25 Aralık 2007 Salı

Dövme Kültürü


Yurt dışında taraftarlar arasında "tattoo" olayı oldukça popüler, özellikle Rusya ve Ada'da büyüklü küçüklü dövmeleri taraftarların vücütlarının çeşitli yerlerinde görmek mümkün... Bizde pek nadirdir bu dövme sanatı, hele hele takım logosu dövmesi yok denecek kadar azdır; ya takımın baş harfleri yazılır ya da "takımlarının hayvan simgeleri" kazıtılır vücüda... Vücüda dediysek, ecnebiler gibi sırta, göğüse, boyna değil de sadece "kola" yaptırılır dövmeler... Bir de "dövme-abdest" ilişkisine hiç girmek istemem... Ufak bir anket yapsak, postu okuyanlar dövmeleri "var ya yok" belirtse, de görsek memleketimin tribünlerindeki "tattoo kültürü" ne alemde... Ben de yok "valla", neden mi, bilemem...

Yürüyoruz Biz Bu Yolda #2











Yürüyoruz Biz Bu Yolda
Göğüs Gerdik Zorluklara
İnat Olsun Yav.aklara
And İçik Şampiyonluğa

Piiz "Gitme Kal Bu Şehirde"

Nazan Öncel'in şarkısını oldukça etkili yorumlamış Piiz grubu... Dinlemekte fayda var...


Live

Concert

Gitme Kal Bu Şehirde

Güz yaprakları düştü gazeller oldu
Bulut indi yeryüzüne sevdalı oldu
Bir avuntu biraz keder böyle bize neler oldu
Bu ayrılık birde hasret çekilmez oldu

Ay karanlık hep karanlık yüzü bize döner oldu
Bir ihtimal daha vardı felaket oldu
Gitme gitme gitme kal bu şehirde
Gitme gitme yazık olur bize

Geceler kör dilsiz sanki konuşmaz oldu
Hüzünler koyduk üstüste ayrılık oldu
Bir avuntu birar keder böyle bize neler oldu
Bu ayrılık birde hasret çekilmez oldu

Ay karanlık hep karanlık yüzü bize döner oldu
Bir ihtimal daha vardı felaket oldu
Gitme gitme gitme kal bu şehirde
Gitme gitme yazık olur bize

Önce Kart Sonra Silah



Malezyada oynanan yerel maçta, hakem bir oyuncuya kırmızı kart gösterir, alışkanlık gereği hemen hakeme itirazlar başlar, sanki karar değişecekmiş gibi. (Bu olayı da anlamam, hiç hakemin kararını değiştirdiğine şahit olmadım, olsa olsa hakem itiraz edene daha "gıcık" olur). İtirazların şiddeti artınca, hakemimizin kafası artar ve esas mesleğinin polislik olduğunu hatırlar, koşar arabasına, alır silahı, gelir sahaya ve "bam bam" havaya 2 el ateş eder, herkes çil yavrusu gibi dağılır... Şimdi hem hakem hakkında hem de oyuncular hakkında soruşturma açmış Malezya Polis Yetkilileri... Hakemin oyuncuya yumruk, tekme attığına şahit olmuştum ama silah olayına ilk defa rastlıyorum...

Andres Jose Fleurquin



Fleurquin Fleurquin
Bitmez Kalbimizdeki Sevgin
Ne Cansun Ne Süren
Biz De Yokuz Fleurquin Sen Olmadan

24 Aralık 2007 Pazartesi

Liverpool'da Gerrard Devri...



Başlığı bir gün gazetelerde göreceğiz... Liverpool'un başarılı kaptanı Gerrad gelecekte takımının başında olmayı çok istediğini belirtmiş... "Küçüklüğümden beri buradayım, ilerde takımın başına geçme teklifi gelirse, hiç düşünmeden balıklama atlarım" diyen Steven "ama bu işi benden önce yapacak kişi Jamie Carragher, o hem daha çok seviyor futbolu hem de şimdiden işin taktik yönüne yöneldi bile" diye sözlerine devam etmiş... Gerrard'ı Liverpool'un başında, Bülent'i de Galatasaray'ın başında görmenin en büyük isteğimiz olduğunu söylemeye gerek yok zannedersem...

Bir Vaka Daha...



Daha Manchers United'li topçuların partilerindeki "tecavüz" vakası sonuçlanmadan, bir başka Manchester'lı, ama City'li, Micah Richards'ın 87 saniyelik cep telefonu kaydı ortaya çıktı... 19 yaşındaki oyuncu ve Premier Lig'ten bir başka arkadaşının, genç bir kızla cinsel ilşki sırasında çekilen videosunda, Micah "anal" çalışırken, arkadaşı da "oral" çalışmakta... News of the World sitesinin "hayvanlar" diye nitelendiridiği iki futbolcunun konuşmaları arasında küfürlerin de yer aldığı görüntülerde, ilşkinin sonlarına doğru kızın telefonun çalması ile "Böyle zamanda seni kim arıyor?" diye oyuncuların espiri yapmaları da ne kadar rahat olduklarını göstermekte... Görüntülerin İngiltere milli takımının, Hırvatistan'a yenildiği günlerde çekilmiş olması ise, İngiliz basını tarafından öfkeyle karşılandı... Daha önce de Ashley Young'ın çıplak chat yaparken web cam kaydı yansımıştı basına... İngiltere Milli Takımı yeni teknik direktörü Capello ise "Milli forma hak edilmeli... Bu hem saha içi hem saha dışı davranışlarla olur" şeklinde demeç vermişti... Bu gelişmelerden sonra ulusal formaya uzun bir ara verecek gibi görülüyor siyahi oyuncu...



Geçmiş Olsun



Pazar gecesi Gençlerbirliği Oftaş maçı bitiminde özel arabalarıyla İstanbula dönmek üzere yola çıkan arkadaşlarımız Anakara içinde direksiyon hakimiyetini kaybederek yoldan çıkmışlardır... Allah'tan kolda kırık ve baş bölgesinde yaralanmalar ile bu kazayı atlatmışlardır... Kendilerine geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum buradan...
"Ah be CimBom bilsen uğruna yapılanları, ah ah..."

"4 Göz"ler

Bir önceki postta futbolcunun gözlük takması üzerine "Türk Büyüğü!" Selçuk Yula'nın yorumunu belirtmiştik... Bahsi geçen iki topçunun da fotosunu koymakta yarar var...

Salı Pazarından Mı?



"Bunlar nerden buluyor bunu, aklım ermiyor. Salı pazarından mı? Amerikalı basketçiler özel yaptırıyo' vücüduna, Davids yıllardır takiyo', bu nerden buluyo'? Bi' de buğulanıyo', siliyo' gözlüğü"

Nobre'nin gözlük takmasıyla ilgili soru üzerine

Selçuk Yula
24.12.2007

Santra Programı

atv

23 Aralık 2007 Pazar

El Clasico Real'in...0-1


Bugün İnter'in kazanmasından sonra diğer "sevimsiz" Real kazanmasa olmazdı zaten... Rijkaard nedendir bilinmez, tüm hafta boyunca Ronaldinho'yu oynatıp oynatmayacağını saklarken, kendilerini 'el clasico'dan çok ilk onbir tahminlerine yoğunlaştırdılar Katalonyanın çocukları, Real takımı ise sessiz sedasız hazırlandı maça, geldi ve kazandı... Messi'siz Barca-Real mücadelesi de tatsız tuzsuz bir maç olarak kaldı ancak akıllarda...

Milano Derbisi Inter'in...2-1



Pirlo'nun gölüne Julio Cruz ve Esteban Cambiasso ile cevap veren Inter, Şampiyonluğa emin adımlarla ilerliyor...
Roma'nın 2-0 ile kazanması sonrası puan farkı azalırken, bugün tekrar 7'ye yükseldi fark... İşin bir diğer yönü de, İnter hala yenilgisiz...

Manchester Partisinde Tecavüz Skandalı #3



Manchesterli oyuncuların eğlenmelerini kendisine reklam malzemesi yapmak isteyen 26 yaşındaki model, istediğini pek de alamayacak gibi... Kendisine kurban olarak seçtiği Jonny Evans'ın olayı inkar etmesi ve polisin de elinde delil olmaması sebebiyle serbest bırakılmasından sonra, emniyet yetkililerinden gelen haberlerde tecavüze uğradığını söyleyen 26 yaşındaki bayanın, yazılı ve sözlü ifadelerinde tutarsızlıklar ortaya çıktı... Ayrıca, erkek arkadaşıyla geldiği partide nasıl 19 yaşındaki Manchesterli futbolcuyla baş başa kaldığı konusunda da net ifadesi alınamadı... "Sorgunun sonlarına doğru da hangi oyuncunun kendisine tecavüz ettiği konusunda da açık cevap veremez oldu" diyen Emniyet görevlisi "Bu bayan bizim zamanımızı boşa harcıyor" diyerek konuşmasını noktaladı... Aşağıdaki fotograf da yılbaşı eğlencesinin yapıldığı hotelin etrafında toplanan "meraklılar":



El Clasico'ya Az Kala


  • Futbol severlerin merakla beklediği Barcelona-Real Madrid maçına artık 11 saat kaldı...Son gelişmelere bir göz atalım:
  • Barcelona cephesinde, hala Ronaldinho'nun oynayıp oynamayacağı belli değil... Taraftar ve Katalan basını tüm gücüyle "Ronnie"nin oynaması için yüklenirken, Rijkaard ise "ser verip sır vermeme" modunda... "Ben kadroyu oldukça önceden şekillendirdim" diyen Hollandalı, Brezilyalı maestro hakkında ise "Hafta içi iyi çalıştı, yaptıklarından memnunum, herşey yarın Nou Camp'ta bellı olacak" diyerek kafalardaki soru işaretlerini gidermedi...
  • Real Madrid takımı ise Barcelona havaalanına sessizce inip, konaklayacakları hotele gittiler.. Doğal olarak imza için bekleyen taraftarlar vardı ve hotelin içine kadar girebilmiş olmaları ufak bir kaosa neden oldu... Maça çıkacak kadro konusunda ise Schuster'in Capello tarzı bir anlayışı benimseyip, "önce durdur, sonra vur" taktiği yapacağı düşünlüyor... Kadro olarak ise "kazanan takım bozulmaz" felsefesiyle son 4 maçı kazanan takım Nou Camp'ta da yer alacak düşüncesi var futbol severlerde...Schuster ise "Kazanırsak herkese Noel hediyesi olur. Tabii bana da doğum günü hediyesi. Lideriz lider dönmek isteriz ama "el clasico" da herşey olabilir" şeklinde yorumladı maçı...
  • Eto'o nun yükselen grafiği Barçalıları sevindirirken, Guti'nin oynayacak olması Schuster'in yüzünü güldürüyor...
  • Barcelonalı taraftarlar ise tribün showa hazırlanıyorlar... 100 bin kişilik stadda 200 bin kişi yer alacak... Biz de yer alacaktık maçta ama bayram muhabbetine fırsatı kaçırdık... Kim bilir kaçırmamış da olabiliriz... Belki ülkemizden de yer alanlar olacaktır... Nasıl mı? Barcalı taraftarlar showtime adlı sitede dünyanın her tarafından Barcelonalı taraftarların fotograflarını alıyorlar ve bunları kartonlara uygun şekilde yerleştirip maçta tribünde olanlara dağıtacaklar... Dağıtılan resimli kartonlardan kulübün arması oluşturulacak... Böylece "el clasico" da sahaya çıkacak bordo-mavili 11 in desteğine dünyanın her tarafından taraftarlar iştirak edecekler... Var mı aramızda bu showa katılan?


Yengeç vs Haka


Deivid, Galatasaray maçında attığı golden sonra Trabzonspor maçında da Kadıköy'de gol attı... Ve Roberto Carlos'un -kendisi Real Madrid'te oynarken "hamam böceği" dansı diye bir sevinç icat etmiş ve Robinho'yu alet etmişti bu oyuna, çokca da tepki toplamıştı- gazıyla Deivid önderliğinde "yengeç dansı" yaptılar Brezilyalılar olarak... Televizyondan gördüğümüzü taklit etmeyi seven bir millet olarak, bu sevinci amatör küme maçlarında Galatasaray maçının hemen ertesi günü görüverdim "taklit" edilirken... Golden sonra topçuların sevincine karışmayalım diyoruz, yeşil sahalarda mümkünce özgürlükten yanayız ama FİFA ve UEFA kurallar koymuşlar... Forma altı t-shirt ile mesaj vermeyi dahi yasakladılar atılan golden sonra, forma çıkarmak, tellere tırmanmak gibi mutluluk "show"ları mazide kaldı... "Büyük Başkan" Platini'nin bu sevinç işine bir el atıp, gol sevincini "azad" edeceğine inanıyoruz... Biz ondan bekleyelim serbest bırakmasını, ülkemizde bazı şeyler uzun zamandır zaten görmezden geliniyor... Görülüyor ama büyük küçük ayrımı yapılıyor ya da... Antepli golcü "maske" takar, sarı kart görür, Galatasaraylılar "şapka atkı takar" kart görmez... Konumuza geri dönersek, Deivid "yana yana" yürüdü, elleri havada salladı, kendince sevindi ve buna ne yönetimden bir tepki geldi-Real tepkide bulunmuştu- ne de hakem uyardı, basının zaten eleştirmesini beklemezdim... Peki , her tür sevinç gösterisi rahatça yapılmalı mıdır yeşil sahalarda? Bunları düşünürken aklıma Haka dansı geldi... Ya, yarın öbür gün Galatasaray Avustralya'lı bir topçu alır da, haka dansına başlarlarsa... Hele hele, tansiyonun tavan yaptığı Fenerbahçe maçında atılan golden sonra Haka Dansı ile sevincini kutlasa... Gene mi tepkisiz kalırız... Yoksa Nouma'nın sevincini beğenmediğimiz gibi haka dansı yapanları futboldan men mi ederiz? Real Madrid kolay olunmuyor işte... Öğreneceğimiz çok şey var çok...

Hagi Neden Büyük Oyuncudur?



"Hagi neden büyük oyuncudur? Hagi vururdu topa, abuk sabuk auta giderdi? Sonra bir daha vururdu topa. Deivid' de öyle..."


Rıdvan Dilmen
22.12.2007
NTV %100 Futbol

22 Aralık 2007 Cumartesi

Genel Kurmay Başkanlığı'ndan


Uçaklarımız bir kez daha havadan vurmuş hedefleri... Genel Kurmay Başkanlığının açıklaması:

TARIH : 22 Aralık 2007

NO : BA - 40 / 07


Irak'ın kuzey kesiminde, 22 Aralık 2007 günü öğlen saatlerinde tespit ve teşhis edilen PKK/KONGRA-GEL terör örgütüne ait önemli bazı hedefler; Türk Hava Kuvvetlerine mensup savaş uçakları tarafından 14:25-15:00 saatleri arasında vurulmuştur.

Görevlerini başarıyla tamamlayan uçaklarımız emniyetli bir şekilde üslerine dönmüşlerdir. Ayrıca, aynı hedefler 16:55-17:10 saatleri arasında da sınıra yakın bölgelerde konuşlu kara ateş destek vasıtalarımız tarafından etkili olarak ateş altına alınmıştır.

16 Aralık 2007 tarihinde Irak'ın kuzeyi ve Kandil Dağı bölgesinde gerçekleştirilen harekat, kamuoyunda çok olumlu ve başarılı bulunmasına rağmen; art niyetli bazı çevrelerde harekatı ve sonuçlarını küçümseyen yorumlara rastlanmıştır. Milletçe teröre karşı verdiğimiz mücadeleyi olumsuz etkilemeye yönelik bu yaklaşım, Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından ibretle ve esefle karşılanmaktadır.

Türk Silahlı Kuvvetleri'nin yapmış olduğu operasyonların tespit edilen sonuçları, önümüzdeki hafta içinde görüntülü olarak Türk ve dünya kamuoyuna yansıtılacaktır. Vurulan mağara ve sığınaklardaki terörist sayısı tam bilinmediğinden, tesirsiz hale getirilen teröristlerin sayısını kesin olarak tespit etmek de mümkün olamamaktadır. Ancak, çeşitli kaynaklara dayanarak yapılan istihbarata göre, yüzlerce teröristin etkisiz hale getirildiği de bir gerçektir.

Operasyonların örgüt üzerinde ne kadar etkili olduğu, önümüzdeki günlerde daha iyi anlaşılacaktır. Bu kapsamda, benzer operasyonlar yurt içi ve sınır ötesinde, arazi ve iklime bağlı kalmaksızın her hal ve şartta devam edecektir. PKK terör örgütü, Irak'ın kuzeyinin artık güvenli bir bölge olmadığını yaşayarak öğrenecek ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti karşısında başarı şansının kalmadığını bir kez daha anlayacaktır.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur.

Bizim Marş Nerede?



Asya kupası şampiyonu Irak milli takımı Kral kupası dostluk maçları yapmak üzere Tayland'a gider... Takım tüm hazırlıkları yapar ve maç öncesi seramoniye geçilir..İşte ne olduysa o an olur ve milli marşlarını elleri yüreklerinde, gözleri bayraklarında bekleyen futbolcular ile taraftarlar daha önce hiç duymadıkalrı bir şarkıya eşlik etmek durumunda kalırlar... Tabii, eşlik edemezler, sağa sola bakınırlar ne oluyor diye... Yöneticiler durumu protesto ederler, çalan "yabancı" marş sırasında koltuklarına otururlar ve el kol hareketleri ile hesap soracak birilerini ararlar... Turnuva yöneticileri yanlışı anlarlar ama çok geç olur... Maç başlar... Ve hatalarının telafisi olarak ikinci devrenin başında "gerçek" Irak ulusal marşı söylenir Tayland'ın Rajamangala stadında...
Olayın görüntüleri henüz youtube'a düşmedi ama İrak milli marşını merak edenlere bir hizmetimiz olsun: Tıklayın

Romario 120 Gün Yok



Geçtiğimiz günlerde Romario'nun dopin yaptığı haberini okumuştuk gazetelerde, oysa 41 yaşındaki golcü, doping değil sadece saç dökülmesine karşı bir ilaç kullandığını belirtmişti savunmasında... Brezilya Spor Mahkemesi, 3-2 oy çokluğu ile "efsane" golcüyü yeşil sahalardan 4 ay men etme kararı aldı... karraı oldukça ağır bulan Romario ve avukatları, "işin sonunu bırakmayacaklarını" belirtirken, eski takım arkadaşı Bebeto da " Romario böyle bir şey yapamaz... Sadece saçlarının uzadığına bakarak karar verilmesi son derece saçma" diyerek arkadaşına arka çıktı... Kariyeri başarılarla dolu olan Romário De Souza Faria, geçtiğimiz aylarda şu an hem antrenör hem oyuncu olark görev yaptığı Vasco da Gama takımında 1000. golünü atarak bir rekor daha kırmıştı kendi adına...

Rijkaard 7 - Schuster 1



14 Mayıs 1988 de başlayan Rijkaard ile Schuster'in çekişmesi, yarın oynanacak "clasico" da devam edecek... Bugune kadar hem sahada hem de kulübede Hollandalının "bariz" üstünlüğü var... 10 defa karşı karşıya gelen iki teknik adamın mücadelesinde, Rijkaard 7 defa galip gelirken, Schuster ise sadece 1 kez mutlu olabildi... 2 maç ise dostça sona erdi...

QPR Geliyor...



Dünyanın en zengin adamlarından biri olan Hintli Lakshmi Mittal'in Queens Park Rangers'ın hisselerinin %20 sini alması ile Championship'te sonlarda yer alan İngiliz takımı dünyanın en zengin takımı oldu... Formula 1 den adlarını bildiğimiz Bernie Ecclestone ve Flavio Briatore da takımın ortakları olduğunu hatırlarsak, Ada'da Roman Abramovich'in pabucu dama atılacak... Hintli demir-çelik tüccarları Mittal'lar daha önce de Bulgaristan'ın köklü kulübü CSKA Sofia'yı almış ve kesenın ağzını sonuna kadar açmıştı-CSKA Sofia şu an Bulgar liginde lider-... Önümüzdeki senelerde yıldız topçuları mavi-beyaz halkalı formalar içinde göreceğiz demek artık... Her ne kadar Queens Park Rangerslı taraftarlar : "Noel baba mavi-beyaz forma giyinmiş olmalı bu sene" şeklinde sevinçli sözlerle bu olayı kutlasa da, kulüplerin satılmasından yana değilim... Bırak olmasın kupalar, galibiyetler, ama yeter ki takımım benim olsun... Benitez gibi efsane çalıştırıcın olur ama "para" isteyince transfere, patron hemen "kapıyı gösteriverir"...

21 Aralık 2007 Cuma

Valery, Blackburn Yolunda...



Bulgarların parlayan yıldızı Valery Domovchiyski'ye Blackburn kafayı iyice takti... Levski Sofya'da 2004-2005 sezonundan beri oynadığı 121 maçta 54 gol atan genç yıldız, bu sezon da 22 maçta 10 gol atarak İngiliz ekiplerinin gözüne girmişti... Ekipler dedim çünkü daha önce de Newcastle United, Velery'e teklifte bulunmuş ama başkent ekibi oyuncusunu satmayı kabul etmemişti... Öte yandan, bir başka levski'li Nikolay Dimitrov da Arsenal ile transfer flörtü yaşamakta... Taa İngiltere'den bu adamların peşine düşen takımlar varken, nedense biz "komşuyu" görmeyip, Afrikalara topçu avına gidiyoruz...

Navarro aka Rocky



David Navarro Pedrós

Valencia-Inter
6 Mart 2007

Şampiyonlar Ligi...


19 Şubat

Schalke-FC Porto
Liverpool-Inter
Roma-Real Madrid
Olympiakos-Chelsea

20 Şubat

Celtic-Barcelona
Lyon-Manchester United
Arsenal-Milan
Fenerbahçe-Sevilla

Yolumuz Açık Olsun...



13-14 Şubat 2008 / 21 Şubat 2008

Miguel Ángel Russo "The End"



Sen misin Milan'a finalde kaybeden... Boca Juniors yönetimi yeni sezonda coach Russo ile çalışmayacaklarını açıklamış... Senenin son gününe kadar takımın başında kalacak olacak antrenör, daha sonra yerini büyük ihtimalle Carlos Bianchi'ye bırakacak... River'lılara kafa bulacak bir konu daha çıktı gibi...

Nur İçinde Yat Hacı...


"Hayat futbola fena halde benzer... Futbol şahsi beceri gerektirir ama aslinda toplu oynanan yani insanların bir takım halinde oynadıkları bir oyundur... Hayatta öyle değil mi, istediğin kadar yetenekli ol, iyi bir takımın yoksa kaybedersin... Evet... Kaybedersin!" diyerek gönlümüzde yer edinmişti Savaş Dinçel... Bayramın ilk günü geldi hüzünlü haber bizlere, filmde Hacı öksüz bırakmıştı Esnafspor'lu Torba Suat'ı, Onbaşı'yı, Laço'yu, Niyazi'yi ve mahalleliyi; ama "hakem" artık son düdüğü çaldı ve film de bitti, hayat mücadelesi de bitti... Savaş abi yok aramızda... Gittiğin yerde nur içinde yat büyük üstat... Seni asla unutmayacağız...

20 Aralık 2007 Perşembe

Adriano'yu Kim Aldı?



Neredeyse bir senedir medyamız Adriano'yu Fener'e getiriyor... Ha geldi ha gelecek... Şampiyon olsun Fener, Brezilayalı transfer edilecek dendi olmadı; Şampiyonlar Ligi ön eleme turunu geçsin, grup maçlarında sarı-lacivert formayı giyecek dendi olmadı; gruptan çıksın Fener, Şubat ayında Saraçoğlu'nda izleyeceğiz Adriano'yu dendi olmadı... Adam gitti ülkesine samba yapmaya... "Çok da mutluyum ve milli takıma tekrar seçileceğim" diye de iddialı demeç vermiş... Peki kim aldı Adriano Leite Ribeiro'yu... Ne Parma ne de West Ham, Fenerbahçe ise en yanlış cevap... Brezilaya'dan Sao Paulo aldı golcü futbolcuyu... O halde Fotomaç ne aldı?

19 Aralık 2007 Çarşamba

Bitmedi Bitemez...#2



Atina ve İstanbul'da 21.45 te başlayan ve 23.30 civari biten maçlarda Cavenaghi diye bir adam bir takımdan bir diğerine aldı verdi turu... Yedeklerden oluşan 15 kişilik bir kadro ile Yunanistan'a giden Bordeaux takımının maçı kazanacağı pek çok kişinin aklında değildi... Galatasaray kendi sahasında 0 pualı A.Wien'i nasılsa yenecekti... Maçlar başladığında Yunanlılar 1-0 öne geçtiler, biraz daha geçmeden 2-0 oldu... Beklenen felaket senaryosu tıkır tıkır işliyordu ki Fernando Cavenaghi çıktı sahneye ve değiştirdi kaderini oyunun... Bir gol attı, Sami Yen'de ümitsiz yüreklere su serpti, ikinci devre başladı ataklar devam etti, Fernando bir de gol attırdı 2-2 ye geldi skor... Herşey Galatasaray'ın elindeydi, bir atsa CimBom çıkacaktı üst tura, ama gol gelmedi ve gelmedi... Baktı Arjantinli Galatasaray'dan gol haberi gelmeyecek, bir vurdu top sekti Bordeaux üç yaptı, Sami Yen'de kurulmaya başlanan giyotin sephaları "başka bahara" kaldı...

Tarihe Damgasını Vuranlar

İngiltere Profesyonel Futbolcular derneğinin organize ettiği ankete göre kulüplerin tarihine adlarını "altın" harflerle yazdıran oyuncular belli oldu. Liste aşağıda yer almaktadır ama ilginç olan durum ise Alan Shearer, Stanley Matthews ve Stan Bowles'ın isimlerinin iki takımda birden yer almasıdır...

Arsenal Thierry Henry (Fransa)
Aston Villa Paul McGrath (İrlanda)
Birmingham City Trevor Francis (İngiltere)
Blackburn Rovers Alan Shearer (İngiltere)
Bolton Wanderers Nat Lofthouse (İngiltere)
Chelsea Gianfranco Zola (Italya)
Derby County Kevin Hector (İngiltere)
Everton Dixie Dean (İngiltere)
Fulham Johnny Haynes (İngiltere)
Liverpool Kenny Dalglish (İskoçya)
Manchester City Bert Trautmann (Batı Almanya)
Manchester United Duncan Edwards (İngiltere)
Middlesbrough Juninho (Brezilya)
Newcastle United Alan Shearer (İngiltere)
Portsmouth Jimmy Dickinson (İngiltere)
Reading Robin Friday (İngiltere)
Sunderland Charlie Hurley (İrlanda)
Tottenham Hotspur Jimmy Greaves (İngiltere)
West Ham United Bobby Moore (İngiltere)
Wigan Athletic Arjen de Zeeuw (Hollanda)

Soğuktan Kaçıyor...



Bayer Leverkusen'de bir defans elemanına göre oldukça fazla gol atarak-92 maç 15 gol- Bayern Munich'e transfer olan Lucimar da Silva Ferreira aka Lucio, gözünün İspanya ya da İtalya'da olduğunu söyledi... Bir çok oyuncu gibi "transfer vurgunu" peşinde olmadığı "burada kışlar çok soğuk geçiyor. Ailem ve ben kendimizi eve hapsedilmiş hissediyoruz" söyleminden anlaşılıyor... Enteresan oyuncudur zaten Lucio, transfer olma isteği de enterasan... Ama 2010 kadar biraz daha üşüyecek gibi Almanyanın soğuklarında...

Manchester Partisinde Tecavüz Skandalı #2



Manchester United'lı oyuncuların yılbaşı partisi başlarına bela oldu... Eğlencenin yapışacağı haberini daha önce yazdık, sonrasında da 26 yaşındaki bir bayanın "tecavüz" ihbarı ise eğlenceyi bozmuştu... Bugun ajanslardan gelen haber ise United'lı genç defans oyuncusu Jonny Evans'ın geceyi karakolda geçirip kefaletle bırakıldığı yönünde... Gece boyunca, Kuzey İrlandalı oyuncu İngiliz polisi tarafından sorgulanıp, gerekli ifadeyi verdikten sonra Şubat 23'e kadar serbest bırakıldı... Manchester'li oyuncular tarafından "kapatılan" hotelde yenilen yemekten sonra bazı oyuncular puba giderken, bazıları da hotelde kalmayı tercih ettiler... Geçen yıl da yaşanan tatsız olaylardan sonra Ferguson, oyuncularını dikkatli olmaları konusnda uyarmıştı ama "içki şişede durduğu gibi durmaz" sözünü kulakardı etmişe benziyor Manchesterlılar...

Genel Kurmay Başkanlığı'ndan


Hava kuvvetlerinden sonra komandolar da harekete geçti... Genel Kurmay Başkanlığının açıklaması:

TARIH : 18 Aralık 2007

NO : BA - 39 / 07

16 Aralık 2007 tarihinde Irak'ın kuzeyi ve Kandil Dağı bölgesine yapılan hava harekatıyla ilgili açıklamalar Genelkurmay Başkanlığınca kamuoyuna duyurulmuştur.

Hava harekatının sonuçları hakkındaki değerlendirmeler devam etmekte olup, bu aşamada ne kadar PKK teröristinin etkisiz hale getirildiğini sayısal olarak ifade etmek mümkün değildir. Hava harekatıyla PKK'lıların barındığı bir çok tesis vurulduğundan, söz konusu tesislerde bulunan teröristlerden etkisiz hale getirilen miktarlar tam olarak bilinmemektedir. Gerçek olan bir şey, PKK terör örgütünün gerek altyapı gerekse insan kaynağı açısından çok ağır kayıplar verdiğidir.

Operasyon hakkında kesin değerlendirme sonuçları bilahare kamuoyu ile paylaşılacaktır. Bu bakımdan, bilgi ve belgeye dayanmayan, ayrıca Genelkurmay Başkanlığınca teyit edilmeyen haberlere itibar edilmemesi önem arz etmektedir.

Hava harekatı çok hassas olarak planlanmış ve dikkatle icra edilmiştir. Harekatta kullanılan hedef listelerine sadece terör örgütünce kullanılan tesisler dahil edilmiş; hiçbir şekilde sivil yerleşim birimleri hedef alınmamıştır. Buna rağmen, harekatı müteakip Irak'ın kuzeyinden kaynaklanan haberlerde "10 köy bombalandı, bir kadın öldü, "Türkler hastaneleri, köprüleri, köyleri tahrip etti", "Türkiye, tampon bölge yaratıyor" gibi dünya kamuoyunu yanıltmaya yönelik bir kampanya başlatılmıştır. Bu tür haberler bir paniğin sonucu olup; Irak'ın kuzeyinde ve merkezi Irak hükümetinde etkili olan bazı odakların PKK'ya verdikleri desteğin açık bir göstergesidir.

Bu tür haberler kesinlikle gerçek dışıdır. Meskun köylerin bombalanması halinde bir değil yüzlerce sivilin hayatını kaybedeceği aşikardır. Irak'ın kuzeyinde yaşayan halka olan sevgi ve yakınlığını geçmişte göstermiş olan Türk Silahlı Kuvvetlerine böyle bir iftira atılması, tamamen PKK terör örgütüne hizmet etme anlamına gelmektedir.

Değerli basınımızın bir kısmının, PKK'ya destek veren kişilerin bu tür asılsız beyanatlarını referans almaları üzüntü vericidir.

Ayrıca, merkezi Irak yönetiminde yer alan bir kişinin "Türk Silahlı Kuvvetlerinin hastaneleri, evleri, köprüleri tahrip ettiği" şeklindeki beyanları, bazı odakların Irak Devleti üzerindeki etkilerinin de açık bir göstergesidir.

Öte yandan, 17-18 Aralık gecesi Türkiye-Irak sınırını geçmeye çalışan bir grup terörist görüntüsü alınmıştır. Bölgede konuşlu kara birlikleriyle sıcak takip kapsamında icra edilen küçük çaplı bir operasyon sonucu, söz konusu gruba ağır bir darbe vurulmuştur. Şemdinli/Yeşilova bölgesinde, sınırdan birkaç kilometre derinlikte icra edilen bu operasyonun, bir çok ülkede gündem teşkil etmesi ayrıca manidar bulunmuştur.

TBMM bir karar almış ve hükümet bu konuda Türk Silahlı Kuvvetlerine bir yetki vermiştir. Türk Silahlı Kuvvetleri, bu yetkinin aynı zamanda bir sorumluluk olduğunun bilinci içindedir ve bu sorumluluğun gereklerini yerine getirecektir.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur.

18 Aralık 2007 Salı

Tarih Yazıcılar...

"Galatasaray tarihine önemli hizmetlerde bulunarak, kazandığımız UEFA ve SUPER Kupa'nın kahramanları arasında yer alan Hagi, Popescu ve Taffarel için üretilen "Tarih Yazıcılar" serisinin yeni ürünleri tüm Galatasaray Store mağazalarında satışta..." diyerek yapılmış tanıtımı üretilen t-shirtlerin... Evet gerçekten kazanılan kupaların unutulmaz kahramanlarıdır Ciga, Pope ve Tafi, onları Galatasaray taraftarı unutmaz, unutamaz... Ama, çıkarılan bu t-shirtler vefa için mı yoksa para için mi çıkarılıyor.. İşte esas sorun bu... Geriye doğru sardığımızda filmi, bu üçlü yaptıklarının karşılığını pek de alamamışlardır kulüpten... Belki maddi olarak istediklerini aldılar, sözleşmelerindeki paraları aldılar ama her şey "para" mı ki bu hayatta... Gerçi Servet "cebimdeki paraya bakarım, formanın rengine değil" tarzı konuşmuştu geçenlerde ama, Metin Oktay'da Galatasaray için "bi' ton parayı tepmişti"... Üç yabancı da Galatasaray'a kazandırdıklarına karşılık paradan çok saygıyı hak etmişlerdi ama göremediler... Hagi'ye oldukça görkemli bir jubile yapılmıştı Romen Milli Takımını bıraktığında ama Galatasarayla oynadığı son maçında bir jübileye dahi uygun görülmedi... Hoş olmaz mıydı omuzlarda, binlerce taraftarın önünde veda etmek yeşil sahalara... Yapılmadı... Gene de sevmişti Türkiye'yi Hagi... En çok da Galatasarayı... Geldi antrenör oldu...Kupa kazandırdı, ezeli rakibi 5leyerek ama hala sevilmedi nedense kulübü yönetenlerce... Yöneticilerin gazıyla son maçında da tribünlerden "ayıp" edenler çıktı Ciga'ya... Üzgün gitti aramızdan... Klipler yaptık movie makerlarda, youtube'lara malzeme çıkardık ardından... Popescu daha acı durumlar yaşadı... Genç topçu getirdi Galatasaray'a, tavsiyelerde bulundu, referans oldu para kazansın diye Galatasaray... Oysa "takımı kazıklıyor" diye Florya'ya girmesini yasakladık onun... Unutuverdik, "dört sene üst üste şampiyon olduk/Avrupa'nın kralı olduk" tezahüratının en önemli yaratıcısını.. Oysa, hala bazılarımızın kulaklarında çınlıyordu TRT ekranlarından gelen "Haydi Popescu, haydi oğluuum.... Goooooollllll, Gooooooolllll, Kupa Bizim Kupa Bizimmmm" seslerini... Taffarel ise çok sevmişti bizi, biz de sevdik ama sadece kupa kazandırırken...UEFA sonrası sessizce yol alırken havaalanında, Okan'lara Emre'lere veda partileri yapılıyordu Marinalarda... Gene de gelmişti çağrılınca göreve... Ama gene de sessizce yollanmıştı ülkeden... Kırılmamıştı oysa gene de, biliyordu "bazı şeyler için iyi olmak yetmediğini bu ülkede"... Şimdi de onların , futbol hayatlarının son baharlarında , baharların en güneşlisini ve parlağını yaşattıkları takımları onlar adına t-shirt çıkarmış... Bir vefa göstergesi mi? Hiç zannetmiyorum... Önemli maçlar öncesi Fatih Hoca "Yaptıklarımız yapacaklarımızın garantisidir" derdi, yapılanlara bakınca, hiç de saygı ürünü değil bu t-shirtler... Olsa olsa, taraftarın kalbindeki sevgiyi paraya dönüştürmenin bir yoludur bu... Eh, boşa demiyoruz, endüstriyel futbola karşıyız diye... Biz desek ne ola ki... Tüketim toplumu olmuşuz... Metin Oktay forması yapmışız, formayı "promosyon" aracı yapmışız, formayı kıçımıza minder yapmışız, yapmışız da yapmışız... Hagi-Pope-Tafi t-shirtü yapmışız, çok mu ha...

Çekilsene be Kadın #10[18-23 Aralık]

18 Aralık Salı
22:00 Blackburn Rovers - Arsenal (tv 8 ) Carling Kupası Çeyrek Final

19 Aralık Çarşamba
21:45 Galatasaray - Austria Wien (d spor)
21:45 Panionios - Bordeaux (e2)
21:45 Chelsea - Liverpool (tv 8 ) Carling Kupası Çeyrek Final

20 Aralık Perşembe

21:45 Atletico Madrid - Panathinaikos (direct 8 ) hotbird-astra-eutelsat'tan şifresiz

21 Aralık Cuma
13:00 Şampiyonlar Ligi Kura Çekimi
14:00 UEFA Kupası Kura Çekimi
20:00 Vestel Manisaspor - Beşiktaş (lig tv)

22 Aralık Cumartesi
14:45 Arsenal - Tottenham Hotspur (fox)
17:00 Middlesborough - West Ham United (fox)
17:00 Celtic - Hibernian (business)
18:10 Nancy - Lyon (kanal a)
19:00 Fenerbahçe - Trabzonspor (lig tv)
20:30 PSV Eindhoven - Uthrecht (business)

23 Aralık Pazar
13:00 Excelsior - Ajax (business)
14:00 Manchester United - Everton (fox)
15:30 Sivasspor - Gençlerbirliği (lig tv)
16:00 İnter - Milan (24)
17:00 Aberdeen - Glasgow Rangers (business)
18:10 Blackburn Rovers - Chelsea (fox)
19:00 Gençlerbirliği Oftaş - Galatasaray (lig tv)
20:00 Barcelona - Real Madrid (ntv)

Kaynak

Manchester Partisinde Tecavüz Skandalı



Başlık biraz "şok şok şok", "flaş flaş flaş" altyazılı haberler gibi oldu... Olaya geçersek, Ferdinand önderliğinde Manchesterli topçular kendi aralarında para toplayıp, bir felekten bir gece geçirmeye karar vermişlerdi.. Burada belirtmiştik... İşte bu partinin yapıldığı Great John Street Hotelden gelen "tecavüz" ihbarı İngiliz polisini harekete geçirdi...Emniyet yetkilileri 35 odası Manchesterli oyuncular tarafından tutulan hotelde, 26 yaşındaki bayanın "tecavüze uğradığı" iddiası sonrası araştırmalara başladılar... Konuyla ilgili herhangi bir gözaltı olmazken, polis hotel çalışanlarından partinin "gidişatı" hakkında bilgiler toplamaktadır... Konuyla ilgili olarak ne Alex Ferguson, ne de oyunculardan henüz bir açıklama gelmedi... Ünlü olma sevdalısı birinin oyunu da diyebiliriz, Özlem Tekin'in şarkısından araklayarak "içkinin kötü olduğunu sabah uyandığımda anladım" vakası da diyebiliriz...

Ancelotti



"Şimdi sigarayı bırakma vakti. Çok zor geçen bir seneden sonra, müthiş bir şey kazandık bu sebeple şu an acayip mutluyuz. Çok az ümit olmasına rağmen, bizler oldukça büyük işler yaptık."

Carlo Ancelotti'nin Şampiyonlar ligini kazandıktan sonra çocuklarına sigarayı bırakma sözü verdiğini anlatması...

Blog Widget by LinkWithin