9 Mart 2011 Çarşamba

Pinhani ve Eski Acık Sarı Desene


Sevdiğimiz bir gruptu Pinhani, bizim için özeldi, pek bilinmezdi, oyle severdik kendilerini, hatta "bizim şarkımız"dı Pinhani'nin "Beni Al"ı, sonra Kavak Yelleri dizinde duyduk o tanıtık nameleri, vagit geçmeden de çoluk çocuğun cep telefonu melodilerinde. Birden bir soğukluk geldi Pinhani'ye karşı, kıskandık belki de, paylaşmak istemedik, ikinci albümü ilk şarkıları gibi heyecanla dinlemedim. Şimdi yeni bir single çıkarmışlar, Yitirmeden adlı bir şarkı ile hatırlatmışlar tekrar kendilerini, hoş da bir klip yapmışlar, facebook'ta bol bol paylaşılıyor, bir göz atayım dedim ve bir de ne göreyim: Eski Acık Sarı Desene... Klipte yer alan amcanın arka fonunda bizim bir zamanlar çıkar çıkmaz edindiğimiz Eski Açık Sarı Desene belgeselinin büyük boy afişi ile stickerları... Şarkıyı Tanju Duru'ya ithaf etmişler, lakin ben Eski Açık afişini görünce birden Sami Yen stadında geçirdiğimiz o günleri hatırlayıverdim ve yine hüzünlendim...

Güzel günlerimizin bittiğini sanma
Belki bir daha böylesi olmaz
Ama her bi gün güzel aslında
Yakın durmanın zor olduğu ortada
Uzak olmak her zaman en kolay
Ama en zoru yalnız olunca

Fener Bizi Tahrik Etti


"Fenerbahçe bizimle oynayacağı maçta Santos ve Lugano'nun oynamayacak olmasını bir dezavantaj olarak görmedi. Demek ki bizden sonra oynayacakları maçları bizden daha zor görüyorlar. Bu kendi açılarından doğaldır. Ancak bizi de tahrik eden bir durumdur. Bu gelişme de bize farklı bir motivasyon getireceğine inanıyorum"

Yılmaz Vural
Konyaspor Teknik Direktörü

Fenerbahçe maçı öncesi açıklamalarda bulunurken

Dünden Bugüne Messi


Dünden Bugüne Messi...

"ftw başkana" teşekkürler...

8 Mart 2011 Salı

Sen Oyna Hagi'm, Sen Oyna


Hoca hala eski formundan birşeyler kaybetmemiş anlaşılan... Yukarıdaki foto galatasaray.org'un paylaştığı bügünkü idmana ait karelerden biri. Hagi, aktif futbolculuk hayatında sık sık yaptığı "bacak aralarından" birini Yekta'ya da yapmış, genç topçu "pazara giderken", Hakan da hayran hayran bakıyor hocaya... Sen futbolu, biz seni sevmekten usanmayacağız anlaşılan...

2.Amatör Lig Başlıyor


Futbolun halı saha ve mahalle maçı gibi "keyfe keder" halinden kurallı şekline geçiş olan 2.Amatör Lig bu ayın yirmi altısısında başlayacak. Türkiye Futbol Federasyonu İstanbul İl Başkanlığının sitesindeki bilgilere göre Çatalca-Silivri-Büyükçekmece takımları için 2 Mart günü yapılan kura çekimi sonrası yukarıda ve aşağıda tablolarda yer alan takımlar 1.Amatör Lige yükselmek adına yaz aylarına kadar çift devreli lig usulüne göre kapışacaklar. Özellikle ikinci ve üçüncü grupta Çatalca takımlarının fazlalığı dikkati çekmekte, bu da demek oluyor ki bizler de her hafta "ateşli" karşılaşmalar seyredeceğiz elimizde fotoğraf makinemizle... Şimdiden tüm takımlara başarılar dileyelim, kavgasız, gürültüsüz, patırtısız maçlar desek de biliyoruz ki, amatörde bu işler biraz zor... Umarım yanılırız...

Ronaldinho Karnavalda

Ronaldinho Rio karnavalında boy gösterirken...

6 Mart 2011 Pazar

Çatalcaspor:1-1:Avcılar Belediyespor


İstanbul Süper Amatör Lig Play Off maçlarının yenilgisiz iki takımından biri olan Çatalcaspor, kendisi için kritik olan maçta Avcılar Belediyespor ile karşılaştı bugün Silivri Stadında. Oldukça "çetrefilli" bir yapıya sahip olan Play Off maçları statüsünü bilenin olmadığı maçlarda Bölgesel Amatör lige çıkmak için kimileri ilk dörde girmenin yeterli olacağını belirtirken, kimi taraftarlara göre ise on altı takım arasında yedinci olan takım bile üst gruba yükselebilecekmiş. Böyle bir ortamda onbirer puana sahip olan yedinci Çatalcaspor ile sekizinci Avcılarspor zirve yarışından kopmamak için gelmişlerdi komşu ilçe Silivri'ye...


Geçmiş yıllara nazaran sarı-kırmızılı Çatalcaspor'un futbolcu bazında toparlanmasıyla beraber taraftarlar da maçlara daha fazla ilgi göstermeye başlamışlardı. Özellikle Play-Off maçlarının kural gereği tarafsız sahalarında oynanmasından dolayı otobüsler ve özel otolarla deplasman yapan Çatalcalıların " bize her yer Çatalca" sloganı yankılanmakta İstanbul'un ilçe stadlarında. Taraftar kitlesi oluşmuşken de, takipçilerin "kimlik kağıdı" olan sarı-kırmızı atkılar ve bereler de Çatalcaspor yönetimi tarafından yaptırılmış, bir kısım esnaflara satılmış ve geriye kalanı dağıtılmıştı "cefakar" taraftara... Kısaca "sarı-kırmızıydı" Silivri stadının tribününün bir tarafı, oysa kendi sahalarında oynadıkları maçlarda yoğun tribün desteği ile bilinen Avcılarlılar, takımlarını yalnız bırakmışlardı kritik mücadelede...


Maça Çatalcaspor kımızı forma-şort-tozluk ile başlarken, rakipleri ise beyazı tercih etmişti ekipmanlarında. Meşaleli, davullu, tezahüratlı taraftar desteğini arkasına alan Çatalcaspor, karşılaşmaya da hızlı başlayıp, ilk dakikalarda gol ve goller bulup, direncini kırmak niyetindeydi rakibin. Daha 10. dakikaya girmeden de baskı kurulmuş, pozisyonlar bulunuyordu Avcılar kalesinde ki, Cem'in karşı karşıya kaçırdığı atak, belki de maçın erken kırılma anıydı. Bu fırsatın kaçmasına rağmen, kırmızı formalılar bloke ettikleri rakip alana beklerinin de kanatlardan destekleri ile iyice "taht kurarken", bu bindirmelerin birinde sol taraftan gelen bir hava topundaki karambolün sonucu Çatalca adına sevinç, Avcılar için ise hüzün olmuştu. Aradığı golü devrenin ortalarında bulan Çatalcaspor'da Cahit Erçevik hoca ikinci golü isterken oyuncularından, onlar ise hocalarını kızdırıcasına gittikçe yavaşlatıyordu tempoyu. Devrenin sonlarına doğru otobüslerden dağıtılan "nevaleleri" kapmak için tribünü boşaltan Çatalcasporlular, hocalarının hakem tarafından oyun dışına davet edilmesini kaçıracaklardı. Avcılarspor ceza sahası içinde Çatalcalı siyahi oyuncu Sahe ile rakip oyuncunun itişmesi sonrası parlayan tartışma büyüyünce Cahit hoca da saha içine "ayırma" maksadıyla giriyordu lakin hakem olayların yatışması sonrası hocayı tribüne yollayacaktı...



İkinci devrenin başında Çatalcaspor'un yine baskı ile başlayacağını beklerken, yenik durumda oynayan beyaz formalı Avcılar ekibi "ayağa pas" yapıp, savunmada gayretli olunca ilerleyen dakikalar ile birlikte oyuna ortak oldu ve beraberlik golünü de bulmakta gecikmedi. Çatalcaspor ceza sahasının sol tarafından kullandıkları "yarı korner" tipi serbest atışta kırmızı formalılar meşin yuvarlağı uzaklaştıramayınca, beraberliğe razı olmak durumunda kaldılar. Golden sonraki dakikalarda Avcılarspor, galibiyet için daha istekli gelirken, Çatalcaspor defansı hata yapmadı ve onların bu ümitlerini söndürdü. Maçı tribünden takip etmek zorunda kalan Çatalcaspor hocası Cahit Erçevik, yaptığı değişiklikler ile tekrar insiyatifi kendi takımının eline geçirdi ve oyun rakip yarı alanında oynanmaya başladı. Özellikle son 10 dakika içinde Çatalcaspor'un attığı lakin ofsayt diye iptal edilen golü akıllarda kalırken, uzatmalarda kaptan Evren'in müsait pozisyondaki sert şutu skoru değiştirmeye yetmedi ve Çatalca yine yenilmedi lakin yine de kazanamadı ve bir puana razı oldu...


Amatör maçlarda tribün desteğinin önemi yadsınamaz ve bunun için de Çatalcaspor yönetimi elinden gelen gayreti sağlamakta lakin bu tür maçlarda Süper Lig karşılaşmalarında olduğu gibi 90 dakika uzun süren tezahüratlarla takım lehine bağırmaktan ziyade anlık sloganlar ve tepkilerle sahaya etki etmek daha uygun olacaktır. Tribünde bulunan "yaşı geçkincelerin" maçın son anlarında hakeme yaptıkları ve bir çok kararı Çatalca lehine çaldırdıkları sözlü baskı, genç arkadaşlara örnek olacak türdendi. Umarım ileriki maçlarda onlar televizyondan gördükleri Galatasaray, Beşiktaş, Fenerbahçe tribünleri değil de büyüklerini örnek alırlar... Yoksa dün gece Türk Telekom Arena'da Galatasaray taraftarının Adnan Polat yönetimini istifa davet etmesinin etkisinde kalıp, alaksız bir şekilde "yönetim istifa" diye bağırırlar maç sonunda...
Bugünkü beraberlik ile puanını 12ye çıkaran Çatalcaspor, hafta içi Levent ile oynarken, Avcılars Belediyespor ise İstanbulspor ile karşılaşacak...

Bozbaykuşlar Bursa'da

Yaptıkları espirili pankartlarla gündeme oturan Bozbaykuşlar, Bursa'da da açtıkları pankartlarla yine ilgi odağı olmuşlar...
Teksas'ı Bursa'da ancak böyle suturabilirlerdi, maçı izlediğim son 7-8 dakikada da Bursa tribünleri sus pustu, pankart mı, gitti gidecek puanların endişesi mi bilmem, lakin sessizlik yakışmadı Bursa'ya...

"Galatasaray İçiriyor Adamı"


"Galatasaray bu aralar herkesi daha fazla içiriyor, hele de kupa mağlubiyetinden sonra..."
Galip Yorgancıoğlu
MEY İçki CEO'su
İçki satışları ile Galatasaray'ın durumunu değerlendirirken

Anti-Levskar Rumen Trifonov

CSKA'nın gecen hafta Levski'yi deplasmanda 3-1 mağlup etmesinin ardından Rumen Trifonov, rakip takım atkısını ayaklar altına alıp ezerken... Komşuda derbi işte böyle hayat memat meselesi...
Aşağıdaki videoda da devre arası stad dışına çıkarılan CSKA taraftarının bulunduğu bölgeye giden kırmızı-beyazlı futbolcular, sembolik kutlama yaparken, Trifonov tellere asılı bırakılan "ganimet" atkıları koparıp, yere atıp üzerlerinde zıplarken görülüyor...


5 Mart 2011 Cumartesi

Seninleyiz Hagi, Sana İnanıyoruz Hagi#3


Sen üzülme be Hagi, hep berabet lanet edelim bu vefasız düzene sadece...

''İstifamı isteyen taraftarlara ve diğerlerine de şunu hatırlatmak istiyorum ben 4 ay önce takımın başına geldim. Geldiğim zaman uzun bir süre için imza attım. Takıma son gelen benim."

"Geldiğimde işler iyi değildi. Son 4 aydaki bütün sonuçlardan tabii ki sorumluluk taşıyorum. Ama onun dışında çok fazla şeyler söylendi. Bence her şey zaman içinde çözülür. Benim de herkes gibi zamana ihtiyacım var. Ama maalesef bunun arkasında başka menfaatler var."

"Ben koltuğa bağlı değilim. Yaptığım her şeyi zevkle yapmaya çalışıyorum. Ama Galatasaray camiası, Galatasaraylılar bunu düşünüyorlarsa; Hagi 'Galatasaray için artık önemli değil' desinler, birlikte çözüm buluruz. Onun dışında anlamadığım şeyler var. Bana, doğru dürüst, yüzüme söylesinler. Çünkü en son gelen benim. Çünkü bu durum beni değil, oyuncularımı da aşıyor."

"Burada sözümü kesmek istiyorum, fazla konuşmak istemiyorum. İşler çok mükemmel olduğu zaman gelmedim. Ocak ayından sonraki takım bambaşka oynuyor. Bunu yapabilecek bir şey yok, bence dünyada da bunu yapacak kimse yok. Hagi'nin gitmesi lazım deniliyor, bunu, kim olursa olsun erkekçe gelsin yüzüme söylesin. Fazla ızdırap çekmeye gerek yok, çözümler mutlaka bulunur.''

''İstekli, arzulu oynadık ama başarılı olamadık. Herhangi bir ceza almak istemiyorum. Bunun için sizden fazla soru almayacağım. Zor bir durumdayız, büyük bir baskı altında oynuyoruz. Her taraftan baskı altındayız. Bu normal, iyi durumda değiliz. Oyuncular istekliler, arzulular, bunu sahada gösteriyorlar. İyi oynuyorlar, son 30 metrede ise gerginlik var, başarılı olamıyorlar''


"Şu an zor durumda olduğumuz ortada… Takım sahaya yeterince istekli ve arzulu çıkıyor. Fakat rakip kaleye 30 metre kala yapmamız gerekenleri yapamıyoruz. Son basın toplantısında söylediğim gibi Galatasaray için sorunsam, bunun çözümü için yardımcı olmaya hazırım.
Herkesin oturup durum değerlendirmesi yapması lazım…"

"Benim için önemli olan her zaman Galatasaray…"

"Ayrıca bir noktanın da unutulmaması gerekiyor. Ben bu sezon Galatasaray’a en son katılan kişiyim… Herşey yolundayken göreve gelmedim… Veya işler çok iyi giderken bunu ben bozmadım. Takımı devraldığımdan beri katkı yapma amacındayım ve sadece geldiğimden beri alınan sonuçlardan sorumluyum. Mevcut başarısızlığın bir parçasıyım fakat suç %100 benim değil…"

"İçinde bulunduğumuz noktaya geleceğimize hiç ihtimal vermemiştim. İmzayı atarken çok umutluydum. Ancak beni istemeyen varsa karşıma çıkıp bunu söylerse ve bunu hemen değerlendiririz… Tekrar ediyorum en son ben geldim ve evet, doğru başaramadım.
Son 3-4 ayda yaşanan başarısızlık bana ait… Ve bu duruma nasıl bir çözüm bulacağımızı zaman gösterecek…"

Galatasaray:0-0:Karabükspor

Maça ıslıklar, yuhlar, protestolar altında başlayan Galatasaray, daha ikinci dakikada belki de taraftarın "sesini" kesecekti lakin hakem buna izin vermedi. Yetmedi onbirinci dakikada direkler izin vermedi topun çizgiyi geçmesine. Galatasaray, dalga dalga geldi rakibinin üstüne, Karabükspor hocasının düşündüğünün aksine kapandıkça kapandı, oyun sistemini değiştirdi, Zapata'nın kalesine tek atağı olmadı ve maçtan "şansın" da yardımıyla puan alarak ayrıldı... Maçla ilgili pek uzun uzadıya yazmaya gerek yok, istatistikler Galatasaray'ın rakibini ikiye katladığını gösteriyor, futbolda olmayınca olmuyor bazen, Galatasaray herşeyi yaptı, bu gece sadece o "kahrolası" topu sokamadı üç direğin arasından...

Geldiği günden beri "zaman" diyordu Hagi, "sadece biraz zaman"... O zamanı kendisine çok fazla gördü "herkes gider biz kalırız" diyen Galatasaray taraftarı. Kendilerine en büyük başarıları yaşatan bir adamı ıslıklayarak, yuhlayarak, başı önde ayırdılar Arena'nın çimlerinden... Oysa unuttukları bir şey vardı, Hagi işler iyi giderken gelmemiş, mutluluğu bozan kişi değildi, o Galatasaray zor durumdayken kendisine yapılan yardım çağrısına kayıtsız kalmamış ve yardım etmeye gelmişti Galatasaray'a... Kısaca "en son gelen"di Hagi... Hocaya gelene kadar bir çok değişiklik yapılacakken, fatura Hagi'ye kesildi... Ve bu gece de hocanın sabrı taştı, döktü içini kameralar karşısında ve Galatasaray'ın bir efsanesi daha yıpratılarak ayrılmak zorunda bırakılıyor Galatasaray'dan... Fatih Terim, Bülent Korkmaz, Gheorghe Hagi'nin her zaman fazla kredisi olması gerekirken, biz bizden olanları ne kadar da çabuk harcıyoruz... Rijkaard'a 1.5 sene sabredenler, Hagi'ye 4 ay sonra "istifa" diyorsa, ben burada susarım ve
herkese inat bugün daha yüksek sesle haykırırım:
I LOVE YOU HAGİ
diye...

Stat: Ali Sami Yen Spor Kompleksi Türk Telekom Arena
Hakemler: İlker Meral, Cem Satman, Mehmet Can Hanoğlu
Galatasaray: Zapata, Neill, Gökhan Zan, Servet, Hakan, Cana (Dk. 75 Kewell), Culio, Kazım (Dk. 82 Aydın), Stancu (Dk. 72 Pino), Yekta, Baros
Kardemir D.Ç. Karabükspor: Tomic, Diego Coelho, Muhammet Özdin, Deumi, Seric, Şenol (Dk. 85 Bülent Bal), Ragued, Hakan Söyler, Hakan Özmert (Dk. 72 Birol), Cernat (Dk. 56 Bülent Kocabey), İlhan
Sarı kartlar: Dk. 22 Gökhan Zan, Dk. 61 Baros (Galatasaray), Dk. 43 Şenol, Dk. 71 Hakan Özmert (Kardemir D.Ç. Karabükspor)

100. Yıl Formaları

Hajduk Split'in 100 yaşına girdiği gün taraftarlarının yapmış olduğu meşaleli kutlamaları blogta yayınlamıştık. Kulüp de topçular için özel forma hazırlamış. Resmi yukarıda. Ben oldukça beğendim.
Aynı tarza başka bir forma da aşağıda yer almakta. Norveç'in Molde takımı da 100 yılı devirmenin şerefine nostaljik bir forma hazırlamış.
İki forma da şık olmuş...

4 Mart 2011 Cuma

Alemci Futbolcu İstemiyoruz!


Galatasaray teknik direktörü Hagi'yi eleştirmek isteyenlerin ağızlarından düşürmedikleri Misimoviç'i Reina çıkışında yakalamış gazeteciler. Dinamo Moskova'nın kampına katılmadan evvel son günlerini İstanbul'da geçiren Boşnak topçu, felekten bir gece çalarken, "paparazzilere" yakalanıp, Türkçe bilgisini! kullanmış...
Bir futbolcunun maçtan sonra bara ya da diskoya gitmesine karşı değilim, sonuçta rahip değil, paralı ve genç adamlar bunlar lakin şimdi sesli düşünelim biraz:
Misimoviç, Hagi tarafından kadro dışı bırakılmadı, çarşamba günü maçta da oynadı, Galatasaray, kupada Gaziantepspor'a elendi ve maçtan bir ya da iki gece sonra Misimovic, Reina'ya gidip stres atmak istedi ve çıkışta gazetecilere yakalanıp, fotoğrafını çekenlere ana avrat düz gitti. Bugünlerde tribünlerde ne amaçla bağırdıklarını bilmeden Misimoviç diye bağıranlar, o zaman hangi sloganı atacaklardı tribünlerden. Uğraştırmadan yazayım:
"Alemci futbolcu istemiyoruz."




Hayatımın En Müthiş Anı


"Yeşil zeminde yaşadığım en müthiş an oyundan çıkarken bana hakaret eden Crystal Palace'lı taraftarı bir Kung Fu hareketiyle yere sermemdi zira böyle insanların futbolda yeri yok"
Eric Cantona
Manchester United'lı Eski Oyuncu

Karısının Hapları

"Kolo kilosunu kontrol etmek istediği için karısının zayıflama haplarının içeriğini araştırmadan kullandı. Onun tek suçu dikkatsiz olması, yoksa yanlış bir şey yapıp, bunu saklamak gibi bir düşüncesi yok zaten."

Arsene Wenger
Arsenal Menajeri

Eski oyuncusunun doping yapmadığını savunurken

Murat Elsaleh Fotoğraf Yarışması

ultrAslan-UNİ'nin kurucuları arasında yer alan ve 7 sene önce kaybettiğimiz Murat kardeşimizin anısına Yıldızlı Aslanlar tarafından her sene düzenlenen ve artık geleneksel hale gelen fotoğraf yarışmasının beşincisi bugün itibarı ile başlamış durumda. Yarışma ve şartanesi hakkında bilgi www.elsaleh.org'da yer alırken, aşağıya da kopyalamayı uygun gördük... Geçen sene ultras/Movement blog olarak Alpaslan Dikmen özel ödülüne layık görülmüştük, bu sene de iki kategoride de katılacağız yarışmaya, sizin de katılmanızı öneririz...

3 Mart 2011 Perşembe

Herkes Öldürür Sevdiğini


Kulak verin sözlerime iyice,
Herkes öldürebilir sevdiğini
Kimi bir bakışıyla yapar bunu,
Kimi dalkavukça sözlerle,
Korkaklar öpücük ile öldürür,
Yürekliler kılıç darbeleriyle!

Kimi gençken öldürür sevdiğini
Kimileri yaşlı iken öldürür;
Şehvetli ellerle öldürür kimi
Kimi altından ellerle öldürür;
Merhametli kişi bıçak kullanır
Çünkü bıçakla ölen çabuk soğur.

Kimi aşk kısadır, kimi uzundur,
Kimi satar kimi de satın alır;
Kimi gözyaşı döker öldürürken,
Kimi kılı kıpırdamadan öldürür;
Herkes öldürebilir sevdiğini
Ama herkes öldürdü diye ölmez!!!

Dayan Galatasaray!

Bu Ödül Taraftarın

“Bu ödülü CSKA taraftarına armağan ediyorum. Galibiyetin tadını çıkarmaya devam etsinler. Levski galibiyetinin onlar için neler ifade ettiğini çok iyi biliyorum. Levski’ye gol atmak istemeyecek CSKA’lı oyuncu tanımıyorum, ben de bir maçta iki tane attığım için daha da mutluyum“

Michael Platini
CSKA’lı Oyuncu

Levski-CSKA derbisinde Levski’ye attığı 2 gol sonrası haftanın oyuncusu ödülünü alırken

Galatasaray:0-0:Gaziantepspor

Ligin en formda takımına karşı tek pozisyon vermeden biten bir maç, 2 adımdan kale çizgisini “ne hikmetse geçmeyen” toplar, son dakika direkte patlayan bir top ve olmayınca olmayan goller sonrası kaybedilen tur…

Sahada istenilen bir oyun, verilen mücadele ve futbolun cilvesi gelmeyen gol…

Skora yönelik kelle avcılığı bekleyenler hocaya “istifa” sözleri etmekteler…

Hadi onlar basın mensubu, “tarafsız” gazeteci, ya tribünde sarı-kırmızılı forma ve atkılar içinde olanların yaptıklarına ne demeli…

Galatasaray formasını giyen ve kolunda kaptanlık bandı taşıyan Ayhan’ı yuhlamak neyin nesidir? Ayhan’ı seven sever, sevmeyen sevmez ama sırtında “parçalıyı” taşıyan bir topçuya bu tepki bizim ne hale geldiğimizi gösteriyor aslında…

14 sene ard arda şampiyonluk yaşamayan bir taraftarın asil duruşundan, 4 sene üst üste şampiyonluk gören taraftarın şımarıklığına değişim evrimi bu gece açıkça belli oldu Arena’da…

Boynundaki atkıya, sırtındaki formaya hürmet bittiyse…

Ne kaldı ki geriye…

1 Mart 2011 Salı

CSKA Sofya Taraftarının Ardından

Levski-CSKA maçının devre arasında tribünden çıkarılan CSKA taraftarının ardından Sektör G...





Basın Yalan Yazıyor Şampiyon Olmayınca


Baros, soyunma odasında Culio'yu dövmüşmüş, sonra da idmanda Pino'ya patlamış, Pino da küsüp antrenmanı terk etmişmiş, miş miş miş....
Bu masallara bizim karnımız tok da, ben genç ve heyecanlı Galatasaraylı arkadaşlarımız bu hikayelere inandıklarını görüyorum, üzülüyorum açıkçası...
Takım sahada iyi sonuçlar alamayınca, "kavga havası" bizim medyanın en sağlam malzemelerinden... Bir de yabancıları kullan ki, adamlar ne Türkçe gazete okurlar, ne de kendilerini doğru dürüst ifade edebilirler... Çamur at, izi kalsın... İnanan inansın, inmayan inanmasın, gündem yaratalım da... Şimdi önümüzde belki de sezonun en kritik maçı, kupadaki Gaziantepspor maçı var. Futbolcu, yönetim, taraftar olarak kenetlenip, Galatasaray'ın bu maçı alıp, kara bulutları dağıtma düşüncesi "bir kısım medyayı" rahatsız ediyor, zira hem ezeli rakipleri Galatasaray, toparlanma sürecine girecek, hem de "kaostan haber yapma" kaynakları yok olacak... Az şey değil, öyle değil mi?
Galatasaray taraftarı bu oyunlara gelmedi ve yine gelmeyecektir ve çarşamba akşamı takımı her zamandan daha fazla destekleyecektir. Umuyorum ve bekliyorum ki Galatasaray yönetimi de, bazı iç çekişmeleri bırakır ve takıma sahip çıkar, resmi sitede belirtildiği gibi bu tip yalan haber yapanlar hakkında elinden geleni "ardına komaz"...


Sonuçlar istediğiniz gibi gitmediği zaman bu tip haberler her yerde çıkabiliyor. Çıkan haberlerin hepsi yalan. Aramızda kavga veya problem olmadı. Zaten bu röportajı yapmamızın amacı da bu. Doğruları söylemek ve herkesi aydınlatmak. Çıkan haberlerin yalan olduğunu söylemek için buradayız. Antrenmanda iddia edildiği gibi birşey yaşanmadı. Antrenmandan önce kendimi iyi hissetmiyordum. Hocamla konuştum ve hocamın özel iznini alarak tesislerden ayrıldım, eve dinlenmeye gittim. Dediğim gibi, sonuçlar kötü gittiği için bu tür haberler olacak. Önümüzde Gaziantepspor maçı gibi önemli bir fırsat var. Bu maça kendimizi hem fiziksel hem de psikolojik olarak hazırlamak, oradan alınacak iyi bir sonuçla kötü günleri geride bırakmak istiyoruz.
PİNO

Yazılanlar tamamen yalan. Alınan bir mağlubiyetten sonra sinirlenilmesi gayet normal. Aramızda herhangi bir problem yaşanmadı. Önümüzde Gaziantepspor maçı var. Bu durumdan ilk çıkma fırsatı da Gaziantepspor maçı. Bizim için çok önemli bir mücadele. Bir an önce bu maçın gelmesini bekliyoruz.
CULIO

Ne Culio ne Pino’yla aramızda en ufuk birşey yaşanmadı ve en ufak bir problemimiz yok. Galatasaray’ın içinde de herhangi bir problem yok, benim de herhangi bir futbolcuyla bir sıkıntım yok. Ama Türk basını ne yapıyor, kendi kafalarında yarattıklarını lanse edip sunuyor. Olmayan şeyleri yazmaları beni daha da üzüyor. Genelde politikaları bu, gerçekleşmemiş olayları gerçekleşmiş gibi gösteriyorlar. Bu da beni üzüyor tabii ki.
BAROS

Blog Widget by LinkWithin