20 Şubat 2011 Pazar
Olympiakos-Panathinaikos Mevzu Videolar
19 Şubat 2011 Cumartesi
Olympiakos-Panathinaikos Mevzular
Şampiyonlar Ligi Neyime, Benim FA Cup'ım Var
Sezer'e Kapak Oldu
18 Şubat 2011 Cuma
"Göstereyim Cantona'yı"
Seninleyiz Hagi, Sana İnanıyoruz Hagi
“Ben her şeyimi vererek güzel başarılar elde ettiğimi düşünüyorum Galatasaray'da”
“Galatasaray'daki bu fatura benim için eksi değil, artı olarak görülmeli. Devre arasında yaptığım şeyler de Galatasaray'a artı getirmiştir. Hesaplamalarınızı iyi yapın. Genç oyunculara verdiğim değer ortada. Geçtiğimiz yıllarda Arda Turan gibi bir oyuncuyu da piyasaya çıkartmıştık. Bunların görülmesi, verdiğiniz emeklerin değerinin bilinmesi gerekiyor. Doğum günümde bir şey yaptınız ve şu anda devam ediyorsunuz. Sizden saygı bekliyorum.”
“Galatasaray'a üçüncü kez gelişim de yine kritik durumdayken oldu. Galatasaray'ı bu duruma getiren ben değilim. İlk günden beri bunu söyledim. Buraya Galatasaray'ı rekabet içinde olan bir takım olması için geldim. Bu zor bir iş. 2 defa bunu yapabildik. Oyuncu olarak geldiğimde güzel işler yaptık. Teknik direktör olarak geldiğimde siz biliyorsunuz neler yaptığımı. Şu anda da görevime başlayalı henüz 2–3 ay oldu. Devre arasında bir şeyler yapıldı. Bu kadroyla 10 gündür beraber çalışıyoruz. Tamam, takım zor durumda belki ama bunun için suçlu olduğumu düşünmüyorum. Bunu başkanımıza da söyledim, şimdi herkesin önünde de söylüyorum.”
“Galatasaray'da önemli olan kazanmak ama bu bugünden yarına olacak bir şey değil. Ancak zaman içerisinde bazı şeyleri değiştirebilirsiniz. Mesleğime her şeyimi veriyorum. Futbol hakkında kendi felsefem ve kurallarım var. Bu kuralları ve felsefemi oyuncularım da biliyor. Onu dışında herhangi bir spekülasyon yapılmasın. Oyuncularımın tekrar futbol oynama zevki kazanmasını istiyorum. Bazen iyi bazen kötü oynuyoruz. Sonuçlar bazen olumlu bazen olumsuz çıkıyor. Ancak hedeflerimize ulaşmak için heyecanla çalışıyoruz. Durum bu. Galatasaray benim evim. Bu camiada çok mutluyum, bu kulüp benim için çok önemli. Burada bulunduğum süre içinde elimden geleni yapacağım. Eski Galatasaray'ı geri getirmek için her şeyi deneyeceğim. Kimseden korkmuyorum. Bir tek söyleyebileceğim şey; çalışacağım. Tek başıma değil tabii ki. Galatasaray camiasından hiç kimseye bu durum yakışmıyor biliyorum. Bu durumu değiştirmek için elimden geleni yapacağım. Kolay değil ama çalışacağız.”
“Ben sadece kendi işime bakıyorum. Gerçekten zor bir durumdayız ama camia olarak çok az konuşup çok fazla çalışmamız gerek. Mümkün olduğu kadar kenetlenmeliyiz. Özellikle de taraftarlarımız... Galatasaray'a o kadar şeyler verdim ki o kredi daha fazla olmalı. Bu evin bir adamı olarak bana, o zaman verilmeli. Çalışmak için buna ihtiyacım var.”
“Ne zaman Galatasaray kötü ben buradayım. Ne zaman Galatasaray iyi ben yokum”
BBL'de 18. Hafta: Tofaş-Galatasaray

BBL'de 3 haftalık aradan sonra tekrar lige kanalize olmuş durumdayız. 18 hafta sonunda güzel bir çizgi yakaladık ve bu süreçte bir ara sakatlıklar canımızı sıksa da son derece keyif veren, her maça yüreğini koyan, mücadele eden bir takımımız olduğunu görmek çok sevindirici. Son zamanlarda yükselen bir performansımız var. Fenerbahçe maçında kaybetmemize rağmen ortaya koyduğumuz mücadele ve farkın 25 civarından 5'e kadar düşüp maça ortak olma seviyesine getirmemiz, deplasmandaki Nymburk maçının sonucu sonrası oluşan hava da artı unsur olarak gözümüze çarpsın. Pota altı oyuncularımızın yükselen performansı da cabası olsun.
18. Haftadaki rakip Tofaş. Deplasmandaki bu mücadele biz blog yazarları için de bir anlamda duygusal bir özellik arz ediyor. Sabri abi Bursa'lı malumunuz. Ben de hayatımın en güzel 4 senesini oraya vermiş olduğumdan bizim için pek muteber ve duygusal bir karşılaşma olcak. Şimdi aklıma yine Bursa Atatürk Spor Salonundaki anılar geldi. Ama onları sonra anlatırız. Hatta Sabri abi o Mehmet Okur'lu, David Rivers'lı, Rashad Griffith'li kadrosuna tanık olup onları canlı canlı izlediği için çok şanslı. Biz şimdilik bu haftanın programını verelim ve anılar güzel bir şekilde hatıramızda canlansın. Elimde o dönemin en önemli oyuncuları Mehmet Okur ve Alper Yılmaz'ın, Genç Milli takım antrenmanını izlemeye gittiğimizde, Tofaş'ın müzesinden çektiğim forma fotoğrafları var. Altta onları da paylaştık. Herkese güzel bir hafta sonu geçirmesi dileğiyle...

19 Şubat 2011 Cumartesi
13.00 Tofaş - Galatasaray Cafe Crown (Bursa Atatürk Spor Salonu)
16.00 Antalya BŞB - Türk Telekom (Antalya Atatürk Spor Salonu)
16.00 Medical Park Trabzonspor - Oyak Renault (Trabzon 19 Mayıs Spor Salonu)
17.00 Fenerbahçe - Bornova (Sinan Erdem Spor Salonu)
17.00 Olin Edirne - Banvit (Edirne Mimar Sinan Spor Salonu)
17.30 Erdemir - Mersin BŞB (Zonguldak Erdemir Spor Salonu)
18.00 Pınar Karşıyaka - Efes Pilsen (Karşıyaka Spor Salonu)
20 Şubat 2011 Pazar
13.00 Beşiktaş Cola Turka - Aliağa Petkim (Beşiktaş Cola Turka Arena)
17 Şubat 2011 Perşembe
"Trabzon da Fener'e Yenildi"
Hasan Şaş'ın Carettaları
İSTANBUL - Bir zamanların efsane futbolcusu, çiçeği burnunda yorumcu, son bir haftadır yaptığı açıklamayla gündemde. İddiaya göre Şaş, Adana’da katıldığı bir etkinlikte doğup büyüdüğü Karataş ilçesinin geleceğine ilişkin görüş bildirmiş. Belediye başkanlığına aday olacağını belirten Şaş, ardından da “Başkan olduğum ilk gün de Karataş’ı Adana’nın merkez ilçesi yapacağım. Karataş’ta 60 km. sahil var. Ama iki tane caretta kaplumbağası doğuracak diye burada hiçbir şey yapılmasına izin verilmiyor. Bir beş yıldızlı otel yapılsa en az 500 kişi işe girer” demiş.
Radikal olarak Şaş’ın bu yöndeki açıklamaları üzerine Serkan Ocak imzalı bir haber yapmıştık. Ben de dün bu sayfalarda yer alan “Ne yazık ki ‘Seni Caretta seni’ diyemeyeceğiz” başlıklı bir yazı kaleme almıştım.
Şaş, dün sabah telefonla aradı, önce herkesin kendisi hakkında iyi ya da kötü yorumda bulunabileceğini ama yazıda kullandığım kimi ifadeleri hak etmediğini söyledi. Ben de, kendisine olan sevgimden dolayı Hasan Şaş figürünü hep farklı bir yere koyduğumu, ama son açıklamasıyla köprüleri attığımı söyledim. Sonrasında gazetemize ziyarete geldi, yazıişleri toplantısına şöyle bir göz attı, “Beni bitirmişsiniz, artık ne yapsam boş” (!) dedi ve sonrasında konu üzerine söyleştik. İşte bu söyleşiden satırbaşları...
Önce bu ifade nerden çıktı? Doğrusu neydi, senden dinleyelim...Adana’da bir etkinlikte Turizm İl Müdürü’ne rastladım. Karataş konusu açıldı. Ben, ilçemizin sorunları üzerine konuşurken müdür beye şunları söyledim: “Bizim yaklaşık 60 km’lik uzun ve çok güzel bir sahilimiz var. Caretta carettaların yaşam alanı ise dört-beş km. civarında. Hem onları koruyalım hem de yapılacak tesislerle yörenin işsizlerine yeni iş imkânları açalım.” Karataş’ta işsizlik had safhada ve gençler madde bağımlısı oluyor. Benim isyanım bunaydı.
Yani ortada bir ‘caretta caretta soykırımı’ yok.Nasıl olabilir ki? Ben yıllarca orada, o küçük dostlarımızla sabahları kahvaltı yapıyorum. Yanımdan geçip denize giriyorlar. Böyle bir şey söylemem mümkün mü?
Peki bu haberler nasıl çıktı?Nerden çıktığını bilmiyorum, sanırım internet âleminde çoğaldı.
Acaba ağzından böyle bir şey kaçırmış olabilir misin?Yok canım, böyle bir şey kaçırılır mı, ben ne söylediğimi biliyorum.
İyi ama bu haberler çıkalı bayağı bir süre oldu, üstelik sana ithaf edilen açıklamalar üzerine haber bile yaptık. Niye yalanlama gereği duymadın?Haberinizi görmedim, ayrıca ben ne dediğimi bildiğim için yalanlama ihtiyacı da hissetmedim. Hem bana görüşüm sorulmadı ki, nasıl cevap verseydim?
En azından, TRT Haber’de yorumculuk yapıyorsun, orada söyleyebilirdin.Programı kendi meselelerim için kullanmak istemedim. Benim burada alındığım asıl nokta linç kültürümüz. Hemen anlamadan dinlemeden vuruluyor. Üstelik ben, bunu söylemek istemiyorum ama yöredeki madde bağımlısı birçok gencin kurtulması yönünde maddi manevi destek veriyorum. Bunu şimdi kendimi övmek için ya da “Bakın ben neler neler yapıyorum” diye söylemek istemiyorum ama son iki yılda Çapa’ya götürdüğüm bağımlı genç sayısı o kadar çok ki. Ben, onların bu durumdan kurtulmaları için proje üretilmesinden yanayım. Asıl meselem bu. İşin çevrecilik boyutuna gelince, iki yıl kadar önceydi galiba, Karataş’a gelen çevrecilerle sadece ben oturup konuştum, çay içtim.
Keşke hakkındaki haberlere ilişkin zamanında bir açıklama yapsaydın.Evet, ama dediğim gibi önemsemedim. Üstelik ben asla duyarsız bir adam olamam. Oğlumun ismi Yusuf Deniz, sanırım bu bir şeyleri anlatır... Yazına gelince, kullandığın bazı sözcükleri asla hak etmediğimi düşünüyorum. Buraya da, “Bakın aslında ben çevreciyim, doğayla aram çok iyidir vs.” demek için gelmedim. Bana ilişkin önyargılar var, oyunculuk dönemindeki hırsımdan dolayı yerleşen bir imaj var, bu yazı silmek istediği imajla beni yeniden buluşturdu. Sözün özü, kaseti tekrar başa sarmak istemiyorum. Buraya da eğer bana ilişkin bir önyargınız varsa, bunu yüz yüze görüşerek yıkmak, ya da yıkmaktan öte, beni yakından tanımanız için geldim. Ayrıca kullanılan bazı sözcükler sadece beni değil, sevenlerimi de üzdü, kırdı.
Karşılıklı gözden geçirmeSonuç? Doğrusu, “Ben söylemedim, bana ithaf etmişler” açıklamasının ardından ve böylesi bir ‘yüz yüze’ görüşmeden sonra Şaş’tan ve sevenlerinden özür dilemem gerekiyor. Şaş, bana o klasik serzenişte bulundu: “Keşke yazmadan önce arasaydın.” Ben de, “Deliller bu kadar ortadayken aramaya gerek görmedim” dedim. Demek ki, iki taraf da kendi konumlarını bir kez daha gözden geçirmeli; benim aramam, Şaş’ın da hakkındaki haberlere anında tepki göstermesi gerekiyormuş...
Çevreciliğini kanıtladı!
Şaş, gazete binamızın bahçesinde poz verirken bizi iğnelemeden de durmadı: “Bitkilerin içinde çekilelim ki, çevreciliğimiz anlaşılsın.”
16 Şubat 2011 Çarşamba
13 Şubat 2011 Pazar
Kayboluş / Ken Grimwood
1970-80lerde kitaplarını yazmış olan Ken Grimwood’u, Türkiye’de geçen sene Türkçe’ye çevrilmiş olan “Sil Baştan” romanıyla tanımıştık. O kitap, ülkemizde geçen sene en çok satan 10 roman listesinden düşmeyince, yayınevi bu sefer de yazarın ilk kitabını dilimize çevirmeyi göze almış, çok da iyi yapmış. Yayınevinin yanı sıra, her iki kitapta da konuyla özdeşleşen ve yaratıcı kapak tasarımlarıyla İlknur Muştu da görevini layıkıyla yapmış. Bence orijinal hallerindeki kapakların bile önüne geçmiş.Orjinal adı: Breakthrough
Toplam sayfa: 333
İlk baskı: 1976 (ABD), 2010 (TR)
Not: 9/10
Şaka Mısın Habertürk?
Romanya Milli Takımı’nın Euro 2012 elemelerinde aldığı kötü sonuçların ardından görevden alınmasına kesin gözüyle bakılan teknik direktör Razvan Lucescu’nun koltuğu iyice sallanıyor.
Romanya Futbol Federasyonu, resmi açıklama yapmasa da, el altından hoca arıyor.
Bu konuda “Milli takımı kim çalıştırsın?” başlıklı kamuoyu araştırmasında Lucescu’nun yerine en güçlü aday olarak Dan Petrescu gösteriliyor.
Listede G.Saray’ın hocası Hagi de yer alıyor. Ancak Rumen halkı, milli takımı için ‘Giga’yı
daha önce yaşadığı başarısız milli serüven nedeniyle istemiyor. Hagi, %7.22’lik oy
oranıyla ancak sondan 1. sırada yer alabildi.
-Şimdiki hocamız Razvan Lucescu'yu görevden alacağımız haberleri tamamen asılsızdır. Romanya Futbol Federasyonun herhangi bir B planı yoktur ve tek hedefi EURO2012 elemelerine konsantre olmaktır.-Lucescu, bizden ve Rumen futbol çevrelerinden saygı ve güveni hak etmektedir.-Kamuoyunun enerjisi ve düşüncesi önümüzdeki Bosna ve Lüksemburg maçlarına çevrilmelidir.-Teknik direktörlük için ismi geçen hocalardan Cosmin Olaroiu, Dorinel Munteanu, Ioan Sabau ve Dan Petrescu gibi genç ve gelecek vaad eden biri.-Yukardaki hocalar gibi Gino Iorgulescu ile de görüştüm ama bunu aracılarla değil, kural olarak doğrudan yaptım.
Hajduk Split 100 Yaşında
"Siz Bir Faşistsiniz"
Araştırmacı! Habercilik Böyle Olur
"Galatasaray beni
12 Şubat 2011 Cumartesi
Gaziantepspor:1-0:Galatasaray
Stat: Kamil Ocak
Hakemler: Yunus Yıldırım, Muhittin Gürses, Mustafa Sönmez
Gaziantepspor: Karcemarskas, Elyasa, Emre Güngör (Dk. 55 Yalçın), Murat Ceylan, Ivan De Souza, Dany Nounkeu, Sosa (Dk. 76 Olcan Adın), Cenk Tosun, Wagner (Dk. 87 Zurita), Hürriyet, Popov
Galatasaray: Zapata, Lucas Neill, Lorık Cana, Hakan Balta, Serkan Kurtuluş, Culıo, Stancu, Sabri (Dk. 64 Yekta Kurtuluş), Anıl (Dk. 46 Mılan Baros), Servet, Kazım
Gol: Dk. 4 Sosa (Gaziantepspor)
Sarı kart: Dk. 90 Karcemarskas (Gaziantepspor)
Catchings, Karakter Gösterisi & Fenerbahçe Galibiyeti

Öncelikle Tamika'ya değinmek lazım. Uzun süredir kulüp ve Catchings arasındaki görüşmeler devam ediyordu. Geldi, gelecek, gelmiyor derken tekrar Florya'dan içeri giriverdi Amerikalı yıldız. Tamika'yı uzun uzadıya anlatmayacağım. Tamika, dünyadaki en iyi 10 oyuncuyu saysanız içine rahatlıkla girer. Bana göre de en iyisi. Savunması, hızı, atletizmi,saha görüşü, liderliği, karakteri ile gittiği her takıma sınıf atlatan bir yapısı var. Ve bu alanların tümünde belli bir seviyenin üzerinde olup elit sınıfına giren tek oyuncu belki de. Kısacık bir örnek verelim: WNBA'de aktif sporcular içinde, tüm zamanların sayı, ribaunt, asist, top çalma ve blok kategorilerinin hepsinde ilk 25'e giren başka bir oyuncu yokken, Tamika bu apoleti omzuna takmış bir yıldız olarak karşımızda parlıyor. Onun takıma katkısı geçen seneki kaotik dönemde pek görülmemişti. Ancak bu sene geldiği takıma direk katkısı oldu. Nasıl mı? Birazdan geçeceğim ama öncelikle Euroleague'deki Fenerbahçe yenilgilerine değinmek gerek.
Bildiğiniz gibi Fenerbahçe'nin en önemli 2 oyuncusu Diana Taurasi ve Penny Taylor çeşitli sebeplerden ötürü takımdan ayrıldılar. Fenerbahçe onların yerini doldurdu ancak Jekabsone dışında üst seviye katkı verecek değil diğer transfer ettiği oyuncular. Bu noktada Fenerbahçe'yi yenmek daha kolay dile getirilebilirdi. Çünkü yeni gelen oyuncuların uyum süreci takımımız için bir avantajdı ancak Fenerbahçe'nin halihazırda iyi olan kadrosu yeterli mücadeleyi göstermeye de yetecekti. Kabul da ediyorum ki Fenerbahçe kendi evindeki maçı rahat kazanırdıve kazandı. Ancak 2 maçta, yani evimizde oynadığımız maçtaki kötü görüntümüz kesinlikle konuşulmalı. Galatasaray takımı kötü oynayabilir ancak karakter göstermeden, ruhsuz bir şekilde mücadele edemez. Biz taraftarları da en çok üzen buydu. Sonuçta Euroleague'den elendik ve artık kendimizi, düşüncelerimizi, lige kanalize ettik.
Evet Catchings geç geldi. Erken gelse her şey çok rahat değişebilirdi. Ve belki de Avrupa ligi maçlarında Fenere karşı bugünkü gibi bir galibiyet elde edebilir, müthiş bir karakter sergileyebilirdik. Bugün kü Fenerbahçe galibiyetini Tamika'ya bağlamak yanlış olur ancak 1 hafta içinde takımın bu şekilde evrilmesini de es geçmemek gerek. Tamika, Galatasaray forması ile ilk maçında 8/16 isabetle 17 sayı, 7 ribaund, 3 asist, 2 top çalma ile oynadı ve en skorer isim oldu. Sanki bu kızcağız aylardır takımla çalışıyormuş ve takımın önemli bir ismiymiş gibi. Evet önemli bir ismi olacak kesinlikle ama ilk maçında takıma bu denli etkisi muazzam gerçekten. Takım da onun gelişiyle birlikte tekrar ayağa kalktı. Catchings'in bu Spartacüs vari edası ve etkisi kesinlikle çok önemli. Bugün gördük ki Işıl da rahatladı, Bahar da, Augustus da, en önemlisi Fowles da. Fowles bugün çok rahat oynadı çünkü 2'li sıkıştırmalar daha az geldi kendisine. Takımımız da yüzdeli oyunuyla ilk periyotta maçı koparacağının sinyallerini verdi. Kenardan gelenler de çok iyi katkı vererek farkın kapanmasına engel oldu. Galibiyet bu şekilde geldi ancak en önemlisi Karakter ortaya koydu Galatasaray. Kaybetmemeleri ve bir çığ etkisi ile büyümeleri dileğiyle...
Yer: Abdi İpekçi Spor Salonu / İSTANBUL
Rakip: Fenerbahçe
Tarih: 12.02.2011
Tuğba Palazoğlu: (16:17, 9 sayı, 2 asist, 1 top kaybı, 3/5 şut)
Doneeka Hodges: (14:26, 7 sayı, 2 ribaund, 1 asist, 2 top kaybı, 3/5 şut)
Bahar Çağlar: (24:24, 4 sayı, 3 ribaund, 3 asist, 2 top kaybı, 2/5 şut)
Işıl Alben: (27:17, 9 sayı, 8 ribaund, 3 asist, 2 top çalma, 1 top kaybı, 3/10 şut)
Tamika Catchings: (29:37, 17 sayı, 7 ribaund, 3 asist, 2 top çalma, 3 top kaybı, 8/16)
Melisa Can: (18:00, 4 sayı, 2 ribaund, 1 top çalma, 2 top kaybı, 2/3 şut)
Seimone Augustus: (31:18, 10 sayı, 4 ribaund, 4 asist, 1 top çalma, 1 top kaybı, 5/8)
Sylvia Fowles: (37:36, 16 sayı, 8 ribaund, 2 top çalma, 2 top kaybı, 8/14 şut)
1. ÇEYREK: 26-15
2. ÇEYREK: 14-22 (40-37)
3. ÇEYREK: 25-14 (65-51)
4. ÇEYREK: 11-15 (76-66)
(fotoğraflar ve istatistikler resmi siteden)
Steven Gerrard'dan İnciler
11 Şubat 2011 Cuma
Agger ve Dövmeleri
"Adana Demir'i Süper Lige Çıkartırım"
10 Şubat 2011 Perşembe
2 Günde 7 Penaltı
Antalya'nın Mardan Stadı dün ve bugün oldukça "şaibeli" iki maça ev sahipliği yaptı. Dünyanın her tarafında ulusal takımlar hazırlık karşılaşmalarını yaptıkları günlerde dün de Antalya'da Bolivya ve Letonya karşı karşıya geldi. Macar hakem Krisztian Selmeczy'nin yönettiği maç Letonya'nın 2-1 üstünlüğü ile biterken, gollerin üçü de "tesadüf" eseri penaltıdan geldi. Dünkü karşılaşma pek kimsenin dikkatini çekmezken, bugün aynı stadda oynanan başka bir hazırlık karşılaşması ise oldukça konuşulacağa benziyor zira Bulgaristan ile Estonya'nın karşılaştığı maçı yine Macar Krisztian Selmeczy yönetti ve karşılaşma 2-2 biterken, dört gol de yine penaltıdan geldi. Bulgarlar adına penaltıları gole çeviren Gaziantepspor'lu İvelin Popov olurken maçın golleri burada. Bulgarlar, Macar Futbol Federasyonun FIFA ve UEFA'ya maç yönetmesi için bildirdiği hakemler arasında ismi olmayan bu hakemin böyle bir karşılaşmayı hangi sıfatla yönettiğini sorgularken, ardı ardına oynanan iki karşılaşmanın da "üst" bitmesi nedeniyle bu işin içinde "bahis skandalının" olmasından şüphelenip, FIFA ve UEFA'nın soruşturma açmasını beklemekteler. Estonya Federasyonundan yapılan açıklamada ise maçı organize eden şirketle bir daha maç planlaması konusunda çalışmayacakları belirtildi.
5 Şubat 2011 Cumartesi
İyi ki Doğdun Hagi
Olay Gün:21 Eylül 1986 Pazar
Boğazlıklara Yasak Geliyor
CSKA Taraftarı Türkiye'ye Geliyor
Futbol Romantizmini Yitirdi

4 Şubat 2011 Cuma
"Çembere Git Şurda"
3 Şubat 2011 Perşembe
Gaziantepspor:3-2:Galatasaray


Stat: Kamil Ocak
Hakemler: Özgür Yankaya, Volkan Narinç, Asım Yusuf Öz
Gaziantepspor: Karcemarskas, Yalçın, Elyasa, Murat Ceylan, Ivan De Souza (Dk. 71 Şenol Can), Zurita, Dany Nounkeu, Cenk Tosun, Wagner, Olcan Adın (Dk. 71 Sosa), Popov
Galatasaray: Zapata, Lucas Neill, Lorik Cana, Servet Çetin, Hakan Balta, Yekta (Dk. 46 Mustafa Sarp), Culio, Stancu, Sabri, Kazım (Dk. 69 Milan Baros), Kewell (Dk. 64 Aydın)
Goller: Dk. 17 ve 78 Cenk Tosun, Dk. 67 Elyasa (Gaziantepspor), Dk. 38 Kazım, Dk. 63 Stancu (Galatasaray)
Sarı Kartlar: Dk. 14 Murat Ceylan, Dk. 41 Wagner, Dk. 79 Elyasa, Dk. 86 Şenol Can (Gaziantepspor), Dk. 14 Stancu (Galatasaray)





















