20 Aralık 2010 Pazartesi
Stoichkov Şarapları
19 Aralık 2010 Pazar
Takımı Ligten Çekerim#2
Lazarov Yılın Futbolcusu
Konyaspor:0-1:Galatasaray
Stat: Atatürk
Hakemler: İlker Meral, Gökhan Memişoğlu, Arkın Akgöl
Konyaspor: Gökhan Tokgöz, Abbas (Dk. 79 Adnan), Erdinç, Kere, Emre, Serkan, Veli, Hakan (Dk. 84 Erdal), Ali, Grajciar, Tazemeta (Dk. 73 Eser)
Galatasaray: Aykut, Çağlar, Servet, Gökhan Zan, Neill, Ayhan, Cana, Hakan (Dk. 90+1 Musa), Anıl (Dk. 86 İnsua), Serdar (Dk. 80 Aydın), Kewell
Gol: Dk. 81 Anıl (Galatasaray)
Kırmız Kartlar: Dk. 90+3 Cana (Galatasaray) Dk. 90+3 Kere (Konyaspor)
Sarı kart: Dk. 34 Tazemeta, Dk. 90+2 Veli (Konyaspor) Dk. 59 Çağlar, Dk. 90+3 Aykut (Galatasaray)
Moskova'daki Penaltı Atışları
...Grant'lı Chelsea, Moskova'daki 2008 finaline çıkınca, profesör, Ignacio'nun araştırmasının Grant'a faydalı olabileceğini düşündü ve iki adamı bir araya getirdi. Igancio, Grant'a Manchester United ve penaltılarla ilgili dört maddelik bir rapor gönderdi:1-Van der Sar, bir çok kaleciye göre, atıcının "doğal" tarafına yatmaya çok daha fazla meyillidir. Bu da sağ ayağını kullanan bir atıcıyla karşılaştığında , Van der Sar'ın genellikle kendi sağına, solak bir atıcı karşısında ise kendi soluna yatacağı anlamına gelir. Yani eğer Chelsea'nin sağ ayağını kullanan atıcıları "doğal olmayan tarafa", Van der Sar'ın soluna doğru vuruş yaparlarsa, şansları daha yüksek olur.2-Van der Sar'ın kurtardığı penaltıların çoğu ortalama yüksekliğe(1-1.5 metre yüksekliğe) yapılan vuruşlardır. Yani Van der Sar'ın koruduğu kaleye ya yerden ya da çok yüksekten şut çekilmelidir.3-Cristiano Ronaldo da başka bir özel durum. Ronaldo genellikle topa doğru koşarken bir an durur. Eğer durursa muhtemelen (%85lik bir ihtimal) kalecinin sağına doğru atış yapacaktır. Ronaldo son anda bile topu nereye atacağı konusundaki fikrini değiştirebilir. Yani kalecinin erken davranmaması önemlidir. Kalecinin erken davranması durumunda Ronaldo tüm atışlarını gole çevirmiştir.4-Penaltı atışlarında atılan yazı turayı kazanan takım, atışlara hangi takımın başlayacağına karar verir. Ama bu çok da önemli bir ayrıntı değildir: Kazanan takım her zaman ilk atışı yapar.. İlk atışı yapan takım, maçların %60'ında atışalrı kazanır. Bunun nedeni tahminen, oyunu kazanmak için muhakkak gol atması gereken ikinci takımın üzerinde çok fazla baskı olmasıdır.......Chelsea'li oyuncuların hepsi Ignacio'nun raporundaki tavsiyelerine harfi harfine uymuştur-Nicholas Anelka hariç...
Forza Rossoneri

Bulgar Taraftarların "Ganimetleri"
16 Aralık 2010 Perşembe
Porto:3-1:CSKA Sofya
Yazı: ultras/Movement Saat 18:45 0 Yorum Var / Bi' De Sen Yaz
Dosya: Bulgaristan, Maç Günü, UEFA Cup
Dünya Kupası Kışın Olabilir
Oyunbozan / Matthew Klein
Daha ilk sayfada anlatılan, bir dakika önce üçkâğıtçı rolünde olan kişinin bir dakika sonra dolandırılan durumuna geldiği muzip hikâye ile kitabın eğlenceli geçeceğini hissedebiliyorsunuz. Eski üçkâğıtçı, ama artık namuslu bir hayat yaşamaya karar vererek, bizim tabirle tövbe etmiş kahramanımız Kip Largo’nun, elinde olmayan koşullar sebebiyle son bir kez dolandırıcılık yapmak zorunda kalmasıyla Ocean’s Eleven tarzı olaylar başlıyor.Orjinal adı: Con Ed
Toplam sayfa: 312
Not: 8/10
14 Aralık 2010 Salı
Runje'den Taraftara Gider
13 Aralık 2010 Pazartesi
Emre ve Ankaragücü'nde "Adamlık" Dersleri
"Ankaragücü basın sekreteri midir nedir, geldi bize sataştı. Herkes haddini bilsin. Önce adam olsunlar. Adı Levent’miş. Ben buradan ona adam olmasını tavsiye ediyorum. Ankaragücü’ne kaybettik. Onları tebrik ederiz. Ama ben böyle adam olmayan heriflere karşı kazanmaktansa kaybetmeyi tercih ederim"
12 Aralık 2010 Pazar
Bursaspor Taraftarından Boykot
Tüm Bursa'ya ve Bursalılar'a, Anadolu'ya, taraftar gruplarına, yazıl-görsel medyaya ve konuyla alakadar olan sivil toplum kuruluşlarına çağrımızdır;Bursaspor taraftarları olarak, rahatsızlık duyduğumuz belirli konuları daha önce çoğu kez kamuoyu ve gerek yerel-gerek yaygın medya ile paylaşmıştık. Söylediklerimiz genelde kale alınmamış ve Bursaspor taraftarlarının, kendileriyle ilgili yazılan-çizilenler hakkında ne düşündüğüne dair en ufak bir ‘’ söz söyleme hakkı ‘’bile Bursaspor taraftarına çok görülmüştür. İstanbul merkezli medyanın, Bursaspor taraftarının yaptığı güzel işlerin, çalışmaların ve üretilen projelerin hiçbirini gündemine taşımayıp, Bursaspor taraftarının kötü lanse edilmesine yarayacak en ufak bir malzeme ortaya çıktığında bunu nasıl en iyi şekilde değerlendirmeye çalıştığını ve değerlendirdiğini de yıllarca hep beraber gördük. Yıllar öncesinde yapılan yalan-yanlış haberleri bir yana koyalım, şampiyon olduğumuz 16 Mayıs 2010 akşamının hemen ardından, ‘’ bizim şampiyonluğumuzu nasıl yazmışlar? ‘’ merakı ve mutluluğuyla gazete bayilerine koşan bizler, gazetelerde öncelikli olarak şampiyonluğumuzun değil Kadıköy komedisinin işlendiğine şahit olduk. Sesimizi, hedef kitleleri doğrultusunda haber yapmalarında haklı bazı sebepler de görerek yükseltmemeye karar verdik ve yükseltmedik de. Sesimizi yükseltmememiz, bazı kurumlar ve gazeteciler tarafından ‘’ yükseltemediğimiz ‘’ şeklinde algılandı sanırız ki, yanlı ve taraflı yayınlara her geçen gün yenileri eklendi. Yanlı ve taraflı yayın kavramları bile anlamsız kaldı bu yayınlar karşısında çünkü bazı yayınlar yanlı değil, düşman yayın kapsamında bile değerlendirilebilir niteliğe sahip. Geçen hafta İstanbul-Dolmabahçe’de yaşanan olaylar sonrasında da, bu yayınların ne derece artmış olduğuna bir kez daha şahit olduk. Ve artık, sessiz kalmayacağız. 1600 kişinin arandığı ve sadece 8-9 tane kesici,delici cismin bulunduğu aramaları ‘’ savaşa gelmişler ‘’ diyerek haber yapanlara mı, stadyum civarında yumruğundan başka kendisini savunacak bir aracı olmayan Bursaspor taraftarına satır, bıçak, bira şişeleriyle saldıran Beşiktaş Jimnastik Kulübü taraftarlarını ‘’ kendilerini savundular ‘’ diyerek haklı çıkarmaya çalışanlara mı, bizlere açıkça ‘’ serseri ‘’ diyebilecek kadar ileri gidenlere mi, bize Nazi yakıştırması yapabilecek ve bizim kendimize Nazi dediğimizi söyleyerek yalan haber yapanlara mı yoksa fırsat bu fırsat kulübümüzün armasına ve şampiyonluğa dil uzatacak kadar düzeysizleşenlere mi cevap vereceğimizi şaşırdık. Bu doğrultuda da, hepsine ortak bir cevap vereceğimiz bu günü bekledik ve tek bir cevabımız var; Onların nefreti varsa, bizim de BOYKOT’umuz var!
Bize hakaret edenlere değil; o hakaret dolu yazıları yayınlamaktan kaçınmayan kurumlara, bize saldıranları haklı göstermeye çalışanlara değil; onların bunları söylemesine ve bu denli ileri gitmesine müsaade eden kurumlara, hakkımızda yalan-yanlış haber yapanlara değil; bu haberlerin doğruluğunu araştırmayıp ‘’ yazsak ne olur ki ‘’ mantığıyla yayın yapan kurumlara, yapılan yanlı yayınlara karşı fikir belirtmek için arandığında ‘’ yalansa yalan, yapıyorum. Git mahkemeye ver ‘’ diyebilecek kadar seviyesiz gazetecileri Bursaspor’un üzerine salan kurumlara ve Bursaspor’dan ziyade Bursa insanına 90 dakika boyunca hakaret eden kitleleri bir kelime dahi konuşmayıp, olayları tek taraflı lanse edenlere karşı, tüm Bursa’yı ortak bir fikir birliğine ve bu fikir doğrultusunda da BOYKOT’a davet ediyoruz.Ey gazete bayii sahibi kardeşim, dostum, ağabeyim, ablam, teyzem, amcam; yapılanlar bize değil, sana da karşı. Yapılanlar sadece Bursaspor’a değil, Bursa’ya ve Bursalıya kasıtlı. İstanbul medyasına 10 gün geçit verme. Yaygın medya üretimlerini alma, satma. Şehrine ve onuruna küfredenlere gerekli cevabı sen de ver.Ey hemşerim ve diğer şehirlerde yaşayan Bursalı dostum; yapılanlar bize değil, sana da karşı. Yapılanlar sadece Bursaspor’a değil, Bursa’ya ve Bursalıya kasıtlı. İstanbul medyasına 10 gün geçit verme. Yaygın medya üretimlerini alma, okuma. Şehrine ve onuruna küfredenlere gerekli cevabı sen de ver.Ey Anadolu’da yaşayan ve şehrinin takımını tutan kardeşim; yapılanlar bugün bize olabilir ancak yarın senin renklerine de bunların yapılması muhtemel. Yapılanlar sadece Bursaspor’a değil, Bursa’ya ve Bursalıya yani Anadolu insanına kasıtlı. İstanbul medyasına 10 gün geçit verme. Yaygın medya üretimlerini alma, okuma. Anadolu takımlarını kale almamayı ilke edinmiş kurumlara gerekli cevabı sen de ver.
Kısa Kollu Eldivenli
Trabzon Pankartları
Ali Sami Yen Hakkını Helal Etmeyecek

Galatasaray:0-2:Gençlerbirliği
Stat: Ali Sami Yen
Hakemler: Yunus Yıldırım, İsmail Köse, Ali Saygın Ögel
Galatasaray: Ufuk, Sabri (Dk. 55 Arda), Neill, Gökhan Zan, Hakan (Dk. 46 Çağlar), Cana, Ayhan, Barış, Aydın, Kewell (Dk. 46 Mehmet Batdal), Pino
Gençlerbirliği: Serdar, Orhan, Aykut, Kulusic, Murat, Cem Can, Oktay, Serkan (Dk. 80 Mehmet Akgün), Hurşut, Soner (Dk. 69 Alparslan), Billy Mehmet (Dk. 90+1 Balaj)
Goller: Dk. 1 Hurşut, Dk. 26 Orhan (Gençlerbirliği)
Sarı kartlar: Dk. 38 Orhan (Gençlerbirliği), Dk. 62 Pino, Dk. 72 Gökhan Zan (Galatasaray)
11 Aralık 2010 Cumartesi
" Total Basketbol" ve İzmir'de Farklı Galibiyet: Galatasaray:96 - Aliağa: 64

Dün maçla ilgili haberi girerken Aliağa'nın 3 galibiyeti olduğunu ve puana ihtiyacı olduğunu dile getirmiştik. Maç o havada başlasa da 2. periyottan itibaren üstüne koya koya farkı artırdı Galatasaray. İlk periyotta 5 üçlük isabeti bularak maça tutunacak görüntüsü veren İzmir ekibi devre sonunda havluyu atacak seviyeye gelmiş ve 45-33 ile takımımız devreyi üstün kapatmıştı. 3. periyodun başındaki bir kaç geri dönüş hamlesine de savunma izin vermeyince son periyotta fark oluşuverdi. Levent Bilgin'in Beşiktaş zamanından çıkardığı üçlükler olmasa durum daha da farklı olabilirdi. Gerçi o üçlükleri Beşiktaş'ta sürekli atsa orada tutunabilirdi ama neyse. İşin özü maçın üzerine konuşacak fazla bir şey yok. Durum ortada zaten. 3-5 ayrıntı var ve biz de onlara değinelim.
Öncelikle kalite farkı direk kendisini hissettirdi. Galatsaray maça tutuk başlasa da hem hücumda hem de savunmada ayarı tutturunca fark iyice açılmaya başladı. Galatasaray bulduğu 33 basketi 29 asist üzerinden buldu ki geçen haftaki oranı da aştılar. Demek ki rekoru kıracak olan yine bizim oyuncularımızmış. Bu şunu gösteriyor kesinlikle: "top sahada ne kadar çok dolaşır, topun kıymeti ne kadar çok bilinirse Galatasaray'ın kıymeti o ölçüde daha çok artıyor." Muazzama yakın bir oyun tarzı ile oynamamızı sağlıyor bu oyun anlayışı . "Total futbol"'un basketbol versiyonu gibi. Hatta işi abartıp "total basketbol" diyeyim bari. Total futbol'da amaç topu koşturmak, pas trafiğini maksimum seviyeye çekmektir. Bizim basketçilerin de yaptığı bu aslında. Neyse Futbol hakkındaki görüşler Sabri Abi'nin biz ayrıntılara devam edelim. Ribauntlardaki 41-22'lik yine farklı üstünlük yavaş yavaş bu sorunun da ortadan kalktığını artık göstermeye başladı. Galatasaray son 4-5 maçtır ribauntlarda hep üstün olan taraf. Mahmuti basketbolu herkesin oyunun içinde olması gereken bir oyun anlayışa sahiptir. Sistem o gün kimi ön plana çıkarmak isterse o öne çıkar. Bugün süre alan 11 oyuncunun tamamı hanesine sayı yazdırmayı başardı mesela. Ayrıca en yüksek sayıyı Luksa Andric buldu ama bu sayıların tamamı aldığı servisler üzerinden ve faullerden geldi. Yani bireysel oynamadı. Sonuç: Sistem maşallah kusursuz işleme devam ediyor. Toplamda da zaten 4 oyuncu çift hanelerde sayıya ulaştı. 6 oyuncu da 7'nin üzerinde sayı buldu ki bu da muazzam bir durum. Son sözü de savunmaya söyleyelim. hep diyoruz ya takımımız oyun anlayışını savunmadaki agresiflikten alıyor diye. Aliağa gibi galibiyete aç ve şutör uzunlarla birlikte kurulu bir yapısı olan takımı çok iyi başlamasına rağmen yavaşlatıp 62 sayıda tutmak aslında alkışın büyüğünü hakediyor. Velhasıl kelam Galatasaray Işıldamaya devam ediyor.
ALİAĞA PETKİM (64): Polat Kaya, Ersan Özseven 2, Levent Bilgin 14 (5 ribaund), Barış Güney 4 (5 ribaund- 6 asist), Hüseyin Beşok 12 (2 ribaund- 2 asist), Aubrey Coleman 16 (2 ribaund- 1 asist), Önder Külçebaş 2 (2 ribaund), Kaan Üner (1 ribaund- 2 asist), Volkan Çetintahra, Mustafa İlkan Okay 2 (2 ribaund)
GALATASARAY CAFE CROWN (96): Joshua Shipp 8 (3 ribaund- 1 asist), Melih Mahmutoğlu 7 (1 ribaund- 1 asist), Caner Topaloğlu 2 (1 ribaund), Preston Shumpert 11 (3 ribaund- 2 asist), Taylor Rocheste 10 (5 ribaund- 6 asist), Tutku Açık 10 (5 ribaund- 4 asist), Luksa Andric 14 (4 ribaund- 2 asist), Radoslav Rancik 8 (4 ribaund- 1 asist), Haluk Yıldırım 9 (4 ribaund- 3 asist), Evren Büker 9 (1 ribaund- 6 asist), Ermal Kurtoğlu 8 (5 ribaund- 3 asist)
1.PERİYOT: 16-19
2.PERİYOT: 17-26
3.PERİYOT: 19-22
4.PERİYOT: 12-29
Trendeki Keramet
120
"12 Aralık 2010 Pazar günü saat 19.00'da oynanacak Ankaragücü-Fenerbahçe maçının bilet fiyatları maça damgasını vurdu. KALE ARKALARI: 120 TL MARATON: 125 TL KAPALILAR: 130 TL MİSAFİR TRİBÜN: 120 TL" |
10 Aralık 2010 Cuma
"Mert" Shumpert & BBL'de 9. Hafta

Önce başlığın ilk kısmı ile başlayalım. Shumpert' de "Doğan görünümlü Şahin" sınıfına girdi ve Türk Vatandaşlığına geçerek "Mert" ismini adının başına yazdırmış oldu. En azından soyadını değiştirmemiş. Biz onu "Shumpert" olarak zaten kabul ettik ve Türk vatandaşlığına geçmeyi kabul etmesi bile çok ince bir davranış. Laf açılmışken, ben Türk vatandaşlığına geçmiş olsalar bile alışkanlıktan ve doğrusu o olduğundan kendi isimleriyle hitap ediyorum. Mesela Trabzonspor'da 40 yıllık Michael Wright'a " Ali Karadeniz" diyemiyorum. Yanlış anlaşılmasın tabi bizimkisi alışkanlıktan. "Mert Nobre" den sonra bir Mert daha oldu spor dünyasında. Kulübümüze ve basketbol camiasına hayırlı olsun. Unutmadan, Shumpert için yapılan bu geç kalınmış hamle malesef önümüzdeki sezon için. Bildiğiniz ve daha önce yazdığımız gibi Shumpert'in evraklarını sezon öncesinde yetiştiremediğimiz için bu sezon kendisini Türk Statüsünde oynatamıyoruz. Ne diyelim yine de hayırlı olsun.
Bu güzel haber sonrası başlığın ikinci kısmı Beko Basketbol Ligine geçelim. Takımımız bu hafta İzmir ekibi deplasmanda Aliağa Petkim takımıyla karşılaşacak. Salı günü oynanan Panellinios maçı ile 6 maçlık galibiyet serimiz sona ermişti. Aliağa maçı tekrar bir galibiyet serisi yakalamak için ilk adım olacak. Aliağa'nın 3 galibiyeti var ve alt sıra mücadelesinden kurtulmak için bu maça ciddi önem vereceklerdir. Zor maç olacak ve bu zor maçı televizyonda her zamanki gibi Spormax'dan saat 15:00 itibari ile takip edebilirsiniz. Aslanlara şimdiden başarılar dileyerek 9. Haftanın programını arz edelim:
11 Aralık Cumartesi
13:00 Banvit - Efes Pilsen (Banvit Kara Ali Acar Spor Salonu) Spormax
15:00 Beşiktaş Cola Turka - Antalya BŞB (Beşiktaş Cola Turka Arena)
15:00 Aliağa Petkim - Galatasaray CC (Enka Spor Salonu) Spormax
16:00 Türk Telekom - Mersin BŞB (Ankara Atatürk Spor Salonu)
16:00 Bornova Belediyesi - Tofaş (Halkapınar Spor Salonu)
17:00 Oyak Renault - Pınar Karşıyaka (Bursa Atatürk Spor Salonu)
17:00 Olin Edirne - Medical Park Trabzonspor (Mimar Sinan Spor Salonu)
17:00 Fenerbahçe Ülker - Erdemir (Sinan Erdem Spor Salonu) Spormax
Galatasaray - Spartak Moskova Maçı Üzerine

Ulu önderimiz ve "Atamız" Mustafa Kemal Atatürk'ü ziyaret için Ankara'ya gittiğimiz güne denk geldi maç. Dönüşte de yetişemedim malesef. Kadın takımımız çok çekişmeli uzatmaya giden bir maç sonrasında son dört yılın Eurolig şampiyonu Spartak Moskova'yı yenmeyi başardılar. Takip ettiğim kadarıyla normal süre sonunda topu iki defa üst üste kullanmışız ama top yine fileyle buluşmakta diretince maç uzatmaya gitmiş. Uzatma periyodunda da izleyenler hop oturup hop kalkmış. Her ne kadar ilk maçta berbat bir oyun ortaya koysak da sahamızdaki bu maçta Spartak Moskova'yı yenmek, daha da önemlisi karşılarında durup inat atmek, mücadele etmek, kazanmak daha değerli. Genç bir takım olmamız sebebiyle bu tecrübe önemli, ancak "sadece sahasıda kükreyen bir aslan" kimliğinden kurtulup deplasman maçlarına da odaklanıp kazanmamız gerekiyor. Yine de Spartak Moskova gibi bir takımı yenmek her şeyden güzel. Beşiktaş Kalecisi Cenk Gönen'in geçenlerde hatırlattığı Nietzsche'nin "Unutan İyileşir" sözü bizim adımıza ilk Spartak maç için geçerli olsa da bu galibiyetin sayısal değeri olmasa da bize yol, su, elektrik olarak döneceğini unutmamak lazım. Ayrıca yazının fotoğrafındaki (yukarıdaki fotoğraf) ikilinin WNBA'in en önemli 2 uzunu( Sylvia Fowles ve rakip takımın yıldızı, Wnba'in son MVP'si Lauren Jackson) olduğunu ve Yıldızımız Sylvia Fowles'ın gözlerindeki hırsın çok etkileyici olduğunu söylemekte yarar var. Resmi sitenin maç anlatımını sunarak bitirelim yazımızı.Tebrikler Sultanlar...
-------------------------------------------------------------------------------------
Galatasaray Medical Park 85 – Sparta&K MR Vidnoje 83
Galatasaray Medical Park, Kadınlar Avrupa Ligi C Grubu’ndaki yedinci maçında son dört yılın şampiyonu Sparta&K MR Vidnoje ile karşılaştı. Takımımız, Abdi İpekçi Spor Salonu’nda normal süresi 77-77 sona eren mücadeleden birinci uzatma devresi sonunda 85-83’lük skorla üstün ayrılarak grupta üçüncü galibiyetini almayı başardı.
Karşılaşmaya Işıl Alben, Tuğba Palazoğlu, Seimone Augustus, Melisa Can, Sylvia Fowles beşiyle başlayan Galatasaray Medical Park, maçtaki ilk basketini çeyreğin bitimine 6:45 kala Seimone Augustus ile buldu. Rakibi karşısında eşleşme avantajını iyi kullanan Sparta&K Moskova, iki yıldızı Ilona Korstin ve Lauren Jackson üzerinden bulduğu sayılarla beşinci dakikaya 9-2’lik skor üstünlüğüyle geçti. Saha içinden 1/9 ile hücum ederek maça giren takımımız, bitime 2:38 kala Sylvia Fowles’un serbest atış isabetinin ardından skor avantajını lehine çevirdi: 12-11. Doneeka Hodges, kenardan gelerek 7 sayılık katkıda bulundu. Takımımız, ilk çeyreği 19-17 önde tamamladı.
İkinci periyodun başında Işıl Alben, Nihan Anaz, Seimone Augustus, Bahar Çağlar, Gintare Petronyte beşi vardı. Ancak bu çeyrekteki ilk beş sayı Rusya temsilcisinden geldi. Ve konuk ekip, 22-17’lik skorla üstünlüğü yakalamayı başardı. Galatasaray Medical Park ise devrenin bitimine 7:08 kala molaya gitti. Sparta&K, molanın ardından hızını kesmeyerek serisini sürdürdü. Sylvia Fowles, bitime 5:37 kala takımımızın bu çeyrekteki ilk basketini attığında 27-21’lik skorla fark altıya indi. Rusya temsilcisi, Galatasaray’ın iki dakika içerisinde Sylvia Fowles kaynaklı yedi sayı üretmesinin ardından mola hakkını kullandı. Galatasaray Medical Park, soyunma odasına 40-39 geride girdi.
Sylvia Fowles, Galatasaray Medical Park adına ilk yarıda 13 sayı ve 5 ribaund üretti. Doneeka Hodges ise 12 sayıyla oynadı. Konuk ekipte 12 sayı atan Anete Jakobsene, Sparta&K MR Vidnoje’nin en skorer ismi olmayı başardı.
Galatasaray Medical Park, üçüncü çeyreğe Doneeka Hodges, Nihan Anaz, Seimone Augustus, Melisa Can ve Sylvia Fowles beşiyle başladı. Konuk ekibin periyodun başında yakaladığı 45-41’lik skor üstünlük sonrasında oyuna dönen takımımız, beşinci dakikayı 51-50 önde geçti. Üçüncü periyot, Tuğba Palazoğlu’nun son saniyedeki üçlüğünün ardından 58-58’lik eşitlikle tamamlandı. Galatasaray, son çeyreğe ise Gintare Petronyte’nin isabetli serbest atışlarıyla önde başladı. İlk iki dakika sonunda skorda 65-60 geri düşen Pokey Chatman’ın takımı molaya gitti. Sparta&K MR Vidnoje, moladan 9-2’lik seriyle döndü. Ve bitime 6:11 kala 69-67’lik skorla öne geçmeyi başardı.
Karşılaşmanın son bölümde iki takım da oldukça gayreti gözüktü. Yüksek yüzdeli hücumların ardından Ceyhun Yıldızoğlu ve Pokey Chatman, son dakika içerisinde toplam üç defa (ikisi Galatasaray MP) mola hakkını kullanmak durumunda kaldı. Ancak normal süresi 77-77’lik eşitlikle sona eren mücadele, uzatma periyoduna taşındı.
Galatasaray Medical Park, uzatma dakikalarına Doneeka Hodges, Tuğba Palazoğlu, Seimone Augustus, Melisa Can ve Sylvia Fowles beşiyle başladı. Ancak ilk savunma pozisyonunda beşinci faulünü yapan Melisa Can, yerini Bahar Çağlar’a bıraktı. Galatasaray Medical Park, uzatma periyodunda son iki dakikaya 80-79 geride girdi. Son bölümde toparlanarak :25.8 kala 84-80’lik skorla öne geçmeyi başaran takımımız, karşılaşmadan 85-83’lük skorla üstün ayrılmayı başardı.
Yer: Abdi İpekçi Spor Salonu / İSTANBUL
Rakip: Sparta&K MR Vidnoje
Tarih: 08.12.2010
* Tuğba Palazoğlu: (24:09, 3 sayı, 1 ribaund, 4 asist, 1 top çalma, 3 top kaybı)
* Doneeka Hodges: (33:22, 20 sayı, 3 ribaund, 3 asist, 1 top çalma, 1 top kaybı)
* Bahar Çağlar: (19:22, 4 sayı, 2 ribaund, 1 asist, 2 top çalma, 1 top kaybı)
* Işıl Alben: (13:17, 0 sayı, 2 ribaund)
* Gintare Petronyte: (11:58, 4 sayı, 5 ribaund, 2 blok)
* Melisa Can: (24:06, 8 sayı, 7 ribaund, 2 asist, 2 top çalma)
* Nihan Anaz: (23:11, 8 sayı, 1 ribaund, 2 top çalma)
* Seimone Augustus: (42:51, 18 sayı, 6 ribaund, 1 asist, 3 top kaybı, 1 blok)
* Sylvia Fowles: (32:44, 20 sayı, 12 ribaund, 2 top kaybı, 2 blok)
1. ÇEYREK : 19 – 17
2. ÇEYREK : 20 – 23 (39 – 40)
3. ÇEYREK : 19 – 18 (58 – 58)
4. ÇEYREK : 19 – 19 (77 – 77)
1. UZATMA : 8 – 6 (85 – 83)
Saç Bandı da Yasak, Boğazlık da...
Alex Ferguson'u seven var, sevmeyen var, ben Manchester'ı sevmediğimden dolayı, Sir'ü de pek tutmam lakin son yaptığı açıklama hislerime tercüman olmuş. "Bizim takımda futbolcuların kulaklarını kapatan saç bandı ile boğazlık takması yasak"... Takımın defans oyuncusu Ferdinand da Twitter hesabında "Ben Manchester United oyuncusunun böyle bantlar takacağını zannetmiyorum" diyerek hocasına destek çıktı.
































