15 Ağustos 2009 Cumartesi
Yorum Yazamadım #2
Buraya yorum yazamamıştım, buna hiç yazamıyorum... Bi' şey söylemek isteyen varsa, buyursun...
"Fabregas'ı İstiyorsan Verirsin Messi'yi"
"Barcelona eğer bizden Fabrages'ı istiyorsa, o zaman bize Messi'yi vermek durumundalar."
Arsene Wenger
Arsenal Menajeri
Barcelona'nın teklifini ti'ye alırken
Arsene Wenger
Arsenal Menajeri
Barcelona'nın teklifini ti'ye alırken
13 Ağustos 2009 Perşembe
u/M Spor Servisi'nde #2
52
Trabzonspor kalecisi Tolga Zengin'in maç ve idman dışında, kendi özel hayatını sürdürürken kolunu kırması sonrası takımdan ayrı kaldığı dönemde kendisine ödenen maaşını kulübüne geri vermeyi teklif etmesi bize "helal olsun çocuğa!" ünlemini çektirmiş, hatta Fair Play ödülüne aday gösterileceği belirtilmişti... Bir "helal olsunluk" hikaye de İngiltere'den geldi. Arsenal'in Danimarkalı golcüsü Nicklas Bendtner, yeni sezon giyeceği forma numarasını değiştirme kararı almış ve taraftarlara da şöyle bir çağrıda bulunmuş:"Eskiden 26 numara giyiyordum, fakat yeni sezonla birlikte Arsenal kariyerimde daha iyi bir başlangıç yapmak üzere benim için özel olan ve bana şans getiren 52 numaralı formayı giymeye karar verdim. Elinde eski numaram olan 26'lı forma olan taraftarlar, isterlerse kulübe başvurabilirler, yeni formalarının ücretini ben ödeyeceğim." Bizimkiler, taraftarları nasıl "düdükleriz" diye her sene yeni bir şey çıkarırken, eloğlu taraftarına nasıl sahip çıkıyor... Bravo Bendtner... Geçenlerde barda meydana gelen rezalet sonrası "Takım yenilince dayanamadım, verdim kendimi içkiye " demiştin ya, harbiymişsin...
12 Ağustos 2009 Çarşamba
En İyi Marş Kimin?
İnternetin müzik dinleme sitesi fizy.org spora el atmış ve en iyi marş hangi kulübün diye bir anket açmış. Galatasaray mı Fenerbahçe mi Beşiktaş mı birinci olur bilemem(ben oy verirken Galatasaray öndeyken, şimdi Fenerbahçe almış liderliği) ama kesin olan bir şey var ki Türk marş birinci olacak çünkü biz Türkler internet üzerindeki oylamaları çok seviyoruz, bu tip konularda çok kolay organize olabilip, anketlere tavan yaptırabiliyoruz... Benim neyim eksik, ben de oy vereceğim diyorsanız buyrun size link:
http://fizy.com/vote
http://fizy.com/vote
Günün "Özel" Maçları

- Rusya vs Arjantin (18.00) -- Kanal:Orange Sport Info
Kocaelispor ve Türkiye Kupası
Arşivden çıkardığım yukarıdaki resmi gördükten sonra aşağıdaki fotoda yer alan pankartın vermek istediği mesaj daha da anlamlı oluyor...
Arjantin ve Yayın Hakları
Arjantin'den girmişken bugün konuya, yine tangoculardan devam edelim. Aslında bizi de çok ilgilendiren bir olay yaşanıyor şu an Arjantin'de, takımların borçları ve televizyon yayınlarından elde edilecek gelirler... Bugünlerde başlaması gereken Arjantin ligi üst seviye bir çok takımın büyük çaplı borçlarından dolayı ertelenmişti ve bu takımlara maddi yardımın nasıl yapılacağı düşünülmeye başlanmıştı ki Arjantin Futbol Ligi yetkilileri sözleşmenin bitmesine daha beş yıl olmasına rağmen yayıncı kuruluşlar ile sözleşmeyi feshedip, topu develete atmışlar. Ligin basın sözcüsü Ernesto Cherquis Bialo "Yayıncı kuruluşlar takımlara ağır şartlar altında çok az para ödüyordu bu nedenle bu anlaşmayı sonlandırdık. Şimdi ligin değerine uygun gelecek teklifleri bekliyoruz" diyerek olayı anlatırken, Arjantin basınında yazılanlara göre devlet televizyonu maçların yayın hakkını alabilir ama onları yayınlayacak yeteri kadar teknik donanıma sahip değil. Ayrıca, böyle bir sözleşmenin tek taraflı feshedilmesinin, Federasyonu ciddi şekilde maddi zarara uğratacağı eleştirilerine de Arjantin Futbol Federasyonu başkanı Julio Grondona güzel bir cevap vermiş: "Sizi her gün döven bir kocanız olduğunu düşünün ve size koca bir yıl harcamak için sadece 200 peso veriyor, öte yandan sizi seven ve değer veren başka bir erkek var, üstelik paralı da, hangisini seçerdiniz?" Güney Amerika'da durum böyleyken bakalım bizde neler olacak ocak ayında yapılacak yeni yayın ihalesinde? Kulüpler "zengin koca" arıyorlar, ama koca adayları da gelinlerin istedikleri başlık parasına layık olmadıklarını düşünüyorlar... Bizler ise köyün muhtarının soruan bir el atıp, eski usul "iki gönül bir olunca samanlık seyran olur" misali maçları şifresiz izlemek istiyoruz...
"Telefonda Hocalık Yapıyorum"
"Milli maçlardan önce sadece iki gün görebildiğim oyunculara Maradona stilini öğretmem tamamen imkansız. İşin doğrusu ben telefonda hocalık yapıyorum. Her gün Messi'nin, Aguero'nun, Maxi Rodriguez'in durumlarını öğrenmek için hocalarıyla uzun telefon görüşmeleri yapıyorum, böyle hocalık da zor tabii."
Diego Maradona
Arjantin Milli Takım Teknik Direktörü
Milli takım hocalığının sıkıntılarından bahsederken
Diego Maradona
Arjantin Milli Takım Teknik Direktörü
Milli takım hocalığının sıkıntılarından bahsederken
11 Ağustos 2009 Salı
Karagümrüklü Yusuf Deniz
Galatasaray ve Voleybol Şubesi
Aslında voleybola çok uzak değilimdir, izlemeyi severim, zaten bir yerde top zıplasa hemen dikkat kesilir izleriz, o ayrı konu ama, çocukluğumuzda futbol ve lise yıllarında da basketbol derken voleybola el atamadık. Haldun Üstünel yine kimi transfer etti diye resmi siteye her gün onlarca kez giriş yaparken bazı transferlerden haber veriliyordu: Gözde Dal, Zeynel Korkmaz, Ashley Nemer, Özlem Özçelik... Bu işi biraz araştırınca da işin iç yüzü ortaya çıkmış oldu. Galatasaray bu yıl voleybolun başına Orkun Darnel'i getirmiş ki kendisini aslında Su Topu takımından biliyorum, bu branştaki Galatasaray üstünlüğü yadsınamaz, aynı zamanda da tribünlere gelen iyi bir Galatasaray'lı Orkun Darnel... Alınan duyumlara göre voleybol şube direktörü Orkun Darnel, planlı ve programlı bir çalışma sonrası Avrupa'dan kupa getirme hedefi koymuş takımlara ki yapılan transferler bunu doğrular nitelikte... Peki, bu sene Galatasaray üst sıraları zorlar mı? Transfer edilen oyuncuların kariyerlerine bakılınca milli takımlarda yer alan oyuncular oldukları gözüküyor, şubenin başındaki yönetici de bu işe gönül vermiş durumda, tek eksik kalıyor taraftar... Basket maçlarından dolayı salonlara alışık olan seyircimiz, bayan ve erkek takımlarımızı yalnız bırakmazsa, şampiyonluk hedefi bu sene tutturulabilir, zira taraftarın salonda yaptığı baskı inkar edilemez bir gerçek...
Balıkçı Alves
Amerika turunda sadece hazırlık maçı yapmadı Barcalılar, bol bol gezme de şansı buldular. Guardiola'nın izin verdiği saatlerin birinde Dani de soluğu balıkçılarda almış yukarda görüldüğü üzere... Bu kadar balık resminden sonra bu gece rakı balık yapma faslı gerekir en acilinden de nereden bulacağız bu havada taze balığı...
Aykut Oray
Senden sonra başka bir "katil" bu kadar sevilecek mi? Hiç zannetmiyorum...
Sinema dünyasına ve bu memleketin insanına yaşattıkların için "sayın abim hörmetler"....
Mekanın cennet olsun Aykut Oray...
Sinema dünyasına ve bu memleketin insanına yaşattıkların için "sayın abim hörmetler"....
Mekanın cennet olsun Aykut Oray...
Arda'ya 1 Maç Ceza!
Galatasaray kaptanı Arda belki de iyi niyetinin kurbanı olacak! Bu pazar oynanan Gaziantepspor-Galatasaray maçının son dakikalarında oyuncu değişikliği sırasında hakem Bünyamin Gezer'in kendisinden kale arkasından çıkmasını istemesine karşın kendisini bekleyen yedek arkadaşının yanından çıkmaya doğru gitmekte ısrar etmesi neticesinde sarı kart gören Arda Turan, maçın bitiminde hem galibiyet coşkusu yaşayan arkadaşlarını kutlamak hem de müsabakanın hakemi Bünyamin Gezer'den özür dilemek için sahaya girmişti. Arda Turan ve Bünyamin Gezer karşılıklı konuşup, olayı tatlıya bağlamışlardı lakin 22 Temmuz 2009 tarihinde yürürlüğe giren Süper Lig Müsabakaları statüsünün Stadyumların Düzeni adlı maddesinde şöyle bir ibare yer almaktadır:
"Yesil zemine müsabaka öncesinde, sırasında, devre arasında ve müsabaka sonunda hakemin, müsabaka öncesinde, devre arasında ve müsabaka sonunda temsilcinin izin verdiği kisiler dısında baska bir kisi giremez. Müsabakanın bitiminden, müsabaka hakemleri soyunma odası koridorlarına girene kadar geçen süre içinde müsabakanın bitimi anında aktif olarak oyunda bulunan futbolcular ve hakemler dısında hiçbir kisi yesil zemine giremez."
Burada açıkça belirtildiği üzere Arda, oyuncu değişikliğinden sonra oyunda aktif oyuncu statüsünü kaybeder ve sahaya giremez, tabii hakem ya da maçın temsilcisinden izin almadıysa, o heyecanda da izin aldığını hiç sanmıyorum... Peki bu kuralı ihlal etmenin cezası nedir derseniz, onun için de yine federasyonun 30 Temmuz 2009 tarihli Futbol Disiplin Talimatına bir göz atmakta yarar var:
MADDE 45 – TALİMATLARA AYKIRI HAREKET (1) Futbol ile ilgili mevzuat hükümlerini, TFF düzenlemelerini, futbol oyun kurallarını ihlal eden kişi veya kulüpler, bu hususta ayrı ceza hükmü bulunmadığı takdirde bu talimatta belirlenen disiplin cezaları ile cezalandırılır.
Buradan da anlaşılacağı üzere Arda'nın yaptığı davranış bir cezayı gerektirecek eylem ama federasyon bunun cezasını tam olarak belirlememiş... Peki şimdi ne olacak...
Maçın hakemi Bünyamin Gezer ve gözlemciler Atilla Ferah ve Akın Kılavuz raporlarında bu eyleme yer verdiler ise, Disiplin Kurulu bir işlem yapmak mecburiyetinde ve olayda futbolcunun kötü niyeti olmadığı, hakeme itiraz için değil de özür dilemek
için gittiği göz önüne alınarak ihtar ve para cezası verilebilir, lakin böyle bir tespit söz konusu değilse, olay unutulur gider... Aslında, her iki durumda da Arda'ya bir ceza verilmesini beklemiyorum, sebebi de geçen sezon gergin olan Galatasaray-Futbol Federasyonu-Merkez Hakem kurulu ilişkileri yeni bir sezon başlangıcı ile olağan seyrine dönmüş, karşılıklı iyi niyet sözleri edilirken, Gaziantepspor maçının 45 derece sıcaklıkta saat 19.30 da oynatılması sonrası yine Federasyon sarı-kırmızı camianın tepkisini toplamış, bunun üzerine de Galatasaray kaptanına "hiç"ten verilecek bir maçlık ceza iyice ortamı gerecektir... Bunu da daha ligin başında kimse istemez...
"Yesil zemine müsabaka öncesinde, sırasında, devre arasında ve müsabaka sonunda hakemin, müsabaka öncesinde, devre arasında ve müsabaka sonunda temsilcinin izin verdiği kisiler dısında baska bir kisi giremez. Müsabakanın bitiminden, müsabaka hakemleri soyunma odası koridorlarına girene kadar geçen süre içinde müsabakanın bitimi anında aktif olarak oyunda bulunan futbolcular ve hakemler dısında hiçbir kisi yesil zemine giremez."
Burada açıkça belirtildiği üzere Arda, oyuncu değişikliğinden sonra oyunda aktif oyuncu statüsünü kaybeder ve sahaya giremez, tabii hakem ya da maçın temsilcisinden izin almadıysa, o heyecanda da izin aldığını hiç sanmıyorum... Peki bu kuralı ihlal etmenin cezası nedir derseniz, onun için de yine federasyonun 30 Temmuz 2009 tarihli Futbol Disiplin Talimatına bir göz atmakta yarar var:
MADDE 45 – TALİMATLARA AYKIRI HAREKET (1) Futbol ile ilgili mevzuat hükümlerini, TFF düzenlemelerini, futbol oyun kurallarını ihlal eden kişi veya kulüpler, bu hususta ayrı ceza hükmü bulunmadığı takdirde bu talimatta belirlenen disiplin cezaları ile cezalandırılır.
Buradan da anlaşılacağı üzere Arda'nın yaptığı davranış bir cezayı gerektirecek eylem ama federasyon bunun cezasını tam olarak belirlememiş... Peki şimdi ne olacak...
Maçın hakemi Bünyamin Gezer ve gözlemciler Atilla Ferah ve Akın Kılavuz raporlarında bu eyleme yer verdiler ise, Disiplin Kurulu bir işlem yapmak mecburiyetinde ve olayda futbolcunun kötü niyeti olmadığı, hakeme itiraz için değil de özür dilemek
için gittiği göz önüne alınarak ihtar ve para cezası verilebilir, lakin böyle bir tespit söz konusu değilse, olay unutulur gider... Aslında, her iki durumda da Arda'ya bir ceza verilmesini beklemiyorum, sebebi de geçen sezon gergin olan Galatasaray-Futbol Federasyonu-Merkez Hakem kurulu ilişkileri yeni bir sezon başlangıcı ile olağan seyrine dönmüş, karşılıklı iyi niyet sözleri edilirken, Gaziantepspor maçının 45 derece sıcaklıkta saat 19.30 da oynatılması sonrası yine Federasyon sarı-kırmızı camianın tepkisini toplamış, bunun üzerine de Galatasaray kaptanına "hiç"ten verilecek bir maçlık ceza iyice ortamı gerecektir... Bunu da daha ligin başında kimse istemez...
66 Dünya Kupası Finali ve İngilizler
Alpaslan Dikmen ve Taraftarlık
Facebook'ta rastladım, dinleyince o eski güzel günler geldi aklıma, askerlik ve iş-güç sebebiyle uzak kalınca tribünden Alpaslan abiden de uzak kaldık böylece, sonra da o acı haber geldi, ebediyete uğurladık kendisini ama nedense o hala Sami Yen cıvarında bir yerde pankart astırmak, internetten gelen sorulara cevap yazmak, deplasman organizasyonu yapmak gibi işlerle uğraşıyor gibime geliyor...
Mekanı cennet olsun...
Mekanı cennet olsun...
Çekilsene Be Kadın [12-17 Ağustos]
12 Ağustos Çarşamba
19:00 Azerbaycan - Almanya (Az TV/ARD)
20:15 Estonya - Brezilya (NTVspor)
21:00 Ukrayna - Türkiye (TRT 1)
21:45 Hollanda - İngiltere (ARD)
14 Ağustos Cuma
21:30 Milan - İnter - Juventus (Canale 5)
15 Ağustos Cumartesi
14:45 Chelsea - Hull City (Spormax)
14:45 Aberdeen - Celtic (Futbol Smart)
16:30 Bayern Münih - Werder Bremen (TRT 1)
17:00 Blackburn Rovers - Manchester City (Spormax)
17:00 Ipswich Town - Leicester City (Euro Futbol)
17:00 Rangers - Falkirk (Futbol Smart)
19:20 Newcastle United - Reading (Euro Futbol)
19:30 Everton - Arsenal (Spormax)
19:30 Trabzonspor - Diyarbakırspor (Lig TV)
19:30 Köln - Wolfsburg (TRT 1)
21:30 Lokomotiv Moskova - CSKA Moskova (Spormax)
21:45 Galatasaray - Denizlispor (Lig TV)
16 Ağustos Pazar
00:30 Palmerias - Botafago (Spormax)
13:30 PSV Eindhoven - Ajax (Futbol Smart)
15:30 Manchester United - Birmingham City (Spormax)
16:30 Borissia Mönchengladbach - Hertha Berlin (TRT 1)
18:00 Tottenham Hotspur - Liverpool (Spormax)
18:30 Schalke 04 - Bochum (TRT 1)
20:00 Spartak Moskova - FC Moskova (Spormax)
21:00 Fenerbahçe - Sivasspor (Lig TV)
22:00 Gremio - Flamengo (Spormax)
17 Ağustos Pazartesi
21:00 Beşiktaş - Antalyaspor (Lig TV)
19:00 Azerbaycan - Almanya (Az TV/ARD)
20:15 Estonya - Brezilya (NTVspor)
21:00 Ukrayna - Türkiye (TRT 1)
21:45 Hollanda - İngiltere (ARD)
14 Ağustos Cuma
21:30 Milan - İnter - Juventus (Canale 5)
15 Ağustos Cumartesi
14:45 Chelsea - Hull City (Spormax)
14:45 Aberdeen - Celtic (Futbol Smart)
16:30 Bayern Münih - Werder Bremen (TRT 1)
17:00 Blackburn Rovers - Manchester City (Spormax)
17:00 Ipswich Town - Leicester City (Euro Futbol)
17:00 Rangers - Falkirk (Futbol Smart)
19:20 Newcastle United - Reading (Euro Futbol)
19:30 Everton - Arsenal (Spormax)
19:30 Trabzonspor - Diyarbakırspor (Lig TV)
19:30 Köln - Wolfsburg (TRT 1)
21:30 Lokomotiv Moskova - CSKA Moskova (Spormax)
21:45 Galatasaray - Denizlispor (Lig TV)
16 Ağustos Pazar
00:30 Palmerias - Botafago (Spormax)
13:30 PSV Eindhoven - Ajax (Futbol Smart)
15:30 Manchester United - Birmingham City (Spormax)
16:30 Borissia Mönchengladbach - Hertha Berlin (TRT 1)
18:00 Tottenham Hotspur - Liverpool (Spormax)
18:30 Schalke 04 - Bochum (TRT 1)
20:00 Spartak Moskova - FC Moskova (Spormax)
21:00 Fenerbahçe - Sivasspor (Lig TV)
22:00 Gremio - Flamengo (Spormax)
17 Ağustos Pazartesi
21:00 Beşiktaş - Antalyaspor (Lig TV)
Kaynak:Tribün Dergi
10 Ağustos 2009 Pazartesi
Top Nerede Saklı #48 Cevap
Gerçek Top Nerede Saklı?
A-Yeşil Topun Altında diye cevap veren 67 okura,
B-Mavi Topun Altında diy cevap veren 32 okura,
C-Kırmızı Topun Altında diye cevap veren 12 okura,
D-Sarı Topun Altında diye cevap veren 14 okura yarışmaya katılım için teşekkür ederken, yorumlarda bulunan mustafa'yı tebrik ederken, kırmızıbeyaz, oğuzhan ve zen efendi'ye bir dahaki sefer diyoruz...
B-Mavi Topun Altında diy cevap veren 32 okura,
C-Kırmızı Topun Altında diye cevap veren 12 okura,
D-Sarı Topun Altında diye cevap veren 14 okura yarışmaya katılım için teşekkür ederken, yorumlarda bulunan mustafa'yı tebrik ederken, kırmızıbeyaz, oğuzhan ve zen efendi'ye bir dahaki sefer diyoruz...
UEFA Aşkına Bursa
Bursa tribünlerinden UEFA heyecanıyla yapılan değişik bir beste... Dikkat küfür içerir, söylemedi demeyin...
Lokomotiv Plovdiv:0-5:CSKA Sofia
Bulgaristan ligi bir başladı pir başladı. Her sene olduğu gibi bu yıl da şampiyonluk parolasıyla başlayan CSKA, Levski ve Litex rakiplerini aynı skorlarla geçmeyi başardılar: 5-0... Başkentin kırmızı beyazlı ekibi CSKA, Plovdiv deplasmanında çıktığı maçta daha 7. dakikada Kotev ile öne geçti, devre bitmeden de farkı ikiye çıkaran gol Stotanov'dan geldi. İkinci yarıya da hızlı başlayan CSKA, Stoyanov ile üçüncü golü bulup, Rui ve Timonov skoru belirlediler. Bulgar ekibinin Türk asıllı futbolcusu Durmuşali, Rusya'da transfer görüşmelerinde bulunduğu için maçta yer alamadı...
Lig hızlı başladı, aynı tempoyla devam eder umarım... Bu arada CSKA'da UEFA Avrupa Liginde Dinamo Moskova ile oynayacakları maç öncesi stad krizi yaşanıyor. UEFA yetkilileri, Bulgar Ordusu stadına maç için lisans vermediler ve şimdi kırmızı beyazlı yöneticiler de maçı oynayacak uygun stad arıyorlar...
Lig hızlı başladı, aynı tempoyla devam eder umarım... Bu arada CSKA'da UEFA Avrupa Liginde Dinamo Moskova ile oynayacakları maç öncesi stad krizi yaşanıyor. UEFA yetkilileri, Bulgar Ordusu stadına maç için lisans vermediler ve şimdi kırmızı beyazlı yöneticiler de maçı oynayacak uygun stad arıyorlar...
TSL 1.Hafta
- Haftanın değerlendirmesine eski şampiyon Beşiktaş ile başlayalım... Ligin ilk maçları zordur, takımlarda bir stres vardır, coşku vardır, yeni başlangıçlar iştahlı olur ve bunun gibi sebeplerle maçlarda beklenmedik sonuçlar alınabilir. Aslında, İstanbul Belediye maçında alınan beraberlik kartal için sürpriz değil zira ligte araları pek de iyi değil bu takımların... Kartal üstün oynadığı maçta aradığı golü de buldu ama eski oyuncusu İbrahim Akın bir gol attı ki jeneriklik... Özellikle Yusuf'a yaptığı bacak arası "hep sen yapmayacaksın ya" der gibiydi... Maç sonunda Abdullah hoca demeç verirken gömleğinin her tarafının terden sırılsıklam olması da saha kenarında maçı nasıl yaşadığını gösteriyor, yoksa İkitelli'de öyle ahım şahım sıcak yoktur, orada rüzgar eser yaz kış...
- Fenerbahçe "iki günde" bitirdiği Denizlispor maçını kazanarak lige lider başladı... Daum için enterasan bir fikstür olmuştu, bıraktığı şehirden tekrar başladı Fenerbahçe ile lig maratonuna... Geçen sezon taraflı tarafsız herkesin demediğini bırakmadı Güiza, sezonun en erken golünü atarak istatistiklere geçti... Denizlispor için şanssız bir hafta oldu, maç öncesi kulüp binasından biletler çalınmıştı, maçta da elektrikler kesildi... Erhan hoca, takıma bir hava vermeye çalışmış, Kocaeli'de yaptığını horozlar diyarında da göstermek istiyor, tabii zamana ihtiyaç var, yönetim umarım arkasında durur... Murat Hacıoğlu, Bosnalı Bajic takımı sırtlayack adamlar...
- Sivas nereye? Anderlecht ile başlayan düşüş, Yiğidolarda devam ediyor... Geçen sezon pek rahat yendikleri Trabzon'a bu sefer içerde kaybettiler. Trabzon ise yeni hoca Hugo Bross ile iyi bir hava yakalamış durumda, en çok da tercümanı güzel bir ortam bulmuş ki golde yaptığı sevinç görülmeye değerdi... Bülent Uygun eksikler, sakatlar var dese de ligi ikinci bitirmek onlara pek yaramamış, takımı bozup, daha iyisini yapmaya çalıştığı bir ortamda bu işin içinden çıkamadı... Kimse alınıp gücenmesin ama Sivas bu sene ligin ortalarında yer bulacak kendine...
- Bursaspor kaldığı yerden devam ediyor. UEFA mücadelesini son haftaya kadar sürdüren Ertuğrul hocanın takımı iç sahada Kasımpaşa'yı geriden geldiği maçta devirdi, zaten Bursa Atatürk'ten kim rahat çıkmış ki... Teksas tribünü belli ki maça susamış, maç boyunca müthişti... Kasımpaşalı Erhan'ın golden sonra yaptığı hareket gereksizdi, gereksiz gerdi ortamı... Sercan ve Turgay iyi bir ikili oluşturacaklar, bir de oynamayan Sırp topçu İvan Ergiç var ki, Teksas'ın favorisi olmaya aday...
- Ankaragücü büyük ümitlerle girdiği ligte zayıf Diyarbakır önünde 2 puan bıraktı... Ceyhun kendini aşarak iki klas frikik golü attı ama tepkili kaleci Serkan, gollerde hatası olmasa da, iki kez topu filerden çıkarmak zorunda kaldı. Aslında güçlüler, maçı yine de alacaklardı İglesias bu kadar beceriksiz olmasaydı, penaltı noktasında önünde seken topu kaleye yollamak penaltı atmaktan daha kolaydır, bunu başaramadı Güney Amerikalı... İglesias zayıf not alırken, Diyarbakır'a deplasman yapan Gecekondu'ya tebrikler... Bu arada bu mevsim sahası böyle "dandik" olan diyarbakır, havalar soğuyunca nerede oynayacak maçlarını merak ediyorum...
- Antalyaspor, geçen sezon ligte kalacağım diye o kadar yorulmuş ki, ligin ilk haftası hala uyku halindeydi, durum böyle olunca da Ankaraspor son dakikalarda da olsa 3 puanı kapmasını bildi. Müessese takımı, belediye takımı diye hazetmediğim mavi-beyazlılar, kendilerine taraftar da bulmuşlar ki Genç Leoparlar grubu deplasman yapmış. Yürekten seviyorlarsa eyvallah, lakin ceplerine bileti konup, ötöbüsü ayarlanmış belediyenin işçileriyse olmadı bu iş...
- Manisa'da tribünler ateşliydi, hem atılan meşaleler ve sis bombaları hem de güvenlikçilerin korumaya çalıştığı "yeşilli" elemana saldırırken...Ümit Karan, Galatasaray'daki şanssızlığını Eskişehir'e de taşımış ki, Youla'nın "al da at artık" diye verdiği topa bir vuruşu vardı ki, kurt kocayınca diye başlayan atasözünü hatırlattı... Deplase olan tribünleri severiz, Es-Es'ler ise deplaseyi bırakın akmışlar Ege'ye, kaç otobüs gitmiş acaba, cevap verecek olan var mıdır?
- İki "şık" teknik direktörün idare ettiği Gençlerbirliği ile Kayserispor'un mücadelesinde ise futbolun meyvesini tatmak nasip olmadı...
- Panorama:
- Haftanın hatası: Bursaspor kalecisi İvankov
- Haftanın en renkli hocası: Jurgen Röber( Sandalye üzerinde ayakta maç izlerken)
- Haftanın en şık forması: Bursaspor forması
- Haftanın en çabuk golü: Güiza
- Haftanın en şık hocaları: Tolunay Kafkas-Thomas Doll
- Haftanın en deplase tribünü:Eskişehirspor
- Haftanın en uzun maçı: Denizlispor-Fenerbahçe
- Haftanın en kötü sahası: Diyarbakırspor'un sahası
- Haftanın en şanssızı: Trabzon kalecisi Silva'nın Kamanan'dan yediği gol
- Haftanın en güzel golleri:
-Arda'nın ilk golü(Organizasyon)
-Trabzonlu Ceyhun'un uzaktan füzesi
-İbrahim Akın'ın Beşiktaş defansını teker teker "pazara yollaması"
-Gaziantepli Da Silva'nın füzesi
| O | G | B | M | A | Y | AV | P | |
| 1.FENERBAHÇE | 1 | 1 | 0 | 0 | 2 | 0 | 2 | 3 |
| 2.GALATASARAY A.Ş. | 1 | 1 | 0 | 0 | 3 | 2 | 1 | 3 |
| 3.BURSASPOR | 1 | 1 | 0 | 0 | 2 | 1 | 1 | 3 |
| 4.TRABZONSPOR A.Ş. | 1 | 1 | 0 | 0 | 2 | 1 | 1 | 3 |
| 5.ANKARASPOR A.Ş. | 1 | 1 | 0 | 0 | 1 | 0 | 1 | 3 |
| 6.MKE ANKARAGÜCÜ | 1 | 0 | 1 | 0 | 2 | 2 | 0 | 1 |
| 7.DİYARBAKIRSPOR | 1 | 0 | 1 | 0 | 2 | 2 | 0 | 1 |
| 8.BEŞİKTAŞ A.Ş. | 1 | 0 | 1 | 0 | 1 | 1 | 0 | 1 |
| 9.BÜYÜKŞEHİR BLD.SPOR | 1 | 0 | 1 | 0 | 1 | 1 | 0 | 1 |
| 10.ESKİŞEHİRSPOR | 1 | 0 | 1 | 0 | 0 | 0 | 0 | 1 |
| 11.GENÇLERBİRLİĞİ | 1 | 0 | 1 | 0 | 0 | 0 | 0 | 1 |
| 12.KAYSERİSPOR | 1 | 0 | 1 | 0 | 0 | 0 | 0 | 1 |
| 13.MANİSASPOR | 1 | 0 | 1 | 0 | 0 | 0 | 0 | 1 |
| 14.GAZİANTEPSPOR | 1 | 0 | 0 | 1 | 2 | 3 | -1 | 0 |
| 15.KASIMPAŞA | 1 | 0 | 0 | 1 | 1 | 2 | -1 | 0 |
| 16.SİVASSPOR | 1 | 0 | 0 | 1 | 1 | 2 | -1 | 0 |
| 17.ANTALYASPOR A.Ş. | 1 | 0 | 0 | 1 | 0 | 1 | -1 | 0 |
| 18.DENİZLİSPOR | 1 | 0 | 0 | 1 | 0 | 2 | -2 | 0 |
Gaziantepspor:2-3:Galatasaray
- Yeni sezona "merhaba" derken, daha Digitürk'e abone olamamamızdan dolayı maçı yine dışarda seyretmek durumunda kaldım lakin eskiye nazaran temiz bir havanın kapladığı kafede. "Dumansız hava sahası" projesi belki tiryakileri ve mekan sahiplerinin acayıp derecede kızdırmıştır ama özünde yararlı bir uygulama...
- "Saat 19.30'da ve Gaziantep'te sıcaklığın 35 derecenin üzerinde olduğu bir zamanda maç neden oynanır?" diye soranlara verilebilecek tek cevap "Endüstriyel futbol bunu emrediyor". Bütün takımlar maçlarını saat 21.00da oynarken, bir tek Galatasaray 19.30 da oynadı, ardından da fenerbahçe 21.45'te... Lig TV mi yönetiyor memleket futbolunu, Türkiye Futbol federasyonu mu? "Parayı veren düdüğü çalara" sözünü hatırlarsak pek tabii ki Lig TV cevabı daha mantıklı...
- Yavaş yavaş maça geçersek, maç öncesi kale ağlarının yırtık olmasına bulunan çare tam Türk usulu bir pratiklik örneği... Ağlar, kale direklerinin arkasında bulunan kancalara sabitlenir ve çekildiğinde gergin bir hal alırlar. G.Antep'teki arkadaş ise arkada o filenin takılması için kanca olmasına rağmen, bulduğu bir iple direğe kör düğüm bağlayıverdi... Buna mı takıldın şimdi demeyin, hem estetik açıdan çirkin durdu, hem de direğe gelecek bir topun yönü değişebilirdi...
- Maça kalede Franco; savunmada Sabri, Servet, Gökhan, Hakan; ortada Mustafa, Ayhan, Arda; ilerde de Aydın, Keita Baros dizilişiyle çıkan Galatasaray, rakibi daha ne sıcak havaya alışmadan golleri peşi sıra buluşturuverdi Mahmut'un koruduğu kaleyle... Gollerin erken gelmesi sevindiriciydi lakin ikisinin de "çalışılmış" ürünler olması daha da mutluluk vericiydi. Geçen sezonun "kabus" gibi olan son çeyreğini hatırlarsak "şansa" geliyordu Galatasaray'ın golleri, oysa bu sene Rijkaard'ın takıma verdiği derslerin saha içinde yansımalarını görüyoruz. Kaptan Arda'nın attığı golü izlediğimde acaba maç sabahı NTVSpor'da Rıdvan Dilmen Futbol Okulu adlı programı mı izledim dedim içimden. Saat 10 buçuktaki programda Rıdvan çağırmış Tanju Çolak'ı ve eski kral çocuklara gol nasıl atılırı öğretiyordu, özellikle defansı nasıl yanıltabileceğini. Kanattan topu getiren oyuncuyla göz göze gelip, kendini koruyan defans oyuncusunu "yalancı" bir koşuyla terse yollayıp, topla buluşmanın önemini belirten Tanju'nun anlattıklarını dün gece Arda ilk golde kelime kelimesine uyguladı... Futbolu aktif olarak hala oynayan arkadaşlara tavsiye ederim Rıdvan Dilmen Futbol Okulu programını... İkinci gol ise karambol gibi gözükse de yine "alın terinin" ürünü... Tobol maçında buna benzer bir gol atan Mustafa Sarp, bu sefer ayakla ama aynı organizasyonla Galatasaray forması altında ikinci golünü kaydetti. Volkan Yaman da böyle arka arkaya gollerle başlamıştı ama sonra sessiz sedasız eridi, umarım Mustafa'nın kaderi takım arkaşına benzemez... Duran toplarda hala direk kaleye gol bulamasak da, artık yapılan organziasyonlarla gol şansımız artıyor. Servet, Gökhan, Hakan gibi uzunlar defanstan rakip ceza sahasına cıkıp kendilerini marke eden savunmacıları sağ sola çekince arka bölge bom boş kalabiliyor ve orada da ortadan gelen sürpriz oyuncular Barış olsun Mustafa olsun golü kaydedebiliyorlar... Bu planlama içinde adrese top yollayan Arda'yı da unutmamak lazım tabii...
- Ligin en zor deplasmanlarından birinde ve zor fiziksel koşullar altında 2-0'ı bulmuş takım, ister istemez tempoyu yavaşlatınca, ev sahibi de daha cesurca gelmeye başladı Galatasaray kalesine ve yeni transferleri Da Silva'nın uzaktan müthiş golüyle farkı bire indirdiler... Bu golü alkışlarken, Leo Franco'nun bu sene yiyeceği gollerin çoğunluğunun da şekli belli oldu: Aşırma... Arjantinli kaleci sürekli kalesinden ilerde bekliyor, böylece kaleyi daraltmış oluyor ve havadan atılacak toplara boyunun uzunluğunu bir avantaj olarak kullanmak istiyor ama Mallorca'da oynadığı dönem Galatasaray'dan yediği goller ve Atletico Madrid formasıyla filelerden çıkarmak zorunda olduğu topları düşünürsek, ne demek istediğim daha iyi anlaşılır...
- Devre biterken Keita'nın yerde kalması ise Meduna'yı, Foe'yi, Puerta'yı hatırlattı ki, bu sefer şans futbolcunun yanındaydı, Arda'nın, sağlık ekibinin anında yaptığı müdahale ile Keita ayağa kalkabildi... Keita demişken, bir not düşelim, yine "şeytanın avukatlığını" yapacağız ama bildiğimizi söyleyelim: Yaptığı çalımlar, adam geçmesi taraftarı ayağa kaldırıyor ama doğru pas-yanlış pas istatistiğinde ibre negatif yönde... Şimdilik daha takıma ve sisteme alışma dönemleri olması açısından affedilir hareketler bunlar ama Neskeens'in "kara defterine" mutlaka not olarak düşülmüştür...
- İkinci devre iki takım da fiziksel açıdan oyundan düşünce, daha ortada bir mücadele oldu Gaziantep'te... Keita'nın yerine Kewell'in, Baros'un yerine Nonda'nın girmesi takımı canlandırdı gibi oldu ve yine Arda'nın müthiş asistiyle Nonda farkı tekrar iki yaptı... Çocukluğumuzda top oynarken, "pis burun" vurmak kazmalıkla eş değerdi, hep teknik dediğimiz ayak içi plaseler yapmaya çalışırdık Platini misali, dün gece Nonda ayağının ucuyla vurup gol olunca o günlere döndüm birden... Maç böyle bitecek derken Gaziantep'in kazandığı bir penaltı son dakilara heyecan getirdi ama Galatasaray, ilk maçı kazanmasını bildi...
- Maçın adamı Arda hakkında bir kaç saptama etmeden yazıyı bitirmek olmaz... Kaptanlığı aldıktan sonra bu yükün ağır olduğu söylenip duruldu ama genç oyuncu bu işi oldukça başarılı bir şekilde yürütüyor. İkinci eleştiri ise 10 numara pozisyonda başarısız olacağı yönündeydi lakin her maç yaptığı asistler, attığı goller, serbest vuruşlardaki adrese teslim ortalarıyla Hagi'yi anımsatıyor tribündekilere... Üstelik sadece oyunun ofansif yönünü değil, defansif yönde de adam kovalıyor, pres yapıp top kapabiliyor... Elano'nun takıma gelecek olması bakalım Arda'yı nasıl etkileyecek... Arda için maç içinde yaptığım başka bir tespit ise, kafaca da kendini oynayacağı karşılamaya hazırlaması, rakibi analiz etmesi... Gaziantep'in penaltısını kullanmak üzere Tabata topun başına geçtiğinde, Arda kaleci Franco'ya Tabata'nın topa vurmadan önce bir anlık duraklayacağını gösteriyordu (Video koyma şansımız olsaydı da gösterseydim) Profesyonellik denilen olay budur işte... Maç öncesi sadece teknik direktörün verdiği bilgilerle sınırlı kalmayıp, rakibi etüd etmek... "Kadı kızının da kusuru var" derler ya, maç sonu gereksiz gördüğü o kart olmasa, herşey daha güzel sonlanacaktı...
- Rijkaard'ın gollerdeki sevinci ile maç sonu teker teker oyuncuları ve idareci ile antrenörleri soyunma odası kapısı önünde bekleyip tebrik etmesi, Galatasaray adına ilerisi için neden umutla bakmamız gerektiğini gösteriyor...
- Formalara baktığımızda Galatasaray deplasman forması olan beyaz ile şık duruken, ev sahibi de kırmızı üzeri yana siyah şeritli formasıyla asil bir görüntü veriyordu. mahmut2un fıstık yeşili kaleci kazağı, yörenin meşhur antep fıstığına bir atıfta bulunulmak için seçilmiş anlayamadım ama ben beğenmedim, Franco'nun gümüş rengi forması da bir o kadar zevksizdi... Hocalar tarafında ise Rijkaard sıcağa özgü GSStore malı bir "Lacoste t-shirt" ile kenarda takımı yönetirken, rakip hoca takım elbiseyi tercih etmişti...

- Ligin ilk maçına hem ev sahibi hem de Galatasaray taraftarı yoğun ilgi göstermişti, özellikle en uzak deplasmanlardan biri olmasına rağmen İstanbul'dan oldukça fazla seyirci gelmişti, her ne kadar kameralar deplasman seyircisi tarafını çekmese de, ara ara gördüğümüz pankartlardan bunu anlamak mümkün oldu. Yol uzun olsa da böyle bir maç sonrası İstanbul'a dönüş oldukça keyifli olsa gerek...
Stat: Kamil Ocak
Hakemler: Bünyamin Gezer, Asım Yusuf Öz, Hüseyin Fidan
Gaziantepspor: Mahmut, Murat Ceylan, Mehmet Yozgatlı (Dk. 46 Ümit), Zurita, Tabata, Deumi, Olcan, Hakan Bayraktar (Dk. 68 Erman Özgür), Beto, Julio Cesar, Da Silva (Dk. 83 İbrahim Ferdi)
Galatasaray: Franco, Gökhan Zan, Aydın, Arda Turan (Dk. 89 Barış Özbek), Keita (Dk. 55 Kewell), Milan Baros (Dk. 68 Nonda), Mustafa Sarp, Ayhan Akman, Hakan Balta, Sabri, Servet Çetin
Goller: Dk. 7 Arda Turan, Dk. 21 Mustafa Sarp, 84 Nonda (Galatasaray), Dk. 37 Da Silva, Dk. 90 Tabata (Penaltıdan) (Gaziantepspor)
Sarı Kartlar: Dk. 90 Arda Turan (Galatasaray)
7 Ağustos 2009 Cuma
Endüstriyel Futbol
Forma aldığınız için teşekkürler, tribünlerde taraftarlık ruhu ölse de kimin umrunda... Dünkü maçta asılan pankart sayısını sayan oldu mu? uA kapalıyı bırakınca yılların tribünü bu kadar sessiz ve renksiz mi olacaktı? Alpaslan Dikmen bu günleri görse kahrolurdu... Tezahürat, pankart, konfeti, kimin umrunda ki, ciro sağlam mı, yeter de artar... Böyle de bir mesaj koyulur resmi siteye üstelik, biz eleştirsek kaç yazar...
Şampiyonlar Ligi Play OFF Kuraları
FC Sheriff-Olympiakos
SV Red Bull Salzburg-Maccabi Haifa
FK Ventspils - FC Zurich
FC Copenhagen-Apoel Nicosia
Levski Sofia-Debrecen
Lyon-Anderlecht
Celtic-Arsenal
FC Timisoara-VfB Stuttgart
Sporting-Fiorentina
Panathinaikos-Atlético Madrid
Koyu yazdıklarım gruplara kalır gibi?!
SV Red Bull Salzburg-Maccabi Haifa
FK Ventspils - FC Zurich
FC Copenhagen-Apoel Nicosia
Levski Sofia-Debrecen
Lyon-Anderlecht
Celtic-Arsenal
FC Timisoara-VfB Stuttgart
Sporting-Fiorentina
Panathinaikos-Atlético Madrid
Koyu yazdıklarım gruplara kalır gibi?!
Çekilsene Be Kadın [07-09 Ağustos]
7 Ağustos Cuma
13:00 Şampiyonlar Ligi Play-Off Kuraları (?)
14:00 UEFA Avrupa Ligi Play-Off Kuraları (?)
21.00 İstanbul B.B-Beşiktaş / Lig Tv
21.30 Wolfsburg-Stuttgart / Trt 3
21.45 Az Alkmaar-Sparta / Futbol Smart
22.00 M.Boro-Sheffield United / Euro Futbol
8 Ağustos Cumartesi
02.25 Toronto-Real Madrid / Trt 1
15:00 İnter - Lazio /RAI Uno İtalya Süper Kupası
16.25 B.Dortmund-Köln / Trt 1
19.25 Hoffenheim-Bayern Münih / Trt 1
19.30 WBA-Newcastle Utd. / Euro Futbol
21.00 Sivasspor-Trabzonspor / Lig Tv
22.00 Montpellier-PSG / Kanal A
9 Ağustos Pazar
15.30 Twente-PSV / Futbol Smart
16.25 Bochum-Gladbach / Trt 1
17.00 M.United-Chelsea / Ntvspor
18.00 Lille-Lorient / Kanal A
18.25 Freiburg-Hamburg / Trt 1
19.30 Gaziantepspor-Galatasaray / Lig Tv
21.45 Denizlispor-Fenerbahçe / Lig Tv
22.00 Bordeaux-Lens / Kanal A
13:00 Şampiyonlar Ligi Play-Off Kuraları (?)
14:00 UEFA Avrupa Ligi Play-Off Kuraları (?)
21.00 İstanbul B.B-Beşiktaş / Lig Tv
21.30 Wolfsburg-Stuttgart / Trt 3
21.45 Az Alkmaar-Sparta / Futbol Smart
22.00 M.Boro-Sheffield United / Euro Futbol
8 Ağustos Cumartesi
02.25 Toronto-Real Madrid / Trt 1
15:00 İnter - Lazio /RAI Uno İtalya Süper Kupası
16.25 B.Dortmund-Köln / Trt 1
19.25 Hoffenheim-Bayern Münih / Trt 1
19.30 WBA-Newcastle Utd. / Euro Futbol
21.00 Sivasspor-Trabzonspor / Lig Tv
22.00 Montpellier-PSG / Kanal A
9 Ağustos Pazar
15.30 Twente-PSV / Futbol Smart
16.25 Bochum-Gladbach / Trt 1
17.00 M.United-Chelsea / Ntvspor
18.00 Lille-Lorient / Kanal A
18.25 Freiburg-Hamburg / Trt 1
19.30 Gaziantepspor-Galatasaray / Lig Tv
21.45 Denizlispor-Fenerbahçe / Lig Tv
22.00 Bordeaux-Lens / Kanal A
Kaynak:Tribün Dergi
UEAF Avrupa Ligi Play OFF Kuraları
Galatasaray, Netanya, Levadia diyerek kafiyeli olarak gidiyor. Kazaklarla başladık, bir Akdeniz'e indik,yine soğuk ülkelerden devam ediyoruz. Ülkesinin en başarılı takımı olan Levadia, şampiyonlar ligi ön elemsinden elenerek buralara geldi, ilk maçta turu garantileyecek olan Galatasaray, Estonya'ya gezmeye gider... Doğrudan play-offlara kalan Trabzonspor ise Fransız Toulouse ile Avni Aker'de oynayacak ilk maçı. Deplasmanda zorlansa da bordo mavililer, eğer kendi sahalarında avantajlı bir skor yakalarlarsa, gruplara kalırlar... Ümit Aktan'ın "Sion oldu depresyon" sözleriyle hatırladığım İsviçreli Sion, Fenerbahçe'yi zorlayamayacak kapasitede. En zorlu kura da Sivasspor'a çıktı: Shaktar... Şampiyonlar Liginde beklediğimiz Luce bu sene UEFA Avrupa ligini denemek istemiş!? olacak ki ön elemeyi geçemedi ve Sivas'a rakip oldu... Yiğidoların işi oldukça zor, özellikle zorlu lig maçları arasına böyle bir maç girince kırmızı-beyazlıların soluk alacak vakti kalmayacak...
Oldu olacak ilk maçlar için tahmin de yazalım:
Oldu olacak ilk maçlar için tahmin de yazalım:
Galatasaray:3-0:Levadia
Trabzonspor:2-1:Toulouse
Shakthar:3-0:Sivasspor
Sion:1-2:Fenerbahçe
Trabzonspor:2-1:Toulouse
Shakthar:3-0:Sivasspor
Sion:1-2:Fenerbahçe
Favori Forman Hangisi?
Arda'nın bakışları aslında herşeyi anlatıyor ama biz yine de yanda anket yaparak size soralım dedik: Bu yıl ki formalar arasında en favori olanı hangisi? Parçalı dışında diğer ikisinin "bi numarası yok" zira adidas da oldukça özensiz işler yapmış... Sebebi çalınan forma dizaynları sonrası maçların yaklaşması ile adidasın aceleden bize forma sağlamak durumunda olması mı bilmem... Özellikle 2288 diye kod adı verilen mor formanın hiç bir dizaynı olmaması, sırtta isim ve numara yazılan fontların Mahmutpaşa'daki çakma formaların hepsiyle benzerlik göstermesi özensizliğin kanıtı değil mi?
Yine-Yeni-Yeniden
- Bir ay gibi uzun bir blog arasından sonra "yine-yeni-yeniden" u/M'nin sayfalarını doldurmaya başladık... Muğla'nın Sarıgerme'sinde kurulmuş tatil köyünde açık büfenin tadını sabahtan akşama kadar "göbek patlatırcasına" içilen biralar ile taçlandırarak senenin yorgunluğunu atıp, gelecek sezon için enerji biriktirmeye çalıştık... Biz sıcak güneşin altında serin suların keyfini sürerken, futbol dünyası da boş durmamış tabii, neler neler olmuş...
- Galatasaray adına en önemli iki gelişme Haldun Üstünel'in Elano'yu yine "aniden" Galatasaray'a kazandırması oldu ki, amiyane tabirle bu adam artık medya ile "taşak" geçmekte... Elano, Keita, Gökhan Zan, Franco, Mustafa Sarp'a ödenen paralar ve bazılarına verilen bonservis ücretlerinin nereden sağlanacağının hesabını ise çnümüzdeki günlerde uzun uzuadıya yazacağız zaten, şimdi transferlerin keyfini çıkartma zamanı... Birinci olay biz "sarı-kırmızıya" gönül verenleri sevindiriken, ikincisi ise "sarı kırmızı" aşıklarını oldukça üzdü: mor formalar... Göksel hemen aşağıda formalar için yapılan yorumları yazmış, topçular bile memnuniyetsizken, halk daha tepkili bu işe... Dün gece maçı izlerken Galatasaray'ı o "feminen" renklerde gören yaşlı teyze bile "Bu karı rengini nereden bulmuşlar?" demez mi? Aslında buna çok da takılmamak lazım, zira 100 yıl logosu olarak yapılan aslandan ziyade ayıya benzeyen aslan için "postmodern" bir çalışma savunması yapılmıştı. Biz "sıradan" taraftarlar, okumadık ki kolejlerde, Fransa'larda bilelim "mor" rengin alameti fırkasını... İki gelişme dedim, ya Seyrantepe olayı ile Tobol ve Netanya maçları derseniz, onlar benim için sürpriz sayılmayacak ayrıntılardı...
- Bülent Uygun'un Sivas'ının Anderlecht'e elenişi beni hiç şaşırtmadı, bu sayfalarda sık sık yazdık bu işlerin kolay olmayacağını, "5 yeriz, 7 yeriz ama 6 yemeyiz" diyen hoca da sözünü tutmuş oldu... Şimdi Luce'nin Shaktar'ı çıktı, kolay gele...
- Beşiktaş yöneticileri iki kupayı alan maç oynamadan süper kupayı alsın diye ağlıyor ama bu işler öyle olmaz... Bir kez daha çıkacaktın ve yenecektin Fenerbahçe'yi... Ortada geçen maçta şans Daum'dan yana oldu... Bu arada şimdiden söylemiş olayım transferleri fırtınalar koparan Bilica ve İsmail Köybaşı bu sene beklenilenei veremeyecek, özellikle kartalın sol tarafı gene Deli İbo'ya kalacak...
- Daha Şampiyonlar Ligi başlamadı, UEFA Avrupa Ligini D-Smart'ın Futbol Smart kanalından şifresiz izliyoruz lakin yakında fırtına kopacak. Grup maçları başlayınca Doğan'lar naklen yayını yeni kurdukları Euro Futbol kanalına yönlendirince, siyah ekranla karşılaşan binlerce D-Smart üyesi artık ne yapar bilmem...
- Orhan Şengürbüz ve Vedat Okyar'dan sonra Bobby Robson'ın vefatı da futbol dünyası adına kara haberlerden biriydi... Toprağı bol olsun...
- Tatil dönüşünün kötü sürprizi de fotoğraf makinesinin memory cardının sorun vermesi ve çektiğim tatil fotolarını bilgisayara atamayacak olmamdı, sağolsun Ata bir program önerdi ki, gece 3lere kadar uğraşıp hallettim sorunu. Makinede gidecek olan sadece kum-plaj-eğlence resimleri değildi, Bursa'da çocukluktan beri biriktirmiş olduğum futbola ait dergi, kitap, balon gibi malzemelerin fotolarıydı... Blogta arşiv köşesi açacağız bu da müjde olsun...
2 Ağustos 2009 Pazar
Mor Forma Yorumları
"Mor forma rakibin kafasını karıştıracaktır, bunu avantaja çevireceğiz." - Frank Rijkaard
"Mor formaları dışarıda giyeceğimizi düşünüyorum. Çünkü biz her zaman parçalı formadan yanayız." - Arda Turan
"Sahada 11 kaleci gibi olacağız." - Milan Baros
"Formamızın yeni rengi güzel ama ben de Arda gibi her zaman parçalıdan yanayım" - Işıl Alben
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)














































