 40 Necati (Antalyaspor)
Sarı kartlar: Dk. 65 Emre Güngör, Dk. 86 Dos Santos (Galatasaray), Dk. 68 Sedat (Antalyaspor)















































