22 Aralık 2011 Perşembe

Galatasaray:1-0:Manisaspor


Tarih 7 Eylül 1994. A Milli takımın başına yeni geçmiş Fatih Terim, Avrupa Şampiyonası elemelerinde Macaristan karşısında. "Klasik bir Türkiye Milli Takımı" gibi oynayıp, 2-0 geride soyunma odasına giden bizim topçular, ikinci yarıya öyle bir başlangıç yapıyor, ev sahibi Macarlar neye uğradıklarını şaşırıyor ve maç 2-2 sona eriyordu. Ertesi gün medyada en çok konuşulan ise Fatih Terim'in soyunma odasında takımı nasıl motive ettiğiydi...

Bu geceki Manisaspor karşılaşmasını seyrederken de aklıma bu maç geliverdi birden. Arka arkaya oynanan ve de her maç temponun daha yukarıya çıktığı bir galibiyet serisinin devamında, ligin ilk yarısının son maçında Galatasaray'lı topçular "bitse de gitsek" havasında bir ilk yarı çıkardılar. Kafalarda belki de erken golü bulup, rahat bir maç çıkarmak varken, o gol az kalsın Manisa'dan geliyordu daha 2. dakikada. Dış sahalarda yaptıkları savunma ile maç kaybetme alışkanlığı olmayan "Tarzanlar", Arena'da da iyi kapandılar, Galatasaray'a istediği pozisyonları vermediler, tempoyu düşürdüler ve "uyku getiren" bir havada, akıllarda bir tek Selçuk'un mükemmel pasında Emre'nin "çaylakça" vuruşu olan pozisyon kalacak şekilde soyunma odasına gittiler.

Bu tür "sevimsiz" ilk yarıların ardından soyunma odalarında olup, o ortamı hep yaşamak istemişimdir. Fatih Hoca da 15 dakikalık süreyi kendine özgü "hal ve tavırlarla" geçirmiş olmalı ki, Galatasaray ikinci yarıya azgın boğalar gibi başladı. Sağlı sollu ataklarla Manisaspor kalesini ablukaya alırken, "geldi gelecek" sinyalleri veren gol, Selçuk'un serbest vuruşundan geliverdi. 64. dakikada gelen golün de bir çok yönden hikayesi yazılabilir: Kariyerinde Çanakkale Dardanelspor, Manisaspor ve Trabzonspor'da oynayan Selçuk İnan, iki hafta evvel Trabzonspor'a "free kick" golü atarken, bu gece de bir diğer eski takımı Manisa'ya aynı golü atıyordu, sırada Dardanel mi var acaba? Peki onlar nerede? Türk futboluna bir çok oyuncu kazandırmış Çanakkale Dardanelspor'un durumu da ayrı bir yazı konusu aslında.  Golün bir diğer anlamı da Prekazi'ye ödül verilen bir gecede, Galatasaray'a galibiyet serbest vuruştan geliyordu. Selçuk'un Prekazi'ye selam yolladığını düşünürken, genç oyuncu "Prekazi gibi olmak için bi' fırın ekmek yemek lazım" minvalinde açıklama yapıverdi... Gol Galatasaray'ı rahatlatırken, maç içinde "saçma sapan" kartlar gösteren hakemin Yiğit İncedemir'e gösterdiği ikinci sarı, Manisa'nın bütün planlarını alt üst ediyordu, zira Kemal Özdeş, forvet Makakula'yı hazırlıyordu saha kenarında maçı çevirmek adına.

Daha önceki maç yazılarında Galatasaray'ın gerçek manada çalıştığını yazmıştık, bu gece Riera'nın Eboue'e ters köşeye attığı ara pas ile Baros'un Orduspor maçında Kazım'a yaptığı asistin "fotokopi" misali aynı olması tesadüfle açıklanabilir mi? Ya da Eboue'nin sürekli topun olmadığı bölgelerde bulunması şans mıdır? Fatih Terim ve yardımcıları sadece Florya'nın yeşil zemininde değil, bilgisayar, televizyon, DVD, CD ne buldularsa, üzerinde kafa patlatıyorlar geceleri toplantı odasında...

Fatih Terim'in yeni takımında her oynanan maç kendi kahramanını çıkarıyor ama Melo gün be gün Galatasaray'ın bayrak adamı olmaya gidiyor, benim kahramanım değişmiyor. Brezilyalının her başarılı oyunu sonrası, bir yanım sevinirken, diğer tarafım sene sonunda İtalya'ya dönecek olmasına üzülüyor. Galatasaray yönetimi, ne yapıp edip, Melo'nun bonservisini almalı ve kendisiyle uzun süreli bir mukavele yapmalı, çünkü Felipe Melo bu takımın ruhu, bu takımın pes etmeyen sembolü. Bazen düşünüyorum İtalya'da "başarısız" topçulara verilen Altın Bidon'u 2009'dan sonra bu sene de keşke alsaydı da piyasası az daha düşseydi...

3 gün evvel Gökhan Gönül'ün hakeme rakibinin kendisine faul yapmadığını itiraf etmesi medyada "fair play" rüzgarlarını başlatmış, Fenerbahçeli oyuncuya methiyeler düzen spor yorumcuları, umarım bu gece Yiğit'in korneri Muslera teslim etmesini es geçmezler...


Stat: Ali Sami Yen Spor Kompleksi Türk Telekom Arena
Hakemler: Özgür Yankaya, İsmail Şencan, Mehmet Cem Hanoğlu
Galatasaray: Muslera, Eboue, Ujfalusi, Servet Çetin, Hakan Balta, Kazım Kazım (Dk. 86 Ayhan Akman), Melo, Selçuk İnan, Emre Çolak (Dk. 57 Engin Baytar), Elmander, Baros (Dk. 67 Riera)
Manisaspor: İlker Avcıbay, Akaminko, Dixon, Hüseyin Tok, Klukowski, Yiğit Gökoğlan (Dk. 71 Bekir Yılmaz), Yiğit İncedemir, Mehmet Güven (Dk. 66 Murat Erdoğan), Nizamettin Çalışkan, Simpson (Dk. 46 Ahmet Özek), İsaac
Gol: Dk. 64 Selçuk İnan (Galatasaray)
Kırmızı kart: Dk. 68 Yiğit İncedemir (Manisaspor)
Sarı Kartlar: Dk. 20 Simpson, Dk. 39 Klukowski (Manisaspor), Dk. 27 Ujfalusi, Dk. 57 Melo (Galatasaray)


1 yorum:

Anonymous dedi ki...

Melo kesinlikle kalmalı , gerekirse başka transfer yapılmasın. Yeter ki o kalsın.

Blog Widget by LinkWithin