14 Mart 2010 Pazar

Amatörde Bir Cumartesi


İstanbul'da ikinci amatör başlarken, Süper Amatör maçlarının bitmesine de sayılı haftalar kalıyordu. Havanın da güzelliğini fırsat bilerek fikstürün de bonkörlüğüne şükrederek 3 maç arka arkaya izleyerek hafta sonunun ilk gününü amatör futbolun peşinde geçirdik... Halı sahalar ile resmi maçlar arasında bir geçiş grubu olarak gördüğüm ikinci amatör grup maçlarında yine her zamanki gibi sistemsiz ve disiplinsiz oyunlar, göbekli ve formsuz topçular, futbolcuya küfreden hocalar yer alırken futbolun saf ve temiz hali hala korunuyordu: yetenekleri ölçüsünde sonuna kadara formayı ıslatmak...
Günün ilk maçı Kabakça ile Gökçeali arasındaydı. Takımlar ligin ilk maçına olmasının vermiş olduğu heyecan ile taraftarlarını da davet etmişler stada, kendileri de yepisyeni formalarıyla arzı endam etmişlerdi Çatalca Ziya Altınoğlu Stadına... Geçen yıllardan bildiğimiz üzere Gökçeali, kendisine hedef koyup, güçlü kadro ile başlıyordu her sene grup maçlarına lakin zamanla konsantre eksikliği ile gruptan çıkamıyorlardı. Bu sene de eski kadroya yeni takviyeler yaparak 1.Amatör vizesi arayacağı belli oluyordu Kabakça karşısında. Rakibi sarı-yeşilli Kabakça köyü de geçen yılki hüsranı silmek adına bir kaç transfer yapmış ama Gökçeali karşısında pek de düzenli bir oyun oynadı söylenemez. Ligin ilk maçı olmasına bunu bağlayalım en iyi niyetimizle lakin idmanlarına daha çok ağırlık vermezlerse, düşmenin olmadığı ikinci amatörde alt sıralarda yer bulacaklardır. Gökçeali 2-0 kazandı maçı ama onlar da daha formda olsalar, skor çok daha farklı olabilirdi...
Günün ikinci maçı Çakılköyü ile Kumburgaz arasında oynandı. Takımlar sahaya çıktıklarında ev sahibinin yaş ortalamasının oldukça yüksek, misafirlerin de genç futbolculardan oluştuğu açıkça gözüküyordu, kısaca tecrübeye karşı fizik-kondisyon mücadelesi seyredecekti köylerini desteklemeye gelenler. Sistemsizliğin olmadığı ikinci amatörde iki takım da maça bütün güçlerini vererek başladı ve top bir o kalede bir diğerinde yer alıyordu... Biz kenarda maçı izleyenler, bir gol olsa da devamı gelse derken, deplasman ekibi 4 numaralı topçusunun kendi hazırlayıp, pişirdiği yemeği kendi yedi dediğimiz bir tamlamayla golü attı. Son cümleyi daha da açarsak, Çakılköy yarı alanı ortalarında kazanılan serbest vuruş sonrası Kumburgaz'ın stoperi koşa koşa geldi ve rakip kale arkasındaki tellere kadar giden topu aldı ve serbest vuruşun yapılacağı noktaya koydu, sonra ceza sahasına doğru koştu, elini kaldırdı, arkadaşı da ortayı yaptı ve 4 numaralı stoper kafayla golünü "çaktı"... Golü kalesinde gören Çakıllı topçular, ikinci yarı bir kaç değişiklik yaparak skoru çevirmeye çalıştılar ama güçleri rakip kaleye gitmeye yetmiyordu. Kumburgaz'lılar ise önde olmalarına rağmen sürekli bir sinir harbi içindeydiler, saha kenarından hocaya taktik vermeye çalışan sözüm ona destekçileri, kaptanın "yaşlı başlı" hocalarına sürekli arkadaşlarını şikayet etmesine alışmaya başlarken, Kumburgaz'ın atmış olduğu gol sonrası sevineceği yere formasını yere fırlatıp sahayı terkeden kaptanlarının davranışına anlam veremedik ama başta da söyledik ya ikinci amatör işte, yarı halı saha, yarı resmi müsabaka işte, güzelliği de burada... Unutmadan, Kumburgaz hocasının kartını şapkaya takması da günün hoş espirisi olarak kalacak akıllarda...
2-0 Lüleburgaz'ın kazandığı maç sonrası İstanbul Süper Amatör 4. grubun zirvesini ilgilendiren önemli bir karşılaşma oynanacaktı Çatalca'da: Çatalcaspor, Sultanbeyli Belediyesini ağırlayacaktı... Avcılar'da oynanan Avcılar-Çatalca maçında deplasman takım taraftarlarının yaşamış olduğu kötü muamele sonrası stadda Avcılar'a "kıllık olsun diye Çatalca maçı verecek" diye söylentiler dolaşıyordu ama maç içinde ve devre arasında yaşanılan karşılıklı gerilimden sonra, bu sözü söyleyenler pişman olmuşlardır... Yeşil-beyaz İskoç Celtic orjinli bir formayla saha çıkan konuk ekip Sultanbeyli, daha maçın başında hapsetti Çatalca'yı kendi sahasına, zira grup ikinciliği için buradan alacakları bir üç puan onlar için oldukça önemliydi. İkincilikteki rakipleri olan Avcılar da grubun kuvvetli ekiplerinden Hasköy ile oynayacak ve onların da puan kayıpları muhtemeldi ki maç 2-2 bitti... Bu baskı sonucunu 10. dakikada gösterdi ve Sultanbeyli 10 numaralı golcüsü ile öne geçti. Rami maçı sonrası kalecisini yollayan Çatalca, yedek kalecisinin de bazı sorunlar nedeniyle kulüpten ayrılması sonrası genç takımdan Serhat ile maçlara çıkarken, bu golde Serhat'ın tuttuğu köşeden topu kaçırması, genç kaleci ile talihsiz bir an olarak kaldı hafızalarda. Golden sonra oyunu rakip yarı alana yığmaya çalışan sarı-kırmızılılar, ileri uçtaki Özgür ve Mehmet formsuz bir gününde olunca istediklerini başaramadılar ve rakip kaleciyi hiç ama hiç zorlayamadılar. Maçın ilk yarısı böyle sonuçlanacak derken, hakemin gösterdiği 1 dakikalık uzatma süresi bitmeden organize gelişen bir atakta deplasman takımı yine İsmail ile ikinci golünü buluyordu...
Maçın ikinci yarısında da istediğini alan Sultanbeyli oyunu yönlendirirken, genç kaleci Serhat'a da tehlikeli anlar yaşatıyordu. Çatalca teknik direktörü Cait Erçevik'in cezalı olduğu maçta, yardımcısı oyunu çevirmek adına üç oyuncu değişikliğini de kullandı ama giren oyuncular da uyumlu Sultanbeyli defansı arasında kaybolunca maç 2-0 deplasman ekibinin üstünlüğü ile sona erdi...
"Mart kapıdan baktırır kazma kürek yaktırır" denen bir mart ayında güneşli bir cumartesi gününde kendi içinde güzellikleri olan birbirinden farklı üç maç izledik ama hepsinin de 2-0 gibi aynı skorla bitmesi de başka bir güzellikti...

CSKA Sofya:4-1:Sportist Svoge

Bulgaristan A Grupa'da şampiyonluk hedefindeki CSKA, dün ligin zayıf ekiplerinden Sportist Svoge önünde 4-1lik bir galibiyet alırken, lider Litex'i yakaladı ve maç fazlasıyla da Bulgaristan'ın yeni lideri oldu.
CSKA'ya galibiyeti getiren goller devre arasındaki transferler olan Grandin, Petre ve Pancu'dan gelirken, sadece ikinci gol eski oyuncu Yanchev'den geldi. Deplasman takımının son golü de uzatma dakikalarında kazanılan penaltı sonrası Petrov tarafından kaydedildi...
Maça ev sahibi baskılı başlarken, bulduğu pozisyonlarda gol atmayı başaramadı ama 25. dakikada Trifonov sol kanattan bir kayakçı misali rakiplerini tek tek geçip ceza sahası köşesindeki Grandin'a topu aktardığında, Fransız oyuncu sırtı kaleye dönük olmasına rağmen dönerek yaptığı vuruş ters kale direğindeki örümcekleri avlayınca CSKA 1-0 öne geçiyordu. Bu golle rakibi açan ev sahibi, yine Fransız oyuncunun sürüklediği ve Yanchev'e "al da at" dercesindeki asistiyle takımını rahatlatıyordu. Devrenin bitmesine dakikalar kala da bu kez sağ kanattan yapılan ortaya Petre kafayı vuruyor ve kırmızılı taraftarlara merhaba mesajı yolluyordu.
İkinci yarıya daha kontrollü başlayan CSKA, skoru kazanmanın rahatlığı ile oynarken, deplasman takımı da "şeref" golü peşindeydi ki, maç böyle bitti derken, CSKA bir penaltı kazanıyor ve Pancu, Bulgaristan ligindeki gollerine devam ediyordu. "Hakem son düdüğü çalmadan maç bitmez" sözünü doğrulayan Sportist'li topçular CSKA kalesine 90+'larda gelmeye devam edip, onlar da penaltı kazanma başarısı gösterince, skoru da 4-1'e getiriyorlardı...
Dünkü maçta CSKA, 3 puan kazanıp maç fazlasıyla liderliğe kurulmanın sevincini yaşarken, genç Fransız Grandın'ın mükemmel oyunu da teknik direktör Andone'nin yüzünü güldüren başka bir faktör oldu...
CSKA, cumartesiyi kayıpsız atlatınca, bugün futbolun cilvesi olarak Litex-Levski maçında ezeli rakibi Levski'nin kazanmasını isteyecek, mantık bunu söylüyor ama kalpler hiç de mantıklı davranmıyor, bir çok kırmızılı-beyazlı taraftarın muhtemel Litex galibiyetinde yüzleri yine de gülecektir...

13 Mart 2010 Cumartesi

Formanın Önü


"Formanın önünde yazan isim, formanın arkasında yazandan daha değerlidir"
Işıl Alben
Galatasaray'lı Basketbol Oyuncusu

Good Night Modern Football


Good Night Modern Football..

Deportivo tribünlerinden de endüstriyel futbola bir tekme...

Cim Bom Gunu


1905
19.05
19 Mayıs
Gençlik ve Spor Bayramı

12 Mart 2010 Cuma

Hafta Sonu Şifresiz Maçlar

13 Mart 2010 Cumartesi
16.30 Munchengladbach-Wolfsburg/ TRT3
19.00 Olympiakos-PAS Giannina/ ERT World
22.00 Lyon-St Etienne/ Kanal A
23.00 Sevilla-Deportivo/ NTV Spor
23.15 Academica-Porto/ RTP International

14 Mart 2010 Pazar
13.00 Rubina Kazan-Lokomotiv Moskova/ ORT Europe
16.00 Hajduk Kula-Partizan Belgrad/ RTS Sat
16.00 Juventus-Siena/ NTV Spor
16.30 Hoffenhaim-Werder Bremen/ TRT3
18.00 Lille-Grenoble/ Kanal A
18.30 Bayer Leverkusen-Grenoble/ TRT3
20.00 Barcelona-Valencia/ NTV Spor
22.00 Valladolid-Real Madrid/ NTV
22.00 Toulouse-Marsilya/ Kanal A


11 Mart 2010 Perşembe

Toprak Sahalarda Bu Hafta


İkinci Amatör küme maçları bu hafta sonu başlıyor.
Biz ne kadar da kazasız, belasız, kavgasız ve fair play içinde maçlar geçmesini dilesek de, yine hakemlere saldırılar olacak, yine organizasyon bozuklukları olacak, yine küfürler olacak, yine şanssız sakatlıklar olacak ve bu kadar "olacaklar" arasında tek olmayacak ise yine her zamanki gibi ambülans...
Umarım bu sene yanılırım, umarım...

Efes'in Oteli



"Siena bir daha İstanbul'a geldiğinde, Efes'in onları Lale'li ve cıvarına yerleştirmesi için elimden geleni yapacağım. En iyi ihtimal 3. yıldızlı bir hotelde kalacaklar. Cehennem gibi bir yerdeyiz."
Ermal Kuqo

"Siena'da kaldığımız hotel gerçekten eski ve biraz da korkunç. Korku filmi çekmek için ideal bir yer."
Bostjan Nachbar

"Aman tanrım dolapta eski bir kılıç bulduk! Hadi çocuklar o kadar da kötü değil, en azından orman içindeyiz ve bolca oksijen depoluyoruz."
Igor Rakocevic

Efes Pilsen'li iki oyuncu Siena maçı için konukladıkları hotelden twitter üzerinde şikayetlerini dile getirirken

10 Mart 2010 Çarşamba

Derbiye Yabancı Hakem

Hakemlerin maçtaki yanlış kararları sonrası başkanların ya da kulüp yöneticilerinin isyanları arasında dillendirdikleri bir konudur "yabancı hakemlerin" maçlarda görevlendirilmesi uygulaması. Bizim memlekette olduğu gibi Bulgaristan'da da hakemlerin yanlı tutumundan canı yanan bir çok takım var ki, özellikle Bulgarların iki devinden biri olan Levski Sofya'nın lig yarışından erken kopmasının sorumlusu olarak başkan Batkov Bulgar hakemleri suçlamış ve takımı ligten çekeceğini duyurmuştu. Tabii, onların bu tehdidi sadece sözde kaldı ama Bulgar Futbol federasyonu da bu tepkilerden payına düşeni aldı ve derbi maçlarda Kıbrıslı hakemlere görev vermek üzere bir anlaşma yaptı Güney Kıbrıs Rum Kesimindeki Futbol federasyonu ile. İşte bu uygulamaya istinaden CSKA Sofya, yönetimi 27 Mart günü Levski Sofya ile oynayacakları derbi maçında yabancı hakemlerin görevlendirilmesini istediklerini belirttiler. Bu uygulamanın hayata geçilmesi için maçtan 14 gün evvele kadar yazılı olarak kulübün federasyona istekte bulunması gerekir Bulgar Futbol Federasyonun yayınlamış olduğu kurallar kitapçığına göre. Şimdi gözler Levski yönetiminde, onlar da Batkov'un ilk yarının son haftasındaki şikayetinin arkasında dururlarsa ve rakiplerinin isteğine olumlu karşılık verirlerse, Bulgaristan'daki derbide yabancı hakemler görev yapacak...

Uğur Dündar'dan Özür

Diyarbakırspor-Bursaspor maçında gerçekleşen olaylardan sonra "Peki şimdi ne diyeceksin Uğur Abi?" diye sormuştuk, biz seyredemedik ama bursasporum.com sitesindeki habere göre Uğur Dündar, Arena programında Bursa halkından özür dilemiş... Buyrun sitedeki haberin metnine:

Uğur Dündar'ın sözlerinden derlediklerimiz şu şekilde;

"Ben Bursa'da oynanan ilk maçtan sonra sunduğum ana haber bültenine Diyarbakırspor formasıyla çıkmıştım. Bu davranış tüm Diyarbakır kentinin terör örgütü ile ilişkilendirilmesine karşı tepkiydi. Ama son oynanan maçta Diyarbakır'da İstiklal Marşımızın ıslıklanmasını, yuhalanmasını ve kaya büyüklüğünde taşların atıldığını gördükten sonra ırkçı olarak suçladığımız Bursalı vatandaşlarımıza haksızlık yaptığım düşüncesine kapıldım ve özür dilememiz gerektiğini düşünüyorum. Bursalılar bu ülkenin üreten, çalışkan, kanunlara saygılı ve ülke ekonomisine katkı koyan önemli insalarıdır."

Bursasporum.com (UM)

9 Mart 2010 Salı

Galatasaray-Ankaragücü Maçına Bilet-2-

GSBilyoner'in desteği ile Galatasaray'ın Ali Sami Yen'deki maçlarına bilet vermeye devam ediyoruz. 14 Mart Pazar günü oynanacak olan Galatasaray-Ankaragücü maçına ikinci bilet için buyurun soruya:

Galatasaray teknik direktörü Frank Rijkaard'ın Galatasaray'dan önce çalıştırdığı İspanyol kulübünün adı nedir?

***
Yarışma ve kuralları:
1-Bileti kazanacak talihli yorum bölümüne sorunun doğru cevabıyla beraber GSBilyoner hesap numarasını da yazması zorunludur. Aksi takdirde cevabı kabul edilmeyecektir... GSBilyoner hesap numarası almak için buraya tıklayın...
2-Aynı kullanıcının tekrar tekrar yorumda bulunması durumunda ilk doğru cevabı geçerli sayılacak, diğer yorumları geçersiz sayılacaktır...
3-Yanlış cevaplar ve doğru olsa da yanında hesap numarası olmayan cevaplar geçerli kabul edilmeyecek, yorum sayısına dahil edilmeyecektir...
4-Bileti kazanacak u/M okurunun yorumlar bölümündeki cevabı, Manchester United-Milan maçında ilk golün geldiği dakikadaki rakamla aynı sırada olmalıdır. Örneğin:
X okur bilet kazanmak için yarışmaya katıldı, soruyu bildi ve yorumlar bölümünde sorunun doğru cevabı ile birlikte hesap numarasını da yazdı... X okurunun yorumda bulunma sırası 28. Çarşamba geceki Manchester United-Milan maçında da ilk gol 28. dakikada geldi... Hemen bilete sahip oluyor...
5-İlk golün atıldığı dakika için farklı kaynaklarda farklı sayılar gelebilme ihtimali( Örneğin 28,30 olduğunda bazı kaynaklar 28, bazıları 29 yazabilir) olduğundan UEFA'nın resmi sitesi www.uefa.com adresindeki gol dakikası referans olarak alınacaktır.
6-Maçta gol olmama durumunda ya da yorum yapanlar ile golün geldiği dakika eşleşmediği durumda, maçta hakemin göstereceği ilk sarı kartın dakikası bileti kazananı belirleyecektir.
7- İlk sarı kartın çıktığı dakika ile yorum sayısı eşleşmediği durumda ise 22. sırada yorumda bulunan arkadaş bileti kazanacaktır...


Bol şanslar...
***Cevap: Barcelona...
Maçta ilk gol 13.dakikada atıldığı için bileti kazanan 13. sırada yorum yapan burak oldu. Kendisi ultrasmovement@gmail.com adresine ad, soyad ve telefon gibi bilgilerini yollaması gerekiyor. Yedek talihli ise di canio nickli arkadaşımız...

8 Mart 2010 Pazartesi

Eskişehirspor:2-1:Galatasaray


"Yılmaz Vural Galatasaray'a zarar vermek isterse, en kötü nasıl zarar verirdi?" diye bir soru sorulsa, 9-10 gün evvel yaptığından daha beter bir kötülük yapamazdı herhalde. Uzun zamandır sıkıntılı giden Galatasaray, UEFA Avrupa liginden de elenmiş ve psikolojik olarak bozukken, karşısında "hesapsız kitapsız" oynayan bir Kasımpaşa bulunca, şahsi becerilerini kullanan futbolcuları sayesinde farklı kazandı geçen haftaki maçı ve dünyalar bir anda toz pembe oluverdi. Ne 3 gün önce içerde kaybedilen Avrupa maçı kaldı hafızalarda, ne de önceki maçlarda alınan "ite kaka" skorların değerlendirmesi yapıldı. Medyada yayılan bahar havası, futbolcuları da sarmış olduğu dün gece ortaya çıkıverdi. "Bir ihtimal daha var, o da şampiyonluk mu dersin?" pankartına bizim kadar inan topçuların, Eskişehir deplasmanını da coşkulu bir oyunla kayıpsız atlatacaklarını bekleyen bir çok taraftar İstanbul-Eskişehir yolunu aşındırırken, Rijkaard'ın Beşiktaş maçına benzer bir stilde "yakalarsam atarım" mentalitesi ile "çekinerek" oynayacağını bekliyordum kendi adıma...

Maç öncesi kadrolara da baktığımızda Galatasaray, yine kalede Franco ile oynarken, stoper rotasyonunda bu sefer görev Servet'e verilmişti Neill'in yanında... Maradona'nın damadını sakatladı diye "kazma" lakabı takılan Servet, bu rotasyonda değişen kişi olmaktan pek memnun olmamışa benziyor. Aslında memnun olmamaktan ziyade, Servet oynadıkça açılan bir topçu olduğu için, bir maç kenarda bir maç sahada olduğu vakit kendini oyuna veremiyor ve dün gece de sahanın kötülerinin başında geliyordu. İki stoperin yan taraflarında da Sabri ve Caner görev yapıyordu Eskişehir maçında. Kaderin cilvesi, Caner transferi ile kadrodan koparılan Volkan karşı tarafta gününde bir oyun sergilerken, orjini sol açık olan Caner, ısrarla sol bek olarak "devşirilmeye" çalışılınca, takımın yediği ilk goldeki gibi hatalar pozisyon hataları yapabiliyordu. Hakan Balta'nın alternatifi olarak elinde Volkan ve Alpaslan bulunurken, bu topçuları takımdan yollayıp, Caner'den sol bek yaratmaya çalışanlar esas dün gece maçı takip ettiğim kahvehanedeki protestoların hedefi olmalıydı, kendisine verilen görevi yapmaya çalışan genç Caner değil...
Gerçi hata demişken, ne Mehmet Topal'a ne de Caner'e yüklenmek gerek Eskişehirspor'un attığı ilk golde. Pozisyonun daha da başlangıcına gidip, Elano'yu "zoomlaması" gerek dikkatli bakışlar. Brezilyalı topçu, mahalle maçlarında abilerin her topu kaleciden alıp, herkesi çalımlayıp, gol atmayı hedeflediği pozisyonlar misali defansa kadar gelip topu aldı ve kendi yarı alanında ayağında bir kaç kere doladıktan sonra rakibin baskısıyla ayağından hızla çıkardı meşin yuvarlağı ve o top "üç bant bilardo" misali 2-3 Galatasaray'lıya dokunup rakibin ayağına geçti ve ortada geçen maçın ev sahibi tarafına dönmesine neden oldu... Oysa, kontrollü oynayıp, pozisyon bulunca bunları değerlendirmekti amaç ve Jo ile Keita'nın vuruşlarında istediğini de alacaktı Galatasaray...
Soyunma odasında ne konuşuldu bilemem ama Fatih Terim'in konuşmalarından çok farklı olduğu "kabak gibi" ortaya çıktı içerde verilen mesajların zira Galatasaray'lı topçular daha ilk golün şaşkınlığını yaşarken, ikincisini görüverdiler kalesinde... Son iki yıldır sürekli Galatasaray'dan puan ve puanlar alan bir takım olan Eskişehir'e deplasmanda 2-0'da 3-2ye maç çevirmek oldukça zordu. Sağlam defansları ve mücadeleci orta sahaları ile rakiplerine "oyun yapacak" alan bırakmıyorlardı. Belki Arda ya da Keita gününde olsa, bireysel becerileri ile oyunu çevirecek hamlelerde bulnabilirlerdi ama onlar da beklenileni sergileyemeyince, sarı-kırmızılılar için zor ve çaresiz bir 45 dakika geçmesi kaçınılmazdı... Hoca, maçı çevirmek adına yanında beklettiği Dos Santos'u oyuna aldı ama Meksikalı, bir penaltı pozisyonu dışında ki objektif olmak gerekirse penaltı değildi, yine sahada gezindi durdu... Emre Çolak ve Sarp değişiklikleri de fayda etmeyince, Fenerbahçe'nin kazandığı ve Bursa'nın hükmen kazanacağı haftada 3 puanı rakibine vermiş oldu Galatasaray...
Dün kaybedilen puanlar şu gerçeği bir kez daha ortaya çıkardı: maçın neticesini sistemlerden ziyade futbolcuların performansı belirliyor. Galatasaray, nasıl ve ne şekilde oynarsa oynasın gününde bir Arda ya da Keita olmayınca, o maçtan puan almak oldukça zor. Hocaların yaptığı sadece o futbolcuları bir şekilde motive etmek, maçı kazanmaya inandırmak... Yoksa elindeki futbolcuya bakmadan bazı sistemleri takıma uygulatmaya çalışmak, bir elbisenin bir kişinin üzerinde şık durup, başka biri aldığında onun üzerine yakışmaması durumuna dönebiliyor. Barcelona kadro yapısı olarak yetenekli topçularla en geriden top çevirerek oynayabilirken, Galatasaray Servet ve Franco ile bunu yaptığında sayısız maçta olduğu gibi kalesinde gol görebiliyor...
Galatasaray'dan bahsederken, Eskişehirspor taraftarından da bahsetmemek olmaz. Futbol kültürü olan bu şehrin taraftarının stadı nasıl doldurduğu ve takımlarına nasıl destek olduklarını bütün Türkiye izlemiştir. Lakin, bu bir anda olacak bir durum değil, şehirdeki futbol kültürü zamanla olacak bir olgu, öyle maçları 1 lira yapmakla, pasta-börek hediye etmekle meydana gelecek bir gelişme değil...


Stat: Atatürk
Hakemler: Bülent Yıldırım, Erhan Sönmez, Muharrem Yılmaz
Eskişehirspor: Ivesa, Sezgin, Vucko, Nadareviç, Volkan, Koray, Alper (Dk. 69 Veysel), Doğa, Sezer (Dk. 75 Adem), Mehmet Yılmaz, Ümit Karan (Dk. 63 Bülent Kocabey)
Galatasaray: Leo Franco, Sabri, Neill, Servet, Caner, Keita (Dk. 68 Emre Çolak), Elano, Mehmet Topal (Dk. 58 Dos Santos), Ayhan (Dk. 81 Mustafa Sarp), Arda, Jo
Goller: Dk. 43 ve 46 Koray (Eskişehirspor), Dk. 72 Elano (penaltıdan) (Galatasaray)
Sarı Kartlar: Dk. 35 Ayhan, Dk. 58 Arda, Dk. 62 Jo, Dk. 63 Caner (Galatasaray), Dk. 56 Ümit Karan, Dk. 62 Doğa, Dk. 72 Veysel, Dk. 88 Sezgin, Dk. 90+1 (Eskişehirspor)

Hafta İçi Şifresiz Maçlar


09 Mart 2010 Salı
16.00 Esteghlal Tahran-Al Jazira/ Al Jazeere Sport Global
19.35 Al İttihad Jeddah-Zobahan/ Al Jazeere Sport Global
21.45 Fiorentina-Bayern Münih/ EURO Futbol (şifreli)
21.45 Arsenal-Porto/ Rustavi2

10 Mart 2010 Çarşamba
17.30 Al Ahli Dubai-Al Sadd/Al Jazeere Sport Global
19.25 Al Hilal-Mes Kerman/Al Jazeere Sport Global
21.45 Real madrid-Lyon/ Futbol Smart (Şifreli)
21.45 Manchester United-Milan/ Rustavi2, Star TV

11Mart 2010 Perşembe
20.00 Rubin Kazan-Wolfsburg/ Star TV


7 Mart 2010 Pazar

Yorumsuz


Cok yorum yapılır ama yorumsuz işte...

Teşvik Primi


"Maçtan sonra size iki tane kuzu kestireceğim lakin tek şartım bugün burada CSKA'ya kaybetmemeniz. İster kazanın ister berabere bitirin, alırsınız kuzuları, yersiniz afiyetle..."

Bojan Stankov
Beroe eski başkanı

CSKA Sofya ile oynayacakları maçtan önce

Beroe:0-0:CSKA Sofya

Bulgaristan Liginde ikinci yarı başlamadan yaptığı transferlerle şampiyonluğu hedeflediğini gösteren CSKA, ilk maçı Lokomotiv Plovdiv karşısında kazanırken, dün evinde bugune kadar mağlubiyet görmeyen Beroe karşısında gol atmayı beceremedi ve maçtan 1 puanla ayrıldı. Aslında oyuna baskılı başlayan CSKA'ydı ama net pozisyonlar rakipten geldi. Yeşil-beyazlı forvet oyuncuları biraz daha dikkatli olsalar ilk devreyi önde kapayabilirlerdi lakin gol atma becerisi gösteremediler. İkinci devre başında Beroe'den İvo İvanov ikinci sarıyı görünce Andone'nin talebeleri için 3 puan kazanma şansı ortaya çıktı, Rumen hoca genç golüc Delev'i oyuna aldı, rakip kale önünde son 10 dakika baskı da kurdu ama yakaladıkları en net pozisyonda Pancu ceza sahasında boş pozisyonda dışarı atınca topu, maçın kaderi de çizilmiş oldu... Nu sonuçla CSKA, lig lideri Liteks'e 1 puan yaklaşırken, lider bugün deplasmanda 8. sıradaki Pirin ile oynayacak.
Bulgaristan liginin zirvesinde CSAK puan kaybederken, Türk hoca Naci Şensoy'un kume düşecek pozisyonda aldığı Lokomotiv Plovdiv geçen hafta CSKA'ya kök söktürmüş ve 3-2 mağlup ayrılmıştı maçtan. Dün Lokomotiv ligin güçlü ekiplerinden Çernomorets'i 2-1 ile evine puansız yollayarak, küme düşmeyeceğini haykırdı Bulgar futbolseverlere...


Çocuk Hep Çocuk, Babalar Farklı


Bursaspor-Diyarbakır maçı...
Cocuklarını koruyan bir baba...



Diyarbakırspor-Bursaspor...
Cocuğunu unutan bir baba...

Not: Fotolar için link:kralspor ve olay.com

6 Mart 2010 Cumartesi

Teksas'tan Basın Bildirisi



Spor kamuoyu başta olmak üzere tüm ülke kamuoyunun dikkatine;
Canımızdan çok sevdiğimiz değerimiz Bursaspor'umuzun, deplasmanda konuk olduğu Diyarbakır şehrinde olan olayları hepberaber seyrettik, bu olaylara tanık olduk.Öncelikli olarak yaşanılan olayları kınıyor ve takımımıza yönelik yapılan çirkin saldırıları insanlığa sığdıramadığımızı belirtmek istiyoruz.

Bursa'da oynanan ilk maçta çıkan ve büyük çoğunluğunu bizlerin de tasvip etmediğimiz olayların ardından ortamı yumuşatmak ve olayların daha da büyümemesi , karşılıklı husumete varmaması için elimizden gelen çabayı gösterdiğimize inanıyoruz. Gerek tribün liderlerimiz gerekse dernek başkanlarımız bu yönde çeşitli demeçler vererek bu konudaki hassasiyetlerini göstermişlerdir.

Tüm ülke şahittir ki; Bursa'da iki kulübün taraftarları arasında yaşanan ve olduğundan daha fazla şekilde medyaya yansıtılan olaylar sahaya taşmamış ve taraftarlarımız tarafından fiilen ve fiziken Diyarbakırlı spor emekçilerine herhangi bir saldırı gerçekleşmemiştir. Ancak, Diyarbakır'da İstiklal Marşı'nın tüm stadyumca ıslıklanmasıyla başlayan rezalet, futbolcularımıza yönelen saldırılarla devam etti.Bizler, Diyarbakır şehrine gidişimiz konusunda yasak konmamış olsaydı ve orada yerimizi alabilseydik yaşanabilecek olayları ve maruz kalabileceğimiz saldırıları bir süre sonra unutabilirdik.Ancak takımımıza yönelik bir saldırı olmaması konusunda da daha önceden herkese gereken uyarılarımızı yapmış ve görevimizi yerine getirmiştik.

Ana haber bültenlerinde milyonlara seslenerek bizleri Kürt halkına düşmanmış gibi gösterenlere, Diyarbakır halkına haksızlık yapıldığını savunarak Diyarbakırspor formasıyla bülten sunanlara, kısa bir zaman zarfında meydana gelen kavga olaylarını saatlerce televizyonlarda yayınlayarak bizleri faşist diye damgalayanlara karşı şu ana kadar üslübumuzu bozmamış ve beklemelerini söylemiştik.Ve dediğimiz gibi, zaman tekrar bizi haklı çıkarmıştır.

Bölücü terörle arasına mesafe koyamayan, milli marşı yuhalama cesaretini kendinde bulabilen, çoğu ilde zaten sık sık karşı karşıya kalınan su şişesi saldırılarını taş ile saldırılara dönüştürebilecek ve böylece cana kastedecek kadar gözü dönmüş bir taraftar yapısının olduğu bir şehrin takımının bırakın süper lig, ülke liglerinde dahi barındırılmaması gerektiğine inanıyoruz.
Diğer bir husus ise güvenlik hususudur.Sene başına bir geri dönüş yaparsak, yine aynı şehirde Fenerbahçe klübünün maruz kaldığı olayların ardından verilen demeçlerde; güvenlik önlemlerinin arttırılacağından ve bölücü örgütten tribün içine sızma olabileceği ihtimalinden bahsediliyordu.
Ama görüyoruz ki zaman ve yaşanmış olan olaylar hiçbir şeyi değiştirmemiş aksine güvenlikteki zaafiyet daha da artmıştır.Torba torba stadyuma sokulan taşları engelleyemeyen ve yaşanan provakasyona engel olamayan emniyet görevlileri hakkında da inceleme başlatılması gerektiğini düşünüyoruz.

Ve bu soruyu sorma hakkımız olduğunu düşünerek şu soruyu sormak istiyoruz, faşist diye nitelendirdiğiniz bizler mi yoksa Diyarbakır şehrindeki olayları yaratan ve ne yazıkki yaşanan küfürlere taşlarla karşılık vererek cana kasteden o kişiliksizler mi asıl faşistlerdir?
Bakalım Pazartesi günü Bursaspor formasıyla haber bülteni sunanları görebilecekmiyiz? Ve bakalım Bursa'da yaşanan olaylar tüm Bursaspor taraftarına mal edilip bir şehir zan altında bırakılmışken, bu olaylar her zamanki gibi bir grup provakatöre mi mal edilecek?

Son olarak Nazım Hikmet'ten şu dizelerle sesleniyoruz herkese;

Bu türkü diyor ki,
Çizmişiz rotamızı
dostların alkışlarıyla değil
gıcırtısıyla düşmanın dişlerinin.
Bu türkü diyor ki, Dövüşmek.
Bu türkü diyor ki, «Işıklı büyük
ışıklı geniş ve sınırsız bir limana
dümen suyumuzda sürüklemek denizi..»
Bu türkü diyor ki, «Yıldızlar
rüzgâr
ve su..

"İstanbul Basın" Bunu da Yazın!

Normal şartlarda şu saatlerde bitmesi gereken Diyarbakırspor-Bursaspor Süper Lig mücadelesi biteli dakikalar oluyor, taraftarlar staddan ayrıldı, ev sahibi futbolcular duşlarını aldılar, misafirleri ise Nikaragua'da savaştan kaçan siviller misali iki minibüse bindirilip, kimsenin bilmediği bir istikamete kaçırıldılar polis kuvvetlerince... Onları televizyonları başında izleyip, gol atıp atamayacakları heyecanını yaşamaya alışık olan aileleri ise şimdi korku içinde sevdiklerinin can sağlığından endişeli bir bekleyiş içindeler. Bursa Olay TV'ye bağlanan Bursaspor Başkanı Yazıcı da sporcuların sağlıkları hakkında pek bilgisi olmadığını belirtirken, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe'de futbolcuların can emniyetinin korunması adına takım otobüsünün nerede olduğunu söyleyemiyor Ertuğrul Sağlam ve topçularını merak edenlere... Umarım yeşil-beyazlılar sağ salim Bursa'ya gelip, sevdiklerine kavuşurlar...

Peki bugün Diyarbakır Atatürk Stadında neden bu kadar vahim olaylar yaşandı? Daha önceki maçlarda da bu ilimizde böyle olaylar yaşanırdı ama bunların hepsi maçın gerginliği ile olan, anlık kıvılcımlar ya da şehrin huzurunun bozulmasını isteyen provakatörler tarafından çıkarılıyordu, bu kadar planlı ve futbol dışı görüntüler asla izlemedik Doğu'nun Paris'ine dair. Lakin, dün Dedeman otelinin basılmasından başlayıp, bugün Bursa kafilesinin stada girişiyle devam edip, bir gazetecinin yaralanması-ki sağlık durumundan haber yok hala- ve maçın yardımcı hakeminin kafasına taş isabet etmesi ile süren olayların suçlusu o stadda kin ve öfke içinde etrafa taş yağdıran taraftarlar olduğu kadar, onları bu hale getiren medya mensuplarıdır.

Eylül ayında Bursa'da oynanan maçta bir çok şehit vermiş Bursaspor taraftarı ülkenin de içinde bulunduğu durumla alakalı olarak etrafı Türk bayrakları ile süslemiş ve takımlarını kıpkırımızı bir ortamda karşılamıştı. Oyuncular sahaya çıkıp, seremoniye durduklarında herkes hep birlikte İstiklal marşı söylerken, deplasman taraftarından bazıları ayağa kalkmamış, bazı provakörler de yuh sesleriyle ortamı germişlerdi. Bunun üzerine Bursa taraftarları da kendilerine küfürler ile karşılık vermiş ve ortam gerilmiş, karşılıklı koltuk atmalar ve çirkin görüntüler yansımıştı gazete sayfalarına ve televizyon ekranlarına. Ama, bu olaylar sadece Diyarbakırspor'a özgü olmazken, Bursa'nın Beşiktaş'la da, Galatasaray'la da, Fenerbahçe ile de maç içinde buna benzer "mevzuları" olmuştu her sene. İşte, işin iç yüzünü araştırmadan "populist" bir yaklaşımla ortaya atılan ulusal medya mensupları Bursa taraftarı ve şehrini "faşistlikle" suçlayan televizyon programları yapıp, gazetelerdeki köşelerinde yazılar yazarken ileride neye sebebiyet vereceklerini hiç ama hiç düşünmemişlerdi... Hatta, işi o kadar da abarttılar ki, ulusal medyada saygın görevlerde olanlar Diyarbakırspor forması giyip televizyona çıktılar, ahkam kestiler, İstanbul Büyükşehir Başkanı da hem forma giydi hem de güvercin uçurdu barış mesajları vermek adına. Oysa ortada savaş filan yoktu, sadece futbol oynuyordu takımlar... Yılmaz Özdil'in dediği gibi " Üç tane terorist Diyarbakırlı diye koca şehir komple PKK'lı değilken, üç tane serseri bağırdı diye de ırkçılıkla suçlanamazdı yurtsever Bursa"... O Eylül ayında, bu taraflı yayınları yapanlar ateşlemişlerdi bugünkü olayların fitilini... O yayınları, o demeçleri okuyan Diyarbakır taraftarları da "intikam" ve "rövanş" duygularıyla beklemeye başlamışlardı Bursa maçını, akılarında yoktu sahada alınacak 3 puan ya da küme düşme mücadelesindeki durumları... Sağ duyu gitmiş, yerinde yeller asıyordu...
Ve taşlar ile pet şişeler arasında futbolcular top oynamaya çalışırken, Diyarbakırlıların tellere astıkları bir pankart takılıyordu gözümüze: "Bize bir özür borcunuz var" diyorlardı Bursa'ya ve taraftarına ilk maçtaki olayları hatırlatarak... Şimdi Bursa halkı da merak ediyor forma giyenler ve taraflı yayın yapan "İstanbul basın" özür dileyecek mi Bursa halkından bu yaşanılanlardan sonra...

Şimdi N'oldu Uğur Abi?


Peki şimdi ne diyeceksin Uğur Abi?

Berbatov'a Vatan Haini Suçlaması

Bulgaristan milli takımının Polonya karşısında aldığı mağlubiyet sonrası komşuda Berbatov'a karşı büyük bir öfke oluşmuş durumda. Genelde "ismini açıklamayan kaynaklar" diye başlayan haberlere itibar etmem ama bu söylenilenler zaten uzun zamandır dilden dile dolaşan gerçeklerdi. Bulgar milli takımındaki "ismi açıklanmayan bir çok topçu" Berbatov'un maçlarda kendini sakladığını, milli forma için canla başla mücadele etmediğini ve aklında hep Manchester United olduğunu belirterek, golcü futbolcuyu "vatan hainliği" ile suçlamışlar. Özellikle hazırlık maçları öncesi kaç dakika oynayacağı konusunda pazarlık yaptığı belirtilen Berbatov'un, sakatlanıp Premier Ligte oynayamayacak olup, parasını alamayacağı riskine karşı "sakat" toplara girmek yerine bakmakla yetindiği konusunda şikayetlerini belirten milli takım topçuları, memleketin en şöhretli futbolcusunun ulusal takıma alınmaması istemişler.... Bunlar oldukça ciddi suçlamalar ve şimdi Bulgaristan medyası Berbatov'un vereceği cevabı bekliyor. Komşu bu tip olayları şimdilerde yaşarken, bizler Avrupa'ya transfer olabilmek adına takımlarını şampiyonluktan edenleri tanıdığımız için hiç de garipsemedik Berbatov'un yaptığını... O en azından sözleşmesi bulunan kulübünü düşünmüş, bizim "bücürler" daha imza atmadan düşünmeye başlamışlardı İtalyan kulübünü...

Galatasaray-Ankaragücü Maçına Bilet-1-

GSBilyoner'in desteği ile Galatasaray'ın Ali Sami Yen'deki maçlarına bilet vermeye devam ediyoruz. 14 Mart Pazar günü oynanacak olan Galatasaray-Ankaragücü maçına ilk bilet için buyurun soruya, ikinci bilet pazartesi gecesi:

Galatasaray'ın 2000 senesinde UEFA kupasını kazandığı maç penaltılara gitmiş ve yapılan penaltı atışları sonrası dördüncü penaltıyı gole çevirerek kupayı Türkiye'ye getiren oyuncunun adı ve soyadı nedir?

***
Yarışma ve kuralları:
1-Bileti kazanacak talihli yorum bölümüne sorunun doğru cevabıyla beraber GSBilyoner hesap numarasını da yazması zorunludur. Aksi takdirde cevabı kabul edilmeyecektir... GSBilyoner hesap numarası almak için buraya tıklayın...
2-Aynı kullanıcının tekrar tekrar yorumda bulunması durumunda ilk doğru cevabı geçerli sayılacak, diğer yorumları geçersiz sayılacaktır...
3-Yanlış cevaplar ve doğru olsa da yanında hesap numarası olmayan cevaplar geçerli kabul edilmeyecek, yorum sayısına dahil edilmeyecektir...
4-Bileti kazanacak u/M okurunun yorumlar bölümündeki cevabı, Eskişehirspor-Galatasaray maçında ilk golün geldiği dakikadaki rakamla aynı sırada olmalıdır. Örneğin:
X okur bilet kazanmak için yarışmaya katıldı, soruyu bildi ve yorumlar bölümünde sorunun doğru cevabı ile birlikte hesap numarasını da yazdı... X okurunun yorumda bulunma sırası 28. Pazartesi geceki Eskişehirspor-Galatasaray maçında da ilk gol 28. dakikada geldi... Hemen bilete sahip oluyor...
5-İlk golün atıldığı dakika için farklı kaynaklarda farklı sayılar gelebilme ihtimali( Örneğin 28,30 olduğunda bazı kaynaklar 28, bazıları 29 yazabilir) olduğundan Türkiye Futbol Federasyonun resmi sitesi tff.org.tr adresindeki gol dakikası referans olarak alınacaktır.
6-Maçta gol olmama durumunda ya da yorum yapanlar ile golün geldiği dakika eşleşmediği durumda, takımlardan birinin yapacağı ilk oyuncu değişikliğinin dakikası bileti kazananı belirleyecektir.
7- Oyuncu değişikliğinin yapıldığı dakika ile yorum sayısı eşleşmediği durumda ise 16. sırada yorumda bulunan arkadaş bileti kazanacaktır...


Bol şanslar...
---
Cevap: Gheorghe(Giga) Popescu
Bileti Kazanan Ahmet Tolga Elçin.
İletişim bilgilerini ultrasmovement@gmail.com adresine yollarsa bileti kendisine ulaştıracağız.
Yedek talihli ise Harun Acar...
---

Beşiktaş ve Galatasaray Hükmen Mağlup

Beşiktaş ve Galatasaray kulüpleri 04.03.2010 tarihli PFDK kararlarına göre oynadıkları maçlarda kurallara aykırı oyuncu oynattıkları için hükmen yenik sayılmışlar. Ligin zirvesi için mücadele eden bu iki takım 20 Şubatta erteleme maçlarına çıkmış, Galatasaray, Büyükşehir Belediyespor'a 1-0 mağlup olurken, Beşiktaş ise Boluspor'u 3-0 yenmişti. Disiplin kurulunun aldığı bu karar sonrası Galatasaray A2 takımı sadece -2 averaj gerilerken, Beşiktaş A2 takımı ise hem 3 puandan oldu hem de +3 averajı, -3 averaj olarak hesaplandı... Bu karar öncesi Beşiktaş 52 puanda averajla Galatasaray'ın önünde liderliğini sürdürürken, şimdi Galatasaray 52 puanda, Beşiktaş ise 49 puanda olarak yer alıyor sıralamada... Tugay'ın alt yapının başına gelişinin bu kadar erken meyvelerini toplayacağımızı hiç ama hiç beklemezdim...


5 Mart 2010 Cuma

Bilette Fiyat Farkı!

Kasımpaşa-Galatasaray
Bilet:120 lira...
Kasımpaşa-Kayserispor
Bilet:10 lira...

Kasımpaşa-Bursaspor
Bilet:30 lira...

Kriter nedir kriter?

Sehidin Emaneti BursAnkara

Bursa ve Ankara'nın nasıl BursaAnkara, nasıl kardeş olduğuna dair Bülent Sabırlı'nın kaleminden bir solukta okunacak bir yayın. Bir şehidin emaneti üzerine kurulan kardeşliğin, yıllara meydan okuyan serüvenini kulaktan kulağa dinlerdik de kağıda dökülmüş hali yoktu elimizde, işte yazar bu anıları kaleme alarak, ölümsüzleştirmiş bu nesilden nesle aktarılacak hikayeyi. Kitabın 15 martta satışa çıkmasını beklerken, aşağıdaki tanıtım yazısı daha da actı iştahımızı:

Size eşsiz bir kardeşlik hikâyesi anlatacağım.
Bu hikâyenin içinde benim hayatım da var. Hayatımın içindeyse biraz yalnızlık, çokça kalabalık; biraz neşe, çokça hüzün; biraz öfke, çokça sevgi… Azıyla çoğuyla herkesin hayatında olduğu gibi…

Sonra kardeşim Fehmi var. Ben ne kadar varsam, o da o kadar var.

Dostlarım var. Bursa’dakiler, Ankara’dakiler. Birlikte büyüdüklerim, birlikte sevdiklerim…

Bursaspor’um var. Yeşiliyle, beyazıyla, ruhuyla, inadına sevenleriyle kendine meftun eden ve dinlenir bir hikâyem varsa bunun asli sebebi olan Bursaspor’um…

Ankaragücü’m var. Kalbimdeki yeşil ve beyazın yanına sarıyla laciverdi de katan, gönlümü genişleten Ankaragücü’m...

Teksaslılar var, Güçlüler var. Futbol denen tatlı zehri yıllar yılı beraber içtiğimiz, var oluşlarının sebebi olan isyan ruhuyla hayatın her türlü güçlüğüne karşı dimdik durabilmeyi öğreten, gönüllerini pazara çıkarıp rastgele sevdalara açmak yerine sadece iki çift rengin peşinde ömür tüketen kardeşlerim.

Bir de elimde olmadan sevdiklerime, dostlarıma ve her iki şehirdeki beni tanıyan, tanımayan renkdaşlarıma yaşattığım derin mi derin bir acı var. Hem de bu hikâyenin en önemli rollerinden birinde…

Ben kim miyim? Benim adım Abdülkerim Bayraktar. Evet, size BursAnkara’yı ve onu yaratan hikâyeyi anlatacağım…”

Çok yakında, ötelerden, sonsuzluktan böyle bir ses ulaşacak hepimize… Ve bu sesin sözleri satırlara düşecek.

Bursa ve Ankara’yı BursAnkara’ya dönüştüren, iki şehri tek yürek yapan bir hikâye “Şehidin Emaneti - BursAnkara”. O günleri yaşayan ve her biri sayfalarda vücut bulacak birçok Teksaslı'nın, Ankaragüçlü'nün anılarıyla, Bülent Sabırlı tarafından kaleme alınan roman, çok yakında Galata Yayıncılık etiketiyle raflarda olacak.

BursAnkara’yı var edenlerin anıları, satırların ölümsüzlüğüyle sonsuza uzanacak…

Hafta Sonu Şifresiz Maçlar


06 Mart 2010 Cumartesi
11.00 Victoria Branesti-Sportul Studentsc/ PRO TV International
13.30 Göztepe-Akhisarspor/ Yeni Asır TV
14.30 Portsmouth-Birmingham City/ NTV Spor
16.30 Köln-Bayern Münih/ TRT3
17.00 Arsenal-Burnley/ İdman TV
19.00 Fiorentina-Juventus/ İdman TV
19.20 Fulham-Tottenham/ NTVSpor
21.00 Almeria-Barcelona/ NTVSpor
21.45 Roma-Milan/ NTV
22.00 St.Etienne-Lille/ Kanal A
23.00 Real Madrid-Sevilla/ NTVSpor

07 Mart 2010 Pazar
11.00 Concordia Chiajna-Farul Constanta/ Pro TV Internatoinal
13.00 CSKA Moskova-Rubin Kazan/ ORT Europe
16.30 Numberg-Bayer Leverkusen/ TRT3
18.00 Chelsea-Stoke City/ NTV Spor
18.00 Marsilya-Lorient/ Kanal A
18.30 Hoffenhaim-Mainz05/ TRT3
21.45 Inter-Genoa/ NTVSpor
22.00 Bordeaux-Montpellier/ Kanal A
22.15 Benfica-Pacos Ferreira/ RTP International

İstanbul 2.Amatör Küme Kuraları Çekildi

[dağyenice-seymenköy.jpg]
Birinci Amatör Lig maçlarının sona ermesi üzerine uzun bir ara iki haftada bir izlediğimiz Süper Amatör maçlar ile yetiniyorduk ki 2.Amatör Küme maçlarının başlama tarihi de açıklandı: 13 Mart... Bugün yapılan kura çekimine göre bizim Çatalca takımları her zaman olduğu gibi 1 ve 2. gruplara yerleştiler, özellikle ikinci grupta her hafta Çatalca derbisi izlememiz olası durumda. Daha önceki yıllarda çift devreli lig usulü oynanan maçların, bu sene geç başlaması üzerine tek devreli oynanacağı söylentileri ortaya atılmıştı fakat açıklanan lig statüsüne göre, değişen bir şey yok ve maçlar çift devreli-deplasmanlı-olarak oynanacak... Maçların başlamasıyla beraber yine izleyebildiklerimiz burada yorumlu ve görüntülü olarak yer alacaktır...

Statü ve müsabakaların ile ilgili foto ve haberler yerelfutbol.com sitesinden alınmıştır...

Gruplar şöyle:

1: Karaağaç, Dağyenice, Gümüşpınar, Yalıköy, Kamiloba, Gazitepe, Alipaşa, Silivri Ortaköy, Büyük Çavuşlu, Çanakça, Büyük Kılıçlı

2: Subaşı, Silivri Mimarsinan, Çakılspor, İzzettin, Kabakça, Ovayenice, Öznakkaş, Karacaköy Bld, Gökçeali, Silivri Kadıköy, Kumburgaz

3: İstanbul Sivas, İstanbul Üniversitesi SB, TEM Terkos, Altınaslar, CFS Bağcılar, İstanbul Bafra, Çatalzeytin, Bahçelievler, Haraççı Beldesi, Atışalanı, Nilüfer Gökay İÖO

4: Pınarspor, Yenigüneş, Çırçır, Talatpaşa, Yenigayret, Şenlikköy, Sakarya İMÇ, Bakırköy Zara, Beştelsiz, Çayırgücü, Kireçburnu

5: Şirintepe, Yeşilova Ufuk, Küçükayasofya, İzzetpaşa, Yeşilpınar, Gürzafer, Giresun Emeksan, Esen Bayburt, Bahçelievler Olimpik, Güngören Doğuş, Kanarya

6: Topcçular, Çağlayan Gençlerbirliği, Cennet Barbaros, Teşoluk, GOP Yeniköy, Şirinevler, Kısırkaya, Kosova Güç, Zeytinburnu Yeşiltepe, Okyanus

7: Harmantepe, Siteler, Etiler Kartal, Samatya, Ceylan, Halkalı, Söğütlüçeşme, Alemdar, İTÜ, Yeşilılgaz

8: Alucra Doludere, Güneştepe, Bahçelievler İY, Bahçeköy, Kartaltepe, Haznedar Çetinkaya, Cihangir, Gültepe, Feriköy Paşa Mahallesi, Dobruca

9: Abide-i Hürriyet, Yavuz Sultan Selim, Cevizli, Davutpaşa, Gedikpaşa, Zeytinburnu Hürriyet, Denizköşkler, Cevatpaşa, Günyamaç, Çelikspor

10: Işıkspor, Sümerspor, Bakırköy Gençlik, Selvispor, Güzelhisar, Özmurat, Yeni Özkartal, İstanbul Ünye, Haznedar, Filizspor

11: Seyrantepe Yeşilce, Gümüşdere, Şehzadebaşı, Ulutepe, Yenişehir, Bayrampaşa Demir, Mollaaşkı, Sarıyer Yenimahalle, Gençosman, Ferahevler

12: Feneryolu, Şile, Sosyal Hizmetler, Şile Yıldız, Ümraniye Yaman, Doğangüneş, Marmara Üniversitesi, Anadolu Kartalları, Selamali Yeşil Saha, Ferahspor

13: Kınalıada, Fetih Kelkit, Adalar, Elmalı, KMT Sökmen, Kurfalı, Mesudiye, Sancaktepe, Hasanpaşa

14: Üsküdar Anadolu, Çavuşbaşı, Kayışdağı, Acıbadem, Barbaros, Atalar, Kartal Yuvası, Ömerli, Soğanlık

15: Çınarspor, Dolayoba Dumlupınar, Soğuksu, Tokatköy, Pendik Kavakpınar, Örnekspor, Kartal Yenimahalle, Taşdelen, İstanbul Kemah

16: Kavakpınar, Selamsız, Maltepe Yıldız, FK 1864, Hilalspor, İncirlibostan, Burgazada, Anafen Koleji, Başıbüyük

GSBilyoner Yenilendi


İlk açıldığı günden beri resmi site üzerinden faaliyet gösteren Galatasaray taraftarının bahis sitesi GSBilyoner , bundan sonra yepyeni bir isimle şans dağıtmaya devam edecek. http://www.gsbilyoner.com adresinden ulaşılabilecek site üzerinden memleketin tek resmi bahis organizasyonu olan iddaa'nın bütün oyunlarını oynanırken, aynı zamanda at yarışı meraklıları için kupon yapma olanağı da sunuyor. Bu imkanların yanında, GSBilyoner'in desteği ile Galatasaray maçlarına bilet dağıtırken, mail olarak gelen en büyük sıkıntılardan biri de GSBilyoner'e nasıl üye olunabileceğiydi, yeni sitede buna da çözüm bulunmuş ve sağ köşede dikkat çekici bir şekilde "üye ol" seçeneği yerleştirilmiş. Detaylı istatistikler ve futbolcu yorumlarıyla da kuponunuzu daha sağlam hazırlayabilirsiniz. Bu arada bilyoner.com ya da diğer siteler varken, neden GSBilyoner üzerinden oynayalım bahsi diye hala soran varsa, "siz kazanırken, Galatasaray da kazansın" cevabı yeterli olur herhalde...

Meşale Yakmak İçin İzin

Bulgaristan'ın Levski Sofya takımı taraftarları bu hafta iç sahada oynayacakları Minior Pernik maçında stadı "cehenneme" çevirmek adına Bulgar Emniyet yetkililerinden stada meşale sokulmasına müsade edilmesi konusunda bugün üçüncü kez tekrar bir araya gelecekler. Bizde olduğu gibi Bulgaristan'da da yakıcı ve yanıcı maddelerin tribünlere sokulması yasak ve Bulgar taraftarlar "illegal" yollardan her maç bir şekilde meşaleleri içeri alıp, takımlarını coşturmak adına yakmaktadırlar. Bu gizli-saklı işlerden artık yorulmuş olan taraftarlar, kendilerine anlayış gösterilmesi için yoğun uğraş içindeler. Umarım bir izin çıkar ve rahatça yakarlar, şovlarını ve kareografilerini yaparlar, gerçi izin çıkmasa da yakacaklar ya...

Twigy Taraftar Markafoni'de


Markafoni bu kez de twigy'nin taraftar ürünlerini kampanya dahilinde satışa çıkaracakmış. Sitede belirtilen ilana göre yarın saat 7 buçuktan pazartesi gece yarısına göre sürecek kampanyada taraftar logolu ya da maskotlu terlikler yarı fiyatına satılacak. Bizim hanım 2 sene evvel hediye almıştı twigy'den "Burası Sami Yen, burdan çıkış yok" terliklerinden, özelikle Fenerli misafirlere verirdim eve geldiklerinde, yarın bir kaç çift alayım da "başka terlik yok mu?" sorusuna, "bizdeki terliklerin hepsi böyle" diyeyim...
Siteye üye olanlar erken davransınlar, bu tarz fiyatı uygun ürünler çabuk tükeniyor, üye olmayanlar da yorum bölümüne mail adreslerini bırakırlarsa, kendilerine davetiye yollarız...

Teksas'a Diyarbakır Yasak!

Bu hafta Bursaspor'un deplasmanda Diyarbakırspor ile oynayacağı maç öncesinde İl Spor Güvenlik Kurulunun aldığı karar doğrultusunda yeşil-beyazlı taraftarlar alınmayacak. Önce İnönü'ye, şimdi Diyarbakır'a yasaklandı Bursaspor taraftarının girişi, seneye Diyarbakırspor Süper Ligte kalırsa, onların taraftarı da Bursa Atatürk Stadına alınmayacak büyük ihtimal ve bu böyle sürüp gidecek ne yazık ki... Bu konuda Teksas grubu liderleri Mehmet Güzelsöz ile Selim Kurtulan'ın teksas.org sitesinde yapmış oldukları açıklamalar da aşağıda:

Bursa Valisi Şahabettin Harput'un düzenlediği basın toplantısının ardından açıklama yapan taraftarlar, "Yasaklarla bir yere varılmaz" dediler.

Cumartesi günü Diyarbakır Atatürk Stadı'nda oynanacak Diyarbakırspor-Bursaspor karşılaşmasına gitmek istediklerini belirten Bursaspor Teksaslı Taraftarlar Derneği Başkanı ve aynı zamanda Diyarbakır doğumlu olan Mehmet Güzelsöz, "İşin kolay yönüne kaçmasınlar. Taraftar gelmesin demek kolay. O zaman seyircimiz yerine Valimiz ile Emniyet Müdürümüz maça gitsin. Ben Diyarbakırlıyım. Benim doğduğum şehrin halkını kimse kötülemesin. Diyarbakır'da kimseye zarar gelmez. Mutlaka birkaç kendini bilmez çıkacaktır. Ama onlar var diye yasaklara gerek yok. Sporla siyaseti birbirine karıştırmasınlar. Biz Diyarbakır'a Bursaspor için gideceğiz, başka bir amacımız yok" dedi.

Bursaspor'un tribün lideri Selim Kurtulan ise Vali Şahabettin Harput'un, Diyarbakır deplasmanı için, "Ne böyle bir organizasyon var, ne araç tedariki var, ne de şu ana kadar oluşturulmuş bir kalabalık var" şeklinde yaptığı açıklamaların aksine şunları söyledi:

"Biz organizasyonumuzu yaptık. 13 otobüsü hazırladık. Cuma günü saat 18.00'de hareket edecektik. Son anda Valimiz açıklama yaptı. Biz bu maça gitmek istiyoruz. Yasaklar nereye kadar? Eğer böyle birşey varsa lütfen Bursasporlu futbolcular, teknik kadro ve yöneticiler de maça gitmesin.

Bu sene biz Diyarbakır'a gitmeyelim, seneye onlar gelmesin. Beşiktaş maçlarına zaten gidemiyoruz. Bir başka yıl Fenerbahçe, sonra Galatasaray. İyi de bu nereye kadar sürecek? Diğer illerden bu maça gelecek olanlar var. Günler öncesinden uçak biletlerini aldılar. Onlar maçı nasıl izleyecek? Bursa gol attığında ne olacak? Eğer toplu olarak gidersek hiçbir şey olmaz."


4 Mart 2010 Perşembe

Liverpool'da Oynamak İsterim

"Her zaman belirttiğim gibi tarihleri ve köklü geleneklerinden dolayı Liverpool, benim Avrupa'da desteklediğim kulüptür ve bir gün yurt dışında oynayacaksam Liverpool'da oynamak isterim."
Arda Turan
Galatasaray'lı Futbolcu

"Terry Çoktan Ölmüştü!"

"Eğer Terry, Bridge'e yaptığını benim ülkemde yapsaydı, ya ayağından vurulmuştu ya da çoktan hayatını kaybetmişti."
Carlos Tevez
Manchester City'li oyuncu
Arjantin'in ahlaki değerlerinden bahsederken

3 Mart 2010 Çarşamba

Forma Aşkı Mı Euro Aşkı Mı?

Milli futbolcular, ülkelerinin ulusal takımlarında para karşılığı mı oynamalıdırlar yoksa bayrak aşkına mı ter dökmelidirler? Bizde her ne kadar önemli galibiyetler sonrası prim alsa da topçular, yine de memleket sevgisiyle çıkmaktadırlar yeşil sahalara, kulüp takımlarını düşünmeden "vatan millet Sakarya" ruhuyla mücadele etmektedir kırmızı-beyaz formayı sırtına geçirenler... Profesyonelliğin tavan yaptığı memleketlerde ise bizden farklı olarak "maddi" duygular ön plana çıkmaktadır. Örneğin, bugün gördüğüm bir habere göre İspanya milli takım oyuncuları Afrika'da Dünya şampiyonu olmaları halinde kişi başına 600 bin euro prim isteyeceklermiş İspanya Futbol Federasyonundan. Casillas, Xavi ve Puyol'un da federasyon yetkilileri ile ilk görüşmeleri yaptıkları belirtilmiş haberde. 2010'da 600 bin isteyen İspanyollar, Avrupa şampiyonu olduklarında ne kadar almışlardı? 250 bin euro... Dünyada ekonomik kriz varken, iki kattan fazla zam istemek, hele hele milli formayı terletirken bana göre pek de ahlaki değil? Sizce?

2 Mart 2010 Salı

Casus Kim?

Thomas Doll: "Bizim takımın taktiklerini sen mi veriyorsun Ankaragücü'ne?"
Cem Özat: "Ben Türk'üm. Beni kendinle karıştırma!"
Ümit Özat: "İlhan Başkan, kardeşimin işine son verin hemen! Ben oyuncularıma o kadar güveniyorum ki hiçbir takımı ve antrenörü takip ettirmeye ihtiyacım yok."

Derbi Sonrası Aynı Otobüste


Pazar günkü Old Firm sonrası Glasgow Rangers taraftarları bir Celtic'liyi otobüste yakalarsa, işte böyle yapar...

1 Mart 2010 Pazartesi

"Özür Dilemem"


"Taraftarlardan ve takım arkadaşlarımdan özür dilerim. İtalya'ya finalde kaybettiğimiz maçtan sonra soyunma odasına gittim ve arkadaşlarımdan özür diledim. (Bu hiçbir şeyi değiştirmez ama sizden özür dilerim) dedim. Ama Materazzi'den özür dilemem. Hiçbir zaman. Bu kendi şerefimi lekelemek olur. Özür dileyeceğime ölürüm"

Zinedine Zidane
Eski Futbolcu

Dünya Kupası finaliden kafa attığı Materazzi'den özür dilemeyeceğini belirtirken

Seviyoruz seni Zidane, büyüksün...

"Büyük Takım Sorunu, Antrenör Sorunu"


"Büyük takımlarda bir sorun varsa, antrenör sorunudur. Oyuncu var, mali disiplin, para var, taraftar, destek var, eee? Sahadaki uygulama kötüyse bunun sorumlusu direkt antrenördür. Şartlar bizim çalıştığımız takımlardaki gibi değil ki Fenerbahçe'de. Bizde yeri geliyor muhasebe müdürü, yeri geliyor müteahhit oluyoruz. Daum'un bu sonuçları gözden geçirmesi, kendisini sorumlu görmesi lazım."
Yılmaz Vural
Kasımpaşa Teknik Direktörü
Daum'u eleştiriken

Karate Kid


TuS Koblenz kalecisi Dieter Pauken Augsburgs forveti Michael Thurk'a son öğrendiği karate numaralarını gösterirken...


Hafta İçi Şifresiz Maçlar


02 Mart 2010 Salı
14.00 Türkiye U21-SlovakyaU21/ NTVSpor
21.50 FrancaU21-HırvatistanU21/ Direct 8
22.05 Brezilya-İrlanda/ NTVSpor
00.10 Valez Sarsfiled-Boca Juniors/ NTV Spor

03 Mart 2010 Çarşamba
20.00 Türkiye-Honduras/ NTV Spor
20.30 Macaristan-Rusya/ ORT Europe
21.45 Almanya-Arjantin/ Kanal A, ZDF
21.45 Slovenya-Katar/ TV Koper
22.00 Fransa-İspanya/ TV8
22.45 Portekiz-Çin/ RTP International


"Sihirbaz" Keita


O golün güzelliğini de ancak bu gol sevinci anlatabilirdi...

Blog Widget by LinkWithin