18 Ocak 2026 Pazar

Galatasaray:1-1:Gaziantep FK

 


Hakem Oğuzhan Çakır maçın sonuna altı dakika eklemişken, deplasman ekibinin ani gelişen atağında Mohamed Bayo çaprazdan Uğurcan ile karşı karşıya kalıyor ve plase şutu ağlarla kucaklaşacakken son anda falso alıp direği sıyırıyordu... Zaten o anın sonrası da Sane'nin auta giden şutuyla maç sona eriyordu. İşte, mayıs ayında son maç bittiğinde bu pozisyon belki de bir çok kişinin aklına gelecek, acaba Galatasaray burada kaybettiği iki puanla şampiyonluğu mu kaybedecek yoksa Bayo'nun golü kaçırması Galatasaray'a şampiyonluk getiren "altın bir" puan mı olacak? Sorunun cevabını mayıs ayında alacağız da biz bu geceye dönelim.


Eksik oyuncuların, sakatların, yapılamayan transferlerin bir araya gelmesiyle yedek kulübesinde gencecik çocuklardan oluşan bir kadroyla maça çıkan Galatasaray, rakip hoca Burak Yılmaz'ın cezalı olduğu ve kendisi gibi eksiklerle dolu bir takımı konuk ediyordu Sami Yen'de. Hava şartları sert, ısıtıcılar çalışmıyor, maç biletleri pahalı, Süper Kupa mağlubiyetinin öfkelisi "seyirci" maça gelmeyince tribünlerin bir kısmı dolamamıştı da iki takımın da kafaları pek maçta değil gibiydi. Dakikalar ona gelirken Barış'ın kanattan çalımlarla ceza sahasına kadar gelip pasında  Yunus'un rahat pozisyonda plasesi auta giderken, 20. dakikada Sane'nin serbest vuruşunda Abdülkerim'in kafası az farkla auta gidiyordu. Ve ev sahibi adına en tehlikeli pozisyon iki dakika sonra Barış'ın köşe vuruşundan gelen topa Lemina'nın plasesi direği yalıyordu. Deplasman ekibi adına tek atak Maxim'in köşe vuruşuna Mujakiç'in kafasını Uğurcan'ın çıkartması oluyordu.


Galatasaray'ın saman alevi gibi bir alevlenip, bir durağanlaştığı ilk devre sonrası, ikinci yarı da benzer başladı da, Abdülkerim'in ortasında Icardi çok rahat attığı kafa gollerinden bir benzerini atamıyor, on dakika sonra da Lemina'nın ara pasında kaleci ile karşıya pozisyonda vuruşunu Arda önlüyordu. Galatasaray gol için bastırıyor, Barış'ın korner ortasında Lemina'nın kafasını Zafer çıkarırken, eskilerin kontra dediği, yeni terimle "geçiş hücumunda" Yusuf'un taşıdığı topta üç Galatasaraylıyı geçip, şutu Abdülkerim'in eline çarpıyor ve topu önünde bulan Bayo gol perdesini açıyordu.

Geriye düşen Galatasaray'da Eren yerine Kazımcan oyuna dahil olunca, onun uzun taç atışları Gaziantep kalesinde tehlike yaratmaya başlarken, genç topçunun uzun menzilli bir taç atışında seken topta Barış bitime 7 dakika kala skoru eşitliyordu.


Kalan dakikalarda Galatasaray galibiyeti aradı da bulduğu pozisyonlarda kale çizgisini ikinci defa geçemedi ve şampiyonluk yarışında iki puanı taraftarının ıslıkları arasında bıraktı.

Geçen sene Kasımpaşa maçının olaylı hakemi Oğuzhan Çakır ve yardımcıları, bu gece de taktıkları FIFA kokartına layik olmayan bir yönetim sergilediler. Hakem ayağa basmalara kart çıkarmazken, oyunun durmasına oldukça fazla müsaade edip, uzatmalara eklemedi de... Yardımcı hakem de 46. dakikada Yunus'un ittirilmesine devam kararı verip, 63'te Sane'nin rakibine teması olmamasına faul çalmasıyla rengini belli ediyordu.


Maçın devre arasına giderken ve bitimindeki protestolara gelirsek, Fatih Terim'in protesto edildiği, Muslera'nın ıslıklandığını gördükten sonra sosyal medyanın taraftarlığı bitirdiğini acı da olsa anladık da alışmak zor oluyor ama üç sene arka arkaya şampiyon olan takımın hocasına ve Icardi gibi efsane golcüsüne söylenilenler bir kez daha kalbe giren o hançeri vahşice derine saplıyor. Eskiden biz taraftarın sözü geçerdi, artık müşterilerin...


Stat: RAMS Park

Tarih:17/01/2026

Hakemler: Oğuzhan Çakır, Hakan Yemişken, Bilal Gölen VAR: Alper Çetin

Galatasaray: Uğurcan Çakır, Roland Sallai, Davinson Sanchez, Abdülkerim Bardakcı, Eren Elmalı (Kazımcan Karataş dk. 74), Mario Lemina, İlkay Gündoğan (Ahmed Kutucu dk. 79), Leroy Sane, Yunus Akgün, Barış Alper Yılmaz, Mauro Icardi

Yedekler: Batuhan Şen, Günay Güvenç, Kaan Ayhan, Yusuf Kahraman, Eyüp Can Karasu, Cihan Akgün, Yusuf Demir

Teknik Direktör: Okan Buruk

Gaziantep FK: Zafer Görgen, Luis Perez, Arda Kızıldağ, Nihad Mujakic, Nazım Sangare, Melih Kabasakal, Ogün Özçiçek, Denis Draguş (Karamba Gassama dk. 63), Alexandru Maxim (Victor Gidado dk. 90+1), Yusuf Kabadayı (Christopher Lungoyi dk. 90+1), Mohamed Bayo

Yedekler: Burak Bozan, Mervan Müjdeci, Deian Sorescu, Muhammet Akmelek, Ali Osman Kalın

Teknik Sorumlu: Anıl Demirci

Goller: Barış Alper Yılmaz (dk. 84) (Galatasaray), Mohamed Bayo (dk. 73) (Gaziantep FK)

Sarı kartlar: Barış Alper Yılmaz, Mauro Icardi, Mario Lemina (Galatasaray), Nazım Sangare, Luis Perez (Gaziantep FK)

13 Ocak 2026 Salı

Fethiyespor:1-2:Galatasaray

 


Süper Kupa mağlubiyeti sonrası Türkiye Kupasında Fethiye'ye giden Galatasaray, ilk devre gol atmakta zorlansa da ikinci yarı bitime 20 dakika kala attığı gol ile öne geçip, Icardi'nin asistinde Barış'ın son 10 dakikadaki kafa golü ile galip gelip, devre arası kamp süreci yaşamadan ligin ikinci yarısını beklemeye başladı...

İlginç kupa fikstüründe Başakşehir'i iç sahada yenip, ikinci maç için Uğurcan, Sane, İlkay, Torreira gibi yıldızlarını İstanbul'da bırakıp Fethiye'ye gelen sarı-kırmızılılar rahat geçmesi beklenilen maçta biraz "lakayitlik" biraz da zeminin kötü olmasının etkisiyle taraftarının beklediği "bol gollü galibiyeti" alamadı ama puanı altıya çıkarak "zorlu fikstüre" yelkenleri açtı. Tabii, bu maçla ilgili akıllarda kalacak en önemli olay Fethiyespor kalecisi Arda'nın peşi sıra arka arkaya Icardi'nin iki penaltısını da kurtamış olmasıydı. Kazımcan'ın şutunun Şahan'ın koluna çarpması sonrası kazanılan penaltıda Hagi'nin rekorunu egale etmek için topun başına geçen Mauro Icardi'nin şert vuruşunu çıkaran Trabzonun eski kalecisi Arda tam sevinirken, hakem tekrar kararı verirken topu bir kez daha eline alan Icardi'nin "panenka" yapmasını beklerken Arjantinli aynı köşeye bir daha vurdu, Arda yine benzer şekilde topu çıkardı ve gole izin vermedi. Pozisyonları seyrederken Icardi'nin Hagi'nin rekorunu penaltı ile egale etmek istemediğini düşündüm, Sami Yen'de kendi taraftarı önünde bu başarıyı kutlayacaktır.


Maçın bir başka unutulmaz anı da 16 yaşında Ada'nın 86. dakika Eren Elmalı'nın yerine oyuna girip, Galatasaray forması ile siftah yapmasıydı. Geçen oyuncu süre bulduğu dakikalarda gol fırsatı da buldu da plase vuruşu gecenin yıldızı Arda Akbulut'ta kaldı. Yıldız demişken, Fethiyespor'da göze batan bir başka oyuncu da Barış Alper gibi kıvırcık saçlı ve 53 numaralı formalı Fethiyespor alt yapısından yetişen Berat Satır oldu. Bu çocuğu buraya not edelim, gelişimini takip edeceğiz...

Yusuf Demir ile yolların ayrılacağını belirten Okan Buruk, genç oyuncuyu 90 dakika sahada tutarken, transfer öncesi topçusunu belki de parlatmak istiyordu ama Barcelona'da forma giymiş Yusuf yine kendini gösteremedi, yine maçın en "çelimsizlerinden" biriydi sahada. "Sen zayıf olursan seni ezerler" diye boşa dememişler, maçın hakemi de Yusuf'a yapılan bir çok faule "devam" kararı vermekten geri durmuyordu. O kadar zayıf ve güçsüz bir halde ki Yusuf, attığı paslar "zorla" takım arkadaşlarına giderken, ikili mücadelelerde sürekli rakip topun galibi olurken, Fethiye'nin attığı golde de rakibine sadece uzaktan eşlik ediyordu... "Her çiçek her bahçede açmaz" derler ya, bizim topraklar Yusuf'a iyi gelmedi demek...

Aradaki "siklet farkından" dolayı ev sahibi Fethiyespor Galatasaray'ı çok zorlayamasa da, devre biterken Berat'ın karşı karşıya şutunu Günay başarı ile çıkarırken, son beş dakikada Ali Mert'in uzun mesafeli "füzesi" direği sallıyordu, tabii Barış'ın kornerden ortasında Sallai'nin de vuruşu karşı kale direğini titretmişti...

Gecenin şansızı da daha on dakika olmadan baldırında çekme hissedip oyunu terk etmek zorunda kalan genç Arda oluyordu, umarım ciddi bir sakatlığı yoktur genç futbolcunun...


Stat:
Fethiye

Tarih:13/01/2026

Hakemler: Ayberk Demirbaş, Erkan Akbulut, Murat Temel Çimen VAR: Eren Özyemişçioğlu

Fethiyespor: Arda Akbulut, Berat Satır, Oğuz Yılmaz, Şahan Akyüz, Berkay Can Değirmencioğlu (Ulaş Zengin dk. 76), Ali Mert Aydın, Samet Asatekin (Muhammet Raşit Yöndem dk. 82), Cihan Kazan (Uğur Ayhan dk. 76), İrfan Akgün, Melih Okutan (Yusuf Türk dk. 60), Muhammet Enes Erdem (Ramazan Çevik dk. 60)

Yedekler: Hakan Canbazoğlu, Serdarcan Eralp, Arda Yakup Yılmaz, Yusuf Efe Çağlar, Serkan Yıldız

Teknik Direktör: Sait Karafırtınalar

Galatasaray: Günay Güvenç, Kaan Ayhan, Davinson Sanchez (Yunus Akgün dk. 70), Arda Ünyay (Abdülkerim Bardakcı dk. 9), Kazımcan Karataş, Gökdeniz Gürpüz (Roland Sallai dk. 46), Mario Lemina (Barış Alper Yılmaz dk. 46), Ahmed Kutucu, Yusuf Demir, Eren Elmalı (Ada Yüzgeç dk. 86), Mauro Icardi

Yedekler: Batuhan Ahmet Şen, Necati Oğulcan Yançel, Yusuf Dağhan Kahraman, Eyüp Can Karasu, Furkan Koçak

Teknik Direktör: Okan Buruk

Goller: Abdülkerim Bardakcı (dk. 73), Barış Alper Yılmaz (dk. 80) (Galatasaray), Uğur Ayhan (dk. 90) (Fethiyespor) 

12 Ocak 2026 Pazartesi

Galatasaray:0-2:Fenerbahçe

 


Adı dışında hiç bir iyi tarafı olmayan Atatürk Olimpiyat Stadında yoğun yağmur ve fırtına altında olumsuz hava koşullarında oynanan 2025 yılının Süper Kupa maçında Fenerbahçe, Galatasaray'ı 2-0 ile yenerek "uzun yıllar" sonra bir kupayı müzesine götürmeyi başarırken, iki sene önce de aynı stadyumda bir başka Süper Kupası maçında Beşiktaş'a kaybeden Galatasaray tekrardan Atatürk Olimpiyat Stadından "eli boş" dönüyordu Kemerburgaz'a...

Süper Kupa finali yıllardır lig şampiyonu ile kupa galibi arasında oynanırken, ki ikisini de Galatasaray kazanmıştı geçen yıl, bu sene hiç alakası yokken lig ikincisi Fenerbahçe ile lig üçüncüsü Samsunspor dahil olup, dörtlü play-off şekline sokulup, Galatasaray ile Fenerbahçe'nin finalde karşılaşması "beklenmişti". O kadar "beklenmişti" ki iki İstanbul takımının olduğu yarı finallerin biri Gaziantep'te, diğeri de Adana'da oynanırken, final İstanbul Atatürk Stadında oynanacaktı... Federasyon ve yayıncı kuruluşun da arzuladığı da olunca itirazlara kimse kulak asmadan iki takımı da , binlerce insanı da zatürre olması pahasına cumartesi İkitelli'ye yolculadılar...

Bu "berbat" hava ve zeminde futboldan söz etmek saflık olacaktı, rüzgarı arkasına alan bir devre daha çok saldıracak, atacağı bir gol tüm avantajı lehine çevirecekti ki öyle de oldu, Galatasaray Sane'nin ortasında Icardi'nin kafasında kaleciden seken topu Sanchez ile kaleye gönderemezken, Fenerbahçe'nin yeni transferi Guendouzi'nin şutu ve ikinci yarıda Osterwolde'nin kornerden topu iteklemesi gol olunca sarı-lacivertliler maçtan galip ayrılıyordu...

Fenerbahçe daha çok arzulamıştı bu kupayı, zira maç öncesi takım otobüsü maça daha erken gelmiş, Nene'yi maça yetiştirmek için özel uçakla Afrika Kupasından getirmişler, Guendouzi'ye derbide forma vermek için transferine 3-5 milyon fazladan harcamışlardı. Sadece saha içine yönelik değildi hazırlıklar, taraftar için de yöneticiler ceplerinden 15 milyon liraya yakın para harcayıp tanesi 150 liraya yağmurluk ve bayraklar ayarlamıştı. Öte yandan Galatasaray ise tam tersi 20 liralık ince yağmurlukları taraftara hediye ederken ( Galatasaray'da elini cebine atacak ve 15 milyon lira para saçacak yönetici maalesef yok), maça rakibinden geç geliyor, Okan hoca da yarı finalin iyilerinden kaleci Uğurcan'ı kulübede bırakıp, Günay ile sahaya çıkıyordu. Dahası da Fenerbahçeli futbolcular sahada en ufak bir pozisyonda hakem Halil Umut Meler'in etrafını sararken, Galatasaraylılar ise Osterwolde'nin Sallai'nin ayağına basıp ikinci satı karttan oyundan atılması gereken pozisyonda bile gereken itirazı yapmazken, Fenerbahçeli futbolcunun attığı golden sonra Galatasaray kulübesi önünde gol sevinci yapmasına da tepkisiz kalıyorlardı.

İki sene önce Beşiktaş'tan 5 gol yiyerek kupayı kaybettikten sonra Galatasaray "rakibi küçümsemesinin" bedelini ağır öderken, cumartesi gecesi de son yıllarda özellikle Kadıköy'de sürekli mağlup ettiği Fenerbahçe'yi "Anadolu takımı" zannedince müzesine bir kupa daha getirme şansını elinin tersiyle iterken, Fenerbahçe de toplam kupa sayısında Beşiktaş'a yaklaşıyordu. 

Ziya Paşa'nın "galiptir bu yolda mağlup" sözüyle bitirirsek, Okan Buruk ve topçularının bu mağlubiyetten gereken dersleri çıkarıp, mayıs ayında dördüncü şampiyonlukla beraber haneye bir Türkiye Kupası da kazandırıp, Türkiye Futbol Federasyonun "icat edeceği" yeni Süper Kupa statüsünü bekleyeceklerdir... 

Maç sonu kupa seremonisine çıkmayan Galatasaray belki de cumartesi gecesi en doğru hareketi yapıyor zira karşılaşma öncesi Galatasaray ve ulusal takımın önemli oyuncularından Gökmen Özdenak için yapılan saygı duruşunu ıslıklayan ve "ölecek ölecek öleceksiniz" tezahüratı yapan bir kitlenin saygı beklemesi de absle iştigal...





Stat: Atatürk Olimpiyat

Tarih:10/01/2025

Hakemler: Halil Umut Meler, İbrahim Çağlar Uyarcan, Abdullah Bora Özkara VAR: Ömer Faruk Turtay

Galatasaray: Günay Güvenç, Roland Sallai (Kaan Ayhan dk. 87), Davinson Sanchez (Gabriel Sara dk. 46), Abdülkerim Bardakcı, Eren Elmalı (Kazımcan Karataş dk. 87), Mario Lemina, Lucas Torreira (İlkay Gündoğan dk. 72), Leroy Sane (Ahmed Kutucu dk. 79), Yunus Akgün, Barış Alper Yılmaz, Mauro Icardi

Yedekler: Uğurcan Çakır, Yusuf Demir, Gökdeniz Gürpüz, Ada Yüzgeç, Arda Ünyay

Teknik Direktör: Okan Buruk

Fenerbahçe: Ederson, Mert Müldür (Yiğit Efe Demir dk. 90), Milan Skriniar, Jayden Oosterwolde (Çağlar Söyüncü dk. 82), Levent Mercan, Matteo Guendouzi, İsmail Yüksek, Anthony Musaba (Dorgeles Nene dk. 69), Marco Asensio, Kerem Aktürkoğlu (Oğuz Aydın dk. 90), Jhon Duran (Anderson Talisca dk. 69)

Yedekler: Tarık Çetin, Mert Günok, Bartuğ Elmaz, Sebastian Szymanski, Kamil Efe Üregen

Teknik Direktör: Domenico Tedesco

Goller: Matteo Guendouzi (dk. 28), Jayden Oosterwolde (dk. 48) (Fenerbahçe)

Sarı kartlar: Davinson Sanchez, Roland Sallai, Leroy Sane, Mauro Icardi (Galatasaray), Mert Müldür, Jayden Oosterwolde, Domenice Tedesco (Teknik direktör), Matteo Guendouzi (Fenerbahçe)

6 Ocak 2026 Salı

Galatasaray:4-1:Trabzonspor

 


Geçen yıl "para kazanmak" için Riyad'da yapılamayan "Süper Kupa" fiyaskosundan sonra yine "maddi" kaygılarla dört takıma yarı final ve final oynatacak bir statü ile ortaya çıkan bir Süper Kupa fikstüründe Galatasaray ile Trabzonspor Gaziantep'te karşı karşıya geldi. Süper Ligin diğer takımları devre arası kampı yaparken, geçen yılın en başarılı dört takımı "cezalandırılmışçasına" "ara tatil" yapmadan bir haftada iki maça çıkacaktı. İlk düğmeyi yanlış iliklersen gerisi de yanlış gelir ya, hiç hesap edilmeden ortaya atılan bu fikstür sonrası, Afrika Kupası nedeniyle takımlar eksik kadrolarla sahaya çıkarken, maçların oynanacağı şehirlerin hatalı seçilmesi ve biletlerin o şehrin taraftarına satılmaması sebebiyle tribünler bomboştu, kışın ortasındaki soğuk hava nedeniyle de zemin berbattı...

Bu koşullarda takımların "öteleme" talebini de reddedilince "mecburen" sahaya çıkacaktı Galatasaray ve Trabzonspor Süper Kupanın yarı finalinin ilk ayağını oynamak için. Okan Buruk, eski iki Trabzonludan sakatlığı geçen Uğurcan ile 45 günlük cezasını tamamlayan Eren'i maçın başlangıç onbirine monte ederken, Afrika Kupasından yeni gelen Lemina ile ülkesinden kısa bir süre öncesi dönen Torreira'yı kulübede bekletirken, Sallai, İlkay, Sara, Yunus, Sana, Barış, İcardi gibi hücum adamlarıyla başlıyordu maça...


Trabzonspor'un Galatasaray'a göre daha fazla eksiği olup, onların yerine ikame edecekleri oyuncuları olmayınca Fatih Tekke elindekilerle en ideal kadroyu çıkarıp, Galatasaray'la "kafa kafaya" çarpışmak yerine rakibini durdurup, Olaigbe ve Agusto gibi hızlı topçularla skor bulmayı arzulamıştı. Hedefi de tam on ikiden vurdu daha beşinci dakikada ama maçın açılış golünü atan Augusto bir metre ofsayttaydı topla buluştuğunda.

Galatasaray ise İlkay'ın bir maestro gibi Sanchez ve Abdülkerim'in arasına girerek aldığı toplarla başlattığı ataklarla çift hatlı Trabzonspor savunmasını yarmak için sağ ve sol kanatlarda topu dolaştırıp, savunmada bir yarık arıyordu. Önce Sane'nin ortasında kaleciden seken topta Sara'nın yumuşak kafası geldi, sonra da Sara'nın savunma arkasına koşu atan Barış'a "al da at" pasında genç topçu sakin kalamayınca, topu fileler yerine kale arkasındaki filelere yolluyordu. Topun hakimi Galatasaraydı da tehlikeli ataklar Trabzon'dan gelmişti, Olaigbe'nin şutunu Uğurcan kornere çelerken, Zubkov'un çaprazdan sert vuruşu da direği yalayarak auta gidiyordu.


Maça damga vuracağı her halinden belli olan ve rakip sol tarafı "yolgeçen hanına" çeviren Sane'nin karşısındaki topçuya bacak arası çalım atıp ceza sahasına girer girmez şutunun dağlara gitmesine sahanın berbat hali vesile olurken, yedi dakika sonra Alman topçunun zekice Sallai'ye yolladığı topla başlayan atakta Barış Alper Yılmaz Galatasaray adına 2026 yılının ilk golünü atıyordu.

Gittikçe ağırlaşan zeminde, Galatasaray'ın golünden sonra iki takım da bolca top kaybı yapıp rakip kalede kayda değer pozisyon olmazken, devrenin uzatma dakikalarında Sallai'nin Yunus'u savunma arkasına kaçırması sonrası, Yunus'un Icardi'yi görmesi ve "golcü"nün zekice asistinde Eren takımının ikinci golüne imza atıyordu. Eren'in golden sonra Okan Buruk'a koşup uzun uzun sarılması, sahada göz yaşı dökmesi bu genç topçunun 45 gün boyunca yaşadıklarının dışa vurumuydu...


Rahat geçen bir ilk devrenin devamında Uğurcan'ın uzun mesafeli pasında Onana'nın da hatalı çıkışında Barış'ın ceza sahası dışından kafasında top "tıngır mıngır" gidip çizgiyi geçmek yerine direğe çarpınca maçın ipi çekilmiyor, genç topçulara da şans gelmiyordu. Zira bir kaç dakika sonra Yunus'un pasında Icardi de plase ile skoru arttıramayınca, Trabzonspor'un en iyilerinden Olaigbe'nin sert pasında Agusto Abdülkerim'den "atik" çıkıp topa dokununca fark tek sayıya iniyor ve bordo-mavililer eşitlik için cesaretleniyordu.


Rakibin beraberlik için yüklenmesi sonrası İlkay-Torreira değişikliği ile Okan Buruk orta sahayı tekrar almayı planlarken, savunma arkasına atılan uzun bir topta Augusto'nun pasında Olaigbe boş kale yerine topu reklam panolarına nişanlayınca Fatih Tekke saç baş yoluyordu saha kenarında. Ve yine Trabzonspor'un gol için çok adamla yüklendiği bir pozisyonda Barış Alper Yılmaz Zunbkov'dan topu kapıyor, rakibinin itmesine kakmasına çekmesine aldırmadan topu taşıyıp, Sane'ye aktarıyor ve Alman topçunun beceri ve zeka kokan çalım-pasında Yunus kariyerinin en kolay gollerinden birini atıyordu.


Farkın açılmasıyla Okan hoca Yunus ve Eren'i kenara alırken, yerlerine Kaan ve Kazımcan'ı görevlendiriyor ve cumartesi günü oynanacak finalin hesaplarını yaparken, Trabzonspor'da Olaigbe ve Zubkov'un takımları adına ikinci gol çabaları sonuç vermiyordu.  Lemina ve Ahmed'in oyuna girmesi sonrası Başakşehir kupa maçında attığı golle morallenen Ahmed'in pasında "sol bekte ben de varım" diyen Kazımcan'ın ortasında Icardi "fox in the box" olduğunu bir kez daha ispatlıyordu... Bir gol ve asiste ulaşan Mauro Icardi, en çok gol atan yabancı oyuncu rekorunu Gaziantep'te kıracaktı da Onana ile karşı karşıya şutunda Trabzonspor'un file bekçisi başarılıydı...

Galatasaray, Trabzonspor'u 4-1 ile geçerken, sahadaki iki takımın oyuncularının olduğu Nijerya ise aynı dakikalarda Mozambik'i Osimhen'in iki gol attığı maçta 4-0 ile geçip adını çeyrek finale yazdırıyordu...



Stat: Gaziantep Büyükşehir

Tarih:05/01/2025

Hakemler: Cihan Aydın, Anıl Usta, Serkan Çimen VAR: Ömer Faruk Turtay

Galatasaray: Uğurcan Çakır, Roland Sallai, Davinson Sanchez (Mario Lemina dk. 78), Abdülkerim Bardakcı, Eren Elmalı (Kazımcan Karataş dk. 70), İlkay Gündoğan (Lucas Torreira dk. 60), Gabriel Sara, Yunus Akgün (Kaan Ayhan dk. 70), Leroy Sane, Barış Alper Yılmaz (Ahmed Kutucu dk. 78), Mauro Icardi

Yedekler: Günay Güvenç, Gökdeniz Gürpüz, Ada Yüzgeç, Yusuf Dağhan Kahraman, Arda Ünyay

Teknik Direktör: Okan Buruk

Trabzonspor: Andre Onana, Ozan Tufan, Serdar Saatçı, Arsenii Batagov, Wagner Pina (Cihan Çanak dk. 88), Tim Jabol Folcarelli, Benjamin Bouchouari, Oleksandr Zubkov (Salih Malkoçoğlu dk. 88), Ernest Muçi, Kazeem Olaigbe (Anthony Nwakaeme dk. 76), Felipe Augusto (Onuralp Çakıroğlu dk. 90)

Yedekler: Onuralp Çevikkan, Ahmet Doğan Yıldırım, Danylo Sikan, Yakuphan Sarıalioğlu, Taha Emre İnce

Teknik Direktör: Fatih Tekke

Goller: Barış Alper Yılmaz (dk. 38) Eren Elmalı (dk. 45+2) Yunus Akgün (dk. 63) Mauro Icardi (dk. 81) (Galatasaray), Felipe Augusto (dk. 55) (Trabzonspor)

Sarı kartlar: Gabriel Sara (Galatasaray), Arsenii Batagov, Serdar Saatçı (Trabzonspor)

2 Ocak 2026 Cuma

Icardi ve Hagi'den Karşılıklı Mektuplar

 


Mauro Icardi, Kasımpaşa maçında attığı golle Hagi'nin rekorunu kırdıktan sonra ona hitaben instagram hesabından bir mektup yayımladı. İşte o satırlar:


"Sevgili Maestro Gheorghe Hagi,


Size, dev adımların izinde yürüdüğünü bilen birinin alçakgönüllülüğüyle ve yüreğim dolu bir şekilde yazıyorum.


Bugün pek çok kişi bir rekordan, sayılardan ve istatistiklerden bahsediyor. Ben ise çok daha büyük bir şeyden bahsetmeyi tercih ediyorum: MİRAS'tan.


Sizin rekorunuzu geçmek, sizi geçmek anlamına gelmez. Çünkü siz geride sadece goller bırakmadınız; bir kimlik, bir karakter ve bir gurur bıraktınız. Galatasaray’ın kendisini büyük, korkulan ve saygı duyulan bir kulüp olarak görmesini sağladınız. Tüm bir ülkeye, bu kulübe duyulan sevginin sonsuza dek süreceğini öğrettiniz.


Hepimizden önce Metin Oktay vardı. Galatasaraylı olmanın ne demek olduğunu öğreten isim... Bu formayı onura, tutkuya ve bir kadere dönüştüren kişi.


Siz bu mirası aldınız ve onu başka bir boyuta taşıdınız. Sizin sayenizde bizden sonra gelenler, burada sadece futbol oynanmadığını, burada bir tarihin savunulduğunu anladık.


Bugün bana Türkiye'nin idolü olduğumu söylüyorlar. Beni oynarken izlemek için Galatasaraylı olan çocuklar olduğunu, bu formayla futbola yeniden aşık olan yetişkinler olduğunu anlatıyorlar.


Size çok basit ve çok içten bir şey söylerken bana inanın: Bu aşk benimle başlamadı. Metin Oktay ile başladı. Sizinle büyüdü. Bana ise bu aşkı devam ettirme onuru düştü.


Bu tutkuyu ben yaratmadım, ben onu miras aldım. Benim en büyük sorumluluğum ise bu tutkuyu korumak, onurlandırmak ve yeni nesillerde büyümesini sağlamaktı.


Eğer bugün koca bir nesil "Galatasaraylıyım" derken gurur duyuyorsa, bunun sebebi sizin gibi devlerin bu armanın sadece yetenekle değil, karakter ve ruhla savunulacağını öncelikle öğretmiş olmanızdır.


İdol olmak sadece önemli goller atmak değildir. İdol olmak, insanların hafızasında yer etmektir. Ve bu konuda Maestro, siz her zaman ölümsüz kalacaksınız.


Eğer bugün ismim sizinkinin yanında anılıyorsa, bunu büyük bir onur kabul ederim. Çünkü sizin gibi bir efsaneyle aynı sayfayı paylaşmak kutlanacak bir şey değil, şükredilecek bir durumdur.


Geçmişte olduğunuz her şey için teşekkürler. Hâlâ olduğunuz her şey için teşekkürler. Bugün yürüme ayrıcalığına sahip olduğum bu yolu inşa ettiğiniz için teşekkürler.


Sonsuz hayranlık, saygı ve minnetle  Mauro Icardi"


Gheorghe Hagi de bu mektuba yine kendi instagram hesabından şöyle bir cevap verdi:

"Sevgili Mauro,


Galatasaray formasıyla sergilediğin olağanüstü performans için seni tebrik etmek istiyorum. Bu; yeteneğini, kararlılığını, futbola ve sarı-kırmızı renklere olan tutkunu anlatan fevkalade bir başarı.


Galatasaray tarihine hoş geldin! Tıpkı benim kendi dönemimde yapmaya çalıştığım gibi, Galata için altın sayfalar yazmaya ve gelecek nesillere ilham vermeye devam et.


Haklısın; rakamların ötesinde, asıl önemli olan taraftarların kalbinde bıraktığın izdir. Sen bir golcüden çok daha fazlası olmayı başardın: Bir idole, bir Galatasaray efsanesine dönüştün.


Saygı ve hayranlıkla,


Gheorghe Hagi"



Blog Widget by LinkWithin